A

Yüzbaşı
26 Temmuz 2012
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
Görüntülenme (?)
159 (Bu ay: 2)
Gönderiler Hakkında
A
4 ay
*** İğneada'ya Füze Test Merkezi Kuruluyor***
Kırklareli ili, Demirköy ilçesi, İğneada beldesine
Füze Test Merkezi inşa edilmeye başlandığını duydum.

geçen gün bir arkadaşım
"iğneada'ya S-400 rampası kuruyorlarmış" dedi.
o da bizzat inşa faaliyetini yapan kişiden öğrenmiş,
benim savunma sanayi, harp tarihi gibi merakım-hobim olduğunu bildiği için...
bir arkadaşı ile inşa faaliyetini yapan kişi arasındaki konuşma olmuş.
inşayı yapan kişi söylemiş. tabi bu konulara ilgisi olmadığından aklınca "s-400 rampası yapıyorlar" diye anlamış veya yorumlamış.

ben de
"S-400'lerin sabit rampaya ihtiyaçları yok, kamyon üzerinden ateşleniyorlar. Ayrıca bu çağda sabit füze rampası inşa etmenin mantığı yok. yeri belli olan bir tesisi ilk salvoda vururlar"
dedim.

fakat olayı şöyle yorumluyorum:
tahminime göre, sinop füze test merkezi gibi bir yer inşa ediyorlar.
muhtemelen SORS roketi ve ileride GEZGİN füzelerinin testi için.
bu güne kadar, atmaca - bora - kaplan - som gibi füzelerin testleri sinop test merkezinde yapılmıştı.
anlaşılan o ki, daha uzun menzilli ve yüksek irtifa testleri olacak.
test sonrası füzelerin de karadenize düşmesi isteniyor.
iğneada'dan Gürcistan'a doğu fırlatacaklar.....
A
5 ay
Batı Trakya, Nasıl Yunanistan'a Katıldı !
Atakan Sevgi / TrakyaBalkan
@AtakanSevgi_

twiter hesabının 03 Mart 2021 tarihindeki twit serisinden derlenmiştir.
https://twitter.com/atakansevgi_/status/1367195268513431557


Bir Rumeli göçmeni olarak Atakan Bey'e teşekkür ediyorum.
Farkındalık yaratan harika paylaşımları oluyor.
paylaşımlarına bakarken her seferinde
Heyecan > Üzüntü > Göz yaşı > Öfke > İntikam
hislerini sırasıyla yaşıyorum.
_________________________________

Bu #TrakyaBalkanSerisi'nde çok kişinin hakkında konuştuğu ama az kişinin aslını bildiği konu anlatılacak:
%87'si Müslüman olan B.Trakya'nın Yunanistan'a katılışı.

Bunun için Azınlık Kaderinin Çizildiği İhanet Dolu 14 Mayıs 1920'e gideceğiz.

Batı Trakya Haritası, Türk adları köyler Haritası.
yaklaşıp uzaklaşabilirsiniz. inceleyebilirsiniz

https://www.digitalcommonwealth.org/search/commonwealth:4m90fn153

Bulgarlar, Balkan Savaşı'ndan sonra, B.Trakya’da 1.Dünya Savaşı'na dek kalmışlardır.
1.Dünya Savaş'ını kazanan İtilaf Devletleri adına (İngiltere, Fransa, İtalya) Fransız ordusu B.Trakya’yı işgal etmiştir.
Bu dönemde uluslararası yönetim kurulmuştur.
B.Trakya’nın başında General Sharpi bulunmaktadır.

< Resime gitmek için tıklayın >

(Amaç) Wilson prensiplerine uygun olarak (Bölgede hangi millet ve dine mensup çoğunluk varsa, yönetimi o çoğunluğa teslim etmek) Fransa’ya bağlı, içişlerinde serbest manda sisteminde “Türk Devleti” kurulmasını sağlamaktı.

Bunun için B. Trakya’da plebisit yapılması öngörülmüştü.

< Resime gitmek için tıklayın >

Plebisit (referandum) iki dereceli olarak hazırlanmıştı:
Önce temsilciler halk tarafından seçilecek, daha sonra seçilmiş olan temsilciler Batı Trakya’nın kaderini oyları ile tayin ve tespit edeceklerdi.

12 Mayıs 1919 da temsilciler seçimi yapılmıştı.

< Resime gitmek için tıklayın >

Seçim esnasında davullar zurnalar “Annem beni yetiştirdi bu yerlere yolladı” marşını çalıyormuş.

