C

Teğmen
16 Ağustos 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
54 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
C
10 ay
Hoparlörden Gelen Cızırtı
Merhaba arkadaşlar,

2+1 hoparlörüm bir cihaza bağlıyken cihazı kapattığım zaman cızırtı sesi geliyor. Örneğin bilgisayara bağlı, bilgisayarı kapattığım zaman hoparlörden yüksek sesli bir cızırtı çıkıyor, ya da herhangi bir cihaza bağlı değilken de aux kablosu takılıysa cızırtı çıkıyor, kablonun kalitesizliği ile mi alakalıdır sizce? Bu cızırtıyı kesmenin bir yolu var mı?
C
11 ay
e-yds başvuru süreci
Arkadaşlar selamlar,

e-yds'ye başvuracağım çarşamba günü, sistemdeki fotoğrafım güncel değil uyarısı veriyor siteye girdiğimde. ÖSYM'yi aradım, sınava fotoğrafınız güncel olmasa da başvurabilirsiniz ama sonra gidip eklettirmeniz gerekiyor dedi, bu konu hakkında bilgisi olan var mı?

Bir de başvuruda hız ne kadar önemli, İstanbul'da girmek istiyorum sınava, hızlı mı davranmam gerekiyor?
C
4 yıl
İstanbul'da berber tavsiyesi
4. Levent'e yakın yerden berber tavsiyesi alabilir miyim?
30-40 tl maksimum bütçe, berber naif var 50 liraymış fiyatı fazla geldi. Saçım düz olduğu için kesim çok etkiliyor, ne yaptığını bilen bir berber arıyorum.
C
4 yıl
SATILIK TH11 FULL- İSİM DEĞİŞTİRME HAKKI MEVCUT-
Hesabı 4 senedir ben kullanıyorum, telefon alacağım için satmak istiyorum. Satış sadece istanbul içi elden olacaktır, hesabın ilk taş faturası da mevcut yani hesapla ilgili herhangi bir sıkıntı yaşamanız imkansız.
Herolar 45-45-20
Savunmalar full-Yeni güncellemeyle gelen hava savunmaları dahil-
İsim değiştirme mevcut.
Gmail ve ios hesapları komple devredilecektir.

Fiyat 900 TL SON

< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
C
4 yıl
iphone 5 ekran değişimi
Arkadaşlar merhaba,

iphone 5 imin ekranını değiştireceğim, daha önce yapmış ve memnun kalmış olanlar nerde değiştirdiğini söyleyebilir mi, istanbuldayım.
C
4 yıl
Fitness Eldiveni-Schiek mi Voit mi?-
Merhaba arkadaşlar, uzun zamandır kullandığım selex cody eldivenim parçalandı, zaten parmak kısmı tam oturmadığı için elimi acıtıyordu. Yeni bir eldiven alacağım. Bir kaç mağaza dolaştım, Voit 1079 eldiven hoşuma gitti, fiyatı 50 TL. Ama biraz sıkıyor gibi tam alışamadım ordayken, yeni diye öyledir belki.

İnternetten araştırdım çok kaliteli olanlar arasında Schiek 540 gözüme çarptı, şekli vs çok hoşuma gitti. Ancak Türkiye'de satan yer göremedim, amazonda 35 dolar+kargoyla 130-140 civarına gelir sanırım. Sizce bir eldivene bu paraları vermek değer mi? Kendimi kandırmak için sigara içmiyorum günde 10 tl den 12-13 günde bi eldiven parası çıkar diye hesaplar yapıyorum ama yine de gönlüm elvermiyor. Bu Schiek eldiveni buralarda satan mağaza var mıdır? Gidip bir deneyeyim çok güzelse alırım belki. Teşekkürler şimdiden tüm cevaplarınız için.
C
6 yıl
Avea'ya mı Vodafone'a mı geçmeliyim?
Turkcell 25 tl ye 500dk 1000sms 2gb internet paketim bitti şimdi başka operatöre geçmek istiyorum sizce hangisine geçmeliyim? istanbulda oturuyorum bu arada.
C
7 yıl
kulaküstü kulaklık arıyorum
Bugün kulaküstü kulaklık almaya karar verdim, elektronik müzik dinlerim genelde bass çok önemlidir benim için, araştırmalarımda sony mdr-v55 gözüme çarptı, tasarımı da çok hoşuma gitti. 191 TL ye D&R da buldum her an gidip alabilirim ancak bi danışayım size dedim, sizce o fiyatlarda alabileceğim daha iyi bir kulaklık var mıdır? Bir de amazon'dan alsam nasıl olur? gelme süresi, garantisi felan nasıl olur tavsiye eder misiniz?
C
7 yıl
ElectropolFestival İstanbul 2014 Showtek Geliyor Kaçırmayın!
Elektronik müziğin her durağına uğrayacak 14 saatlik bir yolculuğa çıkmaya ne dersin?

''Electropol Festival 2014'' festival deneyiminizi değiştirmeye geliyor!

14 saat boyunca müziğin hiç durmayacağı, her saniyesinde aktivitelerin yer alacağı, dünyaca ünlü DJ’lerin performans göstereceği ''Electropol Festival Istanbul 2014''te sürprizler ve eğlence seni bekliyor!

Sırasıyla Juicy M, Firebeatz, Ummet Ozcan, DubVision, Hard Rock Sofa ve son olarak R3hab'i Maslak Arena Festival Çadırı'nda ağırlayan ve binlerce misafirini kendinden geçiren Electropol, bu sefer sıradışı eğlencesini özgün bir festival atmosferi ile birleştirip müzikseverlere unutulmaz bir deneyim yaşatacak.

Line-Up:
♪ SHOWTEK
♪ FELIX JAEHN
♪ JAM COUCHE
♪ BEEGEE
♪ MURAT UNCUOGLU
♪ ALICAN
♪ SEZER UYSAL
♪ NURETTIN COLAK
♪ VOLKAN GUNDUZ
♪ EMRE ARISEV
♪ GUNES ERGUN
♪ NICKYRA
♪ BAHA
♪ SARP OZAYDIN
♪ TOM & JERRY X KONSEPTSIZ BAND (Live)
♪ KEREM & BATU

ve daha fazlası...

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

*** ELECTROPOL FESTIVAL GENEL BİLGİLENDİRME ***

→ Önceden açıkladığımız üzere ''SHOWTEK'' bizimle beraber olacak ilk isimdir.

→ Line-up’ta bulunan diğer isimler 5 Mayıs Pazartesi gününden itibaren açıklanmaya başlanacaktır.

→ Festival 15:00’te başlayıp 05:00'de sonlanacaktır.

→ ''DayTime'' ve ''Night Time'' olmak üzere iki farklı line-up olacaktır.


** AVANTAJLI DÖNEM BİLETLERİ **

→ Festivalde 4 ayrı dönem avantajlı bilet satılacaktır.

→ Her avantajlı dönem bittiğinde fiyat artışı olacaktır.

→ Sınırlı sayıda satışa sunulacak avantajlı dönem biletleri tükendikçe yeni avantajlı döneme geçilecektir.


** BACKSTAGE ÖZEL BİLETLERİ **

→ Sahne arkasında, kulislerin hemen yanında bulunan özel bölümdür.

→ Bu bölümde standlarımız bulunmaktadır.

→ DJ’ler ile tanışma ve fotoğraf çektirme olanağı bulunacaktır.

→ Bu kategorideki bileti alan kişiler sahne önü ve VIP alana ücretsiz giriş yapabileceklerdir.


#ElectropolFestival
Tarih: 15 Haziran Pazar
Kapı Açılış: 15:00
Yer: Maslak Arena Festival Çadırı

Bilgi ve Bilet için PM atabilirsiniz.
< Resime gitmek için tıklayın >
C
7 yıl
Sevgilinizin Başka Birini Sevmesi -MEVLANA HİKAYESİ-
Çok eski zamanlarda bir padişah vardı. Dünyada padişah olduğu gibi, manevi yönden de çok üstün bir kişiliğe sahipti.

Padişah bir gün, atına binerek bazı yakınlarıyla ava çıktı. Yolda giderken bir cariye gördü. Görür görmez aşık oldu. Bir kuş kafeste nasıl çırpınırsa padişahın ruhu da beden kafesinde öyle çırpınmaya başladı. Parasını vererek cariyeyi satın aldı.

Padişah arzusuna kavuştuğu için mutluydu, fakat kader bu ya, cariye hastalandı. Padişah batıdan, doğudan, kısacası her taraftan hekimleri bir araya getirdi. Onlara, “her ikimizin canı da sizlerin ellerinde. Onsuz hayatımın hiçbir önemi yok. Çünkü hayatımın canı odur. Dertliyim, yaralıyım, hastayım, ama dermanım o. Kim benim canıma derman bulur, iyileştirirse inci ve mercan hazinemi ona vereceğim.”

Hekimler “Bu uğurda canımızı feda edercesine çalışalım. Aklımızı, tecrübemizi ve bütün hünerlerimizi bir araya getirelim. Beraber düşünelim, tedaviyi beraber yapalım. Her birimiz hastalıkların tedavisinde, bu zamanın İsa’sıyız. Elimizde her derdin bir merhemi vardır” dediler.

Gurura kapılarak, her şeyin kendi ellerinde olduğunu sandılar. “inşallah iyi ederiz” demediler. Bu nedenle Hak Teala onlara insanlığın aciz olduğunu gösterdi. Hekimler ne ilaç verdiyseler, tedavi için ne yaptıysalar da hasta iyileşmedi. Aksine hastalığı arttı.

Bu arada zavallı cariye günden güne, eridi kıl gibi inceldi. Padişahın ise gözlerinden yaşlar ırmaklar gibi akıyordu.

Padişah hekimlerin bu hastalık karşısında aciz kaldıklarını görünce yalın ayak doğru mescide koştu.

Mihrapta secdeye kapandı. Secde ettiği yer gözyaşlarıyla sırılsıklam ıslandı. Padişah Hakk’ın huzurunda kendini kaybetti. Bir müddet sonra, battığı yokluk denizinden çıktı. Kendine geldi. Güzel bir dille Allah’a hamd etmeye ve dua etmeye başladı.

“Ey en az bağışı dünya mülkü dünya padişahlığı olan Allah’ım! Ben ne söyleyeyim? Sen zaten gizlediklerimizi de bilirsin. Ey Allah’ım! Bütün arzu ve isteklerimizde sana sığınmamız gerekirken, biz yine yolumuzu şaşırdık. Bir cariyeye gönül verdik. Hastalanınca da, sen varken hekimlere başvurduk. Gerçi sen, ‘ey kulum, ben senin gizlediğin bütün sırları bilirim ama sen yine onları dile getir, meydana dök’ buyurdun.”

Padişah canı gönülden yalvararak coşkuyla dua edince; Allah’ın lütuf ve bağışlama denizi de coştu, köpürdü.

Padişah gözyaşları içerisinde ağlayarak yalvarırken bir ara kendinden geçti uykuya daldı. Rüyasında bir pir gördü. O pir padişaha, “Ey padişah! Sana müjdeler olsun, dileğin kabul olundu. Yarın sana garip kılıklı, çok değerli bir hekim gelecek. Hekimlikte çok bilgilidir. Doğru, güvenilir ve emniyetli bir kişidir. Onun vereceği ilaç, hiçbir sihrin tesir etmeyeceği bir sihir gibidir” dedi.

Padişah, rüyasında kendisine söylenen zatı, pencere önünde beklemeye başladı. Göle içinde güneş gibi parlayan bir zat göründü. Faziletli, hünerli Bilgili birine benziyordu. Bir görünür, bir görünmez gibiydi. Sanki bir hayal, hem vardı hem yoktu.

Kapıyı açmak için görevlilerden önce kendisi koştu. Ötelerden gelen misafirini karşıladı. Padişah da misafir de ayrı ayrı vücutlarda tek bir ruh ve birbirini tanıyan birer mana denizi gibiydiler. İki can birbirine kavuşmuş, birleşmiş, bir olmuştu sanki. Padişah, “Benim asıl sevgilim cariye değil senmişsin. İşte Allah’ın hikmeti; dünyada işten iş çıkar, sebeplerden sebep doğar” dedi

Padişah kollarını açıp, o ilahi hekimi kucakladı. Aşk gibi onu gönlüne, ta canının içine soktu.
Buluşma, ağırlama, hatır sorma ve yemek gibi işler bitti. Sonra padişah hastanın ve hastalığın durumunu anlatarak onu hasta cariyenin yanına götürdü. Hekim hastanın yüzüne baktı, nabzını dinledi. Hastalığının belirtilerini sordu, sebeplerini dinledi. “Diğer hekimlerin yaptığı tedaviler faydalı olmamış, iyi edeceklerine hastalığını arttırmışlar” dedi.

Hekim hastalığın ne olduğunu anlamıştı, fakat padişaha söylemedi. Hüznünün ve üzüntüsünün çokluğundan cariyenin gönül hastası olduğunu tespit etti. Hastanın bedeni sağlam, yaralı olan gönlüydü. Sonra şöyle dedi; “Sarayı boşalt, içeride kimseler kalmasın. Köşede bucakta bizi kimse dinlemesin. Hastaya soracağım bazı sorular olacak. Alacağım cevaplara göre tedavimi belirleyeceğim.””

Hekim istediği gibi hastayla baş başa kaldı. Yavaşça yanına yaklaşarak tatlı ve yumuşak bir sesle, “Nerelisin? Memleketini bilmem gerek. Çünkü her memleketin ilacı başka başkadır. Memleketinde akrabalarından kimler var? Kime yakınsın? Özlediğin arkadaşların var mı?” diye sordu.

Hekim elini kızın nabzına koymuştu. Soru sorarken bir yandan da nabzını kontrol ediyordu.

Cariye; evine, efendilerine, hemşehrilerine ait olayları bir bir anlatıyor, başından geçenleri hikaye ediyordu.

Hekim bir taraftan cariyenin anlattıklarını dinliyor, diğer taraftan nabzının atışına dikkat ediyordu.

Hastanın nabzını tutmaktan maksadı; konuşma sırasında hangi isim geçtiğinde cariyenin nabzının hızlanacağını tespit etmekti. Çünkü cariyenin nabzını hızlandıracak olan isim, onu sevgi uğruna yataklara düşüren kişinin de kim olduğunu ortaya çıkaracaktı. Hekim; “Kendi memleketinden nasıl çıktın? Daha önce hangi şehirde idin?” diye sordu. Cariye bir şehir adı söyledi, fakat ne yüzünün renginde ne de nabzında bir değişiklik oldu. Daha sonra sırasıyla gittiği şehirleri, orada bulunanları, oturup tuz ekmek yediği yerleri birer birer sayıp döktü, ancak durumunda bir değişiklik olmadı.

Hekim çok hoş bir şehir olan semerkant’tan soruncaya kadar cariyenin nabzı sağlıklı bir insanın nabzı gibi attı. Semerkant’ın adı geçince, kızın nabzının atışı hızlandı ve yanakları al al oldu. Çünkü o, Semerkantlı bir kuyumcuya aşıktı. Ondan ayrı düşmenin ıstırabını çekiyordu. Hekim cariyeyi yatağa düşüren derdi sebep olanını bulunca; o kuyumcunun şehrin hangi semtinde ve hangi mahallesinde oturduğunu sordu, öğrendi. Cariyeye, “senin hastalığının ne olduğunu şimdi anladım. Allah’ın yardımıyla seni bu hastalıktan kurtaracağım. Yalnız bana anlattıklarını sakın kimseye söyleme. Padişaha hiç söyleme. Gönlün sırlarının mezarı olsun” diye tembihledi. Hastanın yanından ayrılan hekim, doğruca padişahın yanına vardı. Meseleyi biraz ona anlatarak, “tedavi için yapılacak olan iş, bir an önce o kuyumcunun buraya getirilmesidir. Hediye olarak altınlar ve süslü elbiseler göndererek kuyumcuyu kandır. Semerkant’tan buraya davet et” dedi.

Bunun üzerine padişah iki becerikli adamını Semerkant’a gönderdi. Elçiler kuyumcunun yanına varıp padişahın hediyelerini takdim ettiler. Ona sanatının şehirler aşarak herkes tarafından bilindiğini, bu nedenle padişahlarının kendisini kuyumcu başı olarak sarayında görmek istediğini bildirirler. Padişahlarını cömertliğini ve bol ihsanda bulunduğunu söylediler. Kuyumcu göz kamaştıran hediyelere, gururunu okşayan iltifatlara ve vaat edilen makamların çekiciliğine kapıldı. Bulunduğu şehirden ve çoluk çocuğundan ayrılarak padişahın sarayına geldi.

Saraya gelen kuyumcuyu hekim karşıladı. Alıp padişahın huzuruna çıkardı. Padişah kuyumcuya pek çok iltifat ve ihsanda bulundu. Altın hazinesinin sorumluğunu ona verdi. Hekim bunun üzerine; “Ey büyük sultan! O cariyeyi de bu kuyumcuya ver ki, cariyede iyileşsin” deyince; padişah, o ay yüzlü güzel cariyeyi kuyumcuya bağışladı. Altı ay kadar muratlarına erdiler. Cariye de tamamen iyileşti.

Daha sonra hekim kuyumcu için bir şerbet hazırladı. Kuyumcu şerbeti içince, günden güne erimeye başladı.
Kuyumcu zayıflayınca, iyice çirkinleşti. Yüzü sararıp soldu. Kızın gönlüde ondan tamamen soğudu. Bir süre sonrada kuyumcu ölünce, kızın aşkı tamamen sona erdi. O dünyalar güzeli aşktan ve hastalıktan kurtuldu. Arınıp tertemiz oldu.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.