Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
203
Cevap
26199
Tıklama
0
Öne Çıkarma
KIL DÖNMESİ :((
B
21 yıl (793 mesaj)
Yüzbaşı
Konu Sahibi

PAZARTESİ ANKARA MESA HASTANESİNDE AMELİYAT OLDUM ŞİMDİ EVDEYİM..SIRTÜSTÜ YATAMIYORUM HATTA BU YAZIYI BİLE AYAKTA YAZIYORUM :))) ASLINDA BAYAGI YAYGIN BİŞİYMİŞ BU AMA KİMSE BAHSETMİYOR :) BU ARADA ÖZEL HASTANE FATURAMIDA YAPI KREDİ SİGORTA ÖDEDİ :) YOKSA MAHFOLMUŞTUM 3250 YTL AMA HASTANEDE GERÇEKTEN İLGİ ALAKA YOGUNDU TÜM DOKTORLAR HEMSİRELER HATTA YEMEGİM İÇİN DİYETİSYEN AYAGIMA KADAR GELİP BİLGİ VERDİ :) NEYSE BASINIZDAN GEÇEN KIL DÖNMESİ ( PLONİDAL SİNÜS) VAKASI VARSA TECRÜBELERİNİZİ ANLATIN ARKADAŞLAR BU VESİLEYLE FİKĞİR ALIŞ VERİŞİNDE BULUNMUŞ OLURUZ..



U
21 yıl (5203 mesaj)
Yarbay

K
21 yıl (1257 mesaj)
Yüzbaşı

kusura bakma ama tam olarak kılın döndüğü koordinatlar ne?? bizim bi arkadaşın kuyruk sokumunda dönmüştü..Çocuk hemen o gün ayağı kalktı hiçbirşeyi yoktu walla canavar gibiydi ayrıca İstinye devlet hastanesinde ameliyat oldu. bir hafta refakatçi kaldım yanında.. ağrısı sızısı hiçbişisi yoktu walla.. GEÇMİŞ BU ARADA OLSUN SANADA...


Bu mesaja 2 cevap geldi.
B
21 yıl (793 mesaj)
Yüzbaşı
Konu Sahibi

SAĞOLUN ARKADAŞLAR ALLAH KİMSEYE VERMESİN ..UYUZ Bİ OLAY BU ARADA BENİMDE YANI KUYRUK SOKUMUNDA ..BENDE GEZİYORUM AMA TUVALET OLAYI SAKAT MESELA SIRT ÜSTÜ YATAMIYORSUM RAHAT YÜRÜYEMİYORSUN VE ŞU ANDA KUYRUK SOKUMUNDAN ÇIKAN DREN (ORDAKİ PİS KANIN BOSALMASI İLE İLGİLİ BİŞEY ) LE GEZİYORUM ....


Bu mesaja 1 cevap geldi.
A
21 yıl (847 mesaj)
Yüzbaşı

S
21 yıl (305 mesaj)
Teğmen

genelde insanın kıçında çıkan çıban gibin bişey :))b



B
21 yıl (7582 mesaj)
Binbaşı

Benimde geçen sene abim olmuştu



G
21 yıl (18248 mesaj)
Yarbay

kıl, derin bir yerdenb kopar kesilirse, kıl kökü, kılı içerde büyütmeye devam eder. kıl et içinde yürür. sonra biryerde toplanır o kıl metrelerce olur kimi zaman.

Toplandığı yerler kuyruk sokumu, anus çevresi [en beteri] hatta apış arası ve kimi bayanlarda labius majore dir. Ağrıya sebebiyet verir.. O bölgenin kesilip koterle yakılmasıyla tedavi edilir.

Genelde Musevilerde rastlanılan bir durumdur. Ama oturarak iş yapan herkeste olabilir.

Bende de dayımda var kuyruk sokumunda, onu çizdirmeye korkuyor..


Brute_force, geçmiş olsun.. 15 güne kadar rahat edeceksin inşallah.


Bu mesaja 2 cevap geldi.
S
21 yıl (2596 mesaj)
Yüzbaşı

Geçmiş olsun babajan benim amcaoğlununda kuyruksokumunda çıkmıştı herkeste olduğu gibi gecer inşallah tekrar geçmiş olsun......


Bu mesaja 1 cevap geldi.
U
21 yıl (1704 mesaj)
Binbaşı

evet dostum ben de biliyorum acı bişey Allah kimseye vermesin sana da qeçmiş olsun


Bu mesaja 1 cevap geldi.
İ
21 yıl (4327 mesaj)
Yarbay

kıllılarda daha çok oluyo galiba bizim sınıftan bi çocuğa da olmuştu

çocuk yazın yangın tüpüyle dolaşıyuodu kıllar tutuşcak die

şaka bi yana geçmiş olsun.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
B
21 yıl (793 mesaj)
Yüzbaşı
Konu Sahibi

H
21 yıl (4869 mesaj)
Yarbay

kıllı erkeklerde çokoluyor diye bir kanı var sanıırm bu yanlış... çok az seyrek kıllı kişilerde bile oluyorsa varsen düşün ikista


Bu mesaja 1 cevap geldi.
W
21 yıl (4540 mesaj)
Yarbay

quote:

Orjinalden alıntı: Acharad

Genelde Musevilerde rastlanılan bir durumdur.



Geçmiş olsun arkadaş, neden musevilerde???


Bu mesaja 1 cevap geldi.
L
21 yıl (1142 mesaj)
Yüzbaşı

allah kimsenin başına vermesin. hasta olmadan sağlığın değerini bilelim.


Bu mesaja 2 cevap geldi.
G
21 yıl (3539 mesaj)
Binbaşı

Çok geçmiş olsun.Şimdi ben oturuyom ya g.tümdeki kıllar geri dönermi?Nası oturmam lazım?



H
21 yıl (4869 mesaj)
Yarbay

KIL DÖNMESİ (KİST DERMOİD SAKRAL,PİLONİDAL SİNUS) HASTALIĞININ TEDAVİSİNDE ALTERNATİF YÖNTEMLER

KIL DÖNMESİ NEDİR? KİMLERDE, NEREDE VE NASIL OLUŞUR?

Kıl dönmesi, kılların kuyruk sokumu çukurunda veya nadiren göbek çukurunda toplanıp,mükerrer itme veya sürtünme gibi mikro travmalar sonunda, ter bezlerinin ağzından veya kıl folliküllerinin dibinden cilt altına geçip akıntılı delikler veya yaralar, abseler ve fistül oluşturmasıdır. Bir başka tanımlama ile,Kıl dönmesi, yani KİST DERMOİD SAKRAL veya PİLONİDAL SİNÜS, cilt altı kıl yuvası demektir.1985'ten beri yaptığımız gözlem ve çalışmaların da teyid ettiği gibi ,olay,doğuştan değil,sonradan gelişmektedir.

Kıl dönmesinin oluş mekanizması: Şekil1-5'te de görüldüğü üzere insan kılları,elektron mikroskop altında izlenirse ,yılan derisine benzer şekilde pullarla bezenmiştir;dolayısı ile cilt veya kumaştaki delik ve aralıklara girip tutunması ve ilerlemesi gayet mümkündür. İnsan kılları sürekli dökülür ve yerine yenisi gelir. Sırt baş ve kaba etlerden dökülen kılların kuyruk sokumunda, iki kaba et arasındaki kıllı ve terli oluğa takılıp sürtünmelerle oluğun dibindeki ter bezi delikleri, kıl diplerindeki follikül ağızları veya kuvvetli ışık altında görülebilen düz bir hat üzerinde içi kepeksi material ile dolu mikro gözenekler gibi açıklılardan içeriye vida gibi döne döne cilt altı yağ dokusu içine acıtmadan, hissettirmeden girmesi, labirentler açması, peşinden labirentlere giren bakterilerin de katkısı ile etrafı iltihaplandırmasıdır. Kıl dönmesi cerahatlı ,kanlı, pis kokulu akıntılar ve abseler oluşturur. Buradan hareketle , sürecin fizyopatolojisini dikkate alarak, derinlerde , bel kemiği seviyesinde kıl aramak, dolayısı ile derin ameliyat girişimleri gereksizdir. Nitekim hastaların çoğunda, kıl labirentleri ve keseleri, derinlerde değil, hemen cildin 2-3 mm ila 1-2 cm altında yer almaktadır. Bununla beraber, bazı hastalarda kuyruk kemiği hemen cildin altında yer aldığı ve arada fazlaca adipö (yağ) dokusu olmadığı için, yüzeysel seyredebilmekte, ancak yine de kemik yapılara nüfuz etmemektedir. Kemik yapılara nüfuz olayı HİDRADENİTİS SUPPURATİVA hastalığında söz konusu olup, bu hastalıkta primer , yani asıl patolojik sorun ter veya apokrin, yani kokulu salgı bezlerindedir. Hidradenitis suppurativanın fizyopatolojisi değişik olduğu için tedavisi de hayli farklıdır. Konu bir başka başlık altında irdelenecektir .

Kıl dönmesi 16 ila 30 yaş arası kıllı ve gürbüz, genç erkeklerde, nadiren de genç bayanlarda oluşur. Sert büro koltuklarında ve bilgisayar başında, özellikle kaykılmış pozisyonda uzun süre oturanlarda veya uzun süre jip sürenlerde veya uzun süre otobüs yolculukları yapanlarda daha sık olur. Oluş şekline gelince; kıllar yılan derisindeki gibi yivli veya pullu olup (bkz şekil1-2-3-4-5), dar ve sıkışık veya sürtünmeli ortamlarda kıpırdandıkça tek yönde ilerler. Saç telini iki parmak ile tutup hafifçe ovuşturunca bu hareketi açıkça görmek mümkündür. Benzer şekilde iki kaba et arasındaki herhangi bir serbest kıl, sürtünme, itelenme ve dönme mekaniği ile oluğun dibine doğru hareket eder.


< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >



Hiperkeratoz ( kepeklenme) ve aşırı terleme nedeni ile genişlemiş bir ter bezi ağzından deri içine girebilir, peşinden başka bir kıl geçebilir . Giderek bu minik ağız, kılların minik zorlaması ile genişler, deri hücreleri ter bezinin ve deliğin içine doğru yürür ve deliklerin iç yüzeyi cilt epiteli ile döşenerek minik bir tünel oluşur ve peş peşe kılların buraya girmesi kolaylaşır. Uzun saç kılları bile girebilir. Bazen bir kaç kıl girdikten sonra tünel girişi iyileşip kapanabilir. Ama tünel içindeki kılların ve bakterilerin cilt altında derinlere doğru ilerlemesi ve iltihaplanmalar devam eder. Günün birinde mutlaka abseleşme ve fistülleşme olur. Cilt altına geçen kıllar , yaklaşık %82 vakada yukarı yönde ilerleyerek , %78’i sol gluteal (kaba et) tarafından ; %22’si de sağ taraftan cildi iltihaplandırarak ve delerek , veya patlatarak dışarı çıkar . Bir kısmı elbette içerde kalarak süreci devam ettirir . Kılların yaklaşık %8’i aşağıya anüs yakınına ilerleyerek sorunu biraz daha komplike hale getirir ki , bunların yarısı cilt altında pyojenik granulasyonlu trakt (yol) veya abse oluşturmayıp veya cilt dışına çıkmayıp sessizce cilt derinliklerinde kalıp ve ilerde beklenmedik abse veya iltihabi granulasyon dokusu oluşturup , cerrahi tedavileri başarısız kılabilir . Bu gibi sinsi veya sessiz süreçler , AgNO3’ün etkisi sayesinde ilk müdahale sırasında kolaylıkla ortaya çıkarılabilmektedir.

KIL DÖNMESİNİN KUYRUK SOKUMUNU TERCİH NEDENİ NEDİR?

Kuyruk sokumunu tercih nedeninde;

1.Akkiz (edinsel) teori; sırttan dökülen kılların,özellikle kilo fazlası olan gençlerde,yüksek kaba etler nedeni ile oluşan derin olukta birikmesi; iki kaba etin birbirine veya özellikle kaykılarak(yayılarak) oturulduğunda zemine veya sert ve dar giysilere sürtünmesi ile kılların yürüyebilmesi; kapalı ortam nedeni ile oluktaki cildin incelmesi ve kolay delinip tahriş olması ve sert kuyruk kemiğinin baskısı nedeni kılların cilt altına ilerlemesidir.

2.Kongenital (doğumsal) teori; insan vücuduna ana rahmindeyken cilt elbisesi, pelerin şeklinde yukardan aşağıya giydirilir; cilt pelerinin fermuarı gibi kuyruk sokumunda kapatılır. Kapanma sırasında bir kısım cilt dokusu kıl olarak altta kalabilir. Kıllanma ve yağlanma yaşına gelince cilt altı yağ dokusu içinde kalmış cilt kalıntılarından ter ve diğer salgı bezleri gelişerek ve kıllar büyüyerek cilt altında dermoid kist denilen, içi kıl dolu kistler oluştururlar.

Klinik çalışmalar, bizim de bütün çalışmalarımız,özellikle histopatolojik (mikroskopik) çalışmalar edinsel teoriyi desteklemektedir.Doğumsal teoriyi kısmen destekleyebilecek yegane nokta,oluğun en dibindeki düz bir hati üzerinde,bazı hastalarda izlediğimiz,içinde kıl yerine sadece kepek bulunan mikro gözeneklerdir.Sık olarak bu 2-10 mm derinlikteki dar gözenekler tığ ile probe edildiğinde,1-5 adet serbest kıl bulabilmekteyiz. Bununla beraber,asıl olay yine edinseldir,çünkü söz konusu gözeneklerdeki kıllar daima cansız(yani bağlantısız)kıllar olup ve bazen da traş ile kırpılmış saç kıllarına rastlanmaktadır.Sonuçta kıllar daima dıştan içeri girmiş kıllardır. Ayrıca çocukluk döneminde böylesine gözenekler görülmemektedir.

Kıl girişlerinin tamamına yakınının , intergluteal sulcus’un,yani kaba etler arsındaki oluğun dibindeki düz bir hat üzerinde görülmesinin ; hastalığın doğumsal olabileceğini , kısmen de olsa akla getirmekte ise de , klasik doğumsal teorideki mekanizmadan farklı olarak , olay , yani kıl hareketi içten dışarı değil , dıştan içeri yönde gelişmektedir . Şöyle ki , bazı hastalarda , yine özellikle kilolu ve kolay terleyen kişilerde daha çok dikkat çektiği şekilde , tek hat üzerinde , içi keratin veya döküntü epidermal hücrelerle dolu , 1 mm’den az küçük , kılsız , sığ follikül veya gözenekler dikkati çekmektedir . Bu gözeneklerden içeriye kıl girişi hayli mantıklıdır. Pilonidal sinus sürecinin dıştan içeriye geliştiğine bir başka delil de , saç kıllarını da , özellikle tıraş ile kırpılmış kıllarını , bazı hastaların pilonidal sinüsleri içinde bulmamızdır .

Son yıllardaki bütün araştırmalar, 20 yıllık tecrübemiz ve özellikle histopatolojik incelemelerimiz ile de teyid edildiği gibi hastalığın doğuştan değil sonradan kazanıldığını göstermektedir. Tedavi ve takiplerini yaptığımız Grade 1-2-3 tipi hastanın hiç birinde, kıl ve iltihabi tahriş ile oluşan granülasyon dokusu dışında farklı dokuya örneğin kıl ve ter üreten follikül ve ter bezlerine, müstakil deri dokusuna rastlamadık.Ancak bazı kimselerde koksiks(kuruk kemiği) ucunda rastaladığımız, doğuştan kalmış gamze şeklinde bir retraksiyon çukur varsa, bunlar kıllanma dönemi gelince,göbek çukurundakikadar olmasa da ,nadiren risk teşkil edebilir.

Az da olsa kıl dönmesini izlediğimiz bir başka anatomik çukur yer göbek çukurudur.Söz konusu gözenekleri burada görememekteyiz. Göbek çukuru derin ve dar ve kişi kıllı ise benzer şekilde akıntılı,kıl dolu fistüller,hatta abse olabilir.

Kıl dönmelerinin Grade'leri (dereceleri):

Grade 1: Kıl girişleri hiç fistül veya fibrotik kapsüllü kist veya abse oluşturmamış ise; 1-3 cm'lik orta hat üzerinde bir kaç kıl girişi ile sınırlı kalmış ise;

Grade 2: Kıl girişleri 3-6 cm orta hat üzerinde kalacak şekilde sorunsuz fistül(tralt,tünel) veya fibrotik kapsüllü kist oluşturmuş is;

Grade 3: Kıl girişleri 6 cm veya daha uzun orta hat üzerinde fistül veya enfekte kist(abse) oluşturmuş ,veya,orta hattın dışına,yanlara açılan 1-3 adet fistül(tünel) oluşturmuş ise;

Grade 4: Kıl girişleri 7 cm'den daha uzun bir orta hat üzerinde,anusün ön tarafına geçmeyecek şekilde fistül ,ciltte sert ödem ve fibrötik doku artışı ,kronik abseler veya pis kokulu akıntılar veya latera açılan 4 ve daha fazla fistül oluşturmuş,ancak olay cilt altında kalmış ise Grade 4 pilonidal sinus hastalığı oluşmuş demektir(................)

Grade 5: Hastalık bu sınırların ötesine geçmiş;örneğin bir gluteanın dış kadranlarına ,derin presakral fasianın altına,kemik dokulara veya daha derine,veya anüsün ön tarafına,skrotuma,pubik bölgeye,veya anorektal yapıların lümenine veya pelvik kavite içine ilerlemiş,veya epidermoid kanser oluşturmuş ise,bunlara artık Grade 5 pilonidsal sinus demek gerekir.

Hikayesi 5-7 yıl veya daha öncesine dayanan hastalarda,zaman içinde,özellikle genişlemiş girişi, hem multiple (çok sayıda) lateral(yan) çıkışlar,yani fistüller(iki ucu açık tüneller,traktlar) oluşturmuş ve artık Grade 4 veya 5 derecesine gelmiş vakalarda,kıl girişleri,zamanla doğal bir süreci sonucu ,bir kaç cm içeriye kadar,granılasyon dokusu yrine tabii cilt hücreleri ile döşenir ve kalıcı,tabii delikler ve tüneller oluşur.

Hastakığın,ilginç olarak %82 vakada koksiks(kuyruk kemiği) önünden başlayarak proksimal(yukarı) yönde ilerlediğini;yine ilginç olarak %78 vakada sol gluteus tarafından dışa açılıp fitülize olduğunu ;%30 kadarında da fistülize olmayıp tipik kist dermoid sakral tanımına uygun olarak içi kıl dolu kist şeklinde kaldığı görülmektedir.

KIL DÖNMESİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

İlk belirti sık olarak çamaşır kirlenmesi veya Kuyruk sokumunda veya anüsün arka yukarı tarafında kaşıntı ve akıntıdır.Veya kuyruk sokumunda ağrılı şişliklerdir.Bazan da sistemik muayeneler sırasında fark edilen akıntısız veya akıntılı, kıl dolu , milimetrik deliklerdir.

Bazen de yüksek ateşle seyreden,üzerine oturulamayan,günlük yaşamı engelleyen ağrılı abse oluşmasıdır. Abselerin hacmi 1 cc'den 10 cc'ye kadar değişir ve kendini lokal ısı artışı,hassas kitle ile belli eder.Olay ilerledikçe derecesine göre farklı bulgulara rastlanır.Hastalık yaygın değil fakat reaksiyoner sklerotik,yeni sert bir yakın çevre oluşturmuşsa,ve ayrıca pis kokulu,kronik bir supurasyon arzediyorsa,olay 5 veya 7 seneyi geçmiş ve Grade 4'e ulaşmış demektir.Bununla beraber hasta ,hastalığını yeni farketmiş olabilir.

KIL DÖNMESİ HASTALIĞI TEDAVİ EDİLMEZSE NE GİBİ SORUNLAR GELİŞEBİLİR?

Hastalık erken farkedilip 5 sene içinde tedavi edilmez ise sağa, sola kaba etlerin ötesine,derine ve anüs yönünde distale doğru , genişler, bölge köstebek yuvasına dönüşür. Zamanla dermal epitel denilen tabii deri hücreleri, kılları peşinden kıl kesesinin ve deliklerin içine girip bir neviyara iyileştirici rolü ile tünelleri(fistüllerin) içine ilerleuerek tünel duvarlarını içten döşer ,yani bir nevi iyileştirir,;ancak bu durumda tüneller hem sürekli açık kalır,hatta zamnla genişler,kıl ve bakterilerin girişini kolaylaştırır,belki yeni yeni tüneller veya labirentlerin oluşumuna ve ardı arkası kesilmeyen pis kokulu akıntılar ve kronik abseler oluşturur; daha çok yatay, nadiren dikey yönde, çok yönlü olarak deri dokusu içinde ilerler. Labirentler içine giren kıl sayısı da, tahriş de artar; hastalık durmadan genişler, pek çok delikten zuhur eden pis kokulu akıntılar dayanılmaz olur. Yıllarca, süren kroniksonucu olarak, %4 vakada epidermoid kanser denilen bir cilt kanseri geliştirebilir. Veya hastalık, nadiren de olsa derinleşerek kalın bağırsak, rektum ve mesane içine ilerleyebilir, hatta mesane kanserine dahi yol açabilir. Haliyle bu durumda tedavi son derece zorlaşır.

KIL DÖNMESİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Bu güne değin en fazla uygulanmış olan tedavi şekli cerrahidir. Cerrahi tedavi şeklileri çoktur ve hemen hepsinde sağlam çevre doku ile birlikte hastalıklı dokular genişçe çıkarılır, yara açık bırakılarak aylar süren pansuman ile kapanması beklenir. Yahut yara çeşitli tekniklerle kapatılır. Kapalı yöntemlerden Limberg'in tarif ettiği, kaba etler arası oluğu düzleyici flep rotasyonu yöntemi en çok tercih edilmiş radikal bir yöntemdir. Ancak 2 - 3 günü hastanede olmak üzere 5 ila 10 gün yatak istirahati, yara içine konan iki üç gün süreli hemovak dren mecburiyeti,geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi,yoplam on gün yüz üstü yatılması ve üzerine oturulmaması, bir hafta su değdirilmemesi ve operasyon sırasında en ufak bir kıvrım gamze veya oluk bırakılmaması gerekir. Değilse erken yara komplikasyonları riski %15'i ve bunlara bağlı nüks(hastalık tekrarı) riski %10'u bulur. Bu nedenle alternatif yöntem araştırmaları devam etmiş ve Fenol uygulaması,fistül ve sinuslerdeki kılların basitçe ve sık sık temizlenmesi,kistin lokal anestezi ile basitçe çıkarılması gibi alternatif tedaviler denenmektedir.

Grade 4 veya 5 hastalıkta ise şimdilik,halen zorunlu olarak,çok geni cerrahi çıkarımlar ve serbest greft veya rotasyonlu flepler gerekmektedir.

Bizim halen başarı ile sürdürdüğümüz tedaviyöntenlerimiz şöyledir:

1-KIL DÖNMESİNDE GÜMÜŞ NİTRAT DESTEKLİ ALTERNATİF TEDAVİ

Kıl dönmesinde alternatif tedavi olarak muhtelif araştırmacılar tarafından da 1964'ten beri zaman zaman uygulanmış ,bazan başarılı,bazan da başarısız bulunmuş tedavilerden biri olan,esasta SKLEROTİK(fibrotik doku oluşturarak sertleştirici) ,kısmen de litik(eritici) bir kimyasal ajan olan FENOL ile 1985'ten itibaren,kısmen modifiye ederek, 15 yıl süre ile çalıştık;ilk yıllarda %80'e varan,son yıllarda %90'a varan başarılı , alternatif bir tedavi modeli oluşturduk.Ocak 2000 'den itibaren,daha etkin bir garnualsyon doku eriticisi olan %20-30 AgN03(Gümüş nitrat) uygulamasına başladık.

Fenolden çok daha güçlü klasik granualsyon doku eriticisi olan,ama sklerotik etkisi minimal olan gümüş nitrat uygulamalarımız klasik cerrahi yöntemlere göre de çok daha etkili olmuştur.

GÜMÜŞ NİTRAT DESTEKLİ PİLONİDAL SİNUS TEDAVİ YÖNTEMİ:

Bu yöntemde EAU DİSTİLE eritilen gümüş nitrat ,tercihan Grade 2 ve 3 seviyesindeki fistülleşmiş, bir başka taraftan çıkış yapmış piloidal sinus hastlığının içine,lokal anestezi yapmadan verilmekte. Kılların yuvalandığı piyojenik granülasyon dokuları ve diğer patalojik dokular; ilaç etkisi ilebir veya birkaç saat içinde tamamen veya büyük oranda erimekte ve gri bulamaç halinde dışarıya akamaya başlamakta. On iki saati aşan beklemelerde,sinus veya fistül etrafında az bir eritem(kızarıklık) ve az bir ağrı oluşmakta. Bir ila 24 saat beklemeden sonra 1-4 mm kalibredeki kulak küretleri gibi mikro enstrümantasyonla fistülllerin içinekikıl ve erimiş olan pyojenik granulasyon doku kolayca kürete edilmektedir.

Literatürde belirtilen Fenol injeksiyonunda ise küretaj yapılmaksızın,kimyasal ajan ile nekroze edilen patolojik dokuların zamna içinde kendiliğinden akması,fistül veya kıl kesesinin skleroze olarak,1-3 hafta içinde kapanması beklenir;bu süre içinde,öncelikle iyi bir küretaj yapılmamış ise, kılların bir kısmının içerde kalması veya fistül ağzının kapanaması nedeni ile içeriye tekraren kıl ve bakteri girebilmesi ihtimali nedini ile hastalık en azından % 15 vakada nüks edebilmektedir. .Dolayısı ile ,sabır ile sürdürülecek,etkili bir küretajdan sonra,kıl girişlerinin her birine 1x2 veya 2x3 mm'lik mikro eksizyon uyguladık ve tekrar kıl girmemesi için 5/0 Trofilen ile birer adet sütür ile kapattık.. Bu işlemler 15 dakikada tamamlanabilmektedir.

Kıl girişleri zemininde bazen 1-3 cm'lik bir ekstra çukurlaşma(fossa) gelişmiş ise,birlikte yüzeysel oalrak sadece cildi içine alacak şekilde sözkonusu fossa veya varsa katlantılar da eksize edilip zemin sğlaştırılmakta.

Öte yandan hastalığın çok ilerlediği bazı hastalarda ,örneğin bazı Grade 4 vakalarda gerekirse labirentler kısmen veya tamamen açılır, kılların ilerde sorun çıkartabileceği gamzemsi çukurluklar ve kıvrımlar varsa küçük plastik ve estetik müdahale ile düzeltilir. Ama eskiden beri mevcut ve pilonidal sinüs oluşturmamış geniş çukurlara müdahale tavsiye edilmez. İşlem bitince labirentler antibiyotikli pomatla doldurulur ve hasta evine gönderilir. Günlük pansuman ve temizlik ve 1 hafta sonunda kontrole gelmesi öğütlenir. İyi kürete edilmiş labirentler genellikle 1 haftada iyileşir. Ancak tavanı açılmış labirentlerin ve sinüslerin tamamen kapanması pansuman yardımı ile 2 ila 3 haftayı bulur. Bu sürenin illa da kısaltılması isteniyorsa, fistüllerin fibrotik duvarları, lokal anestezi altında, kürete veya eksize edildikten sonra sütüre edilir. Bu durumda işlem süresi 30 dakikayı bulur. İntergluteal oluktan cilt altına geçen kılların yaklaşık %10’u dikine bel kemiğine doğru ilerleyerek hemen bel kemiği önünde kalın duvarlı bir kese oluşturarak birikirler . Bu durumda , kılların önemli bir kısmı , kalın fibrotik duvara , kirpi tüyü ve dikenleri misali , saplanıp kalırlar . Çok şükür ki asla bu duvarı aşamazlar , ancak pisi pisi otlarının pürçekleri veya kılçıkları gibi , sıkıca duvara tutunup kalırlar , pyojenik , yani iltihabi reaksiyon oluşturmadan uzun süre bekleyebilirler;bazan da ağır abselere yol açabililer. Bunlarda gümüş nitrat veya fenol tedavisi başarısız kalabileceği için,lokal anestezi ile kıl girişi ve kıl kesesi,1-3 cm'lik kesi ile 5-10 dk’da basitçe çıkarılır ve yeri 1-2 krome sütür ve 2-3 adet 4/0 Trofilen ile dikilir .Bu yöntemde ayrıca ek işlem veya istirahata gerek yoktur.İyileşme ayni sürede ,bir haftada olmaktadır.

ALTERNATİF TEDAVİDE TAM BAŞARI ŞANSI NEDİR?

Her işte olduğu gibi başarı, detaylarda gizlidir. İşin püf noktalarını iyi bilmek, titizlik yakın ilgi, hasta ve hekim işbirliği başarıyı belirleyen başlıca faktörlerdir. Sadece labirentleri kıldan arındırmak yetmez. Yeni kıl girişimlerine yol açacak mikro girişleri, en küçük şüphe arz eden gamzeleri,yine ayni seansta ,lokal anestezi altında potansiyel çukurları gidermek şarttır. Kurallara uyulursa, başarı tamdır.

NÜKS İHTİMALİ NEDİR?

Kıl dönmesinin alternatif tedavisinde, kurallara uyulduğu takdirde, nüks (tekrarlama) ihtimali sadece % 3 - 5'tir. Sebebi de gözden kaçabilecek bazı mikroskobik kıl girişlerinin kalabilmesi veya hijyenik bakım kusuru sonucu vay yaylık ve kaykılık oturma ile oluşabilecek yeni kıl girişleridir. Nüks halinde metodu değiştirmeye gerek yoktur. Hatta verilen eğitim sayesinde olay henüz başlangıç halinde iken yakalanacağı için çözüm daha çabuk,basit olup başarı nerdeyse kesindir.

İÇERİDE KIL KALIP KALMADIĞINDAN NASIL EMİN OLABİLİYORSUNUZ KALIRSA HASTALIK NÜKSETMİYOR MU?

Teorik olarak bu mümkün ise de ,Hemen hiçbir hastada , içerde kıl bıraktığımızı zannetmiyoruz . Çünkü , her türlü giriş ve labirenti aşabilen ve kılları yakalayabilen , ucu delikli , eğilip bükülebilir yumuşak metal mikroenstrumantasyon ile , labirentlerin içine emin olana kadar,ısrarla,tekrar tekrar girilip , bütün debris , mekanik olarak dışarıya çekilebilmektedir. Bu işlemi asıl kolaylaştıran araç gümüş nitrattır.

NÜKSÜ ÖNLEMEK İÇİN HASTANIN UYMASI GEREKEN KURALLAR VE HİJYENİK BAKIM NEDİR?

Hijyenik bakım, ince sıhhi temizlik ve oturuş biçimi demektir.Şöyle ki; 1 - Hekimin önerdiği şekilde, hastalar temizlik ve pansumanlara riayet etmeli. Yara veya kıl giriş delikleri iyileştikten sonra, kuyruk sokumu oluğu hergün taharetlenirken yıkanıp silinerek boşta gezen kıllar temizlenmeli. 2 - Ayrıca kuyruk sokumu sabah ve akşam el ile,kuru olarak 3 - 5 saniye fırçalanı kıl, hav, yün,ter; ne varsa uzaklaştırılmalı 3 - Çok kıllı olanlar, 30 yaşına kadar kuyruk sokumunun en derin yerindeki kıllar,2 haftada bir cımbızla temizlemeli,daha da güzeli, kaba etler genişçe traş edilmeli. Otuz yaşından sonra, kuyruk sokumu giderek sertleşip kalınlaşır,terleme azalır,ve cildin ,kıllarla delinme riski iyice azalır.İster ameliyatla, ister ilaçla olsun ;tedavi sonrası hijyenik bakım tedavisinin uzun süreli başarı şansını doğrudan etkiler.

< Resime gitmek için tıklayın >

ALTERNATİF TEDAVİLERİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Fenol ve gümüş nitrat; labirent veya kıl kesesi dışında kaçırılmadığı sürece hiç bir yan etki oluşturmaz. Kaçırıldığında,ki acemi ellerde ,nadir de olsa görülebilir;ilacın verilmesi sırasında ağrı;aynı yerde 1-3 gün içinde ağrılı bir şişlik, ve iltihabi akıntı başlar.Tedavisi, lokal anestezi altında, bölgenin bistüri veya küret ile kazınması ve açık drenajdır. İlaç hiç bir zaman damar içine verilmediği için ,zaten bu hiç bir şekilde mümkün olmadığı için, dokulardan damar içine geçiş veya emilim de olmadığı için; sistemik, yani genel yan etkileri olmaz.

KIL DÖNMESİNDE ALTERNATİF TEDAVİNİN AVANTAJLARI NELERDİR?

1- Narkoz, yani genel anestezi gerektirmeyen, konservatif , pratik ve diğer yöntemlere göre hayli küçük bir operasyondur.

2- Hastanede veya evde yatmayı veya istirahati; tahlil ve tetkik, ön hazırlık gerektirmeyen, aynı gün muayenenin hemen ardından uygulanabilen bir tedavi yöntemidir..

3- Nüks ihtimali çok düşük olup nüksetse bile aynı yöntemle, hem de çok daha kolay bir şekilde tedavisi kesinliğe kavuşturulabilir.

4- Müdahale iz bırakmaz ve çok iyi estetik sağlar,çünkü diğer cerrahi yöntemlerin aksine doku kaybı,derinlerde hematom ve abse, çöküntü ve çekinti olmaz.Dolayısı ile orijinal anatomi bozulmaz.Anatomi baştan bozuksa bile, ek bir plastik yöntemle, anında düzeltilerek orijinal anatom elde edilir.

5- Hastaların bu alternatif müdahale için hekime, yarımşar saatten üçer gün arayla 2 veya 3 kez uğraması yeterlidir; işten,okuldan ve hatta yolculuktan alıkoymaz.


İLGİLİ WEB SİTELERİ

1-www.library.nuigalway.ie/webpath/SKINHTML/SKIN122.HTM (Pilonidal sinusun histopatolojik görünümü)

2-www.jcn.co.uk/article.asp.ArticleID=204(Dr.Dibyesh Bannerjee'nin pilonidal sinusa kilinik yaklaşım ile ilgili makalesi)

3-www.gihealth.com/TREC2/articdes/plonidal.html (Pilonidal kist, sebebleri, belirtileri, tedavileri)

4-www.fascrs.org/brochures/pilonidal.html (Pilonidal sinus. sebepleri, belirtileri, tedavi)

5-www.geocities.com/Hotsprings/Villa/6315/lessons/surgery/pilonidal sinus.html (Pilonidal sinüste risk faktörleri, teşhis, tedavi)

6 -www.suite101.com/article.cfm/9022/58138 (Her kıl dönmesi pilonidal sinüs müdür?)








kaynak:http://nihatbengisu.com/





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi holywars -- 3 Ağustos 2005, 23:00:58 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
İ
21 yıl (815 mesaj)
Yüzbaşı

bende 1,5 ay once ameliyat oldum. benimkide kuyrtuk sokumunda vuku buldu:) hayatımda tanıdıgım en lüzümsuz hastaklık. beni uyuttuklerıda ne yaptılar hiçbi fikrim yok. bazen kızlarda da oluyomus o feci işte:) ilk 1 hafta zordu. tuvalet, oturmak vs. tek dilegim tekrarlamamsı. sana da gecmis olsun arkadaşım



İ
21 yıl (4327 mesaj)
Yarbay

quote:

Orjinalden alıntı: holywars

kıllı erkeklerde çokoluyor diye bir kanı var sanıırm bu yanlış... çok az seyrek kıllı kişilerde bile oluyorsa varsen düşün ikista



quote:

Kıl dönmesi 16 ila 30 yaş arası kıllı ve gürbüz, genç erkeklerde, nadiren de genç bayanlarda oluşur.


hollywas yolladığın yazı tersini söölüyo.Pek köse olmasamda kıllı da sayılmam
kıllı arkadaşlar biraz daha dikkat etsinler.

@Acharad

Neden genellikle Musevilerde oluyo


Bu mesaja 1 cevap geldi.
N
21 yıl (2776 mesaj)
Binbaşı

ahhhh çeken iyi bilir acısını.


Bu mesaja 1 cevap geldi.