(Ama Millici Azınlığın) seçilmesini arzuladıkları kişiler (Peştereli Tevfik Bey, Hakkı Bey, Bekir Sıtkı Efendi, Avukat Mustafa Efendi, Hasan Tahsin Argun) kazanamamıştır.

< Resime gitmek için tıklayın >

Yapılan seçimde

5 TÜRK
Hafız Galip
Tabak Halil Ağa
Ortacılı Ali Bey
Karamusalı Osman Ağa
Hacı Yusuf

1 YUNAN
Nikolau Zoidis

1 BULGAR
Petko Dacef

1 YAHUDİ
Muiz Karasu

temsilci seçiliyor.

< Resime gitmek için tıklayın >

Seçilen bu 8 temsilci, Batı Trakya’nın kaderini tayin edeceklerdi.

O tarihte Batı Trakya’da %87 oranında ezici bir Türk çoğunluğu vardı. Halkın bütün isteği 1913’te olduğu gibi bağımsız “Batı Trakya Türk Devleti” kurmak idi.

< Resime gitmek için tıklayın >


Eğer bu gerçekleşemezse, o zaman General Şarpi’nin önerdiği şekilde, politik bakımdan Fransa’ya bağlı içişlerinde serbest “Manda şeklinde” bir “Türk Devleti” kurulmasını tercih ediyorlardı.
Türk Milli çıkarlarına en uygun olanı, 1. plânda ifade edilen bağımsız “Türk Devleti” idi.

2. plânda, Fransa’ya bağlı bir “Türk Devleti” kurulmasını öngörüyordu.
Fakat ne yazık ki, milliyetçi vatanseverlerin tüm çabaları boşa gitmiş, her nedense gerçekleşememiştir.

Bu arada Bulgar ve Yunan temsilcileri de boş durmayıp B. Trakya’yı topraklarına katmak için çalışıyordu.



Yunanlı temsilci Nikolau Zoidis ile Vamvakas Türklere birçok vaatler vermiştir.
13 Mayıs'ı 14 Mayıs’a bağlayan gece, aklı başında olan B. Trakyalı Türk’ün gözüne uyku girmemiş.

Herkes şüpheliydi. Fakat yine de temsilcilerin, Yunanlıları tercih edeceklerine ihtimal vermiyorlardı.

< Resime gitmek için tıklayın >

4 Mayıs 1919 B.Trakya Türklerinin kaderi bugün tayin edilecekti.
Seçilmiş temsilciler Mutasarrıflık'ta toplanacak ve B.Trakya’nın kaderini tayin edeceklerdir.
Halk sonucu öğrenmek için sabırsızlanıyordu.
Az sonra belediye başkâtibi Şerafettin Bey balkona çıkarak şunları söylemiş:

< Resime gitmek için tıklayın >

"HEMŞEHRİLERİM, TEMSİLCİLERİMİZ YUNANLAR LEHİNE OY KULLANMIŞLARDIR!”

“Türk-Fransız yönetimi 3, Yunan yönetimi 5 oy aldı.

Türk-Fransız yönetimine oy verenler:
-Hacı Yusuf
-Musevi Mois Karasu
-Bulgar Petko Dacef

Öbür 4 Türk ve 1 Yunanlı,
Yunan yönetimini kabullendiler."

< Resime gitmek için tıklayın >


Yukarıdaki anlatım Batı Trakya Türkleri Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Özkan Hüseyin'in aşağıdaki yazısından alınmıştır.
Sonrasında yaşananları da merak edenler linkten okuyabilir.

Ben bu serinin devamında konuyla ilgili bilgi ve yorumlarımı paylaşacağım.

https://www.batitrakya.org/yazar/ozkan-huseyin/azinlik-kaderinin-cizildigi-ihanet-dolu-14-mayis-1920.html


Ben daha çok 1920 referandumunu şahsen yaşayan Kemal Şevket'in (Batıbey) kitabından (ekte) yazacağım.

B.Trakya Türklerin 1920'de 2 seçim şansı vardı:
-Yunan yönetimi
-Dışişlerinde Fransa'ya bağlı Türk Cumhuriyeti

Türkler (her zamanki gibi) ikiye bölündü:
Milliciler ve dinciler.

< Resime gitmek için tıklayın >

Yunanistan'ın B.Trakya temsilcisi Vamvakas Osmanlı meclisinde mebusluk yapmış bir Rumdu ve Türkleri iyi tanırdı.

