Issık Göl’de Erken Sakalara Ait Kurganlar Ortaya Çıktı
Kırgızistan’daki Çolpon-Ata bölgesinde erken Saka dönemine tarihlenen 21 kurgan mezar ve dikkat çekici bir dairesel taş yapı keşfedildi.
Kırgızistan’daki Issık Göl’ün batı kıyısında yer alan Çolpon-Ata şehrinin kuzey ucundaki çevre yolu inşaat çalışmaları sırasında, Demir Çağı’nda Orta Asya bozkırlarında yaşamış halklara dair yeni veriler sunan nitelikli bir arkeolojik alan gün ışığına çıkarıldı. Geçtiğimiz 5 Nisan’dan bu yana, Tarih alanında doktora adayı A. Abdykanova liderliğindeki Kırgız arkeologlardan oluşan bir ekip, yeni yol güzergâhı için belirlenen alanda acil kurtarma kazılarına yoğunlaşmış durumda. Bölgenin binlerce yıllık yerleşim izlerini barındırma potansiyeli göz önüne alındığında; çalışmalar, tarihi ve kültürel mirasın korunmasına ilişkin Kırgız Cumhuriyeti mevzuatına tam uyum içerisinde yürütülüyor.
Elde edilen ön sonuçlar, başlangıçtaki tahminleri doğrular nitelikte. İncelenmesi planlanan 30 arkeolojik birimden 22’sinin analizi uzmanlarca tamamlandı bile. Buluntular arasında, eski göçebe toplulukların karakteristik mezar tipi olan kurgan formundaki 21 mezar yer alıyor. Bu mezarların yanı sıra, “büyük bir taş yapı” olarak tanımlanan ve bölgesel organizasyon içindeki kesin işlevi ile anlamı hâlâ araştırılmakta olan daha büyük bir yapı da keşfedildi.
Ortaya çıkarılan maddi kültür kalıntıları, şimdiden ilk kronolojik tarihlendirmeyi yapmaya olanak sağladı. El yapımı seramik kaplar, bronz bir saç tokası ve muhtemelen biley taşı (oselek) olarak kullanılan kumtaşı bir küremsi taşın dahil olduğu buluntular, Erken Saka dönemine işaret ediyor.
Arkeologlar vardıkları sonuçlarda bağlamın önemini vurguluyor ve stratigrafik analiz ile mezar eşyaları, eski çobanların kültürel bir tezahürüyle karşı karşıya olduğumuz hipotezini güçlendiriyor. Bu bulguların önemini tam olarak kavramak için söz konusu topluluğun, Akhamenid Perslerinin genel bir terimle “Saka” olarak adlandırdığı, Yunanların ise yüzyıllar sonra “İskit” olarak tanımlayacağı İrani dilli bir popülasyona karşılık geldiğini hatırlatmakta fayda var.
Bu popülasyon; bugün Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan ve Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki Tarım Havzası’nın batı ucunun yanı sıra Rusya’nın Avrupa toprakları ve Ukrayna’yı da kapsayan uçsuz bucaksız düzlüklere yayılan göçebe atlılar ve yayla göçeri çobanlardı.
Persepolis’teki Akhamenid dönemi yazıtları da dahil olmak üzere mevcut tarihi ve arkeolojik kanıtlar, bu grupların Avrasya coğrafyasındaki varlığını yaklaşık olarak MÖ 8. yüzyıldan itibaren teyit ediyor. Çolpon-Ata’nın bulunduğu Issık Göl kıyı bölgesi, bu gruplar için merkezi bir alandı. Han Kitabı (Han Shu) gibi Çin tarihi kaynakları, doğrudan onlara atıfta bulunarak bu bölgeyi “Sak Toprakları” olarak adlandırıyordu.
En yeni araştırmalar, gölün ufkuna hakim olan Tanrı Dağları (Tian Shan) bölgesinde, MÖ 550 ile 250 yılları arasına tarihlenen otuz civarında Saka mezarı tespit etti; bu da Saka halkının bu iç vadilerde uzun süreli ve sistematik bir varlık gösterdiğini kanıtlıyor.
Arkeolojik heyetin çalışmaları önümüzdeki haftalarda, büyük dairesel taş yapının kapsamlı kazısına ve incelenmesine odaklanarak devam edecek. Resmi kaynaklara göre bu aşamanın temel amacı, yapının mutlak tarihlendirmesini maksimum hassasiyetle belirlemek ve bölgedeki bilinen Saka tarihi silsilesi içindeki yerini doğru bir şekilde tanımlamak. Araştırmacılar, bu çalışmaların Issık Göl bölgesinin antik tarihine dair bilgi birikimine önemli bir katkı sağladığını ve hâlâ pek çok cevapsız soruyu barındıran bir dönem hakkında yeni bilimsel veriler elde edilmesine hizmet ettiğini belirtiyor.
Titiz çalışmaları tamamlandıktan sonra kurtarılan parçalar, kapsamlı incelemeleri tamamlandıktan sonra, binlerce yıl önce bozkır yollarına hükmeden atlı bir medeniyetin kültürel temsilcileri olarak ülkenin müze koleksiyonlarındaki yerini alacak.
her ne kadar yazıda "irani dilli bir topluluk" ifadesi geçse de,
tüm özellikleriyle Sakalar / İskitler / Saklar / Massagetler "Türk"tür.
İrani / Aryan / Hint Avrupa kökene bağlama çabaları tamamen bilimdışı ve siyasi bir zorlamanın ürünüdür.
bu güne kadar İran coğrafyasında tek bir tane bile kurgan bulunmamıştır.
göçebe kültüre dair tek bir iz ortaya çıkmamıştır.
Herodotos, Tarih adlı eserinde İskitler ile Perslerin anlaşamadığını farklı dil konuştuklarını yazmıştır.
