Bundan ziyade bana hayal ettiğiniz o alternatif sistemdeki hak-hukuk korunması mevzusunu anlatsanız daha çok aydınlanırdım. Sakın bana getiripte burda kitaplar, uzun uzun makaleler vs. yapıştırmayınız. Kaosmuş |
|
Benim analizlerime göre çağdaşlaşmak, içinde yaşanılan çağın sorunlarını: 1. Görebilmek 2. Bu sorunlara çözüm üretebilmek veya üretilen en iyi çözümleri görebilmek. 3. Çözümleri uygulayabilmek demektir. Örneğin: 1. Senin ülkende her yağmurda sel basan sokaklarla dolu şehirlerin varsa senin ülken çağdaş değildir. Çağdaş bir ülkede o şehirlere yağan suyu şehrin alt yapısı dakikalar içinde tahliye edebilmelidir ve böyle bir yapıya sahip çok az şehrimiz var. 2. Senin ülkende geri dönüşüm düşüncesinden de, tesislerinden de uzak şehirlerin varsa, senin ülken çağdaş değildir. Senin şehirlerinin insanı geri dönüştürülebilir maddeleri de çöpe atıyorsa, geri dönüştürülebilir maddeleri dönüştürebilecek tesislere sahip değilse, o ülke çağdaş değildir. Böyle bir yapıyı oluşturabilmiş çok az şehrimiz var. 3. Senin ülkende şu elektrik direkleri hala toprağın üstündeyse, sağlam bir fırtına da yıkılıp gidiyorsa, sen o direkleri hala toprağın altına alamamışsan, senin ülken çağdaş değildir. Bunu yapabilmiş çok az şehrimiz var. 4. Senin ülkende (günümüz ölçüleriyle) okur yazar oranı (literacy rate) hala %95'lerin üstünde değilse senin ülken çağdaş sayılmaz. Senin gideceğin daha çok yol vardır. Düşünün nüfusu senin ülkenin kaç katı nüfusa sahip Çin'de bile okur yazar oranı senin ülkenden fazla. 5. Senin ülkende bebek ölümleri oranı hala 1000 bebekte ne bileyim 10 oranının altında değilse senin ülken çağdaş değildir. Sen bu konuda ülkenin durumunu merak ediyorsan, bi google'ı açıp "infant mortality rate" diye aratabilirsin. 6. Senin ülkende... Ulan hangi birisini yazayım yahu.. Bi ton ölçüt var... Ekleme: Bazı arkadaşlar diyor ki, insanları değiştirmeye çalışmamalıyız.. Emredersiniz... Kafaya bak. Benim ülkemde birileri töre diye insanları diri diri toprağın altına gömecek, suikast yapacak, töre cinayetleri işleyecek, ne bileyim icabında literatüre bilge köyü katliamı diye geçen olayları yapacak, Biz de bu insanları değiştirmeye çalışmayacağız. Yapınca aslında biz insanlık suçu işlemiş olacağız. Oldu canım. Kafanız güzelmiş güle güle kullanın... |
ben örgütsüzlük demiyorum devletsizlik diyorum.zalim devlettir.devlet adalet veremez.ceza sistemi elbette olacak ben devletin yok olmasından bahsediyorum. okumak isterseniz link: http://beneaththeground.org/eyfiti/anarsistbakis/geocities.ws/anarsistbakis/anarchy_articles.html birçok yazı var. |
E zaten ceza sistemini uygulayan, düzenleyen örgütsel yapının adına devlet diyoruz. Siz bunun adına devlet demezsiniz başka bir şey dersiniz ama o yine aynı şeydir. Devletin yok olması derken hangi vasfının yok olmasını kast ettiğiniz anlaşılmıyor. Biraz daha açık olur musunuz? Ek: Bakın iyi gidiyorduk ama sonradan yaptığınız ek hiç olmamış. O kadarda öncede uyarmıştım |
