O

Çavuş
09 Nisan 2015
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme (?)
133 (Bu ay: 39)
Gönderiler Hakkında
O
6 gün
kız
tam işimi bitirmiş çıkıyorum. kızın biri bir imada bulundu. bir derdi var gibiydi. adeta kendisine yönelip bir iletişim başlatmamı. ya da en azından bu girişmde bulunmamı talep eder bir hali vardı. ne var olm demek veyahut durumu anlamak adına beklentiyi karşıladım. sonra kayboldu ortadan. gereken yapıldı işlem tamam mesajını ise bir başkası farklı bir yoldan ulaştırdı farkında olmayarak. ilginç şeyler bunlar.
O
6 gün
fındık
biri, birilerine, bir şeyler göstermeye çalışıyor gibi.

dün hava yağmurluydu evin önü gölet olmuş. fındık almaya gidecektim. göletten arabaya yürüyemeyince kuru taraftan yakın bakkala yayan gideyim dedim. hava durumundan dolayı dışarıda pek insan yok. tahmin edebileceğiniz gibi. tam bakkala girmeye yakın. bir araba(otomobil) dolusu insan bakkala gelip bir şeyler alıp sıraya girdi falan. ben çıkmaya yönelince de bahaneleri bitirip yavaş yavaş dağıldılar. tesadüf mü anlamak için bir süre oyalanıp çıktıktan sonra da havayı kokladım biraz. aynı sakinlik sürüyordu. izdiham bana özel olarak isdah edilmiş gibiydi. enteresante.
O
geçen hafta
Büyü( hala yapan kalmış mıdır)
VAr mı yok mu tartışmalarına girmeyeceğim. bütün kadim inançlarda varsa anlamlıdır ki günümüze kadar gelmiştir diye bakıyorum. Ama teknoloji çağında, büyük veri çağında sizce hala büyü tarzı şeylerden medet uman ve kendini ateşe atanlar kalmış mıdır. yoksa böyle manipülatif niyeti olan herkes artık teknolojiye mi yönelir. Bana göre geleneksel büyünün hala farklı etkileri var. Kiracı olarak kaldığım evde birkaç kez at nalı şeklinde bir obje dikkatimi çekmişti, görünür olmayan bir yerde konumlanıyordu ve tesadüfen görmüştüm. en son dayanamadım ,aklıma esti ve ne olur ne olmaz diye evin dışına çıkardım.

siz bu konularda nasıl düşünüyorsunuz. Ben fenerbahçenin durumunu da büyüye bağlıyordum bir dönem. Hatırlarsınız Aziz kaleyi okuttu vb haberleri vardı. Ali koç dönemindeki bu basiretsizliği de başka türlü açıklayamıyorum
O
2 hafta
şüphecilik ( sizce normal mi)
yaşadığım ve beni şüphelendiren ilgincimsi bir olayı anlatayım da fikrinizi verin.

5 katlı binanın 2. katında oturuyorum. bir de çatı katı var anten mantenlerin olduğu ve bu çatı girişi pimapen kapısı var. bugün tanımadığım 2 kadın gelip kapımı çaldı. ellerinde pimapen kapı anahtarı bana uzattı biri ' ıı şey belki size sesi gelmiyordur ama, çatının plastik kapısı açık kaldığında rüzgarda çok çarpıyor o yüzden biz de kullanan kişi kapatsın da çarpmasın diye anahtar dağıtıyoruz.' dedi ben de boş bulunup anahtarı aldım. deminse aklıma şu geldi amk ben 2. kattayım ne işim olur çatı katıyla ayrıca aylardır o kapı hep açık yeni mi çarpmaya başladı. hem böyle bir sorun varsa sitenin yöneticisi var. cartı var. curtu var. sen bilirkişi misin sen uzman mısın/ (böyle bir swf de vardı). acaba bunun altında bir şey ola bilir mi. şüphecilik bir eğilim midir. yoksa insanların yaşadıkları şeyler onları daha temkinli ve datycı olmaya mı iter. bu arada sorduğum tek bir soru ve karşılığında aldığım plansız reaksiyondan yola çıkarak olayın yazma/yavşama girişimi olmadığından emin oldum.

sizce söyledikleri doğru mu. zebanisiz bir olay olduğunun altını çizmeliyim
O
2 hafta
su
galiba bu ara beynimde fazlasıyla mevcut. yanlış alarmlar verdiriyor. bari fuzuliden su kasidesi paylaşalım

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere göz yaşımdan
su saçma ki, bu kadar (çok) tutuşan ateşlere su fayda
vermez.)


Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su
(Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa
gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök
kubbeyi kaplamıştır, bilemem..)


Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra su
(Senin kılıca benzeyen keskin bakışlarının zevkinden
benim gönlüm parça parça olsa buna şaşılmaz. Nitekim
akarsu da zamanla duvarda, yarlarda yarıklar meydana
getirir.)


Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su
(Yarası olanın suyu ihtiyatla içmesi gibi, benim
yaralı gönlüm de senin ok temrenine, ok ucuna benzeyen
kirpiklerinin sözünü korka korka söyler.)


Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su
(Bahçıvan gül bahçesini sele versin (su ile
mahvetsin) , boşuna yorulmasın; çünkü bin gül bahçesine
su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.)
Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna
Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su


(Hattatın beyaz kâğıda bakmaktan, kalem gibi,
gözlerine kara su inse (kör olsa, kör oluncaya kadar
uğraşsa yine de) gubârî (yazı) sını, senin yüzündeki
tüylere benzetemez.)
Ârızun yâdıyla nem-nâk olsa müjgânum n'ola
Zayi olmaz gül temennâsıyla virmek hâra su
(Senin yanağının anılması sebebiyle kirpiklerim
ıslansa ne olur, buna şaşılır mı? Zira gül elde etmek
dileği ile dikene verilen su boşa gitmez.)


Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîğ
Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su
(Gamlı günümde hasta gönlümden kılıç gibi keskin olan
bakışını esirgeme; zira karanlık gecede hastaya su
vermek hayırlı bir iştir.)
İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su
(Gönül! Onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste
ve onun ayrılığında duyduğum hararetimi yatıştır,
söndür. Susuzum bu defa da benim için su ara.)
Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su


(Nasıl sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su
içmek hoş geliyorsa, ben senin dudağını özlüyorum,
sofular da kevser istiyorlar.)
Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr
Âşık olmış galibâ ol serv-i hoş-reftâra su
(Su, her zaman senin Cennet misâli mahallenin
bahçesine doğru akar. Galiba o hoş yürüyüşlü, hoş
salınışlı; serviyi andıran sevgiliye aşık olmuş.)
Su yolın ol kûydan toprağ olup dutsam gerek
Çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su
(Topraktan bir set olup su yolunu o mahalleden
kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, onu o yere
bırakamam.)


Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su
(Dostlarım! Şayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem,
öldükten sonra toprağımı testi yapın ve onunla
sevgiliye su sunun.)
Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger
Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su
(Servi kumrunun yalvarmasından dolayı dikbaşlılık
ediyor. Onu ancak suyun eteğini tutup ayağına düşmesi
(yalvarıp aracı olması bu dikbaşlılığından)
kurtarabilir.)
İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
Gül budağınun mizâcına gire kurtara su
(Gül fidanı bir hile ile (meşhur gül ve bülbül
efsanesindeki gibi yine) bülbülün kanını içmek
istiyor; bunu engelleyebilmek için suyun gül
dallarının damarlarına girerek gül ağacının mizacını
değiştirmesi gerekir.)
Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr'a su
(Su Hz. Muhammed'in (s.a.v) yoluna uymuş (ve bu hâli
ile) dünya halkına temiz yaratılışını açıkça
göstermiştir.)
Seyyid-i nev-i beşer deryâ-ı dürr-i ıstıfâ
Kim sepüpdür mucizâtı âteş-i eşrâra su
(İnsanların efendisi, seçme inci denizi (olan Hz.
Muhammed'in s.a.v) mucizeleri kötülerin ateşine su
serpmiştir.)
Kılmağ içün tâze gül-zârı nübüvvet revnakın
Mu'cizinden eylemiş izhâr seng-i hâra su
(Katı taş, Peygamberlik gül bahçesinin parlaklığını
tazelemek için (ve onun) mucizesinden dolayı su
meydana çıkarmıştır.)
Mu'cizi bir bahr-ı bî-pâyân imiş âlemde kim
Yetmiş andan min min âteş-hâne-i küffara su
(Hz. Peygamberimiz'in mûcizeleri dünyada uçsuz
bucaksız bir deniz gibi imiş ki, ondan (o
mucizelerden) , ateşe tapan kâfirlerin binlerce
mâbedine su ulaşmış ve onları söndürmüştür.)
Hayret ilen barmağın dişler kim itse istimâ
Barmağından virdügin şiddet günü Ensâr'a su
(Mihnet günü Ensâr'a parmağından su verdiğini (bir
mucize olarak parmağından su akıttığını) kim işitse
hayret ile (şaşa kalarak) parmağını ısırır.)
Dostı ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su
(Dostu yılan zehri içse (bu zehir onun dostu için) âb-
ı hayat olur. Aksine düşmanı da su içse (o su,
düşmanına) elbette yılan zehrine döner.)
Eylemiş her katreden min bahr-ı rahmet mevc-hîz
El sunup urgaç vuzû içün gül-i ruhsâra su
(Abdest (almak) için el uzatıp gül (gibi olan)
yanaklarına su vurunca (sıçrayan) her bir su
damlasından binlerce rahmet denizi dalgalanmıştır.)
Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl
Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su
(Su ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan
taşa vurarak ömürler boyu, durmaksızın başıboş gezer.)
Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su
(Su, onun eşiğinin toprağına zerrecikler halinde ışık
salmak (orayı aydınlatmak) ister. Eğer parça parça da
olsa o eşikten dönmez.)
Zikr-i na'tün virdini dermân bilür ehl-i hatâ
Eyle kim def-i humâr içün içer mey-hâra su
(Sarhoşlar içkiden sonra gelen bat adrysını gidermek
için nasıl su içerlerse, günahkârlar da senin na'tının
zikrini dillerinde tekrarlamayı (dertlerine)
derman bilirler.)
Yâ Habîballah yâ Hayre'l beşer müştakunam
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su
(Ey Allah'ın sevgilisi! Ey insanların en hayırlısı!
Susamışların (susuzluktan dudağı kurumuşların) yanıp
dâimâ su diledikleri gibi (ben de) seni özlüyorum.)
Sensen ol bahr-ı kerâmet kim şeb-i Mi'râc'da
Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâra su
(Sen o kerâmet denizisin ki mi'râc gecesinde feyzinin
çiyleri sabit yıldızlara ve gezegenlere su ulaştırmış.)
Çeşme-i hurşîdden her dem zülâl-i feyz iner
Hâcet olsa merkadün tecdîd iden mimâra su
(Kabrini yenileyen (tamir eden) mimara su lazım olsa,
güneş çeşmesinden her an bol bol saf, tatlı ve güzel
su iner.)
Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânuma
Var ümîdüm ebr-i ihsânun sepe ol nâra su
(Cehennem korkusu, yanık gönlüme gam ateşi salmış,
(ama) o ateşe, senin ihsan bulutunun su serpeceğinden
ümitliyim.)
Yümn-i na'tünden güher olmış Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsândan dönen tek lü'lü şeh-vâra su
(Seni övmenin bereketinden dolayı Fuzûlî'nin (alelâde)
sözleri, nisan bulutundan düşüp iri inciye dönen su
(damlası) gibi birer inci olmuştur.)
Hâb-ı gafletden olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Eşk-i hasretden tökende dîde-i bîdâra su
(Kıyamet günü olduğu zaman, gaflet uykusundan uyanan
düşkün (yahut aşık) göz, (sana duyduğu) hasretten su
(gözyaşı) döktüğü zaman,)
Umduğum oldur ki rûz-ı haşr mahrûm olmayam
Çeşm-i vaslun vire men teşne-i dîdâra su
(O mahşer günü, güzel yüzüne susamış olan bana vuslat
çeşmenin su vereceğini, beni mahrum bırakmayacağını
ummaktayım.)
O
3 hafta
mış gibi
.........
O
3 hafta
gerçek olamayacak kadar
bugün bir kızla karşılaştım. gerçek olamayacak kadar mükemmeldi. bütün ince ayrıntılara varana kadar fiziksel ve davranışsal özellikleri üzerinde toplamış gibi görünüyordu. hani böyle bir şey mümkün elbette de bütün bunların 20-25 dk sığması biraz düşündürücüydü.

