Giderek daha popüler hâle gelen yapay zekâlar bugün daha çok bulut üzerinden, yani online olarak kullanılıyor olsa da doğrudan kullanıcının cihazında çalışan “on-device” modeller de yavaş yavaş yaygınlaşmaya başlıyor. Özellikle Apple, Google ve Microsoft gibi şirketler, hem gizlilik avantajı hem de düşük gecikme süresi gibi nedenlerle bu yaklaşımı giderek daha fazla öne çıkarıyor. Google da bu doğrultuda, Chrome tarayıcısına yerel olarak çalışan Gemini Nano'yu entegre etti. Ancak son günlerde ortaya çıkan bulgular, bu entegrasyonun ilk bakışta kolaylıkla gözden kaçabilecek sakıncalı bir yüzünü de açığa çıkardı.
Alexander Hanff'ın bu hafta kendi blogunda (ThePrivacyGuy) yayımladığı bir makaleye göre Google Chrome, kullanıcıdan açık bir izin almadan cihazlara yaklaşık 4 GB büyüklüğünde bir yapay zekâ modelini arka planda indirip kuruyor. Söz konusu dosya, “weights.bin” adıyla sistemde yer alıyor ve Gemini Nano modelinin parametrelerini içeriyor. Üstelik bu indirme işlemi herhangi bir onay penceresi olmadan gerçekleşiyor; Chrome’daki AI özellikleri kullanıldığında indirme tetikleniyor. Kullanıcılar çoğu zaman bu dosyanın varlığından bile haberdar olmuyor. Daha da dikkat çekici olan ise, kullanıcı bu dosyayı manuel olarak silse bile Chrome’un belirli koşullar sağlandığında modeli yeniden indirmesi.
Bu durumu detaylı şekilde inceleyen araştırmacı Alexander Hanff, sürecin tamamen kullanıcı etkileşimi dışında gerçekleştiğini öne sürüyor. Hanff, sıfırdan oluşturduğu bir kullanıcı profilinde yaptığı testleri şöyle anlatıyor: “Herhangi bir yapay zekâ özelliğini manuel olarak açmadım, hatta tarayıcı arayüzüne bile dokunmadım. Buna rağmen birkaç gün içinde profil klasöründe 4 GB’lık model dosyasının oluştuğunu tespit ettim.” Hanff’a göre işletim sistemi seviyesinde tutulan dosya kayıtları da bu indirmenin arka planda, kullanıcıdan bağımsız şekilde gerçekleştiğini doğruluyor.
"Yerel Olarak Çalışan Model" En Yaygın İşlemleri Bulut Üzerinden Yapıyor
Araştırmada paylaşılan teknik detaylar, bu sürecin oldukça sistematik bir şekilde işlediğini gösteriyor. Chrome’un önce cihazın donanım özelliklerini analiz ederek uygunluk değerlendirmesi yaptığı, ardından arka planda çalışan bileşenler aracılığıyla modeli indirip sisteme yerleştirdiği belirtiliyor. Bu süreçte yalnızca ana model değil, aynı zamanda metin güvenliği ve yönlendirme gibi yardımcı yapay zekâ bileşenlerinin de kurulduğu ifade ediliyor. Tüm bu işlemler yaklaşık 10-15 dakikalık bir zaman diliminde, kullanıcı hiçbir işlem yapmazken tamamlanabiliyor.