Direkt mollalar ile ilişki kurdu.
"Yunanistan'ı seçerseniz şeriata karışmayız ama Fransa'yı seçerseniz karılarınız Paris'teki gibi çıplak dolaşır!"

Ve Yunan seçildi.

Yunan temsilci Vamvakas'ın ikinci hedefi ise B.Trakya'nın zengin toprak ağalarını elde etmekti.

Ağalara:
"Türk Cumhuriyeti kurarsanız, Karasu'nun batısında kalan tarlalarınızı kaybedersiniz" dedi.

Ağalar da mollalar gibi hemen Yunan tarafına geçti!

(Karasu Nehri, B. Trakya'nın batı sınırı.)

< Resime gitmek için tıklayın >

B. Trakya'nın referandumda Yunan idaresi tercihi sadece B. Trakya için değil, Türkiye için de ihanet dolu bir karardı.

Çünkü Yunan ordusu D. Trakya'yı işgal etmiş, İzmir'e çıkmak üzereydi!

B. Trakya'yı el geçirmeleri, kara bağlantısı kurup kolayca asker sevk etmelerini sağladı!

< Resime gitmek için tıklayın >

Referandum öncesi (millici) Türkler, molla ve ağaların Yunan temsilci Vamvakas ile yakınlığını fark ettiler.

Mollalardan eski Batı Trakya Türk Cumhuriyeti başkanı Hoca Salih Efendi ve diğerlerine, B.Trakya'nın Yunan eline geçmesinin tehlikelerini anlattılar ama vazgeçiremediler!

< Resime gitmek için tıklayın >
Batı Trakya'da Türklük bilincine sahip, eğitimli ve millici insan azdı: Millicilerden tek temsilci seçilebildi.

Halk geleneksel yapıdaydı; din adamları ve ağaları dinliyordu.

Sonuçta molla ve ağaların temsilcilerine oy verdi halk.

O temsilciler de Yunanistan yönetimini seçti!

< Resime gitmek için tıklayın >
Batı Trakya'da ağaların referandumda Yunan yönetimi tercihinin nedeni maddi çıkarlardı.

Din adamları da Yunan temsilcinin "yüzyıllardır birlikte yaşıyoruz, dini hassasiyetlerinizi biliyoruz, dini yaşamanıza (şeriata) karışmayız" sözleri etkili oldu.

Ama başka nedenler de vardı:

B. Trakya'da referandum yapıldığı sırada (1920 baharı) Anadolu'da milli mücadele henüz bir başarı kazanamamıştı.

B. Trakya Türkleri bağımsız bir ülke kurulacağına ve bir gün oraya bağlanacaklarına inanmıyordu.

İstanbul'daki padişah yönetimi de teslimiyetçi bir tavır içindeydi.


1913'deki Batı Trakya Türk Cumhuriyeti deneyimi de, millici hareketlere kuşkuyla bakılmasına neden olmuştu.

Zira İttihatçıların baskısıyla Batı Trakya Türk Cumhuriyeti lağvedilmiş, bölge (1. Dünya Savaşına girme karşılığı) Bulgaristan'a bırakılmıştı.

1920'de Anadolu'daki Kemalist hareket İttihatçı sanılıyordu.

< Resime gitmek için tıklayın >


Ancak 1920 Referandumu'nda Yunan idaresini seçen ağa ve din adamlarının Yunan yanlısı tavrı, TR'de Cumhuriyet kurulduktan sonra da devam etti!

Kurtuluş Savaşı'ndaki ihanetleri yüzünden sürgün edilen 150 liklerden B.Trakya gidenlerle birlikte hareket ettiler


B. Trakya'nın referandumla Yunan yönetimini tercih etmesi, Trakya ve Anadolu'da işgalini kolaylaştırdı.

Yunanistan istediği kadar askeri istediği zaman Doğu Trakya'ya ve oradan Anadolu'ya geçirdi.

B.Trakya'nın molla ve ağaları, Milli Mücadele'yi bile zora soktu bu ihanetleriyle!

< Resime gitmek için tıklayın >


Batı Trakya'dan Yunan ordusuna yol açılmasına rağmen Milli Mücadele kazanıldı, bağımsız Cumhuriyet kuruldu.

Cumhuriyet'in B.Trakya'ya yaklaşımı, 1920 ihaneti yaşanmamış gibi davranmak oldu:
Hızla milli bilinç oluşturma çabası başladı.

