|
< Resime gitmek için tıklayın > Şimdi sinemadan çıktım, uzun zamandır izlediğim en keyifli filmlerden biriydi. Başlangıçtan bitişe kadar hiç durmuyor film resmen. Belki benim beklentim düşük olmasından kaynaklıdır bilmiyorum fakat genel olarak da olumlu yorumlar görüyorum. 7.5/10 |
|
https://www.imdb.com/title/tt4068576 19.yy Avustralya'sında kocası ve bebeği öldürülen bir kadın intikam almak için bir Aborjin'i yanına alarak yola koyulur. Ağır dram ve sonrasınsa macera içeren Klasik intikam filmlerinden. Başrol oyuncusu kadının performansı iyi Düşük bütçeli ama kendini izlettiriyor. İmdb 7.3 puanım 6.5/10 |
|
< Resime gitmek için tıklayın > İncir Reçeli Bu filmi izlerken Türkiye sanat/kültür açısından en kısır dönemlerinden birini yaşarken çok değil 15/20 yıl önce ne kadar güzel filmler yapilabiliyormus diye homurdanmadım değil. Turkiye açısından ufacık bir Rönesans dönemi gelip geçmiş. Bu yapım hem düzgün bir kurguya sahip oldukça bireysel bir öykü sunmasina karşın yer yer Türkiye gerçeklerine dokundurabilen Doğulu kıro patronun adamın senaryosunun üzerine ayran bardağını koyması hemde insanın içindeki kırılganlığı uçurumun kenarında dışarıdaki insanlara belli etmediğimiz yönlerimizi açıkça göstermesi yönünden çıktığı dönemdeki ününü bugün bile hakeden dediğim gibi Türk Sinemasının gerçekten birseyler yapabileceğine dair malesef sonradan onu kesilmiş parıltılarından biri. Hem özenti değil bizden bir film ,hem içten bir dram hem de güzel bir kurguya sahip bu filmi herkese öneriyorum. |
|
John Wick 4; Aksiyon sahnelerini tartışmaya gerek yok sanırım ama bu filmde hatta seride beni bir türlü içine çekemeyen şey maalesef hikayesi oldu. Derinleşecek altyapıda bir hikayesi var ama ne olursa olsun asla derinine inilmiyor. Ülkemizde çok sevildiği için bende bir şans vermek istedim. 4 film aksiyon olarak çok iyi bulmakla beraber, hikaye anlamında hayal kırıklığına uğradığımı söylemek isterim. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Parçalı Yıllar (2025) - 5/10 Yetkin Dikinciler'in oyunculuğu hatrına izlenir. Sanki Aytekin o dönemde para için erotik filmlerde oynamamış da, Yetkin Dikinciler para kazanmak için bu filmde oynamış gibi. Ne dönemin havasını yeterince yansıtabiliyor, ne mizahi bir tarafı var.< Resime gitmek için tıklayın > Yan Yana (2025) - 7,5/10 Orijinalini çok sevdiğim için ön yargıyla yaklaştığım bir filmdi. 2,5 saatlik süresi de gözümde büyüyordu. Fakat kabul etmeliyim ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Bazı filmler vardır, 1 saat 50 dakika olmasına rağmen 3 saat gibi geçer. Bu tam tersiydi. Hikaye için "samimi" diyebilir miyim bilmiyorum. Gerçek hayatta Refik gibi birinin Ferruh'u tolere edeceğine pek ihtimal vermiyorum. Ama Intouchables'a göre daha bizden bir hikaye olması çok keyifli kılıyor. Hem eğlendirip, hem duygulandıran; tam bir hafta sonu filmi olmuş. Feyyaz Yiğit yine bir miktar Yılmaz'da kalmış gibi hissettirdi. Beğendim, keyif aldım. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Hayır / No - 2012 Şili'de bir dönem komünist eğilimleri olan Salvador Allende adında bir adam iktidara geliyor. Bu ayrıca popülist bir kişilik. Ülkenin kaynaklarını halka yarın yokmiscasina dağıtıyor. Tabiki balayı kısa sürüyor nitekim kaynaklar hoyratça ve verimsiz biçimde dagilinca bir süre sonra ekonomi çökmeye başlıyor , enflasyon , işsizlik vb vb Allende işler kötüye gittikçe daha da gerçeklikle kopuyor ve en sonunda Pinochet adlı bir komutan tarafından kanlı bir darbeyle indiriliyor kendisi de öldürülüyor . Pinochet çok iyi bir adam mı ? Hayır değil. Ekonomiyi toparlasa bile geçiş çok kanlı oluyor , kendisi de yolsuz bir adam fakat dediğim gibi yinede ekonomiyi vb topluyor . Film ise Pinochet'in dış baskılar sonucu 15 yıl sonra ilk defa yönetimini referanduma açması üzerine bize hayır kampanyasının olisturulmasini ve yürütülmesini anlatıyor. Biraz belgesel edası taşıyan bir yapım .Sakin kafayla izleniyor fakat daha çok diyalog ve dediğim gibi seçim kampanyasının medya ayağının olisturulmasini izliyoruz. Bir diktatorlukte seçim sürecinin arka planında yaşanan bel altı hamleleri de dozunda gösteriyor . Beklentiye girmeden , sakin kafa ile izlenebilecek durağan fakat konuya ilginiz varsa kendini izleten bir yapım. Öneriyorum. |
|
https://www.imdb.com/title/tt1756855/?ref_=ext_shr Kritiğimsi kısa yorum https://forum.donanimhaber.com/mesaj/yonlen/164095759 6,5'ten 7/10. https://www.imdb.com/title/tt8322502/?ref_=ext_shr Açıkçası sırf Antony Starr için filmi listeme almıştım, bu adam hep dizilerde oynuyor, dedim bi filmini izleyelim, demez olaydım. Yani beklentisiz izledim ama bu kadar amaçsız, anlamsız, boş bir yapım izlememiştim. Zaten sonunu da getiremedim sıkıla sıkıla 1 zaat izleyebildim ve kapadım. Yani absürt komedi sözde ama zerre komiklik yok, zerre. Konu yok, diyaloglar çöp. Hayatımdan boşa giden 1 saat başka bir şey değil. 2/10 o da Antony hatrına. Bunu izleyeceğinize boş duvarları izleyin, yerdeki halınızın desenlerini sayın. https://www.imdb.com/title/tt0271367/?ref_=ext_shr Eğlenceli bir yapım neredeyse hiç sıkılmadım. Filmde ciddiyet yok yani daha çok aile komedisi tadında, ciddi olacakken hep son anda direkten dönmüş, ciddi olmamış. Müzikleriyle, 2000'lerin o nostaljik kalan havası, samimiyetiyle film bir şekilde sizi içine çekiyor ve odağınızı kendisinde tutabiliyor vallahi böyle filmleri özlemişim. IMDb puanına bakmadan herkes izleyebilir. Filmin son kısımları biraz sıkabilir fakat oldukça akıcı. 7,4'ten 7/10. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Robin Hood'un Ölümü Yine A24 yine farklı olmak için çabalayan aykırı bir film. Robin Hood anlatıldığı gibi kötülerden çalıp iyilere veren yada hırsız bile olsa belli sınırları olan biri olmayıp tam bir şerefsiz olsaydı nasıl birşey olurdu tarzı bir yapım. Filmin odak noktası hem ahlaki hem fiziki olarak olayların en çirkin yönünü göstermek için çabalaması. Bir savaş sahnesi mi var ? Estetik bir dövüşten ziyade iki adamın çamurun içinde boğuşmasını izliyoruz. Bir çocuk mu var ? O çocuğun başına oldukça kanlı şeyler gelebiliyor. Veya yine ahlaki açıdan tükenmiş , yaşam enerjisi kalmamış içi ölmüş insanlar yani filmin misyonu hayatın çirkinliğini vurgulamak. Bu denli iç karartıcı bir yapım doğal olarak beğenilmemiş. Ben o kadar kötü bulmadım ancak içinizi karartacağı kesin. Yarım gönüllü biçimde öneriyorum. < Resime