|
MSI B250m Bazooka Intel Anakart - 425,10 TL https://www.webdenal.com/msi-b250m-bazooka-lga1151-ddr4-anakart_931018.html Hi-Level 8GB Desktop Bellek - HLV-PC19200D4/8G - 220,95 TL https://www.webdenal.com/hi-level-hlv-pc19200d4-8g_789263.html Hi-Level 120gb Ultra SSD + Aparat - HLV-SSD30ULT/120G - 210,02 TL https://www.webdenal.com/hi-level-ssd30ult-120g_721614.html Intel Core i3-7100 - 519,17 TL https://www.webdenal.com/intel-kaby-lake-core-i3-7100-3-9ghz-1151-3m-hd630_930940.html Arkadaşlar bütçem şuan için 1500 TL. 200 TL kadar daha çıkabilirim. Bence şu an en ideal işlemci+anakart+ram+ssd kombinasyonu bu. Yaza doğru ekran kartı da ekleyeceğim onun için de 500 tl bütçem var. Bilgisayar kullanım amacım, internet, film ve ekran kartı aldığım da GTA V gibi oyunlar oynayabilmek. Bu sistem beni kaç sene götürür? X'e Y TL para vermektense Z'ye şu kadar ver gibi daha mantıklı önerileriniz var mı? Saygılarımla |
|
açılalı henüz 1 ay bile olmadan bünyesine birçok ünlü yönetmen, senarist, yapımcı katan, 1000'e yakın yazar kitlesine ulaşan ve yazar sayısını her gün artıran; sinema, sinemacılık, oyuncular, oyunculuk, sinemayla bağlantılı diziler, tiyatro oyunları gibi başlıklar barındıran; sinemayla alakası olmayan başlık ve entryleri aralarında istemeyen halis muhlis sinema sözlüğü. hala yazar alıyorlar... koşun! http://filmsozluk.sozlukspot.com/ |
|
tanıştılar. herkes gibi. sakarca. kelimeleri düşüre kaldıra konuştular. cezayir ve tuna. 32 yaşındaki cezayir romancıydı. üç romanı vardı. bin yedi yüz küsur sayfa, adına basılmıştı. ancak o sayfaların hiçbirinde bir kadın adı yoktu. çünkü cezayir kadınları tanımıyordu. kadınlarsa çevrelerinde bir cezayir olduğunu fark etmiyordu. ancak tuna görmüştü. cezayir’in gözbebeklerinin bebek gözlerine benzediğini ve ellerinin sadece okşarken titremediğini görmüştü. tuna her şeyi görmüştü. tuna ve cezayir sevgili oldular. romancı düşündü ve hızlı davrandı. bir ev kiraladı. teklifini sundu. “tamam,” dedi tuna. “birlikte yaşayalım.” iki odalı daireye taşındılar. kolileri açtılar. cezayir terledi, tuna konuştu. asılmamış perdelerin üstünde seviştiler. brigitte bardot’nun harley davidson adındaki şarkısının ve yırtılmış kartonların üzerinde dans ettiler. ikiside kim olduklarını ve o eve neden taşındıklarını birkaç dakikalığına unutup, kendilerini iyi hissettiler. neredeyse iyi insanlar olduklarını bile düşündüler. oysa cezayir’in bir planı vardı. o güne kadar haftalık program bile yapmamış olan romancı, planının ilk aşamasını gerçekleştirmek için tuna’ya bağırdı. kadın ağladı. tuna’yı öptü, kadın sarıldı. planın diğer aşamaları da düzenli olarak uygulandı. cezayir, her gün yeni bir erkek oldu. tuna’yı kışkırtmak için bildiği her kimliğe büründü. hatta bir gece dairenin ikinci odasında başka bir kadına dokundu. ve tuna dayandı. midesi bulandı ama kusmadı. cezayir’i terk etmedi. cezayir notlar aldı. bulduğu her boşluğa yazdı. planı işledi. cezayir, kadını tanıdı. dördüncü romanının adını “erkek olmayan” koymaya karar verdi. dairedeki tanıklığını temize çekecek ve kadınları, tepkilerini, isteklerini, alışkanlıklarını, onlara dair her şeyi anlatacaktı. kadınların arasına sızmış bir su damlası gibiydi. derilerinde gezmiş, kıskançlıklarında buharlaşmıştı. ama tuna güzeldi. hem de çok. ama tuna sakindi. cezayir’den de çok. romancı, kadını bir kobaya çevirmiş olsa da tuna bütün kaprislere gülümseyerek yanıt veriyordu. hatta cezayir, tuna’yı yumruklayarak dövdüğünde bile kadın “seni seviyorum” diyordu. cezayir, tuna’ya aşık oluyordu. üstelik bu “sana aşığım” dedikten on bir ay sonra gerçekleşiyordu. tuna evden çıktığında cezayir yazmaya çalıştığı romanda boş sayfalar biriktiriyor ve başlığından ileriye gidemiyordu, çünkü kadını düşünüyordu. belki bütün insanlar maymundan gelmişti ama tuna’nın atası meleklerdi. cezayir romanını yazamadı. çünkü artık kendisi bir roman kahramanıydı. birlikteliklerinin on ikinci ayını kutlayacakları akşam cezayir, her şeyi itiraf etmek için gereken cesareti verecek şarap şişesini yarılamış, tuna’nın eve dönmesini bekliyordu. anlatacaktı. bütün planı. özür dileyecekti. kadının gözleri önünde tuttuğu notları yakacaktı. tekrar özür dileyecekti. şarap şişesi boşaldı. tuna eve gelmedi. cezayir bekledi. tuna dönmedi. yedi ay sonra bir perşembe günü, cezayir karanlık ve geniş bir odaya girdi. boş bulduğu koltuklardan birine oturdu. oda aydınlandı. cezayir’in gözleri kızardı. yedi aydır nerede olduğunu bilmediği tuna’yı unutmak için girdiği sinemada cezayir, kadınını gördü. beyaz perdenin üzerinde kendisine gülümsüyordu. cezayir, on bir ay boyunca tuna nazlıhan’ın yönetmenliğinde, gizli kamerayla çekilmiş ve adı “ceza” olan bir filmin başrol oyuncusu olduğunu bilmiyor ama öğreniyordu. cezayir ön koltuğun sırtına ve üzerinde oturanın ensesine kustu. tuna, cannes film festivali’nde özel jüri ödülünü aldı. kimin kime daha önce ihanet ettiğinin ölçülemediği bir çağda, insan sosyal bir hayvan değildir artık. sosyal insan, hayvandır. insan sosyalleştikçe hayvanlaşır. mükemmel aşıklar yalnız yaşayanlar, mükemmel insanlar dünyada bir insanlık olduğunu unutanlardır. çünkü insanlık trajik, insansa hatasızdır. insanın cezası diğer insanlardır. insanın sosyalleşmesine en çirkin örnekse aşktır. hakan günday www.hakangunday.net |
| kusura bakmayın abes bi konu başlığı ama film, dizi izlemekten bıktım internette surf yapmktan gına geldi artık, en son oynadığım oyun da GTA Vice City. O zaman da bu zamana kaçırdğım, mutlaka oynamam gereken oyun önerilerinizi bekliyorum |
|
Duman grubunun solisti Kaan Tangöze ve Yakup un Seattle da kaydettikleri şarkılardan biri LA LA LA Videoyu izlemek için tıklayınız |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Sonunda bu da oldu; izleyici ile anında etkileşimli sinema gerçek oldu. Last Call (Son Çağrı) isimli film, ilk interaktif korku sineması örneği. Filmi izleyen bir sinema dolusu insandan herhangi birinin film kahramanı tarafından telefonla aranması ve salondaki bu katılımcının ("şimdi sağa/sola dön", "yukarı çık/aşağı in", "o kutuyu aç/açma" gibi) yönlendirmeleri ile filmin ilerlemesi. Bir nevi bilgisayar oyunu gibi. Jung von Matt ve Film Deluxe'un başının altından çıkan Alman yapımı bu filmde, konuşma algılayan yazılımlar, sinemadaki katılımcının verdiği cevapları anlayarak belirli komutlara dönüştürüyor. Ardından, özel bir yazılımla bu komutlar filmin uygun bir sahne ile devam etmesini sağlıyor. Böylece, film farklı katılımcılarla izlendiğinde farklı farklı filmler oluyor ve değişik sonlarla bitebiliyor. Katılımcı olabilmek için izleyiciler filme bilet alırken, cep telefonu numaralarını kaydettiriyorlar. İlgili video, Videoyu izlemek için tıklayınız |
|
http://urun.gittigidiyor.com/PACKARD-BELL-11-6-quot-2048-MB-250-GB-AMD-64_W0QQidZZ26442863#aciklama yukarıdaki ilandaki netbooku almak istiyorum fakat işlemcisi amd 64 yazıyo bu işlemciyi hangi intel atom işlemciyle karşılaştırabilim. hangisinin muadilidir? |
| Aslında düzenli olarak kitap okuyan birisiyimdir. Sinema ile ilgili kitaplar, yeraltı edebiyatı, fantastik...Ama rus edebiyatı. O0 ne uzun betimlemelerdir öyle yav cümlenin başını unutuyorum, sonra sıkılıp bırakıyorum. Başlangıç için var mı önerebileceğiniz bir kitap. |
5 aylık Hi-Level Ultra 120GB 550MB-530MB/s SSD'im elektrik kesintisi üzerine
"An operating system wasn’t found. Try disconnecting any drives that don’t contain an operating system.
Press Ctrl+Alt+Del to restart"
şeklinde bir hata verdi. Format atmaya çalıştığımda ise.
< Resime gitmek için tıklayın >
Hiçbir aygıt sürücüsü bulunamadı. Yükleme medyasının doğru sürücüleri içerdiğinden emin olduktan sonra Tamam'ı tıklatın.
< Resime gitmek için tıklayın >
Gerekli bir CD/DVD sürücü aygıtı eksik. Sürücü disketiniz, CD, DVD veya USB flash sürücünüz varsa, şimdi tıklatın.
Not: Windows yükleme medyası CD/DVD sürücüsünün içindeyse, bu adımda güvenle çıkarabilirsiniz.
Bu ekranlar ile karşılaştım. Disk biosta görünmesine rağmen windows kurulum ekranında görünmüyor.
Bunun üzerine ürünü servise gönderdim onarıldığı söylenerek geri gönderildi ancak ssd'yi taktığımda yine aynı sorunla karşılaştım.
Bu arada Hi-Level'dan kesinlikle uzak durun 1 ay içinde bir firma bir kere bile mi telefonunu açmaz.
Ürünü tekrar servise mi yollasam? Başka bir format usb'si mi hazırlasam? Problem başka bir bileşende mi? Yoksa sadece biosla alakalı mı? Hiç uğraşmayıp yeni bir SSD'mi alsam? Bilemedim. Yardımınızı rica ediyorum.
Teşekkürler.