D

Onbaşı
13 Mart 2011
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
1 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
D
10 yıl
Xbox Live ve oyun ilk açılışındaki update
Merhaba,

Xbox Live'a bağlıyken oyun açarken eğer oyunu ilk kez Xbox Live'a bağlıyken açıyorsak 3mb boyutunda bir güncelleme yapıyor ve güncelleme yapılmazsa Xbox Live'ın offline olacağını yazıyor. Bu güncelleme normal mi? Ne işe yarar? Şuana kadar DiRT3 ve GTA: Episodes From Liberty City oyunlarında bu güncellemeyi yaptı. Dashboard sürümü 14699.

Teşekkürler.
D
11 yıl
İşte en çok güvenilen markalar
Otomobilden beyazeşya, marketlerden bankalara kadar bir çok alanda yapılan memnuniyet testinde ilginç sonuçlar çıktı.

Müşteri memnuniyetinde Renault sonuncu, Toyota lider

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından açıklanan Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi (TMME), tüketici beklentileriyle ilgili ilginç sonuçları ortaya koydu.Müşteriler, kendileriyle yakından ilgilenen markaları öne çıkarırken, tüketici memnuniyetini geri planda tutanlara ise kötü not verdi. Araştırmada, binek otomobil sektöründe faaliyet gösteren Toyota, 82 puanla lider oldu. Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) altında faaliyet gösteren Renault ise 71 puanla sonuncu sırada yer aldı. Ayrıca ankette yerel zincir marketler sıralamasında BİM, Metro, Migros, Carrefoursa, Tansaş ve Şok gibi markaları geride bırakarak birinci oldu.

Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi'nin 2010 yılı son çeyrek raporları KalDer Başkanı Hamdi Doğan tarafından açıklandı. Türkiye'de müşteri memnuniyeti, bir önceki yıla göre yüzde 0,7 puan artarak 75,8'e yükseldi. Amerika'da ise bu oran 75,3 seviyesinde. 81 ilde toplam 10 bin 812 müşteri görüşmesi sonucu gerçekleştirilen araştırma, sektörlerdeki müşteri memnuniyetini de açıkça ortaya koydu.

< Resime gitmek için tıklayın >

Çalışma kapsamında 25 sektörde 150'ye yakın kuruluşu ölçümlediklerini belirten Hamdi Doğan, Türkiye'deki sonuçları Amerika ile kıyasladıklarında, elde edilen verilerin yatırımcılara bilgi aktarması, firmaların kendi çalışmalarını yeniden gözden geçirmeleri noktasında etkili bir veri olduğunu söyledi. Her dönem farklı sektörler olmak üzere 3'er aylık dönemlerde elde ettikleri sonuçları hem şirketlerle hem de kamuoyuyla paylaştıklarını aktaran Doğan, firmaları belirlerken, sektörlerinin yüzde 80 piyasasına sahip markaları ölçtüklerini belirtti.

Araştırmada önceki yıl verilerine göre 1'er puan gerileyen ulusal kargo dağıtımı sektörü 77'de, bireysel bankacılık sektörü ise 72 puan seviyesinde kaldı. Endeks, beyaz eşyada 78, binek otomobilde 76, zincir marketlerde ise 78 seviyesini korudu.

Aracı kurumlarda marka ölçülmezken, sigorta sektöründe Anadolu Sigorta, televizyon sektöründe Philips, beyaz eşyada Bosch, binek otomobilde Toyota, zincir marketlerde BİM, ulusal kargo dağıtımında MNG Kargo, bireysel bankacılıkta özel bankalarda İş Bankası, kamu bankalarında Ziraat Bankası müşteri memnuniyetinde birinci sırada yer aldı. Ayrıca akaryakıt istasyonları, havayolları ve gıda sektörü firmalarının müşteri memnuniyetlerini artırdıkları da raporda ön plana çıktı.

Zaman

http://www.habervaktim.com/haber/177993/iste_en_cok_guvenilen_otomobil_markasi.html
D
11 yıl
Necip Fazıl'ın Gençliğe Hitabesi
Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre... Birincisi iki buçuk asır... Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet... İkincisi üç asır... Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet... Üçüncüsü bir asır... Allahın, Kur'ân'ında 'belhüm adal-hayvandan aşağı' dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret... Ya dördüncüsü? .... Son yarım asır! .. İşgâl ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında ebedî helâke mahkûmiyet... İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören... Bunları, yükseltici aşk, süründürücü satıhçılık, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilâkı yeni bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik...

Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün 'dikey'leri 'yatay' hale getirecek bir çığlık kopararak 'mukaddes emaneti ne yaptınız? ' diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...

Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin dâvacısı bir gençlik...

Halka değil, Hakka inanan; meclisinin duvarında 'Hakimiyet Hakkındır' düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik...

Emekçiye 'Benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar sen kendine acıyamaz, kendini koruyamazsın! Ama sen de, zulüm gördüğün iddiasıyla, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başı boş bırakılamazsın! ' diyecek... Kapitaliste ise 'Allah buyruğunu ve Resûl emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın! ' ihtarını edecek... Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrâkine sahip bir gençlik...

Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı, Türk'ün de yine bir buçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını, her sistem ve mezheb, ortada ne kadar illet varsa devasının ve ne kadar cennet hayâli varsa hakikatinin İslâmda olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna, İslâm âlemine ve bütün insanlığa model teşkil edecek bir gençlik...

'Kim var? ' diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert 'ben varım! ' cevabını verici, her ferdi 'benim olmadığım yerde kimse yoktur! ' fikrini besleyici bir dâva ahlâkına kaynak bir gençlik...

Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nispetle usûle, stratejiye uygun bir gençlik...

Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle, zifirî karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık mâdeniyle sahtesini ayırdetmekte kuyumcu ustası bir gençlik...

Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, demagog politikacısı, çıkartma kâğıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, takma diş fabrikası, fuhuş albümü gazetesi, mümin zindanı mâbedi, temeli yıkık ailesi, hâsılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldığı zehirli tesiri üzerinden atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik...

Annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa, gelmiş ve geçmiş bütün eski mümin nesillerden hiçbirini beğenmeyecek, onlara 'siz güneşi ceplerinizde kaybetmiş marka müslümanlarısınız! Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi! ' diyecek ve gerçek müslümanlığın 'nasıl'ını ve 'ne idüğü'nü her haliyle gösterecek bir gençlik...

Tek cümleyle, Allahın, kâinatı yüzü suyu hürmetine yarattığı Sevgilisinin fezayı bütün yıldızlariyle manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak, ve O'ndan başka hiçbir tutamak, dayanak, sığınak tanımayacak ve O'nun düşmanlarını ancak kubur farelerine lâyık bir muameleye tâbi tutacak bir gençlik...

İşte bu gençliği, bu gençliğin ilk filizlerini karşımda görüyorum. Şekillenmesi, billurlaşması için 30 küsur yıldır, devrimbaz kodomanların viski çektiği kamış borularla kalemime ciğerimden kan çekerek yırtındığım, paralandığım ve zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allaha hamd etme makamındayım. Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil! Allahın selâmı üzerine olsun...

Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!

Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es! ...

Necip Fazıl Kısakürek
D
11 yıl
Şeyh EDEBALİ’nin Osman Gazi’ye Nasihatı
“Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana… Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana… Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..

Ey Oğul!

Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize va’dedilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.

Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.

İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir…

Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözüpek) derler.

En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.. (Bu nasihat Osmanlı’yı 600 sene yaşatmıştır.) İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!..

Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı… Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..

Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!.. Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.

Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.

Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın…”


Ecdadımız Osmanlı Devleti'nin kurucularından ŞEYH EDEBALİ'nin Osman Gazi'ye ve tüm Osmanlılara nasihatini, hitabesini paylaşmak istedim. Heralde bir sakıncası yoktur.[/]
D
11 yıl
SON DAKİKA: Libya Hükümeti Bütün Askerlere Ateşkes Emri Verdi!
Libya'dan yeni açıklama

Libya hükümetinden operasyonlara ilişkin yeni açıklama geldi.

Libya hükümeti, bütün askerlere ateşkes emri verildiğini duyurdu.

AYRINTILAR GELİYOR

http://www.habervaktim.com/haber/176481/libyadan_yeni_aciklama.html
D
11 yıl
"Libyalı Çocuk".
....
Şimdi sen ölüyorsun Libyalı çocuk Senden on sene önce öldü Iraklı çocuk Senden
kırk sene önce Vietnam'da Nepal'de yandı bir çocuk Senden altmış altı sene önce
Hiroşima'da şeker yiyemeden öldü bir çocuk Senden doksan sene önce öldü
Anadolu'da beşikte bir çocuk Şimdi sen ölüyorsun Libyalı çocuk Keşke, ama keşke
parayı hiç bulmasaydı Lidyalı çocuk...


< Resime gitmek için tıklayın >
D
11 yıl
Rusya'dan Libya operasyonuna tepki!
Rusya, Batılı güçlerin Libya'ya askeri operasyon başlatma kararlarını üzüntüyle karşıladığını açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aleksardır Lukaşeviç yaptığı yazılı açıklamada, "Bir dizi ülkenin hava kuvvetleri, 19 Mart'ta Libya'ya karşı askeri eylemlere başladı. Moskova, bu askeri eylemi üzüntüyle karşılamaktadır" dedi.

AA

http://www.habervaktim.com/haber/176298/rusyadan_libya_operasyonuna_tepki.html
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.