I

Yarbay
03 Ocak 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme (?)
65 (Bu ay: 3)
Gönderiler Hakkında
I
5 yıl
Pioneer A-70DA Stereo Amfi (Yeni Model)
Pioneer A-70-K nın güncellenmiş versiyonu çıktı. (Detay foto aşağıda)

Altyapı önceki ile aynı kalmış. Audiophile sınıfta üretilen bu amfi oldukça iddealı. Titreşimlere karşı ekstra kasa güçlendirilmiş ve 17 kg gibi ağırlığa sahip. Besleme ön ve güç yükselteçleri için ayrı ayrı manyetik korumalı çift trafolara sahip. Besleme, güç, giriş katları birbirini etikelemesin diye kasada ayrık bölümlere yerleştirilmiş. Kasa içinde kabloların şaseye dokunmaması için özel tasarımlar yapılmış. Kabloların az, devrelerin tamamen ayrık olduğu, derli toplu bir tasarım. Kullanılan elektronik komponentler özenle seçilmiş. Giriş ve çıkışlar altın kaplama. Volume ve ton kontrol düğmeleride aluminyum. Air studios tarafından kalibre edilip sertifika almış. Kumanda aluminyum ve diğer pioneer cihazlarıda kontrol edebiliyor. Türkiye satışı liste fiyatı ise 2200 euro civarında görünüyor.

Çıkış katı Class-D önceki modelle birebir aynı.
Bu seri 5 modelden oluşuyor. İlk 3 model (A-10, A-20,A-30) class AB tasarım. Üst 2 model (A-50,A-70) ise Class-D tasarım. Pioneer ın Class-D tecrübesi oldukça iyi noktaya gelmiş.
Class-D, verimi çok yüksek, az bileşenlerle yapılan, düşük besleme ile çalışabilen, az ısınan amfi çeşidi. Sinyal Kare dalga üzerinde işlenerek dijital şekilde güçlendiriliyor.

Zamanın teknolojisi ile Class-D tasarımlarda artık hifi sınırlarına girmeyi başarmış görünüyor. Özellikle giriş yada orta segment Class AB yapılardan daha iyi sonuç verdiğini, daha başarılı olduğunu söyleyebilirim. O yüzden class-D amfi diye pioneer A-70 i yabana atmayın, performansı şaşırtıyor.


Gelen Yenilikler;
ESS ES9016S D/A converter
Full balanced preamplifier XLR giriş
Optical İnput
Volume ve tone dügmelerinde yeni tasarım
Büyük boy Binding Posts

Genel Özellikler

• 90 W + 90 W (20 Hz-20 kHz, THD 0.5 %, 4 ohms)
• 65 W + 65 W (20 Hz-20 kHz, THD 0.5 %, 8 ohms)
• THD: 0.02 % (Rated Output -3 dB, 8 ohms, 1 kHz)
• Guaranteed Speaker Impedance: 4-16 ohms (A or B), 8-32 ohms (A+B), 4-16 ohms (Bi-Wiring)
• Frequency Response (Measured with DIRECT button switched on): SACD/CD, NETWORK, LINE1, LINE2 5 Hz-50 kHz, ±3 dB
• RIAA Deviation: PHONO MM 20 Hz-20 kHz, ±0.5 dB, PHONO MC 20 Hz-20 kHz, ±0.5 dB
• Signal-to-Noise Ratio (IHF, A Network, Short Circuited)
SACD/CD: 101 dB
Phono: 89 dB (MM: 5 mV input)/74 dB (MC: 0.5 mV input)
Power Amp Direct: 110 dB
• Channel Separation
SACD/CD: 90 dB (100 Hz), 84 dB (1 kHz), 75 dB (10 kHz)
Power Amp Direct: 95 dB (100 Hz), 95 dB (1 kHz), 80 dB (10 kHz)
• Pure Audio Grade High Efficiency Power ›› MOSFET Amplifier (Class D Amplifier)
• Fully-Balanced Preamplifier Circuitry
• Separated Construction for Preamp and Power Amp
• Source Direct Mode
• Highly Acclaimed ESS SABRE32 Ultra DAC
• 384 kHz/32-bit USB-DAC for Asynchronous Transfer
• Shielded Twin Transformer for Preamp and Power Amp
• Trans-Stabilizer
• Speaker A, B, A+B Selector

< Resime gitmek için tıklayın >


< Resime gitmek için tıklayın >
I
7 yıl
Arcelik 5070 Alt Bolum Sogutmuyor Acil (ÇÖZÜLDÜ)
Arkadaslar slm

