Herkese merhaba, bir Türk vatandaşı erkek olarak, on bir gün önce 26 yaşıma girdim.
18 yaşından itibaren Türkiye'de remi olarak sigortalı çalışabilme imkanım var.
İş hayatım:
Meslek: Yok Referans: Yok İş tecrübesi: 3 ay (Cv'ye yazılamayacak seviyede, yazın günübirlik işler) Olması gereken: 8 yıl 11 gün Sigorta prim gün sayım: 14 gün (Bir dükkanda göstermelik giriş-çıkış) Olması gereken sigorta prim gün sayım: 2900 gün Devlete olan borcum: 24,824 TL (KYK kredisi ve GSS prim borcu)
Özel hayatım:
Kız Arkadaş: 8 yıl 11 gündür yok Cinsel Hayat: 8 yıl 11 gündür yok Askerlik: Yaptım
Eğitim hayatım:
İzmir'de dandik bir Anadolu lisesi sonrası Uşak Üniversitesi Tarih bölümü (Lisans) Sertifika: Yok Yabancı Dil: Yok (A1 veya en fazla A2 İngilizce)
Sermaye durumum:
1500 Amerikan Doları 650 Euro 20 Gram Altın 2000 Türk Lirası Hiçbir mal varlığım (Gayrimenkul, motorlu taşıt, arsa vs.) yok Aileden kalacak miras. Yok
Peki ben bu günlere nasıl geldim? Kısaca hayat hikayemi anlatmak gerekirse;
Öncelikle okula gitmeyi, ders ve sınav çalışmayı hiç sevmeyen; okula sadece sosyalleşme amaçlı giden birisiydim.
Lise tercihi döneminde 500 puan üzerinden 350 puan aldım. Genellikle meslek liseleri tutuyordu ve bir-iki dandik Anadolu lisesi. Ben meslek lisesine gitme taraftarıydım ama annem, babam, ablam ve rehber öğretmenim ise Anadolu lisesine gitmemi istiyordu çünkü dediklerine göre meslek lisesine gidenlerin çoğu üniversite kazanamıyor ve ortam kalitesi kötü oluyormuş. Rehber öğretmenim ailemin de isteğiyle tercih listemde meslek lisesini aşağı, Anadolu lisesini ise en yukarı yazdı. Sonuçlar açıklandı ve Anadolu lisesi kazanmıştım.
4 yıllık lise hayatım başladı ve 1. maddede belirttiğim gibi, 9. sınıfta hiç ders çalışmadım ve sınıfı zar zor geçtim. 9. sınıf sonunda alan tercihi yapılacaktı. Arkadaşlarımın çoğu sayısalı tercih ediyordu çünkü üniversite ve bölüm imkanları daha iyiymiş. Benim fen bilimleri gayet iyi ama matematiğim kötü olduğundan ailem ve rehber öğretmenim, beni köşeye çekip sayısal seçmemi istemeyip vaz geçirdiler ve beni eşit ağırlık alanına yazdırdılar.
Üniversite tercihi dönemi geldi ve 500 puan üzerinden eşit ağırlık alanından 350 puan aldım. Doğru düzgün bölüm ve üniversite gelmiyordu. Sözel kısmına bakınca tarih bölümü kesin geliyordu. Bende hemen internetten bu bölümün iş imkanlarına baktığımda kamu ve özel sektörde istihdam olmadığını gördüm. Tercihlerde yardımcı olan ablama, tercih yapmak istemediğimi ve bu bölümü okuduktan sonra işsiz kalmak istemediğimi söyledim. Amacım iyi-kötü iş hayatına atılmaktı. Ablam ve anne-babam kesinlikle karşı çıktılar ve tercih yapmak zorunda kaldım.
Tarih bölümüne yerleştim ve KYK bursu çıkmadı. Onun yerine öğrenim kredisi çıktı. Ben geri ödemeli krediyi almamayı tercih ettim çünkü babamın emekli maaşı iyiydi ve Türkiye'nin ekonomisi bu kadar kötü değildi. Babam her ay düzenli harçlık gönderecekti zaten. Ablam ne olur ne olmaz diyerek bir şekilde öğrenim kredisi başvurumu yaptırdı ve onaylandı.
4 yıllık üniversite hayatımda her yılın dönem ortası tatilinde, ailemi karşıma alarak okulu bırakmak istediğimi ve az-çok bir işte çalışmak istediğimi söyledim ama aile bireylerim bu fikrime karşı çıktı ve okula devam etmek zorunda kaldım. Okulu da bölümü de hiç sevmiyordum bu arada.
Mezun olur olmaz askerlik başvurusunda bulundum ve Ekim 2022-Nisan 2023 tarihleri aralığında er olarak 6 ay askerlik yaptım.
6 Nisan'da askerden geldiğimden beri doğru düzgün evden çıkmadım çünkü depresyona girdim. Mental çöküş ve umutsuzluk yaşadığımdan henüz hiçbir yere iş başvurusunda bile bulunamadım.
