S

Yarbay
12 Haziran 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
34 üye
Görüntülenme (?)
134 (Bu ay: 2)
Gönderiler Hakkında
S
3 yıl
XCode PlayGround Sorunu
Arkadaşlar Xcode Playground aşırı derecede yavaş çalışıyor. Yani en basitinden düz bir fonksiyon oluşturmam. Ya da daha da basiti ekrana "Hello World" yazdırmak bile onlarca saniye sürebiliyor. Bazen de daha fazla da sürüp hata verdiği oluyor.

Çözüm için internette kıt ingilizcem ile araştırma yaptım ama bir şey bulamadım. Xcode kaldırıp yeniden kurdum ama hiç bir şey değişmedi. Bu sorunla daha önce karşılaşan oldu mu?



Not: İşletim sistemim MacOs High Sierra 10.13.4 yani son sürümünü kullanıyorum. Xcode da yine son sürüm olan 9.4
S
3 yıl
Tarım ve Hayvancılık üzerine gelin muhabbet edelim.
Merhaba arkadaşlar, her zaman mevcut durumunu eleştiriyoruz ama nasıl daha iyi olur konusunda pek konuşmuyoruz. Bende Tarım ve Hayvancılık konusunda düşündüğüm şeyleri buraya yazmak istiyorum.

Evet Tarım ve Hayvancılık neden önemli?

Maslow’ un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidine göre beslenme, insanın fiziksel ihtiyaçları kısmında en üst sıradadır. Barış zamanın da her ne kadar başka ülkelerden bu ihtiyaçlar ithal edilse de savaş zamanında yapılabilecek ambargolar dan dolayı tarım ürünleri hayati öneme sahiptir. Cep telefonu, bilgisayar, kozmetik, hobi araçları falan olmadan yaşayabiliriz ama beslenmeden yaşamayız. Ayrıca bir çok sanayinin ham maddesi de tarım ve hayvancılıktan karşılanmaktadır. O yüzden ki bir Ülke ne kadar gelişmiş olursa olsun, tarım ve hayvancılıktan vazgeçemez. Bu yüzdendir ki ABD, Çin, Avrupa da tarım ve hayvancılığın üzerine çok fazla durulmaktadır. Ayrıca dışarıdan ne kadar az mal alınırsa cari açığın o kadar düşeceğini zaten herkes biliyor.
Ülkemiz ise, tarım ve hayvancık konusunda kapasitesinin büyük bir kısmı maalesef kullanılamamaktadır. Tarihteki ilk medeniyetlerin Anadolu da kurulması, çağlar boyunca tüm devletlerin gözünün burada olması da gözden kaçmayan bir unsur. Neden? Çünkü dünyada tarıma bu kadar elverişli çok az ülke var. Lafı daha fazla uzatmadan konuya geçiyorum.



Şimdi başlıyoruz;

İlk adım olarak E-Devlet projesine ek olarak UÇKP (Ulusal Çiftçi Kayıt Projesi) yapılacak. Bu proje de neler olacak;
Ülkede çiftçilik yapan her birey ve tüzel kişilikler kayıt altına alınacak.

-Çiftçinin tapusuna sahip olduğu ve kiralama yöntemi ile işlediği araziler buraya eklenecek.
- Sahip olduğu ve kullanabildiği traktör başta olmak üzere tüm zirai alet edevatın kaydı buraya eklenecek.
- Üretebildiği ürünleri çiftçi buraya ekleyecek. Mesela bazı tarım ürünlerinde insan işçiliği çok fazladır. Ve çiftçi bu ürünleri üretmek istemeyebilir.

Bu ve buna benzer bilgiler, öncelikle ilgili devlet kurumlarından otomatik çekilecek. Maliye, tapu kadastro gibi. Daha sonraki bilgiler ise çiftçi tarafından doldurulacak. Bu sistemin nasıl kullanılacağı ve faydaları gibi kısımlar da zaten illerde mevcut olan Tarım bakanlığının memurları tarafından köy köy gezilip köylülere anlatılacak.

Gelelim uygulamaya. Şimdi devlet tek bir tıklama ile Ülkede aktif olarak ne kadar işlenebilir tarım arazisi olduğunu, hangi ürünlerden ne kadar üretebileceğini bilecek. E devletin ihtiyacı da aşağı yukarı belli.

Devlet Çiftçi Ahmet’ e sistem üzerinden diyecek ki; Çiftçi Ahmet sen bu yıl Mısır ekeceksin. Bu mısırı hasat zamanı senden şu taban fiyattan alacağım. Ayrıca Kendi coğrafyan ile ilgili olarak, Ziraat mühendislerimiz tarafından hazırlanan, Mısır üretmek ile ilgili önemli bilgiler (ekim zamanı, ilaç, gübre bilgisi v.b) bunlar.

Senin 200 dönüm arazin var. Bu kadar arazide bu mısırı yetiştirebilmen için atıyorum 2 bin litre mazota ihtiyacın olur. (Bu mazot hesabı aşağı yukarı bellidir) Ben devlet baba olarak sana ihtiyacın kadar olan bu 2 bin litre mazotu ÖTV olmadan sadece %18 KDV den almanı sağlayacağım. Ama daha fazla mazot harcarsan kendi cebinden normal fiyattan alırsın.
Ayrıca ihtiyacı olabilecek suni gübrelere de şu fiyattan alabileceksin diyecek.

Sonra sigorta şirketleri ile anlaşılacak. Çiftçi isterse uygun fiyatla ürününü doğal afetlere karşı sigortalayabilecek.

Çiftçi Ahmet yıl sonunda mısırını üretip satılığa çıkardığında devletin belirlediği taban fiyattın altında satmayacak. Piyasa ne arz fazlası ne de eksiği olacak böylece.

Ayrıca Devlet bu haldeki aracılara denetleme getirecek. Çiftçi dünyalar kadar para verip verip tarla almış. Traktör almış, ekipman almış. Aylarca tarlada çalışmış atıyorum domates üretmiş.
Domates çiftçiye bunca masrafa ve işçiliğe rağmen 70 kuruşa mal olmuş. Tüccar gelip çiftçiden 1 tl ye alıyor. Çiftçinin karı onca masraf ve emeğe rağmen 30 kuruş.

Sonra tüccar, halci pazarcı derken. Ürünü sadece alıp satanlar en az 2-3 kat kar koyuyor ve halk pazarda o çiftçiden 1 tl ye alınan domatese 5 tl verip satın alıyor.

Çiftçinin hakkı yeniyor. Halk pazarda kazıklanıyor. Ama aradaki bir avuç kişi paranın kaymağını yiyor.

Bu sistemle bu bitecek. Parayı en çok kazanması gereken çiftçi kazanacak. Halk pazardan ucuza alışveriş yapabilecek. Dışarıda yediğiniz yemeğin fiyatı da düşecek. Daha ucuza eti sebze yiyip daha iyi beslenecek.

Köyde para kazanan çiftçi büyük şehirlere göçüp, orada işsizlik ve diğer sorunlara yol açmayacak.
Devletin cari açığı azalacak.

Bu işten tek zararlı çıkacak bir kaç kan emici aracı. Onun dışında herkes ama herkes kazanacak.

Ayrıca çiftçimiz de düşük mazot ve gübre gibi girdilerden dolayı çok daha ucuza ürettiği ürünler ile dünyadaki diğer çiftçiler ile rekabet edebilecek.

Bu uygulama tüm tarım ürünlerine, hayvancılığa yapılacak. Cari açığımız düşecek, halkın alım seviyesi yükselecek. Ve olası bir savaş ya da amborgo durumunda ülkemiz en az seviye de etkilenecek.

Bununla birlikte Atatürk orman çiftliği tekrardan aktif faaliyete geçecek. Bunun gibi Üniversiteler de tarım ve hayvancılık konusunda arge yapacak. Yerli sığır ve koyun cinsi üretilecek. Yerli tohumlar üretilecek. Tohum ve damızlık hayvan üretiminde de dışa bağımlılık bitirilecek.