1927'de kurulan İSKEÇE TÜRK GENÇLER YURDU:
< Resime gitmek için tıklayın >

Molla ve ağaların yönlendirdiği B.Trakya'nın Müslüman/Türk halkının seçtiği Türk üyeler Yunan idaresi yönünde oy verirken, Musevilerin temsilcisi Mois Karasu Türk idaresine oy verdi.
Karasu 1913'te de B.Trakya Türk Cumhuriyeti'ni kuranlardandı ve resmi gazete ile pulları basmıştı.

< Resime gitmek için tıklayın >

B.Trakya'nın Yunan idaresine geçmesine sebep olan 1920 Referandumu'nda Türk yönetimi için oy veren Musevilerin temsilcisi Mois Karasu, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin önde gelenlerinden Emanuel Karasu'nun akrabasıdır.

Karasu ailesi genelde İttihatçıydı.
(Danone'nin kurucusu İzak Karasu da bu aileden)

< Resime gitmek için tıklayın >


Her ne kadar siyasi İslamcılar (Abdülhamid'in hal'inde bulunduğu için) Emanuel Karasu'yu karalasa da, Karasu ailesi birçok İslamcıdan daha vatanseverdi.

Müslüman din adamlarının Batı Trakya'da Yunan idaresi için çalışırken, Mois Karasu'nun Türk idaresine çalışması konunun özeti.

< Resime gitmek için tıklayın >

1920 Referandumu'nda Batı Trakya halkının verdiği oylarla seçilen temsilciler ve aidiyetleri:

Türk üyeler:
1. Hafız Galip
2. Tabak Halil Ağa
3. Ortacılı Ali Bey
4. Karamusalı Osman Ağa
5. Hacı Yusuf

Yunan üye:
Nikolau Zoidis

Bulgar üye:
Petko Dacef

Yahudi üye:
Moiz Karasu

< Resime gitmek için tıklayın >

Yunan yönetimine oy verenler:

- Hafız Galip
- Tabak Halil Ağa
- Ortacılı Ali Bey
- Karamusalı Osman Ağa
- Yunan Nikolau Zoidis

Türk-Fransız yönetimine oy verenler:
- Hacı Yusuf
- Musevi Mois Karasu
- Bulgar Petko Dacef

4 Türk + 1 Yunan oylarıyla B.Trakya Yunan yönetimine geçti

< Resime gitmek için tıklayın >

Batı Trakya halkının oy verdiği referandumda aday olup da seçilemeyen millici isimler:
-Peştereli Tevfik Bey
-Hakkı Bey
-Bekir Sıtkı Efendi
-Avukat Mustafa Efendi
-Hasan Tahsin (Argun)

Bu isimlerden sadece biri seçilebilmiş olsa, bugün B.Trakya Türkiye sınırları içinde olacaktı.

< Resime gitmek için tıklayın >


14 Mayıs 1919'da 4'ü Türk 1'i Yunan 5 temsilcinin verdiği oyla alınan Yunanistan’la birleşme kararı sonrasında başlayan Yunan işgali, 22 Mayıs 1920 tarihinde tamamlandı.

Bundan sonra 2 yıl boyunca Batı Trakya üzerinden Doğu Trakya ve Anadolu'ya silah ve asker taşıdı Yunanistan.


Batı Trakya'daki milliciler referandum sonucunu tanımadı.
Fuat Balkan önderliğinde bir grup asker kökenli komitacı Hemitli’de devlet ilan etti (2. Batı Trakya Türk Devleti)

Bu, ilki kadar başarılı olamadı.
Yine de Anadolu'ya sevk edilecek Yunan askerlerini bölgede tutmaya yaradı.

< Resime gitmek için tıklayın >


Lozan görüşmelerinde Türk heyeti Batı Trakya'da bir halk referandumu yapılarak bölgenin hangi ülkede kalacağının belirlenmesi için çok çaba sarf etti.

Ancak hep aynı cevapla karşılaştılar:
"Daha yeni referandum yapıldı ve halk Yunanistan'ı seçti!"

1920'den geri dönüş olmadı!

