Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 3 misafir, 1 mobil kullanıcı
5366
Cevap
954272
Tıklama
7
Öne Çıkarma
Cevap: >>>Sony Müzik Setleri (#Ana Başlık#)<<< (238. sayfa)
G
6 yıl (6259 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: venom800

Herkese selamlar , saygılar arkadaşlar . Uzun bir süredir Sony Lbt lv80 analizi yapmayı planlıyordum , cihazı alalı epey oldu haliyle. Tabi beklenmeyen gelişmeler de oldu o nedenle lv80 analizi epey bir geç kaldı ne yazık ki. Tam lv80 i keşfedip onun tüm detaylarına vâkıf oldum diyorken sürpriz bir oyuncu çıktı ortaya :) Sony Lbt xgv80... Bu iki cihaz benim çocukluğumda içimde ukte kalan nadide cihazlar olarak yer etmişlerdi ... elbette arada başka cihazlar da var :) xgv8 ve d905 gibi . Tabi technics ve aiwa nın da özel bazı setlerine aşırı derecede ilgim vardı . Ama bu cihazları vaktinde alamadığım için , aradan zaman geçtikten sonra onları temiz olarak bulmak gerçekten imkansıza eş değer bir hal aldı.

Benim bu cihazları tecrübe ettiğim yıllar 90ların ortası ve 2000lerin ilk çeyreği . Zaten 2000 lerin ilk çeyreğinden sonra bu cihazlar ne yazık ki yok oldular . Belki bazıları için kabuk değiştirip devam ediyorlar ama benim için ne yazık ki artık bu cihazlar tamamen bitti. Olan şey ise bambaşka bir yapıda ve benim gibilerin hoşuna giden setler değil. Herneyse ben konumuza geri dönüyorum. Giriş kısmı biraz uzun oldu kusuruma bakmayın ama bu yazı da pek kısa olmayacak haliyle :) bu iki lbt setinin önce ayrı ayrı analizi sonra da birbirleri ile kıyaslaması kısa olmamalı :)

Lv80 neredeyse benim 2001 yılından beri sahip olmayı istediğim müthiş bir midi sistemdi. 15 sene öncenin mesajlarına bakarsanız orada da bu modeli nasıl da almaya çalışıp alamadığımı her defasında yazmışımdır :) 2003 yılına kadar üretimi devam eden bu güzel midi sistem daha sonrasında yerini xgv serisi midi sistemlere bıraktı . Tabi lv80 i dinleyip de sesini unutan var mıdır bilemiyorum ama inanın bana , bu seti ilk dinlediğim zaman ki hissiyatımı adım gibi hatırlıyorum ve 14 Aralık 2020 tarihinde lv80 i satın aldıktan sonra kurup dinlediğim zaman size çok net söylüyorum ki 20 sene önce ki o hissiyatı tekrar hissettim . Bunun tarifi cidden çok zor , muhakkak sizlere de başka bir konuda olmuştur bu bahsettiğim durum. Bende o sesi duyunca ilk verdiğim tepki haliyle öylece kalakalmak oldu . Yani bunca zaman temiz bir lv80 bulamamış ve sesinden tatmin olmadığım bir sürü sistem alıp satmıştım . Beni tatmin eden , dinlediğim müzik türüne uygun olup , setin sesini her duyduğumda aynı tepkileri verdiğim bir müzik setidir lv80. Haliyle ilk bahsedeceğim sistem Lbt lv80 olacak dostlar .

SONY LBT LV80 midi sistem analizi:

< Resime gitmek için tıklayın >

Setin eve geldiği ilk an ve henüz kutuları açmadan önce çektiğim fotoğraf:) paketleme de oldukça iyi yapılmıştı, cihazı çıkartmak için baya uğraş verdim :)

20 senelik bir cihazdan bahsettiğimiz için bir incelemeden ziyade genel özelliklerini şöyle bir hatırlayıp sonrasında onun performansına değineceğim. Dolayısıyla cihazda zamana yenik düşüp doğal olarak çalışmayan bazı aksamlar var haliyle. Kaset bölümü ve CD bölümü çalışmayan bölümler. Radyo tuner katı , amfi ve parametrik eq ayarlarının yapıldığı kısım sağlam olan bölümler. Ben seti kendi oynatıcım olan Pioneer BDP lx58 ile kullanıyorum ve sizde çok iyi biliyorsunuz ki bu eski cihazları kullandığımız kaynak cihazlar da çok fazla önem kazanıyor . Kendi CD oynatıcılarından çok daha iyi performans veren harici ve kaliteli kaynak cihazlarınız sayesinde bu eski lbt veya mhc kodlu midi veya mini sistemlere yeniden hayat veriyoruz . Bende kaynak cihazımı hem lv80 de hem de xgv80 de kullanıyorum .

Çok kısa olarak setin parçalarından bahsedeyim , ama 2009 yılında ki mhc gn1200d mini sistem incelemesi gibi derinlemesine hoparlör ölçülerinde falan çok fazla bahsetmeyeceğim. Gn1200d o dönemin yeni setiydi ve haliyle benim o zaman yaptığım şey bir inceleme yazısıydı. Lv80 için de xgv80 için de internette oldukça fazla doküman bulmanız mümkün.

Seti kutudan çıkartınca önce o ağır hoparlörlerin boyutu dikkatimi çekti . Ben onları bu kadar büyük olarak hatırlamıyorumdum :) 16 kg ağırlığı olan hoparlörler tam bir kas yığını . Görsel olarak da zaten girintili çıkıntılı tasarımı ile kaslı ve hacimli yapısını pekiştiriyor. Peki onun bu derece hacimli olmasının nedeni nedir ? Elbette bir midi sistemin en önemli özelliği olan boyut ve o boyutun boş ve işlevsiz değil de gerçekten bir amaca hizmet etme için büyük olmasından bahsediyorum. İki adet 20 cm lik bas sürücülerine (bunlardan birisi woofer diğeri de super woofer olarak geçiyor ) 2.5 cm lik horn tweeter eşlik ediyor . Hoparlör kabininin alt kısmında bulunan ve D.S.W. yani Direct Radiating Subwoofer , bu da şu demek oluyor , kısıtlı bir alanda yapılan kabin tasarımı sayesinde subwoofer gibi ses verebilme yeteneği olan hoparlör . Sony bu patentli teknolojisini uzun yıllar hoparlörlerinde kullandı ve çok da iyi sonuçlar veren bir tasarım idi bu . Lv80 de bundan sonuna kadar faydalanıyor ve büyük hoparlör kabinlerini işlevsel bir şekilde kullanıp bunun gibi teknolojilerle verimli hale getiriyor . Bunlardan biri de horn tweeter. Bu Sony ye özel bir şey değil elbette ama bu sistemde kullanmak çok önemli katkılar getiriyor. Hoparlörü hiçbir şekilde dinleti alanınıza göre açı yaptırarak koymak zorunda değilsiniz . Horn tweeter öyle güzel veriyor ki üst frekansları... İnsan mest oluyor cidden .

İki büyük hoparlör sonrası yine ağır diyebileceğim gövde karşılıyor bizi ve teknik verilerin bulunduğu dokümantasyona göre gövde 15.9 kg ağırlığında. Eh oldukça ağır bir set oluyor hepsini topladığımız zaman :)

< Resime gitmek için tıklayın >
Hoparlörlerin görünümü bu şekilde. Zaten aranızda sistemi tecrübe edenler vardır ama dinlemeyen ve görüntüsü ile ilgili detaylı resim görmek isteyen arkadaşlar için iyi olacaktır bu resimler .

< Resime gitmek için tıklayın >
Bu da diğer hoparlör. Neyse ki kıl payı yerleştirmiş oldum odaya :)

Gelelim setin ses özelliklerine , öncelikle bu setin lbt serisinde ki en güçlü ve ses kalitesi olarak en iyi modellerinden biri olduğunu hatırlatmak isterim . Teknik spesifikasyonlara göre konuşacak olursak bu lbt 2*300 watt rms değerlerine sahip ve içinde ki STK da 412-170. Özellikle 412 kodu ile başlayan STK lara bakacak olursanız ses kalitelerinin ne denli iyi olduklarını siz de fark edeceksiniz zaten . Güç anlamında da yazılan değerlerden daha da önemlisi sizin seti dinlediğiniz ortam ve burada ne kadar verimli kullanabildiğiniz önemli . Ben şahsen bir apartman dairesinde oturmama rağmen oldukça cesur davranıp bu seti ve xgv80 i odaya koyup dinleti yapabiliyorum insanî ses seviyelerini olabildiği kadar korumaya çalışarak :) ama tabi ki bazen anlık ses yükseltme durumu olabiliyor. Zaten iki sette düşük seste oldukça fazla tatmin ediyorlar o nedenle öyle devamlı sesi açayım , etraf sallansın, sağda solda duran eşyalar devrilsin gibi bir durumum yok çok şükür :)


< Resime gitmek için tıklayın >

Setin en önemli ses özelliklerine gelecek olursak eğer ;
*GROOVE: bildiğiniz Sony ye has ses güçlendirme efekti. Sony nin bu müzik sistemleri için kullanmış oldukları ve bana göre onların alametifarikası olan efekt tuşu . Zaman içerisinde v-groove, x-groove ve z-groove olarak da gördüğümüz ama temelde aynı işleve sahip olan , çoğu kişinin sadece bas güçlendirme sandığı ama daha önceleri de çokça ifade ettiğim gibi sesin genelinde bir dinamizm kazandıran ve her frekansın daha şiddetli çıkmasını sağlayan efekt.


< Resime gitmek için tıklayın >

SUPER WOOFER: bu tuş ise hoparlörün alt kısmında ki d.s.w. kısaltmalı bölümde bulunan woofer a subwoofer gibi derin frekanslar yollamak . Bunu yaparken üç seçenek sunuyor set size , flat-low-high. Bu ayarlar subwoofer etkisini azaltıp arttırmaya yarıyor . Bir ayar daha var ki o da film ve müzik arasında seçim yapmanızı sağlıyor . Bu tuş da bize iki seçenek sunuyor movie-music. Film seçeneği haliyle daha derin bas frekansları verebiliyor . Film için uygun bulsam da ben şahsen music seçeneğinde veya flat olarak tutuyorum kendi dinletilerim sırasında. Ama her iki türlü de denemeler yaptım elbette .

EFFECT: bu tuş ise parametrik eq ayarını açıyor veya kapatıyor . Kapalı konumda eq ayarı flat hale geliyor , açtığınız zaman ise ister kendi belirlediğiniz eq ayarını isterseniz de setin size hazır sunduğu ayarları kullanabiliyorsunuz.

SURROUND: bu tuş da ise sadece on/off şeklinde seçim yapıyoruz . Lbt d905 in DSP katında ki surround ayarlarını kurcalayıp deneyim ettikten sonra çok sıradan geliyor tabi ama o başka bir konu , şimdi sahne lv80 de :) ayarı açtığımız zaman sanal bir çevresel ses ambiyansı alıyorsunuz . Ben gayet tatminkar buldum ve bazı müziklerde de oldukça hoş olabiliyor açmak ama şahsen genelde kapalı tutuyorum.

SYNC BASS: bas senkronizasyon tuşu . Sadece super woofer ayarı açıkken ve music ayarındayken kullanılıyor. Bu ayarı cidden çok sevdiğimi belirtmem lazım . Bas yoğunluğunu optimize ediyor ve tam anlamıyla benim istediğim tonları duymamı sağlıyor.


< Resime gitmek için tıklayın >


SYNC EQ: bu ayar da eq ayarlarını senkronize ediyor .

Gelelim bu setin en sevdiğim bölümlerinden biri olan ve 90 ların ortasından itibaren çıkan lbt midi sistemlerde ki en iyi eq ayarlarına. Evet doğru duydunuz, 90 ların ortasından itibaren çıkan çoğu sette parametrik eq ayarları low, mid ve high şeklinde basit bir biçimde kullanıcıya sunuldu . Daha detaylı bir ayarlama ile dinlediğiniz stüdyo kaydında sizin kulağınıza ters gelen bir frekansa ince ayar yapma imkanı ne yazık ki üç band eq ayarı olan setlerde pek mümkün olmuyordu . Lv80 de ise düşük frekanslar için müdahale edebildiğimiz 63hz ve 250hz var . Orta frekans için 1khz ve yüksek frekans için de yine iki adet ayar olan 4khz ve 16khz mevcut . Gördüğünüz üzere low , mid ve high yerine olması gerektiği biçimde ifade edilmiş ve nispeten detaylı yapılmış bir parametrik eq ayar bölümüne sahip lv80. Bu özelliği benim için çok önemliydi. Çoğu zaman aşırı bir ayar yapma imkanına bile gerek kalmıyor gerçi ama elinizin altında 5 band eq ayarını ince bir şekilde ayarlama imkanı olması da güzel bir özellik .

Bu ayarları 5 farklı kişisel dosya olarak kayıt edebiliyorsunuz. Bu da hoş bir özellik ama yine d905 in o inanılmaz DSP katından bahsetmeden edemeyeceğim . 30 tane kişisel ayarı kayıt edebileceğiniz bir menüye sahip kendileri :) neyse neyse hemen geri dönüyorum lv80 e :))

Bu 5 kişisel ayarı da kayıt ettikten sonra elinizde oldukça detaylı ayarlara sahip bir canavar oluyor haliyle :) hazır eq ayarlarını da keyfinize göre ister kullanırsınız isterseniz de ben kendi frekans düzenlememi kendim yaparım diyip özel ayarlarınızı kayıt edersiniz, seçim sizin.

< Resime gitmek için tıklayın >

Dediğim gibi, setin kaset ve CD bölümünden bahsetmeyeceğim çünkü bizim ilgilendiğimiz kısım amfi katı ve ses ayarlarının olduğu bölüm . Genel anlamda lv80 bu şekilde özelliklerle kullanıcısını memnun etmeyi biliyor .

Ben şahsen bu ayarlardan ve çıkan sonuçtan çok memnunum . Dinlediğim müzik türü metal ve onun türevleri . Trash, black, power, progressive, death, melodic death vs vs... Çocukluğumdan beri (7 yaşımdan beri kısacası ) dinlediğim ve geniş bir müzik arşivine de sahip olduğum için benim için bu türde gösterilen performans referans oluyor . O nedenle burada oldukça subjektif yorumlar yapacağım ama set ile ilgili genel olarak objektif yorumlarım da en başta oldu zaten.

Setin ses performansına gelecek olursam , öncelikle kullandığım ekipmanları bir kere daha tekrar edeyim . Kaynak cihazı söyledim zaten (lx58), kablo olarak lv80 de de xgv80 de de ivox Pro Gold kullanıyorum. Kaynak cihaz ile müzik seti arasında ki RCA kablo da qed firmasının qe-6114 performans serisi RCA kablosu. Lv80 i çalıştırırken de xgv80 i çalıştırırken de bu komponentlerinden faydalanıyorum kısacası .

Lv80 tipik midi sistem ses yapısına sahip . Nedir o derseniz gövdeli ses derim. Mini sistemler ile midilerin en net ayrıldığı nokta bu oluyor genellikle. Midi sistemlerin hoparlör boyutlarının büyüklüğü sayesinde Sony, kabin tasarımını işlevsel hale getirip daha derin baslar ve daha gövdeli sesler duymamızı sağlıyor . Lv80 de bu bakımdan klasik bir midi sistem ses yapısına sahip . Tabi kendine has ses tonlaması onu diğer Lbt sistemlerinden ayırıyor.

Güç konusundan zaten bahsettim , daha detaylandırmaya gerek var mı bilemiyorum ama şu kadarını söylemek gerekirse maksimum ses seviyesi 30 olan seti 13. Seviyeden yukarı getirmeye çalışırsanız cidden aşırı bir adrenalin salınımı gerçekleşiyor vücudunuzda... Bende böyle oluyor en azından:) zaten bu hisler yüzünden bu sistemleri seviyorum. Bana bunları hissettiren setler bana göre en iyi cihazlar oluyor .

O gücün bozulmadan ve aşırı güçlü bir Amerikan otomobili gibi sanki sınırsız bir güce sahipmişcesine git gide artarak sizi heyecanlandırması harika bir his. Vacs sistemi sayesinde ses kalitesi aynı düzeyinde kalıyor ve ses seviyesi çok artmasına rağmen diğer vacs bulunan Sony sistemler gibi lv80 de asla kaliteden bu anlamda taviz vermiyor. Zaten Sony müzik setimi elden çıkarınca bu özelliğin yokluğu cidden bende kendini epeyce hissettirmişti.

Vacs için daha önce açıklama yapmıştım ama belki detayını bilmeyen arkadaşlar vardır diye tekrar edeyim .

Kısaca Sony nin yaratmış olduğu bir anti-distorsiyon sistemi diyebiliriz. Ses seviyesi yükseltilmesine rağmen bariz biçimde kalitenin düşmeden ses düzeyinin artmasından sorumlu sistem. Vacs a sahip setler bu özelliği mutlaka gövdenin üzerinde belirtilecek şekilde görünür bir yerde oluyor. Bir önemli nokta da şu ki , vacs her zaman aktif . Yani onu kapatmak diye bir şey yok .

Lv80 in ses analizine devam ediyorum ...
Düşük frekanslar öyle hoş geliyor ki , yani duydukça o yumuşak yapıda ki bas seslerine hayran kalmamak mümkün değil cidden. Super woofer özelliğini movie ve high konumuna getirmediğiniz sürece uzayan ve rock ile metal türünde ki müzikleri dinlenmez hale getiren o sesi asla duymuyorsunu ki zaten baslar öyle çok alt frekanslara inmiyor. E nasıl ortalık sallanıyor diye merak edenler için söylüyorum bunu da , Sony özellikle groove efekti ile belli frekanslara cidden yoğun şekilde sinyal yolluyor ve o freknas çok yoğun biçimde vücudunuzda ve çevrede ki bilimum eşya da kendini hissettiriyor.

Kişisel müzik dinletilerim için zaten ben asla derine inen baslar istemediğim için bu sistem tam benim dinlediğim tür için yaratılmış gibi. Elbette farklı türler ile de denemeler yaptım ama önce kendi dinlediğim türden bahsedeyim müsadenizle. Metal müzikte kick bas denilen , uzamayan ve seri davul vuruşlarını size hızlı biçimde hissettiren hoparlörler bu tür için biçilmiş kaftandır. Lv80 de aynen bu tanıma uyuyor . Baslar özellikle groove açıkken, super woofer ayarı low ve music modundayken , bir de syncbass aktifken tam anlamıyla istediğim gibi kusurusuz geliyor. Kickbass tanımını bu ayarlar ile duyduğum zaman cidden son 20 yılda dinlediğim hiçbir ses sisteminden böyle bir şey duymadığımı fark ettim . Tabi değerlendirmemi sadece baslar üzerine yapmayacağım :)

Setin orta frekansları da tam duymak istediğim biçimde çıkıyor , çok net ve hızlı . Cihaz hakikaten hızlı müziklerde müthiş performans veriyor . Türe yatkın olanlar için trash metal albümleri arasında çok üst düzey bir albüm olan megadeth in rust in peace albümünü dinlerken albüm boyunca yüzümden gülümseme eksik olmadı . Sizi her parça da , her nota da memnun eden bir sistem olunca hakikaten çok ciddi bir haz alıyorsunuz dinlediğiniz müzikten. Ama müziği dinlerken devamlı ayar yapmak zorunda kalıyor ve bir türlü duymak istediklerinizi duyamıyorsanız o zaman dinlediğiniz set kesinlikle size göre değil demektir .

Yine bu albüm ile aynı tarihleri paylaşan ve benim için özel bir yeri olan anthrax a geçiyorum ve state of euphoria albümünü iki defa üst üste dinleyip şöyle diyorum ' bu nasıl bir set böyle ya' gerçekten bende devamlı şaşkınlık yaratacak kadar tatmin edici performans sergilemeye devam ediyor lv80.

Orta frekans seslerin net ve hızlı olmasından bahsetmiştim, bu frekansın yokluğu da metal müzikte malesef facia yaratan bir durumdur . Aşırı V tipi eq formu denilen düzeylerde dinlediğim şeyden asla zevk alamadığım için frekans dengesi çok önemli .

Gelelim o müthiş horn tweeter a. Midi sistem dendiği zaman mini sistemlerle arasında ki en bariz fark olarak yüksek frekansları gösterebilirim. Aynı dönemde çıkmış hiçbir mini sistem bir midi sistem kadar iyi yüksek frekanslara sahip olmuyor . Lv80 de işler iyice zıvanadan çıkmış :) öyle açık öyle ferah geliyor ki horn tweeter dan o güzel tizler ... O detayı duyduktan sonra başka bir ses sistemini asla kabul etmiyor kulaklarınız:) zillerin metal ve rock türevi müziklerde ki önemi tartışılmaz. Bunu çok doyurucu biçimde karşılıyor lv80 in horn tweeter ları.

Stereo ayırımı da özellikle ivox Pro Gold u kullandıktan sonra olabilecek en iyi seviyeye geldi . Standart bir kablo da elimde mevcut . Haliyle onunla da denemeler yaptım . Farkı duymamak için gerçekten kulaklarda bir hassasiyet problemi olması gerekiyor. Burada ki hemen herkesin bu farkı duyacağından eminim . Kablo kullanımı elbette önemli ama abartıya kaçmak da gereksiz elbette .

Müziği dinlerken bazen baskın bir frekans olup olmadığına odaklanıyorum. Bilirsiniz ki bu gibi müzik setleri çoğunlukla şöyle bir ön yargıya kurban gider 'klasik v tipi ses yapısı ya, baslar yoğun , orta frekans kayıp , tizler sivri ... ' gibi gibi... Bu aslında insanların kolaya kaçtığı bir durum. Her müzik seti için bunu söylemek o kadar anlamsız ki. Bunu söyleyen insanların, bu cihazların her birini dinlemiş olma ihtimali var mı sizce ? :) Tabi ön yargıları kırmak çok zordur o nedenle bu düşünce yapısındaki insanları bir kenara bırakıyorum ve devam ediyorum .

Denge diyorduk , evet lv80 cidden baskın bir frekans verme niyetinde değil . Oldukça temiz , frekansların tane tane duyulduğu, gerektiği zaman korkutucu derecede güçlü bas sesleri ile bulunduğunuz ortamı sallama potansiyeli olan , bunu yaparken asla orta frekansların yok olmasına izin vermeyen ve her daim o harika tiz sesleri gayet uygun tonda verebilen horn tweeter a sahip bir sistem. Abartığımı düşünenler varsa ve Beşiktaş yakınlarında ikamet ediyorlarsa bir kaç parça dinletmek için misafir edebilirim :))

Uzun süreli dinleti yaptığım zaman beni asla yormuyor ve daha önce de ifade ettiğim gibi kısık seste müzik dinlerken gayet iyi biçimde tatminkar bir performans elde ediyorsunuz. Çok doyurucu ve dolgun bir sesi var.

Bu arada sırf diğer müzik türleri ile dinleti yapılabiliyor mu diye bazı farklı türler de denedim . Elektronik müzikten sanırım bahsetmeme gerek bile yok . O konuda zaten çok çok doyurucu . Ha ben bu anlamda türün bir takipçisi olmadığım için bas sesler bu müzik türünü devamlı dinleyen biri için az gelir mi hiç sanmıyorum:) yani bu az geliyorsa zaten çoğu sete toleransı kalmamıştır o kişinin. En çok klasik müzik ile dinleti yaptığım zaman neler çıkacak merak etmiştim, ben beklediğimden iyi buldum. Elimde Braveheart ın orjinal film müzikleri var . Londra senfoni orkestrası tarafından kaydedilen muhteşem müziklere sahip bu CD yi defalarca dinledim ve cidden çok çok tatmin edici bir hissiyat ile benzer türde bir kaç albüm dinlemeye devam ettim . Sadece bu türde Super woofer hep flat ayarda kaldı ben dinlerken . Diğer türlü cidden çok anlamsız yerlerde devasa bas sesleri duymak rahatsız edici olabiliyordu .

< Resime gitmek için tıklayın >

Evet lv80 ile ilgili aşağı yukarı aklımdakiler böyleydi. Şimdi isterseniz xgv80 e geçelim .


SONY LBT XGV80 midi sistem analizi:

Bu canavar ile yolumun kesişmesi 2003 yılına dayanıyor . İlk çıktığı gibi Doğubank a gelen ve bizim de her hafta rutin Doğubank seramonimizin olduğu yıllarda bir hafta sonu dostumla her zaman ki gibi dinletimizi yapmak için Doğubank ın yolunu tutmuştuk. İçeri girince alt kata inmemiz gerekiyordu müzik setlerini görebilmek için . Giriş katında pek fazla olmuyordu çünkü . Genellikle Doğubank a girince müzik sesleri duyardık, mağaza çalışanları müşteri çekmek için setin sesini açar , basları en yukarıya çeker , etrafta sarsıntı yaratır ve müşteri çekmeye çalışırdı :) biz de haliyle nereden ses gelirse oraya şöyle bir yönelirdik :) bu sefer ki hana girişimizde daha önce olmadığı kadar derin bir sarsıntı ve ses duyduk, dedik ne oluyor yahu :)) hemen alt kata yöneldik ve farklı bir set duruyordu dükkanda. Böyle kapının da tam ağzına koymuşlar :)) millet görsün gelsin misali ... Ses açıldıkça açılıyor , ne bir bozulma oluyor ne de güçten bir şey kaybediyordu set. Daha da güçleniyor ve resmen etrafı sanki biraz daha zorlasalar yıkacak gibi bir etki yaratıyordu. Bizde yarattığı izlenim resmen bu şekilde oldu . İlk tanışma böyle çarpıcı olunca haliyle seti unutmuyorsunuz:) yanına gittik ve adam bizi görüp daha da fazla sesi açmaya başladı , biz tabi ki o an dopamin sarhoşu modunda boş boş bakıyoruz sete :) x-groove u açmıştı zaten , bunu görüyorduk ama eq ayarı yapmamıştı ki bunu yapmaya başladı . Setin önünde duruyordum ve baslar arttıkça vücudumda bas seslerinin o sert vuruşlarını aşırı derecede hissetmeye başladım . Arkadaşım da benzer durumda öylece kalakalmıştı... Adam sakinleşip setin sesini kısınca biz de hemen fiyat bilgisi aldık . Çok net hatırlıyorum 1.350 milyon TL fiyat aldık :) yani fiyat o kadar yüksek geldi ki acaba neyi satıp da almaya çalışsak diye düşünmeye başlamıştım resmen :)

Bu küçük tanışma anısı sonrası bu cihazla ne yazık ki yolum hiç kesişmedi. Set piyasadan kalktı ve ben asla o parayı toparlayamadım. Sonrasında temiz ve makul bir fiyata da bulamayınca set hayallerimizde kaldı malesef . Ta ki lv80 i aldıktan bir ay sonrasına kadar ...
Oldukça ilginç aslında bu yaşadığım durumlar. Sen koca 20 sene boyunca bu beğendiğin , sesini duyduğun zaman delirdiğin setleri alma fırsatı bulama ve şimdi önce lv80 karşına çıksın , hemen ardından xgv80 de tertemiz şekilde karşına aynı kişi tarafından sunulan... Cidden ilginç :)

Peki o halde cihazın eve adım attığı an ile devam edelim .

< Resime gitmek için tıklayın >

Bu da lv80 gibi koca üç adet kutu ile geldi ve yine harika bir kutulama vardı. Açmak için aynı uğraş verildi kısacası :)

Set aslında yapı olarak lv80 e benziyor ama tabi ki daha yeni ve çok net olarak ben 2000 lerin cihazıyım diye bağırıyor adeta . Lv80 ise 2001 de çıkmış olmasına rağmen üzerinde ciddi biçimde ben 90lardan geldim durumu vardı . Bu benim için hiç sorun değil elbette . Ben 70lerin cihazlarına da hayranım . Her birine saygım var . 2010 sonrası çıkan setler hariç . Onlar cidden bana sinir bozucu geliyor .

Neyse xgv80 e dönecek olursak set gerçekten gerek kalite algısı gerek görünüm olarak yeni ve iyi olduğunu gösteriyordu . Tuşları , plastik kalitesi, herşeyiyle üst model görünüyor kısacası . Hatta aşırı derecede ciddi bir Batman hayranı olarak lv80 i 70lerde ki Batman, xgv80 i da nolan ın Batman i olarak tanımlayabilirim. En azından görünüm olarak ;)

Setin gövdesi ile devam edelim . Kullanılan iki adet STK 412-240 sayesinde güç arşa değecek duruma gelmiş ve gövde ağırlığı 17 kg a dayanmış . Hoparlörler ise muhtemelen kullanılan sürücü kaynaklı olarak 15 kg a düşmüş . Nedir o sürücü farkı derseniz xgv80 in Avrupa versiyonu için 20 cm super woofer, 18 cm de woofer ölçüsü veriliyor . İlginç bir şekilde başka bir spesifikasyonda 22 cm super woofer, 20 cm woofer da denilmiş. Ben açıkçası çok woofer da kullanılan kırmızı renginden olsa gerek çok net olarak lv80 ile boyut farkını algılayamadım ama benim çok da umrumda olan bir durum değil doğrusu . Bilgi amaçlı söylüyorum bunları .


< Resime gitmek için tıklayın >

Gerçekten gövde oldukça şık.


< Resime gitmek için tıklayın >


< Resime gitmek için tıklayın >

Tasarım olarak lv80 daha köşeliyken xgv80 de üst bölüm biraz farklı bir tasarımla yapılmış. Yine d.s.w. teknolojisi ile kabin içi işlevsel bir biçimde kullanılarak bas sesler için özel çalışma yapılmış. Bu arada iki setin de hava kanalları hoparlörün ön bölümünde yer almakta .

Gelelim bu canavarın dokümantasyonunda yazan güç değerlerine. Öncelikle hoparlörler , setin gövdesine bi-wire bağlantı ile bağlanıyor. Bu durum Sony setlerde pek denk gelmediğimiz bir durum . İki adet STK dan biri woofer ve horn tweeter a güç veriyor , diğeri de super woofer a güç veriyor . Bu durumda da güç dağılımı tek kolon için şöyle yapılmış: 2*180 yani tek bir hoparlör 360 watt rms gücünde . Dolayısıyla set için 2*360 şeklinde bir değer verilmiş oluyor . Rakamları bir kenara bırakıp hemen genel özelliklere geçiyorum.

*X-GROOVE: lv80 için söylediğim Sony nin alametifarikası olan groove efektinin yeni versiyonu. Açıkçası doğrudan bir kıyas yapmam imkansız . Sebebi ise groove lv80 de başka çalıyor , gerek kullanılan STK sebebiyle, gerekse de hoparlör yapısı sebebiyle . Lv80 de de x-groove olsa o zaman doğru bir kıyas yapmak mümkün olurdu. Neyse bir xgv80 deki x-groove a dönecek olursak tek kelimeyle işini yapan bir efekt tuşu. Sony için bu setlerin en önemli özelliği groove efekti desek yanlış söylemiş olmayız sanırım . Sese doğrudan ve çok net biçimde etki eden ve açtığınız vakit bir anda aşırı hırçınlaşan bir set oluyor karşınızda. Korkutan bir ses şiddeti bir anda çıkıveriyor ve sizi kendine hayran bırakıyor .

< Resime gitmek için tıklayın >

*GAME ve GAME MIXING: setin en gereksiz bulduğum yanlarından biri bu özellik oluyor . İki seti kıyaslarken bu noktalara da değineceğim ama önce bu özelliği bir açıklayalım. Şimdi xgv80 in ses girişlerine bakınca phono , Md ve ön bölümde bulunan Game input u görüyoruz . Phono girişini sadece pikap için kullanacağınızdan dolayı onu geçiyorum. Md ise ne yazık ki ön bölümde bulunan Game input kadar yüksek ve güçlü bir ses veremiyor . Yani Md den giriş yaptığınız zaman ses düşük çıkıyor . Bu durum lv80 de ön tarafta bulunan ses girişinden bağlantı yaptığınız zaman da böyle oluyor bu arada . Ben öndeki game input tan ses bağlantısı yapıp denemelere başladım ve game mixing özelliğini aktif edip ne olduğuna baktığım zaman işlevsel olarak pek de verimli bulmadığımı söylemem gerekiyor . Yarattığı etki sese bir miktar şiddet kazandırmak ve özellikle üst frekansları yükseltmek . Üç kaddme ile ayarlanıyor. Tıpkı lv80 deki super woofer gibi . Low , mid ve high. Fakat Super woofer ayarından farklı olarak şöyle bir durum var. Game mixing i low a getirince sesin genelinde bir şiddet düşüşü yaşanıyor . Sanki gece müzik dinleyeceğiniz zaman bu ayara getirseniz daha uygun gibi geldi bana. Mid yaptığımız zaman şiddet artıyor hissedilir derecede, high ise en üst düzeyde şiddet demek oluyor ama üst frekanslara öyle yükleniyor ki ... Yaptığım denemelerde elektronik müzikte bu yüklenme sorun yaratmıyorken metal müzik gibi bir tür de game mixing high olursa bazı parçalarda net olarak seste bozulma duymanız kaçınılmaz oluyor. Ben ya kapalı tutuyorum da ya mid ayarına getiriyorum. Ama stüdyo kaydına göre genelde ayarlamak zorunda kaldığım bir ayar diyebilirim ve adının game olmasına cidden anlam veremedim doğrusu :)

< Resime gitmek için tıklayın >

*EFFECT: bu bölüm tıpkı lv80 de olduğu gibi parametrik eq ayarlarının yapıldığı ve hazır eq ayarlarından seçim yaptığımız bölüm. Tabi benim epey hayal kırıklığına uğradığım bir bölüm aynı zamanda ne yazık ki . Ayar yapabildiğimiz sadece 3 bant var . Yani low-mid-high olarak ayarlanmış ve detaylı bir frekans ayarı yapmak mümkün değil . Bu handikap yetmezmiş gibi Sony bize sadece bir tane kişisel ayar yapma izni veriyor ve onu da kayıt edemiyoruz. Cidden şaka gibi ama bu ufak detaylar işi bozan şeyler malesef. Bir adet kişisel dosyaya üç bant frekanstan size uygun olduğunu düşündüğünüz ayarı yapıyorsunuz ama başka bir hazır ayar seçip kişisel ayarınıza geri geldiğiniz zaman yine aynı ayarı yapmak zorundasınız. Japon işte diyip geçiyorum :)

< Resime gitmek için tıklayın >

*SURROUND: işte ses ayar bölümünde ki son parametre . Lv80 deki ile aynı etkiye sahip ve sese ambiyans katmak dışında başka bir işlevi yok haliyle. Bazı müziklerde cidden keyif verici oluyor ama ben bu sette de genelde kapalı tutuyorum.

Gördüğünüz üzere bazı ayarlar eksik . Bu bölüm de artık iki seti kıyaslarken bahsedeceğim kısım olacak .