gitmek için tıklayın > Köpek Askerler/ Dog Soldiers (2002) Avrupalıların aksiyon filmi yapamadıklarını biliyoruz. İşte aksiyon filmi yapamayan Avrupalıların yaptığı maksimum aksiyon filmi bu oluyor. Film bir grup askerin tatbikat için gittiği ormanda birtakım yaratıkların saldırısına uğraması üzerine verdikleri yaşam savaşı. Aslında görece böyle bir filmden ne bekliyorsanız az çok size veriyor fakat dediğim üzere Avrupa filmi olmasının eksikliklerini üzerinde taşıyor. Bu film hakkında bir yorumum yok, ortadayım izleyip izlememek size kalmış. Öyle batırmışlar , sıvamışlar vb demiyorum ama bir Holywood filmi de değil. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Angel Heart Garip görünümlü ve garip davranışlar sergileyen bir adamın özel dedektif olan kahramanımıza bir iş vermesi ve bu işin çözüm sürecini anlatan bir yapım. Psikolojik gerilim diyebiliriz, aksiyon sahneleri yok. Filmin odak noktası oldukça kanlı bir şekil alan davanın üzerine kurulduğu gizemin çözülmesi. Yalnız filmin sonunda ahlaki olarak uçlarda birkaç sahne bulunuyor bu konuda sizi uyarmalıyım. Yani gizem odaklı bir filmde doğal olarak pek birşey anlatamıyorum. Film genel olarak biraz anlamsızmış gibi geliyor fakat en sonunda bütün taşlar yerine oturuyor. Okkült ögeler barındıran sabrederseniz sonunda aslında klasik bir öykünün ahlaki açıdan gri bir yorumunu izliyorsunuz. Öneriyorum. < Resime gitmek için tıklayın > Gandhi Mahatma Gandhi hepimizin adını duyduğu , tipini vb bildiği ama kendisi hakkında bilgimizin çok sınırlı olduğüu bir kişiliktir. Bu filmi izlediğinizde Gandi'nin bana kalırsa sizi şaşırtacak yaşam öyküsünü oldukça kaliteli bir film eşliğinde öğreniyorsunuz. Filmde bir İngiliz BBC belgeseli havası var. Yani herkes çok düzgün giyimli ve düzgün bir diksiyon ile konuşuyor. Film çekim teknikleri gayet güzel kotarılmış fakat o İngiliz soğukluğu hissediliyor. Öte yandan Gandi'nin hayatı ile Hindistan'ın bağımsızlık mücadelesi , kuruluşu ve bölünmesi iç içe olduğu için karakterin hayatını izlerken bu tarihi döneme de derinlemesine bir bakış atmış oluyorsunuz. Biraz belgesel havası hissedilen düngün bir film ile Türkiye'de pek bilinmeyen bir dönemi ve kişiliği tanımak istiyorsanız izlenecek güzel bir yapım. Öneriyorum. |
Hocam sizin paylaşımdan görünce ve bir Walken-sever izleyici olarak indirip izledim. Oldukça beğendim. Sonu şahsen ümit ettiğim gibi bitmese de filmin kalitesi ve Walken'in oyunculuğu çok iyiydi. Bu tarz mistik/bilim kurgu/dram birleşimi filmler o yıllarda olabildiğince ciddiyetle işleniyor, iyi niyetli bir çalışma yani. Bir iki saçmalığı spoiler kısmında yazarak benim de puanım 7/10 oluyor. Adam 5 yıl komada kaldıktan sonra, öncesinde "senin için çıldırıyorum" diyen Sarah gidip başka adamdan çocuk yapıyor. Midesizlik örneği olarak Johnny (Walken) kadını buluyor, kadının kocası ortalıkta yokken öpüşüp koklaşıyorlar. Sonra kocası ortaya çıkınca dost moduna geçiyorlar. Çocuk da var ortada. Bir de en sonda senator adayının (Martin Sheen) yanındaki koruması olacak dallama Johnny'yi vurmasa iyiydi, dram katmak için yapmışlar belli ama o da vurup sıvışıyor. İnanılmaz yav. |
| Walken reis in performansı iyiydi. |
|
