| Bu konu tutar (ya da uçar). |
| Şeriatın geldiğini kabul etmek için mutlaka resmi bir açıklama mı bekliyorsunuz? |
| Bence uçar, o yüzden gereksiz yere parmaklarımızı yormayalım. |
|
selamun aleykum her şeyden evvel şeriat denen yol ALLAHU tealanın yoludur ve bu yolu gidip gelemeden hiç kimse bu şudur diyemez bu bilinmelidir. bu yolda hırsızlık arsızlık tecavüz yoktur. en temiz olana giden en doğru yoldur. insanlar suç denen kavramı şeriat yolunda arayamazlar. konu bakımından şeriatın ne olduğu bilinirse konu uçmaz ve bilgi kaynağı olur. şeri hukuk kitabi manada savaş hukukudur. savaş halinde uygulanacak olan hükümleri inceler. bu ülke savaş haline gelirse uygulanacak prensip şeri hukuk olabilir mi diye sormak lazımdır? mesela savaş halinde bir kimse karaborsacılık yapsa, karıya kıza ilişse uygulanacak hukuk olağanüstü hukuktur. normal zamanda belki suç bile olmayan savaş zamanında el kolu değil belki gereksiz yerini dilini bile kestirir. dikkat edin bu hukuku ALLAHU teala değil savaş hukuku emreder. bu şeriat değildir. şeriat diye anlatılagelen bu olmuştur. sorunun kaynağı barış zamanındaki hukutur. savaş zamanı gösterdi ki bir kişi sizin kızınız zorla düşüremezse yatağa, barış zamanı resmen evlenerek kaldırıyor bir dağa. anlaşıdı ki biz hakikat barış gibi gözüken ahvalde de savaşın değişik boyutunu yaşıyormuşuz denince şeri hukuk barış zamanın da hukuku olabilir mi tartışması çıktı. elin micheali kızı savaşta öperken ve derin yaralar bırakırken, barışta ismi mikail olan bir zat aynısını resmen ve herkesin gözü önünde inciterek yapınca bu kavram genişledi.(derin yara=incitmek) bu nedenle şeriat denen uygulama amerika çin rusya gibi ülkelerce uygulanan savaş hukukunun temel prensipleridir denebilir. düşman denen kimse öldürülme yetkisine sahip olduğu an devreye girer. el kol kesen daha doğrusu parçalayan(topla tüfekle) kişi sanki şeri hukuku uygulayan gibidir denebilir. aslında elin isevisinin dinle ne ilgisi vardır. temel olarak şeri hukukun uygulama alanı savaş zamanının tam anlamıyla sulhe döndüğü zamana kadar ki uygulaması olmaktadır. insanlar bir daha aynı acıları yaşamamak için bu hukukun devinimselliğini isteyebilir. 120000 civarı boşanma davası bir kısmı açısından resmen kızlık bozma suçu niteliğindedir. ve bu suçu işleyen kimselerin adı agop ya da keseryan da değildir. düşman denen kavramı net olarak görmek kime düşman olduğunu bilmek verdiği zararların niteliğini anlamk evlat anne babab abi olmak ve ona uygun çözüm üretmek adına iş yapabilme kabiliyetine şeri uygulama denebilecektir. baştaki beyan gibi insan ürünü işler bakımından şeriat bir yol veya tertibin adı değildir. o yol tarik gibidir hakka ulaştırır ve o yolda kul ve rabbisi teala bulunur. sen rabbinden teala bir şey çalamaz iken o dahi senden ne talep ister ki elin kolun kesile. |
Ah keşke 1400 sene öncesine gidebilsek her şey ne güzel |
| Tabiki istemezdim.Ben bu ülkede bir dinsiz olarak yaşıyorum ve ben belirli dogmaların kurallarıyla yaşamak istemiyorum.Ben üzerinde tartışılmış,düşünülmüş kurallar çerçevesinde yaşamak istiyorum.Başkalarının inançlarına saygı duyarım ama biri benim karşımda şeriat istiyorum derse kendisi bana saygı duymuyor demektir. |
Osmanlı şeriat ile yönetiliyordu.Ülke`de yaşayan insanların çoğunun dini farklıydı. Ama herkes ibadetini yapıyordu.Kimse buna bir şey demiyordu. |
Kardeşim şeriat yönetimi ister istemez objektif değil müslümanları kayıran bir yönetim olur.En basitinden gayrimüslimlerden ayrı vergi alınması bile buna kanıt.Her başa gelen adamın başka dinlere saygısı da olmaz.Bir kişi İranda,Arabistanda dini eleştiremiyor bile anında ölüm fermanını yazıyorlar.Ee özgür düşünce bekler misin bu ülkede? Zaten kadınların durumu da belli.Dinden dönenlere bile ölüm cezası var.Bu kurallar ne kadar düşünülmüş,tartışılmış,üzerinden karar kılınmış konular? Laiklik bana göre bir ülkenin gelişmesi için temel esastır. |
| Adaletli uygulanamayacağı için gelmesin. |
| isterim.çünkü kuranda kim kime ne suç işlemişse aynısını uygulayın yazıyor.yani suçlu birini öldürmüşse öldürmek kolunu koparmışsa kolunu koparmak bir malını çalmışsa kendisininde aynı değerdeki malını alıp malı çalınana vermek gerekiyor. |
|
hepsini okumadım tecavüz yoktur yazmışsın ya tecavüze uğrayan kadın şikayetçi olursa asılabiliyor evlat edindiğin kız ile 13 yaşında evlenebiliyosun daha neler neler ama tecavüz yoktur di mi ? sadece adını koyamıyosun.... |
| Arkadaşım dalga mı geçiyorsunuz? Şu son zamanlarda artan şeriat konularından bıkkınlık geldi artık. Şeriat asla gerektiği gibi uygulanamaz çünkü kimsede bunu yapacak erdem yok. Şeriat ile yönetilen ülkelerin ne yaptıkları ortada. Kurandan birkaç ayet gözüne kestirip onu bahane edip kendine yarar sağlayacak rezil rüsva yasalar çıkarıp islamiyeti rezil bir noktaya getiriyorlar. 12 yaşında çocukla evlenip cinsel birlikteliğe girmek, ölen eş ile öldükten ilk 24 saat sonra cinsel ilişkiye girebilmek, yasalara ve devlet büyüklerine karşı gelenlere işkence edebilmek, idama götürmek benzeri yasalar çıkarıyorlar. Bir kere bu yüzyılda bu ülkede böyle bir yönetim tartışmaya bile açılamaz. Dediğim gibi insanlarda bunu uygulayabilecek erdem yok. Bana göre ülkeyi bir peygamber yönetmedikçe şeriat asla şeriat olmayacaktır, diktatörlüktende farkı kalmayacaktır. Cumhuriyet düzeni olduğu halde insan haklarındaki eksikliklerde bazı şeriatla yönetilen ülkelerle yarışır halde olduğumuzu göz önüne alırsak böyle bir ülkeye şeriatın getirilmeye çalışılması halkı isyana sürükleyecek ve halkı din çatışmasına sokacaktır. Herşeyi yavaş yavaş kabul ettirdik yine kabul ettiririz diye düşünenler bunu da kabul ettirebileceğini düşünüyorsa şimdiden vah hallerine diyorum. Kırmızı çizgiyi aşmayı umarım düşünmezler. |
Konunun yeri burası değil ama bir kaç şey söyleyeyim.
Osmanlı komünizm ile yönetiliyordu. Şeriat kısmı Halifelikten sonra gelen İslam liderliği ve bazı dayatmalarla alakalı. Osmanlı'daki Şeriat bugünün istenen Şeriatıyla çok alakasız. O zamanın Şeriatında yasal olan alkol bugünün istenen/uygulanan Şeriat düzeninde tamamen yasak. O dönem serbest olan bir çok aktivite bu gün yasak. Kadınların okuması, sosyal hayata katılması, kadın-erkek karma yaşamı vb. tamamen yasak. Şeriat yönetimleri olarak Vahhabi Arabistan'ı ya da Şii İran'ı değil de, Mısır'da uygulanan Sünni Şeriatını baz alabiliriz kendimize. O kuralları ölçüp tarttığımızda, bu gün bizim toplum hayatımıza uymayacak kurallar var. Şu an Şeriat uygulanan ülkelerde sanat, spor, bilim, ar-ge sıfıra yakın. Tamamen erkek akıllardaki sapık fikirlerin ürünü olan yasaklar getiriliyor. Hoşgörü olayı da ortadan kalkıyor. Bir Müslüman olarak Allah'ın kanunlarını gereğiyle uygulayacak insanların olduğunu düşünmüyorum, dolayısıyla Şeriat istemiyorum. Şöyle olabilir, günümüz yönetimiyle çok zıt olmayan Şeriat hükümlerini "din ayırt etmeksizin" yasamıza ekleyebilir, dini günümüz toplum yapısına uyarlayabiliriz. Bu arada ben iktidarın Şeriat istediğini düşünmüyorum. Şeriattan ziyade dini bağları daha güçlü, ortadoğu eksenli Müslüman bir toplum isteniyor kısa vadede. Toplum yavaş yavaş bu duruma alıştırılarak, belki daha ileri bir zamanda böyle bir rejim düşünülüyor olabilir. |
Islam tarihini okudunuz mu? |
şeriat ıraktaki irandaki arabistandaki gibi uygulanmamalı zaten.kim kime ne yaptıysa aynısı yapılmalı.işte adalet budur.bir kişi birini öldürdüğü zaman kendiside öldürülsün.bir kişi birinin gözünü çıkardığı zaman kendisininde gözü çıkarılsın.bir kişi birinin malını çalmışsa aynı değerdeki kendi malı alınıp malı çalınana verilsin.bütün dünyada bu sistem uygulanırsa her şey yoluna girer. |
