C

Yarbay
09 Haziran 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
18 üye
Görüntülenme (?)
3148 (Bu ay: 9)
Gönderiler Hakkında
C
7 gün
33 yaşındaki Rus kızla olur mu?
Kız tatlı güzel biri, iyi ama 33 yaşında benden 3 yaş büyük. Yüksek lisans falan yapmış baya eğitimli biri. Bir konuda da tam uyuşamadık gibi ama bu konu özel. Neyse, Türkçe hiç bilmiyor. Full İngilizce. O da yoruyor insanı bi süre sonra. Türkçe öğrense iyi olurdu.

Tek endişem mesela evlensek çocuk yapsak, bu Ruslar kafası esince çocukları Rusya ya kaçırabilir. Ben 26 falan gibi düşünmüştüm 33 olduğunu bilseydim tanışmayabilirdim. Ama yine de kıyamıyorum ayrılmaya üzülüyorum kimseyi kıramıyorum. Ne yapmalıyım?
C
2 ay
Seni hala seviyorum N.
Buraya çok şey yazmıştım ama, ne manası var ki. Çok sevmiştim ama olmadı. Bizden olmadı. Kısmet değilmiş. Unutacağım mecburen. Hayat bazen çok acı. Hiç bu kadar çok acı çekmemiştim. Nişanlı bir kız var ortada ne yapılabilir ki? Hiçbir şey. Elveda.



Sana son bir kez, çok sevdiğim bir kitaptan bir parça alıntı yapmak istiyorum. Güneşin Tanrıları, Isaac Asimov:

"
Baley, "Demek yine en güçlü olasılık kazanıyor, Daneel," dedi. "Beni yaşatmak için canımı yakacaksın."

"Canını yakmama gerek kalacağını sanmıyorum. Güç bakımından senden üstün olduğumu biliyorsun. Boş yere bana karşı koymaya kalkışmazsın. Ama gerektiği takdirde canını yakacağım."

Baley, "Durduğun yerde seni atom tabancasıyla parça parça edebilirim, Daneel," diye cevap verdi. "Kafamda bunu engelleyecek devreler de yok."

"Şimdiki ilişkimiz sırasında er geç bu tavrı takınacağını tahmin ediyordum, Ortak Elijah. Özellikle bunu yer taşıtıyla bu malikâneye gelirken, bir an şiddete baş vurduğun zaman düşündüm. Senin güvenin yanında benim parçalanmam önemsiz kalır. Yine de böyle bir olay sonunda seni sarsar ve efendilerimin planlarını alt üst eder. İşte bu nedenle sen ilk uykuya yattığın zaman atom tabancanı boşalttım."

Baley'nin dudakları gerildi. Kala kala boş bir silahla kalmıştı. Arzlı elini hemen tabancasının kabzasına attı. Silahını çekerek üstteki kadrana baktı. İbre sıfırı gösteriyordu. Detektif bir an bu yararsız maden yığınını elinde tarttı. Sanki bunu Daneel'in suratına fırlatmak istiyormuş gibi. Ama bunun ne yararı olacaktı? Robot ustalıkla yana kaçacaktı tabii. Baley tabancayı kılıfına soktu. Zamanı gelince bunu tekrar dolduracaktı.

Arzlı ağır ağır, düşünceli düşünceli, "Beni kandırdığını sanma, Daneel," dedi. "Ne bakımdan, Ortak Elijah?"

"Tam bir efendi gibi davranıyorsun. Beni ustalıkla, kesinlikle engelledin. Sen gerçekten bir robot musun?"

Daneel, "Bundan daha önce de şüphelenmiştin," diye hatırlattı.

"Geçen yıl Arzda R. Daneel Olivaw'ın gerçekten bir robot olup olmadığını düşündüm. Sonunda onun gerçekten bir robot olduğu anlaşıldı. Hâlâ da öyle olduğuna inanıyorum. Ama benim sorum şu: Sen gerçekten R. Daneel Olivaw mısın?"

"Evet, gerçekten oyum."

"Öyle mi? Daneel, bir Uzaycıya çok benzeyecek bir biçimde yaratılmıştı. Bir Uzaycıya da Daneel'i taklid etmesi için dikkatle makyaj yapılmış olamaz mı?" "Bunu yapmak için bir sebep var mı?"