12 yıllık Arcelik 5070NF dolabımızda ekteki fotografta gorulen kırmızı ısık yandı. Asırı sıcaklık uyarısıymıs. Dısplay tarafta hata mesajı yok normal. Ust kısım normal iken alt kısmın sogutmadıgını gordum.
Test moduna aldım sırayla gectim. 6 ıncı adımda fan normal calıstı ve 7 nci adımda durdu. Diger adımlarıda sırayla gectim. Normal calısma moduna aldım, ust kapak switch i kapattıgımda fan cok hafif donuyor sonra duruyordu. Sonra fisten cekerek arka kapagı soktum. Komple buz tutmus. Bekledim eridi, fön makinası ile hızlandırdım. Tahliye borusundan suyun normal aktıgı tespit ettim. 3 saat kadar kapılar acık bekledi. Gorunen noktalarda hic buz falan kalmadı. Sonra toparlayıp elektrige taktım. 12 saat kadar sonra yine aynı arıza ısıgı yandı. Alt taraf 14 derecelere kadar sogutma yapıyor, ust taraf normal. Alt tarafta su akıtma falan yok.

Sonra yetkili servis cagırdım. Kart ve sensorler arızalı eski model parcası yok dedi ve 2 dk bile durmadı 25 tl ucret aldı gitti. Yeni buzdolabı alın demeye getirdi. İs basa dustu.

Display tarafta simdiye kadar hic hata kodu vermedi. Sadece asırı sıcaklık uyarısı ısıgı yandı. Isıtıcılarda, temostatta, fan da, kompresorde bir arıza olsa displayda uyarırdı diye dusunuyorum.
Bu asamada benim yapabilecegim bir sey varmı. 12 saat kadar dinlendirmenin bir faydası olurmu. Elektronikle ilgili biriyim. Gercekten kart arızalı ise yapabilecegim bir sey varmı. Yada hangi noktalara bakmam gerekir.
Avometre, arac gerec sorunum yok hepsi var. Ramazan zamanı kötu oldu bu arıza. Bu konuda tecrubeniz varsa ve yonlendirirseniz sevinirim.

< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >
I
9 yıl
D&R dan ürün alırken biraz düsünmek lazım
Merhaba

Gecen gün D&R internet magazasından ilk defa alısveris yaptım. 6 Adet plak aldım. Paket geldi ve ismime oldugu halde baskasına teslim edildi.
Tesadufen gelen ürünü gordum. Plaklar hassastır bilirsiniz ve gonderende isi bilen firma D&R. Plaklar oylesine buyuk kutuya konulmus desteklenmemis. Kutu ezilmis ve yırtılmıstı. En azında D&R ın plak konusunda bilgi sahibi oldugunu daha ozenli paketlenmesi gerektigini bilgidini dusunuyordum ama gorduklerim maalesef aksini gosterdi.
Pıtırcık dedigimiz havalı posetedemi saracak durumları yoktu anlamadım. Bende aynı sekilde kargoya iade ettim.

Sizde bu tarz urun alacaksanız dikkatli olun.

Gelen kolinin fotoları:

< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >
I
9 yıl
Karbon Filtre Dogru Yerdemi ? (ARCELIK 15030)
Slm

Klima modeli ARCELİK 15030

Klima montajından sonra kutuları atarken KARBON filtre gordum, servis takmadan gitmis. Bugun takayım dedim. İc unitenin sol tarafında Anti Bakteriyel filtrenin altında uygun yuva var, oraya kenardan yuruterek taktım. Kitapcıgında nasıl nerden hangi yonde takılır yazmıyor. Bende tecrubesi olan arkadaslara danısayım dedim. Bu hali ile dogrumudur. Bir yanlıslık olmasın.

Tesekkurler.

< Resime gitmek için tıklayın >
I
10 yıl
SONY SS-X90ED HI END SPEAKER (İnceleme)
Merhaba

Yakın zamanda Sony nin hi-end kategorisinde ürettigi SS-X90ED model speaker ını aldım.
Almadan önce bu ürün hakkında yeterli bilgiye ulasamadım. Bende parca parca elde ettigim bilgileri ve izlenimlerini bu baslık altında toplamak, paylasmak istedim.

< Resime gitmek için tıklayın >

Manual pdf
http://www.manualshark.org/manualshark/files/4/pdf_8784.pdf

Ürün Özellikleri:
Cross Over Frequencies (Hz) 450 / 350
Enclosure Type Bass Reflex YES
Impedance (Ω) 4.0
Power Handling Capacity Max DIN 200 Watt
Power Handling Capacity Rated 100 Watt
Rated Frequency Range (Hz) 35 - 70.000
Sensitivity SPL (dB/W/m) 90.0
Speaker Units: Bass Chassis 16.5 cm x 2
Speaker Units: Mid Chassis 16.5 cm
Tweeter (Quantity) Dome 2.5 cm
Input (Quantity) 1.0 SS-Terminal
Depth (mm) 300.0
Height (mm) 1000.0
Width (mm) 260.0
Weight (kg) 32.0
Available in Black and Maple

Speaker bir cok detayla donatılmıs.

