1. sayfa
| Vatana millete hayırlı olsun 🤲 |
| Vatana millete hayırlı olsun 🤲 |
| milgem, atak vs hepsi ecevit döneminde temelleri atılmış olmasına rağmen, kore üzerinden amerikan'ın rusya ve çin karşıtı ülkeleri silahlandırma projesine döndüler. malumlar da bunları işte "yerlı ve mıllı" diye yediriyorlar. |
|
Hayırlı Olsun Saygılar |
| hazırda kullanılan gemiyi Romanyaya satmıslardı |
|
Geçmişte hemen hemen 50 yıl kadar A.B.D’nin ikincisi el gemilerininden ne veriyorlarsa onları alabiliyorduk. Bugün geldiğimiz nokta yarınlarımızın nasıl olacağının işaretini veriyor. Hava ve deniz kuvvetlerimizin donanımlarının gitgide yerlileşmesi gurur verici. Savaş gemileri Ticaretini de yapmamız büyüyen gemicilik sanayiimizin de güzel bir belirtisi. A.B.D’nin bize gemi yaptırma niyetlerinin de duyulmaya başlanması hiç sürpriz değil. |
| Geçen sene biten TCG İÇEL ve TCG İZMİR fırkateynleri de Endonezya'ya satıldı malesef. |
|
kesinleşmiş mi? 27 ocak haberi. Geçtiğimiz yıl İstanbul’da düzenlenen IDEF’2025 fuarında Endonezya ile 2 adet İ (İstif) sınıfı fırkateyn satışına dair varılan anlaşmanın devamı niteliğindeki bu gelişme ile bahse konu ihracatın finansman kısmı için Katar devreye girmiş oldu. İmzalanan anlaşma henüz mutabakat zaptı niteliğinde olduğu için anlaşmanın bağlayıcı detayları oluşmadı. Defence Turk tarafından güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre çeşitli yurt dışı haber kaynaklarında gündeme gelen TCG İZMİR ve TCG İÇEL’in bu anlaşma kapsamında Endonezya’ya ihraç edileceği bilgisi ise henüz kesinleşmedi. Bu konu pazarlık aşamasında masada bulunuyor. Ancak nihai kararın Türk Deniz Kuvvetleri’nin harekât ihtiyaçları ve Türk gemi inşa sektörünün gelişmiş gemi inşa kapasitesi ile müşteri ihtiyaçları istişare edilerek verilmesi ve imzaya dökülmesi bekleniyor. Endonezya’ya İ sınıfı Fırkateyn ihracatında kritik aşama | DefenceTurk |
|
Satılan TCG Akhisar yerine daha yüksek donanımlı TCG Seferihisar inşa edilmeye aylar önce başladı bile. Romanya, o gemiyi 5 yıllık inşa test sürecini beklemeden ACİL olarak alabilmek için değerinin neredeyse 2 katı bir fiyat ödedi. Bu şekilde hazır gemiye 2 kat bedel ödemeye gönüllü başka ülkeler varsa onlara da 4-5 Gemi daha satabiliriz. Türkiye şuan 46 Savaş Gemisini aynı anda üretiyor (34'ü donanmamız için) ve bu konuda Çinden sonra Dünyada 2.sırada. Önümüzde ki enaz 50-100 yıl boyunca Akdeniz ve Karadeniz de bizden daha büyük bir Deniz Gücü olmayacak. Hiçbir ülkenin böyle bir Donanma programı da, gücü de, teknolojisi de, insan kaynağı da yok. |
| diğer taraftan 20-25 bin emekli aylığı alarak geçinmeye çalışan emekliler bu haberi izlerken/okurken ne düşüyor acaba. |
|
Gemi var ama adalarımız işgal altında.... Yunanistan 2004 yılından itibaren Ege ve Akdeniz’deki adalarımızı işgâl, 2009’dan itibaren de ilhak etmeye başladı. Eş zamanlı olarak Lozan’a göre, gayrı askeri statüde olması gereken adaları silahlandırdı. İlk işgâl edilenler Aydın ve İzmir sınırları içinde kalan Koyun, Eşek ve Bulamaç adalarıydı. 2012 yılına gelindiğinde Yunan işgâli altındaki adalarımızın sayısı 16’ya, 2022’de ise 2’si kayalıklar olmak üzere 22’ye ulaştı. Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım ve bir avuç insanın ilgilenip, gündeme getirdiği bu Yunan yayılmacılığı sonucunda işgâl edilen adalarımız şunlar oldu: “Sakarcalar, Keçi, Kalolimnoz, Ardacık, Koçbaba, Bulamaç, Nergizcik, Eşek, Hurşit, Fornoz, Koyun, Gavdos, Gaidhouronisi, Koufonisi, Dhia, Dionisades, Ardıçcık, Marathi, Küçük Çuha, Limoniye, Venedik Kayalıkları ve Pilati Kayalığı.” Yunanistan buraları işgâl etmekle kalmadı, açtığı 14 askeri üssü top, havan, uçaksavar ve tanksavar silahlarıyla donattı. 1914’te 6 “Büyük Devlet Kararı” ve Lozan Antlaşması ile gayrı askeri statüde kalmak koşuluyla Yunanistan’ın kullanımına verilen 23 adadan bazılarının durumunu da hatırlatalım. Örneğin Midilli, Rodos ve İstanköy’e mekanize tümenleri; Limni, Sakız, Sisam adalarına mekanize tugayları; Taşoz, Semadirek, Bozbaba, İpsara, Ahikerya, Batnoz, Lipso, İleriye, Kelemez, İstanbulya, İncirli, Sömbeki, İleki, Kerpe ve Meis adalarına ise tabur-alay seviyesinde askeri birlikler konuşlandırdı. Ayrıca Limni, Midilli, İstanköy ve Rodos’a havaalanları inşa edip savaş uçakları yerleştirdi. AKP Seyretti Reddetti Uyardı Göz göre göre gerçekleşen bu işgâller karşısında AKP’nin tavrı ne oldu?Önce AB üyeliği uğruna görmezden gelip sessiz kaldı. Konu 2015 yılında TBMM’ye taşındığında dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “Ege ada ve adacıkları hukuken Türkiye Cumhuriyeti egemenliğindedir. Bu adalar üzerindeki mevcut olan fiilî Yunan uygulamaları hukuki statüyü değiştirmez.” ifadeleriyle işgâli doğruladı. Ancak bir yıl sonra Erdoğan, bu adaların Lozan’da verildiğini öne sürdü. Oysa sözünü ettiği; 1913 Londra, ardından Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında yapılan Atina antlaşmaları, nihayetinde de İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İtalya’nın Yunanistan’a devrettiği 12 Adalar’dı. 2017’de Yunanistan’ın işgâl ettiği ada ve kayalıklar bir kez daha gündeme geldiğinde; dönemin Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Erdoğan’ı eleştirenleri, “Yunanistan’la aynı şeyi söylemekle” suçlarken Başbakan Binali Yıldırım, iktidarları döneminde Ege adalarından tek bir çakıl taşının dahi gitmediğini iddia etti. 2020’ye gelindiğinde; dönemin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “18 ada Yunanlı komşularımız tarafından anlaşmalara aykırı bir şekilde silahlandırılmış, asker konuşlandırılmış.” itirafında bulundu. İki yıl sonra ise Yunanistan’ın uluslararası anlaşmalara aykırı olarak 23 adadan 16’sını silahlandırdığını söyledi. 2022’de de Erdoğan Yunanistan Başbakanı’nı, “Artık benim için Miçotakis diye birisi yok.” sözleriyle defterden sildikten sonra üç ay arayla şu uyarılarda bulundu:
7 Şubat depremi ve Mayıs seçimlerinden sonra Yunanistan’la barışıldı. Erdoğan, “Bardağın dolu tarafıyla ilgilenelim… Ege üzerindeki it dalaşını bitirelim, artık bu sayfayı kapatalım.” sözleri eşliğinde geçen ay Atina’ya gitti. Erdoğan’ın ziyaretine günler kala Yunanistan bu defa Dedeağaç ve Gökçeada’nın hemen dibindeki Zürafa adamızın “Yunan toprağı” olduğunu iddia etti. Ziyaretten sonra da Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, yapılan görüşmelerde Türkiye tarafından bir egemenlik meselesinin hiçbir zaman gündeme getirilmediğini belirterek, “Askersizleştirme veya gri bölgelerle ilgili tartışmaları sık sık duyuyorum. Bunu tartışmadık… Bunun gündeme getirilmesine izin vermezdim… Yunanistan sahip olduğu haklardan bir milim bile taviz vermeyecektir. Çok net söylüyorum; egemenliği asla tartışmayacağız.” dedi. Yunanistan’ı Sevindiren Düzenleme Tüm bunları niye mi anlattık?Birkaç gün önce Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanı Christos Stylianides Ankara’daydı. Bakın, adamların “Denizcilik ve Ada Politikaları” diye bir bakanlığı varmış. Adalar konusunu ne kadar sıkı tuttukları ortada. İşte bu Bakan ne alakâysa İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya ile bir araya geldi. Görüşmeden sonra yapılan ortak açıklamada; “iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulduğu”, “düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla ortak mücadele için işbirliği yollarının ele alındığı”, “ayrıca Türkiye- Yunanistan Sahil Güvenlik makamları arasındaki işbirliği ve iletişimin güçlendirilmesi konusunun değerlendirildiği” bildirildi. Yunan Bakanın ayrıca Sahil Güvenlik Komutanlığı’na nezaket ziyaretinde bulunduğu kaydedildi. “Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı ne alâka” dedik; ama şunu da hatırlatalım. 