Videoyu izlemek için tıklayınız |
Sana bır cevap verecem çok ağır kaçacak artık. Ayrıca benim kullanıcı adım "hapis..." değil! Önce doğru dürüst hitab etmeyi öğrenin. Bir konu hakkında bilgi sahibi olmadan da fikir yürütmeye kalkmayın Emrenin koyduğu videoyu seyredin teknik olarak anlamamış iseniz sonrasında gelin ben size anlatayım. |
Valla Serhat Kardeşim Bu yazdıklarını ayakta alkışlıyorum. Bense sen son noktayı koymuşsun çok haklısın. Bundan sonra tartışmanın manası yok. |
| Arkadaşlar bence çok da manalı olmayan bir tartışma görüyorum. Bir kere Laguna ile Latitude aynı segment araçlar değil. O zaman karşılaştırma ve kıyaslama da abes olur kanımca. Latitude kendi segmentinin üstünü yani E segmentini zorlayan bir araçtır, Lütfen bunu da gözardı etmeyelim... |
Abi aslında laguna Renault'un TR pazarında D segmenti için sattığı bir araçtı fakat tam manası ile sedan olmayışından pek tutulmadı yerine Latitude aldı. ikisi de aynı seğmenteydi.. Laguna Latitudeden 20 cm kısa bir araç |
Siz demeyin bari Metin abi :) Laguna Renault'un yıllardır D segmenti bayrağını taşıyan aracıdır. Benim soylemek istediğim şey farklı bir durumdu herkes farklı bir noktadan anlamış ne yazık ki. Çok kısaca bir kez daha tekrar ediyorum 1-Ben hiç bir yerde LTTD berbat bir araba aman almayın vs lafları etmedim aksine denen parayı sonuna dek hakettiğini her durumda dile getirdim. Bu açıdan kimse beni kalkıp LTTD düşmanı ilan etmeye kalkmasın. 2-Hiç bir yerde Laguna LTTD den daha iyidir demedim, boyle bir garip yarışın içine de girmedim. Bugun kullanılan LTTD'un butun elektronik ve temel güvenlik sistemlerinin temeli Lagunadır dedim. 3-Arka süspansiyonla ilgili görüşümü ise aynen muhafaza ediyorum bu tamamen şahsi bir fikirdir Renault bilmediği bir sisteme partneri Nissan'a güvenerek dalarak D segmenti bir araçta bu hataya düşmemeliydi derim. Ki yapılan testlerde Torsiyonlu sistemin zaman zaman yol tutuş konusunda bağımsız süspansiyondan daha avantajlı olduğuda ortaya konulmustur. Renaul burada ticari kaygı ve elestrilere bir nebze cevap olmak adına bunu tercih etmiştir ama bir kez daha diyorum bu araca 4 tekerlekten yonlendirmeli arka suspansıyon sıstemını koysaydı inanın aracınız ıcın yapacagınız methıyeler yuz katına cıkardı. Ben şu an kötü bir yol tutuşu var hiç demedim bana göre bağımsız süspansiyonu seçmekle Renault hata etmiştir dedim. 4-Sevgili mehmet öztürk kardeşim git birde Laguna II forumunun 13 nisandan sonrası olan yazılarıma bak Laguna II nin yol tutuşu için neler soylemişim Laguna I ile kıyaslarken, yeri gelmiş kendi arcımı da eleştirmişim. Ben hayatımda kendi bildiğim ve inandığım doğruları biri bana aksini ispat edene dek sonuna kadar savunmuşumdur LTTD içinde eksik kusurlu hatalı gördüklerimi de elbette söyleyeceğim. Mükemmel araba yok ve olmayacakta... |
Sevgili kardeşim, Ben şunu bilirim, D ve E segmenti gibi üst segment araçlar hep sedandır. O sebeple önceki ifadeleri yazdım. Ben Almanya'ya gitmeden önce Laguna da kullandım ayrıca. Ama gerçekten kıyasa bile gelmeyecek kadar bir fark var bir kere. Laguna ile Latitude karşılaştırılamaz ve bu doğru bir karşılaştırma olmaz. Diğer taraftan Latitude hakkında yergi anlamında şeyler yazdığını da iddia etmedim ve birikimli ifadelerini de seviyorum. Elbetteki kusursuz araç yoktur. Fakat hep dedim ve diyorum