G-Brace Speaker Design
Sony nin bu kabinde üzerinde durdugu konulardan biri bu.
Bilindigi gibi hoparlorler birer titresim kaynagı. Hoparlor calısırken kasanın titresmesi istenmez cunku sesi olumsuz etkiler. Bu yuzden bir cok farklı ic tasarımlar yapılır. Sony de bu olumsuzlugu azaltmak icin dıs kabin icinde ayrıca ikinci bir iskelet yapısı olusturmus ve alt frekans suruculerini bu iskelete sabitlemis. Bu sekilde kabinin titresimlerden etkilenmesi en dusuk seviyeye indirilmis. Daha dogru bir alt frekans cevabı alınmıs. Kabinin dairesel dıs yapısıda ayrıca dusunulmus detay. Sese olumlu etkide bulunan unsurlardan biri. Her kabinin 32 kg olmasıda stabil olmasında buyuk etken.

< Resime gitmek için tıklayın >


ED Tweeter (Extended Definition)
Kabinin en üst noktasında bulunan tiz unitesi ilk dikkat ceken kısım. Aluminyum dökum icine konumlandırılmıs ve metal ızgara ile korunmus.
Bu tweeter carbondan ve Neodymium mıknatıslar yapılmıs. 70kHz gibi sıradısı bir üst frekansa cıkabiliyor. SS-M9ED, SS-AL5mk2 modellerinde kullanılan sürücünün aynısı. Super Audio CD formatlarınada uygun olmasını saglıyor.

< Resime gitmek için tıklayın >


Aluminum Die-Cast Top Panel
ED tweeter kabinin üstünde bulunan genis kalın aluminyum panele yerlestirilmis. Bu aluminyum üst panel ,dogal titresim sonumlendirici olarak kullanılmıs. Tweeter ın kasadan kaynaklanan titresimlerden izolesi saglanmıs. Seste olusabilecek kırınımların engellenmesi icinde yuvarlak sekilde tasarlanmıs.

< Resime gitmek için tıklayın >


Time Aligned Design
Suruculerdeki ses dalgalarının zaman esitlemesi icin ED tweeter biraz geriye konumlandırılmıs.
Boylece driverlar arası uyum saglanmıs, daha dogal ve dogru ses elde edilmis.

< Resime gitmek için tıklayın >


165 mm Kevlar Midrange
B&W den tanıdıgımız meshur kevlar sürücü bu kabinde karsımıza cıkıyor.
Bilindigi gibi orta sesler de kevların basarısı cok buyuk.
165 mm Kevlar orta surucu mumkun oldugunda tiz uniteye yakın tutulmus.
Ayrıca mid unitesi icin kabin icinde bagımsız ayrı bir bolme yapılmıs.

< Resime gitmek için tıklayın >


165 mm Dual Woofer
Dogal temiz bas uretimi icin (biapchaksik) kagıt koni kullanılmıs. Geniş caplı 38mm ses bobini ve buyuk mıknatıslı tasarım bas cevabının daha iyi olmasını saglamıs. Bass Reflex Design kullanılmıs. Portun önde olması akustik acıdan yerlesimlerde kolaylık saglayan unsurlardan. Bas ve mid suruculer ayrıca aluminyum dokum halkalarla kabine sabitlenmis.

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

High Quality Crossover Networks
Yuksek kalitede bilesenler kullanılmıs.
Crossover devresi her surucu icin ayrı tasarlanmıs ve kabin icinde ayrı yerlere konumlandırılmıs.
Boylece birbirlerine olan etkisi en az düzeye indirilmis. 3 ncu dereceden filtre tasarım goze carpıyor.

Low-Pass Filtre: 18 dB / oktav
Mid Band-Pass Filtre: 12 dB / oktav
High-Pass Filtresi: 18 dB / oktav