Dünyada tabiatta var olan bir ekosistem vardır. Bir kısmı hayvanların av dır bir kısmı avcı. Avcılar aslında avları avlayıp onları öldürdükleri için ( yedikleri için ) kötü gözle bakılır. Aslında onlar da ekosistem içerisinde av dedikleri türlerin avladıkları hayvanlardan korurlar. Veya bitkilerin yok olmasını engellerler. Bu açıdan baktığımızda bütün dünya üzerinde bir denge söz konusudur. Militarist bir olgu da tabiki olmak zorunda. Militarizmi kökünden kaldırmak o militarizm disiplininin bozulması da ülke savunmasını tehdit eder. Evet savaşa bende karşıyım ama dur kardeşim bir dakika bak neden savaşıyoruz diyene kadar adamı vururlar çoktan. İnsan yaratılıştan gelen hiç bir fıtri şubesini yok etmemeli. sadece kontrol altında tutmayı ve gereği ile kullanmayı bilmeli. Biz insanların evlilik dışında cinsel ilişkilerine karşı olduğumuzu söylediğimizde ( lütfen konu buraya kaymasın - sadece güzel bir örnektir ) hiç kimsenin hiç bir şekilde cinsel hayatı olmasın demiyoruz. Buda buna benzer bir örnektir. Sizin değiştirmek istediğiniz kişiler de sizi kendileri gibi görmek isteyince, siz de karşınızdaki de düşüncelerinden vaz geçmediği zaman ve bu bir saplantıya doğru gittiği zaman ortaya ister istemez şiddet çıkacaktır. Şiddet bence sadece belirli durumlarda meşru görülebilir. Aksi halde dediğim gibi ve yine @The souls migration ilave ettiği gibi farklı durumlar için baskıcı olmak zorbalık tan öteye gitmez. Diğer taraftan zaten değiştirmeye çalıştığımız şeyler mutlak olmalı. Baktığımızda Tıp alalında belki Askeri anlamda ( nasıl bir formül geliştirilir bilemiyorum ) insan hayatına kast etmeden belki bazı şeylerin çözümü sağlanabilir. Bu kezde emin ol, dünya nufüsundan rahatsız olanlar doğum kontrol araçlarının kullanılıp kullanılmamasını, kürtajı vb durumların ne kadar çağdaş olduğunu, bir kişinin doğmamış bile olsa haklarının olup olmadığını, bir başkasının yaşam hakkının elinden alınıp alınamayacağını tartışacaktır. Yani insanlar var oldukça bu tip tartışmalar elbet sürecektir. O yüzden geniş anlamda bunu Milattan Önce den tutun bundan bir o kadar daha ileriye taşıyın sanırım çağdaşlığın en güzel ve daim güncel kalacak tek tanımı "karşındakini dinlemeyi bilebilmek, o olgunlukta olmaktır" diye düşünüyorum. |
Şu öldürme meselesi nereden çıktı anlayamadım. Ama topluluğuna göre değişir. En iyi ihtimalle o kişi/düşünce yokmuş gibi davranılır, afaroz edilebilir dediğiniz gibi öldürülebilir de. Aslında öldürmek düşünceyi yok etmek için kullanılabilecek iyi bir taktik olmasa gerek. Çünkü düşünce ayrık otu gibi tarlanın neresinden çıkacağı belli olmaz. Eğer akılsız bir çiftçi ise o otları temizlemekle uğraşır. Akıllı bir çiftçi ise sürekli otun çıkmasını engelleyecek şekilde tarlasını eker, biçer temizler yani asıl için otla değil toprakladır. |
Haklısın Nasozby, arkadaş çok büyük bir şey iddia ediyor ama onun üzerinden hemen geçiveriyor, ondan laf uzadı biraz. Anarşikleri hiç bir zaman anlayamadım, hep çok büyük konuşuyorlar ama çok az şey söylüyorlar |
Bakın hemen her konuda böyle iğneleyici aba altından sopa gösterici tavırlarla yazıyorsunuz. Sonra aynı şekilde muamele görünce hazmedemiyorsunuz. Bana Töre cinayetlerinden vb den bahsedip konuyu dramatize etmene hiç gerek yok. Sen ne demek istediğimi anlayıp sırf bu şekilde muhalefet olmak için bunları yapıyorsun. Hem sana ne benim görüşümden ? Çok beğenmiyorsan bloklarsın. Yok hazım edemiyorsan oturup hazmı kolaylaştırıcı ürünler kullanabilirsin. Merak etme tıp o kadar ilerledi ki sen bile anlayamazsın nasıl hazmettiğini. Şimdi daha düşmanca tavırlar takınmak için bende size laf mı sokayım yoksa lafı burada kesip bu konuya bir daha girmeyelim mi ? |
:) Niyet okuma mı dersin, hazım ilacı mı dersin.. Bir de "sana ne benim görüşümden" sözü de eklenir adı FORUM olan bir yerde tam olur. Garnitür olarak da töre cinayeti konusu ile çağdaşlaşmak sorunu konusu arasında ilişki olmadığı iddia edilir. Bu düşünceleri hazmetmek için de tıp referans gösterilir. Kardeşim, ben böyle düşünmüyorum ki hazmedekle uğraşayım... Açık konuşayım. Senin şu kadar lafın, bu düşünceleri zamanında nasıl hazmettiğini açıklıyor, başka bir şey değil... Ortada basit bir gerçek var: Ben burada seni eleştiriyorsam, ortaya görüş sayılabilecek bir şey koymuşsundur. Senin bir iddian var: Çağdaşlaşma: Karşısındakini dinleme olgunluğudur, onu değiştirmek veya yönlendirmeye çalışmak değil. Benim de karşı iddiam var: Örneklendirdiğim durumdaki kişileri sadece dinlemek, değiştirmeye veya yönlendirmeye çalışmamak çağdaşlık değildir... Bu yüzden tanımın bu tür hususlara da dikkat ederek ayrıntılandırılmaya veya yeninden düzenlenmeye ihtiyacı var. Karşı iddian varsa, buyur dinlerim... |
arkadaş heehalde tek bir güçten insanları kısıtlamayan herkesi eşit ama yeri geldiğinde koruyan tek bir güçten bahsediyor. ama tüketim toplumunda imkansız. |
liderlik ve zorla siyasi fikir empoze etme vasfı. |
Not: @Donanımcı21 kardeşimiz ile olan tartışmayı, @Nasozby'nin " İstemeyenler zorla çağdaştırılmalı mıdır ? Devlet çağdaşlaşma planları yapmalı mı ? " sorularının bağlamında yönlendirerek devam ediyorum.
Birincisi; Liderlik her sistemin kaçınılmaz vasfıdır ve gereklidir. Üç kişilik bir gurupta dahi makbul olan aralarından birinin seçilip lider, sözcü, düzenleyici olmasıdır. Büyük toplumlarda ise bu liderlik ve otorite realist düşündüğümüzde mutlak gerekliliktir, şarttır. Ne sizin anarşist düzeniniz, ne konuda sözü geçen enternasyonalist düzenler otoritesiz ve lidersiz yürütülemez. Bu imkansızdır. İkincisi; Modern toplumda hiç bir devletin siyasi veya dini yada felsefi bir görüşü empoze etmeye hakkı veya vasfı yoktur. Bunu yaparsa bu zorbalıktır. İnsanları şekillendirmek, toplum mühendisliği yapmak asla devletin yada başka kurumların görevi değildir. Bu anlamda söz ettiğiniz ikinci vasıf zaten devlet tanımının içersinde bulunmuyor. |
lider olabilir ama benim dediğim olabilecek lider halktan farklı olmayan ve zorla liderlik yürütmeyen kişidir.tüm devletlerin bir ideolojisi olur ve devletin asıl amacı propaganda ve sınırlarını diğer devletler aleyhine genişletmektir.mesela türkiye cumhuriyetinin kemalizm. |
|
donanımcı21 iyi orta açıyorsunuz cidden, gol olmaması elde değil |
vala ya! |
|
Çağdaşlaşmak bana göre akla ve vicdana uygun hareket etmeye çalışmaktır. Buda bireylere göre değişebilir. Doğru olan birşeye herhangi bir sosyal,siyasi yada dini duygu beslemeden doğru diyebilmektir. Örneğin kaçak yapılaşma yanlışmı evet ama nedense herkesin üzerinde fikir birliğine vardığı bu konuda çözümsüzlük var. Sebebi ve çözümü bilindiği halde uygulanmıyor. İşte bu toplum, yönetim ve saygısızlık çağdışıdır. Evin içine milyarlık eşya alıp evin duvarına boya sürmeyen ve görüntü kirliliği yapan vatandaşın topluma gösterdiği saygısızlık, onu bu yola iten yönetimin saygısızlığı ile elinde sermayesi olup kar amacı güderek dahi gerçekleştirebileceği çağa uygun yapılaşmayı yapmayan işadamıda çağdışıdır. |
donanımcı atatürk ve cumhuriyet döneminden uzak görünüyor. golü kendi kalesinde görmek gerekir. |
| Günü kurtarma edebiyatıdır. Tıpkı emperyallerin ''insan hakları, sözde demokrasi, hak-hukuk, eşitlik ve adalet'' gibi söylemlerle insanları oyalayarak istediklerini elde etmeleri gibi. |
kulağa güzel geliyor.