Şimdi setin ses performansına gelelim . Dinletilerimi yine yoğunlukla kendi dinlediğim müzik türü olan metal ve alt türlerinde yaptım . Öncelikle geçmiş anılardan alıntı yaparak başladığım yazımın girişinde ki o yüksek ses olgusuna vurgu yaparak devam etmek istiyorum . Seti ilk çalıştırdığım zaman duyduğum şey aşırı yoğun bir bas ve bunu gücü ile ifade eden durum oldu. Düşük seste bile o gücü hissetirmesi çok hoş aslında :) yani Sony , insanları nasıl etkileyeceğini cidden biliyor ve buna göre ürünler çıkartıyor . En azından o yıllarda böyleymiş :) sesi biraz açayım bari dediğim zaman o basın gerçekten bir yıkım yaratıcasına arttığını duydum ve şaşkınlığım muhtemelen yüzüme yansıdı :)) dedim bu nedir böyle :) şu bas seslerini bir kısayım yahu dedim resmen :) kıstım kısmasına ama cihaz sanki her haliyle bas vermeye çalışıyor gibi bir his yarattı bende . Dedim bu cihaz beni biraz uğraştıracak anlaşılan :) x-groove u kapatınca haliyle daha 'normal' çalmaya başladı . Bu şekilde ses seviyesi ile oynadığım zaman yüksekliği cidden kayda değer biçimde fazla olduğunu hissettiriyordu. Tekrar x-groove u açtım ve yine o duvra yıkacak gibi olan baslar geri geldi :) tamam dedim aynı eq ayarı ile olmayacak bu iş. Lv80 de yaptığım eq ayarının aynısı ile deneme yapıyordum ama xgv80 in ses yapısı tamamen farklı . Dolayısıyla eq den düşük frekansı (yani low kısmını ) -2 ye ve hatta -4 e getirdim . Eh şimdi o yoğunluk gitmişti ama bu şekilde de bir şeyler eksik gibi hissettiriyordu. Cidden kafam bir an karıştı . Setin böyle olduğunu çok iyi hatırlayamıyordum ama yıkıcı basları olduğunu çok çok iyi hatırlıyordum .

Bu arada yüksek frekanslar da da bir farklılık bir geride kalma hissetmiştim. Yani cihazın basları öyle yoğun öyle güçlüydü ki tiz sesler için +2 DB lik bir doping şarttı :) normalde pek +2 nin üzerine çıkarmadım tiz frekansını +4 DB yaptım ve basları 0db e getirdim . Orta frekans ise 0 DB de idi. Bu şekilde Game mixing özelliğini de mid yapınca bazı CD lerde istediğim gibi performans almaya başladım . Setin ses rengi için çok sert tanımlaması yapmam uygun olacaktır. Cidden sert. Ha farklı bir ses rengi var ve sesi azıcık arttırınca volume artışı ile birlikte sizin adrenalin seviyeniz de artmaya başlıyor :) lv80 in basları için söylediklerimi iki ile çarpın:) xgv80 böyle bir bas veriyor işte . Ha gerek var mı derseniz bence yok :))) ama Sony bu , illa bir şeyler ekstrem seviyede olmalı ... Ben lv80 i Dodge viper olarak tanımlıyorum, aşırı güçlü , dengeli sayılabilecek bir ses tonu var ve yeri geldiği zaman uzun süre keyifle müzik dinleyebiliyorsunuz. Xgv80 ise tam anlamıyla bir Dodge Challenger demon:))) bir canavar, bir düz yol canavarı , sınırsız bir gücü var gibi, sesini arttırdıkça daha da feci bir şiddetle sizi sarsıyor...


< Resime gitmek için tıklayın >
Eskiden almış olduğum kasetlerin CD versiyonlarını da bulup arşivime eklemek cidden harika bir duygu . Bu albümleri kaset olarak ve CD olarak dinledim. İlginç şekilde xgv80 in hem CD bölümü hem de kaset bölümü çalışıyor . Tabi CD bölümünü sadece deneme amaçlı kullandım , sonra lx58 e döndüm ve farkı duymanızı cidden isterdim . Gece ile gündüz gibi... Ama kaset kısmı gerçekten harika çalıyor. Elimde ki çoğu kaseti dinleyip nostalji yaptım .


< Resime gitmek için tıklayın >

Sesi ne seviyeye getirdin derseniz 15-16 dan yukarısı çok akıl kârı gözükmüyor:)))) cidden tatmin seviyesine 13-15 civarı gerçekleşiyor ve bir vokal falan duyamıyorsanız sesi 16 dan yukarı çıkarmak çok kolay değil :)

Son olarak bu midi sistemde de vacs olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde. Sony 90ların ortasından itibaren bu teknolojiyi her müzik setinde kullandı ve o bozulmayan ses yapısı ile insanlarda kalite algısını oluşturdu.

Evet bunca şeyden bahsettim , şimdi bu iki seti kısaca kıyaslamaya çalışacağım arkadaşlar.

Aslında bana göre marka Sony olmasına rağmen gece gündüz kadar olmasa da ona yakın bir ayrım var iki set arasında . Cidden ses renkleri aşırı farklı. Aslında iki seti de aktif kullanmak istememin nedeni bu . Farklı renkleri gerçekten seviyorum ve bazen tercih yapamazsınız. Bu durumda imkan varsa iki cihazı da kullanmak en doğrusu idi. Bende öyle yaptım .


< Resime gitmek için tıklayın >

Bir çok kombinasyon denememe rağmen bu şekilde oldukça iyi performans alıyorum iki setten de. Lv80 için yumuşak bir ses rengi var demiştim, xgv80 ise 180 derece farklı resmen. Çok sert ve özellikle lv80 de yumuşak ve tatlı bir bas sizi sararken xgv80 de geniş bir bas hissiyatı değil de direkt olarak midenize odaklanan bir boksör misali sert bas vuruşları ile karşılaşıyorsunuz. Bu farklılık aslında hoşuma gitti, bazen ikisine de ayrı ayrı ihtiyaç duyabiliyorsunuz. Ama şunu söylemek lazım , lv80 deki super woofer ayarı ve sync bass ayarı sesi gerçekten benim istediğim tarza çok daha iyi yaklaştırıyor. Xgv80 de Super woofer ayarı koyulmamış ama düşündüğüm zaman iyi ki yok dedim . Cidden o şekilde müzik dinlemek bana işkence olurdu herhalde. Şu haliyle baslar lv80 gibi yumuşak değil evet ama aşırı güçlü . Aynı şey orta ve üst frekans seslerde de mevcut . Lv80 yine tatlı diye tabir edeceğim bir ton ile çalarken xgv80 kemik kırmak üzerine üzerinize gelen bir gladyatör gibi :) farkındaysanız bunları söylerken bu iyi şu kötü demiyorum, sebebi ise bu iki ses renginin de seveni var sevmeyeni var. Ben sadece aradaki farkı belirtiyorum ki bu cihazlardan birini alacak olan bir arkadaş olursa bu söylediklerim doğrultusunda kendisine en uygun olan seti satın alsın . Yani siz yumuşak ses rengine sahip bir seti sevmiyorsanız lv80 sizin için hiçbir şey ifade etmeyecektir .

Bu durumda xgv80 tek tercih olabilir . Sert sesi , yıkıcı basları ve aşırı yüksek ses gücü sayesinde . Lv80 ise ses gücü konusunda xgv80 den hiç de geri kalmıyor aslında ama xgv80 in o yoğun bas sesleri yok mu ? Benim gibi bu derece basları sevmeyen birini bile etkileyip kendisini dinletiyor :)

Sonuçta xgv80 için doğru bir eq ile o yoğun baslar bir nebze kontrol altına alınsa da xgv80 in karakteristik özelliği aşırı bas üretmek üzerine . Güç ve sert ses yapısı da diğer belirgin özellikleri . Lv80 ise hem güçlüyüm hem de seste dengeli bir yapıdayım diyor. Daha az ayar ile daha geniş müzik türlerini rahat çalabiliyor. Bu konuda xgv80 daha sınırlı kalıyor. Yani onunla klasik müzik dinlemeseniz iyi olur :)

Son olarak geniş müzik CD arşivimin bir bölümünü de paylaşmak istiyorum . Bu albümlerin neredeyse hepsini bu setleri aldıktan sonra tekrar dinledim . Haliyle dopamin komasına girmişte olabilirim :)

< Resime gitmek için tıklayın >



Bu da bonus olsun ;) 2009 yılında şu an ki odamın o zaman ki hali :) mhc gn1200d ve Samsung 226bw :) hey gidi hey...
< Resime gitmek için tıklayın >

Uzun bir yazı oldu , vakit ayırıp okuyan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum . Sormak istediğiniz olursa seve seve cevaplamaya gayret ederim .
Resmen bu işi yaşıyorsun içinde ve hakkını veriyorsun Kral eline emeğine sağlık. Keşke ilk mesaja sabitlense bu inceleme.
O kadar elimde gayet güzel cihaz var hifi olarak da marantz pm8006 ve kef ls50 var.
Ama hala Panasonic mikro müzik setimin ben de oluşturduğu hazzı oluşturamadı. Vx555 ne yalan söyleyeyim ses olarak beni tatmin etmedi bir vx8 kadar ama çok güçlüydü öyle detay sese doyamadım.
Aşağıda sorulmuştu bendeki sony algısı 50 metre öteden gelen efsane alt frekanslar sanki bas için apayrı tiz için apayrı bir ayrım var hissiyatı idi. Tabiki bu dediğim 1997 yılları o yıllardan beri sony hep farklıdır. Vx555im de keşke o kalitede olsaydı ama bulunabilirlik tabiki problemdi.
Diğer markalara istinaden de ürün gamı herkesi kapsayacak biçimde de çeşitlidir.
Müzik seti bambaşka bir olay
Bu arada GN1200d ile arasında nasıl fark var onlarla boy ölçüşebiliyor mu?





