T

Yarbay
12 Aralık 2010
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
45 üye
Görüntülenme (?)
220 (Bu ay: 7)
Gönderiler Hakkında
T
5 ay
Kidega önerir misiniz?
Selam arkadaşlar.

Genelde kitap alışverişlerim için amazonu kullanıyorum. 1 aya kadar hemen her kitabı en ucuz ve hızlı ulaşım sayesinde alabiliyordum.

Ancak bu ay aradığım kitaplar amazonda yok.

En ucuz olarak kidega'da gördüm. dAHA önce kullandığım bir yer değil. Hakkındaki yorumlar da pek iyi değil.

yüzde 5-10 indirim için eziyet mi çekerim? amazon'un stoklarını mı bekleyeyim?

kidega deneyimlerinizi aktarır mısınız?
T
2 yıl
Eurovision oylamasında Türkiye'yi birinci yapıyoruz
Merhaba arkadaşlar. Eurovision resmi kanalı, 2008 yılındaki yarışmayı bu gece yeniden yayınladı ve yeniden halk oylamasına sundu.

Bu link (https://www.menti.com/dmkedxc7cc) aracılığıyla oy kullanıp, Mor ve Ötesi'nin harikulade şarkısını hak ettiği yere, birinciliğe taşımaya var mısınız?

Oyunuzun geçerli olması için 1 puana kadar oy vermelisiniz. Yunanlara, Ruslara ve Ukraynaya oy vermeyin. Bunlar direkt birincilik adayı. 12'yi Türkiye'ye kullanın ve gerisini, fransa, ispanya gibi çer çöp ülkelere kullanın.
T
2 yıl
Artık Cami Yapmayı Bırakın!
öncelikle kafir, ateist, din düşmanı diyecek berduşlar için yazayım, elhamdülillah dibine kadar müslümanım. Allah'ın yasakladığı hırsızlık, kul hakkına girme gibi günahlardan kaçınıyorum. dolayısıyla dinime laf edecek adamın dilini ensesinden sökerim. baştan söyleyeyim.



< Resime gitmek için tıklayın >

bu köyümüze en yakın okul 4 km.

< Resime gitmek için tıklayın >

aynı mahallede 3 cami.



son yıllarda her köşe başına cami dikilmesi sadece benim mi dikkatimi çekiyor diyordum ki, bugün bir habere rastgelmemle olayın mantık sınırlarını aştığının farkına vardım ve konuyu dillendirmeye karar verdim.

haberden direkt alıntılıyorum:

''Camisiz mahalle kalmasın


Kuruma bağlı binaların tadilatı için bir yılda 75 milyon lira harcayan Diyanet’in son yıllarda artan etkinliği cami sayılarına da yansıdı. 2006’da 78 bin 608 olan cami sayısı 2017 yılında 90 bine yükseldi. Aradan geçen 11 yılda Türkiye genelinde yaklaşık 13 bin artan cami sayısı ülkedeki nüfus artış hızı oranının da üzerine çıktı.


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da "Camiler sadece namaz kılınan yerler değil. Mahalledeki çocukların küçük yaşlardan itibaren din eğitimi aldığı yerlerdir. Dolayısıyla hiçbir şehrimizde hiçbir mahalle camisiz kalmamalı” açıklamasıyla cami yapımının süreceğinin işaretini verdi.''https://www.cnnturk.com/turkiye/diyanete-bagli-cami-sayisi-2017de-90-bine-ulasti

şu açıklamaların kifayetsizliğine bakar mısınız? beyefendinin arzusu her mahalleye bir cami yapmakmış.