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın TSK’dan alınarak İçişleri Bakanlığı’na bağlanması en çok Yunanistan’ı sevindirdi. 2018’de dönemin Dışişleri Bakanı Nikos Koçyas açıkça, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının “Erdoğan’a çok yakın” olan İçişleri Bakanlığı’na bağlanmasından memnuniyet duyduğunu söyledi. Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanı Stylianides’e dönersek; ziyaretini, “Yunanistan-Türkiye’nin denizden göç akışına karşı ortak yanitinda tepkisinde yeni bir başlangıç.” ifadeleriyle paylaştı. Haliyle bu Bakanlık ne iş yapar diye merak ettik. İşte Bakanlığın internet sitesinde karşımıza Yunanistan’ın Ege’deki işgâllerini gösteren bu haritası çıktı. Haritada yukarıda saydığımız adalarımızın tamamı var. Tabii ki, Erdoğan’ın Miçotakis’le, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Gerapetritis’le, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Dendias’la kucaklaştığı yerde İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan o işgâllerin hesabını sorması beklenemez, ama bu gidişin gidiş olmadığı da gün gibi ortada!.. Müyesser YILDIZ 22 Ocak 2024 |
|
38-40 yaşında emekli olanların derdi gençleri ilgilendirmiyor. 17 milyon emekli sayısı olmuş, 20-25 Avrupa ülkesindeki emekli sayısına denk bu rakam. Bıktırdı emekli acındırmanız. İlla hak arayacaksan gençlerin hakkını ara. Erken yaşta emekli olup devletin kaynaklarını sömürenleri değil. |
| emeklilerin yaşlı olanlarını neden konuşmuyoruz. 65 ve üstü yaşlı emeklileri söylüyorum ben. |
| ayrıca emekli olmak isteyen ben emekliyim deyince emekli olmuyor ona bu hakkı da devlet vermiş. devlet kendi kaynağını sömürtmesin o zaman 38-40 yaşında insanları emekli ederek. bıktırmaya gelince insanlar bıktı ve zamanını bekliyor artık tepki vermenin. yaşı küçük emekli olan zaten çalışmaya devam edip 2 maaş ile daha rahat geçinmeye çalışıyor. 65 yaşından sonra diğer emekli yaşlı amcalar nerede çalışsın ki zaten çalışmayı bırak nefes alamaz duruma gelmişler. siz hangi ülkeden bahsediyorsunuz ya bu arada gerçeklerimizi görmediğiniz belli. |
|
En suçlu olanlar 60-65 yaş üstü. Geçmişte emeklilik yaşı seçim vaadi olarak onların verdikleri oylarla kaldırıldı. 80lerde "Devletin malı deniz yemeyen keriz" diye geziyordu aynı adamlar. Geleceği düşünmeyip bir halt yediler şimdide ceremesine katlanacaklar. Sistemin şuan kangrene dönmesini sebebi onlardan başkası değil. Bedelini de genç yaşlı herkes ödüyor. Kundakta ki bebekler ve gençler bozuk sistemin içine doğdular. O yüzden 60-65 yaş kitlesi hiç boşuna ağlamasın şuan aldıkları paraya dua etsinler. |
|
Satılması sorun değil Fakat şu an zamanı değil |
1. sayfa
Denize indirme faaliyeti, Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda, TAIS ve STM iş ortaklığıyla yürütülen tedarik sözleşmesi kapsamında gerçekleştirildi. Anadolu Tersanesi tarafından yapılan açıklamada, projenin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediği vurgulanırken MİLGEM kapsamında tersanede 6’ncı, 9’uncu ve 12’nci gemilerin inşa ve donatım faaliyetlerinin eş zamanlı olarak sürdüğü ifade edildi.