< Resime gitmek için tıklayın >

Kabinde manyetik koruma ve Bi-wire baglantılarıda bulunmakta. Ayrıca paket icinden 4 adet sivri ayaklarda cıkıyor. Ön panel koruyucu ızgarası bulunuyor. Ben bu speakeri Sony es serisi ile kullanıyorum. Uzun bir sure Bose 701 kullanmaktaydım. Dinledigim muzik turu jazz, klasik, blues tarzı agırlıklı olmaya baslayınca daha dengeli dogal speaker arayısına girdim. 701 ler bilindigi uzere farklı bir ses rengine sahip. Klasik, jazz pek tat vermiyordu. Orta sesler geride detay ve cozunurluk dusuk. Fakat bas kalitesi yapısından dolayı cok doyurucu. Sert muzikler icin ideal. SS-90ED ler sınıf olarak bose den ayrılıyor ve farkını gosteriyor. Cok daha detaylı yuksek cozunurlukte bir ses ile karsılasıyorsunuz. Orta sesler kevlardan dolayı cok tatminkar. Ust frekanslar ise cok acık detaylı ve yormuyor. Orta ve tiz unitelerinin uyumu gercekten cok iyi. Harika bir sahne olusuyor önünüzde. Billur gibi derlerya aynen o durum yasanıyor. Alt frekans cevabıda hızlı tepki veriyor ve yumusak . Kabinleri koselere dogru yaklastırdıkca bas cevabı artmaya baslıyor. Buyuk odalarda yuksek gucte calısmak icin tasarlandıgından kucuk mekanlarda 70ed modeli daha uygun olacagını dusunuyorum SS-90ED leri dinlerken switch ile 701 lere aldıgımda tum detay kayboluyor. Sanki araya bir kac perde giriyor. Ayrıca 701 lerde SPL nin bayagı dusuk olduguda hissediliyor. 90ED lerin muzikalitesi acık ara öne geciyor. Bir kac kisi ile bu deneyimi paylastım ve dinletideki bu farka cok sasırdılar. Sony den beklenmeyecek bir ürün bu. Bu kadar basarılı olacagını dusunmuyordum. Once SONY yazısını gorunce insanın beklentisi azalıyor ama dinleyince sasırtıyor. Yorumlarda bu yonde olunca dikkatimi cekti ve bu urune yogunlastım. Malzeme, iscilik, muhendislik üst düzeyde. Emsallerine gorede fiyatı gayet uygun. Turkiyeye az sayıda gelmis. Fazla dikkat cekmis ve bilinen üründe degil. Buda bilenlere fırsat ürünü yapıyor.

< Resime gitmek için tıklayın >
I
11 yıl
APS-C sensorde 10 mm nin acı farkını gormek acısından karsılastırma:
APS-C sensorde ic mekanda 10 mm nin acı farkını gormek acısından karsılastırma:

< Resime gitmek için tıklayın >

http://img510.imageshack.us/img510/4411/testkarslastrma.jpg
I
11 yıl
Tarihi Haydarpasa Garında Yangın
I
12 yıl
Tamron 17-50 ve 90 mm macro buyutme oranları testi ....
Macro konusunda calısacaklara bilgi olacaktır.
Ornekte ust karelerde 17-50 ile 90mm nin en yakın netleme mesafesinde aldıgı buyutme oranı gorunmekte.
2 objektifinde en yakın netleme mesafeleri ortalama 28 cm civarında.
Asagıda ise tc ve tc+uzatma tupu ile alınan buyutmeler gorulmekte.
90mm ye 50mm uzatma tupu ve 1.5x tc takılınca 2:1 den daha fazla buyutme alınıyor.
Crop yoktur.

< Resime gitmek için tıklayın >
I
12 yıl
Siyah-Beyaz Fotografcılıkta Renk Filtrelerinin kullanımı ve Etkisi
Siyah Beyaz Fotografcılıkta Kullanılan Filtreler

Bu filtreler, siyah-beyaz ton degerlerini duzeltmek amacıyla kullanılır.
Siyah-beyaz fotograf cektigimizde benzer ısık siddetinde goruntuler grinin birbirine yakın tonları olarak acıga cıkaracaktır.
Buda fotograftaki etkiyi ve vurulanmak istenen ozellikleri azaltacaktır.
Bunun icin siyah-beyaz fotografcılıkta renkli filtreler kullanılır.
Bu filtrelerin asıl islevi, kontrastlıgı arttırmak yada azaltmak oldugundan bu filtrelere kontrast filtreler denir.
Kontrast filtreler sarı, turuncu, mavi, kırmızı ve yesil renklerden olusur.

Bu filtrelerin ortaya cıkardıgı kontrastlar farklıdır.
Kırmızı filtre kendi rengini acar ve fotograftaki kırmızı renkler acık gri cıkar.
Yesil filtre ise kırmızı rengi emer fotograftaki yesil tonlar koyu gri cıkar.

Siyah beyaz acık gokyuzu cekimlerinde gokyuzu beyaz olarak cıkar.
Parcalı bulutlu gokyuzunde bulutlar yine beyaz cıkar belirgin olmaz duz aynı tonda ve belirsiz gokyuzu olur.
Sarı filtre kullanılırsa gokyuzunun mavisini emer goruntu koyu cıkar, bulutlarda o koyulukta belirginlesir.

Siyah-Beyaz fotografcılıkta kullanılan filtrelerde bilmemiz gereken, her filtre kendi rengini acık ton olarak cıkarırken
diger renkleri koyu ton olarak cıkarır.

Asagıda bu konuda ornek kareler bulunmakta.
K10D ile cekilmis menusundeki siyah beyaz renk filtreleri ile govdeden yapılmıstır.

< Resime gitmek için tıklayın >
I
12 yıl
Deklansore Basmadan Once ...
Daha once paylasıldımı bilmiyorum guzel ve faydalı bir yazı paylasayım istedim.
Bir cok arkadas fotograf cekerken nelere dikkat etmeliyim nasıl fotograf cekmeliyim diye sorar onlarada iyi bir klavuz olacaktır.
Fotogrfacılık emek, sabır ve tecrube ister. Ekipman sadece aractır. Eger bilgi ve tecrube eksikse arac istedigi kadar iyi olsun netice olumsuz olacaktır.
Alıntıdır:http://www.hobimlemutluyum.com/haber/225/3/0/deklansore-basmadan-once--.aspx

Deklanşöre basmadan önce...