11 senede 12 bin cami yapmış adamlar. kabul edersiniz ki, bunların pek çoğu da öyle şahsına münhasır değil, gayet heybetli camiler. en azından benim etrafımdakiler şekilsiz, birbirinin kopyası, mimarı açıdan hiçbir şeye hitap etmeyen vasat yapılar.

peki koskoca ülkemizde kaç halk kütüphanesi var dersiniz? 1.146 tane halk kütüphanesine sahibiz. üstelik pek çoğu apartman dairesinden küçük yapılar. yazık, günah. Allah belanızı vermesin.https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/turkiyedeki-kutuphane-sayisi-aciklandi/1224381

şimdi twitter'dan bir kullanıcıya bakalım. daha önce ak partili olan bu şahıs son zamanlarda gelecek partisini destekliyor. ancak zannediyorum ki parti içinde hala önemli bir yere sahip ve bazı gizli bilgileri kamuoyu ile paylaşıyor.

ilk paylaşım:https://twitter.com/ankara_kusu/status/1227560347831357440

olmayan cami için ödenek almışlar.

sonra:https://twitter.com/ankara_kusu/status/1227689359069138944

1400 nüfusa 6 cami. hay Allah belanızı versin.

istanbul seçimlerinde akp için oy isteyen imam:https://twitter.com/ankara_kusu/status/1098161675767857152


sözün özü, sizce yapılan israf değil midir? hani suudiler gibi oramızdan buramızdan gaz, yağ çıksa; parayı bol bulsak da ne yapacağımıza karar veremesek tamam. ama ülkenin tek kuruşa bile ihtiyacı varken, senelik ortalama 1000 cami yapılması yazık günah değil mi? hayır camiyi yaptın mı bitmiyor ki, mimarisi gereği çok sık bakımdan geçmeli bu yapılar. çatıları çok sık arızalanıyor. minareler sürekli kontrol edilmeli. bir depremde ilk yıkılan hep minareler olmuyor mu? dahası bu camiler için en az 1 imam atanıyor. 6 caminin senelik bakım masrafı en az 100.000 tl dir. 6 imam aylık 5'er bin liradan 360 bin lira alır. yani 1400 kişilik kasaba nüfusu sadece senelere 500.000 lira masrafta bulunuyor. e vergi kaldı mı elde? bu ülkenin binlerce okula, kütüphaneye ihtiyacı var. cami yapmayın demiyorum, ama israftan kaçının, açıp hiç mi Allah'ın kelamını okumadınız yahu!
T
3 yıl
15 bin farka seçim isteyen bahçeli, %66'yla seçime gitmemişti
Hatırlarsanız, İYİ parti kurulmadan Mhp'li muhalifler imza toplamış, bahçeliden seçimli genel kurula gitmesini istemişti. bunun için muhaliflerin toplam delege sayısının (1132) %66'sı kadar imza toplaması gerekiyordu. burada imza sayılarıyla ilgili bazı iddialar mevcut, ancak noter'in açıkladığı sayılar muhalif delegelerin yeterli çoğunluğa ulaştığını gösteriyor.
https://t24.com.tr/haber/mhpnin-olaganustu-tuzuk-kurultayinda-imza-veren-delege-sayisi-tartisiliyor,346023
https://www.bloomberght.com/haberler/haber/1880312-mhpde-950-imza-toplandi-muhalifler-ortak-bildiri-yayimladi


işte o gün yaklaşık %70'in isteğini gözardı edip seçime gitmeyen bahçeli, bugün 15 bin oy farkını beğenmeyip yeniden seçim istiyor. üstelik aynı bahçeli daha seçim akşamı 1 oy seçilmek için yeterlidir demişti. https://twitter.com/eczozgurozel/status/1115582665527308289

bu bir akıl tutulması değil de nedir? bahçeli aklınca 'şaibe' söylemleri ile seçime gölge düşürmek istiyor. oysa kaydırılan oylarla kapanan fark yaklaşık 3 bin. (24k ---> 21k) yani 10 bin nüfusluk bir kasabada 3 oya tekabül ediyor.

