kardeşim iftira atmayın ya!sizin bu dediğiniz şeyi ancak ingilizler söylüyor. ne tanrı ne din değil!onuniçindir ki ingilizler dünyada sömürmedik toplum bırakmıyorlar.neden mi?bıraksak zaten kendi kendilerine yok olacaklar bizz bari bu süreci hızlandıralım diyorlar. dinler ise bunun aksini savunur.dinler insanlar arası barışı sevgiyi ve adaleti savunur. siz şimdi bu ingiliz piçlerinin yaptıklarını savunuyormusunuz yoksa?dünyadaki hangi pisiliğe bozgunculuğa baksan hepsinin arasında bu darwinci adamları bulursunuz. |
bir zayıf geyiğin ölmesi ile onlarca hayvan hayatına devam eder... zayıf geyiğin ölmesi ile geyik neslinin de sağlıklı bir şekilde devamı sağlanır.... |
nerden bu kadar eminsiniz, anlamıyorum. sanki allahla mı konuştunuz. hemen olmaz allah şöyledir, böyledir deyip tüm fikirleri ortadan atıyorsunuz. illa sizin dediğiniz doğru. niye kuran da yazmamış?, insanlar araştırsın bulsun diye herşeyi düzen içinde yarattığını ve her türlü yaratmayı bildiğini kuran yazıyor zaten. bunun üzerine bir kaç kişi yorum yapıp, diğer arkadaşlarla en azından bir noktada uzlaşmaya çalışıyor. ama hemen bunlara da tepki geliyor. neden çünkü uzlaşmamız lazım, onlarla kavga ederek fikirlerimiz empoze etmek en doğrusu. evrimin olmadığı bilimsel olarak deep impact ispatlasaydı zaten nobel ödülü alırdı. lutfen değişik fikirleri "olmaz, haşa, ayıptır" deyip çok yanlış kategorisine sokmayın. boyle karsı goruslere saygı gosterilmedigi, uzlasmacılık aranmadıgı surece bu topc 25 sayfa da olur 50 sayfa da olur. sonucta hic bir sey degismez. aksine millet sinirleri yıpranır, inanmayanlar nefret eder. benim gibi inanlar kavgaları görünce dinden soğur.... |
|
arkadaşlar ; zaten son derece tartışmalı olan evrim konusunda bilimin dışına çıkarsak hiç uzlaşamayız... mümkün mertebe yazdıklarımızı bilimsel zeminde yazarsak daha güzel olur... |
Kardeş yazdıklarım kendi düşüncelerim değil. Birçok sebep göstermişim niye öyle yazdığıma... |
@deepimpact... senin bütün yaptığın işine gelen noktaları alıp onlar üzerine yorum yapmak.. işine gelmeyenlere de aldırmamak. yükardaki cevabına karşı bişey yazmadın.. hala bekliyorum. |
ben de hala bekliyorum ne hikmetse... böyle evrimi gözü ile görmüş ya da bilimsel zemine oturtabilmişsiniz gibi savunuyorsunuz ki... anlamak çok zor.... mutasyonun olmasının ne kadar zor olduğunu (yeni nesillere aktarmanın) (bakteriler için değil, komplex organizmalar için) bilimteknikten yazdım. mutasyonların yüzde 99 unun zararlı olduğunu başka bir kaynaktan yazdım. sen bana ve ben de maymunun atasının 150 bin adet noktasal mutasyon geçirerek insan olamayacağını söylüyorum.... sinekten bal arısı olması için 50 bin noktasal mutasyon eşekten at olması için 50 bin noktasal mutasyon kediden köpek olması için 50 bin noktasal mutasyon balıktan karaya çıkan canlı olabilmesi için 500 bin adet noktasal mutasyon karacanlısının uçabilmesi için 500 bin adet noktasal mutasyon.... ve bütün bunlar olurken bir kaç defa yazdığım mutasyon olması için gereken 6 merhale..... ve mutsayonların yüzde 99 unun zararlı oluşu bu kadar çok mutasyon geçirmiş midir bütün canlılar ? bu mutasyonların kaynağı nedir? koyu yazılanlar ile ilgili elle tutulur cevap alamadım. sen bilirsin bu sorulara bir cevap verirsen sevinirim... sen önce bunlara bir cevap var ondan sonra soru sor güzel kardeşim... ama |
Yaw bırakın su imam kılıklıları kendi hallerine, ne ugrasıyosunuz ki . Tamam kardes siz haklısınız diyiverin de tatmin olsun adamlar. Bu arada Deep Impact lafım sana. Peygambercilik oynamak sana mı düştü de geliyosun forumlarda 1000 lerce satır yazı yazıyosun yok efendim bunlar boyle olamaz, şunlar şöyle olmaz, bunun ihtimali sıfırdır bilmemne. Dine inanmayanların fikri senin surda kurdugun cumlelerle mi değişecek yani? İnan ki insanların fikirleri zerre kadar deişmez aksine daha da kuvvetlenir (kendimden biliyorum). O yüzden boşa vakit harcama istersen. Hem işin gücün yok mu senin. Yazmışsız oraya inşaat mühendisi diye, git çalış bişeyler yap da memlekete faydan dokunsun bari. Peygambercilik oynamaktan daha cok sevap! kazandırır sana... |