< Resime gitmek için tıklayın >


1920'de Müslümanların Yunan idaresini seçmesinde büyük rolü olan Vamvakas'ın çalışmalarının bir kısmı ekte:

Yunan Hükümet Temsilcisi Vamvakas'ın B.Trakya'da Bulgar Etkisini Kırma ve Helen Etkisini Artırmaya Yönelik Faaliyetleri (1919-1920)
- Nilüfer Erdem
https://www.academia.edu/31388903/Yunan_H%C3%BCk%C3%BCmeti_Temsilcisi_Harisiyos_Vamvakas%C4%B1n_Bat%C4%B1_Trakyada_Bulgarlar%C4%B1n_Etkisini_K%C4%B1rmaya_ve_Helenlerin_Etkisini_Art%C4%B1rmaya_Y%C3%B6nelik_Faaliyetleri_1919_1920_?email_work_card=title
A
5 ay
Dikkat : Yeni Dolandırıcılık Yöntemi !
20 dakika kadar önce karşılaştığım bir olayı yazıyorum...

Yer: bir BİM mağazı.

alışveriş için BİM mağazasına girdim.
kapıdan adımımı attığım gibi, kasada yüksek sesle hararetli konuşmalar duydum.
pek çok kişi de gerek kasa sırasında gerekse olanı biteni izlemek için kasaların çevresindeydi.
ben de her Türk gibi, olayı izlemek için yaklaştım ve izlemeye başladım

bir çingene genç delikanlı vatandaş,
alışveriş sepetini ağzına kadar doldurmuş
300 TL'lik alışveriş yapmış ve karttan çektirmiş.
daha sonra daha kapıdan çıkmadan, ben bunları iade etmek istiyorum demiş.

_____belki kapıdan çıkıp geri girmiştir, daha malzemeler alışveriş arabasında. ya da bir tiyatro oynadılar, telefonla aradılar kısa bir konuşmadan sonra iade etmek istedi.________ o aşamayı görmedim, ben gelmeden önce yaşanmış.

fakat, karttan ödediğini nakit olarak almak istemiş.
kasa görevlisi, mağazadaki yetkiliyi çağırmış, 3-4 bim görevlisi de orada.
yetkili "karttan çekilmiş parayı, nakit olarak ödeyemeyeceğini" söyledi.
çingene vatandaş, ben de süpermarkette çalıştım, bunları geri alacaksınız paramı vereceksiniz vs....
baya konuştular, bağrıştılar....

bir süre sonra, çingene vatandaş bir kart çıkardı o zaman buna iade edin dedi.
bu seferde, o kartın başka bir kart olduğu anlaşıldı.
yine bağrış çağırış........

mağaza yetkilisi, harcama yaptığım karta iade edebilirim, başka türlü asla olmaz dedi...
çingene dışarı çıktı, 30 saniye sonra geri geldi,
mağaza yetkilisi de içeri girdi, genel merkezle veya bölge sorumlusuyla kimle konuştuysa, içeriden çıkıp, çingene vatandaşa "gel, hangilerini iade edeceksen söyle, bir daha böyle bişey asla yapmam" diyerek iade almaya başladı. fakat nakit mi ödeyecek, başka karta mı iade edecek veya aynı karta mı iade edecek bilmiyorum.
o sırada alışverişimi yapıp çıktım.

çingene delikanlı, "abi bu her yerde böyle olur, evde erzak varmış, yanlış anlamışım vs." konuşuyor.
alttan alıyor, çünkü maksat hasıl oldu.

DİKKATLİ OLUN:
aynı taktiği yarın başka bir mağazada, öbür gün başka bir dükkanda vs. deneyecekler.
[Eğer bu işte bir üçkağıt var ise] bu taktik bütün ülkeye yayılabilir.
belki yayılmıştır, ben yeni görmüşümdür.....

bir zamanlar, kuyumculardan kredi kartı ile vadeli altın almış gibi nakit para çekerlerdi.
10bin liralık altın almış gibi 12 taksit yaptırıp, altın yerine 9bin nakit alıp giderlerdi.
vatandaş 12 ay vadeli borca girip 9bin tl nakit alıyordu.
kuyumcu da 9000 verip 12 aylık vade karşılığı 1000 tl faiz geliri elde ederdi.