gerçekten hakikatli akıl oyunlarına başvuruyorlar. daha ağır laflar seçerim ama yine mahkemeye çıkmak istemiyorum. yorum sizin!
T
3 yıl
suçlu suriyeliler değil, suçlu AB ile yapılan anlaşma
öncelikle ırkçı biri değilim. suriyelilere de kızgın değilim. sorumlu olmadıkları bir savaşın neticesinde ülkelerinden 'zorla' sürüldüler. ve şimdi ülkedeki mülteci krizinin sorumlusu yine onlar değil. her neyse, konumuz bu değil. konumuz AB ile yapılan mülteci mutabakatı. konuyu, bolu'daki son olaylar neticesinde açmaya karar verdim. bolu'da şu olmuştu:https://tr.sputniknews.com/turkiye/201904091038681343-bolu-chp-baskan-suriyeliler-yardim/

ülkemizde yaklaşık 4 milyon suriyeli var. belki de çok daha fazlası, resmi kayıtlar dışında çokça kaçak da bulunduğu için gerçek sayıyı bilemeyeceğiz.

bu 4 milyon suriyelinin bir kısmı ucuz işçi olarak çalışıyor. bazılarının yardım alarak geçindiği söyleniyor. bazıları ise -ki tepki gören kısım bu- ortalama bir türk vatandaşından daha kaliteli bir hayat sürüyor. ancak görüntü o ki, birçoğunun, tekrar ediyorum birçoğunun, durumu iyi gözükmüyor. derme çatma evlerde oturup, feci şartlara sahip işlerde çalışıyor. genelde şehrin kötü mahallerinde yaşıyorlar; suriyeli küçük çocuklar ayakkabısız geziyor. bunlar iç yakan görüntüler.

şimdi AKP'nin hatalı olduğu noktaya geliyorum.

AB ile yapılan mülteci mutabakatı:https://tr.euronews.com/2018/03/26/ab-turkiye-multeci-anlasmasi-ab-fonlari-nereye-ve-nasil-harcaniyor-

bu mutabakata göre AB ne istiyor?

kaçak yollarla ülkelerine gelen suriyeliler TR'e gönderilecek.
Türkiye suriyelilerin kaçak yollarla AB'e geçmesini önleyecek. (ki bunu sağlayabilmek için ege'de denetimleri arttırdık; donanma üzerinden bir sürü masraf yaptık.)
ve can alıcı nokta; AB, Türkiye'de yasal olarak bulunan suriyelileri mülteci olarak kabul edecek.

adamlar diyor ki, ben senin ülkendeki vasıflı suriyelileri ülkeme alırım; ancak bunun karşılığında sen bir vasfı bulunmayan suriyelileri ülkene geri alacak ve kaçak yollarla bana gelmesine engel olacaksın! burada vasfı olmayan deyimini küçümsemek için söylemiyorum.

gelelim AB'nin bize vadettiklerine:

6 Milyar euro yardım. (rezilliğin bir başka parçası. arkadaşlar sıkı durun, BU PARAYI ALAMADIK. AB bizimle dalga geçti resmen. parayı bize projeler üzerinden vermeyi vadetti. Türkiye, orta düzey ekonomiye sahip bir ülke olarak, halkı birçok sıkıntılar çekerken suriyelilere 35 milyar euronun üzerinde para harcadı. ancak anlaşma ile karara bağlanan 6 milyar euronun adeta yalvar yakar, taksitler halinde, şimdilik 1.75 milyar eurosunu alabildi. avrupalı efendiler 1.5 milyar euroyu 2019-2020 ve 2021'de 3 taksit halinde, projeler üzerinden ödeyeceklerini bildirdiler!)

haber kaynağı:https://multeciler.org.tr/avrupa-birliginden-3-milyar-euro-geldi-mi/ (ŞİDDETLE OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM!)

Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinin hızlandırılması. (Havayı aldık.)

Türk vatandaşlarına vize serbestliği. (Buna yorum yapmak bile abes olacak.)