Gelişim süreci hız kazandı
https://x.com/AnadoluShipyard/status/2018941334417973249
İstif sınıfı fırkateynlerin ilk gemisi olan TCG İstanbul (F-515)’un inşasına 2017 yılında İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda başlanmış, gemi Ocak 2024’te Türk Deniz Kuvvetleri envanterine girerek aktif göreve başlamıştı. Bunu izleyen süreçte sınıfın diğer gemileri farklı tersanelerde paralel olarak inşa edilmeye başlandı. TCG İzmir (F-516)’in seyir testleri devam ederken, TCG İzmit (F-517) ve TCG İçel (F-518) daha önce denize indirilmişti. Son olarak TCG Akdeniz (F-519)’in de suya indirilmesiyle ikinci dörtlü grubun üretimi somut biçimde ilerleme kaydetti.
Projenin ilerleyişinde en kritik dönüm noktalarından biri, bazı önemli bileşenlerin ithalatında yaşanan gecikmelere karşı alınan stratejik kararlar oldu. Yurt dışı üreticilerden kaynaklanan tedarik sorunları nedeniyle takvimde sarkmalar yaşanırken, Savunma Sanayii Başkanlığı, gemilerde kullanılması planlanan ABD menşeli Mk-41 dikey fırlatma sistemi yerine, ROKETSAN ve ASELSAN tarafından geliştirilen MİDLAS (Milli Dikey Atım Lançer Sistemi)’nin kullanılmasına karar verdi.
Bilindiği üzere Savunma Sanayii Başkanlığı, İstif sınıfı fırkateynlerin başarısı ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda dört adet ilave gemi için de karar almıştı. Bu kapsamda MİLGEM Projesi’nin 9, 10, 11 ve 12’nci gemileri TCG Akdeniz, TCG Karadeniz, TCG Ege ve TCG Marmara adlarını taşıyor.
İstif sınıfının teknik altyapısı ve harp kabiliyeti
Ayrıca Bkz.2026 yılında Türkiye’nin savunma hedefleri: 10 ALTAY tankı teslim edilecek
Silah sistemleri açısından İstif sınıfı, sınıfının en donanımlı platformları arasında yer alıyor. Gemilerde 76/62 mm baş topu bulunurken, ilk gemide Oto Melara Super Rapid, sonraki gemilerde ise MKE A.Ş. üretimi top kullanılıyor. Yakın hava savunması 35 mm ASELSAN Gökdeniz CIWS ile sağlanırken, su üstü harbi için 16 adet ROKETSAN Atmaca gemisavar füzesi görev yapıyor. Hava savunma kabiliyeti, 16 hücreli MİDLAS sistemi içerisinde yer alan 16 adet HİSAR-D RF füzesiyle destekleniyor. Bunlara ek olarak gemilerde iki adet üçlü Mark-32 hafif torpido lançeri ile iki adet ASELSAN STOP 25 mm uzaktan komutalı silah sistemi bulunuyor.
İstif sınıfı fırkateynler, yalnızca silah sistemleriyle değil, deniz ve hava operasyonlarındaki esnek kabiliyetleriyle de öne çıkıyor. Gemilerde iki adet Sert Karinalı Şişme Bot, 10 ton sınıfında bir helikopter ve bir adet döner kanatlı İHA konuşlandırılabiliyor.
Halihazırda TCG İstanbul (F-515) aktif görevde bulunurken, TCG İzmir (F-516) seyir testleri aşamasında. TCG İzmit (F-517), TCG İçel (F-518) ve son olarak TCG Akdeniz (F-519) denize indirilmiş durumda. TCG Karadeniz (F-520), TCG Ege (F-521) ve TCG Marmara (F-522) ise inşa sürecinde yer alıyor.
Kaynak:https://www.denizhaber.net/milgem-projesinin-9-gemisi-tcg-akdeniz-denize-indirildi-haber-123318.htm
Haberi Portalda Gör