|
Öncelikle Merhaba!! Yaklaşık 1-2 ay sonra araba almayı düşünüyorum.Aklımda Latitude var.Olursa 1,5 dCi olacak.Az km'li ikinci el almayı düşünüyorum.Sizce hangi donanım seviyesini almalıyım ? Privilege mi Executive mi?Birde eğer navigasyon olursa ekranda müzik sistemi bilgileri görüntülenebiliyor mu? Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler :) |
İkinci el alıncakca zaten arasında pek bir fiyat farkı olmaz executive alınız :) çünkü privilage ile arasında saglam donanım farkı var :) Navigasyondan müzik sistemine bakar mıyız derken bas tiz ayarlarını bakıp ayarlı'ya biliyorsunuz . |
|
Aracın fiyatı sanki bana biraz fazla düşük gibi geldi. Arka çamurluk ve bagaj kapağı değişmiş.Araç full+full sizce nasıl ? http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-doktordan-executive-prestij-paket-sunroof-76113660/detay birde şu var http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-sahibinden-ful-de-donanimli-30-000-de-fluence-78808176/detay |
Aracın resimlerini isteyiniz kaza resimlerini eğer ilerde sıkıntı yaratacak bir problem değilse düşünmeden alın :) |
| 1.5 dci düz vites |
|
İLK 11.000 KM İZLENİMLERİM : evet arkadaşlar 4 aylık süre geçti ve latitude ile 11.000 km yaptım. elimden geldiğince detaylı bir tespit yapmaya çalışacağım.. ARTILARI : 1-bu aracı daha beğenmeyene, gördükten sonra bir daha bakmayana rastlamadım..aracım tam bir ilgi odağı, hele de içine binip seyahat edenlerin hayranlıkları kat kat artıyor..bu aracın kullanıcısına sağladığı prestij inanılmaz.. 2-araç ebat olarak büyük, makam aracı olarak düşünebilirsiniz..ilk defa bir aracımda arka koltukta seyahat bana haz verdi, bunda cam tavanın katkısını inkar edemem ve pek tabii ki arka koltuktaki diz mesafesi çok geniş..aracıma uzaktan ve yandan baktığımda ve yanındaki diğer araçlarla birlikte gördüğümde aracın boyutunu çok daha iyi algılayabiliyorum.. 3-araçta dandik bir malzeme, kötü bir işçiliğe şahit olmadım çok şükür..aracın yol bilgisayarı ekranı hariç tabii ki, bu hususu tüm arkadaşlar dile getirmiş, latitude hiç yakışmayan bir ekran..mesela ben sunrooftan çok tereddütlüydüm ama şimdiye kadar mükemmel çalıştı..ve yine cruise kontrol hatasız çalışıyor ve mükemmel kolay kullanım sunuyor..aynı şekilde radyo-cd-harici audio bağlantılar hepsi çok güzel dizayn edilmiş ve sorunsuz çalışıyor, boose müzik sistemi bence harika ve son derece tatmin edici.. 4-motor 1.5, kasa çok ağır ama performans hep süper arkadaşlar, her açıdan tatmin edici performans sundu aracın motoru..10.000 km sonucunda 100 km yakıt tüketimim 7,2-7,3 lt oldu.bu değerleri şehiriçi-şehirdışı karışık olarak elde ettim..bir kez şehir dışında bir depo ile 950 km civarında yol yaptım..sunu anladım ki 100-110 km ortalama hızlarda bir depo ile çok rahat 1.000 km nin üzerinde yol gidecek araç.. 5-yoğun kar yağışlı bir ortamda bolu dağı civarında zincirsiz mevsim lastikleriyle rampalardan çok rahat çıktı, bu aracımızın ağırlığını ve yol tutuşuna bir kanıt olduğunu düşünmekteyim.. 6-ben bluetooth bağlantıyı çok aktif olarak kullanıyorum, sorunsuz çalışıyor ve güvenlik adına çok ta gerekli. EKSİLERİ : 1-yoldaki çukur ve tümseklere girip çıktıktan sonraki meşhur gezinme hissi..evet bu hissi yaşıyorsunuz ve çok rahatsız edici..sadece otoyol için düşünülerek bu yanlışa düşünülmüş sanırım..bir markanın ürettiği en üst modellerden birinde böyle bir hataya düşmesi kabul edilecek bir durum değil..servis rot ayarı yaptı, sanırım mesele halloldu.. 2-deri koltuklarda, derinin yapısından mıdır anlamadım, çok çabuk kirleniyor, pantolon, mont rengi vs.. hemen deriye geçiyor..başlarda bu durum çok canımı sıktı ancak ıslak mendille silince hemen çıktı ve tertemiz oldu.. bu yönden üzerine durulacak bir problem olmaktan çıkıyor.. 3-yol bilgisayarı ekranı..fazla bir şey demeye gerek yok.. çok ama çok ayıp.. 4-saklama gözleri az ve kullanışlı değil (torpido, kapı gözleri, vs..) 5-bu araç için 18 inç lastik opsiyonu olması gerekmez miydi diye düşündüm.. Arkadaşlarımızın ve özellikle de Metin abinin tavsiyeleri üzerine biraz gecikmeli de olsa 11.500 km de servise gittim..polen ve hava filtrelerini değiştirdim (her iki parça da simsiyahtı, iyi ki değiştirmişim)..bu iki parça ve işçilik parası toplam 140 TL aldı servis arkadaşlar..servise araçtaki gezinme hissini resmi şikayet olarak ilettim, rot ayarını yaptılar..yine arka kapıda hafif gıcırdama vardı ve geri görüş kamerasının açısı fazla yere doğruydu, bunları da garanti kapsamında yaptılar..hafta içi rot ayarlarını deneyeceğiz çukurlu, tümsekli yolda ama şehir içi ilk izlenimim odur ki, rot ayarını düzgünce yapmışlar, gezinme hissi yok olmuş.. 11.500 km bir araç için kesine yakın kanaatler belirtmek için yeterli bir ölçü diye düşünüyorum.. NETİCE : Ömrümde ilk kez Renault bayiisinden beni içeri sokan Latitude beni hiçbir surette pişman etmedi, beklediğimin çok ötesinde memnunum..Almayı düşünen arkadaşlarıma derim ki, hiç tereddüt etmeyin alın, pişman olmazsınız inşallah.. Yunus’un belirttiği gibi mümkün oldukça executive versiyonu alın, çok memnun kalacaksınız.. Aklıma gelenler şimdilik bunlar arkadaşlar, sizlerde katkıda bulunun.. Hepinize selam ve hürmetlerimi sunuyorum.. |
|
@advocat Fatih abi izlenimlerin yeni araç alıcaklar için faysa sağlıyabilir :) Bir kaç noktaya da ben değinmek istiyorum Saklama gözü evet az ama bize sunulan gözlerin hepsi baya kullanışlı özellikle torpido 1+1 ev gibi o kadar büyük :) Tabi meganeler'deki gibi kapı tutma kollarında da ufa gözler olsa iyi olabilirdi :) Eksilerden benim gözüme takılanlar :) Arka koltukdaki kol dayama açınca çok basit ve kötü bir görünüme sahip meganelerde daha güzeldi kalem tutaçağı bile bulunuyordu bizim araçlarda ise sadece 2 bardaklık var :) Direksiyon çok aşağıda en üst kademeye alındığında bile aşağıda duruyor :) ben koltuğu en alt seviyede kullanıyorum sıkıntı olmuyor fakat yukarı kaldırıp kullanmayı denediğimde hiç rahat olamıyorum :) |
İstanbuldaysanız evet yorabilir fakat ufak şehirler için zevkli olur :) |
|
Çin pazarında bizim aracın agabeyi olarak satışa sunulacak modeli TALİSMAN :) < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > Bu araçla TR piyasasına girmesin Renault E seğmeninde kesinlikle tutulmaz D seğmentine girerse bilemem E seğmenti gibi de hiç gelmedi bana çünkü iç tasarım yurt dışındaki Latitude'lerden aynısı iç koltuklar arka havalandırma kanalları. Birde o dış görünüm ney, ben biraz daha ihtişamlı bir görünüm beklerdim açıkçası araç leylek bildiğin. Vites topuzu ayrı bir katliam Latitude de aynısı var . Konsolda Ekran olmasına rağmen joystick bulunmuyor dokunmatik ekran olabilir. Birde vites topuzunun kenarlarına bir kaç tuş eklemişler büyük ihtimal benim düşüncem süspansiyon kontrol düğmesidir çünkü bu kadar yüksek bir araç olması tahammül edilemez :) |
|
Çin çok büyük bi pazar, otomobil üreticileri Çin'i keşfetti. Renault da bunlardan biri. Renault Talisman Çin pazarı için üretildi ve sadece Çin pazarında satılacak. Bu konuda birçok haber yayınlandı. Sonra Avrupa pazarında yer alır mı bilmiyorum. |
Avrupa pazarına bu araçla girmesin zaten Vel satis gibi olur sonu :) Birde Kesin E seğment, olduğu belli mi acaba ? |
E segmentinde yer alacağı konusunda bilgim yok. Dediğiniz gibi Avrupa pazarında yer alsa bu şekliyle ilgi göreceğini sanmıyorum. Şu vites kolu. Daha kibar olamaz mı? Ya da özel bir sebebi mi var, merak ediyorum. |
BEnce büyük ihtimal Latitude gibi olur buda Latitude içinde E segmenti diyorlardı fakat D olarak geldi :) Renaultun bütün vites topuzları estetik özürlü diyebilirim. |
|
Sevgili Latitude Cumhuriyeti dostlarım, kardeşlerim ve abilerim, Öncelikle hayırlı sabahlar ve işlerinizde hayırlı kazançlar diliyorum. 08.Mart.2012 - 21.04.2012 tarihleri arası bulunduğum Almanya'dan nihayet geçtiğimiz pazar günü ülkemin kutsal topraklarına sağ salim ayak bastım şükürler olsun. Bu süre içerisinde yeterli aktif olmadığım için herkesten özür dilerim. Şimdi sırasıyla mesajlarını okuduğum arkadaşlarımızla ilgili varsa yazacaklarım paylaşmaya çalışacağım. kartveli kardeşim, Geçirmiş olduğunuz küçük ama can sıkıcı kazanız için geçmiş olsun ve Allah beterinden saklasın diyorum. Aşağıda anlatacağım üzere ben de geçtiğimiz 29 şubatta arabamın arka bagaj kapağını bir yere vurdum. Şükürler olsun sadece bagaj kapağının logonun sağına kalan kısımda yumruk büyüklüğünde bir çöküntü oluştu sadece ve dün itibariyle de bunun için Bursa'daydım. Detaylarını aşağıda yazacağım inşaALLAH. yek_ka Yunus Emre kardeşim, Sanırım tunsal ile senin yaşadığın direksiyon kilitlenmesi sorunuyla ilgili şunları söylemeliyim arkadaşlar. Öncelikle bu benim başıma hiç gelmedi. Çünkü ben hiçbir zaman lastikleri yamuk bırakmıyorum. Yani her seferinde lastiklerinizi düz konumda bırakır ve marşı kapatırsanız böyle bir sorun yaşamazsınız arkadaşlar :))) Benim eskiden beri söylediğim kendime ait bir sözüm var "İçinden çıkılmaz yada zor durumların içerisine girip de ne yapacağım diye düşünmektense, o durumun içine hiç girmemenin yolunu bulmak lazım" Aynen böyle arkadaşlar, direksiyon kilitlenince ne yapacağım diye dertlenmektense, direksiyonu kitlememenin yoluna bakın ve tavsiyemi dikkate alın derim. Çünkü araçlarımızda bir geri dörüş kamerası var ve en olmadık zamanda bile bir geri vitese takarak tekerleklerin düz olduğunu görürsünüz. Hoş bu konuda el becerisi olanlar kameraya bakmadan da bunu ayarlayabilir zaten :))) tunsal kardeşim, Bazı arkadaşlar da bunu yazmışlar ama arkadaşlar, ben daha hiç anahtarı yuvasına takmadım ki :))) Sürekli cebimde yada küçük el çantamın ön gözünde durur ve ben daha anahtarı yuvasına hiç takmadım. Yani buna ihtiyacım da olmadı açıkçası... Monsieur kardeşim, Sana kesinlikle katılıyorum ve bu konuda daha önce defalarca yazım ki, bizim araçlarımız ağır arabalar, ağırdan kastım kilo olarak değil. D ve üstü segment araçların her zaman ağır başlı arabalar olarak bir anlamı vardır ben de. Ve bu sebeple ha 12 sn. de ha 9 sn. de 100 km'yi görmüşsün ne fark edecek ki. Değmez arkadaşlar. Ve elbette vergi konusundaki saçmalıklar da cabası. Ben şahsen aramadan fazlasıyla memnunum ve 1993'ten beri araba kullanan ve üstelik 2000 sonrası sürekli üst segment araç kullanan birisi olarak Monsieur gibi ben de yeterli görüyorum. kego kardeşim, Öncelikle henüz karar aşamasında olduğunuz aracınızın Latitude olmasından yana inanın hiç endişe duymayınız. forum sayfalarını okumayı sürdürünüz ve tamamını da okuyunuz. Çünkü bu size ciddi anlamda + ve - ler konusunda aydınlatıcı bilgiler verecektir. Bazı sorularınıza da kendimce cevaplar vermek istiyorum, - Eğer daha önce sürekli otomatik kullanmışsanız (üstelik İstanbul trafiğinde) bu konuda elbette bir kullanım farklılığı yaşayacaksınız. Ancak bu yaşıma kadar hiç otomatik kullanmamış birisi olarak (ki İstanbul'da da çok araba kullandım) manuel araçları kullanmanın daha profesyonelce olduğunu ve aracın tüm randımanı tek elden kontrol altında tutuyor olmayı seviyorum. Yani vites geçişlerini kendim ayarlamayı seviyorum. Tabii ki bu alışkanlıklarınızla da ilgili... - Bagaj konusunda pişman olmazsınız. Çünkü D segmenti diğer araçlara kıyasla hiç de azımsanmayacak bir bagajı var. Benim tek şikayetçi olduğum konu bagaj girişinin daha yüksek bir mesafesi olsa daha iyi olabilirdi gibi bir yaklaşımın olabilir, hepsi de bu zaten ki, bir aracı alırken dikkat ettiğiniz kriterler arasında bagak hacmine takılmayın derim. Çünkü büyük bagaja her zaman değil arasıra ihtiyaç olur ve bagajı full doldursanız bile bence ihtiyacınızı karşılar. Çünkü biz 5 kişilik bir aileyiz. - Eğer daha öncesinde 4.897 mm ölçüsüne yakın bir araç kullanmadıysanız ilk başlarda mutlaka zorlanacaksınız. Ancak yine 2000 yılı sonrası sürekli geniş ve uzun araçlara binmiş olan birisi olarak büyük araç sahibi olmanın ayrı bir hazzı vardır. Ve şunu söylemeliyim ki, aracınız küçük yada büyük olmuş farketmez. Eğer araca alışma süreciniz sonrasında aracınızın dış hatlarını kendi vücudunuz gibi hissederek kullanamıyorsanız bu konuda siz de bir sorun var derim. Çünkü nasıl ki kendi vücudunuzu dar bir yerden geçirme yada bir yere sıkışmak gerektiğinde oraya girip girmemek noktasında ne kadar çabuk karar veriyor ve ben buraya giremem yada buradan geçemem diyorsanız araba için de olay aynıdır bana göre. Ve ben daha bugüne kadar aracım buradan geçer dediğim ve geçemediğim bir dar alan olmadığı gibi arkadaşlarımın oğlum buradan geçemezsin çok dar dedikleri yerlerde bile üstelik yavaşlamadan doğrudan geçtiğimi ve ver elini öpeyim abi diyenleri çok gördüm. Hatta arabamın bulunduğu yerden ileri geri manevralarla dönemeyeceğini söyleyenleri de çok yanıltmışımdır. Bu sebeple aslında şunu söylemek isterim ki, bu tamamen sizin kabiliyetinizle ilgilidir ama emnin olun ki büyük araba kullanmanın zekini hiçbirşeye değişmem. Ve şaşıracaksınız belki ama bugün bir milyon kişinin önünde kuyruk olduğu ama sadece bir kişiye verilecek bir araba olsa ve bana "eğer istersen bu kişi sen olabilirsin" bile deseler eğer araç küçükse, dış görünüşünden çok iç tasarımı beni tatmin etmiyorsa ve konfor noktasında da kriter çıtamın altında kalıyorsa dönüp bakmam bile. Ben size derim ki Latitude bu konuda tereddütsüz alınacak bir arabadır. Son olarak da bir sokağa girdiğimde ters yönden gelen bir araba benim aracımın genişliğini görüyor ve bana bıraktığı yerden aracımın geçemeyeceğini düşünüp otomatikman geri gidiyor. :)))) Yani aracın heybetinden