"Burada araştırmayı bir robotun başarabileceğinden daha büyük bir ustalık ve rahatlıkla sürdürebilmek istemiş olabilirsin. Daneel'in kılığına girerek sanki soruşturmayı ben yönetiyormuşum gibi davrandın. Ve böylece beni etkili bir biçimde kontrol altına aldın. Sonuçta beni bir araç olarak kullanıyorsun. Dikleşmemi, inadımın tutmasını da istemezsin."

"Bunların hiçbiri de doğru değil, Ortak Elijah."

"O halde neden karşılaştığımız bütün Solaria'lılar senin insan olduğunu sanıyorlar? Onlar robotik uzmanı! Bu insanları kandırmak bu kadar kolay mı? O kadar insan hata yapıyor da bir ben mi yanılmıyorum? Bence bu doğru olamaz. Aslında onlar haklılar ve yanılan da benim."

"Hayır, yanlış bu."

"Bunu kanıtla." Baley ağır ağır küçük bir masaya doğru giderek oradaki çöpleri ortadan kaldırma ünitesini aldı. "Eğer robotsan bunu kolaylıkla yapabilirsin. Bana derinin altındaki madeni göster."

Daneel, "Emin ol..." diye başladı.

Baley sert sert, "Madeni göster," dedi. "Bir emir bu. Yoksa içinden. emirlere uymak gelmiyor mu?"

Daneel gömleğinin düğmelerini açtı. Göğsünün düzgün, bronz derisi seyrek, açık renk tüylerle kaplıydı. Daneel, parmaklarını sağ göğsünün altına bastırdı. Derisi ve eti hiç kanamadan boylu boyunca yarıldı ve alttaki maden tabakası ışıldadı. Aynı anda Baley masaya dayadığı elini bir santim kadar sağa kaydırdı ve parmaklarını dokunma panosuna sürdü. Bir robot hemen içeri girdi.

Baley, "Kımıldama, Daneel!" diye bağırdı "Bu bir emir. Hiç kımıldama!" Daneel sanki ruhunu ya da bunun robotlara özgü karşıtını teslim etmiş gibi hareketsiz kaldı.

Baley robota haykırdı. "Odadan çıkmadan evdeki robotlardan ikisini daha çağırabilir misin?"

Robot, "Evet, efendim," dedi.

Makine adamın radyoyla çağırdığı iki robot daha içeri koştular. Üç robot sıraya dizilerek durdular.

Baley, "Delikanlılar," dedi. "Efendi sandığınız bu yaratığı görüyor musunuz?" Kırmızı ışıklı, ciddi bakışlı altı göz Daneel'e dikildi. Robotlar bir ağızdan, "Onu görüyoruz, efendim," diye cevap verdiler.

Baley sordu. "Bu efendi olduğu iddia edilen yaratığın içinin madenden yapılmış olduğunu da görüyor musunuz? Onun da sizin gibi bir robot olduğunun farkında mısınız? Onu sadece insana benzeyecek bir biçimde hazırlamışlar!"

"Evet, efendim."

"Onun size vereceği emirlere uymak zorunda değilsiniz. Bunu anlıyor musunuz?" "Evet, efendim."

Baley, "Diğer taraftan," diye ekledi. "Ben gerçek bir insanım."

Robotlar bir an kararsızca durakladılar. Baley, onlara insana benzeyen bir yaratığın aslında bir robot olabileceğini gösterdim, diye düşündü. Şimdi insana benzeyen bir yaratığın robot olmadığına inanabilecekler mi?

Ama sonra robotlardan biri, "Siz insansınız, efendim," dedi. Arzlı da rahat bir nefes aldı.

Sonra da, "Pekâlâ, Daneel," diye güldü. "Dimdik durmana gerek yok."

Daniel daha tabii bir tavır takınarak sakin sakin, "Yani," diye mırıldandı. "Benim kimliğimden şüphelendiğini söylediğin zaman aslında bu oyunu oynamaya hazırlanıyordun. Bu robotlara iç yüzümü göstermek istiyordun. "

"Evet, öyle." Baley bakışlarını Daneel'den kaçırarak, bir makine, diye düşündü. İnsan değil. Bir makineye kalleşlik edilmez ki. Yine de duyduğu utancı tümüyle yenemedi. Daneel orada duruyordu, göğsü hâlâ açıktı. O duruşunda bile öyle insanca bir şey, vardı ki. Kalleşlik edilebilecek bir insan hali...