Sanki dalga gecermis gibi yazıyor cevap alamadım diye. Senin duymayı beklediğin cevaplar burada değil deep, umarım birgün biryerlerde ilahi değilde bilimsel bir platformda bunlara acıklama bulursun. Kimseyede kalkıp burada bilimi ögretmeye kalkma. Senin yakınından bile geçmediğin kesin. Basa sar tekrarla, basa sar tekrarla. |
| yawww bırakın kardeşim karşılıklı saygı içinde herkes istediği dine veya firke inansın |
TÜM SAYFALARI OKUMAYA ÖMÜR YETMEZ BANA ŞU SORULARIN CEVAPLARINI KISACA AÇIKLAYABİLECEK BİRİ VARMI BU FORUMDA? saygılar... |
dikkat edersen burada dini bir temele oturtmak istemiyorum mutasyonu aksine bilimsel bir zeminde konuşmak için uğraşıyorum. işimin elverdiği ölçüde de buraya yazı yazıyorum |
senin bilimsel cevap dediğin bu mu? Birebir discovery channeldan alıntı : Köpekleri ele alalım. Köpekler aslında kurtlardır. İlk ufak insan toplulukları göcebe bir hayat yasamayı yeni yeni bırakmaya basliyorlardı. 4-5 evlik bir köyleri olurmus genellikle. Avladıkları hayvanların kemiklerinide köyün 20-25 m dısına koyarlarmıs. Ama o kadar cok avlanırlarmıski dag gibi kemik birikirmis. Bu kemikte kurtları cekermis fakat kurtlar insanlardan korktukları icin yaklasamazlarmıs. Zamanla kurtlar beleş yiyecek icin insanlara alışmaya baslamıs. İkili ilişki olusmaya baslamış. Kurtlar bu minik köyleri kendi arazileri gibi görüp baska vahşi hayvanları sokmamaya baslamıslar insanlarda kurtlara kemikleri vermis. Zamanla kurtlar evcillesmisler. Bircok ihtiyacları ortadan kalktıgı icin evrim gecirmisler. Bugünki cesitlilik. Farklı bölgelerdeki insan topluluklarında farklı sekilde evrim gecirdikleri icin köpeklerin alt türü ortaya cıkmıs. Bunlarda zamanla kendi aralarında çiftleşerek, bu çiftleşenlerde evrim geçirerek daha fazla tür ortaya çıkmış. Bunlar nereden biliniyor. Dünyanın her tarafında ilk yerleşim birimlerinin kazılarındaki bulgulardan. Zamanda ne kadar ileri gelinirse o kadar cok kurt fosili bulunmus koylerde. bana hikaye gibi geldi de |
|
neyse bu kadar yeter heralde arkadaşlar iyi bir beyin fırtınası oldu şahsen ben çok istifade ettim evrimi savunan arkadaşların neyi düşündüklerini daha iyi anladım fikirlerini benimle paylaşan arkadaşlara özellikle muratözsay, evrimci, shine on, zero01 arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. sizden ricam benim burada sorduğum soruları siz de başkalarına sorun. hepinize teşekkür ediyorum..... okuyanlara ve yazanlara..... saygılar.... (mümkün mertebe seviyeli geçtiği, hakaret edilmediği için de ayrıca teşekkür eder, herne sebep ile olursa olsun birinin kalbini kırdıysam özür dilerim) |
|
Aynen bende teşekkür ederim herkeze. Burda sorulan sorulara cevap ararken bircok sorumada cevap buldum şans eseri. Bazen sinirlerim tepeme cıksada herhangi bir kimseyi kırdıysam affola. Sunuda unutmayalımki her cevap bir baska soruyu ortaya cıkartır. |
|
Sevgili Deep SEvgili muratozsay sevgili shineon sevgili mustafa_ogr sevgili koatika sevgili evrimci ve ismini saymayı unuttugum kardeşlerim... Bende bu sayfada birçoğunuzdan birçok şey öğrendim.. Evrim hakkında bilgilerimi tazeledim. Hayat büyük bir seruven.... Umarım hayatınızda bu topic gibi renkli olur.. Herkese teşekürler. Saygılar..... zero01 |
|
arkadaşlar şunu söylemeliyim:bu kadar hassas konularda bu kadar saygılı ve düzeyli tartışmaların olduğu başka bir forum göremiyorum.. herkese teşekkür ediyorum.. |
|
Herkes veda etmiş, mutasyon topigine, ben de ediyim bari. Katılan herkese teşekkürler. Hadi mesai saatinde evrim tartışan şahsiyetler, herkes işinin başına :) Evrimci. |
evrimin en temel faktörü mutasyon...
onunla ilgili bir yazı vardı bilim teknikten alıntı...
okumadın sanırım...
topiğin konusu mutasyon... tekrar olacak ama bu yazıyı bir kere daha yamak zorunda kaldım....
Günlük yaşantımızda birçok mutajen maddeye maruz kalıyor olmamıza rağmen nasıl oluyor da zararlı mutasyonlar geçirmiyoruz?
Gerçekten de günlük yaşantımız süresince, hatırı sayılır miktarda mutajen (mutasyona neden olan) maddeye maruz kalıyoruz. Bunların arasında soluduğumuz havadaki ağır metaller, besinlerimizin içeriğindeki bazı koruyucular (Emülgatörler), oksidanlar (okside ediciler) ve daha birçok doğal veya yapay kimyasalı sayabiliriz.
Normal şartlar altında, bu denli yoğun bir mutajen maruziyetinde, DNA�mızın yapısında bir sürü değişiklik olması beklenirdi. Ancak DNA, kendisini sağlam bir şekilde bir sonraki nesile aktarmaya programlıdır ve bunun için de kendi bünyesinde bir takım önlemler almıştır.
Bildiğimiz gibi fiziksel karakterlerimizin şifresini taşıyan genlerimiz, DNA üzerinde bulunan ve lokus adı verilen özel bölgelerde bulunuyor. Ancak DNA�nın aktif olarak gen taşıyan bölgeleri, DNA�nın çok küçük bir yüzdesini oluşturuyor. Ayrıca DNA, kromozomlar içerisinde çeşitli proteinlerle de çevrilmiş olarak bulunuyor. Bunun nedeni, herhangi bir zararlı maddeye maruz kalındığında, etkilenecek olan bölgenin aktif bölgelere denk gelme olasılığını azaltmak.
Bunun yanında, DNA�nın kendi üzerine sarılı ve kompakt bir halde bulunuyor oluşu (düz hale getirilmiş açık DNA dizisinin boyu, akıl almaz uzunluktadır) da bu denk gelme yüzdesini azaltan başka bir etken.
Tüm bu korumaya karşın, tabii ki bazen zararlı maddelerin etki gösterdiği bölgeler, aktif gen bölgelerine denk gelebilir.
Bunun yanında, DNA�nın kodlanması ısrasında da bir takım hatalar meydana gelebilir.
Işte bu nokta da, DNA bu sefer çeşitli tamir mekanizmaları ile meydana gelen hatayı düzeltmeye çalışır. Çoğu zaman da bu tamir mekanizmaları başarılı olur ve DNA yapısını bir kez daha eskisi gibi düzgün şekilde koruyabilir.
Ancak bazı durumlarda, DNA�nın tamir mekanizmasının düzeltmeyeceği veya eksik kalacağı hatalar olabilir. Örneğin; DNA zincirinin sadece bir kolunda meydana gelen bir hata, çoğu zaman kolayca düzeltilebilmesine rağmen, zincirin karşılıklı iki kolunda birden meydana gelen hatalar çoğunlukla geri dönüşümsüzdür.
Buna �Nokta Mutasyon� adı verilir ve onarılması çok zordur. Işte böyle durumlarda, artık o gen bölgesinde bir değişiklik olmuş ve o bölgenin kodladığı protein de değişikliğe uğramıştır.
Çoğunlukla eğer bu bir vücut hücresi içinde gerçekleşmişse, sadece o hücrede ve o hücreden çoğalan hücrelerde bu hata görülür. Yani meydana gelen mutasyonun, populasyondaki diğer bireylere bir etkisi olmaz.
Ancak eğer bu mutasyon eşey hücrelerinde (yumurta veya sperm hücreleri) meydana gelirse, ve döllenme esnasında zigotu oluşturan hücrelerden birisi de bu hatalı hücre olursa, oluşan zigotun bütün hücrelerinde bu hata görülebilir ve mutasyon artık �kalıtsal� özellik kazanmış olur.
yani burada mutasyon geçirmenin ne kadar zor olduğundan bahsediliyor.
ve ben de maymunun atasının 150 bin adet noktasal mutasyon geçirerek insan olamayacağını söylüyorum....
sinekten bal arısı olması için 50 bin noktasal mutasyon
eşekten at olması için 50 bin noktasal mutasyon
kediden köpek olması için 50 bin noktasal mutasyon
balıktan karaya çıkan canlı olabilmesi için 500 bin adet noktasal mutasyon
karacanlısının uçabilmesi için 500 bin adet noktasal mutasyon....
ve bütün bunlar olurken bir kaç defa yazdığım mutasyon olması için gereken 6 merhale.....
ve mutsayonların yüzde 99 unun zararlı oluşu
bu kadar çok mutasyon geçirmiş midir bütün canlılar ?
bu mutasyonların kaynağı nedir?
bu kadar çeşitliliği mutasyon ile açıklamak imkansız gibi geliyor....
ne diyeyim artık....
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Deep Impact -- 16 Mayıs 2005, 13:31:24 >
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle