|
Çağdaşlaşma Nedir ? Bence en kısa tanımla dünyanın gelişimine ve yeniliklerine ayak uydurabilmektir. Kimler çağdaşlaşır ? Dünyaya sırtını dönmeyen ve kendi yorumlarını başkalarından bağımsız olarak yapabilen herkes çağdaşlaşabilir. Kim çağdaşlaştırır ? Birinin çağdaşlaştırılabilmesi için öncelikle bazı şartların uygun olması gerekir(bknz: Soru 2). Şartlar uygunsa herkes herkesin çağdaşlaşmasına katkıda bulunabilir. Biraz daha genele gidersek yazarlar, aydınlar, dergiler, kitaplar... Çağdaşlığın kriterleri neye göre bElirlenir ? Çağdaşlığın evrensel kriterleri pek yoktur. Farklı kültürlere göre çağdaşlaşmak aynı şeyi ifade eder, ancak içi kültürlere göre farklı şekilde doldurulabilir. İstemeyenler zorla çağdaştırılmalı mıdır ? hiç kimse "Ben çağdaş olmak istemiyorum" demez. Çünkü cağdaşlaşmak kelimesinin böyle bir kullanımı yoktur. Sadece ortama ayak uydurmayı reddeder, ancak zamanla istem dışı olarak ayak uydurmaya başlar. Tabi bu ayak uydurmaya başlama devede kulak kalır desem yeridir. Devlet çağdaşlaşma planları yapmalı mı ? Yapmalıysa neye göre yapmalı ? Yapmamalıysa neden ? Devlet insanları kitap okumaya teşvik etsin*, ezberci eğitimi bırakıp yoruma dayalı eğitime geçsin yeter. Devlet bunları yaptıktan sonra insanlar kendiliğinden çağdaşlaşacaktır zaten. *İn iyisi devlet insanları kitap okumamaya teşvik etmekten vazgeçsin, okumaya teşvik etmese de olur. |
|
Aslında Bu hareket batıda başladığı için biz batılılaşma olarak biliriz bu yanlıştır. Çağdaşlaşma sanayi devrimi ve kadınların sosyal hayatta etkinleşmesiyle başlamıştır.kapitalizme kafa tutan örgütlenmeyi kadınlar yapmıştır vbvb.... Batılılaşma değildir bunu belirtmek istedim. |
|
Cagdaslasmayi ayak uydurma olarak görmek bence gayet yerinde. Cagdaslasmayi istememek demek bilerek ve isteyerek eski isletim sistemi kullanmaya benzer. Su an windows 95 hatta XP kullandiginizi hayal edin. Cagdaslastirma, demokrasi getirme gibi kavramlar savas gerekcesi olarak gösterildigi icin bir cok insanda negatif bir izlenim kalmis olabilir. |
| Çağdaşlaşmak sürekli en iyiye doğru gitmektir..İnsanoğlu sürekli geçmişle ilgili şimdiye göre olumsuz yorum yapmaktadır.(Çoğu konuda böyledir).Çağdaşlaşmak istemeyenlere gelirsek.Bir başkasına zararı olmadıkça o kişi çağdaşlaşmak zorunda değildir..Ama bir başkasına zararı varsa devlet zoruyla zararı olan konu hakkında çağdaşlaşmak zorundadır..Mesela kız çocuklarının okula gönderilmemesi.Bunu uygulayan anne baba devlet zoruyla buna mecbur edilmelidir. |
| çağdaşlaşma eşitlik ve özgürlüktür.onun için kapitalizme ve diktatörlüğe karşıdır.militarizmede karşıdır.çağdaşlaşma anarşizmdir diye düşünüyorum. |
|
Bu kavramında yine bir çok "izm" lerdeki gibi insanları değiştirmeye yarayan bir kavram olduğunu düşünüyorum. Çağdaş olmak temelde özgürlük anlamına geldiği gibi gözükse de "bizim yaptıklarımızın yapılması" çağdaş olmayı gerektirir anlamına geleceği için çok fazla bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Eğer gerçek anlamı ihtiva edecekse "Çağdaşlık" "karşısındakini dinleme olgunluğudur" onları değiştirme veya yönlendirme değil. İnsanların istedikleri ve mutlu olduğu şekillerde yaşama haklarının olduğunu kabul etmek ve buna göre yaşamalarına izin vermektir. |
bir insan bir insanı öldürürken veya bir insan kendini öldürürken onu dinlemek mi gerekir yoksa değiştirmek mi?değiştirmek gerekir.neden her değişim kötü olsun? |
Burada öldürmek veya ölmek nereden çıktı anlayabilmiş değilim. Örneklemenizi daha net bir şekilde ifade ederseniz sevinirim. Bu duruma göre ne ifade etmek istediğini daha iyi anladıktan sonra size cevap verebilirim. |
| Çağın gereklilikleri dediğimiz mesele hayatımızın hangi alanlarında geçerlidir ? |
insanları değiştirmek neden her zaman yanlış olsun diyorum.örnek olarakta ölmek öldürmek örneğini verdim. |
|
"Çağdaşlaşma" politik, halk tabiriyle "O" bele bir kavramdır Özellikle günümüz politikacılarının dilinden düşmez, herkesin farklı bir "çağdaşlık" tanımı vardır. Birde idoloji ayrımı gözetmeksizin, bütün dünyadaki politikacılar insanlarını çağdaşlaştırmak isterler. Hal bu iken herkes kendi "çağdaşlığını" dayatır halkına. Peki sence çağdaşlık ne demek, diye soruyorsanız; bence çağdaşlık insanın olgunluğudur. İnsanlar olgunlaştıkça toplumda olgunlaşır. Fakat biraz daha etimolojik detaya inersek "çağdaşlık" çağa uymak demek; çağ ile beraber gelişmek gibi anlamlara gelir. Bu şekilde baktığımızda "çağdaşlığın" sadece insani yönünün değil bunun yanı sıra teknolojik, siyasi türlerinin olduğunuda görürüz. Kimler çağdaşlaşır peki? İnsanlar çağdaşlabilir, kullandığımız teknolojiler çağdaşlaşabilir, siyasi yaşamımız daha demokratik yada çağdaş bir hale gelebilir. Kim çağdaşlaştırır? / Devlet insanları çağdaşlaştırmalı mı? / Zorla çağdaşlık olur mu? Kimse kimseyi çağdaşlaştıramaz. Ne devletin insanları çağdaşlaştırma gibi bir görevi vardır nede başka gurup veya gurupların. Ancak insan kendisi isterse kendisini çağdaşlaştırır. Devletin insanlar üzerinde fikri bir yaptırımı olamaz. Bu ancak zorbalık sınıfına girer. Fakat devlet ancak teknolojiyi çağdaşlaştırma, siyaseti çağdaşlaştırma, hukuku çağdaşlaştırma gibi görevleri vardır. Aslında "çağdaşlık" çok geniş bir kavram. Yani tek bir tanım üzerinden gitmek yanlış. Bu kavram çok yönlü anlamlar taşıyor. Müsait bir vakitte her birini detaylı olarak açmak gerek. Ama kısaca en önemli noktaya özetlersek; Devletin insanları çağdaşlaştırmak gibi bir görevi yoktur. Haddi zatında devletin insanların yaşam tarzlarına, fikriyatına, inancına yada ideolojisine tecavüz etmek, değiştirmek, kendince geliştirmek gibi görevi yoktur. Devletler her türden fikre sahip insanların refah içinde yaşayabilmesi için ortam hazırlayan ve koruyan bir erktir. Asla onlara baskı yaparak onları değiştiren bir güç değildir. Bu aynı konu içersinde örneklere ve yaşanmış hadiselerede girmek gerek. Türkiye bu örnekler konusunda çok zengin bir çeşitliliğe sahip. Bu örnekler üzerinden gidilmesi daha faydalı olacaktır ama şu an kısa kesmek durumundayım. Sinan çetinin bu mevzuya değindiği bir kısa filmi paylaşıp ben aradan çekileyim. Videoyu izlemek için tıklayınız |
Yine yeterince açık bir şekilde ifade ettiğinizi düşünmüyorum ancak anladığım kadarı ile cevap vermeye çalışacağım. Eğer ifade ettikleriniz benim anladıklarım değilse o zaman tekrar açıklamanızı rica edeceğim. Şimdi insanları neden değiştirmek istiyoruz ? İnsanları değiştirmek, değiştirmeyi istemek bence insanlık suçudur. zorlama ve zorbalıktır. Fakat yaşantının içerisinde bazı değişimlere tıkaç görevi görmek te yok olmanın kendisidir. Örnek verecek olursak, Ülkemizi savunan ordumuzun subayları istemiyor diye günümüz teknolojisine ait silahları orduya kazandırmamak bir değişimin önünde tıkaç görevi görmek olur. Çağdaş bir envanteriniz olmak yerine demir parçalarına sahip olursunuz. Buda çağ dışı araç-gereçlerle ülkeyi savunmak olur ki çağdaş olamayız. Değişime bu pencereden bakarsak çağdaş olmanın faydaları vardır. Yine Kentsel dönüşüm dedikleri yaklaşımla yoğun sayıda insanların bulunduğun alanlarda insanlarla beraber yaşarken depreme dayanıklı binalarda yaşamak bir çağdaşlık göstergesi olabilir. Fakat kalabalık ve betonların içerisinde yaşamak istemeyen birisine burada zorla yaşatmak gibi bir durum da söz konusu olmaz. Dönüşüm esnasında "karşısındakini hiç dinlemeden" evinden çıkacaksın ve burası bundan senin burada yaşamak zorundasın gibi bir dayatma hiçte çağdaş bir yaklaşım olmaz. Buna toplumun veya genelin yani çoğunluğun yediklerini yeme, giyme, içme ve hareket etmesini de gösterebiliriz. Örneğin dere kenarında elle yemek biri mazur görülebilir ancak lüks bir lokantada elle yemek yerseniz size ne kadar çağdaş olabileceğinizi sormak istiyorum. Eminim insanların % 99 u bu hareketin çağ dışı olduğunu çatal bıçak kullanmak gerektiğini söyleyeceklerdir. Kullanmayan için ise çağdışı diye anlam yüklenecektir. Şimdi sizin üyeliğinizin yeni olması ve özellikle bu bölümde yazmanız bir yöneticinin dikkatini çekip % 100 Fake bir üyedir diye üyeliğinizi silse sanırım çağdaş olmaz. Bu konuda insanın kendisini öldürmesi ve öldürülmesini hala anlam veremiyorum. Eğer sorduğunuz şey ötenazi kararının bir kişiye verilmesi ( hastanın kendisine ) çağdaş mıdır değil midir diye sorabilirsiniz. Veya birisinin diğerini ne amaçlı öldürmesi bunu tanımlamak gerekiyor. Ancak burada da @The souls migration ın bahsettiği gibi ahlak kuralları, çağdaşlık gibi kavramların nerede yazılı olduklarına ( tabi yazılı ise ) o kuralları referans alarak konuları tartışmak daha mantıklı olur. Ben dinlemekten bahsederken aslında en başta okumayı kast ediyorum. Çünkü okumak, yazarı kesin ve kati olarak ve karşısındakinin sözünü hiç kesmeden en yüksek saygı seviyesinde dinlemektir. Dinlemeyen insanların hangi platformdan olursa olsunlar, zaten ne yaptıklarının bilincinde olurlar ne de sonuçlarının bilincinde olurlar. O yüzden öldürmeden önce niçin öldürdüğünü veya ölmeden önce neden öldüğünü bilmesi insan açısından faydalı olacaktır. |
mesela ben militarizm karşıtı bir insanım.militarist bir insanı değiştirmek istiyorum.bu niye zorbalık olsun?asıl değiştirmezsem militarizmle o zorbalık yapacak.benim kimseye zorla düşünce empoze etmek hakkım olmaz.ama adli suçlu insanlara cezalandırıcı davranabilirim.dediğim öldürme ve öldürülme yanlış birşey olduğundan bunu yapacak veya yaşayacak olan insanları değiştirmek hayat kurtaracak.değiştirmeye çalışmak herşey için yanlış birşey demek değildir.demek istediğim buydu. |
Bu noktada devlet devreye girer. Başkasının özgürlüğü, yaşam hakkı ihlal edildiğinde devletin emniyet, hukuk, ceza sistemi aracılığı ile müdahale hakkı ve görevi mevcuttur. |
devlet karşıtıyım devlet zorbalığın kendisidir. |
|
Beatles - John Lennon - "Imagine" (Hayal Et) Hayal et ki, hiçbir cennet yok Eğer denersen kolaydır bu, Altımızda bir cehennem yok, Üzerimizde sadece gökyüzü var Hayal et ki, tüm insanlar Bugün için yaşıyorlar... Hayal et ki hiçbir ülke yok Bunu yapmak zor değil Öldürecek ya da uğrunda ölecek bir şey yok Ve hiçbir din de yok... Benim bir hayalperest olduğumu söyleyebilirsin Ama tek başıma değilim Umarım bir gün sen de bize katılırsın Ve tüm dünya tek olur. bakınız hümanist felsefe, duygusallık yöntemi ile empoze etme. nerden çıktı bu şimdi x-files zorlama zorbalık deyince, duygusallığı da ben ilave edeyim istedim. yalnız bir şey dkkat çekiyor: " İnsanları değiştirmek, değiştirmeyi istemek bence insanlık suçudur. zorlama ve zorbalıktır. Fakat yaşantının içerisinde bazı değişimlere tıkaç görevi görmek te yok olmanın kendisidir. " burada yok olmanın kendisi insanın kendisni ve/veya bir başkasını öldürmesi mi oluyor diye ben de sorayım. |
O halde devletin yapması gereken bu görevi bir takım kendini bilmez kişi, kişiler, çeteler üstlenir. Asıl zorbalık o zaman çıkar ortaya. İstediğiniz hak korunması ve iadesini sağlayacak en iyi otorite devlet otoritesidir. Aksi durum zorbalıkları ortaya çıkarır. |
din devletide komünist devletide faşist devletide kapitalist devletide insanlara acı getirmiştir.ben anarşist federasyon istiyorum.merak edersen kaos yayınları var okuyabilirsin bilgilenme amaçlı anarşist bir yayınevi. |
Çağdaşlaşma nedir ?
Kimler çağdaşlaşır ?
Kim çağdaşlaştırır ?
Çağdaşlığın kriterleri neye göre belirlenir ?
İstemeyenler zorla çağdaştırılmalı mıdır ?
Devlet çağdaşlaşma planları yapmalı mı ? Yapmalıysa neye göre yapmalı ? Yapmamalıysa neden ?
Konunun seyri açısından aklıma gelen bir kaç soruyu yazdım.
Kendi aklınıza gelen soruları da sorabilir, hep beraber yanıtlar arayabiliriz diye düşünüyorum.
(Tabi yönetici arkadaşlarımız kış kış demezse)
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.