Baley, "Göğsünü kapat ve beni dinle, Daneel," dedi. "Fiziki bakımdan bu üç robotla başa çıkamazsın. Bunun farkındasın değil mi?"

"Bu belli bir şey, Ortak Elijah."

"İyi... Şimdi, delikanlılar..." Arzlı diğer robotlara döndü. "İnsan ya da efendi hiç kimseye bu yaratığın bir robot olduğunu söylemeyeceksiniz. Hiçbir zaman! Durum ancak ben ileride başka türlü emir verdiğim zaman değişecek. Sadece ben emrettiğim zaman."

Daneel usulca mırıldandı. "Teşekkür ederim, Elijah."

Baley konuşmasını sürdürdü. "Ancak bu insana benzeyen robotun işlerime karışmasına izin verilmeyecek. Böyle bir şeye kalkıştığı takdirde onu güç kullanarak engelleyeceksiniz. Gerekmedikçe ona zarar vermeyeceksiniz. Onun benden başka bir insanla bağlantı kurmasına razı olmayacaksınız.

Sizden başka robotlarla konuşmasına da. Görerek ya da bağlantı kurarak hiçbir insanla ya da robotla konuşmayacak. Onun yanından hiçbir zaman ayrılmayacaksınız. Onu bu odada tutacak, siz de yanında bekleyeceksiniz. Yeni bir emre kadar diğer görevlerinizle ilgilenmeyeceksiniz. Emirlerimin hepsi de anlaşıldı mı?"

Robotlar bir ağızdan, "Evet, efendim," dediler.

Baley tekrar Daneel'e döndü. "Artık yapabileceğin hiçbir şey yok. Onun için bana engel olmaya kalkma."

Daneel kollarını gevşekçe iki yanına bırakmıştı. "Harekete geçmeyerek zarar görmene göz yumamam, Ortak Elijah. Ama bu durumda hareketsiz beklemekten başka yapabileceğim bir şey de yok. Bu mantık çürütülecek gibi değil. Ben hiçbir şey yapmayacağım. Güvende ve sağlıklı olacağını umarım."

Baley, işte, bütün sorun da bu, diye düşündü. Mantık, mantıktır. Robotların da mantıklarından başka hiçbir şeyleri yok. Mantığı Daneel'e mat olduğunu açıkladı. Kafası olsaydı, ona bütün faktörlerin önceden kestirilemeyeceğini, karşı tarafın bir hata yapabileceğini söylerdi... Ama onun kafası yok. Bir robot mantıklıdır ama akıllı değildir. Ancak Arzlı hâlâ hafif bir utanç duyuyordu. Bu yüzden dayanamayarak Daneei'i avutmaya çalıştı. "Tehlikeye atılacak olsam, bile bu benim görevim. Ayrıca tehlikeye atıldığım da yok!" Bu son sözleri diğer robotlara çabucak bir göz atarak telaşla eklemişti. "Bana kendimi tehlikeye atmam için para veriyorlar, Daneel. Benim görevim insanlığın zarar görmesini önlemek. Senin görevinin belirli bir insanın zarar görmesini önlemek olduğu gibi. Anlıyor musun?"

"Hayır, anlamıyorum, Ortak Elijah."

"Çünkü seni, bunu kavrayacak biçimde yaratmamışlar. Bana inan. İnsan olsaydın ne demek istediğimi de anlardın."

Daneel, bunu kabul ettiğini belirtmek için başını önüne eğdi. Baley odanın kapısına doğru giderken ayakta, hareketsiz bekledi. Üç robot Arzlının geçmesi için yana çekildiler. Ama fotoelektrik gözleri Daneel'e dikiliydi.

Baley bir tür özgürlüğe doğru gidiyordu Adamın kalbi bu yüzden hızla atmaya başladı, sonra bir an durdu sanki. Başka bir robot da diğer taraftan kapıya yaklaşıyordu.

Bir terslik mi olmuştu?

Baley, "Ne var, delikanlı?" diye homurdandı.

"Size Güvenlik Müdürü Attlebish'in bürosundan özel bir mesaj yolladılar, efendim."

Baley, robotun uzattığı özel haber kapsülünü aldı. Kapsül hemen açıldı. İçinden incecik bir yazıyla doldurulmuş bir rulo çıktı. Baley şaşırmadı. Solaria'daki dosyada parmak izi vardı herhalde. Kapsülü de parmağıyla dokunduğu zaman açılacak biçimde ayarlamışlardı.

Baley, haberi okudu ve uzun yüzünde memnunluk dolu bir ifade belirdi. Attiebish, Baley'nin istediklerini 'görmesine' izin veriyordu. Ancak bu, konuşmayı düşündüğü kimselerin kişisel isteklerine de bağlıydı. Attiebish herkesten 'Ajan Baley ve Ajan OlivaW'a gereken kolaylığı göstermelerini' ısrarla istiyordu. Attiebish boyun eğmiş, üstelik Arzlının adını da öne yazmıştı. Bu hayra alametti. Artık Baley araştırmayı istediği gibi yürütebilecekti."

Isaac Asimov, Güneşin Tanrıları. Bu Çelik mağaralar kitap serisinin 3. kitabı olmalı. Bazen kitabı açıyorum sadece bu kısmını okuyorum, ve diyorum hayat en kötü aşklardan da sağ çıktıysan, yine de yaşamaya değer diyorum. İçime yaşam sevinci dolduruyor bana bu kitap, her şeye rağmen yaşamak lazım diyorum. Bir insan hem nasıl sci-fi, hem robotik, hem polisiye hem de çok güzel edebiyatı harmanlayabilir? Bu kitaba hayran kalmamak elde değil. Hele bu kısmı beni benden alıyor:
"Evet, öyle." Baley bakışlarını Daneel'den kaçırarak, bir makine, diye düşündü. İnsan değil. Bir makineye kalleşlik edilmez ki. Yine de duyduğu utancı tümüyle yenemedi. Daneel orada duruyordu, göğsü hâlâ açıktı. O duruşunda bile öyle insanca bir şey, vardı ki. Kalleşlik edilebilecek bir insan hali...
C
2 ay
Almanya da yazılım işleri için hangi şehirler makul?
Berlin de başvuruyorum ama Köln, Düsseldorf falan da iyi midir? Hollanda ya da başvur dediydi Almancı kuzen, oraya da başvurmalı mı?
C
2 ay
Sahurda ekmek bulamadım yarım kavurma yedim
Yarım kavurma yedim sadece, baya da tok tuttu ha. 100TL ye et. Gayet besleyici. Koruyucu yok, koruyuculu gıdaları tüketmemeye özen gösteriyorum. Bunlar insanı kısır falan yapar bence.
C
2 ay
Bugün 2 kızla tanışamadım
Bugün çok kaliteli 10 bin TL lik ceketimi de giyindim biraz Eşref Tek gibi böyle jilet gibiydim, kasiyer kızlar falan bile bana kesin aşık oldular 12-13 saniye böyle bakakaldılar. Onlardan birine de yürüyecektim güzeldi baya ama, şimdi diğer müşteriler falan görür ayıp olur diye yürümedim Markette kıza yürümek çok zor ya.

Neyse kızlara yazılayım diye çıktıydık arkadaşla Parkta kitap okuyan 2 tane kızla ayrı ayrı zamanda konuştum baya, arkadaşa dedim sen git biraz takıl başka yerde. 5-10 dakika falan sohbet ettik uzun uzun. Bir tanesi çok güzeldi sarışın mavi gözlüydü, baya sohbet ettik ama en son tanışmak için hamle yaptım. Sevgilisi varmış. Tamam dedim kalktım.

Sonra başka bir kız gördüm yine ona da yürüdüm. Nedense bugün iyi giyimliydim herhalde kızlar çok iyi karşıladılar beni. Sigara ikram etti hatta bu kız. Bu kıza da yürüdüm bu da sarışın mavi gözlüydü. Duygusal olarak hazır değilim falan dedi tamam dedim sağlık olsun. Birkaç tavsiye verdim ayrıldım ben de.