Tüm müzik aletlerini birbiriyle harmoni içerisinde bir araya getiren kompozitörler gibi bir fotoğrafçı da görüntü içerisinde renkleri, şekilleri, objeleri ahenk içerisinde kullanarak bir sanat şaheseri yaratabilir.

Yabancı dillerden Türkçeye giren kompozisyon kelimesinin anlamı bir araya getirmektir. Bir araya getirilen şey notalar veya görüntüler olabileceği gibi sadece düşünceler de olabilir. Görsel sanatlarda kompozisyon kavramı bütünü oluşturan elemanların planı, yerleştirilme ve düzenlenme şekillerini tanımlar. Kompozisyonda görüntüler ahenk içerisinde düzenlenebileceği gibi karmaşa içerisinde de sunulabilir. Bu yazıda kompozisyon konusunda insanları etkileyebilecek özellikler, verilmek istenen mesajın karşı tarafa nasıl aktarılacağı ve fotoğraf çekerken dikkat edilmesi gerekenler incelenecektir. Yazıda geometri, kompozisyonu canlandıran faktörler, odak noktaların ve derinliğin oluşturulma yöntemleri ele alınacaktır. Bu konuları daha iyi anlatabilmek için yer yer örnek fotoğraflar kullanılacaktır. Yazı sonunda fotoğraflarda amaçladığınız etkiye ulaşmanıza yardımcı olacak kompozisyon kuralları hakkında daha fazla bilgi sahibi olacaksınız.

Geometri
Bir fotoğrafın insan üzerindeki etkisini çok büyük bir şekilde değiştirebilecek en önemli konu ne diye sorarsanız birçok usta fotoğrafçı bunun kompozisyon olduğunu söyleyecektir. Günümüzde daha önceden yapılamayanları yapmaya imkan veren dijital fotoğraf makineleri teknolojisi ve yazılımlar fotoğraf çekmeyi ve düzenlemeyi geçmişe oranla büyük ölçüde kolaylaştırdı. Değişmeyen bir şey kompozisyonun teknolojilerden değil halen daha fotoğrafçının kontrolünde olmasıdır. Dijital dünya bir karede görüntüyü oluşturan öğeleri yeniden düzenleyemezken, bilgisayardaki yazılımlar da elde edilen fotoğrafı yeniden tasarlayamaz. Bir karenin bir sanat şaheseri olup olmadığı kompozisyona bağlıdır. Kompozisyon konusunda ustalaşmak için çekeceğiniz her karede gözlerinizi çizgi ve şekilleri arayacak şekilde alıştırmanız önemlidir çünkü geometri bir fotoğraf karesinin yapı taşlarıdır. Her bir çizgi veya şekil kafanızdaki fikrin karşı tarafa anlatılabileceği birer araçtır ve fotoğrafını çektiğiniz görüntüye farklı anlamlar yükler. Örneğin yatay çizgiler (uzanmış bir kişi gibi) sakinlik hissi verirken (ağaçlar veya gökdelenler gibi) dikey çizgiler daha dinamiktir. Çapraz ve köşeli çizgiler, görüntüleri ortasından bölerek izleyeni içerisine çeker ve en çarpıcı etkiyi oluşturur. Bir fotoğrafa dinamizm, derinlik ve hareket katmak için çapraz ve köşeli çizgileri kullanmak etkili sonuçlar verir.

Yatay çizgiler
Daha önce de belirttiğimiz gibi yatay çizgiler fotoğraflarınıza dingilik verir. Fakat dikkatli kullanılmalıdır çünkü bazı durumlarda aşırı dinginlik resme sıkıcı bir hava da katabilir. Örneğin ufuk çizgisi bir fotoğrafın tam ortasına yerleştirilip çizginin üstünde ve altında yer ve gök eşit boyutlarda yerleştirilmişse fotoğraf tamamen cansız ve sıkıcı bir hale gelebilir. Buna karşın yatay çizgiler fotoğrafları ilginç hale getirilebilecek yollarla da kullanılabilir. Ufuk çizgisi fotoğrafı boydan boya kesecekse çizginin yerleştirileceği konum fotoğrafı ilginç kılacak öğelere daha fazla yer açmış olmalıdır. Yatay çizgiler birçok yolla yaratıcı bir şekilde kullanılabilir. Örneğin muhteşem bir günbatımı ve çarpıcı bulutları daha da ön plana çıkarmak için fotoğrafınıza etkileyici bir siluet katabilirsiniz ve arka arkaya sahile vuran dalgalar gibi üst üste gelen birden fazla yatay çizgiyi kompozisyonunuzu güçlendirecek öğeler olarak kullanabilirsiniz. Böyle bir fotoğrafta yatay çizgiler oluşturan dalgaların ritmi bile fotoğrafın konusu haline gelebilir.

Dikey çizgiler
Dikey çizgiler güçlü ve dinamiktir ve yatay çizgilerle birlikte kullanıldıklarında daha güçlü etkiler oluşturur. Dikey çizgilere birkaç örnek olarak insanlar, ağaçlar veya binalardır. Fotoğrafını çektiğiniz dikey çizgilere sahip objenizin yüksekliğini ve gücünü arttırmak için fotoğrafınızı da dikey formatta çekebilirsiniz. Bu sayede objeniz fotoğraf karesinde daha heybetli görünür. Yaratıcılığın sınırı yoktur. Dikey çizgileri yatay formatta çekerek çizgilerin kareden dışarı fırladığını hissettirmek için alt veya üst uçlarını karenin dışarısına taşmasına izin verebilirsiniz. Bu şekilde fotoğrafınızda çarpıcı bir etki oluşturabilirsiniz. Dijital dünyanın bir güzelliği de fotoğraf çekimlerinden sonra da bilgisayar başında bazı oynamalar yapılabilmesidir. Bundan yararlanarak düzenleme sırasında fotoğrafınızı döndürerek veya kırparak çizgilerinizin konumlarında bazı değişiklikler yapabilirsiniz.

Köşeli çizgiler
Köşeli çizgiler görsel olarak en çok merak uyandırıcı kompozisyon öğeleri arasında gelir. Bir fotoğraf içerisinde kullanıldıklarında dinamik bir şekilde izleyeni içerisine çeker. İnsanlar bir görüntüye bakarken görüntüleri kesen öğelere daha fazla dikkat eder. Buna karşın bir fotoğrafı bir köşesinden diğerine uzanan bir çizgiyle kesmekten kaçınmak gerekir, çünkü bu tip görüntüler genelde ilgi çekiciliğini kaybeder. Fotoğrafı daha ilginç bir hale getirmek için çapraz çizgi köşeye yakın bir bölgeden başlamalı ve diğer köşeye yakın bir bölgede durmalıdır. Bu sayede daha dengeli bir fotoğraf oluşturulabilir.

Şekiller
Şekilleri içerisinde en dinamik olanları da köşeli çizgilerden oluşanlardır. Örneğin üçgenler fotoğraflarınızda kullanabileceğiniz temel ilgi çekici elemanlar arasında olabilir. Bununla da sınırlı kalmayabilir, fotoğraflarınızda üçgen şekiller kullanmak yerine bir üçgenin üç kenarını oluşturabilecek üç farklı şekil de fotoğrafınızda bir üçgenin yaratacağı dinamik etkiyi yaratabilir. Üçgenler gibi dört köşeli şekiller de fotoğraflarınıza dinamik ve ilginç bir hava katabilir. Örneğin bir çerçeve şeklinde kullanılmış dikdörtgen şeklinde bir obje fotoğrafınızı özel kılacaktır. Üçgen, dört köşeli ve yuvarlak öğeleri bir arada kullanmak daha da ilginç görüntüler oluşturabilir. Önemli olan gözlerinizi farklı şekilleri aramaya alıştırmak ve görüntüsünü çekeceğiniz objelerin çevresinde dönerek şekillerin birbiriyle uyum içerisinde olduğu açıyı yakalayabilmektir.

1/3 kuralı (Altın Noktalar)
Bazı durumlarda ilgi merkezini fotoğraf karesinin ortasına yerleştirmeniz gerekse de genelde objenizi altın noktalar olarak bilinen alanlara konumlandırmak daha ilgi çekici fotoğraflar oluşturmanıza yardımcı olur. Altın noktalar fotoğrafınızı hayali olarak dikey ve yatay üçer parçaya bölen kesişim yerleridir. İlgi merkezini fotoğrafın ortasına değil bu noktalardan birisine yerleştirmek fotoğrafa bakanı resmi araştırmaya iter. İlgi merkezini fotoğrafın ortasına yerleştirmeniz durumunda izleyen kişi ilk olarak bu noktaya bakar ve ilgi fotoğrafın diğer bölümlerine geçmez, bu durum fotoğrafı monotonlaştırabilir. 1/3 kuralı yüzyıllar önce ressamlar tarafından geliştirilmiştir. Bu çok kullanılan teknik sayesinde fotoğrafı inceleyen kişinin gözleri istenilen noktaya doğru yönlendirilebilir. Bu yöntemle daha dengeli bir kompozisyon oluşturulmuş olur. Bu kural sayesinde küçük objeler bile önemli bir hale gelebilir ve fotoğrafın ilgi merkezi haline dönüşebilir. 1/3 kuralı sadece manzara fotoğraflarında işe yaramaz. Aynı kuralı portre çekimlerinde, yakın plan çekimlerde ve başka birçok duruma uyarlayarak kullanabilirsiniz.