Evet. Bu VATANA İHANET anlaşması yüzünden, bugün ülkemizde yaklaşık 4 milyon suriyeli var. hem bu suriyeliler acı çekiyor, hem ülkenin sırtında terör gibi bir sürü yükü olan mahzun vatandaşına bir yük daha bindiriliyor. Bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, istisna olmaksızın, zaten az miktarda sahip olabildiği ekmeğini suriyeli için bölüyor. üstelik yanı başındaki avrupa dalga geçer gibi bu savaşa sebep olmuş, asıl suçlu olarak BOLLUK içinde yaşıyorken.

Şimdi kendimizi bir suriyeli yerine koyalım. Avrupa'ya gidip, bir şekilde hayata tutunmaya çalışmak mı isterdik yoksa Türkiye'de kalıp zaten fakir olan halkın üzerine bir yük olmayı mı, derme çatma evlerde yaşamayı mı, çocuklarımızın yalın çamurlar içinde ayak dolaşmasını mı?

bu VATANA İHANET anlaşması bir an önce sonlandırılmalıdır. AB vadettiği hiçbir sözü yerine getirmemiş, üstüne dalga geçer gibi ülkenin huzuruna nifak sokmaya devam etmiştir. Avrupa ile sınırlar açılmalı, egedeki denetimler sonlandırılmalıdır. (tabii ki yardıma muhtaç olanlar kurtarılmak suretiyle)

AKP'nin bu anlaşmaya iyi niyetle imza attığına inanmak istiyorum. Yine de, ülkesinin tek bir vatandaşını düşünen hiçbir devlet görevlisi, böyle akıl tutulmaları ile dolu bir anlaşmaya değil imza atmak; o masaya dahi oturmamalıydı.
T
3 yıl
ray bradbury'nin bir eserini arıyorum
arkadaşlar ray bradbury'nin bir kitabında bir hikaye okumuştum.

buna göre, anarşist bir profesör bir dağ evine yerleşip eski üniversitesini bombalıyordu. füze gönderiyordu daha dorusu. böyle bir eser, hikaye hatırlayan var mı acaba? yardımcı olanlara çok teşekkürler.
T
4 yıl
İsmi Fazla Duyulmamış Harika Kitaplar
liseyi bitirirken, bir araştırma sonucu görmüştüm. haftada 1 kitap okuyan (ki bu çok iyi bir sayı, çünkü bazen 4-5 hafta eline kitap alamıyor insan) ve bunu 80 yıl boyunca yapan insan 4 bin civarında kitap okur diyordu.


o yaz okuduğum 'kağıt ev' romanında da, bir karakter, ölümünün üzerinden 30 yıl (sayıyı net hatırlamıyorum) geçmemiş yazarların kitaplarına el sürmüyordu, sebebi yine aynıydı, zaten 3-5 bin kitap okuyabileceğiz, ne diye değersiz zırvalara vakit ayıralım ki?

her neyse, o günden bugüne, elime aldığım her kitabı çokça tarttım. klasikler, çok övülmüş hikaye kitapları, hakkında defalarca olumlu yorum yapılmış kitaplar dışında pek bir şey okumadım. kütüphanelerd gördüğüm 50'lerde 60'larda basılmış ancak doğrusu pek adı sanı duyulmamış kitaplardan hep uzak durdum.


artık işin özüne geliyorum. bir iki haftadır, epublar sayesinde ellinin üzerinde kitabın sadece giriş bölümünü okuyabildim. hemen hepsi adını çok duyuramamış yahut türkiye'de o kadar da bilindik olmayan eserlerdi. bunların arasında bazılarını gerçekten çok beğendim ve ileride okumak için not ettim. bir de daha önce tattığım bir zevk, böyle pek adı duyulmamış kitapları okuyup bitirdiğinizde aldığınız keyif, bilinir bir eserle kıyaslanınca daha büyük geliyor bana.


bu listeye sizin de katkılarınızı bekliyorum. ancak lütfen bilinir yazarları yazmayalım. dünyanın çok farklı uçlarından, farklı edebiyatlarından, adı sanı duyulmamış eserleri listeleyelim. (ekşisözlük'te bununla ilgili bir başlık var, ama çoğunluk başlığı dahi okumadan sabahattin ali gibi yazarları yazmış)


#1 : İngiliz Yolcular

Bu kitabı en az Monte Kristo Kontu ve Moby Dick kadar değerli görüyorum. Akşama hakkında ayrıntılı bilgi vermeye çalışacağım. not= bulunması zor bir eser.
https://www.kitapyurdu.com/kitap/ingiliz-yolcular/45917.html
T
4 yıl
Akşener'in Kayseri Mitinginde İzdiham
İYİ Parti lideri ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener'in Kayseri mitinginde izdiham yaşandı. Çok sayıda vatandaş, Akşener'i dinlemek için miting alanına geldi. Bu sırada çıkan kuvvetli, rüzgar sahnede kurulan platformun bir bölümünün devrilmesine neden oldu.Olayda yaralanan olmadı..
https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/kayseride-aksener-izdihami-2429323/

görüntüler harika. <3
T
4 yıl
Erdoğan: 'Suriyeli, Iraklı çalışanları vatandaşlığa alalım.'
''Mısır Çarşısı'nı gezdim. Dükkanlarda Suriyeli, Iraklı çeşitli milletlerden çalışanlar var. Gerekirse bunları vatandaşlığa alın dedik. Almadığınızda bunlar kaçak çalışıyor. Aralarında meslek sahibi olanlar var. Vatandaşlığa almadığımız için kaçak çalışıyorlar. Bunlar bizim vatandaşımız olursa SSK'lı gibi ekmeğini de buradan kazanmış olur. Kendi kendini geçindirir hale gelir. ''

Haberin tamamı:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'İstanbul Gençlik Festivali'nde gençlerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Gençlik 15 Temmuz'u unutmamalı.Genç yaşta siyasete girme şansını bulamadım. Bizim zamanımızda 30 yaş sınırı vardı. Bizde bunu indirmemiz lazım dedik. O zama netice alamadık verdiğimiz mücadelelerde. Sonra iktidar olduk önce 25'e indirdik. Seçme yaşı 18, seçilme yaşı 25 niye seçme 18 seçilme 25? Zor olan seçilmek değil, seçmektir.
15 taneyi de bir partiye gönderirim ister seçilsinler ister seçilmesinler. Ağlıya ağlıya onları gönderdi. Böyle bir demokrasi olabilir mi? Önümüzdeki günler birçok şeylere gebe. İlginç gelişmeler var. Biz kendi dönemimizde siyasi mücadeleyi profesyonel verdik. bizim için illa üniversitede şu yaşı dolduralım geçelim yoktu. Biz diyorduk ki 18 filan önemli değil. 30'a kilitlemiştik.

Biz parti çatısı altında gerçekleştirdik. Bu işin propagandaları öyle televizyonlarda bilboardlarda yürütülmüyordu. Bizim yaptığımız propagandalar çok daha farklıydı. Biz geceleri sabahlara kadar afiş asardık. Annem evin balkonunda beklerdi ben afiş asmaktan gelirdim. Duvarlara yazılar yazardık.

Şimdi çok rahat olduğu için bilboardlarda veriyorsun siparişi onlar oraya asıyorlar. Bunun için tadı olmuyor. Bugün siyaset rahat ortamlarda yapılıyor. 24 Haziran artık sipariş milletvekillerinin ortaya çıkardığı cumhurbaşkanı adaylarıyla yürümeyecek sizin istediklerinizle yürüyecek.

Başkanlık sistemine geçişte şuanda 25 bakanlı bir kabine var. Başkanlık sisteminde dışarıdan oluşan bir kabine olacak. Devlette 100-200 bölye bir para yok. Daha düşük bir para alacaklar. Devlet nasıl yönetilirmiş bizzat içeride görmenizi isterim dedim. Bu iş dışarıdan göründüğü gibi kolay değil. İşin içine girdiğinizde ne denli başarılı olup olmayacağınızı görüyorsunuz. Bu çatı çatarken gitti. Bizim çatı proje bazında hazırlıklarımı yapmış vaziyetteyim.