ki, üst segment bir arabanın neleri taşıması gerektiği konusunda üst segment arabaları kullanmış insanların dediklerini de dinleyin derim. Ben Volvo S80, Audi A6, Mercedes E kasa gibi arabalara senelerce binmişim. Ve şimdi Latitude'e biniyorum. Eğer maddi olarak kendimi zorlayacak olsam saydığım arraçlardan birini alırdım ama ben her yönüyle verdiğim rakamın içine en çok özelliği kim katmış gözüyle baktım ve marka bağımlısı olarak da bakmadım. Senin de dediğin gibi Latitude sınıfındaki araçların neredeyse hepsine fark atıyor bana göre. Latitude ağır başlı bir sürüş ister ki ben bunu fazlasıyla taşıdığımı düşünüyorum. Süspansiyonlar konusunda da seninle aynı şeyleri düşünmüyorum. Çünkü bu araçların tasarım aşamasında kafa patlatan mühendislerden daha iyi bildiğimizi iddia edemeyiz öyle değil mi? Bir aracın tasarım aşamasından piyasaya sürülme zamanına kadar geçen sürecin nasıl zorlu bir süreç olduğunu bilirim ve mühendislerden daha mühendis değilsem bahsettiğin teknik konulara fikir yürütmem. Çünkü kolay değil kardeşim Latitude gibi bir arabanın üretim kadrosu içinde çalışabilmek. Herhalde kimseyi hatır gönülle oturtmuyorlar orada. Ve ben süspansiyon konusunda doğru seçim olduğunu düşünüyorum çünkü mühendisin işidir bu ve doğru olanı yapmışlardır bence... Neyse seninle ters düştüğümüz biryer yok. Sadece mühendisliği mühendislere bırakmak gerektiği konusunda sabitimdir.... Şimdilik hayırlı geceler diliyorum... |
|
Metin abi bence D segmenti için (E kasayı ayrı tutuyorum) sedan karoserlidir demeniz fazlaca iddialı bir yaklaşım olmuş. Vectra B = Liftback karoseri mevcut Vectra C = Liftback karoseri mevcut Renault 25 = Liftback Safrane = Liftback Vel Satis = Liftback hatta daha cok hatchback Ford Mondeo I = Liftback Ford Mondeo II= Liftback karoseri mevcut gibi örnekleri çoğaltabilirim de. Ayrıca sedan tasarım anlayışı ülkemiz açısından önem arzediyor oysa BMW Mercedes Audi satışlarının vrupada buyuk coğunluğu SW kasasıdır. Simdi bir BMW 5.20 Touring'e D segmenti ya da E segmenti değil midir diyeceğiz? Mühendislik konusunda evet bir noktada haklı olabilirsiniz ama Mercedes A serisi ilk çıkışında geyk testinde devrildiğinde ve geri çağırılıp ESP standart hale getirildiğinde de yapan mühendislerdi! 1997 - 2001 modeller arası Mercedes E kasada kapı çürümelerinin önüne geçemeyende mühendisler, zaman zaman alay konusu olan arabaları üretenlerde mühendisler! O yüzden mükemmel araba yok. Süspansiyon konusunda doğru seçim yapıldığı düşüncenize şahsi olarak katılmıyorum ha bir kez daha ifade ediyorum yol tutuşu (kullandığım bildiğim bir araba LTTD) kötü değil pek çok arabadan iyi bile ama işte... Daha evvelde bahsetmiştim renault un bende özel ve ayrı bir yeri var bu eleştirilerim keşke eleştrileridir sadece. Renaultu yıllardır takip ederim dunyada ıkı noktada cıddı elestrı alır 1-Sedan karoserlı D segmenti aracı olmaması 2-Bağımsız süspansiyonlu araç üretmemesi İşte LTTD ile bunlara cevap vermeye çalıştı sedan karoser konusunda bunu başardı mukemmel bir araç üretti ama ikinci eleştriye kulak asmamalıydı nasılkı pnomatik sistem Citroen için onun adıyla anılıyorsa torsiyonlu (burulma bilyalı) Renault'un sistemidir ve buna aldırış etmeden devam etmesini dilerdim. Bilemiyorum belkide dediğiniz gibi muhendislik bazı durumlar musade etmemiş olabilir diyeceğim ama uluslararsı lansmanını hatırlıyorum Renault tanıtımcısı bu araç ile bağımsız süspansıyon eleştrilerıne cevap verdik demişti. Ne kadar cevap olacak zaman gösterecek umarım ben yanılırım. En başından beri LTTD'un kullanım tarzı hususunda sizinle hemfikiriz ki Emreyi ilk uyaranda benimdir :) Herkese ıyı geceler. |