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi General Daimos -- 22 Şubat 2021; 11:27:23 >


Bu mesajda bahsedilenler: @venom800
C
6 yıl (10328 mesaj)
Yarbay

inceleme(ler) harika olmuş hocam elinize sağlık lv80 daha detaylı ve dengeli ses sunuyor ,xgv de daha basınçlı sağlam ses sunuyor onu öğrenmiş olduk.
İkiside çok güçlü setler zaten , heleki vx 99 kolonu 2x17 cm woofer+horn tiz iken sizin lbt de 20 cm wofeer+20 cm super woofer olması da ayrı bir güzellik ,tabii benim kolonlar 10 kg sizdekiler 16 kg bu da lv80'in ne kadar sağlam ses verebileceğini gösteriyor.

xgv de zaten bi amp sistemi var (low,high ayrı) 2x360 watt ile ayrı bir kategori ve özellikle bassların çok şiddetli olduğunu söylüyorsunuz. Bu haliyle rakibi yok gibi.
milyon watt felan yazan ; günümüzün lg,samsung party cihazlarının çoğunu dize getirir.

Valla iki sette birbirinden güzel ama apartmanlarda bu setlere yazık ediyoruz ,ev müstakil olacak alanda büyük olacak o zaman bu setlerin keyfine varılır.

Ben hangisini tercih ederdim sorusuna ,apartmanda oturuyorsam lv80 ,müstakil evdeysem de xgv cevabını verirdim.

birde bu kullandığınız ivox kablo 1.5mm2 olanmı yok 2.5mm2 olan mı ,bir yazı okumuştum eski cihazlara 2.5 mm kablo olmuyor diye ,kabloyu alınca boş almayayım bari.


Bu arada konu sabitlense güzel olur





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi cobi -- 22 Şubat 2021; 14:51:19 >

V
6 yıl (7585 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

@Cromartie teşekkür ediyorum sağolasın . Ben yöneticiler ile iletişime geçip bir soracağım bu sabitleme durumunu . Eminim ki birçok müzik seti sever için önemli bir kaynak olacak bu incelemeler o nedenle sabitlenmesi doğru olur diye düşünüyorum bende.
Ya dostum hifi konusunda ben cidden bir şey demek istemiyorum , beni linç edecek kişiler çıkabilir valla 😂 onca sistem aldım sattım dinledim ama bu müzik setlerinden aldığım hazzı bende anlamadım ne yalan söyleyeyim... Yani ukalalık olsun diye söylemiyorum ama cidden kaç bin TL lik sistem bana o tadı veremedi bir türlü . Bu işte duygular da aşırı önem arz ediyor . Sizi ilk etkileyen şey her ne ise onu unutmak pek mümkün olmuyor bu işte de...

Mhc gn 1200d konusunu da hatırlattığın çok iyi oldu . En azından bir kıyas yapmak iyi olur merak edenler için . Hatırlarsanız ben gn1200d yi alma arifesindeyken devamlı Doğubank a gidip setin teknik özelliklerini hatim ediyordum , sesini falan dinliyordum . Sette gelişmiş horn tweeter kullanıldığını görmek beni cidden mutlu etmişti , mini sistemler için önemli bir durumdu bu. Kullanılan amfi de o dönemin midi lerinde kullanılan seri idi. S-master a geçilmişti zaten Sony tarafında artık . Tabi şu an lv80 ve xgv80 i uzun uzun dinleyince daha iyi anlıyorum ki mini sistemler hiçbir zaman bu seviyede olamadı . Gn1200d modeli de en fazla kendi akranlarından ayrı bir noktada durabilirdi. Bir midi gibi değildi ki bunu incelemesinde de yazmıştım. Seti zamanında severek almıştım ama tabi midi sistem bulamamanın da bir etkisi oldu . Bir de illa sıfır cihaz alma takıntısını buna ekleyince gn1200d yi almak kaçınılmazdı. güç olarak eski midi sistemlerle kolaylıkla aşık atabilecekken ses kalitesi ve sahne konusunda malesef onlar gibi olamıyordu . En büyük dezavantajı ise hatırlarsanız hoparlör kabinine sabitlenmiş ses kablosu idi... Kablonun pek kaliteli olmayışı ile set resmen kalite anlamında sınırlanmış durumda idi. Midi sistemlerde ki bu kablo değiştirme opsiyonu çok fark yaratıyor inanın . Tüm bunlardan dolayı gn1200d kendi kategorisi içinde cidden çok iyiyken bir midi ile müzik konusunda geri kalıyor...


@cobi çok teşekkür ederim. LG nin pek bir geçmişi yok müzik setleri alanında ama Samsung , Sony lerin midi ve mini sistemlerinin aşırı popüler olduğu yıllarda ona benzer setler çıkarırdı. Çok iyi hatırlıyorum bir gün 600 watt rms değerine sahip bir seti geldi . Heyecanlandım tabi 😊 dedim şunu bir dinleyeyim . Cidden sesi hiçbir şekilde beni çekmemişti kendine... Sönük , donuk, tatsız bir ses duyuyordum . Güçlü ve yüksek sadece bu kadar . Şu anda da değişen bir şey yok . LG deseniz farklı değil zaten ...

Bu arada kablo için 2.5 mm uygun oluyor . Tabi 1.5 mm lik kablo çok daha rahat olur ama sınır 2.5 mm. Daha kalın kabloları asla takmak mümkün değil ne yazık ki .



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 2 cevap geldi.
C
6 yıl (10328 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: venom800

@Cromartie teşekkür ediyorum sağolasın . Ben yöneticiler ile iletişime geçip bir soracağım bu sabitleme durumunu . Eminim ki birçok müzik seti sever için önemli bir kaynak olacak bu incelemeler o nedenle sabitlenmesi doğru olur diye düşünüyorum bende.
Ya dostum hifi konusunda ben cidden bir şey demek istemiyorum , beni linç edecek kişiler çıkabilir valla 😂 onca sistem aldım sattım dinledim ama bu müzik setlerinden aldığım hazzı bende anlamadım ne yalan söyleyeyim... Yani ukalalık olsun diye söylemiyorum ama cidden kaç bin TL lik sistem bana o tadı veremedi bir türlü . Bu işte duygular da aşırı önem arz ediyor . Sizi ilk etkileyen şey her ne ise onu unutmak pek mümkün olmuyor bu işte de...

Mhc gn 1200d konusunu da hatırlattığın çok iyi oldu . En azından bir kıyas yapmak iyi olur merak edenler için . Hatırlarsanız ben gn1200d yi alma arifesindeyken devamlı Doğubank a gidip setin teknik özelliklerini hatim ediyordum , sesini falan dinliyordum . Sette gelişmiş horn tweeter kullanıldığını görmek beni cidden mutlu etmişti , mini sistemler için önemli bir durumdu bu. Kullanılan amfi de o dönemin midi lerinde kullanılan seri idi. S-master a geçilmişti zaten Sony tarafında artık . Tabi şu an lv80 ve xgv80 i uzun uzun dinleyince daha iyi anlıyorum ki mini sistemler hiçbir zaman bu seviyede olamadı . Gn1200d modeli de en fazla kendi akranlarından ayrı bir noktada durabilirdi. Bir midi gibi değildi ki bunu incelemesinde de yazmıştım. Seti zamanında severek almıştım ama tabi midi sistem bulamamanın da bir etkisi oldu . Bir de illa sıfır cihaz alma takıntısını buna ekleyince gn1200d yi almak kaçınılmazdı. güç olarak eski midi sistemlerle kolaylıkla aşık atabilecekken ses kalitesi ve sahne konusunda malesef onlar gibi olamıyordu . En büyük dezavantajı ise hatırlarsanız hoparlör kabinine sabitlenmiş ses kablosu idi... Kablonun pek kaliteli olmayışı ile set resmen kalite anlamında sınırlanmış durumda idi. Midi sistemlerde ki bu kablo değiştirme opsiyonu çok fark yaratıyor inanın . Tüm bunlardan dolayı gn1200d kendi kategorisi içinde cidden çok iyiyken bir midi ile müzik konusunda geri kalıyor...


@cobi çok teşekkür ederim. LG nin pek bir geçmişi yok müzik setleri alanında ama Samsung , Sony lerin midi ve mini sistemlerinin aşırı popüler olduğu yıllarda ona benzer setler çıkarırdı. Çok iyi hatırlıyorum bir gün 600 watt rms değerine sahip bir seti geldi . Heyecanlandım tabi 😊 dedim şunu bir dinleyeyim . Cidden sesi hiçbir şekilde beni çekmemişti kendine... Sönük , donuk, tatsız bir ses duyuyordum . Güçlü ve yüksek sadece bu kadar . Şu anda da değişen bir şey yok . LG deseniz farklı değil zaten ...

Bu arada kablo için 2.5 mm uygun oluyor . Tabi 1.5 mm lik kablo çok daha rahat olur ama sınır 2.5 mm. Daha kalın kabloları asla takmak mümkün değil ne yazık ki .
Evet hocam sabitleme içinde bende yazacağım yönetime , sony de midi setler her zaman farklı zaten midi demek ağır cüsseli kabin genelde de büyük sürücüler demek bu da seste oldukça fark yapıyor.
inceleme cidden güzel olmuş iki sorum olacak ; bende groove ve vgroove dinledim (150 hz altını güçlendiriyor.)bunun dışında z-groove ve x-groove var bunları deneyebildiniz mi ?
birde 2.5 mm2 kablo zor mu giriyor yoksa rahatça zorlamadan takılabiliyor mu sete ?

Ek olarak hi-fi olayı bambaşka dünya , sony ile çok ters bir konu bende 10 tane -20 tane sony alacak fiyatta ekipmanlar dinledim bana hitap etmedi , her ne kadar hi-fi ciler bizim sonylere gürültü desede o bassları duymak istiyor insan o bakımdan hi-fi işi bana boş geliyor açıkçası ,yok odaya akustik yalıtım yap ,yok 30 tane kablo dene vs vs derken adamlar müzik dinlemeyi unutuyorlar





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi cobi -- 22 Şubat 2021; 16:18:50 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
G
6 yıl (6259 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: venom800

@Cromartie teşekkür ediyorum sağolasın . Ben yöneticiler ile iletişime geçip bir soracağım bu sabitleme durumunu . Eminim ki birçok müzik seti sever için önemli bir kaynak olacak bu incelemeler o nedenle sabitlenmesi doğru olur diye düşünüyorum bende.
Ya dostum hifi konusunda ben cidden bir şey demek istemiyorum , beni linç edecek kişiler çıkabilir valla 😂 onca sistem aldım sattım dinledim ama bu müzik setlerinden aldığım hazzı bende anlamadım ne yalan söyleyeyim... Yani ukalalık olsun diye söylemiyorum ama cidden kaç bin TL lik sistem bana o tadı veremedi bir türlü . Bu işte duygular da aşırı önem arz ediyor . Sizi ilk etkileyen şey her ne ise onu unutmak pek mümkün olmuyor bu işte de...

Mhc gn 1200d konusunu da hatırlattığın çok iyi oldu . En azından bir kıyas yapmak iyi olur merak edenler için . Hatırlarsanız ben gn1200d yi alma arifesindeyken devamlı Doğubank a gidip setin teknik özelliklerini hatim ediyordum , sesini falan dinliyordum . Sette gelişmiş horn tweeter kullanıldığını görmek beni cidden mutlu etmişti , mini sistemler için önemli bir durumdu bu. Kullanılan amfi de o dönemin midi lerinde kullanılan seri idi. S-master a geçilmişti zaten Sony tarafında artık . Tabi şu an lv80 ve xgv80 i uzun uzun dinleyince daha iyi anlıyorum ki mini sistemler hiçbir zaman bu seviyede olamadı . Gn1200d modeli de en fazla kendi akranlarından ayrı bir noktada durabilirdi. Bir midi gibi değildi ki bunu incelemesinde de yazmıştım. Seti zamanında severek almıştım ama tabi midi sistem bulamamanın da bir etkisi oldu . Bir de illa sıfır cihaz alma takıntısını buna ekleyince gn1200d yi almak kaçınılmazdı. güç olarak eski midi sistemlerle kolaylıkla aşık atabilecekken ses kalitesi ve sahne konusunda malesef onlar gibi olamıyordu . En büyük dezavantajı ise hatırlarsanız hoparlör kabinine sabitlenmiş ses kablosu idi... Kablonun pek kaliteli olmayışı ile set resmen kalite anlamında sınırlanmış durumda idi. Midi sistemlerde ki bu kablo değiştirme opsiyonu çok fark yaratıyor inanın . Tüm bunlardan dolayı gn1200d kendi kategorisi içinde cidden çok iyiyken bir midi ile müzik konusunda geri kalıyor...


@cobi çok teşekkür ederim. LG nin pek bir geçmişi yok müzik setleri alanında ama Samsung , Sony lerin midi ve mini sistemlerinin aşırı popüler olduğu yıllarda ona benzer setler çıkarırdı. Çok iyi hatırlıyorum bir gün 600 watt rms değerine sahip bir seti geldi . Heyecanlandım tabi 😊 dedim şunu bir dinleyeyim . Cidden sesi hiçbir şekilde beni çekmemişti kendine... Sönük , donuk, tatsız bir ses duyuyordum . Güçlü ve yüksek sadece bu kadar . Şu anda da değişen bir şey yok . LG deseniz farklı değil zaten ...

Bu arada kablo için 2.5 mm uygun oluyor . Tabi 1.5 mm lik kablo çok daha rahat olur ama sınır 2.5 mm. Daha kalın kabloları asla takmak mümkün değil ne yazık ki .
Hifi mifi hikaye dostum gerçek söylüyorum olay tamamen senin neyi beğendiğinle alakalı kim ne derse desin ses kalitesi görecelidir.
Sana iyi gelen bana iyi gelmeyebilir.
Testlerde hangi dB de ne frekans verdiği kaç ohmda ürettiği vs gibisi kısımlara takılmıyorsan dostum dediğim gibi en iyi sistem kendinindir.
Benim panasonic mikrom varken eve gidip dinlerken nasıl mest oluyordum anlatamam.
En iyi ses kendi kulağına en iyi gelendir 👍




Bu mesajda bahsedilenler: @venom800
K
6 yıl (951 mesaj)
Yüzbaşı

çok detaylı inceleme olmuş, emeğinize sağlık.Elinize bir vx8 geçsede inceleseniz keşke böyle detaylı




Bu mesajda bahsedilenler: @venom800
S
6 yıl (3448 mesaj)
Yarbay

İnceleme yazısı için elinize sağlık.


Tuş karıştırma olayı ile ilgili şemalardan fark ettiğim bir olayı anlatayım.

Normalde çok sayıda tuşun algılanması için ilgili kontrolör entegreye ya her bir tuş için tek tek bağlantı yapılır yada matriks bağlantı ile bağlantı sayısı azaltılır.

Üçüncü bir yol ise herbir tuşa basıldığında farklı direnç değerini oluşturup onu ölçmektir. Yani bizim cihazlarda tuşlar grup grup ayrılmış belirli bir grupta örneğin 10 tuş var diyelim. O onlu gruptan her biri ayrı bir direnç değerine sahip çıkış verecek şekilde bağlanmıştır. Yani tuşa basıldığında 10K ölçünce mod seçimi, 12k ölçünce arttırma, 15 k ölçünce azaltma gibi.
Eğer bu zincirde bir lehim hatası yada butonun oksitlenmeden direnci değişirse olması gereken değil farklı bir direnç değeri oluştuğu için cihaz alakasız bir tuşa basıldığını sanıyor.
Sonuç diyeceksiniz. Sadece butonları lehimlemek değil bazı modellerde de bağlı dirençlerin de bacaklarını lehimlemek gerekli. Dirençlerin değeri kolay kolay değişmez hele hele buradaki gibi düşük akımlarla sürüldüğünde hiç değişmez. Yani dirençleri değiştirmek şart değil.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
G
6 yıl (218 mesaj)
Teğmen

Cobi, bu arada sende vx77 ile vx99 kıyaslama yapsan aslında gayet güzel olur. Sonuçta ikisnide kullandın. Venom sağolsun gayet başarılı bir analize imza attı. Devamı gelsin böyle şeylerle.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @cobi
G
6 yıl (218 mesaj)
Teğmen

quote:

Orijinalden alıntı: Sozuak

İnceleme yazısı için elinize sağlık.


Tuş karıştırma olayı ile ilgili şemalardan fark ettiğim bir olayı anlatayım.

Normalde çok sayıda tuşun algılanması için ilgili kontrolör entegreye ya her bir tuş için tek tek bağlantı yapılır yada matriks bağlantı ile bağlantı sayısı azaltılır.

Üçüncü bir yol ise herbir tuşa basıldığında farklı direnç değerini oluşturup onu ölçmektir. Yani bizim cihazlarda tuşlar grup grup ayrılmış belirli bir grupta örneğin 10 tuş var diyelim. O onlu gruptan her biri ayrı bir direnç değerine sahip çıkış verecek şekilde bağlanmıştır. Yani tuşa basıldığında 10K ölçünce mod seçimi, 12k ölçünce arttırma, 15 k ölçünce azaltma gibi.
Eğer bu zincirde bir lehim hatası yada butonun oksitlenmeden direnci değişirse olması gereken değil farklı bir direnç değeri oluştuğu için cihaz alakasız bir tuşa basıldığını sanıyor.
Sonuç diyeceksiniz. Sadece butonları lehimlemek değil bazı modellerde de bağlı dirençlerin de bacaklarını lehimlemek gerekli. Dirençlerin değeri kolay kolay değişmez hele hele buradaki gibi düşük akımlarla sürüldüğünde hiç değişmez. Yani dirençleri değiştirmek şart değil.
Hocam verdiğin bilgiler için çok teşekkürler. Fakat dünde mevzusu geçmişti. İşte lehim yenilemeyi, buton lehimlemeyi yapabilecek ustayı bir bulabilsek parası ne ise al kardeş diyecem ama yok



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

C
6 yıl (10328 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: Groove Sync

Cobi, bu arada sende vx77 ile vx99 kıyaslama yapsan aslında gayet güzel olur. Sonuçta ikisnide kullandın. Venom sağolsun gayet başarılı bir analize imza attı. Devamı gelsin böyle şeylerle.
Hocam tatil günümde yapacağım , vakitsizlik nedeniyle keyfini çıkaramadım setin.

Şimdilik kısaca şunları diyebilirim vx99 tabiri caizsse deprem makinesi çok güçlü yarı seste deprem oluyor zannettim resmen evin zemini sallandı (abartmıyorum) zaten daha son sesini görebilmiş değilim ev boş olunca bir deneme yapacağım ,vx77 de çok güçlü güzel sesi olan bir set o da fazlasıyla yeterli. vx77 de woofer + superwoofer var 15 cm olsada bayağı güçlü, vx99 da 2 tane woofer var 17 cm lik ,vx 77 daha derin bass veriyor gibi geldi ama vx99 yerde olduğu için ton farkı olmuş olabilir. Yakında vx99'u yerden alıp yerleşim yaptığımda net sonuç ortaya çıkacak ve buraya yazacağım.
Birde önceden yazdığım gibi vx99 groove ile çok güçlü oluyor v-groove kötü , vx77 groove ile güçlü v-groove ile daha güçlü. Yerleşim yapınca izlenimlerim değişebilir.
vx99 horn tweeeter sayesinde daha keskin tizler veriyor.


Ses şiddeti olarak vx99>vx77>xb6>rg495>kenwood xd 501 >lbt n255 olarak sıralayabilirim.
ses kalitesi olarak vx99=vx77>xb6>kenwood xd 501 >lbt n255>rg 495 diyebilirim.

Bunlar şimdilik özet olarak yazıklarım yerleşimi yapınca ve markası olmayan hoperlör kablolarımı değiştirince büyük bir inceleme yaparım ,eski kullandığım setler ilede karşılaştırırım.



C
6 yıl (10328 mesaj)
Yarbay

Hi-fi ve sony müzik seti ,siyahla beyaz gibidir ... Hifi adı üstünde high fidelity (yüksek sadakat !) savunduğu şey aslına yakın ses vermektir; alacağınız 100 dolarlık cihazda hi-fi benim der 100.000 dolarlık cihazda; her parça kendisinin doğru ses verdiğini iddia eder ,anfi alırsın yetmez pre anfi alırsın yetmez power anfi alırsın yetmez 1000 dolarlık kablo alırsın yetmez lambalı anfiye geçersin yetmez evin akustiğini değiştirirsin yetmez memnun kalmazssın hepsini satıp başa dönersin yine yetmez... daha fazla harcarsın yıllar geçer yine saf sesi bulamazssın... bu sebeplerden hi-fi işine hiç bulaşmam.
Adama groove dersin sesi mahfediyor der , belki ben deprem tadında şiddetli müzik dinlemeyi seviyorum onu söyleyen adama bakarsın alır iki tane bookshelf ufacık kolon hacim yok birşey yok gerçek sesi duyduğunu iddia eder.

Zevkler renkler meselesi ben hi-fi işlerine hiç girmem bile...


Bu mesaja 1 cevap geldi.
_
6 yıl (4601 mesaj)
Yarbay

Yok hocam o kadar kötü değil 😁
Bookshelfler gayette derin hacimli çalanları mevcut mesala Kef Ls50 yada BW nin bir sürü bookshelfi var daha geçen Buchardt audionun bookshelfini canlı dinledim o hacimden çıkardığı sesi çok enteresan , fizik kurallarına aykırı çalıyor alet neyse konumuza dönelim

Tabi bende hifi ye ısınamayıp soluğu burada aldım doğru çalmasalarda sony sistemler hoşuma gidiyor ne yalan söyleyeyim 😊


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @cobi
C
6 yıl (10328 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: _DIESEL_

Yok hocam o kadar kötü değil 😁
Bookshelfler gayette derin hacimli çalanları mevcut mesala Kef Ls50 yada BW nin bir sürü bookshelfi var daha geçen Buchardt audionun bookshelfini canlı dinledim o hacimden çıkardığı sesi çok enteresan , fizik kurallarına aykırı çalıyor alet neyse konumuza dönelim

Tabi bende hifi ye ısınamayıp soluğu burada aldım doğru çalmasalarda sony sistemler hoşuma gidiyor ne yalan söyleyeyim 😊
Hocam fiyatına baktım kef'lerin 10.300 tl yazıyor o fiyata bırakalım da derin çalsın sony candır düşünsene o fiyata sony lv80+xgv80+vx99+vx77 almışssın üste paranda kalmış


Bu mesaja 2 cevap geldi.
_
6 yıl (4601 mesaj)
Yarbay

Aynen öyle BW yada Buchardta taktıkları kablo parasına sony mini alınır 😁 Fakat teknoloji çok gelişti , sahne , derinlik , kuvvet çok fena bookshelfler var neyse konu cok dağıldı arada aiwa kenwood gözüm kaysada kafa hep sonylerde , su rxd9 ve rxd8s radarımda denk gelirse artık , midi leri alıp eve koyacak imkanım yok şimdilik yer olarak


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @cobi
G
6 yıl (6259 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: cobi

Hocam fiyatına baktım kef'lerin 10.300 tl yazıyor o fiyata bırakalım da derin çalsın sony candır düşünsene o fiyata sony lv80+xgv80+vx99+vx77 almışssın üste paranda kalmış

Alıntıları Göster
Hocam ben de var basları gayet iyi kef ls50nin ama mekanı asla sonynin groove u gibi doldurmaz dolduramaz. O paraya sadece hoparlör alırsın bu arada onu sürecek amfi de minimum 12000 tl 😂
Ama dediğin %100 doğru aşağıda da yazdım en iyi ses kulağına ne iyi geliyorsa o. Sen de yazmışsın zaten aynısını. Ben müzik dinlersem hangisi beni havaya sokuyorsa hangisi tatmin ediyorsa o dur. Bu sony müzik seti de olur kamosonic de olur mark levinson da olur. Ses görecelidir çünkü. Aslına uygun sesle kafayı bozanlar dediğin gibi milyarlar harcıyor hala tatmin olmuyor. Panasonic mikro setin verdiği hazzı hala unutmam unutamam Allah razı olsun derim hep mühendislerinden o derece :)


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @cobi
C
6 yıl (10328 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: _DIESEL_

Aynen öyle BW yada Buchardta taktıkları kablo parasına sony mini alınır 😁 Fakat teknoloji çok gelişti , sahne , derinlik , kuvvet çok fena bookshelfler var neyse konu cok dağıldı arada aiwa kenwood gözüm kaysada kafa hep sonylerde , su rxd9 ve rxd8s radarımda denk gelirse artık , midi leri alıp eve koyacak imkanım yok şimdilik yer olarak
Hocam rxd 9 çok övülüyor sesi tonu güzel deniliyor dinleyemedim ama birde onun yurtdışı versiyonu vardı grx 9900 2x250 watt efsane bir cihaza benziyor ,sahibinden de çok uyguna gitmişti kaçırmıştım.Aiwa tamamda kenwood hiç beğenmemiştim pek tavsiye etmem tabii modele göre değişir.



İ
6 yıl (25831 mesaj)
Moderatör

Evet arkadaşlar yıllar sonra vx7 alarak aranıza geri döndüm pc ye nasıl bağlarız acaba


Bu mesaja 3 cevap geldi.
G
6 yıl (6259 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: İmHyp3rioN

Evet arkadaşlar yıllar sonra vx7 alarak aranıza geri döndüm pc ye nasıl bağlarız acaba
İlacın bu hocam:https://www.amazon.com.tr/UGREEN-3-5mm-Auxiliary-Stereo-Splitter/dp/B00LM2Y2U4


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @AMC
_
6 yıl (4601 mesaj)
Yarbay

Ne Panasonicmiş böyle merak ettim modeli neydi ? 😊Haftasonu bulursam alıp dinleyeyim😁


Bu mesaja 2 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Cromartie
G
6 yıl (6259 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: _DIESEL_

Ne Panasonicmiş böyle merak ettim modeli neydi ? 😊Haftasonu bulursam alıp dinleyeyim😁
Panasonic sa pmx1 bulursan kaçırma hocam memnun kalırsın sonyde de efsane bir mikro müzik seti var onu bulursam söylerim modelini




Bu mesajda bahsedilenler: @_DIESEL_