Bu akşam manifestoyla ilgili çalışmalarımı yapacağım. Pazar günü manifestomuzu, yapacağımız açıklamayı burada derleyip toparlerken, Kore'den gelirken yolda çalışmalarımızı yaptık, Pazar günü İstanbul İl kongresi'nde manifestoyu açıklayacağız. Aday il toplantısında yapacağımız yatırımların animasyonlarla bizzat kendilerini yayımlayacağız. Bunlarda var mı hazırlık? Yavuz Sultan Selim, Marmaray hazırlığı var mı? 29 Ekim'de açlışını yapacağımız 3. havalimani hazırlığı var mı? Biz açılışını yapıyoruz onlar ise bu işin projesinde bile değiller. Biz bitirdik bunlar daha yolun başında bile değiller. Bunların hayalleri yokki ürünleri olsun.
Şimdi asrın bağımlılığı, asrın en büyük tehdidi teknoloji bağımlılığı. Üniversiteler çalışmma halinde. Yeşilay'ın çalışmaları var. Buna karşı çok önemli tedbirler almak için mücadelemizi veriyoruz. STK'lardan çok büyük destekler bekliyoruz. Bu iş manevi eğitim olmaksızın bunun önünü almak mümkün değil. Bu manevi eğitimi usul ve esaslarına göre vermek zorundayız.

Üniversitelerden ismi kaldırılan yok. İstanbul Üniversitesi'nin öğrenci kapasitesi 105 bin. Bu kaliteyi düşüyor. YÖK'le görüştük, çalışma yaptılar. Biz burayı ikiye bölelim fakültelerdeki sayıları da öğrenci kapasitesi esas alınmak üzere bölünmeye gidelim dediler. Dendi ki İstanbul Tıp bir olsun öbür taratada İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa bir olsun. 50 binin altına düşürmeyeceğiz. Her ikisinde de öğrenci kapasitesi 50 bin civarına geldi. YÖK adımı atmış vaziyette. Her ikisinde de İstanbul üniversitesi adı var. İstanbul Üniversitesi'nin logosunu kullanma durumu da söz konusu. Cerrahpaşa ilave olarak kullanacaktı o kadar.

Siyasetle uğraşmamış olsaydım ne olurduk konusuna gelirsek o yanını hiç düşünmedim. Gençlik kolları siyasette geçti. Benim siyasetten önce yaptığım Milli Türk Talebe Birliği'nde teşkilat başkanlığını üstlendim. Bu süreç benim önemli kişilerle tanışmama vesile oldu. En önemlisi üstad Necip Fazıl Kısakürek'tir. 23-24 yaşında Milli Türk Talebe Birliği'nde tanıştık. Gençlik gecelerimizin terk edilemez özellikle konuşmacısı üstaddı. Üstadı takdim etme şerefi fakire nasip olurdu. Ben sadece onun karşısında değil onun yanında spikerlik yapardım. Spikeri üstada beğendirmek kolay değildi.

Ne abartıdan hoşlanırdı ne de başarısızlıktan. Mehmet Akif Ersoy'un Safahat'ını yastık altı kitabı yapın. Çocuklarla paralamento yönetilir mi diyenleri gördük. Bir profesör nasıl olurda kendi öğrencisine güvenmez. Benim dedem güvenmiş. Ecdadım Fatih güvenmiş. Ben bir çağı kapatırım bir çağı açarım demiş. Öyle de yapmış. Dedemiz Fatih gemileri karadan yürütüp bir çağı kapatıp bir çağı kapatıyorsa bizde denizin altından Marmaray'ı işleteceğiz onlara layık olduğumuzu göstereceğiz. Avrasya Tüneli'ne buradan girdik Asya'dan çıktık. 24 Haziran'dan sonrada biz milletimize bu dev projelerin aynılarını takdim edeceğiz.