İskitler / Sakalar / Saklar / Massagetler daha sonra da karadeniz kuzeyinde Sarmatlar, Çin kuzeyinde Hunlar olarak adlandırılan topluluk, Yerleşik tarım toplumundan çeşitli sebeplerle (iklim, topluluklar arası mücadele vs.) hayvancılığa ve göçebe hale geçmiş olanlardır. Türkler Yerleşik haldeyken komşuları Germenler ve Finlerdir. etimolojik çalışmalar Germence - Fince - eski Türkçe arasında çok sayıda ortak kelime ortaya çıkarmıştır. muhtemelen göçebe yaşam tarzına geçen Türkler varlıklarını sürdürdü fakat yerleşik olarak kalan Türkler, Germenler Finler ile karıştı belki de ortaya slavlar çıktı...
Kırgızistan’daki Çolpon-Ata bölgesinde erken Saka dönemine tarihlenen 21 kurgan mezar ve dikkat çekici bir dairesel taş yapı keşfedildi.
Kırgızistan’daki Issık Göl’ün batı kıyısında yer alan Çolpon-Ata şehrinin kuzey ucundaki çevre yolu inşaat çalışmaları sırasında, Demir Çağı’nda Orta Asya bozkırlarında yaşamış halklara dair yeni veriler sunan nitelikli bir arkeolojik alan gün ışığına çıkarıldı.
Geçtiğimiz 5 Nisan’dan bu yana, Tarih alanında doktora adayı A. Abdykanova liderliğindeki Kırgız arkeologlardan oluşan bir ekip, yeni yol güzergâhı için belirlenen alanda acil kurtarma kazılarına yoğunlaşmış durumda. Bölgenin binlerce yıllık yerleşim izlerini barındırma potansiyeli göz önüne alındığında; çalışmalar, tarihi ve kültürel mirasın korunmasına ilişkin Kırgız Cumhuriyeti mevzuatına tam uyum içerisinde yürütülüyor.
Elde edilen ön sonuçlar, başlangıçtaki tahminleri doğrular nitelikte. İncelenmesi planlanan 30 arkeolojik birimden 22’sinin analizi uzmanlarca tamamlandı bile. Buluntular arasında, eski göçebe toplulukların karakteristik mezar tipi olan kurgan formundaki 21 mezar yer alıyor.
Bu mezarların yanı sıra, “büyük bir taş yapı” olarak tanımlanan ve bölgesel organizasyon içindeki kesin işlevi ile anlamı hâlâ araştırılmakta olan daha büyük bir yapı da keşfedildi.
Ortaya çıkarılan maddi kültür kalıntıları, şimdiden ilk kronolojik tarihlendirmeyi yapmaya olanak sağladı. El yapımı seramik kaplar, bronz bir saç tokası ve muhtemelen biley taşı (oselek) olarak kullanılan kumtaşı bir küremsi taşın dahil olduğu buluntular, Erken Saka dönemine işaret ediyor.
Arkeologlar vardıkları sonuçlarda bağlamın önemini vurguluyor ve stratigrafik analiz ile mezar eşyaları, eski çobanların kültürel bir tezahürüyle karşı karşıya olduğumuz hipotezini güçlendiriyor.
Bu bulguların önemini tam olarak kavramak için söz konusu topluluğun, Akhamenid Perslerinin genel bir terimle “Saka” olarak adlandırdığı, Yunanların ise yüzyıllar sonra “İskit” olarak tanımlayacağı İrani dilli bir popülasyona karşılık geldiğini hatırlatmakta fayda var.
Persepolis’teki Akhamenid dönemi yazıtları da dahil olmak üzere mevcut tarihi ve arkeolojik kanıtlar, bu grupların Avrasya coğrafyasındaki varlığını yaklaşık olarak MÖ 8. yüzyıldan itibaren teyit ediyor.
Çolpon-Ata’nın bulunduğu Issık Göl kıyı bölgesi, bu gruplar için merkezi bir alandı. Han Kitabı (Han Shu) gibi Çin tarihi kaynakları, doğrudan onlara atıfta bulunarak bu bölgeyi “Sak Toprakları” olarak adlandırıyordu.
En yeni araştırmalar, gölün ufkuna hakim olan Tanrı Dağları (Tian Shan) bölgesinde, MÖ 550 ile 250 yılları arasına tarihlenen otuz civarında Saka mezarı tespit etti; bu da Saka halkının bu iç vadilerde uzun süreli ve sistematik bir varlık gösterdiğini kanıtlıyor.
Arkeolojik heyetin çalışmaları önümüzdeki haftalarda, büyük dairesel taş yapının kapsamlı kazısına ve incelenmesine odaklanarak devam edecek. Resmi kaynaklara göre bu aşamanın temel amacı, yapının mutlak tarihlendirmesini maksimum hassasiyetle belirlemek ve bölgedeki bilinen Saka tarihi silsilesi içindeki yerini doğru bir şekilde tanımlamak.
Araştırmacılar, bu çalışmaların Issık Göl bölgesinin antik tarihine dair bilgi birikimine önemli bir katkı sağladığını ve hâlâ pek çok cevapsız soruyu barındıran bir dönem hakkında yeni bilimsel veriler elde edilmesine hizmet ettiğini belirtiyor.
Titiz çalışmaları tamamlandıktan sonra kurtarılan parçalar, kapsamlı incelemeleri tamamlandıktan sonra, binlerce yıl önce bozkır yollarına hükmeden atlı bir medeniyetin kültürel temsilcileri olarak ülkenin müze koleksiyonlarındaki yerini alacak.
Issık Göl'de Erken Sakalara Ait Kurganlar Ortaya Çıktı - Arkeofili
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.