Dahası, bu modelin tarayıcıda görünen her yapay zekâ özelliğinde aktif olarak kullanılmadığı da iddialar arasında. Örneğin Chrome’un adres çubuğunda yer alan ve kullanıcıya doğrudan sunulan “AI Mode” gibi özelliklerin, aslında büyük ölçüde bulut tabanlı sistemlerle çalıştığı belirtiliyor. Yani kullanıcı cihazında 4 GB’lık bir model yer kaplarken, en görünür yapay zekâ deneyimi hâlâ Google’ın sunucularına bağlı şekilde çalışıyor. Bu da “yerel model” kavramının kullanıcı açısından ne kadar anlamlı olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Alexander Hanff, Bu İzinsiz İndirmelerin Çevresel Etkisine Vurgu Yapıyor
Konunun belki de en dikkat çekici boyutu ise çevresel etkiler. Chrome’un dünya genelinde milyarlarca kullanıcıya sahip olduğu düşünüldüğünde, bu büyüklükte bir dosyanın geniş çapta dağıtılması ciddi bir enerji tüketimi anlamına geliyor. Hanff'ın makalesinde paylaştığı hesaplamalara göre tek bir cihaz için yaklaşık 0.24 kWh enerji tüketimine ve 0.06 kg CO2 salımına karşılık gelen bu indirme işlemi, yüz milyonlarca cihaz ölçeğinde değerlendirildiğinde on binlerce ton karbon emisyonuna ulaşabiliyor. Bu da tek bir şirketin aldığı teknik bir kararın, küresel ölçekte ölçülebilir bir çevresel etki yaratabileceğini gösteriyor. Hanff'ın yaptığı bu hesaplamada ulaştığı rakamlar açıkçası biraz şişirilmiş gibi duruyor. Ancak bu işlemin çevresel bir karşılığı olduğu kesin.
Öte yandan bu durumun hukuki boyutu da tartışma konusu. Avrupa Birliği’nin ePrivacy Direktifi ve GDPR gibi düzenlemeleri, kullanıcı cihazlarına veri yazılması için açık rıza alınmasını zorunlu kılıyor. Bu bağlamda, kullanıcıya açıkça haber verilmeden, başta alınan genel bir izinle gerçekleştirilen bu tür indirmelerin yasal açıdan sorunlu olabileceği ifade ediliyor. Ancak Google cephesinden konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmiş değil.
Yok karbon emisyonu yok enerji harcaması, la adamların bizim dünyamız umurunda değil, para kazanacaklarını bilsinler nükleeri bile patlatırlar, umurlarında bile olmaz, skynet gelse bu kapita...
Yok karbon emisyonu yok enerji harcaması, la adamların bizim dünyamız umurunda değil, para kazanacaklarını bilsinler nükleeri bile patlatırlar, umurlarında bile olmaz, skynet gelse bu kapitalistleri görse tövbe eder
Yok karbon emisyonu yok enerji harcaması, la adamların bizim dünyamız umurunda değil, para kazanacaklarını bilsinler nükleeri bile patlatırlar, umurlarında bile olmaz, skynet gelse bu kapitalistleri görse tövbe eder
Alexander Hanff'ın bu hafta kendi blogunda (ThePrivacyGuy) yayımladığı bir makaleye göre Google Chrome, kullanıcıdan açık bir izin almadan cihazlara yaklaşık 4 GB büyüklüğünde bir yapay zekâ modelini arka planda indirip kuruyor. Söz konusu dosya, “weights.bin” adıyla sistemde yer alıyor ve Gemini Nano modelinin parametrelerini içeriyor. Üstelik bu indirme işlemi herhangi bir onay penceresi olmadan gerçekleşiyor; Chrome’daki AI özellikleri kullanıldığında indirme tetikleniyor. Kullanıcılar çoğu zaman bu dosyanın varlığından bile haberdar olmuyor. Daha da dikkat çekici olan ise, kullanıcı bu dosyayı manuel olarak silse bile Chrome’un belirli koşullar sağlandığında modeli yeniden indirmesi.
Bu durumu detaylı şekilde inceleyen araştırmacı Alexander Hanff, sürecin tamamen kullanıcı etkileşimi dışında gerçekleştiğini öne sürüyor. Hanff, sıfırdan oluşturduğu bir kullanıcı profilinde yaptığı testleri şöyle anlatıyor: “Herhangi bir yapay zekâ özelliğini manuel olarak açmadım, hatta tarayıcı arayüzüne bile dokunmadım. Buna rağmen birkaç gün içinde profil klasöründe 4 GB’lık model dosyasının oluştuğunu tespit ettim.” Hanff’a göre işletim sistemi seviyesinde tutulan dosya kayıtları da bu indirmenin arka planda, kullanıcıdan bağımsız şekilde gerçekleştiğini doğruluyor.
"Yerel Olarak Çalışan Model" En Yaygın İşlemleri Bulut Üzerinden Yapıyor
Araştırmada paylaşılan teknik detaylar, bu sürecin oldukça sistematik bir şekilde işlediğini gösteriyor. Chrome’un önce cihazın donanım özelliklerini analiz ederek uygunluk değerlendirmesi yaptığı, ardından arka planda çalışan bileşenler aracılığıyla modeli indirip sisteme yerleştirdiği belirtiliyor. Bu süreçte yalnızca ana model değil, aynı zamanda metin güvenliği ve yönlendirme gibi yardımcı yapay zekâ bileşenlerinin de kurulduğu ifade ediliyor. Tüm bu işlemler yaklaşık 10-15 dakikalık bir zaman diliminde, kullanıcı hiçbir işlem yapmazken tamamlanabiliyor.
Dahası, bu modelin tarayıcıda görünen her yapay zekâ özelliğinde aktif olarak kullanılmadığı da iddialar arasında. Örneğin Chrome’un adres çubuğunda yer alan ve kullanıcıya doğrudan sunulan “AI Mode” gibi özelliklerin, aslında büyük ölçüde bulut tabanlı sistemlerle çalıştığı belirtiliyor. Yani kullanıcı cihazında 4 GB’lık bir model yer kaplarken, en görünür yapay zekâ deneyimi hâlâ Google’ın sunucularına bağlı şekilde çalışıyor. Bu da “yerel model” kavramının kullanıcı açısından ne kadar anlamlı olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Ayrıca Bkz.İnternette anonimlik bitiyor ve bu, yapay zeka sayesinde oluyor
Alexander Hanff, Bu İzinsiz İndirmelerin Çevresel Etkisine Vurgu Yapıyor
Konunun belki de en dikkat çekici boyutu ise çevresel etkiler. Chrome’un dünya genelinde milyarlarca kullanıcıya sahip olduğu düşünüldüğünde, bu büyüklükte bir dosyanın geniş çapta dağıtılması ciddi bir enerji tüketimi anlamına geliyor. Hanff'ın makalesinde paylaştığı hesaplamalara göre tek bir cihaz için yaklaşık 0.24 kWh enerji tüketimine ve 0.06 kg CO2 salımına karşılık gelen bu indirme işlemi, yüz milyonlarca cihaz ölçeğinde değerlendirildiğinde on binlerce ton karbon emisyonuna ulaşabiliyor. Bu da tek bir şirketin aldığı teknik bir kararın, küresel ölçekte ölçülebilir bir çevresel etki yaratabileceğini gösteriyor. Hanff'ın yaptığı bu hesaplamada ulaştığı rakamlar açıkçası biraz şişirilmiş gibi duruyor. Ancak bu işlemin çevresel bir karşılığı olduğu kesin.
Öte yandan bu durumun hukuki boyutu da tartışma konusu. Avrupa Birliği’nin ePrivacy Direktifi ve GDPR gibi düzenlemeleri, kullanıcı cihazlarına veri yazılması için açık rıza alınmasını zorunlu kılıyor. Bu bağlamda, kullanıcıya açıkça haber verilmeden, başta alınan genel bir izinle gerçekleştirilen bu tür indirmelerin yasal açıdan sorunlu olabileceği ifade ediliyor. Ancak Google cephesinden konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmiş değil.
Kaynak:https://www.thatprivacyguy.com/blog/chrome-silent-nano-install/
Haberi Portalda Gör