çekiniyorlar ve bu benim çok hoşuma gidiyor. Bazen de dar bir yerden geçeceğim zaman düşünüyorum ki arabam oradan geçmez yada denesem bile Allah korusun sürterim hissi yaşadığımda yolu daraltan aracın sürücüsü gelinceye kadar kornaya basarım. Hatta sürücü gelip abi oradan nasıl geçemiyorsun ya gibi konuşanlar da oluyor hatta ver ben geçireyim arabanı gibi terbiyesizler de çıkıyor ama onlara diyorum "kardeşim hayatında bu büyüklükte bir arabaya bindin mi? senin arabanın 2 katı boy ve en az yarısı kadar en var bunda ve arabamı sürtersen ne olacak. Şoförlüğünü bilmediğim bir adama arabamı nasıl vermezsem sana da vermem. Ya arabanı çek yada polis çağırıcam diyorum ve böylece insanlara da şunu öğretiyorum aslında sizin arabalarınız kadar yani bit kadar olmayan ve Latitude gibi heybetli arabalar olduğunu da öğretmiş oluyorum onlşara. Yani mana olarak diyorum ki, bir daha ki sefere bil ki buradan geniş bir araç geçebilir :))) - Yoltutuşu konusunda sana tereddütsüz garanti veririm kardeşim. Çünkü dün Bursa'dan gelirken ilk defa arabamın viraşlardaki hız limitlerini zorladım ve inanılmaz bir randıman aldım arkadaşlar. Hatta yanımda kızım da vardı ve "kızım korkmazsan birşey deneyeceğim" dedim ve Sevgili Sefa kardeşimin de bildiği o Bursa Bozüyük arasındaki virajlı kesimlerde 170 km ile üstelik dışarıdan girdiğim virajlar oldu ve birçok aracı bu hız sayesinde dikiz aynamın görüşünden çıkarttım. Kızım bile "baba inanamıyorum bu araba resmen yere yapışıyor" dedi. Yani bu konuda hiç teredütünüz olmasın sanırım dün yaptığım testler beni tatmin ettiyse sizi hayde hayde tatmin eder derim. - Aracın yol tutuşu ile ilgili yek_ka Yunus Emre'ye kesinlikle katılmam çünkü bu arabanın 1425 kg. olduğunu ve hele ki içinde (eşim ver çocuklarımla beraber yaklaşık 330 kg) ailemin olduğunu hesapladığımda 1800 kg. gibi bir aracın 10 km daha az hızla viraj dönmesi hgiç de ölçü olamaz Emrecim ki, senin dediğin gibi de değil. Arabayı sen hep boş kullanıyorsun ve araç hele ki yüklü iken yakını olan araçlardan aşağı bir yol tutuşu yok bir kere :((( Yani bunu senin demiş olmana şaşırdım Emre... Son olarak da bence siz eşinizi dinlemeyin :))) Çünkü emin olun ki sadece otomatik için Latitude'den vazgeçerseniz, çok yakın bir zamanda pişman olacaksınız, bakın bunu da yazıyorum :)) Çünkü Latitude Privileg alanlar bile neden Executive almadım deyip pişmanlık duyuyorlar... arda0666 kardeşim, Hayırlısıyla seni de aramızda görürüz İnşaALLAH. Benim sana tavsiyem parasal olarak zorlanmazsan kesinlikle full al. advocat Av. Fatih Davran kardeşim, Yazdıklarının doktasına virgüle parmak basarım ve imzamı atarım. Kesinlikle tesbitlerin çok doğru. + lar noktasında eksiği var fazlası yok diyorum. Ancak + ler noktasında dile gtirdiklerin senin gözünden ve ihtiyaçların noktasında doğru olsa da bazı şeyler kişiden kişiye + olmaktan da çıkabilir diyorum ki, mesela aşağıdakiler benim için - değil. - 18 inç jant, - Saklama gözleri (çünkü saklama gözlerini çok kullanmam), Diğer - yönlerine kısmen ve/veya tamamen katılıyorum. Evet arkadaşlar gelelim dünkü Bursa izlenimlerime. Daha önce bahsettiğim üzere 29.02.2012 tarihinde gece kar ve titpinin olduğu bir havada bir apartman parkından çıkarken geri geri gidiş esnasında arka bagaj kapağının logonun sağ tarafından yumruk büyüklüğünde bir çöküntü oluşturan küçük bir kaza geçirdim. Nazarlık dedim geçtim ben de ama sonrasında oluşan gelişmeler midemi ciddi derecede bulandırdı. Kazanın ertesi günü arabayı aldığım Eskişehir Renault satış ve servis yeri olan Güven Oto'ya gittim ve hasarı gösterip gerekeni yapalım dedim. Sonrasında ekspertizde bagaj kapağının değişimini biraz da bastırarak kabul ettirdim ve siparişi verdiler. Yaklaşık 2 gün sonra aradılar ve gittim. Servisteki boya ustası "bir sorunumuz var, bu boya tam sedefli beyaz (yarım sedefli beyaz da varmış bunu da o gün öğrendim) o sebeple birebir aynı renk olmaz bunu tutturmak çok zor belki şans eseri denk gelebilir ve olmazsa sol ve sağ arka çamurluklarla arka tamponu da boyamak gerekebilir" gibi hayatının hatası bir cümle etti. Ve doğal olarak ben sinirlendim. Dedim ki "oldu olacak arabayı komple boyasaydınız, hastamısınız siz" dedim. Ve arkasından şu aşağıdaki konuşmalar geçti. Usta : Abi ben sana doğruyu söylüyorum yani dürüst davranıyorum. Ben : Oldu kardeşim bu sözylediğim saçmalığın üzerine oldu olacak bir de yalan söyleyim hani benden gizleseydin mezarını sana kazdırırdım sonra da kefenini giydirir yat içeri derdim. Şaka mısın sen yahu? Usta: Abi dur sinirlenme biz elimizden geleni yapacağım ama tutmayabilir. Ben: Bak kardeşim sen bana öyle bir saçmalıktan bahsediyorsun ki sen ne dediğini bilmiyorsun. Çünkü sen diyorsun ki, dünyada 50 ülkede birden satışa sunulan D segmenti bir araca Renault öyle bir boya atmış ki, ihtiyaç halinde bu atılan boya tutturulamıyor. Bunu söyleyecek adamı doğduğuna pişman ederim. Kardeşim 2012 yılında yaşıyoruz yani her alanda teknolojinin zirvesi bir zamandayız ve üstelik benim arabam siyah değil daha 5 aylık araba, üstünden şu geçtiğimiz sert kışın karı soğuğu geçmediği gibi daha üstüne yaz güneşi, ağaç reçinesi, kuş ve sinek pisliği bile bulaşmamışken üstelik sürekli katlı otoparka park ettiğim halde sen kalkıp da arabama sanki 5 yaşında, siyah ve üzerinden 5 yılın yaz güneşi geçmiş ve her türlü pisliği yemiş bir boyaya yaptığın muameleyi ve bu düşünceyi kabul etmem benim canımı sıkmayın.. Sonra servis müdürü denen geri zekalıyla tanıştık ve onun da aşağı kalmayan saçma sözleri arasında ben bu işi o haliyle bıraktığımı ve düşüneceğimi söyleyip servisten çıktım. Ve çıkarken de "bunu araçtırma tenezzülünde bile bulunmuyorsunuz ya vallahi sizi Renault Mais'e şikayet edeceğim" dedim. Bunun üzerine servis müdürü Renault'dan bir boya koordinatörü geleceğini (17.Mart tarihinde) ve onunla da bir görüşeceklerini sonrasında bir daha görüşelim dedi. Ben de 8 Mart'ta Almanya'ya gideceğim için aldım arabayı ve çıktım. Veeee 21 Nisan'da Almanya'dan geldim. 22 Nisan sabahı tekrar Eskişehir Güven Oto'daydım elbette. Dosdoğru servis müdürüne gittim. "Ne oldu boya koordinatör ile görüşmeniz" dedim. Ve adam hala bana lafı gevelemeye başlayınca üstelik benim aşırı titiz davrandığımı işten anlamadığım için ileri geri konuştuğumu falan söylemeye kalkınca ayağa kaltım ve Tekin bey, ben bu saate kadar sizin yaşınıza hürmeten birşey demedim ama ben gidiyorum doğru adresi bulmaya zira ben yanlış adresteymişim. Çünkü siz 45 günde teorik olarak bile halen birşeyler bana söyleyemiyorsanız benim buradaki işim bitmiştir. Ben yaptıracak yer bulurum" deyip çıktım. Orada açılan hasar dosyamı kapattrıdım (çünkü dosya kapatılmadan başka bir serviste yeni dosya açılamıyormuş) Ve sonra önce Renault Mais müşteri hattını, sonra Bursa Kar Oto'yu ve radından da Ankara Nezziroğlu Otomotiv'i aradım. Ve inanın ki, sanki hepsi ağızbirliği atmişcesine "Abi gerçek mi diyorsun. Böyle birşey olamaz yani bizler bu tutmuyor yada olmuyor gibi bir mazeret üretemeyiz ve böyle birşey söylemek lüksümüz yok" dediler. Ve işin iç yüzünü anladım ki Eskişehir Güven Oto (normal servis hizmetlerinde çok iyi oldukları halde) boya konusunda tecrübesiz ve beceriksizdi. Sonra da smrc rumuzuyla yazan sevgili Sefa kardeşimle konuştum ve Bursa Kar Oto'ya gitmeye karar verdim. Sağolsun Sefa kardeşim de Kar Oto ile bir ön görüşme yaptı benim için ve ben dün sabah saat 10:00'da Kar Oto'daydım. Orada gerek Nihal hanım ve gerekse Ömer bey çok iyi ilgilendiler ve hatta hemen Renault Mais'den bir boya koordinatörü istediler. Ve benim bir önceki gün Renault Mais'te telefonda konuştuğum Boya Koordinatör Yılmaz bey geldi ve kendisiyle de görüştük. Sonrasında sevgili dostlar, arka bagaj kapağımı sipariş ettiler ve sanırım önümüzdeki günlerde bagaj kapağını boyayıp bana haber verecekler ve söylediklerine göre yine birgün sabah saatlerinde arabayı alıp öğle üzeri de teslim edecekler. Velhasılı arkadaşlar yaşadığım o küçük vuruğun, yaklaşık son 2 ayda bana yaşattığı bu stres ve sinir hali daha önce "nazarlık oldu" deyip geçtiğim kadar basit bir süreç olmadığını gösterdi. Ve şimdi neticeyi bekliyorum. Eğer sorunsuz renk tutarsa bunu zaten sizinle paylaşırım ve dua ediyorum inşallah tutar :))) Bu yazımın sonunda sizlerle yine dün öğrendiğim bir bilgiyi paylaşmak istiyorum. Belki bilenler vardır ama ben yeni öğrendim. Konu şudur: Dün Bursa'dan gelirken (havanın da güzel olmasından dolayı) hem arabanın sınırlarını zorladım. Hem de ilk defa bu kadar keyifli bir uzun yol sürüşü yaşadım. Çünkü malum Ekim başında aldığım arabamı ağır kış şartları içinde çok da keyfini sürememiştim. Ve İnegöl'ü geçtikten sonra sağda bir ekip otosun görünce durdum. Ve polislere bölünmüş yollardaki hız sınırının ne olduğunu sordum. Çünkü uzun yıllardır yurt dışında olduğumu ve bunu bilmediğimi söyledim. Polis de bana "bir yandan arabaya da bakarak, siz kaçla gidiyorsunuz?" dedi. "Ben de hafif tebessümle doğruyu mu söyleyeyim yoksa yalan mı söyleyeyim" dedim. "Doğruyu söyleyin" dedi. Dedim ki "zaman zaman 170-180km yaptım ama hep tedirgindim çünkü malum radar konusu memur bey ama merakımı muciptir nedir limit, çünkü yollarda tabela görmüyorum." Polis de gülerek "arabadan belli oluyor. Ama siz gene de 120 km'yi geçmeyin. Çünkü normalde 90 km. ama bizler 120 km.'ye kadar musamaha gösteriyoruz. Ama bunu yaymıyoruz ve tamela olmaması da milletin nasıl olsa 120 km. diye eski yeni arabalarıyla daha da basmaması için. Ama 121 km.'ye yazıyoruz" dedi. Benim de yüzümde bir rahatlama oldu. Çünkü bazen 90 km.'ye kadar düşüp sıkıntıdan patladığım yol kesimleri de oldu. Sadece virajlı bölümlerde iyi hız denemeleri yaptım çünkü oralarda radar tutma ihtimalleri yok denecek kadar azdır. Neyse dostlar bu roman gibi yazının ardından şimdilik müsadenizle diyorum. Ve herkesi Allah'a emanet ediyorum. Sürç-ü lisan ettyisem affola... |
Güzel ve bilği küpü yazın için ellerine sağlık Metin abi :) Yol tutuşu aracın bize verdiği hislerden ibaret değil Metin abi. Spor araçların hiç birinde yatarak viraja girme yoktur bizim araçlardaki gibi, süspansiyon sertliğinden araç hep stabilir girip çıkıyor bizim araçların süspansiyon sistemi konfor odaklı tamam belli hızdan sonra sertleşiyor fakat agırlık dengesi karasor yapısı gibi etkenler ortaya giriyor. Focus konusunda bunu bir çok şekilde ispatlıyabilirim internette araştırdım iki aracın teknik veri tablosunu fakat bulamadım ama forumlarda ufak çaplı karşılaştırmalarda focus hep referans gösterilir. Süspansiyon sertliği ağırlık dengesi + karosor yapısından ötürü bu seviyeye ulaşmıştır. focusta şuda bir gerçek aracın yol tutuşu iyi olmasına ragmen çukurlarda böbrek taşı döktürüyor cinsten yüksek hızlarda 180+ Bir D sınıfı araçtaki stabil dengeyi sağlıyamıyor güven veremiyor ağırlıktan ötürü zaten bunu her yerde de söylerim 170-180 üstü hızlarda latitude kadar güven vermediğini. Ama 140 ile ESP yakarak girdiğim virajda Focus ile çok stabil bir şekilde girip çıkıyorum. 50 ile önden kaymada bulunan bir virajda focus ile 55 üstü hızda arkadan kaymada bulunuyorum. ve bu bir çok örnekle uzatılabilir . C seğmenti bir aracın D segmenti bir araçtan iyi yol tutması kadar normal bir durum yoktur . golf,mazda3,astra,lancer,impreza vs bu araçların hepsi D segmentindeki standart süspansiyon yapısına sahip araçlardan iyi yol tutar. D segmentinde arkadan itişli araçlar haricinde, en iyi yol tutuşu mondeoda bulunuyor, mondeo ile bizim araç arasında en fazla 5 km fark oynar ama Focus mondeodan iyi yol tutuşuna sahip olan bir araç . Zaten bizim aracın üretim amacı belli konfor normal bir sürücü için haylice yeterli bir performans sunuyor özellikle araç hızlandıkça. |
| birşey sorabilirmiyim renault ne zamandan beri volkswagen motoru kullanıyor aracın bagaj kapağı fotoğrafına bakınhttp://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-acil-satlik-fulful-ne-arasan-var-arkadas-66111724/detay |
Renault hiç bir zaman VW motoru kullanmamıştır kullanmazda mercedese motor satışında bulunan bir firma :) |
Bagaj kapağında bulunan 2.0 TDI yazısı sonradan sahibi tarafından yapıştırılmış. Renault un dizel motor kodları TDI değil dCi dir :) 2.0 dCi Latitude de bagaj kapağında normalde oyle bir yazı yok. Renault ve WW arasında motor alısverısı yada ortak platform olan bir araç hatırladığım kadarıyla hiç olmadı Opel - Reno - Nissan - Volvo oldu hatırlamadığım firmalarla da olmus olabilir. |
parmaklarına saglık abi bır cırpıda okuyuverdım :) |
Hocam 1.4 TSI size çok gelir focusttan sonra :))
Yol tutuşu konusunda gönlünüzü rahat tutun yani ibreye bakmadığınız sürece anlamıyorsunuz ama hi olarak focustan daha güvende hissettiriyor süspansiyonlar özellikle 160+ hızlarda :) 140 üzeri sert makaslarda ESP yaktığım oldu araç hiç rotadan çıkmıyor yani korkmayınız ESP ile focustan daha güvenli diyebilirim :)
Sizin focus dizel mi o ne öyle içiyormuş mübarek :)
Hocam focus dönemi ve klasmanındaki en iyi yol tutan araçtı ve şuan benim diyen D segmenti araçlardan hala başarılı :) Fluenci kullanmadığım için yorum yapamayacağım. :)
Avrupa yakasındaysanız o zaman dert etmeyin direk alın zaten karşı tarafta pek trafik yok eğer arada bir köprü trafiğine takılıyorsanız dert etmeyiniz sadece sol bacağınız biraz kas yapar :)
Yakıt verileri bir konu açmıştım incelemenizi öneririm :)
http://resim.donanimhaber.com/m_59848965/mpage_1/f_/key_//tm.htm#59848965
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle