|
Kore savaşını anlatan yüksek bütçeli bir Çin filmi izlemiştim hatta onu seri yapmışlardı. Başkaları yapmış demeseler bu film ile o film sanki aynı filmi iki farklı taraftan izliyormuşcasına bir hava bırakıyor uzakdoğu savaş filmleri birbirine o kadar benzer. Yalnız bu filmlerin kusuru büyük yapım kalitesine sahip olsalar da yer yer sanki bir Battlefield haritasında çarpışıyormuşcasına veya bazı sahnelerde film setinde savaşıyorlarmış hissiyatı vermeleri. Doğallık konusunda Holywood'un gerisindeler. Arcade hissettiriyolar. Ama genel olarak bol bol harala gürele içeren kalabalık figüran topluluğu ile ekranı dolduran filmler. O Çin filminin adı da The Battle at Lake Changjin.O serinin ilk filmini de öneririm. Söylediğin yapımlardan ise Mai Wei'yi izledim. Kağıt üstünde komik bir konusu var. Girdikleri her cephede teslim olup diğer orduya katıla katıla dünyayı dolaşarak ülkelerine dönmeye çalışan Koreli ve Japon iki askerin öyküsü. Ama işleniş olarak tabiki komik bir film değil. Oda izlenebilir bir yapım. |
|
The Battle at Lake Changjin'i 2 kez mi ne izledim fakat devam filmini bir türlü izleyesim gelmedi. Emperyalizm propagandasına sürekli zaten maruz kalıyoruz, bir de Komünizm propagandası ağır geldi. |
|
Bir süredir buraya izlediklerimi yazmıyordum ufaktan başlayalım.. Şubat ayından güncele doğru ara ara paylaşacağım yeniden. https://www.imdb.com/title/tt32086046 Candan Erçetin müziğinin bir sahnede arkaplanda yer almasıyla sağda solda meşhur olan filmi herkes gibi ben de merak edip izledim. Fransa'da bir göçmen olarak yaşamın zorluklarını Süleyman kardeşimizin gözünden izliyoruz ağdasız dram filmlerini sevenler için ideal. 7,5/10 https://www.imdb.com/title/tt36943034 Geçtiğimiz yıl izlediğim en muazzam en vurucu şey. Gerçek ses kayıtları ve görüntülerin kullanılması etkisini katlıyor. Yürek dayanmaz türden. 10/10 https://www.imdb.com/title/tt14905854 Sinemada izlediğime fazlasıyla değen tertemiz bir drama. Hype edildiği kadar duygusal etki yaşamadım, yani ağlatmadı ama hüzünlendirdi diyebilirim. Jessie Buckley ve Paul Mescal günümüzde yapımlarını en merakla beklediğim 3-4 oyuncu arasında. 8/10 |
|
https://www.imdb.com/title/tt0103919 Beyaz Bir kadının ,merakına yenik düşerek 19.yy'da korkunç bir şekilde öldürülmüş olan zenci Şeker adamı çağırmak için aynaya 5 defa adını söylemek suretiyle lanete bulaşmasını anlatıyor. Orta kalitede ve 90'lar kalitesi var. Son 40dakika hareketli. İmsb puanına da baktığımızda daha düşük puanlı devam filmi çekilmiş. Ayrıca remake de var sanırım. |
|
https://www.imdb.com/title/tt0112625 Birinci filmi izlemişken ikincisini de izlemek lazımdı. İmdb puanına yakışır bir kalitedeydi |
|
https://www.imdb.com/title/tt1757678 Devam filmlerinin aşağı ivmeli olması sebebi ile pek bir beklentim yoktu. Süre gereksiz uzatılmış, ubisoft oyunlarındaki gibi önceki filmin teması değiştirilmiş gibi akış aynı gidiyor. James Cameron emekli olup kazandığı paraları yese herkes için en iyisi olacak gibi 5/10 |
|
Obsession'ı yeni izledim ve gerçekten sağlam rahatsız edici bir film olmuş. Toksik ilişkinin yarattığı psikolojik baskıyı bu filmde iliklerime kadar hissettim diyebilirim. Gore dozu tam kararında ve film sizi sürekli diken üstünde tutmayı başarıyor. |
|
Bir koyun polisiyesi Gayet keyifli, sıcak aile filmi . 10/7.5 |
|
https://www.imdb.com/title/tt0082346 Askeri okulda zorbalanan bir öğrenci okulun bodrumunda kara büyü kitabı bulur. PC aracılığıyla kitaptaki 16yydan kalma Esteban adlı şeytani varlığı günümüze getirir ve olaylar gelişir 1080p görüntünün üstüne 80'lerden kalma Tr dublaj. Dublaj sanatçıları arasında Sadettin Erbil bile var. Tr dublaj iyi sayılmaz. Film herşeyi ile nostaljik. |
|
https://www.imdb.com/title/tt14142060 ortalama bir film. japonya gerçekten bambaşka bir dünya. 7/10 yarında whale i izlerim artık. |
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @Periah