Buradan ne sonuç çıkar? Evet, bugün 2 kızla tanışamadım. Ama bir gün tanışacağım. Daha önce de tanıştıydım böyle bir kızla, köpeği olduğu için ben ayrıldım sonradan. Köpeği olan kızları sevmiyorum köpek besleyen insanları biraz pis buluyorum açıkçası. Bu konunun ana fikri asla vazgeçmemek, umudunu kaybetmemek. Ve sana uygun olmayan birini bulduğunda gerekirse acımasızca şutlamak. Köpek sevmiyor musun? Şutlayacaksın benim gibi. Kimse vazgeçilmez, Hint kumaşı falan değildir.
C
2 ay
Alkol aşk acısına iyi geliyor mu gerçekten?
Ne kadar içmeli günde 200ml falan bira içsek yeterli olur mu acaba? Ben fazla alkol içemiyorum da midem yanıyor.
C
2 ay
PUBG\u0027den kız düşer mi?
Arkadaşın teki PUBG'den kız düşürmüş ya Dedim ya o nasıl oldu, işte aynı takımdaymış sesli sohbet yaparlarken yürümüş gitmiş filan. Arkadaş PUBG den nasıl kız düşer ya? Ben de gideyim o zaman, Linkedin de falan kız düşürmeyi deneyeyim absürt yani Bu arada Linkedinden de düşer mi acaba kız? Ben şu şirketin CEO'suyum falan desem düşerler bence. Tamam şimdi değilim ama 2-3 sene sonra CEO olabilirim de yani.

Dating uygulamaları iyice acayip olmuş zaten hep Endonezyalı kızlar çıkıyor, Türkiye'de bile değiller. Zaten pek güzel de değiller. Niye buraya bu kadar kanca atmaya çalışıyorlar anlamıyorum. Ne var Türkiye'de? Herkes burdan kaçmaya çalışıyor.
C
2 ay
İş hayatı yüzünden kendine saadece 3 saat ayırabilmek
Çok acınası bir durum değil mi ya? İşten 7 de gelsen, 3 saat anca iyi kötü vaktin oluyor. 10 da falan huzursuz olmaya başlıyorsun yine gece oldu aw diye falan. Tekrar yatman gerekiyor yatmasan bile panik oluyorsun huzursuz oluyorsun yatmak zorundasın çünkü. Yaşıyor muyuz yaşamıyor muyuz belli değil. Zaten aldığın maaşla ne araba ne ev alabiliyorsun, parayı yemeye kalksan yine zaman yok 3 saatte nerede nasıl yiyeceksin, trafiğe çıkıp bi yere kaçsan İstanbul trafiği berbat. Bi cumartesi bi de pazarımız var. Onda da gezmeye gitsen yine trafik kilit İstanbul da. Ot gibi yaşamak zorunda kalıyorsun. Çok mutsuzum. Daha iyi iş bulsan ne olacak ki? Hiçbişey. Galiba bu hayatı yapamıyoruz ya. Alın şiir bile yazdım:

Kahrolsun İş Hayatı
Sabah alarmı değil
Cellat çanı gibi çalıyor,
Güneş doğmuyor,
Mesai başlıyor sadece.
Takvim yaprak değil,
Ömrümden kesilmiş fiş gibi.
Bir masa,
Bir ekran,
Bir de yavaş yavaş silinen ben.
Saat akmıyor,
Saat emiyor.
Gençliğimi,
Hevesimi,
“Bir gün yaşarım” dediğim o hayatı.
Akşam oluyor,
Özgürlük değil,
Sadece ertesi güne hazırlık.
Diyorlar ki:
“Alışırsın.”
İstemiyorum.
Ruhumun körelmesine alışmak istemiyorum.
Ben makine değilim.
Ben sadece nefes almak için doğmadım.
Ben yaşamak için doğdum.
Ve bir gün
Bu hayatı değil,
Kendimi seçeceğim.

C
2 ay
Nihayet manita yaptım
Ama zebani çıktı zindana attı ya
C
2 ay
No Man\u0027s Sky aldım nasıl oyun?
Çok iyi oyun dediler övdüler, 5-6 yıl aradan sonra ilk defa oyun aldım. Çok nadir oyun oynarım bağımlılık yapmaz dimi bu oyun? Space explorationlu çok güzel bi oyun dedilerdi.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.