| Yaşım 18. 2 senedir bu durumdan şikayetçiyim. Gerçekten sinir bozucu bir durum. Göğüs ucum arada bir şişiyor ve bastırınca iniyor. Düz tshirt giydiğimde kabak gibi ortaya çıkıyor dalga konusu oluyorum. O kadarda şişman değilim, şişman arkadaşlarımın bile göğüsleri düz. Jinekomasti de değil, spor hocama sorduğumda yağ bezi dedi çok antrenman ile gideceğini söyledi yalnız hala var ve gittikçe büyüyor. Ne yapmam gerek ? |
|
Yaşım 18. Biliyorum daha gencim ve ileride daha çok şey görücem. Belki de 2 ay sonra dönüp şu an yaşadığım anlamsız hislerime bakıp güleceğim. Bir kıza aşık oldum. Sevgilisinden yeni ayrılmış bir kıza. Şu an bahsettiğim olay 2 ay önceki olay. Her gece üşenmeden konuştuk. Ama o hala onu seviyordu, biliyordum. Pes etmedim, unutturacaktım, emindim buna evet kesinlikle emindim. Kız da yavaş yavaş alışmaya başladı bana. Aynı yerde çalışıyorduk aslında sıkı da bir arkadaşlığımız vardı. Bu kıza açıldım, verdiği cevap ben hala ona aşığım cevabı oldu. Yıkılmadım devam ettim. Pes etmedim. Asla pes etmedim. Daha sonra 1 aylık bir süre zarfından sonra benimle konuşmak için çağırdı. Şu cümleleri söyledi ; -Sana karşı boş değilim artık. Bu cümleyi söylediği an dünyanın belki de en mutlu adamıydım. Ama zaman gerekli dedi hazır değilmiş. Geçen cumartesi buluştuk 2 lafladık bu pazar akşamı beraber sinemaya gidecektik hemde onun seçeceği filme romantik film olsun demişti. Pazar akşamı nolduysa oldu ve birden mesaj atmayı kesti. Pazartesi hiç konuşmadık ve salı bugün yazdım hayırdır noldu diye. Yine cevap yok ve şu an bile çevrimiçi. Sanırım eski sevgilisiyle barıştı ama bana artık onun hayatında olmadığını söylemişti, yalanmış. Emin değilim ama öyle hissediyorum. İşin kötü tarafı ise yarın iş yerinde karşılaşacak olmamız. Ne yapacağımı bilemiyorum... Sizinde boş bir konu yüzünden zamanınızı çaldım, bağışlayın. |
|
Arkadaşlar daha tanıtım aşamasında hikayem ve burada sizinle paylaşmaktan onur duyarım, devamı gelecektir, buyurunuz. Tik,tak,tik,tak...Zifiri karanlık bir odanın içinden gelen saatin sesleri kulağımı tırmalıyordu.Kendi şehrimde tutsaktım.Bir mapushane,hayır mapushane bile değil. Bir mağara.Penceresi,girişi,çıkışı dahi olmayan bir mağara.36 saattir buradayım.Çoktan kafayı yemiş duruma geldim.Zemin o kadar sert ki bir balyozla bile delip çıkamam. Duvarları o kadar kalın ki ses bile gitmez.Demir bir kapıdan ibaret ve başında bir nöbetçi. O da saat başı geliyor. Tam 36 saattir kuru ekmek ve su ile besleniyorum. içerisi çok soğuk,üşüyorum.Üstümde kısa kollu bir beyaz gömlek ve yırtık bir kumaş pantolon giyiyorum.Adım Miller. Andorra şehrinin askeri birlik komutanı ve aynı zamanda kral Muhbiri'yim.Sene 1547. Şimdi sizlere neden bu lanet yerde olduğumu anlatayım. Bundan 1 hafta önce... Kral Andis artık kendisinin doruklarındaydı.Beni bir köle olarak kullanmaya başlamıştı.Bundan haz almıyordum.Canımı yakıyordu,beni sinir ediyordu.Sanki kolaymış gibi, hep bir yerleri feth ettirme çabasında idi. Bundan ziyade görev dışında köle muamelesi yapıyordu. Ondan bıkmıştım.İlk adımım görevimden istifa etmek olurdu tabi. Hemen bir yazılı açıklama hazırladım ve Andis'e ilettim. Andis istifa dilekçesini okuyunca çılgına döndü.Elinde ki şarap şisesini bana fırlattı.İçim köpürüyordu.Yanımda ki muhafızlar bir şey yapacağımı anlayıp yanıma doğru geldiler.Muhafızlar olmasa Andis'in son nefesini görebilirdim. -Bu da ne demek oluyor? diye ayağa kalktı Andis.Ağzından çıkan tükürükler ile. -Üzgünüm kralım.Her şeyin bir sonu vardır.Artık yoruldum.Birazcık dinlenmeye ihtiyacım var.Koskoca Andorra'da benden daha iyi komutanlar var.Yerime başkası geçebilir.Benimiçin bu kutsal görev buraya kadar ama yanlış anlamayın vatanıma hizmet etmeyi bırakmıyorum her zaman kalbim Andorra için atacaktır.Hala sizinleyim sadece görevimden uzağım.KRALIM!daha nice savaşlar olacaktır.O savaşların başında Andorra ordusunu yönetmekle müteşekkir olurum. Bu etkili konuşmamdan bir şeyler çıkarmış gibiydi.Yüzünde ki o sinir bozucu duruş kayboldu,sakinleşti. -Peki dilediğin gibi olsun.Mızrağını ve miğferini yere bırak ve çık. Dedi Andis. Dediği gibi yaptım ve hızlı adımlar ile oradan uzaklaştım. Artık özgürüm ve krala bağımlı değilim yanlız muhbirliğim devam ediyordu.Kral ile aramda ki bağı tamamen kopartabilmek adına ona ihanet etmeliydim ama işte bunun cezasını düşünemedim çünkü aptalım. Andorra'nın en büyük düşmanı olan Novgorodlar ile irtibata geçtim.Tüm ülkenin askeri bilgisini,ekonomisini,gizli kapılarını,kalenin zayıf taraflarını,nüfusu daha bir çok bilgiye karşılık makul bir fiyata anlaştık.Novgorod bize 15 km uzaklıkta idi. Alışverişimizi şehirden 5 km uzaklıkta ki Songhay ormanlarında gerçekleştirecektik.Şehrin krokisini çizdim,tüm gizli yerleri bir perşomen üzerine kaydettim.Artık hazırdım.Çantamı aldım ve çıktım. Andorra'da sadece benim bildiğim bir gizli çıkış var.Oradan çıkıyordum.Eğer ana kapıdan çıkarsam fark edilirim ve bu kralın kulağına giderse hiç hoş olmazdı.O gizli tünele giderken aklımda Aragorn'un kahramanlığı geliyordu onu düşünerek hareket ediyordum.Bunu başarabilirdim evet bunu yapabilirdim. Tünele geldim.Girişi örümcek ağları ile doluydu belli bile olmuyordu bir çıkış olduğu.Çünkü bu çıkış bir lağam ve kimsenin umrunda dahi olmazdı. Ağlardan kurtuldum büyük bir alkışı hakettim herhalde.Çok iyi gidiyordum.Takip edilmiyorum,evet kesinlikle takip edilmiyorum. Tünel iğrenç kokuyordu.Girişte ki farelerigörürseniz aklınız dururdu.Hepsi bir kedi boyunda. Farelere fobim yok ama nefret ederim. Tünelde tehlikeli yılanlar da var biliyorum eğer biri sokarsa işim biter.Yani uğraşmam gereken 2 şey var;Tünelden çıkmak ve yılanlar.Yılanlardan nefret ederim ve fobim var, korkarım. Tünel karanlıktı.Ateşimi yaktım ve ilerliyorum. Ahh,lanet olsun her yer örümcek ağı.Örümcekler ve yılanlar hepsine lanet olsun.Hep yanımda bir kurtun dolaşmasını istemişimdir.İlerlemeye devam ediyorum.Kimse benim burda olduğumu bilmiyor. --------------------------- Tünelden çıktım. Kır saçlarımın üstünde örümcek ağları ile dolmuş, onları temizleyerek yoluma devam ediyorum. Çantamdan çıkardığım elmamı ısırdığımda doğanın güzelliği uyanıyor içimde. Sanki cennetteyim. Uzaktan Songhay ormanları gözüküyor. Esen ılık bir rüzgar... Bu hissi kelimelere dökemem. Doğanın kokusu ile yoluma devam ediyorum, az kaldı birazdan orada olacağım. 33 yaşında ki birine göre baya hızlıyım o kadar da yaşlı sayılmam aslında ama saçlarım cidden beyazlaşmaya başladı. Sebebi ise malesef ki işimden dolayı beni oldukça yoruyor. Yolda ilerlemeye devam ediyorum. Bir anda o doğanın güzelliği kayboldu, kara bulutlar üzerimde dolanmaya başlıyor. Bu gece fırtına var. Songhay ormanlarına vardım. Yağmur hafiften yağmaya başladı. Nedendir bilmiyorum ama içimde bir ürperti var. Kurtların ulama sesleri kulağıma geliyor. Ürperti yok olmaya başladı yalnız korkuya dönüşüyordu. İlerliyorum, yağmur hızlandı. Ormanda ayak sesleri duymaya başlıyorum ama insan mı yoksa hayvan mı çıkartamıyorum. Hızlı adımlar ile buluşma noktasına gidiyorum. Orman hala eski savaşın izlerini taşıyor. İskeletler, yaylar, oklar, çamura batmış kılıçlar. Garip bir koku duyuyorum. Hızlı bir rüzgar daha esiyor. Bir şeyler yaklaşıyor, bir kötülük, iblis neler oluyor bana anlamıyorum... BURADA!!! Sağıma dönüyorum. Gözlerimin içine doğru hızlıca gelen oku görüyorum. Ayağım yerden kesiliyor, hiç bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. Çaresizim... Ve sırtımı dönmekle yetiniyorum. Ok sırtıma saplandığı gibi yere yığılıyorum. Sırtım yanıyor, lanet olsun çok acıyor. Kafamı kaldırdığım da ağaçların tepelerinde okçuları görüyorum. En az 20 okçu. Sırtım çoktan kanamaya başladı. Ne olduğunu çözemiyorum. Ve boğazımda bir soğukluk hissediyorum. Biri boğazıma bıçak dayıyor. Okçuların hepsi pür dikkat yaylarını çekmiş bekliyorlar. Ve bıçağı tutan kişinin ağzından çıkan 2 kelimeyi duyuyorum; -DEMEK İHANET HA! Wattpad linki :https://www.wattpad.com/myworks/67217555-benim-adim-miller |
| Kasanın usb girişi çalışmıyor.Flash belleği taktığım zaman okumuyor ama arka taraftan takınca okuyor.Mikrofon ve kulaklık da dahil olmak üzere önden okumuyor ama arkaya taktığımda okuyor.Sebebi nedir nasıl düzeltirim? |
|
Sistem özelliklerim imzam da var oyun önerir misiniz?Güncel olursa sevinirim. FarCry 4 ,Dying Light,Skyrim,Call Of Duty serisi hariç. |
| Kasadan bazen garip rahatsız edici elektrikli süpürge sesine benzeyen bi tarz ses geliyor ama en çok oyun oynarken geliyor ve hangi parçadan geldiğini çözemedim , yardım edebilecek var mı ? |
|
Arkadaşlar konuyu nereye açacağımı bulamadım buraya açmaya karar verdim. Salı günü abimle pc topladık sistem şu ; İşlemci:Intel Core i5 4460 1150 3.2GHz 6MB Önbellek 22nm İşlemci RAM: Kingston 8GB (2x4GB) HyperX Savage RED DDR3 1600MHz CL9 XMP Ram Ekran Kartı: Sapphire R9 280 DUAL-X GDDR5 3GB 384Bit AMD Radeon Anakart: MSI Z97 PC Mate Intel Z97 Kasa :XIGMATEK ASGARD 382 PURE BLACK EDITION 500W MidT ATX SİYAH KASA Harddisk :WD 3.5" 1TB Caviar Blue SATA 3.0 7200Rpm 64MB Cache Harddisk Bu sistemi aldım elektrik faturasından korkuyorum günde 8 saat açık olursa elektrik faturası kabarık gelir mi ? |
| Düne kadar Laptop kullanıyordum.Toplama pc almaya karar verdim.Yalnız modem kablosuz pcye nasıl bağlayabilirim? |
| Sadece monitör ve klavye+kulaklık+mouse değişecek takım olarak öneriniz var mı? < Resime gitmek için tıklayın > |
Daha sonra lafa daldik falan ayaküstü 15 dakika konuştuk.Daha sonra gitmesi gerektiğini söyledi, tekrar görüşebilir miyiz diye sordum tabiki yarin sahilde seni bekliyor olacağım dedi. Ertesi gün sahile gidemedim ama akşam dışarı çıktığımda yine ayni yerde kitapcida karşılaştık. Daha sonra yolda yurumeye başladık bir sigara yaktı banada uzattı, normalde sigaradan tiksinen bir insanım ama o an icesim geldi.Herneyse tatilimin yarısı onunla gecti sabah akşam buluşuyorduk beraber yüzüyorduk beraber yemek yiyorduk hergun sabah 11den gece 1. e kadar benimleydi. Yalnız bu kıza kendimi kaptirmamaliydim ama kalp bu dinlemiyor ve kizla ayni sehirde oturmuyorduk.Dun aksam beni aradı gideceğini söyledi. Son kez görüşelim dedi.Gittim yanına son kez sarıldık ve bir fotograf çektirdik.Omrum boyunca unutamayacağım güzel anilar yasatti bana.Sorun su ki ben 15 dakikada konustugum kiza tutuluyorum ayran gönüllük değil bu bence nedir benim sorunum aklım nerede benim?