Son yıllarda hayatımızın değişilmez bir parçası haline gelen yapay zekâ araçları, bir yandan yönelttiğimiz soruları yanıtlarken, diğer yandan yaptığımız bu konuşmaları hafızalarına kaydederek gelecek konuşmalarda işlerine yarayabilecek kullanıcı profilleri oluşturuyor. İşin bu kısmı zaten bilinen bir gerçek. Ancak son günlerde yayımlanan yeni bir araştırma ve bu çalışma ekseninde ortaya çıkan iddialar, yapay zekâların, özellikle de ChatGPT'nin çıkardığı bu profillerin düşündüğümüzden daha tekinsiz bir yanı olabileceğini ortaya koyuyor.
Hem sosyal medyada hem de yapay zekâ forumlarında yeni bir tartışma başlatan bulgulara göre ChatGPT, kullanıcıların yazım hızını, duraksamalarını ve ruh hâllerini analiz ederek gizli bir “psikolojik profil” oluşturuyor.
"Algoritmik Otoportre" Çalışması ChatGPT Hakkında Dikkat Çekici Bulgular Ortaya Koyuyor
Peki bu iddialar ne kadar doğru? Bunu anlayabilmek için tüm bu tartışmayı tetikleyen ve sosyal medyada bu iddiaların kaynağı olarak gösterilen araştırmaya biraz daha yakından bakmak gerekiyor.
"The Algorithmic Self-Portrait: Deconstructing Memory in ChatGPT" (Algoritmik Otoportre: ChatGPT'nin Bellek Mekanizmasını Anlamak) başlıklı çalışma, 80 gönüllü kullanıcının 2.050 farklı bellek girdisini analiz ediyor. Araştırma, sosyal medya iddia edildiği gibi modelin duraksama sürelerini, yazım hızını ya da duygusal durum değişimlerini gizlice izlediğine dair net bir bulgu sunmuyor ama ChatGPT'nin gerçekten de davranışlarınızı analiz edip psikolojik bir profilinizi çıkardığını gösteriyor.
Araştırmacılar, bellekte kaydedilen verilerin yüzde 28’inin kişiye ait temel bilgiler (sağlık, ilişki durumu, konum vb.) olduğunu, yüzde 52’sinin ise "psikolojik içgörü" olarak tanımlanan kişisel özellikler, hedefler, motivasyonlar ve ruh hallerinden oluştuğunu tespit etti. Yani yapay zekâ iddia edildiği gibi yazım hızınızı ölçmüyor belki ama konuşmalarınızdan yola çıkarak size dair psikolojik bir profil yaratıyor. Örneğin bir iş başvurusu için yapay zekâdan yardım istediğinizde, iş aradığınızı ve bu yüzden kaygılı olabileceğinizi tespit edip bunu profilinize not düşüyor. Ya da aynı konu hakkında birkaç kez benzer sorular sorup kararsız göründüğünde, karar almakta zorlanan bir insan olabileceğiniz sonucuna varıp bunu da profilinize dâhil ediyor.
Hafızaya kaydetmek için toplanan verilerin yüzde 84’ünün doğrudan kullanıcının sohbet sırasında açıkça ifade ettiği cümlelere dayandığı belirtiliyor. Araştırmaya göre geriye kalan yüzde 16'lık kısım ChatGPT'nin satır aralarını okuyarak yaptığı çıkarımlara dayanıyor. Tabii bu doğrudan ChatGPT’nin yazım hızınızdan veya duraksamalarınızdan "zihninizi okuduğu" anlamına gelmiyor ama yukarıda sözünü ettiğimiz psikolojik profil çıkarma sürecine hizmet ediyor. ChatGPT'nin hakkınızda "kaygılı" ya da "kararsız" gibi çıkarımlar yaptığı süreç bu yüzde 16'lık kısmı oluşturuyor.
Hafızadaki Verilerin Yüzde 96’sı Kullanıcı Talimatı Dışında Kaydediliyor
Araştırmanın dikkat çekici bir diğer bulgusu da ChatGPT’nin hafızasındaki bilgilerin yüzde 96’sının kullanıcılar tarafından açıkça "bunu aklında tut" talimatı verilmeden, modelin kendi kararıyla kaydedilmiş olması. Kullanıcıların doğrudan saklanmasını istediği bilgiler ise veri setinin yalnızca yüzde 4’lük kısmını oluşturuyor. Oysa OpenAI’ın resmi yardım sayfalarında, bellek özelliğinin genellikle kullanıcının belirttiği ayrıntıları sakladığı belirtiliyor. Araştırma ise pratik uygulamada çok daha farklı bir tablonun ortaya çıktığını gösteriyor.
ChatGPT'nin hafıza özelliği üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmak isteyen kullanıcılar, ChatGPT içerisinde Ayarlar > Kişiselleştirme > Bellekleri Yönet sekmesine giderek modelin hakkınızda tuttuğu tüm kayıtları inceleyebilir ve silebilir. Ayrıca "Kaydedilen bellekleri referans al" veya "Sohbet geçmişini referans al" seçeneklerini tamamen kapatmak da mümkün. Hassas içerikli (tıbbi, hukuki veya kişisel) sorgularda ise bellek kaydı tutmayan "Geçici Sohbet" (Temporary Chat) modunu kullanmak en güvenli alternatif olarak görülüyor.
Hem sosyal medyada hem de yapay zekâ forumlarında yeni bir tartışma başlatan bulgulara göre ChatGPT, kullanıcıların yazım hızını, duraksamalarını ve ruh hâllerini analiz ederek gizli bir “psikolojik profil” oluşturuyor.
"Algoritmik Otoportre" Çalışması ChatGPT Hakkında Dikkat Çekici Bulgular Ortaya Koyuyor
Peki bu iddialar ne kadar doğru? Bunu anlayabilmek için tüm bu tartışmayı tetikleyen ve sosyal medyada bu iddiaların kaynağı olarak gösterilen araştırmaya biraz daha yakından bakmak gerekiyor.
"The Algorithmic Self-Portrait: Deconstructing Memory in ChatGPT" (Algoritmik Otoportre: ChatGPT'nin Bellek Mekanizmasını Anlamak) başlıklı çalışma, 80 gönüllü kullanıcının 2.050 farklı bellek girdisini analiz ediyor. Araştırma, sosyal medya iddia edildiği gibi modelin duraksama sürelerini, yazım hızını ya da duygusal durum değişimlerini gizlice izlediğine dair net bir bulgu sunmuyor ama ChatGPT'nin gerçekten de davranışlarınızı analiz edip psikolojik bir profilinizi çıkardığını gösteriyor.
Araştırmacılar, bellekte kaydedilen verilerin yüzde 28’inin kişiye ait temel bilgiler (sağlık, ilişki durumu, konum vb.) olduğunu, yüzde 52’sinin ise "psikolojik içgörü" olarak tanımlanan kişisel özellikler, hedefler, motivasyonlar ve ruh hallerinden oluştuğunu tespit etti. Yani yapay zekâ iddia edildiği gibi yazım hızınızı ölçmüyor belki ama konuşmalarınızdan yola çıkarak size dair psikolojik bir profil yaratıyor. Örneğin bir iş başvurusu için yapay zekâdan yardım istediğinizde, iş aradığınızı ve bu yüzden kaygılı olabileceğinizi tespit edip bunu profilinize not düşüyor. Ya da aynı konu hakkında birkaç kez benzer sorular sorup kararsız göründüğünde, karar almakta zorlanan bir insan olabileceğiniz sonucuna varıp bunu da profilinize dâhil ediyor.
Hafızaya kaydetmek için toplanan verilerin yüzde 84’ünün doğrudan kullanıcının sohbet sırasında açıkça ifade ettiği cümlelere dayandığı belirtiliyor. Araştırmaya göre geriye kalan yüzde 16'lık kısım ChatGPT'nin satır aralarını okuyarak yaptığı çıkarımlara dayanıyor. Tabii bu doğrudan ChatGPT’nin yazım hızınızdan veya duraksamalarınızdan "zihninizi okuduğu" anlamına gelmiyor ama yukarıda sözünü ettiğimiz psikolojik profil çıkarma sürecine hizmet ediyor. ChatGPT'nin hakkınızda "kaygılı" ya da "kararsız" gibi çıkarımlar yaptığı süreç bu yüzde 16'lık kısmı oluşturuyor.
Ayrıca Bkz.AI Günlükleri: Yapay zekâ dünyasında bu hafta (20 Ekim 2026)
Hafızadaki Verilerin Yüzde 96’sı Kullanıcı Talimatı Dışında Kaydediliyor
Araştırmanın dikkat çekici bir diğer bulgusu da ChatGPT’nin hafızasındaki bilgilerin yüzde 96’sının kullanıcılar tarafından açıkça "bunu aklında tut" talimatı verilmeden, modelin kendi kararıyla kaydedilmiş olması. Kullanıcıların doğrudan saklanmasını istediği bilgiler ise veri setinin yalnızca yüzde 4’lük kısmını oluşturuyor. Oysa OpenAI’ın resmi yardım sayfalarında, bellek özelliğinin genellikle kullanıcının belirttiği ayrıntıları sakladığı belirtiliyor. Araştırma ise pratik uygulamada çok daha farklı bir tablonun ortaya çıktığını gösteriyor.
ChatGPT'nin hafıza özelliği üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmak isteyen kullanıcılar, ChatGPT içerisinde Ayarlar > Kişiselleştirme > Bellekleri Yönet sekmesine giderek modelin hakkınızda tuttuğu tüm kayıtları inceleyebilir ve silebilir. Ayrıca "Kaydedilen bellekleri referans al" veya "Sohbet geçmişini referans al" seçeneklerini tamamen kapatmak da mümkün. Hassas içerikli (tıbbi, hukuki veya kişisel) sorgularda ise bellek kaydı tutmayan "Geçici Sohbet" (Temporary Chat) modunu kullanmak en güvenli alternatif olarak görülüyor.
Kaynak:https://www.thestateofai.com/news/chatgpt-memory-psychological-profile-study
Kaynak:https://aiengsimplified.beehiiv.com/p/chatgpt-is-building-a-profile-on-you-you-never-wrote-most-of-it
Haberi Portalda Gör