TAHMİNLERİM:

1- kredi kartından vadeli harcadığı parayı, anında nakite çevirdi.
2- çalıntı karttan (veya kopya kart) nakit çekemeyeceği için, alışveriş yapıp iade ederek anında nakit çekmiş gibi olacak.
3- [bu işte bir hırsızlık / dolandırıcılık var ise]
eğer BİM mağazasındaki yetkili, bu iade işlemde, ücretin ödendiği karta iade etmediyse; nakit veya başka karta iade gerçekleştirdiyse,
kesinlikle bu yasadışı işe aracılık etmiş olur.
bunun Twitch veya TikTok ya da diğer sosyal medyalardaki __çalıntı kredi kartlarıyla bit-hediye-bağış vb. kullanılıp, daha sonra da bir kısmını geri alma işine_____ benziyor.
300 tl lik alışveriş yapayım, 200 ünü iade edeyim. 100 sende kalsın (ciro) ben de 200 ü cebe atayım. böyle bişey.
A
5 ay
Suriyeli kaçkın, T.C. vatandaşı olunca Burak Özçivit adını aldı
https://www.haber3.com/guncel/suriyeli-****-dizilerinden-etkilenip-adini-ve-soyadini-degistirdi-haberi-6059121


17 yaşında T.C.'ye gelmiş,
hangi sınava girip, başarılı olup Üniversiteye başlamış?
nasıl vatandaşlık verilmiş?
A
5 ay
CB İletişim Başkanlığı, Mültecilerle ilgili Medyaya Ayar Çekti
UMED, Göçmenler ve Medya Çalıştayı Sonuç Bildirgesi açıklandı
İletişim Başkanlığının destekleriyle Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) tarafından düzenlenen Göçmenler ve Medya Çalıştayı Sonuç Bildirgesi açıklandı.

İletişim Başkanlığı'nın destekleriyle Uluslararası Medya Enformasyon Derneğimiz (UMED) tarafından düzenlenen Göçmenler ve Medya Çalıştayı 26 Ocak 2022 Çarşamba günü gerçekleştirildi.

İletişim Başkanlığı Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen Göçmenler ve Medya Çalıştayı, "Medyada göçmen haberleri ve analizleri", "Medyada göçmenlerin hedef gösterilmesi" ve "Göçmen algısında medyanın etkisi" başlıkları altında yapıldı.

Açılış konuşmasını İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun'un gerçekleştirdiği, moderatörlüğünü Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Kurumsal İlişkiler ve İletişim Daire Başkanı Nedim Aslan'ın üstlendiği RTÜK Başkan Yardımcısı İbrahim Uslu, İçişleri Bakanlığı Göç Uyum Genel Müdürü Gökçe Ok, TRT Genel Müdür Yardımcısı Hasan Öymez, Doç. Dr. İsmail Çağlar, Doç. Dr. Yusuf Özkır, Dr. Esra Oğuzhan Yeşilova, Haber 7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli, Filistinli Gazeteci Israa Alsharif, Gazeteci Yazar Erem Şentürk, 24 TV Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel, Tarihçi Yazar Murat Özer, Gazeteci Yazar Nil Gülsüm Gül Kurt, Suriyeli Aktivist Ahmet Hamou, ve Filistinli Gazeteci Dr. Zaher Elbek'in sunumlarının ardından aşağıda yer verilen tespit, teklif ve önerilerin "Göçmenler ve Medya Çalıştayı Sonuç Bildirgesi" olarak kamuoyuna deklare edilmesi kararına varıldı.

Medya kanallarında kontrolsüz şekilde hızla yayılan provokatif paylaşımlar, yanlış ve eksik bilgiler, nefret söylemleri ve göçün politik bir araç olarak kullanılması göç karşıtlığının artmasına neden olabilmektedir.

Toplumun farklı siyasi kesimlerinin yaptığı açıklamalar ve gazetecilerin kaleme aldıkları haberler, analizler ve yorumlar yerel toplumun göç olgusuna ve yabancıya yönelik algı ve tutumunun yabancı düşmanlığı, nefret söylemi ve şiddet eylemleri temelinde şekillenmesine yol açmaktadır.

Medya, yalanın, ayrımcı söylemlerin yaygınlaştırılmasına, meşrulaştırılmasına ve yeniden üretilmesine aracılık etmemeli, hakikati göstererek ön yargıların kırılmasında öncü rol üstlenmelidir.

Yabancı düşmanlığı ve nefret söylemini körükleyen haber, bilgi ve söylemlere karşı medya, bir arada yaşamayı, ötekini anlama bilincini ve empatiyi güçlendirmeyi teşvik eden söylemlerin artmasına katkı sunmalıdır. Medya, kamuoyuna göç yönetimi, göç olgusu konusunda doğru bilgilendirme yapmalı, ev sahibi toplum arasında eşitlik algısının gelişmesine katkı sunmalıdır.

Medya, bir kişi ya da olaydan yola çıkarak bir topluluğa yönelik olumsuz genellemeler, çarpıtmalar, abartmalar, olumsuz atıflar içeren söylemler geliştirmemeli, aşağılama unsuru olarak kullanılan yakıştırmalardan uzak durmalıdır.

Göçmenleri ayrılmak zorunda oldukları ülkelerinden neden ve hangi şartlar nedeniyle ayrıldıklarını anlayabilmek medyanın en temel çıkış noktası olmalıdır. Unutmamalıyız ki göç bir suç değil, bir insanlık meselesidir. Medya önce göçmenleri iyi anlamalı, sonra iyi anlatmalıdır. Göçmenler, tüm zorlukların ve kötülüklerin içinden çıkmış mağdur insanlardır. Bunu vurgulamak, göstermek ve anlatmak medyanın en temel görevlerinden biridir.

İnsan onurunun esas olduğu her noktada medyaya görev düşmektedir. Hemen herkes, göçmenler hakkında her türlü yargılamayı yapmaktadır. Ancak bu seslerin arasında göçmenlerin sesi duyulmamaktadır. Bu sesin duyurulmasını sağlamak medyanın görevidir. Göçmenlerin de seslerinin, hislerinin ve bunlar ile birlikte temsil edilebilmelerinin önü açılmalıdır.
Göçmenler sayılarla, yığınlaştırılan bir üslupla ele alınmamalı, insan haklarının öznesi olarak görülmelidir. Bu kapsamda mücadele yolları ve yöntemleri ile medyada insan haklarına saygılı ve bilinçli ortak bir dil kullanılmasını teşvik etmek için üniversitelerle birlikte hareket edilerek paneller düzenlenmelidir. İletişim fakültesi öğrencileri, sivil toplum temsilcileri, aktivistler ve göçmenlerle sıklıkla bir araya gelinmelidir.

Medya, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 14. Maddesinde yer alan "herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır." hükmünü yok saymamalı, göçmenlerin varlığı ve iyilik içinde olabilmeleri konusundaki her türlü girişim ile çabayı desteklemelidir.
A
5 ay
Şiir : Sığmazam - Seyyit Nesimi
BENDE SIĞAR İKİ CİHAN

Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam
Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam

Kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim
Sen bu nişân ile beni bil ki nişâne sığmazam

Kimse gümân ü zann ile olmadı Hakk ile biliş
Hakkı bilen bilir ki ben zann ü gümâna sığmazam

Sûrete bak vü ma'nîyi sûret içinde tanı kim
Cism ile cân benim velî cism ile câna sığmazam

Hem sadefim hem inciyim haşr ü sırât
Bunca kumâş ü raht ile ben bu dükâna sığmazam

Genc-i nihân benim ben uş ayn-ı ayân benim ben uş
Gevher-i kân benim ben uş bahr ile kâna sığmazam

Arş ile ferş ü kâf ü nûn bende bulundu cümle çün
Kes sözünü uzatma kim şerh u beyâna sığmazam

Gerçi muhît-i a'zâmım adım âdem durur âdemim
Dâr ile kün fekân benim ben mu mekâna sığmazam

Cân ile hem cihân benim dehr ile hem zamân benim
Gör bu latifeyi ki ben dehr ü zamâna sığmazam

Encüm ile felek benim vahy ile melek benim
Çek dilini vü epsem ol ben bu lisâna sığmazam

Zerre benim güneş benim çâr ile penc ü şeş benim
Sûreti gör beyân ile çünkü beyâna sığmazam

Zât ileyim sıfât ile Kadr ileyim Berât ile
Gül-şekerim nebât ile piste-dehâna sığmazam

Şehd ile hem şeker hem şems benim kamer benim
Rûh-ı revân bağışlarım rûh-ı revâna sığmazam

Tîr benim kemân benim pîr benim civân benim
Devlet-i câvidan benim îne vü âna sığmazam

Yer ü gökü düzen benim geri dönüp bozan benim
Cümle yazı yazan benim ben bu dîvâna sığmazam

Nâra yanan şecer benim çarha çıkar hacer benim
Gör bu odun zebânesin ben bu zebâne sığmazam

Gerçi bugün Nesîmîyim Hâşîmîyim Kureyşîyim
Bundan uludur âyetim âyet ü şâna sığmazam


SEYYİD NESİMİ
A
6 ay
DOTA: Dragon's Blood
ikinci sezon da yayınlandı.
biraz yüzeysel gidiyor.
oyunu oynamadım, hikayeyi bilmiyorum.

diziyi izleyince tanrıçalar, ejderhalar, şeytanlar vs. biraz kafam karıştı.
ama iyi, heyecanlı gidiyor.
oyundan uyarlandığı için, karakterleri bazı vuruşlarının oyun skilleri olduğunu tahmin ediyorum.
bence eğlenceli, zaten bölümler kısa kısa....
tavsiye edilir.

oyunu oynamış olanlar zaten izliyordur.
A
6 ay
*** sıfır traktör stoklamak ***
https://www.tarimdanhaber.com/traktor-uretiminde-radikal-degisimler-ciftci-bu-degisimden-nasil-etkilenecek-makale,11973.html

haberi okuyunca daha iyi anlarsınız, ama okumak istemeyenlere bir özet geçeyim.

Nisan 2021'de Türkiye'de AB normları 167/2013 regülasyonları onaylanıp yürürlüğe girmiş.
bu normlara göre, artık 50 HP üstü tüm traktörler,

-Kabin için de kullanılacak malzemenin yangına karşı yanmazlık seviyesinin arttırılması.
-Traktörlerde ön fren olma şartı.
-Traktör koltuklarında sürücü güvenlik sensörü bulunması.
-Hidrolik kaldırma aksamının arka çamurluk üzerinde de bulunmasını sağlayan elektrikli E.L.C. sisteminin olması.
-Kuyruk milli yani PTO’nun acil bir durumda durdurulmasını sağlayacak olan durdurma butonun bulunması.

üretilecek.

2023 te tüm üreticiler Faz 5, euro 5 standartlarına geçecek.
2022 yılı içinde 50 HP altı traktörler Faz 3A, Faz 3B motor üretebilecek. yani adblue kullanmayan.

bu da demek oluyor ki, traktör üretim maliyetleri dolayısıyla fiyatları en az %100 e yakın artacak.

ayrıca yazıda bahsedilmemiş ama, adblue litre fiyatı 13-15 TL arası.
yani çiftçi her depo mazot %50 zamlı hesaplamalı. 1 depo maliyet aslında 1,5 depo maliyet demek.
bunun sonucu olarak da, çiftçiler adblue kullanmayan Faz 3A, Faz 3B traktörlere yöneliyor.

bunları dikkate alırsak,
şahsen elimde yüklü nakitim olsa,
2022 model, 50 HP ve altı adblue olmayan traktörleri
veya
2021 ve daha eski üretim, sağlam, temiz, düşük saatli adblue olmayan traktörleri alıp
stoklardım ve fiyatlar artınca satardım.
sizce bu plan tutar mı?

YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR !
A
7 ay
nallart reyiz nerede?
godzillanın askeri
kar maşuku
kara kış habercisi
@nallart reyiz nerede?
2020 başından beri yok, yeni konu açmıyor.
kar yağacak mı, godzillanın nefesini hissedecek miyiz?
A
7 ay
*** Buğday fiyatları 5,70 TL/Kg oldu***
harmanda 2,20-2,70 TL/kg fiyat verilen ve çiftçinin elinden toplanan buğday
şu an piyasada 5,70 TL/kg den işlem görüyor. bir iki yerde bu fiyattan alım satım olduğunu duydum.
dünyada buğday rekoltesinde %16 düşüş yaşanmış.
nisan mayıs gibi fiyatların 800 dolar / ton olacağı tahmin ediliyor.
o zaman dolar, navlun gemi fiyatları kaç olur Allah bilir...

martta üre gübre 3.500 TL / ton
kasımda üre gübre 11.000 TL / ton oldu.
ekim kasım gibi buğday ekenler gübresiz ekti veya normalde kullanacağı gübreyi kıstı.
yaza ülkede buğday verimi nasıl olacak bakalım....

ayrıca yağlık günedöndü - günebakan - günçiçeği (ayçiçeği yanlış çeviri) fiyatları
bu günlerde 8,10 TL / kg.
günedöndü bu sene pek ekilmedi, onun yerine kanola ekildi.
seneye günedöndü rekoltesi en az %50-60 azalır. çünkü çevremde gördüğüm kadarıyla
günedöndü yerlerinin 4 te 3 üne kanola ekilmiş.
yağ fiyatları uçuşa geçebilir.
Yatarım Tavsiyesi Değildir.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.