16xQAA/16xAF Very High Az bitirmedim bu oyunu. Kuzenler gelince iki kişilik açıp ben gamepadle oynardım. (Kuzenler pek iyi oynamazdı da ) < Resime gitmek için tıklayın >
Oyunu yapan firmanın Hırvat olduğunu (CroTeam) öğrendiğimde gerçekten çok şaşırmıştım... Çünkü oldukça başarılı bir oyun motoru dizayn etmişlerdi, zaten hatırladığım kadarıyla asıl parayı motordan kazandılar... Bu kadar büyük haritaları, açık mekanları ve güzel grafikleri (zamanına göre çok ama çok iyiydi) düşük sistem gereksinimleri ile oynatmak her firmanın harcı değil... Second Encounter bana göre serinin en başarılı oyunudur... Gerek mekan tasarımları; gerek verdiği eğlence; gerek düşman çeşitliliği ile gönlümde ayrı bir yeri vardır her zaman... Heyecan kısmından bahsetmiyorum bile; kaçımızın kemik köpeklerden; boğalardan ve başsız bombacılardan kaçarken eli ayağı; klavyesi faresi birbirine dolaşmadı... Özellikle Rinnegan arkadaşımızında belirttiği üzere ''The Grand Cathedral'' bölümü ve bu bölümde çalan müzik unutulmazdır... Zaten oyunun müzikleri tek kelimeyle muhteşem; artan tansiyonla birlikte hızlanması; darbukaların ritmi ve aksiyonla birlikte doruğa ulaşan bir resital; abarttım biraz ama şimdiye kadar rastladığım en başarılı oyun müzikleri diyebilirim... Tabii bu konuda kimse yıllar yıllar önce çıkan 'Blood' ın eline su dökemez; o nasıl bir müziktir; ilahidir öyle; insanın tüylerini diken diken eder...
sam'in first encounter'de uzun süre yeraltında dolaşıp bir sabah vakti piramitten avluya çıkınca good morning diye bağırmasına çok gülmüştüm. sanki etrafında biri varmış gibi oyunda en sevdiğim bölüm ise second encounter'deki kukulkan-the wings lord oldu. adamı havalarda uçuran bir düşman, bol cephane, bol aksiyon ve bu aksiyona uygun müzik
bulmuş eziği tabi.
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle