Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 2 misafir, 1 mobil kullanıcı
6
Cevap
572
Tıklama
1
Öne Çıkarma
Çin, yeni nesil hayalet uçaklar için devrimsel teknolojileri açıkladı
M
8 sa. (13658 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Çin, yeni nesil hayalet uçaklar için devrimsel teknolojileri açıkladı
Çin'in en eski ve en önemli askeri uçak tasarım merkezlerinden olan ve genellikle 601 Enstitüsü olarak bilinen Shenyang Uçak Tasarım ve Araştırma Enstitüsü’nde görev yapan araştırmacılar, yeni nesil savaş uçakları için dikkat çekici teknolojiler tanıttı. Geçtiğimiz ay yayınlanan çalışmada araştırmacılar, uçuş kontrol sistemlerinin yalnızca uçağı dengede tutan bir yapı olmaktan çıkarılıp savaş yönetiminin merkezine taşınmasını öngörüyor.



Çalışmanın başında enstitünün baş uçuş kontrol tasarımcısı Zhang Dong bulunuyor. Enstitü, Çin’in yeni nesil savaş uçağı programlarından biriyle ilişkilendirilen ve kamuoyunda J-50 olarak anılan uçağın geliştirilmesinde rol oynuyor. J-50, ilk kez Aralık 2024’te uçuş testlerine ilişkin görüntülerde ortaya çıkmıştı. Ancak yayınlanan çalışmada söz konusu teknolojilerin bu uçakta kullanılacağı doğrudan ifade edilmiyor.



Çin’in Shenyang J-50 ve Chengdu J-36 gibi yeni nesil uçakları, Boeing tarafından geliştirilen ABD Hava Kuvvetleri’nin F-47 programıyla aynı, yanı 6. nesil hava muharebe teknolojileri kapsamında değerlendiriliyor.



Uçuş kontrolünde yeni dönem



Araştırmacılara göre hava muharebesi, üç farklı aşamadan geçiyor. İlk dönemlerdeki üstünlük, yakın mesafeli çatışmalarda uçağın manevra kabiliyetine dayanıyordu. Daha sonra radar, düşük görünürlük ve hassas güdümlü silahların gelişmesiyle birlikte bilgi üstünlüğü öne çıktı. F-22 ve J-20 gibi beşinci nesil uçaklarda kullanılan dijital fly-by-wire sistemleri de uçuş kontrolünü silah ve motor sistemleriyle yüksek hızlı veri bağlantıları üzerinden daha sıkı biçimde bütünleştirdi.



Çin, yeni nesil hayalet uçaklar için devrimsel teknolojileri açıkladı
Araştırmacıların üçüncü aşama olarak tanımladığı “bilişsel manevra” ise yapay zeka, otonom sistemler ve dağıtık ağlarla birlikte hava savaşını tek tek uçakların mücadelesinden çıkarıp insanlı ve insansız platformlardan oluşan bir sistemler savaşına dönüştürüyor.



Bu yaklaşımda pilotun görevi de değişiyor. Yüksek seviyeli taktik emirleri sürekli olarak kumanda hareketlerine dönüştürmek yerine, uçuş kontrol sistemi bu komutları otomatik olarak uçuş hareketlerine çevirecek. Sistem aynı zamanda uçağın fiziksel sınırlarını gözeterek aşırı manevralarda bile güvenli uçuşu koruyacak.



Uçak kendi durumunu da sürekli analiz edecek. Ataletsel navigasyon, hava hızı göstergeleri, kumanda yüzeylerinin konumu ve motor performansı gibi farklı kaynaklardan gelen veriler birleştirilerek uçağın uçuş durumu ve kalan manevra kapasitesi değerlendirilecek. Böylece olası arızaların kritik hale gelmeden tespit edilmesi ve kontrol ayarlarının otomatik biçimde değiştirilmesi hedefleniyor.



Pilot devre dışı kalırsa kontrolü devralabilecek



Çin, yeni nesil hayalet uçaklar için devrimsel teknolojileri açıkladı
Sistemin en dikkat çekici özelliklerinden biri, insan ile otonom sistem arasında kontrol yetkisinin dinamik biçimde paylaşılması. Pilot aşırı iş yükü altında kaldığında veya uçağı kontrol edemeyecek duruma geldiğinde sistem kontrolü devralabilecek.



Bu durumda uçak, pilotun yerine yalnızca uçuşu sürdürmekle kalmayacak, aynı zamanda güvenliği önceliklendirerek daha önce belirlenen taktik görevi de mümkün olduğunca devam ettirecek. Böylece pilotun düşük seviyeli uçuş kontrolüyle daha az uğraşıp savaş alanını değerlendirmeye ve taktik kararlar vermeye odaklanması amaçlanıyor.



Uydu olmadan konum belirleme hedefi



Araştırmanın bir diğer ayağı navigasyon. Uydu navigasyonunun karıştırıldığı, kesintiye uğradığı veya tamamen kullanılamadığı ortamlarda çalışabilecek uçaklar için araştırmacılar, kuantum ataletsel navigasyon, görsel navigasyon, jeomanyetik navigasyon ve arazi eşleştirme gibi yöntemleri gündeme getiriyor.



Buradaki amaç GPS'in doğrudan yerini almaktan ziyade uçağın konumunu ve hareketini dışarıdaki uydu sinyallerine bağımlı kalmadan belirleyebilmesini sağlamak. Farklı sensörlerden alınan verilerin birlikte kullanılmasıyla elektromanyetik karıştırma altında tek bir sensörün bozulmasından kaynaklanabilecek hataların azaltılması planlanıyor.



İnsansız uçaklar kendi görevlerini değiştirebilecek



Çin, yeni nesil hayalet uçaklar için devrimsel teknolojileri açıkladı
Araştırmanın en kapsamlı bölümü ise insanlı ve insansız uçakların birlikte çalışmasına odaklanıyor. Gelecekte insanlı savaş uçaklarının komuta kademesi olarak görev yapması, insansız “kanat arkadaşlarının” ise keşif, saldırı ve koruma gibi farklı görevleri üstlenmesi öngörülüyor.



Uçuş kontrol sistemleri yalnızca uçakların konumlarını ve rotalarını değil, elektromanyetik spektrum kullanımını ve silahların kullanılabileceği zaman aralıklarını da koordine edebilecek. Görevler, savaşın gidişatına göre platformlar arasında dinamik olarak dağıtılabilecek.



Ayrıca Bkz.AKINCI, Roketsan’ın süpersonik füzesiyle 250 kilometreden hedefi vurdu



Sistem, klasik anlamda tek bir lider uçağın yönettiği formasyondan da farklı olacak. Bir uçak arızalanır veya savaş dışında kalırsa diğer uçaklar otomatik olarak yeniden organize olup eksilen unsurun yerini alabilecek ve yarım kalan görevleri paylaşabilecek. Bunun için dinamik “sanal lider” mekanizması öneriliyor. Böylece sistemin çalışması kalıcı bir merkezi unsura bağlı olmayacak. Çin, geniş perspektifte tekil otonomiden ziyade sürü ve zengin otonomi koordinasyonunu hedefliyor diyebiliriz.



Y-20, J-20 ve H-20 de aynı ağın parçası olabilir



Çalışmada, Y-20 nakliye uçağı, J-20 savaş uçağı ve geliştirilmekte olduğuna inanılan H-20 stratejik bombardıman uçağı gibi farklı platformların gelecekte böyle bir muharebe ağının parçası olabileceği belirtiliyor.



Yüksek otonomiden bahsedilse de araştırmacılar, yapay zekanın uçuş güvenliği açısından bazı belirsizlikler taşıdığına dikkat çekiyor. Veri odaklı algoritmaların kararlarını açıklamak ve her koşulda doğrulamak zor olduğu için öngörülemeyen sonuçların ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Bu nedenle yapay zekanın uçağın en kritik kontrol döngülerine doğrudan yerleştirilmesi yerine katmanlı bir mimari öneriliyor.



Bu yapıda uçağın dengesi, kumanda yüzeylerinin çalıştırılması ve uçuş sınırlarının korunması gibi yüksek güvenilirlik gerektiren işlevler geleneksel sistemlerin kontrolünde kalacak. Yapay zeka ise dış katmanda çalışarak taktik kararlar, rota optimizasyonu, farklı uçakların koordinasyonu ve görev yüklerinin uyarlanması gibi daha üst düzey işlemleri üstlenecek. AI tarafından verilen komutlar da güvenlik sınırlarıyla kısıtlanarak uçağın tehlikeli bir çalışma alanına girmesi engellenecek.




Kaynak:https://www.scmp.com/news/china/science/article/3367010/j-50-designers-reveal-leapfrog-tech-chinas-next-gen-stealth-fighters

 Haberi Portalda Gör

K
8 sa. (6354 mesaj)
Yarbay

Çinlilerin hava ve uzay teknolojilerinde ABD'yi yakaladığını, hatta nispeten geçtiğini söyleyebiliriz; deniz filosu noktasında ise uçak gemisi sayısı hariç ABD'yi geçtiler. ABD, İsrail'i savunacağım diye neredeyse tüm envanterini sahaya sürdü; sonuç olarak oluşturduğu güç imajını İsrail'e kurban ederek yok etmese de hatırı sayılır şekilde dağıttı.



< Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
Bu mesaja 2 cevap geldi.
F
8 sa. (700 mesaj)
Yüzbaşı

Adamlar bütün zayıf halkaları güçlendiriyor. En ufak zaafiyete yer bırakmıyor. Teknoloji o kadar gelişti ki artık muharebelerin kazananı bu küçük görünen detaylar belirleyecek. Donanımsal mühendislik tek başına bir şey ifade etmiyor artık. Bilişsel yetenekler üzerinde çalışmamız şart. Tıpkı günümüzde üretilen o kıvrak robotlara görev tanımlarının ilmek ilmek öğretilmesi gibi




N
7 sa. (6725 mesaj)
Yarbay

Her noktada geçtiğine kanaat ettiği anda Tayvandan işgale başlayıp işgali batıya yani Müslüman devletlere karşı genişleticektir.

Abd kötüdür ama çin abd'den kat be kat kötü bir ülke. Doğu Türkistan da yaptıkları yapabileceklerinin kanıtıdır.



< Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @khaos
M
7 sa. (13658 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Kağıt üzerinde yorumunuz çoğuna katılıyorum. Ancak çok fazla değişken var. Çin, Batılı akranlarına benzer şekilde ekonomik yayılmacılık politikası benimsiyor. Ancak bunu askeri yayılmacılık takip etmiyor. Askeri olaylarda da henüz bir caydırıcı güç olarak ABD'nin karşısına geçmiyor. Bununla birlikte fiili yeterliliğe bakarak pratik yeterliliklerinin ne olduğunu söylemek de çok güç. İlk örnek Rusya. Askeri bir süper gücün Ukrayna karşısında daha ilk günden bu kadar zorlanması ve kendileri için bu cephenin her anlamda bir bataklığa dönüşmüş olması Çin için de şüpheleri artırıyor. Ayrıca İran'ın askeri açıdan Ukrayna'dan daha güçlü olduğunu da eklememiz gerek. Ukrayna bazı kritik mühimmatlarda Rusya'ya bağımlıydı üstelik. Çoğu taraf İran savaşında ABD'ye eksi yazsa da ben öyle düşünmüyorum. ABD için bir bataklığa dönüşebilirdi ama dönüşmedi.

Çin'in önündeki ilk sınav ise muhtemelen Tayvan olacak. Orada göreceğiz.

Öte yandan Çin'in ABD'ki saydığınız alanlarda geçtiğine tam olarak katılmıyorum, bence biraz daha yolları var. Küresel imparatorlukların kaderini lojistik belirler. ABD, askerli lojistikte herhalde ayrı bir seviyede desek yanılmayız. Uçak gemisi haricinde nükleer denizaltı tarafında da ABD çok güçlü.



Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @khaos
C
4 sa. (3593 mesaj)
Yüzbaşı

Yine Abd propagandası başlamış. Çin dünya hakimi olursa ne olur mesela? Ülkende darbeler mi yapar, terör örgütlerini besleyip sana karşı mı kullanır, ekonomini mi mahveder, yanı başında soykırım mı yapar? Bunu bir Avrupalı dese anlarım da 100 yıldır Batı tarafından sömürülen bir Ortadoğu ülkesinin vatandaşı deyince komik oluyor. İyi işte gelsin biraz da Çin zalimlik yapsın. Değişiklik iyidir. Ölmüş eşek kurttan korkmaz.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Cerade -- 13 Eylül 2026; 0:0:19 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @Nevfel
M
2 sa. (54 mesaj)
Çavuş

abd yaklaşık 250 yılda bu hale geldi. Çin ise 1976 da deng xiaoping ile başladı ve yaklaşık 50 yılda neredeyse amerikayı yakaladı. Yani daha önlerinde çok zaman var ve her açıdan amerikaya göre avantajlı. Nüfustan tutunda uyguladığı ölçek ekonomisine, yıllık 1 trilyon dolar dış ticaret fazlasından rekabetçiliğe vs vs. Yani zaman çin den yana ve hiç acelesi yok.
Dolayısı ile kazanacaklar. İkinci yanlış bakış açısı rusya. Rusya orada küçük bir ukrayna ile değil, Abd ve AB (27 devlet) dahil dünyanın en gelişmiş (bir kaç tane hariç) 50 devletine karşı savaşıyor. Bataklığa dönüşmüş dediğiniz bugün batılı analistlerinde kabul ettiği şey rusyanın kazandığı. Sadece savaş meydanında kazandığını masada elinden alabilirmiyiz diye ve yıpratmak için devam ettiriyorlar savaşı. 3.yanlış bakış iran-ABD savaşı. Dediğinizin tam tersi. Tam bir bataklık abd için çünkü savaşı nasıl bitirebileceklerini bilmiyorlar. Kazanamıyorlar, kaybettiklerini de kabullenemiyorlar. Ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bence savaş uzadıkça iran masada daha fazla şey talep edecek. Bu da ABD için yenilgiden hezimete, hezimetten felakete ve belki de bir çöküşün başlangıcına dönüşme potansiyelini getiriyor.





Bu mesajda bahsedilenler: @Metin Yasir Akpınar
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.