|
Metin abi şu videoya bir bak istersen LTTD gibi boyutları segmenti için devasa nitelikte olan bir araç için neden bu sistem daha mükemmel olurdu dediğimi eminim çok daha iyi anlayacaksın. Bence LTTD bu sistemi sonuna dek hak ediyordu bütün demek istediğim buydu... http://youtu.be/bzInZ6r8ww8 |
|
Metin abi bu konuda çok haklisin. Ltt tüm eleştirilerin üstesinden gelecektir. Renault un satışları fransayi boykot yüzünden % 25 düşmüş. Bizim is yerinde eski kasa citroen berlingo var oda TORSİYON BİLYALI sistem. Virajlara hiç sıkıntı olmuyor. Tabi ltt dede olmuyor. :)) tüm mesajlarınızı tek mesajınıza topladım, birer cümlelik mesajlarınızı 4 ayrı mesajda vererek gereksiz yere POST kasmayınız.....(@kocaballi) |
Değerli HEPHAISTOS kardeşim, Öncelikle şahsında tüm forum üye ve okuyucularına hayırlı sabahlar diliyorum. Bakınız ilk önce ne vardı? İlk önce Sedan ve Stationwagon vardı. Yani araçlar ilk önce bu sınıflandırmalarla başladı. Liftback ve hatcback ifadeleri ile SUV, panelvan v.s. gibi daha birçok model tipi sonradan çıktı. Yani aslında temel tasarımları tabiri caizse esnettiler. Bugün birisi kalkar hatcbackin ve liftbackin yarı yada tam sedan olduğunu iddia edebilir. Yada bir otomobil markası daha önce sadece sedanını ürettiği bir modelinin liftback ve/veya hatcbackini üretir ve onu da onun içine kadar. Ben bunlardan bahsetmiyorum kardeşim. Bir kere sözlüklere baktığımız zaman gerçek anlamda liftback için şu tanım çıkıyor karşımıza. Liftback : Arkasındaki belli belirsiz bagaj çıkıntısına doğru eğilen arka cama sahip olan ve bagaj kapağı arka cam ile birlikte yukarı açılan otomobil tipi. Şimdi bu merkezde değerlendirildiği zaman bazı liftback olarak tanımlanan araçların arka camları bagaj kapağı ile birlikte kalkmıyor. Bazıları kalkıyor ama silecek yok. Bazılarının istenirse bagaj kapağı ayrı ve cam ile beraber ayrı açılabilme özellikleri var vs. Yani lafı gevelemeye gerek yok. D ve E segmenti temelde SEDAN'dır kardeşim. Firmalar ihtiyaçlara cevap verebilmek için sedan görünümüne yakın ama hafifde SW yi çağrıştıran tasarımları bu segmente kattıklarını söyleyebilirler. Ben yine de iddia ediyorum ki D ve E segmentinin aslı sedandır. Bir E segmenti tartışmasız sedandır. Yarın Audi A6'yı hafif değiştirerek bir X model üretseler ama sedana benziyor diye onu o segmentte sayabilirler bu ayrı bir konu ama bu segmentin aracı Sedandır. BMW, Mercedes ve Audi ile ilgili avrupa da çok kullanılan tasarımın SW olduğunu söylemişsin ki bu doğrudur. Ancak bu SW lerin sedanı da var değil mi? Yani SW araçlar Sedan modelinin versiyonudur. Ve BMW 5.20 de sedan modelinin bir versiyonudur. Bana göre SW ler adı üzerinde SW kardeşim. Sedan ile SW arasında tartışmayalım lütfen...Diğer taraftan bu araçların SW leri dediğim gibi sedanın versiyonlarıdır da o sebeple D yada E segmentidir. Sedanı olmayan bir D yada E segmenti araç bana göre 1/2 D yada 1/2 E dir. Mercedes E220 nin sedanı ile SW ikisi de D segmentidir. Ancak D segmentinin sedan tabanlı olmasını değiştirmez bu. Yani D yada E segmenti ile başladığınız söz de SW den başlayarak konuşmazsınız ki Latitude 'ün SW si yoktur. Renault neden Türkiye pazarına alternatif olsa da bir SW ile girmedi. Yani sözün özü şudur kardeşim, D yada E segmenti dediğiniz zaman önce SEDAN akla gelir. Bir markanın tam sedan bir aracı yoksa yada sedana benzer özellikler taşıyan liftback yada hatcbak modeli varsa onları da o segmentte değerlendirebilirsin ama tekrar söylüyorum ki bu benim iddiamı değiştirmez... Mühendislik konusuna ilave olarak şunları söyleyebilirim. Mercedes A kasalarda yaşanan sorunu yakinen bilirim. Ve kendinde yazmışsın ki, A modelinde ESP başlangıçta standart değildi. Yani aslında o bir tasarım hatası değil sadece olması gereken standart paketin içine dahil edilmeme hatasıdır. Sonuçta ESP standart hale getirilip sorun çözüldü değil mi? Yada ESP hiç yoktu da aaa bu sorunu nasıl çözelim diye düşünüp ESP sonradan eklenmedi. Velhasılı değerli kardeşim saydığın mühendislik hataları elbette her zaman her markaya kötü tecrübeler yaşatır ama nihayetinde bu savunduğumuz gerçeği değiştirmez. Mühendisler her zaman sizden ve benden daha iyi bilirler. Mühendislik hatasını da yine bir mühendis düzeltir. Size sorarım, X markada yaşanan bir X sorun için size gelseler ve deseler ki sizce ne yapalım? Bunun muhatabı siz olmadığını için sizin söyleyeceğiniz çözüm önerileri sadece bilgi birikiminiz ile sınırlıdır ve çoğu zamanda isbatlanamaz önerilerdir. Çünkü sorunlara karşı yapılacak çözüm önerileri ciddi bilgi ve tecrübe birikimi ile neraner ciddi bir ekip çalışması gerektirir. Sadece sizin şahsınıza söylemiyorum ama insanlar oturdukları yerden birçok şeyi eleştirebilirler ve belki haklılardır da ama sorunun çözümü noktasında ortaya atılanlar çoğu zaman sadece hayaldir. Çünkü oturduğumuz yerden öyle olsa böyle olsa demek her zaman kolaydır. Fakat çoğu zaman neticesizdir. Bakınız geçenlerde NTV de bir otomobil programında yerli harley benzeri motor üreten bir kişinin bu motoru üretme ve satış aşamasına kadar geçirdiği evreleri içeren bir belgesel seyrettim. Yani bir yol motorunun yani harley tarzı bir motorun ilk fikir aşamasından taaa vitrinde satış aşamasına kadar geçen süreç inanılmaz bir sabır ve emek işi ve elbetteki sermaye. Ve o belgeselin ardından şunu düşündüm: Ben 1995 yılında meslek lisesindeki öğretmenlik görevimden ayrılmıştım ve ondan öncesi kendi geliştirdiğim bir yürüme bandı projesini hayata geçirmek için lisenin ilgili atölye şefleriyle toplantılar yaptım ve bunun imalatında herkes yardımcı olsun istedim ve kısmen destek de aldım. Sonrasında bunu seri üretime çevirip meslek lisesine bir katkı sağlamaktı amacım ve çocukların da gerçek bir üretim hattında çalışarak gerçek dünyanın piyasa şartlarına hazır yetişmelerine ön ayak olmaktı amacım. Bakınız basit bir yürüme bandından bahsediyorum. Ve inanın ki, geceleri rüyalarıma girerdi. Harcadığım zamanın haddi hesabı yok, gecem gündüzüm birbirine karıştı ve 1 yıl geçtiğinde biz daha yolun 1/3 ünü bile gidememiştik. Her düşündüğünüz şeyi uygulamaya sokmak ciddi engeller çıkarıyor. Ve o zaman anladım ki, bu işler sadece proje tasarlayarak yada kısmen teknik bilgi sahibi olarak olmuyormuş. Ve şaşıracaksınız ki ben bu yürüme bandını yaparsam otomobil bile yaparım gibi uçuk bir hayali de taşıyordum. Ve geçenlerde o belgeseli izlerken o günlere gittim hayalen. Velhasılı kardeşim bu işler kitaplardan okuduğumuz kadar yada fikrimizde oluşturduğumuz kadar yada dergi ve köşe yazarlarının kaleme aldıkları kadar kolay işler değil ve bizim yaptığımız lafı gevelemekten başka birşey de değil aslında. Çünkü gerçek uygulama aşamsında binlerce saat tasarım ve uygulama sorunlarıyla devasa problemlerle uğraşıyor ciddi ekip çalışması var ve bu işler hakikaten bizim oturduğumuz yerden yazıp çizmemizle olmuyor ve olamaz da. O sebeple ben her zaman derim ki, hastalığın şifasını doktorda aramak lazım. Bir binanın sağlamlık testini ilgili mühendislik birimleri yapar. Mimariyi mimar, statik ve betonarmeyi inşaat mühendisi bilir. Örnekler artırılabilir. Tüm otomobil markalarının tasarımından yola ininceye kadar ki aşamada onlarca yüzlerce mühendisle çalıştıklarını ve bunların da geri zekalılar ordusu olmadığını biliyoruz değil mi? Benim Audi'de çalışan bir arkadaşım var ve firmada sadece ön eskiz çalışmalarını yapan mühendislerin bile bir araç için yüzlerce tasarım çizdiklerini ve onların da günler haftalar süren toplantılar ve ekip değerlendirmeleri neticesinde sonuca ulaştığını anlatırdı. Bugün BMW X6'nın yola inmesinin arkasında en az 5 yıllık çalışma vardır. Yani sevgili kardeşim, mühendisliği mühendislere bırakalım derim tekrar ve tekrar. Fakat şunu desen ona karşı çıkmam: Mesela, bizim arabalarımızda flash belleği taktığımız sağ kolumuzun altında kalan kapaklı bölmedeki yer çok kullanışsız. Ama kime göre? Bana göreyse o zaman bu keyfi birşeydir. Diğer taraftan aracın karoseri, kaporta, motor ve yürüyen sistemleri ile ilgili şikayetler ile iç mekandaki kullanılabilirlik eleştirileri de aynı kefede değerlendirilmemeli. Bir aracın iç tasarımı hariç herşeyi dört dörtlükse ve iç tasarımda çok eleştiri alan yerleşim yeri şikayetleri varsa bu sadece o bölümler ile ilgil mühendisleri ilgilendirir. Bir bardak koyma yerinin yanlışlığı ile bir süspansiyon sisteminin yanlış seçildiği iddiası da aynı değildir değil mi? Teknik açıdan şikayet edilen konular tartışmasız mühendis değerlendirmesini gerektirir. İç mekanda yada arka bagajdaki kullanım alanlarıyla ilgili öneriler kullanıcıların ihtiyaçlarına göre ortaya çıkar ve dikkate alınması da gereklidir. Fakat bizim araçlarda şikayet edilen arkayı sallama meselesi benim başıma gelmedi mesela. Benim başıma gelmemesi olmadığını anlamını taşımaz ama bunun bu aracı almaktan vazgeçmeyi gerektirecek birşey olmadığı kanısındayım ama yine de söylüyorum mühendisler bilir. Tekrar şahsi fikrimi söylemek istiyorum ben arabamın süspansiyonundan çok memnunum. Bu süspansiyon konusunda ki şikayetleri ben biraz da şuna bağlıyorum. Eğer bağımsız süspansiyonlu bir araç hiç kullanmamış iseniz ve daha önce kullandığınız araçlardaki süspansiyon sistemleri size yıllardır bir alışkanlığı kazandırdı ise bundan sıyrılmak ve o hisleri değiştirmek elbette kolay değildir. Ama bu konuda ben zorlanmadım mesela ki daha önce kullandığım araçları da saydım. Direksiyondaki yumuşaklık beni mestediyor. 90 derece ve üstündeki virajlara tek parmağımın hareketiyle girip çıkmak kadar hoşuma giden birşey yok. Arabanın yere zamklanmış gibi direksiyonun sertleşmesinden nefret ediyorum mesela ve Latitude bu konuda resmen son kuruşuna kadar tatmin etti. Özellikle viraja girişte direksiyonun yumuşaklığı insana tedirginlik verior gibi olsada başlarda ama sonradan gördüm ki araba virajda resmen yere yapışıyor zerre bir savrulma yada ESP hatası bana takılmadı. Hatta virajda frene bastığımda bile araba konumunu bozmuyor. Bir de şu var ki, herkesin arabanın testinden anladığı başkadır. Otomobil dergileri yada tv lerdeki testleri ben çok yeterli bulmuyorum. Biraz abartılı gelebilir size ama ben bu yazılanları okurum ancak kendim test etmeden hayatta bir araba almam. Nihayetinde diğer testleri yapanlarda insandır ve onun dikkatinden kaçan birşeyi belki ben farkedebilirim. Avrupa'da ki test uygulamalarını bu anlatımımdan dışarıda tutuyorum. Bir de markaların kendi testçilerini de elbette. Profesyonel test kurumları ve kişilerin değerlendirmelerinin ne kadar bağımsız olduğuna bakarım. Mesela tvlerdeki test programlarının çoğunda test ettikleri araçları hep övüyorlar. Bir tane yergi duymuyorum bazen yada ucundan kenarından abuk birşeyi yeriyor. Bana göre bağımsız test şirketlerinin testleridir asıl olan. Neyse sevgili kardeşim, konu bir yerden bir yere kadar geldi biliyorum ama son olarak şunu söylemeliyim ki, her işi erbabına bırakalım. Mühendisin bildiğini siz de ben de bilemeyiz. Eğer otomotive tasarımı, yüksek teknoloji motor mühendisliğini, aktarma organları mühendisliğini biliyor ve bu konuda yıllara yyılmış bir tecrübeniz varsa o zaman susar dinlerim... Sevgi ve muhabbetle kalınız... |
|
Sevgili Metin abi alıntı yapmadan kısaca yazıyorum; ESP standart bir donanım versıyonu değildir ki halada değildir hele hele 10 yıl evvel hiç değildi. Olmalı mıdır konusu ayrı bir tartışmadır ama bugun ESP siz bir Mercedes A serisi geyik testinde devriliyor abs si bile olmayan Renault 9 bu testi geçiyorsa buna mühendislik hatası değildir denmesi çok iyimser olur. Bu açıdan görüşünüze katılmıyorum. Araçtaki her kusur mühendislik hatasıdır veya kusurudur bu ister torpidosu olsun ister fren tertibatı olsun isterse bagajdaki kucucuk bir vida olsun. Bir aracın nasıl geliştirildiğini, nasıl testler yapıldığını gayet iyi bilirim. LTTD de kullanılan süspansiyon konusunda hala ve hala aynı fikre sahibim ki Nissandan alınan sistem Maxima'nın süspansiyonudur üretim maliyetinden testlerinden vs pek çok kalemden tasarruf niyeti ile yapılan bir işlemdir. Bir noktada Renault haklı görünebilir belki ancak verdiğim videoda animasyon olarak 4 Control sisteminin ne denli bu araç için uygun bir seçim olmus olacağını da görebilmiş olmanızı dilerdim. Örneğin hani geçen bir olay yasamıştınız birinin yanlıs park manevrası yüzünden sokaga dönememiştiniz işte orada o sistemle bu devasa aracı cocuk oyuncagıymıscasına dondurmek mümkün olurdu. İşte LTDD bunu hak ediyordu benim gözümde ben şu an kullanılan sistem berbat olmaz demedim daha ıyısını yapabilecek Renault'un yapmamış oluşunu eleştirdim sadece. Sorun varsa bile süspansiyonda bu aşılmayacak kadar sorunlu değildir elbetteki Renault sattığı aracın arkasında durmasını bilecek kadar da büyük bir otomobil üreticisi. Sizin düşüncenize göre D segmenti araç sedan tasarımlı olmalıdır dıyebilirsiniz bu bir tercih meselesidir üreticiler içinde boyledir. Sedan olmaması onu D yada E segmenti olmaktan çıkartmaz. Segmentler arasındaki fark temelde motor hacimleri ve boyutlardadır. Vereceğim linkte segmentler ve özellikleri mevcut dikkatlice bakacak olursanız Renault'un D segmenti arabası LTTD gelene dek Laguna dır. Ancak LTTD geldi diye Laguna D segmenti olmaktan çıkmaz. http://www.otoinceleme.com/yazi-80/otomobil-arac-segmentleri/ Araç mekaniği, motoru, süspansiyon sitemleri, çekiş sistemleri hakkında bir mühendis kadar olmasam da oldukça yeterli olduğumu düşünüyorum. Hele hele söz konusu Renault ise durum benim adıma özel ilgidir. Bunu burda anlatmak hem abes hem de oldukca zor bır durum. İnşallah olurda buluşmanızda gelebilirsem yüz yüze görüştüğümüzde çok daha anlayacaksınızdır. Hayırlı forumlar. |
| Benim bilgisayarımda Youtube açılmıyor onun için videoyu göremedim maalesef... |
|
beyler görüyorum ki gereksiz bi tartışmadasınız.. farklı marka muadili kıyası yapsanız anlarımda laguna ve latitude D segmenti araçtır.. E ye yakındır uzaktır ama neticede D segmentidir.. Daha fazla uzatmaya gerek yok konuyu.. ama şunu demeden geçemicemm -Laguna benim için hep ap ayrı bi yerde olacak.. İlk arabam değildi ama ilk aşkım ve unutamadığım aşkımdı.. bu gün reno dese ki arkadaş latitude üretimine devamdayız özel seri denk donanımda laguna 3+ tarzı bişi de üreticez deseler yemişim latitudu derim satarım o kadar özlüyorum o yol tutuşunu.. ha bu demek diil LTT ün yol tutuşu kötü.. laguna 3 efsanesi bi başkadır.. 170 ile inegöl eskişehir arasındaki virajları geçtiğimi bilirim.. LTT ile 140 ta kaldım mesla.. zorlasam 150yide dönderdi belki ama riske gerek yok.. LTT 20 cm uzun bi araç lagunaya göre ve benzer değerleri sağlamaması çok normal..(kullandığım arabaların uç noktalarını az çok deneyip ona göre kullanma gibi bi huyum var iyi yada kötü) Laguna 3 e olan efsanevi aşkımdan dolayı sayfalarca güzellik, anı ve macera sayarım(Laguna 3 formunda hepsi yazmakta :) )lakin manası yok.. üretimi durdurulu efsaneler liginde yerini aldı.. artık sırada LATİTUDE ile güzel günler geçirme vakti.. Giden eski sevgili misali oldu laguna bnm için.. ama elimdekide VİCTORİA SECRET mankeni :) mesele yok :)) (bu arada beni bilenler bilir.. bilmeyenler için hatırlatma.. 100bin km yaptığım 2009 haziranda sıfır aldığım prev. + prem. paketli lagunam vardı) |
| metinabi o linkteki laguna 4control videosunu mutlaka izle :)) |
| yılsonu 31.aralık günü şaka yaparken ben de latitude sahipleri arasına katıldım hayırlısıyla.expression+teknoloji paketi. tüm arkadaşlara kazasız belasız kullanmak nasip etsin rabbim |
Hocam aramıza hoşgeldniz nerden katılıyorsunuz ? |
| kütahya tavşanlı ilçesinden inşaat mühendisi mustafa tarı selamlar tekrardan teşekkürler |
| bu arada forumda genel şikayetlerden olan tekerin herhangi bir tümsekten geçerken arabanın gezinmesi gibi bir durum benim aracımda da var şimdi servisle konuştum getirin hemen dediler kış dolasıyla garajda muhafa ettiğimden tamamen unutmuştum servise soracaktım bu forum iyi oldu hatırlamam açısından onun için de ayrı bir teşekkür |
Yine kendi aracını metlemis. Yav bu senin laguna ne kadar üstün bir aracmis. Sen bir ltt alda sür bence. Hata ettigini anlarsin hapistos. Bu forumun en basından kötüledin durdun araci. Nerdeyse millete yakında diyecen ltt lerinizi satın topluca laguna 3 alın .... Alemdin hapis... :))))) bol bol ltt günler.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 2 cevap geldi. Cevapları Gizle