Siz ne düşünüyorsunuz arkadaşlar. Siyasete girmeden yapacağınız yorumları merak ediyorum. Böylece boş boş eleştirmek yerine beyin fırtınası yapmış oluruz.
S
3 yıl
2017 Macbook Pro Kapalı iken bir gecede şarjı %10 azalıyor.
Arkadaşlar Merhaba, 1 hafta önce 2017 Macbook Pro 13 Touchbar satın aldım. Bilgisayar güzel hoş ama şöyle bir problemim var. Akşam Bilgisayar şarjda iken kullanıyorum. Şarjı %100 oluyor. Sonra kapatıp şarjdan çekiyorum. Sabah uyanıp bilgisayarı açtığımda şarj %10 azalmış oluyor.

2 gece önce mesela sabah açtığımda %90 dı, bu sabah açtığımda %89.

Kafayı yemek üzereyim. Daha yeni aldığım bilgisayarı hemen servise götürmek te istemiyorum. Bir çözüm fikriniz ya da bu sorunu yaşayanız var mı acaba?

Vakit ayırdığınız için şimdiden teşekkürler.
S
4 yıl
1.0 69 BG 4000 km tatil yolculuğu yakıt tüketimi ve mini inceleme
Merhaba arkadaşlar 2016 model Toyota Yaris 1.0 Life sahibiyim. Bu aracı almak isteyenlere fikir verme açısından dün bitirdiğim tatil yolculuğumdaki yakıt tüketimini ve diğer deneyimlerimi paylaşmak istiyorum.

İstanbul’ da depoyu fulleyip yola çıkarken KM 3412 yi gösteriyordu.
20 gün sonra dün tekrardan istanbula geldim depoya fulledim ve km sayacına baktım 7597 KM
Toplam 216.5 Litre benzin alıp, 4185 KM yol yapmışım. Hesapladığımda 4185 KM yol da 100km/ 5,17 Lt benzin tüketmişim. Bu yolun da nereden baksanız %20-25 si şehir içi tüketim. Ve özelikle Antalya tarafları bol rampalı virajlı yollardan oluştu. Yakıt tüketimimi tamamen depo hesabı yaptım. Yanıltıcı yol bilgisayarı verisi değil, gerçek değerlerdir.

Bu yapmış olduğum güzergahın ana hatları
< Resime gitmek için tıklayın >


Aldığım benzinler
< Resime gitmek için tıklayın >

Bilinmesi gereken bir konuda tatile girerken klimayı açtım ve tatil bitene kadar neredeyse hiç kapatmadım. Ortalama hızım 90-105 km arasında seyretti, bazen sıkıldım 120 km de çıktım. Virajlı yollarda tempomu da yükselttim. Genel olarak yakıt rekoru kırmak için kasmasam da sürekli gaz pedalı döşemede de sürmedim.
Adana ya giderken tek kişiydim ama arka koltuklar yatık full dolu bagaj ile gittim. Gitar, kitap, amfi, monitor, kıyafetler, valiz derken dikiz aynasından arkayı zor görüyordum resmen.

Bana göre ülkedeki en sıkıcı yol bu, Tuz gölünden Adana ya giderken.
< Resime gitmek için tıklayın >



Adana da şehir içinde baya bir gezdim, Orada ne kadar km yaptığımı hatırlamıyorum. Daha sonra Ürgüpe geçtim, Ürgütpte 2 kişi ve tek küçük boy valizim vardı.

Ürgüpten bir kaç kare ekleyim bari, gitmediyseni mutlaka gidin, mağara otellerde bir gece kalın.


Bu kaldığım otel, solda eski bir BMW motosiklet te durmasa, sanki orta çağdasınız gibi, bu mağara otel konseptini çok sevdim.
Çok otantik bir havası var.

< Resime gitmek için tıklayın >


Burası aşıklar tepesi. Sabahın 4 ünde güneşin doğmasını bekliyoruz. Bir de balonların havalanmasını.
< Resime gitmek için tıklayın >

Güneş doğmaya başladı, bu arada karasal iklimin nasıl bir şey olduğunu hatırladım. Temmuz ayında sabah saatinde o ne soğutku öyle
< Resime gitmek için tıklayın >


Güneş doğduktan sonra panorama çektim.

< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >


Ürgüpten Adana ya geldikten sonra, 3 yetişkin, 2 bavul 3 çanta Antalya tatiline çıktık. Marmariste 2 kişiye düştük ve o şekilde geri istanbula geldik.

Burası Yunanistan olsa beğenirdiniz ama burası Antalya Kaputaş plajı :)
< Resime gitmek için tıklayın >

İki mini japon bir birini kesiyor
< Resime gitmek için tıklayın >



Aracın kliması çalıştığında, genel performansı çok az düşürüyor, Eski 1.3 cdti astramda klimayı açtığımda sanki arabanın tekerleri patlamış gibi performansa etki ediyordu. Klimanın soğutma performansından çok memnun kaldım. Adananın Temmuz Ağostos sıcağında ayarı biraz fazla açınca üşütmeye başlayacak derecede etkiliydi. Tabi bunda llumar cam filmininde etkisi var azıcık 

Kemer Çıralı da kaldığımız Bangolov evler. İnanmazsınız ama içinde kliması var :)

< Resime gitmek için tıklayın >


Bangolov dan sahile giden yol.

< Resime gitmek için tıklayın >



Burası da Çıralı daki sahil. Denize girdiğimiz yer taş olmasaymış daha iyi olacakmış. Ama acayip sakin huzur dolu bir yer. Kafa dinlemek için en iyi yer burası.
< Resime gitmek için tıklayın >


Saat 6 ya 10 var. Acıkmaya başlıyoruz. Suyun berraklığını görmeniz açısından ekliyorum bu fotoğrafı. Tabiki Marmarisin koyları kadar berrak değil. Bu fotoğraftan sonra aksiyon kameramın (xiaomi yi) su geçirmez kabını duşta tuzlu suyunu yıkarken düşürüp kırdım. Sonraki tatil yerlerindeki ne güzel kareleri kaçırdım bu yüzden :(

< Resime gitmek için tıklayın >


Gece sahile gittik. Tabiki aydan başka ışık kaynağı yok. Hava bulutlu olduğu için yıldızlar da görünmüyor. Önce çok zorluk çektik. Ama zamanla gözlerimiz alıştı. Bu fotoğrafı da Gecenin bir yarısı o ışıksız ortamda cep telefonu ile çektim. Nasıl olur ya demeyin :)

< Resime gitmek için tıklayın >

Tamam nasıl çektiğimi anlatıyorum. Telefon xiaomi mi5. ayarları manuele alıp, Enstantene yi 8 sn ayarladım. Yani 8 saniye sürdü bu kareyi elde etmek.


Aracın viraj performansı sınıfın standardını belirleyecek cinsten değil elbet, neticede klasik Toyota. Sürerken çok ta güven vermese de çizgiyi iyi tutturunca gayet yeterli bir viraj performansı var. 14 inçlik jantlarla da ancak bu kadar zaten. Ama ne viraj ne konfor yönünden rahatsız etmedi.



Anlamsız fotoğraflar dan biri daha. Çok sevdiğim güneş gözlüğüm yolculuk öncesi kırılınca. Kendime idareten Decathlon dan bunu aldım. Zaten esmerim, etrafta bok böceği gibi gezdim durdum. :) Bu gözlüğün renk geçişleri yüzünden her yeri instegram filtresi kullanıyormuş gibi gördüm :)

< Resime gitmek için tıklayın >


Antalya kaş, otelin teras katı.

< Resime gitmek için tıklayın >


Uzun yol dediysek te Antalya taraflarında bu tarz yollardan da az gitmedik hani.
< Resime gitmek için tıklayın >


Gelelim herkesin en çok dalga geçtiği, bu aracı almak isteyenlerin merak ettiği konuya, rampalar..
Güzergahım boyunca bir çok rampa ile karşılaştım. Gerek Adana Pozantı daki uzun soluklu rampalar, gerekse Marmaris çıkışı %8 eğimli rampalar.
Evet araç düz yolda çok hissetirmese de rampada, Merhaba ben 1.0 atmosferik motor diyerek sürekli kendini hatırlattı. Rampada hızınızı kaybettiniz mi, dizel ya da turbo benzinli arabalar gibi geri hız kazanmanız mümkün değil. Hızlanma çok yavaş gerçekleşiyor. Ve bu sırada bol devirler çevirmeniz gerekiyor. Ama aracın motorunu unutmadan, virajlara uygun hız ve uygun viteste girerseniz evet sol şeridin hakimi olamıyorsunuz ama, en sağda kamyonların arkasına da takılmıyorsunuz.
Marmaris çıkışı %8 eğimli (tableda öyle yazıyordu) 2 kişi + bagaj klima açık. 3. Viteste ortalama 70-80 km ile rampaları tırmandım mesela.

Antalya Göcek Merkez, Bu amca o sıcakta nereye koşuyordu merak ettim doğrusu.

< Resime gitmek için tıklayın >


Göcek te kaldığımız butik otel. Havuz başı, böyle etraf ta çim içinde zeytin ağaçları, dağ manzarası falan. Çok güzel değil mi

< Resime gitmek için tıklayın >



Rampa performansını özetleyecek olursam; çok iyi değil, ama sıkıntı çıkarmadan çıkıyor işte araba. Şehir içinde çok yeterli gelen motoru, uzun soluklu rampalar da ah şimdi altımda turbo benzinli bir araba olacaktı dedittiriyor elbette. Ama size rampayı çıkarken yolda bırakıp, dörtlüleri yakarak sağda çekici beklemek zorunda da bırakmıyor yani. Bu lafım o araba rampa çıkmazcılar için 
Son olarak: Evet biliyorum 1.6 benzinli araba da şehir dışında bu kadar benzin yakıyor. Ama şehir içinde yakıt farkı daha çok açılıyor.


Hadi olmaz da ilerde bir gün zengin olursam, villamı tam olarak buraya yaptıracağım. Evet Tony Stark tan gördüm :)

< Resime gitmek için tıklayın >


Marmaris tekne turu, çok güzel masmavi koylar var. Yolunuz düşerse mutlaka yapın.
< Resime gitmek için tıklayın >



2. Son olarak notum. 1.0 mış, 2.0 tdi ymış falan boşverin akradaşlar. Paranızın dibini görüpte super araba alacağınıza, rahatlıkla gezebileceğiniz bir otomobil alın. Gidin tatile çıkın, Ülkemiz cenet gibi tadını çıkartın.




Saçma sapan yorumlar yapmazsanız sevinirim. Bu konuyu 1.0 araba almak isteyenler ya da merak edenler için açtım. Cinsel problemlerini otomobiller üzerinden başkalarını aşağılayarak tatmin edenler için değil. Yoksa herkes uzun yolda küçük motorun hiç bir avantajının kalmadığını biliyor zaten.


Edit : Konuya sadece bir kaç göstermelik fotoğraf eklemiştim. Ama çok güzel olumlu tepki gelince fotoğrafların saysını arttırdım. Hepinize çok teşekkür ediyorum :)
S
4 yıl
Biz 100 binden sonra araba alınır mı diyelim, adamlar aynı arabayla 800 bin km yol yapsın.
Malumunuz arkadaşlar Opelle (Astra H) yaşadığım tatsız olaylar (pert kayıtlı çıkması, yaşadığım elektronik sorunlar v.s) sonucunda o araçtan kurtulup bir sınıf aşağı düşerek toyota yaris almıştım. Yabancı yaris forumlarında jant uyumu araştırırken ABD Hollywood ta oturmakta olan bir adamın Toyota Yarisi ile 500.000 mil yaptığı konusunu gördüm. Hatta aracı 400.000 mile gelene kadar olan süreci bir de video ile paylaşmış.

Söz konusu video
Videoyu izlemek için tıklayınız

Bu da 500.000 mil konusu. http://www.yarisworld.com/forums/showthread.php?t=45522

Bir amerikalı için araba değiştirmek bizim için İphone 7 plus almak ile aynı kolaylığa sahip iken, aynı aracı bu kadar uzun süre kullanmasını açıkçası takdir ettim.


Evet yeni otomobiller kullanmak, o ilk andaki keşfetme hissi muazzam bir şey. İnsanı süreki yeni araçlar almaya itiyor. Ama aynı otomobil ile bu kadar yüksek km yapmakta ayrı bir güzel şey bence.


Özellikle de Ülkemizdeki vergileri düşünürsek, temiz bir otomobil alıp uzun yıllar kullanmak en mantıklısı. Otomobiller bizim düşündüğümüzden çok daha fazla uzun ömürlü çünkü.

< Resime gitmek için tıklayın >
S
4 yıl
0 Arabama seyir esnasında çarptılar. Mini onarım konusunda tavsiye fotoğraflı
Arkadaşlar fotoğraflarda da görüldüğü üzere sağ ön çamurlukta ufak çaplı bir hasar meydana geldi.
Çarpan kişi kaskoyu bozmayalım masrafını ben ödeyeceğim dedi. Bende adamın uzlaşmacı tavrını görünce her ne kadar
sinirden deliye dönmüş olsamda tamam dedim.

Her neyse soruma gelince, aracımı toyota yetkili servisine götüreceğim, yetkili servis boyasız göçük düzeltme uygulayıp pasta cila ve
tampona rütüş boyası ile bu işi minimum boya ile çözerler mi? Yoksa daha çok para almak için çekiç balyoz girip çamurluğu ve tamponu komple boyarlar mı

Eğer yetkili servisi önermiyorsanız, işinde oldukça titiz kurumsal bir altarnatif önerir misiniz?

Son olarak bu işlemlerin ücreti tahmini ne kadar olur, çarpan adam ödeyecek diye de boş yere masraf çıkartmayalım neticede.
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.




< Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >
S
4 yıl
0 Arabama seyir esnasında çarptılar. Mini onarım konusunda tavsiye fotoğraflı
Arkadaşlar fotoğraflarda da görüldüğü üzere sağ ön çamurlukta ufak çaplı bir hasar meydana geldi.
Çarpan kişi kaskoyu bozmayalım masrafını ben ödeyeceğim dedi. Bende adamın uzlaşmacı tavrını görünce her ne kadar
sinirden deliye dönmüş olsamda tamam dedim.

Her neyse soruma gelince, aracımı toyota yetkili servisine götüreceğim, yetkili servis boyasız göçük düzeltme uygulayıp pasta cila ve
tampona rütüş boyası ile bu işi minimum boya ile çözerler mi? Yoksa daha çok para almak için çekiç balyoz girip çamurluğu ve tamponu komple boyarlar mı

Eğer yetkili servisi önermiyorsanız, işinde oldukça titiz kurumsal bir altarnatif önerir misiniz?

Son olarak bu işlemlerin ücreti tahmini ne kadar olur, çarpan adam ödeyecek diye de boş yere masraf çıkartmayalım neticede.
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.




< Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >
S
4 yıl
Elektrikli otomobiller yaygınlaştıktan sonra içten yanmalı araçlara ne olacak?
Almanya 2030 yılından sonra benzinli otomobilin üretilmesini yasaklayacağını açıkladı.
Norveç ise 2025 yılında benzinli araçlara yasak getirilmesi konusunda tartışıyor.
Tesla arablarında 600 km menzili görüyor artık.
Japon otomobilleri hibrite yönelmiş durumda.
Renaultun seri üretim elektrikli araçlarını bir süredir satıyor zaten.


Gelecekte yalnızca elektrikli araçların olacağı konusunda hemen hemen herkes aynı şeyi düşünüyordu. Bugün ise o gelecek geldi sayılır. Bugün bir çok otomobil firması ve devlet hiç olmadığı kadar elektrikli araçlara destek vermeye başladı. Bizde bu tarihe tanıklık ediyoruz.

Şimdi akıllara şu soru geliyor;

Yalnızca Türkiyede bile yaklaşık 20 milyon trafiğe kayıtlı otomobil var iken. Tüm dünyada bu rakam herhalde 1 milyar civarına yakındır. Gelişmiş ülkelerde eski araçlar pek sorun olmuyor, zaten bir otomobili yaklaşık 10 yıl kullanıp sonra hurdalığa atıyorlar. Daha sonra da oranın insanları kendilerine elektrikli bir otomobil alır bir kaç aylık maaşı ile. Ama bizim gibi otomobilin çok pahalı olduğu bir çok ülkede içten yanmalı araçlara ne yapılacak?


İçten yanmalı araçlar için, amatör olarak yapılan elektriğe dönüşüm işi profosyonel olarak firmalar bazında yapılabilir mi? Aynı LPG dönüşüm kiti gibi (tabi çok daha maliyetli )

Yoksa daha uzun bir süre içten yanmalı mevcut araçlarımızı artık fazla bir ekonomik değeri kalmayana kadar kullanır mıyız?

Elektrikli araçlar piyasada daha ulaşılabilinir bir seviyeye gelince içten yanmalı araçların çok fazla değer kaybedeceği de çok açık.


Sizin bu konuda görüşleriniz nedir arkadaşlar?
S
4 yıl
Neden mi 1.0 araba aldım?
İşte bu yüzden;

Benzin : 5.17 TL
Motorin : 4.49 TL








Gelelim ayrıntılara, uzun zamandır DH Otomobil sayfalarına pek takılmıyordum. Eskiler beni tanır Dizel bir Opelim vardı ve hiç hoş şeyler yaşamadım. O konulara hiç girmeyelim, her neyse ikinci el otomobil piyasasının, Beyaz kadın ticareti, silah kaçakçılığı piyasasından bile pislik olması, katil, kadın satan adamların bile ikinci el alım satımdaki insanlardan daha güvenilir olmasından dolayı sıfır bir otomobil almaya karar verdim. İhtiyaçlarımı belirleyip eleme usulu model seçmeye başladım.

Çok arabaya binen bir insan değilim, o yüzden dizel gereksiz, gürültü ve masraf açtığında insanın ocağına incir ağacı diktiğinden tercihimi benzinliden yana kullandım.

MTV ler almış başını gitmiş, olabilecek en düşük MTV yi ödemek istediğimden 1.3 üzeri motorların hepsini eledim.

Saniyeden Ustalardan nefret ettiğim için bana emsallerine göre daha sorunsuz bir araç gerekti. Japonlar hariç tüm markaları eledim.

Benzinli seçtik ama zenginde değiliz, az yakması önemliydi, ve yılda en fazla bir kez uzun yola çıkacağım için güçlü bir motora da gerek yoktu.


Sonuç olarak bugün 44 bin tl ye bugün 4 teker bir direksiyon Toyota yaris 1.0 life aldım. Amacım beni A noktasından B noktasına en sorunsuz ve ekonomik götürmesi. Park sensörü, boya koruma, trafik seti gibi ıvır zıvır şeyleri de hediye ettiler sağolsunlar.

S
5 yıl
0x80d05001 Numaralı Windows 10 Güncelleştirme Hatası Yardım
Arkadaşlar Merhaba,

iş yerinde kullandığım Lenovo dizüstü bilgisayara microsoftun sitesinden indirdiğim kurulum aracı İSO dosyası indirip temiz Windows 10 Pro kurdum.

Ancak kurduğum ilk andan itibaren bir türlü windows güncelleştirmilerini yükleyemiyorum. Sürekli "Hata 0x80d05001" uyarısını alıyorum.

Şimdiden teşekkürler.


< Resime gitmek için tıklayın >
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.