Odak noktası
Vizörden bakarken deklanşöre basmadan önce çektiğiniz fotoğrafta ilgi merkezini belirleyip belirlemediğiniz son bir kez düşünmek iyi bir fi kirdir. İncelediğimiz birçok fotoğrafta dikkat ettiğimiz bir konu arka planların gereğinden dikkat dağıtıcı olduğu ve asıl konuya odaklanmayı zorlaştırdığıdır. Arka plan parlak renkler, desenler veya şekiller yüzünden veya yanlış bir diyafram açıklığı seçiminden dolayı gereğinden fazla ilgili çekici olabilir ve bu durum otomatik olarak ilgi odağınızın önemini azaltır. Bu gibi problemleri çekim sırasında gidermek gerekir çünkü çekim sonrasında bilgisayar başında yapılacak düzenlemelerde görüntü kalitesinde kayıp yaşanma riski bulunur. Bu yüzden deklanşöre basmadan önce son bir kez her şeyin yerli yerinde olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Fotoğraf çekerken dikkat etmeniz gereken bir başka şey sadeliktir. Bir obje sizi fotoğraf çekmeye yönelttiyse çevresini o objeyi tamamlayıcı, o objeyi öne çıkarıcı bir şekilde kullanmalısınız. Kare içerisine eklenecek çok fazla öğe sadeliği bozar ve sizi fotoğraf çekmeye yönelten ilgi merkezinin karmaşa içerisinde kaybolmasına yol açabilir. İlgi odağınızın her zaman fotoğraf karesi içerisindeki en büyük obje olması gerekmez, ilgi odağınızı ön plana çıkarmak için boyut dışında birçok yol bulunur. Bunlardan birisi yukarıda anlattığımız altın noktalardır. Altın noktalara yerleştirilmiş ve biraz da derinlik verilmiş bir obje fotoğraf içerisinde güçlü bir şekilde ortaya çıkacaktır. Bunun dışında örtücü hızını azaltarak ilgi odağınızın çevresinde bir hareket oluşturabilir veya çevresinde kontrast renkler veya objenizi ortaya çıkaracak desenler de kullanarak benzer bir etki yaratabilirsiniz.

Farklı bakış açıları
Çekimlerde seçtiğiniz objektiflerde kompozisyon üzerinde büyük etkiye sahiptir. Geniş açı objektifler (28 mm ve altı) perspektifi kuvvetlendirir, tele objektiflerse (100 mm ve yukarısı) perspektifi azaltır. Her iki objektif türünün de kendine göre avantaj ve dezavantajları bulunur. Geniş açılı bir objektif (veya zoom’un geniş alan sağlayan kısmı) dünyayı daha geniş görür. Bu objektiflerle yerinizden fazla oynamadan fotoğraf makinesini biraz açılı tutup gökyüzünün veya yerin büyük bir kısmını kare içerisine sığdırarak dramatik fotoğraflar çekebilirsiniz. Fakat bu objektiflerle bir objeyi arka plandan ayırmak daha zordur. Tele objektifler görüntülen açıyı daraltarak bir objeyi ön plana çıkarmayı kolaylaştırır. Bu tip objektiflerle fotoğraf çekeceğiniz zaman sıkça yer değiştirmeniz gerekebilir. İyi bir kompozisyon oluşturmak için yardım alabileceğiniz en iyi araçlardan birisi tripodlardır. En büyük avantajı çekim hızınızı azaltıp, her bir kare için daha fazla planlama yapmaya ve düşünmeye yöneltmesidir. Tripodunuzu kurmadan önce fotoğrafı çekeceğiniz açıyı doğru belirlemek gerekir. Doğru açıyı belirlemek için normalden biraz daha fazla araştırma yapmanızı tavsiye ederiz çünkü genelde ilk başta doğru gibi görünen açıların biraz araştırmadan sonra düşünüldüğü kadar iyi olmadığı ortaya çıkar. Açı araştırırken çok uzun mesafeler kat etmeniz gerekmez bazen birkaç santim bile büyük farklar yaratabilir. Açı araştırması sırasında unutulmaması gereken bir konu da çekimi yapacağınız yüksekliktir ve fotoğrafı önemli ölçüde değiştirebilir.

İlgi merkezinin desteklenmesi
Kompozisyonu etkileyen önemli konulardan birisi de kadraj içerisine alınacak ve kadraj dışında bırakılacak öğelerdir. Buna karar verirken kadraj içerisinde kalacak tüm elemanların ilgi merkezini desteklemesine dikkat edilmelidir. Aksi durumda bu tip öğelerin kadrajdan çıkarılması daha fazla yarar sağlar. Bunu yapmak için pozisyonunuzu değiştirebilir, farklı açıda bir objektif kullanabilir veya farklı bir zamanda çekim yapabilirsiniz. İlgi merkezinin kalitesi de kompozisyonunuzu etkiler. Örneğin bir çiçek fotoğrafı çekiyorsanız en iyi görüneni çekmek bazı yaprakları kopmuş bir çiçeği çekmekten daha iyidir veya fotoğrafta anlatmak istediğinizle ilişkili değilse bir manzara fotoğrafı çekiyorsanız kadraj içerisine sızmaya çalışan parlak renkli arabaları veya çöp kutularını kadraj dışına almayı unutmamanız gerekir. Gökyüzü bazı zamanlar son derece renksiz ve cansız görünür. Bu tip bir görüntü fotoğrafınızın içerisindeki canlılığı tamamen alıp götürebilir. Bu yüzden gökyüzü renksizse fotoğraflarda kadraj dışında kalmalıdır. Bir insan, hayvan veya bitki fotoğrafı çekeceğiniz zaman ufuk çizgisinin konumu önem taşır. Objenizin daha ön planda olması için ufuk çizgisi objenizi ikiye bölmemelidir. Bu gibi çekimlerde fotoğraf makinesi farklı açılarla tutularak ufuk çizgisinin konumunu değiştirmek gerekir.

Derinlik
İki boyutlu bir fotoğrafa hayat verebilmek için derinlik gerekir. Bunu yapmak için ön, orta ve arka plan doğru objektif ve diyafram açıklıklarıyla kullanılmalıdır. Derinlik yaratmak için doğal bir çerçeve bir teknik olarak kullanılabilir. İlgi odağınızı orta alanda konumlandırıp ön plana da doğal bir çerçeve oluşturabilecek bir obje yerleştirebilirseniz fotoğrafı izleyenleri otomatik olarak ilgi merkezinize doğru yönlendirebilirsiniz. Daha önce de belirttiğimiz gibi geniş açılı objektifler perspektifi arttırırken tele objektifler daraltır. Bu iki tür objektif de derinliği arttırabilecek şekilde kullanılabilir. Geniş açılı bir objektif kullanıyorsanız ilgi merkezinin önüne ilgi çekici bir başka öğe yerleştirebilirsiniz. Tele objektifle çekim yapıyorsanız küçük bir alan derinliği kullanarak ilgi merkezinin ön ve arkasındaki bölgeleri fl ulaştırabilirsiniz. Örnek olarak bir hayvanın fotoğrafını çekiyorsanız fotoğraf makinenizi zemine yaklaştırıp çimenleri net olmayan bir çerçeve gibi kullanarak ve arka planda yine net olmayan ağaçlar veya yüksek otlar yerleştirerek ilgi merkezini çok daha güçlü bir etkiyle sunabilirsiniz. Bu sayede 3 boyutlu bir etki yaratmış olacaksınız.

Aktif alan
Hareket eden objelerin görüntüleri hareket eden objenin önünde hareketine devam edip içerisine girebileceği boş bir alan olduğunda çok daha etkili olur. Fotoğrafını çektiğiniz objenin gireceği bu alana aktif alan denebilir. Bu durumda hareket eden objenin arkasındaki alan da ölü alan olarak adlandırılabilir. Arkada kalan alan ne kadar büyük olursa fotoğraftaki dinamizm de o oranda ölür. Hareket eden objeler çekecekseniz hareketten kaynaklanan bir miktar bulanıklığa izin vermek ve objenizin önünde açık bir alan yaratmak fotoğrafın etkileyiciliğini arttırabilir. Aktif alan sadece hareket eden değil hareketsiz canlılar için de kullanılabilir. Örneğin fotoğrafını çektiğiniz obje sağa bakıyorsa objeniz fotoğraf karesinde de sola konumlandırılmış olmalıdır. Tam tersini yaparak fotoğraftaki gizemi arttırmak da mümkün olabilir.

Kurallar
Tüm diğer kurallar gibi bazen daha ilgi çekici ve etkin bir fotoğraf çekip başarıya ulaşmak için kuralı mevcut duruma uygun bir şekilde esnetmek veya yeniden yorumlamak gerekir. Burada anlattığımız kompozisyon kuralları birçok durumda fotoğraflarınızı daha etkili yapmak için yardımcı olsa da bazı durumlarda kompozisyon kuralları işe yaramaz ve fotoğraflarınızı yepyeni yaratıcı yollar kullanarak çekmeniz gerekebilir. Örneğin 1/3 kuralı ne kadar eski ve yaygın olursa olsun yaratıcılığınızı sınırlandırmamalıdır. Tüm fotoğraflarınızda bu kuralı kullanmanız durumunda hep aynı tarz fotoğraflara sahip olursunuz. Bazen ilgi merkezini farklı bir konuma getirmek daha etkili fotoğraflar oluşturmanızı sağlayabilir. Bazense istediğiniz etkiyi yaratmak için ilgi merkezini tam ortaya koymak gerekir. Örneğin yırtıcı bir hayvanın gözlerinin fotoğrafı izleyene odaklandığı hissini yaratmak için hayvanın gözleri tam merkeze yerleştirilebilir.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.