İşin en büyük acı verici kısmı da, gençliğimin "prime" döneminde işim ve param olmadığı için duygusal ve cinsel deneyimler yaşayamadım. Hiçbir zaman gezip, tozamadım.
Bence olması gereken şuydu: Meslek lisesine yönlendirilip bir zanaat dalında meslek edinip usta olmak ve ardından iş hayatına atılmak. Ama olmadı işte...
Kısaca arkadaşlar, bu yaştan sonra iş ve özel hayatımı toparlayabilmem mucize gibi duruyor. Bu yüzden "En azından Türkiye'nin fakirlerinden olacağıma, gelişmiş bir Avrupa-Batı ülkesinin fakirlerinden olurum daha iyi." düşüncesiyle vasıfsız iş gücü olarak yurt dışına göç etmenin yollarını ve fırsatlarını arayacağım. Okuyup vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Umarım bilgili, vizyonlu ve en önemlisi sizi doğru yönlendirebilen bir aileye denk gelirsiniz. İyi forumlar :)
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
kardeş sana çözümü sunuyorum izmirde köhne bir semte çiğ köfte dükkanı açıyorsun elindeki parayla 1 yıllık kira + iç dekarasyon yaparsın zaten dışarı 5-6 masa koy seneye zenginsin
Bu arkadaşın dediğini yap, kesinlikle dediği gibi çıkacak, tr de hayat kalitesi memuriyet ile ilişkilendirilir ama tam tersi, girişimci ruhun olmasa da bunu dene.
Hocam kendimi sizinle kıyasladım yazdıklarına bakarak, inanki halinize şükredin bence, hala umut var sizin icin.Mutlu olun diycem de ülke şartlarında çok zor bu.Kendini salma ama.
bundan önceki göç hakkındaki yazınıda okudum anladığım kadarıyla almanya macerasını yaşayamamışsın, bence bir başkalarından birşey beklemek yerine artık kendi kararlarını vermelisin, sana öyle diyorum ama bende seninle aynı şeyleri yaşadım 26 yaşında evlenerek döngüyü bozdum tesadüfmü kadermi bilemem çok güzel bir iş teklifi aldım 4 senedir çalışıyorum, şuan 1 çocuk sahibiyim çocuğun geleceği için avrupaya göçmeyi düşünüyorum, sana tavsiyem biraz dil varsa en kötü git bir sırbistanı ziyaret et, ordan kaçak avrupaya geçmeyi dene bunu başaranlar var araştır
tamamını okudum evet ailen biraz müdahil olmuş ama babamın bu durumlarda sözü aklıma gelir."yapacak olan oğul babaya bakmaz" hadi lise seçimini anlarımda üni seçiminde aileni karşına alıp dümdüz sınava tekrar hazırlanıcam veya üniye gitmiycem erkenden hayata atılıcam diyebilirdin.veya üniversiteyi bırakma isteğin varken dümdüz bırakıcaktın yetişkinsin sonuçta keşkelerle ömür geçmez ama iyi tarafından bakarsak elindeki sermaye ile bir şeyler yapılabilir sadece cesaret gerekli
18 yaşından itibaren Türkiye'de remi olarak sigortalı çalışabilme imkanım var.
İş hayatım:
Meslek: Yok
Referans: Yok
İş tecrübesi: 3 ay (Cv'ye yazılamayacak seviyede, yazın günübirlik işler)
Olması gereken: 8 yıl 11 gün
Sigorta prim gün sayım: 14 gün (Bir dükkanda göstermelik giriş-çıkış)
Olması gereken sigorta prim gün sayım: 2900 gün
Devlete olan borcum: 24,824 TL (KYK kredisi ve GSS prim borcu)
Özel hayatım:
Kız Arkadaş: 8 yıl 11 gündür yok
Cinsel Hayat: 8 yıl 11 gündür yok
Askerlik: Yaptım
Eğitim hayatım:
İzmir'de dandik bir Anadolu lisesi sonrası Uşak Üniversitesi Tarih bölümü (Lisans)
Sertifika: Yok
Yabancı Dil: Yok (A1 veya en fazla A2 İngilizce)
Sermaye durumum:
1500 Amerikan Doları
650 Euro
20 Gram Altın
2000 Türk Lirası
Hiçbir mal varlığım (Gayrimenkul, motorlu taşıt, arsa vs.) yok
Aileden kalacak miras. Yok
Peki ben bu günlere nasıl geldim? Kısaca hayat hikayemi anlatmak gerekirse;
Kısaca arkadaşlar, bu yaştan sonra iş ve özel hayatımı toparlayabilmem mucize gibi duruyor. Bu yüzden "En azından Türkiye'nin fakirlerinden olacağıma, gelişmiş bir Avrupa-Batı ülkesinin fakirlerinden olurum daha iyi." düşüncesiyle vasıfsız iş gücü olarak yurt dışına göç etmenin yollarını ve fırsatlarını arayacağım. Okuyup vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Umarım bilgili, vizyonlu ve en önemlisi sizi doğru yönlendirebilen bir aileye denk gelirsiniz. İyi forumlar :)
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.