Uluslararası hukuktan doğan haklarımızı hukuka uygun uygularken bazı ülkelerin tavrı yeniliri yutulur değil. Biz bildiğimizi okuduk okumayada devam edeceğiz. Bu onların hukuku mu uluslararası hukuk mu? Biz biliriz uluslararası hukuku. Biz Fırat Kalkanı'na başladıysak ne diye başladık? Ertelenmiş müdahale hakkımız var. Fırat Kalkanı'nın adı Zeytinlik Harekatı'ydı. Gecikti.

Daha önceden yapsaydık Kilis bu kadar vurulmazdı. Baktık bu olmayacak. Hatırlayın ne diyordum;? Kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Yaptık. Fırat Kalkanı Harekatı'nı yaptık. DEAŞ temizlendi çıktı. Çıktıktan sonra biz 15-16 Mayıs 2016 ABD seyahatim. Orada Trump ile ikili görüşmem heyetlararası görüşmelerim oldu. Kendisine bizzat bu işi beraber yürütelim dedim. Baktım bunlar başka hayallerin içindeler. Benim generallerim sizin attığınız adımı uygun bulmuyorlar dedi. Bu sayı PYD/YPG ile mücadeleye yetmez dediler. Biz orada PYD/YPG ile mücadele etmeyi koyun bir kenara bize hava desteği verin bitiririz. Biz size üzülüyoruz dedim teröristlerle el ele veriyorsunuz dedim.
Gerinizde çok ağır bir fatura bırakıyorsunuz. Heyetlararası görüşmeyi yapıyoruz o esnada. Tarih sizi böyle anacak dedim. PYD/YPG onlar adına savaş verdi. Bunun neticesinde ne oldu? ÖSO kahramanca savaştı. Biz şehit verdik, ÖSO şehit verdi. 3500'e yakın etkisiz hale getirilen terörist var. Demekki askerimizin ufku daha isabetli. Gel görki ABD'nin askerlerinin onlara vermiş olduğu bilgi çok daha yanlış. Teröristlerle iş birliği tutmak üzere netice alacaklarını sandılar. Bundan sonraki hedefimiz ne? Kararlılıkla Afrin'de duruyoruz. İdlib var, Tel Rıfat var, Münbiç var. Görüşmeler yapılıyor. Duma'yı falanda bu şekilde halledelim diyoruz. Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok ama Suriye halkının huzuru bizim için çok önemli.

Mısır Çarşısı'nı gezdim. Dükkanlarda Suriyeli, Iraklı çeşitli milletlerden çalışanlar var. Gerekirse bunları vatandaşlığa alın dedik. Almadığınızda bunlar kaçak çalışıyor. Aralarında meslek sahibi olanlar var. Vatandaşlığa almadığımız için kaçak çalışıyorlar. Bunlar bizim vatandaşımız olursa SSK'lı gibi ekmeğini de buradan kazanmış olur. Kendi kendini geçindirir hale gelir.

İstanbul şu çirkin yapılaşması olmasa dünyadaki hiçbir şehirle mukayese edilemez. Sadece boğazıyla fark atar. Şu çirkin yapılaşma İstanbul'un o potansiyelini gücünü biraz geriletiyor. Son zamanlarda yeşiliyse yeşili bunlar gelişiyor. En önemlisi bazı yerler var ki oralarda yeşillendirme yani park çalışmaları bunu yeni başkanımız süratle yapması halinde İstanbul bir başka güzel olacak.

Ayrıntılar geliyor…
https://tr.sputniknews.com/turkiye/201805041033312577-erdogan-istanbul-genclik-festivali/?utm_source=https://t.co/x9gkkrV01b&utm_medium=short_url&utm_content=hze2&utm_campaign=URL_shortening
T
4 yıl
Vikipedi Açıldı


bugün bir sayfanın açılmasını elim 0 rakamında kızgınlıkla beklerken, birden bire açılıverdi sayfa.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Anasayfa
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.