Genel hatlarıyla biliyorum |
Peki hocam sen bunun adaletli olacağını düşünüyormusun heleki şuan ki Türkiye'de o kadar zor durumda kalıp hırsızlık yapan masum insanlar varki veyahut senin yanında gezen eşine ailenden birine bir yanlış yapıldığında ani bir adrenalin ile kişiyi bıçaklayıp vurduğunda aynısı sanamı yapılacak hemde sokakdaki 3 5 yobaz tarafından kabul görürmüsün bunu emin ol bu sistem dünyada uygulansa şiddet daha bir artar cezaevine konulmak yerine benim yada senin bi parçam kesilecek şeriat tarafından ben uslu durucam yada sen uslu durucan dururmusun işler iyice cığrıdan çıkar o yüzden şuanki cezaevi sistemi en uygun sistemdir şeriat denen şey hiç bir doğruluk payı olmayan geçerliliği olmayan şeydir 3 5 ayet'e göre kalkıp adalet sağlamayı sadece ortadoğu bilgisiz cahil açlıktan gevri dönmüş ülkeler yapar. Ve işe yarasaydı bu sistem şuan ortadoğu ülkeleri bu halde olmazdı benim görüşüm bu |
Özele inmen gerekir artık Şaka bir yana yukarıda bir kaç arkadaşta yazmış hani günümüzde şeriatı dürüst bir şekilde uygulayacak yönetici olmadığı için uygun olmaz.Kaldı ki kimse korkmasın şeriat felan bu ülkeye gelmez.Büyük abiler seküler bir dünya isterken şeriat ile yönetim hele de Türkiye gibi bir ülkede mümkün değil :) Neyse şu islamiyet tarihi demiştik de bir bakalım istersen. Şeriat yönetiminin aslına bakarsan müslümanları kayıran bir yöntem olmadığını çok rahat bir şekilde görürsün.Fetihler ile kazanılan topraklarda yaşayan gayri müslimler esir olarak değil zımmi olarak görülüyor böylece hukuki konuda bir çok haklar kazanıyorlar.Zımmiler cizye vergisi alınan ve Müslüman idaresini tanıyan insanlara deniliyor.Zımmilerin can,mal güvenliği,dini inançlarını özgür bir şekilde yaşama imkanı,askerlikten muafiyet gibi haklar veriliyor.Bu cizye vergisi gerekli görüldüğü takdirde tekrar zımmi halka teslim ediliyor. Cizye vergisi adeletsizlik olarak görülsede aslında öyle değildir.Gayri müslimlerden cizye vergisi alınmakla birlikte askerlikten muaf tutuluyor,müslümanlardan ise vergi alınmamak ile birlikte askerlik şartı koyuluyor.Cizye vergisi gayri müslim toplumdan alınıpta sadece müslüman topluma değil İslam Devleti himayesinde bulunan yoksul veya yardıma muhtaş insanlara veriliyor.Hz. Ömer döneminde Hira Hıristiyanları ile Müslümanlar arasında yapılan anlaşmada yer alan "Şayet onlardan biri güçten düşer ve yaşlanırsa veya hastalıktan acı çekerse veya zengin iken yoksullaşırsa, o ve ailesi İslam toprakları içerisinde bulundukları sürece beyt-ül maldan (kamu hazinesi) yardım görecektir" maddesi, İslam idaresinin zımmilere karşı bakış açısını gösteren önemli örneklerden biridir. Gayrimüslimlerin, vergilerini ödeyemeyecek durumda olduklarında da, devlet hazinesinden yardım görmeleri ve sıkıntılarının giderilmesi için devletin kendilerine yardım etmesi önemli bir husustur.. Görüldüğü gibi Kuran ahlakına uyan samimi Müslümanlar, gayri müslimlerin mal ve can güvenliğini, huzurunu korumayı bir yükümlülük olarak görmüşlerdir. Bizans ordusu ile yapılan bir savaş sırasında, İslam ordularının Hıristiyanlara gerekli korumayı sağlayamayacakları bir ortam oluştuğunda, aldıkları cizyeyi onlara iade etmeleri Peygamberimiz (sav)'in Müslümanlara öğrettiği İslam ahlakının güzel örneklerinden bir diğeridir. İlk başta da yazdığım gibi günümüz uygulamalarıyla asıl kuralları karıştırmayın.. |
Şuan kız ve erkekler aynı yurtta kalamıyor yakında aynı okullarda da okuyamıyacak.1-2 sene içerisinde alkol tamamen yasaklanacak(maddi kaynağı halledebilirlerse), açılışlarımızı diyanet işleri başkanı yapıyor vs
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.