normalde kadınlar hakkında şöyle tespit ve düşüncelerim vardır. internetin sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla, insanlar hakkında bilgi edinmek kolaylaştı. kadınlar da ilişkilere biraz hatta bayağ çıkarsal baktıklarından her şeyde stratejik davranıyorlar. bir kadının elinde yeterince veri olsa bir erkeğin eski yıllarını araştırsa analiz etse bilgi toplasa falan kısmen ona hitap edecek şekle bürünebilir. ilgisini çekebilir. birbirlerine bilgi-erkek paslama, destek olma, hatta bazen güç birleştirip, bir çıkar varsa ortak yaralanma gibi örneklere bile rastladım. o nedenle uzun yıllardır karşılaştığım bir kadında ilgimi çeken herhangi bir şey görsem kesin altında bir bit yeniği vardır, bir bilgi transferi almıştır gibi düşüncelere gark olur ve ciddiye almam. bunların yokluğundan emin olmak isterim.

ama bu seferki farklıydı. hani ütopik/distopik filmler vardır ya. yapay zeka sizin izlediğiniz filmlerden tut biyokimyanıza kadar her şeyi analiz eder. kalp atışınız göz bebekleriniz ve ter bezlerinizin verdiği tepkilere kadar öler biçer ve sizin en mükemmel bulacağınız karakteri kurgusal olarak yaratır ya.. metaverse gibi bir dünyada bu mümkün ama gerçek hayatta bu kadarı..pes.
O
3 hafta
halihazırda
insan düşüncelerinin de tıpkı davranışları gibi bir örüntüsü vardır.

benzer durumlarda nasıl çıkarımlar yapacak, hangi yargılara varacak, tahmin edilebilir.

ve bir kimse için bunu çözebilirsek..
O
3 hafta
soğutma çalışmaları
yangın kontol altına aldındıktan sonra garanti olsun diye yapılan soğutma çalışmaları
O
3 hafta
yazar gibi
kalemi alıp yazar gibi yapsak

yada

yabancı bir ülkede kitapları çok satan bir yazar gibi davransak

veyahut

trafik kurallarını ihlal eden birine ceza yazar gibi

bir de

karşı cinsten bir kimseye yazar gibi
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.