Darbelerden,gayri meşru ölümlerden çok fazla ağzı yanmış bir ülke olduğumuz için bize çok yakın gelebilecek bir Costa Gavras filmi.Şili'de Salvador Allende'nin Amerikan yanlısı general Pinochet tarafından darbe ile devrilmesinin ardından başlayan işkenceler,katliamlar almış başını gitmektedir.Bu sırada Amerikan vatandaşı olan idealist Charles Horman birden kayıplara karışır.Onu aramaya çalışan eşi Beth ve iş adamı olan babası Ed gitgide çaresizliğe,umutsuzluğa sürüklenmektedir.Sırf kapitalizme,Amerikan ideallerine hizmet etmek için yapılan bu darbe binlerce kişinin göz göre göre ölümüne neden olur.Gerçek bir hikayeden uyarlanan film darbeyle birlikte daha fazla gün yüzüne çıkan adaletsizliklerle,yalanlarla,ihanetlerle örülmüş ve bu özellikleriyle bize çok benziyor.Yurdum insanı bu filmi izleyip o günleri güzel bir şekilde yad edebilir sanırsam.Gerçi ben o dönemleri yaşamış birisi değilim ama okuduklarım,araştırdıklarım beni bunları söylemeye yöneltiyor.Siyasi filmlere ilgisi olanların özellikle izlemesi gereken bir film.
1973 Şili Darbesiyle benim de çok sevdiğim biri olan sosyalist lider Salvador Allende yönetimine Pinochet tarafından son verilir.Binlerce kişi katledilir.40 Bin insan Şili ulusal stadyumunda tutuklanır ve çoğu öldürülür.Bilin bakalım darbenin arkasında kim var? Tabiki Amerika. "Ülkesinin insanlarının sorumsuzluğu yüzünden bir ülkenin komünist olmasına seyirci kalamayız. Meseleler, Şilili seçmenlerin kararına bırakılamayacak kadar önemlidir." Bunu söyleyen,Henry Kissinger, ABD başkanı Nixon'un ulusal güvenlik danışmanı kendisi.Amerikalılar hep kendi vatandaşına sahip çıkar,konsoloslukları çok ilgili diye biliriz birçok filmden.Peki ya bu vatandaşı Solcuysa ne olur? Filmde bunun cevabı çok güzel şekilde verilmiş.Costa Gavras'a bu cesur film için teşekkür ederim.Ayrıca film Yılmaz Güney'in Yol filmiyle Altın palmiyeyi paylaşmış.Bu iki cesur filme ödül veren Cannes jürisine de şükranlarımı sunarım. Ayrıca uzun süre sonra büyük üstat Jack Lemmon'u izlemek güzeldi,herzamanki gibi döktürmüş. Not:Ayrıca ünlü gitarist-şarkıcı Victor Jara da Şili stadında öldürülenler arasında.
Darbelerden,gayri meşru ölümlerden çok fazla ağzı yanmış bir ülke olduğumuz için bize çok yakın gelebilecek bir Costa Gavras filmi.Şili'de Salvador Allende'nin Amerikan yanlısı general Pinochet tarafından darbe ile devrilmesinin ardından başlayan işkenceler,katliamlar almış başını gitmektedir.Bu sırada Amerikan vatandaşı olan idealist Charles Horman birden kayıplara karışır.Onu aramaya çalışan eşi Beth ve iş adamı olan babası Ed gitgide çaresizliğe,umutsuzluğa sürüklenmektedir.Sırf kapitalizme,Amerikan ideallerine hizmet etmek için yapılan bu darbe binlerce kişinin göz göre göre ölümüne neden olur.Gerçek bir hikayeden uyarlanan film darbeyle birlikte daha fazla gün yüzüne çıkan adaletsizliklerle,yalanlarla,ihanetlerle örülmüş ve bu özellikleriyle bize çok benziyor.Yurdum insanı bu filmi izleyip o günleri güzel bir şekilde yad edebilir sanırsam.Gerçi ben o dönemleri yaşamış birisi değilim ama okuduklarım,araştırdıklarım beni bunları söylemeye yöneltiyor.Siyasi filmlere ilgisi olanların özellikle izlemesi gereken bir film.