1. sayfa
| Her şeyi ellerine geçirmiş bir kötülük niye bir anda bundan vazgeçsin ki. 23 yılda geldiler buraya. Kolay olmadı yasama-yürütme ve yargının hepsini ele geçirmek... |
| Her şeyi ellerine geçirmiş bir kötülük niye bir anda bundan vazgeçsin ki. 23 yılda geldiler buraya. Kolay olmadı yasama-yürütme ve yargının hepsini ele geçirmek. Orduyu ele geçirmek. Halkın cebindekini halktan tepki almadan ele geçirmek. Neden şimdi bıraksınlar bunu? |
| Artık seçime kadar bu konuyu ayakta tutalım ki bu yapılanlar unutulmasın , gerçek adalet hak sahiplerini bulsun. Kim hırsızsa ve kim bu milletin rızkından çalıyorsa bir bir ortaya dökülüp yargılansın |
|
Seçimde kaybederse bırakır evet. Sorun şu ki malum şahsın önüne her hafta özel olarak yaptırdığı anket sonuçları geliyor. Bu anketler, piyasadaki anket firmalarının birilerinden para alarak yaptığı manipulatif anketler gibi değil. Halk ne düşünüyorsa anlık olarak biliyor ve ona göre pozisyon alıyorlar. Adamların ülkeyi daha iyi yönetmek gibi bir derdi yok. Tek dertleri iktidarlarının devamlılığını sağlamak. Bu da vatandaşın zihnini okumaktan geçiyor. Eğer önümüzdeki seçimler için tehlikeli bir durum oluşacaksa seçim günü gelmeden o tehlikeyi bertaraf edeceklerdir zaten. Kötü haber şu. Evet bu yönetim çok uzun bir süre daha değişmeyecek. Fakat bunun sebebi başımızdaki kötü adamlar değil. Dünyaya bakın, refah içindeki toplumlar zaten onu talep ettiği ve hak ettiği için refah içindedir. Sefil toplumlar da öyle. Türk halkının daha kaliteli bir yaşam talebi yok. Bu millet sakinlikten, sessizlikten, huzurdan, mutluluktan, gerçeklerden hoşlanmaz, masal dinlemeyi sever. Bu iktidar da milletin isteklerini fazlasıyla karşılıyor. |
|
%100 doğru yorum halk masal dinlemeyi ve din afyonu ile uyutulmayı sevdiği için ülke bugüne kadar bu hale geldi. Yine de son olaylar halkta bariz bir tepki yaratmış durumda. Bir yandan emeklinin geçim derdi , kirayı nasıl ödeyecem kaygısı , diğer taraftan milyarları götürenler , servetine servet katanlar... Ama dediğiniz gibi bu iktidar gitmemek için gerekirse emeklinin maaşına %100 zam yapar , en düşük memur maaşlarını 100-110 bin TL yapar. Bizim halkta buna kanıp yine gider ona oyunu verir halbuki bilmiyorlar ki bu verdikleri zamlar 3 ayda ellerinde eriyip yine aynı alım gücüne düşeceğini |
| Her şeyi ellerine geçirmiş bir kötülük niye bir anda bundan vazgeçsin ki. 23 yılda geldiler buraya. Kolay olmadı yasama-yürütme ve yargının hepsini ele geçirmek. Orduyu ele geçirmek. Halkın cebindekini halktan tepki almadan ele geçirmek. Neden şimdi bıraksınlar bunu? |
|
Bir tur daha yönetsinler. İyice boksa batsın ülke. Sadece ekonomik olarak demiyorum. Hem siyasi olarak hem toplumsal olarak. Her yerinden bütün kurumlarından leş gibi bok kokusu gelsin. Millet artık öyle bir nefret etsin ki bu ülkede bir daha SİYASAL İSLAM denen garabetin esamesi okunmasın. Öyle bir gömelim ki bir daha asla kafalarını kaldıramasınlar. |
|
Seçimlere 1.5 yıl var daha çoktan unutulur. Arabistanın ve İsrailin güvenlik işini bizimkilere verdi Trump. Araplardan yüklü para gelir diye tahmin ediyorum. O parayla foncuların ana parasını öderler. Halk'a da 3-5 birşey koklattığın zaman gerisi propagandaya bakıyor. Zaten muhalif kanal kalmadı artık. İnternet olmasa ülkede ne olup bittiğinden haberimiz olmayacak. Tabi ona da el atarlar yakında. Ben şahsen 2023 seçimlerinden sonra ana muhalefetin de bunlara çalıştığını farkettiğimden beri hiçbir ümidim kalmadı. Yani öyle %30'luk bir azınlık yok karşımızda. Akp-mhp-dem-chp-yp aynı yere çalışıyor, azınlık olan biziz. Bence Türkiye için tek şans, bunların meşruiyet aldığı yerde, yani Amerikada ciddi bir değişim olması. X'in sahibi ve dünyanın en zengin adamının kendi devletine muhalif olması da bizim gibi ülkeler için bir şans. Pek fark eden yok ama artık x'te yazılanlar tüm dillere otomatik olarak çevrilip her tarafa saçılıyor. Ben Türkiyede olan bir olayı elin Brezilyalısından öğreniyorum. Kapalı kutu olarak kalmak isteyen otoriter rejimler için tam bir kabus bu. |
|
Gidecek tabi niye gitmesin rte ölse zaten akp diye bir şey kalmaz ortada. ama bölünecek yine tabi, halkın sevdiği isimlere yönelinir örnek hakan fidan akın gürlek, halk chp deki ve yp deki isimleri sevmiyor güvenmiyor malesef zorlada sevecek değil. Bir mansur yavaş sempatisi var o kadar. |
| Bu iktidar artik secimle gitmez. Cokmedigi Belediye kalmamis. Milli iradeye saygisi yok, eylemleriyle gosteriyor herseyi. Secimlerde sembolik olur, ya muhalefet secime giremedigi anda yada baska sekilde. Secimi kaybederlersede IBB ye yaptiklari gibi cokerler heryere. Yasama yurtume yargi ve Ordu ellerinde. Suanda mahsuscuktan cok partililik oynaniyor. |
|
bence seçimi kaybettikleri an halka karşı gelemezler gibi çünkü artık polislerin de çoğu onları sevmiyor , ordu desen belki sadece tarikat mensupları çürükler vardır onlarda çok birşey yapamaz ve ilerleyen süreçte temizlenirler , medya desen çoğu zaten 180 derece U yapıp eski yönetime saydıracaklar hakim ve savcılardan kanunsuz emri uygulayıp somut delil olmadan tutuklama yapanlar , hukuka uygun davranmayanlar direk ihraç edilip görevi kötüye kullanmadan yargılanacaklar. Yönetim elbet değişir ama bu ülkenin tekrar doğrulması , çürüklerin temizlenmesi birkaç ay zaman alır |
|
Ayni fikirde degilim. Tum mafyayla baglantilari var, gerekirse ordan bile yardim isterler. Iktidari birakmamak icin her yolu denerler. Ellerinde buyuk paralar var. Baglantilari var borsayi hepten cokertirler. Finansal gucu ulkeden cikarmakla tehdit edebilirler. Istanbulu birakmayanlarmi ulkeyi birakacaklar? Polislerde ne ola? Parayla santajla Belediye Baskanlarini partilerine geciriyorlar. Ordu var ellerinde. Birsuru vakiflari sivil dernekleri var. Tum ulkeyi ag gibi sarmislar. Yargi ellerinde. Gerekirse savas acarlar yine koltuktan inmezler. |
|
Yaw bomboş konu. Millet isyan edip hamudu ile oy atıyor. Bizim millette bu sendroma dönüştü. Ne kadar isyan ederse o kadar oy alıyor. Sap sap bide seçimsiz gidip gitmeyeceğini söylüyorsun. Sen hiç yozgatın bir köyünü gezdinmi. |
|
Gider tabii neden gitmesin. Yeterki Muhalefet SEÇİM KAZANSIN herkes her şey gider. Siyasetin ana özelliği meşruluğudur zaten. Meşru olmayan seçimler ile başta durursan dünyadan da soyutlanırsın. Vekil seçimleri var meclis çoğunluğu önemli her karar için Cumhurbaşkanlığı seçimi var ona göre atamalra var atamaların meclisten onaylanması var varda var yani. Öyle 5 puan fark yedim ama ben gitmiyorum Demelik bir ülke yok kimsede çıkıp arka çıkmaz seçim kaybedildi ise kaybedilmiştir deyip herkes işine bakar... Bizim ülkede sözde muhalifler ülkeyi Twitterdan ibaret sanıyor. Seçmenden ve sistemden bir haberler. Veya herkesi İzmir seçmeni gibi sanıyorlar. Millet körlemesine oy vermiyor çoğu meselede. Bu ülkede ülkeyi kuran CHP bile tek parti dönemi sonrası seçimi kaybedince bırakmıştır AKP'mi gidemiyecek. Yeterki kazanacak muhalefet olsun. Ama muhalefet ile zor oda bir gerçek. Kendince olacakları yazayım son güne kadar İmamoğlu'da İmamoğlu diyecekler. 1.5 yıl daha Silivri kapılarında yatacaklar ceza alsa bile. Başka hiç kimse ne öne çıkabilecek ne kadro ne ekip kurabilecek sonraa aaa İmamoğlu ceza aldı aday olamıyormuş deyip kadrosuz plansız programsın yaa Ekmek İçin Ekmeletin gibi birini getirecekler yada sinirlerine hakim olamayan aşırı yıpranmış Liderlik özelliği olmayan Özgür Özel aday olacak. En koyu CHP'linin bile Lider olamıyor söylemi üstünden seçimi kaybedecek gidecek muhalefet... |
|
rusya İran (yakın orta geçmiş) Suriye(yakın orta geçmiş) Azerbaycan Belarus Bu ülkeleri inceleyin ve cevabı bulun. Hepsinde seçim olduğunu unutmayın. |
1. sayfa
Bu soru artık yalnızca teorik bir siyaset bilimi tartışması değil; evine ekmek götürmekte zorlanan, birikimini borsa manipülasyonlarında ve fon vurgnlarında kaybeden ve felaket anında devletin şefkatli elini yanında bulamayan her yurttaşın ortak kaygısıdır.
1. Fatma Betül Olayı Bir Fragmandı: İfşa Olan Yapı ve Sistemik Çürüme
Son dönemde kamuoyunun gündemine bomba gibi düşen Fatma Betül olayı ve benzeri gelişmeler, bu mekanizmanın nasıl işlediğini gösteren küçük birer fragmandan ibaretdir. Buzdağının suyun üstünde kalan bu kısmı, devasa bir ağın sadece bir ilmeğidir.
Bu denli derinleşmiş çıkarma ve rant ağlarının varlığı, güç kaybının sadece bir "siyasi devir-teslim" anlamına gelmediğini; aynı zamanda hukuki hesaplaşmaların ve yargı süreçlerinin başlangıcı olacağını iktidar sahiplerine hissettirmektedir. Tam da bu nedenle "seçimle gitmek" seçeneği onlar için sıradan bir politik yenilgi değil, existential (varoluşsal) bir risk olarak görülmektedir.
2. Sadece Fon Olayından İbaret Değil , Nerede Bu Deprem Paraları? Toplumsal Hafızanın ve Adaletin Kanayan Yarası
İktidarın meşruiyet zeminini en çok sarsan ve kitleleri derin bir sorgulamaya iten alanların başında afet yönetimi ve bunun mali boyutu gelmektedir.
1999 Marmara Depremi’nin ardından "geçiçi" olarak hayatımıza giren Özel İletişim Vergisi (deprem vergisi), onlarca yıl boyunca kalıcı hale getirilerek milyarlarca lira tutarında kaynak topladı. Bizzat yetkililerin geçmişte ifade ettiği "Bu paralar duble yollara, sağlığa, genel bütçe harcamalarına gitti" açıklamaları, toplumun hafızasında silinmez bir yara açmıştır.
2023 depremleri ve sonrasında alınan ek Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), yükseltilen KDV ve harçlarla halktan yüz milyarlarca lira ek kaynak tahsil edilmiştir. Buna rağmen;
- Afet anında organizasyonel yetersizlikler yaşanması,
- Çadır ve insani yardım lojistiğindeki aksaklıklar,
- Kalıcı konut teslim süreçlerindeki gecikmeler,
yurttaşın zihninde tek bir soruyu yakıcı hale getirmiştir: "Bizim ödediğimiz vergiler ve toplanan yardım paraları gerçekten nereye gitti?"3. Seçimi Kaybetseler Bile Giderler mi?
Bu soruya yanıt ararken iktidarın elinde tuttuğu araçları ve devlet mekanizması üzerindeki hegemonyasını doğru okumak gerekir:
Bununla birlikte, tarihsel tecrübeler gösterir ki toplumsal rıza tamamen üretilemez hale geldiğinde hiçbir bürokratik ya da otoriter yapı sonsuza kadar ayakta kalamaz. Seçim günü sandığa yansıyan ezici bir irade ve o iradeye sahip çıkan örgütlü bir toplumsal duruş, her türlü vesayeti ve direnci kırmaya muktedirdir.
4. Mutlak Uyanış: Korku Duvarının Aşılması
Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, sadece siyasi bir iktidar değişimi arzusu değil; toplumsal bir mutlak uyanış sürecidir.
İnsanlar artık vaatlere, hamaset dolu söylemlere veya dini/milliyetçi sembollerin arkasına saklanan usulsüzlüklere itibar etmemektedir. Mutfaktaki yangın, borsadaki vurgun, depremde yalnız bırakılmışlık hissi ve liyakatsizlik, adaletsizlikler toplumun farklı kesimlerini ortak bir adalet ve şeffaflık arayışında birleştirmektedir.
İktidar koltuğu kendiliğinden veya kolaylıkla bırakmak istemeyebilir; gücün getirdiği imkanları son ana kadar kullanabilir. Ancak halkın çoğunluğu yolsuzluk düzenine, denetimsizliğe ve sorumsuzluğa dur dediğinde, seçim sandığı nihai karar merciidir. Değişim, bir grubun lütfuyla değil, toplumun mutlak uyanışı ve iradesine sahip çıkmasıyla gerçekleşecektir.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Antlion -- 17 Ekim 2026; 18:55:35 >