https://www.imdb.com/title/tt2338846 19.yy da bir grup Alman göçmenin Kanada kırsalında Altın bulmak için yola koyulmalarını vw sonrasında yaşananları anlatıyor. Daha fazla aksiyon bekledim ama dram ağırlıklı macera filmi havası var Alman Western filmi. Vasat mı vasatın üstü mü bilemedim filmi hangi gözle izleyeceğinize de bağlı imdb 6.2 benden 5.5/10 puan alıyor |
|
https://www.imdb.com/title/tt0117069/?ref_=ext_shr Arjantin yapımı. Bunu bilim-kurgu gizem filmi sanıp izledim. Esasında film, sonuna kadar gizem serpiyor, bilimkurgu kısmı zayıf ve film sonunda sosyal mesajlarını veriyor. Sosyal mesajları görünce açıkçası bir hayalkırıklığına uğradım. Ben daha çok bir olay filmi olmasını beklemiştim. Yine de atmosferiyle, farklı bir şeyler yapma çabasıyla zamanına göre iyi bir iş çıkarılmış. Tüneldeki tren sahneleri sevdim şahsen, ambiyansı güzeldi. 6/10. https://www.imdb.com/title/tt0263334/?ref_=ext_shr Ben bu yapımı yıllar yıllar evvel (15-20 sene önce) izlemiş ve o zamanlar sevmemiştim. Tabii o zamanlar film, dizi, oyun sektörü vs kıyma makinesi gibi her alanda çok yüksek çıtalarda eserler çıkınca ortalam işler geride kalıyordu belki bunun da etkisi vardı. Geçenlerde bizimkilere Fasulye'yi izleteyim dedim ve filme zamanında biraz fazla haksızlık ettiğimi gördüm o kadar da kötü değilmiş. Yapımda epeyce eski tanıdık oyuncular mevcut. Onlar hatrına ve 26 sene öncesinin nostaljisini yaşamak ve doğallık görmek adına bakılabilir. Filmde her ne kadar silahlar vs olsa da olaylar karşkatürize edildiğinden aile komedisi şeklinde kabul edilip izlenebilir. Absürtlük ve karikatürize olay ve karakterler olsa da filmin güzel bir senaryo matematiği var yani hiç uğraşılmamış işlerden değil, senaryosuna birkaç yerdeki saçmalık dışında iyi kafa patlatılmış, bir absürt komedi filmine, bir Türk filmine göre. Günümüz sinemasının vasatlığı yanında bu bir tık daha iyi geldi, şimdi böyle bir film çekiliyor olsa "şaheser" ayağı çekilirdi. Filme puanım 6,5'ten 7/10. https://www.imdb.com/title/tt4411504/?ref_=ext_shr Arjantin-İspanya ortak yapımı. Filmle ilgili hiçbir şey izlemeyip okumayıp sürpriz olsun da filmi beğeneyip diye düşünüp bodoslama izledim. Başta her şey brnim için bir gizem unsuru olduğundan filmi dikkatle izleyebildim ama bu filmin olayı değil tamamen benim sebep olduğum bir şey. Çünkü filmin konusu çok basit. 80'lerde düzgün görünümlü bir aile var, baba eski istihbaratçı ve bu becerilerini zengin ailelerin çocuklarını kaçırıp fidye almak kullanıyorlar mevzu bu. Bunu tekrar tekrar yapıyorlar ve aile de bu işin içine dahil. Ve bu iş böyle gitmez elbet bir baltayı taşa vurma mevzusu ortaya çıkıyor. Fakat film bunu sürükleyici bir şekilde anlatmıyor. Yani açıkçası film boyunca ben hadi ama hep ne olacak acaba, nereye bağlanacak bekleyişiyle filmi izledim ve sonu beni kesmedi. He sonundaki bir sahne hasss... dedirtitti ve bu olayların gerçekten yaşanmış olduğunu filmin sonunda öğrendim. Biyografi filmiymiş ama bence gereksiz bir biyografi olmuş. Biyografiye dökülmeye değer bir şey göremedim. Suçluların penceresinden olayları izledik ama suçluyla empati kuramadık, film bunu da yaptıramadı, kötü adamın tarafından bakmak seyirci olarak bana bir şey kazandırmadı. Film genel olarka sönük ve sıkıcı geldi, ritmi olması gerekenden çok daha ağır. Ve hiçbir karakterle de bütünleşip bağ kuramadım, özellikle de baba karakteriyle hiç kuramadım. Çok düz, çok odunsu. 6,2'den 6/10. |
|
1 hafta önce izlemiştim şimdi sıra sıra veya karışık atıyorum. https://www.imdb.com/title/tt0092563/?ref_=ext_shr Gizem, suç, gerilim filmi. 87 yılına ait ama canlandırdığı dönem 1950'ler. Bence 1950'leri canlandırması filme pek de bir şey katmamış çekildiği dönemi canlandırsa daha iyi olurmuş. 2026 yılında bu filmi izleyince dönem içinde dönem yaşıyormuşsunuz hissi veriyor ve bu da seyir zevkine negatif etki yaratıyor, en azından filmde 1950'leri görünce bende öyle oldu. Oysa ben 80'ler sinemasına hazırdım. Filmin olayı gizem olduğu için ne söylesek ya spoiler olacak ya spoiler etkisi yaratacak. Hiç konuşmamak daha iyi lakin çok fazla film izlemiş bünyeler için filmin sonlarına doğru olan gelişmeler çok da fazla sürpriz olmayacaktır ya da sürpriz olsa da büyük bir etki yaratmayacaktır. Ben de 2.si oldu yani "Oha Vay be!" dedirtmedi. Yine de Mickey Rourke ve De Niro hatrına film kendini izletiyor. De Niro'nun buradaki imajını da epey beğendim. Periah'ın dediği gibi bazı toplumsal ahlaka ayrı playlar mevcut. Hatta spoiler etkisi gibi olacak ama şöyle söyleyeyim Oldboy'dakinin bir versiyonu gibi. Oldboy izleyen anlamıştır. Yapımda gizem perdesinin kalktığı sahnelerde keşke seyirciye bu sahneleri daha ağır gösterselermiş dedirtti. Film onca süreye rağmen orta-yavaş hızda akıyorken son sahnelerde vitesi 5'e takması seyircinin çarpıcı gerçeklerdeki o ayrıntıları özümseyebilmesini engelliyor. Testere hesabı şok edici gerçekler çat çat çat çok hızlı bir şekilde sunmak yerine biraz daha yavaş olsaymış daha iyi olurmuş. Filmi altyazılı izlemesen bile beyin filmin düşük hızına alıştığı için hemen adapte olamıyor, yüzeysel olarak adapte oluyor ama ayrıntıları düşünmeye fırsat tanımıyor bu şekilde bir kurgu. Bu arada filmin bazı replikleri de hoşuma gitti onu söylemeliyim. Neyse Filme puanım 7,5'ten 8/10. https://www.imdb.com/title/tt0065134/?ref_=ext_shr İzlemesi çok keyifli bir Clint Eastwood yapımı olmuş. Western severler zaten kaçırmasın ancak film klasik Western yapımlarından biraz daha farklı. Bir yol filmi, bir macera filmi, yer yer de savaş filmi ve komedi filmi olmuş. Komedi derken absürtlük değil, durum komedisi ile durumlara göre dile gelen diyalog komedisi. Evet yer yer çok güzel ve komik diyalogları görüyoruz. Ayrıca bazı replikler harika. Clint Eastwood'un buradaki repliklerinin çoğunu ve canlandırdığı karakterini epey beğendim. Öyle karizma olmak için kasan bir karakter değil, daha doğal bir karakter sergilemiş, daha dobra, daha gerçekçi. Yani karşısındaki kadın için ne düşündüğünü filan direkt söylüyor saklamıyor. Ağzından çıkan laflar öyle film repliği ya da özenle düzenlenmiş bir edebi eser cümlesi gibi değil (elbette özenle düzenlenmiştir ancak bunu doğalmış gibi hissettiriyor, doğal konuşmaymış) çok organik. Ve filmleri ailecek ezici çoğunlukla dublaj izlediğimiz için buradaki dublajda da diyalog kaliteleri hiç bozulmamış hatta çok çok iyiydi. Belki orijinalinden bile iyidir kim bilir. Rahibe(?) karakterini canlandıran Shirley McClaine de çok iyi iş çıkarmış. Karakter zaten çok yamandı, güzel bir yol ve rol arkadaşı olmuş. Baştan sonra orta ritmde akan bir yapım. IMDb ortalama puanını düşük buldum bence kılçıksız bi 8/10'u hak ediyor. https://www.imdb.com/title/tt6864046/?ref_=ext_shr Bu yapımı aylar önce övüldüğü için listeme almış ama Asya sinemasına karşı önyargılarım olduğundan ve uzun süresinden dolayı bulaşmak istemediğim için ancak dğn izleme imkanı buldum. Yine filmi, filmden alınabilecek en büyük haz yöntemiyle yani film hakkında hiçbir şey bilmeden bodoslama izledik. Açıkçası başta ne olacsk ne bitecek merakıyla izleyip dursam da filmdeki durağanlık uzadıkça ara sıra bir ekran dışına filsn bakma ihtiyacı hissettim ama neyse ki rith sorunlarına ve durgunluğuna rağmen yer yer filmin seyirciyi dürtercesine ortaya attığı sahneler ve gelişmeler dikkatimi üzerine çekmeyi başardı. Filmin aksiyonu ise son 45 dk'da filan başlıyor. O ana kadar olayları çözmeye, dönen entrikalara akıl erdirmeye çalışıyorsunuz. Zaten filmin ilk 40-45 dk'sı filan bu kral kimdir, komutan kimdir, kralın kız kardeşi, düşman vs kimdir necidir, bunlar neyden bahsediyor, bu diyaloglar nereye gidecek diye kendinizi düşünmeye adıyorsunuz ve o biraz gereksizce uzamış diyalogların yarattığı sıkıcılığın büyük bir kısmı böyle buhar oluyor. Ama bu kısımları daha kısa tutsalarmış daha iyi olacakmış. Diyaloglars gelirsek normalde daha önce söylediğim gibi şu Asya, özellikle Çin'den veya Hong Kong'tan çıkma filmlerde diyaloglar he bir acayip olur, cümleler böyle bağlamında koparılmış gibi savurulur, bağlamı olsalar bile ve bunun Türkçe dublajla filan ilgisi de yoktur, altyazılı izlesen de aynısı. O yüzden replikler çok başta savma yazılmıştır veya hissiyatı öyledir bilemem. Sma bu filmde böyle değildi ki bu olay en azından izlediğim Uzadoğu yapımlarının çoğunda böyle değil. Bu yüzden bu filmdeki olay anları, muhabbetlerin öncesi ve sonrasındaki bağlamların koparılmadığı doğal duran diyaloglara bir parantez açmak istedim, bahsettim bu eksiklik ya da gariplik bu yapımda yoktu. Bunu da beğendim, Türkçe dublaj olarak sevdim. Filmin özellille son sahnelerine gelirsek sahneler gerçekten etkileyiciydi. Yani o sahneler olmasa bu fşlme 6/10 derdim ama ortamın ambiyansı için özellikle uğraşmışlar. O kasvetli grimsi hava, o yağmur, 2 tarafın düellosu, çıkarma sahnesi, o yin yang desenli zemin, o dantel gibi işlenmiş zırh tasarımları, farklı bir dövüş stili vs filme olan "vasat bu" bakış açımı biraz daha yukarı taşıdı. Zaten oyuncu seçimleri ve karakterin duruşları da iyiydi. Senaryosu, konusu da alışılmışın biraz dışında olunca insan biraz farklı bir şey izlediğini hissediyor. Bu yüzdendir ki 7,5'ten 8/10. |
Trafik kazası geçirdikten sonra 5 yıl komada kalıp uyanan bu sırada psişik güçler kazanan Christopher Walken abimizin filmi. El teması kurduğu insanların geçmişini görme gibi yetenekler kazanıyor
Öykü Stephen King , yönetmen David Cronenberg
İmdb puanı 7.1 benim de puanım 7/10
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Alpha Centauri -- 18 Eylül 2026; 20:35:15 >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle