Dizinin yaratıcısı Tom Fontana İtalyan-Amerikan bir ailenin çocuğu
hocam dizi iyice saçmalamaya başladı.
gay dizisine döndü. arkada olaylar olmasa bırakırdım. bi tane torbacıyla başa çıkamayan italyanlar mı dersin , sırf yapımcısının fantezisi için gay dizisine dönüşmesi mi dersin , yine fantezisi için müslümanlıkla ilgili mesaj vermek için said i kullanması mı dersin iyice saçmaladı. adam dizideki karakterlerin duygularını düşüncelerini değiştiriyor yarattığı gibi devam ettiremiyor. said bambaşka bir adama döndü bunun fantezisi için. dizinin gerçekçiliği kalmadı. gaylerle dalga geçilmesi lazımken bir anda herkes normal karşılamaya başladı . beacher zaten koptu karakterinden iyice saçmaladı. bir ara delirmişti bir anda normale döndü gay oldu falan keşke izlemeseydim bu diziyi başladığı gibi devam etmiypor
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi SerkanHur -- 26 Ekim 2017; 9:20:21 >
benim için tartışmasız en iyi dizidir.. bu diziyi seven arkadaşlar muhakkak yine hbo yapımı the wire izlesinler. bu iki diziyi ve the sopranosu izleyenler artık kolay kolay dizi beğenemezler, aynen şuan benim olduğu gibi :) şimdiki sabun köpüğü diziler sarmıyor maalesef
Birader herkesin değişmesi kadar normal ne olabilir bir hapishanede?Zaten dizi bunu bilerek yapıyor.O kadar erkeğin olduğu ortamda ister istemez erkeğin tillahı da olsan gaylik durumuna karşı hormonel olarak değişim gösterir bünye.
Harika bir dizi 1. sezon 4. bölümdeyim oyuncuk yetenekleri fevkalede. Fakat şöyle bir ikilime düştüm; The Wire 1. sezonun son bölümünde kalmıştım sizce The Wire'a devam mı edeyim yoksa OZ 4. bölüme tam gaz devam mı? Hangisinden en çok keyif alırım? Şuan OZ gerçekten çok iyi gidiyor. Ama The Wire'ın yeri de ayrı bende. Ne diyorsunuz?
Neler anlatılabilir ki bu dizi için... Çok sayıda dizi izleyen biri olarak The Wire ve Six Feet Under'dan sonra benim tüm zamanlar listemde 3.sıradadır ve yerinin de ilerleyen yıllarda değişeceğini sanmıyorum. Diziyle ilgili bir şeyler yazmak istiyorum, gerisi spoilerdır.
Nereden başlasam ki... O kadar özel karakter var ki dizide... Çete çete ayırmak istiyorum.
İtalyanlar : Senaristin diziler tarihinin en efsanevi karakteri olabilecek Dino Ortolani'yi daha ilk bölümden harcaması ciddi cesaret isteyen bir şey. Hoş bu vesileyle Ryan O'Reilly gibi çok daha iyi bir karakter yarattılar ama neyse. Çok ayrı bir efsane olarak kalplerde kalacak Dino. Lider olarak gidersek de Nino çok büyük kraldı ve yeri hiçbir zaman değişmedi bizim için. Ölümü ince ve ustaca işlendi ve açıkçası keyif aldım. Peter'dan pek ümidim yoktu zaten ve malum neler oldu biliyoruz, Antonio Nappa, Mark Margolis'e olan hayranlığımdan ötürü çok büyük beğeniyle takip ediyordum ancak Adebisi adamı harcadı. Pancamo'dan başka da lider olmadı zaten. Hastanede yattığı zamanlarda ölecek diye endişelenmiştim açıkçası, Pancamo diziye yakışan bir yüzdü ve esprileri çoğu zaman harika oluyordu sarıp sarıp izliyordum. Genel olarak iyi bir şekilde işlendi İtalyanlar ve memnun kaldım.
Siyahiler : Yalan yok, en sevdiğim ekip bunlardı. Jefferson Keane karakteri çok erken aramızdan ayrıldı ve uzun vadeli bir plan yapılsaydı muazzam bir karakter ortaya çıkacağına inanıyordum ama yaşasa muhtemelen Adebisi gibi bir adamın liderliğiyle,çılgınlarıyla hiç tanışamayacaktık. Kenny,Poet,Rodney de diziye keyif katan elemanlardı. Burr Redding'in liderliğinde işler bir süre istenildiği gibi gitmedi ama o da çok babacan bir profil çizdi hep özellikle son bölümlere doğru uyuşturucuya açtığı savaş ayrıca anlamlıydı. Ama kesinlikle en sevdiğim her zaman ekibe dahil olmasa da Augustus Hil. Seni çok seviyorum Hill. Umarım bir yerlerde mutlusundur.
Latinler : Miguel Alvarez hiçbirisi enine boyuna işlenmedi ancak keyif aldığım bir ekip oldular. Naçizane fikrim Enrique Morales'in çok basit harcandığı yönünde bence dizinin en karizmatik liderlerinden biri oydu.
Motorcular : Sevmediğim bir gruplardı (özellikle Aryanlarla çalışmalarından dolayı) ancak Jaz Hoyt'a kimi zamanlar empati kurduğumda oluyordu. Diziye renk kattılar.
Aryanlar : İnanılmaz bir nefret besliyorum bu ekibe. Robson, Wolfgang ve Vern... Oyunculuklarının muazzam olduğunun hakkını vererek karakterlerinin rezalet olduğunu söylemek istiyorum. Dizide ne kötülük varsa bunların altından çıktı ve bütün iğrençlikleri hep bunlar yaptılar. Vern'in ölüşüne de ayrıca sevinmiştim.
Müslümanlar : Kareem Said... Bir efsane olarak Oz'a girdi bir efsane olarak veda etti. Gözyaşları,valinin kararını reddedişi, adalet ve iyilikten yana savaşması, her zaman doğruyu öğütlemesi, Omar,Poet,Augustus, Beecher ve Adebisi ile kısa dönemli arkadaşlıkları harikaydı ve bence dizinin en efsane sahnesinin de Adebisi ile beraber baş aktörüydü. Günümüzde Kareem Said gibi müslüman bir lider yoktur ona adım kadar eminim. Bu ekipten Arif'i hiç sevmiyordum başlarda ama sonlara doğru yoğun bir sevgim oluştu. Khan karakteri de sağlamdı ancak Said'e yamuk yapan bizden değildir.
Ve ayrı ayrı değinmek istediklerim ;
Tobias Beecher : Hapishaneye bütün saf duygularıyla girmiş kariyerli,naif ve iyilik yanlısı bir adamın bulunduğu çevreye adapte olarak adeta bir canavara dönüşmesi,dönüştürülmesi... Özellikle çocuklarının olaylarını yaşadığımız dönemlerde çoğu sahnesinde gözlerim doluyordu ve bir adamın eriyişinin bu kadar basit olamayacağı konusunda söyleniyordum kendime. İnanılmaz bir adamdı Beecher. Hapiste Keller gibi bir belaya bulaştı ve şartlı tahliyesini yine onun için yaktı. Sister Marie'ye "Tanrı bu kadar mükemmel bir duyguyu neden bu kadar zorlaştırıyor" diye yakındığı sahne benim için efsaneler arasındadır.
Ryan O'Reilly : Dediğim gibi ilk bölümdeki Dino dalgasından dolayı muhtemelen çoğu insanın ısınamadığı bir karakter olmuştur ama daha sonralarında hepimizin en sevdiği adam olduğuna eminim, hapishanenin en zeki elemanıydı bence. Tutkusu yüksek, duygusu bol ve aşkı kuvvetli. Cyril'in idamının (ilk) yapılacağı bölümde Six Feet Under finalinde yaşadığım duyguları yaşamıştım. Kardeşlik kavramını bu kadar iyi yansıttıkları için. İnanılmaz bir bölümdü. Genel olarak en sevdiğim karakterler arasındaydı Ryan.
Tim McManus : İdealist, ütopyacı ve her zaman iyinin yanında olan bir adam. Bütün sorunlu insanlarla uğraşması benim hayatıma başka bir açıdan bakmamı sağladı ve yine bir defasında Sister Marie'ye dediği 'bu adamlardan birini düzgün yola sokmak her şeye değer' sözü benim başyapıtlarımdan birisidir. İnsana olduğu gibi değer veren çok güzel bir adamdı Tim.
Ayrıca oyunculuklarıyla beni benden alan Cyril O'Reilly,Omar White,Bob Rebadow, Busmalis, Shirley Bellinger karakterleri... Bunlar için de çok uzun şeyler yazılabilir çünkü bu kadar çok karakteri ince ince detayına kadar işleyen 3 diziden birisidir Oz.
Hiçbir şekilde sevmeyeceğim ve yoğun bir şekilde nefretimi kazanan karakterler ise Claire, Clayton Hughes, Devlin ve Lopresti. Epey antipatiksiniz ama Timmy Kirk gibi tüm zamanların en iğrenç karakterini yaratmayı başardıkları için nefret hakkımı saklı tutuyorum...
Son olarak 2.sezondandı yanılmıyorsam, kimsenin hatırlamadığı bir sahnedir muhtemelen ama Poet'ın şiir töreninde söylediği "vücudumdaki her hücre için şiir yazdım ama tüm hayatımı bir hücrede çürüttüm" sözü diziyi en iyi anlatan sözdür.
Böyle bir diziydi OZ. Ölmeden önce mutlaka izlenmesi gereken 10 dizi arasındadır ve benim için ilk 3'tedir. Oswald baby!
Güzel yorum olmuş, gözümde canlandı okurken. Ben de kendi yorumlarımı ekleyeyim.
Dino Ortolani dizide sadece bir bölüm oldu, efsane olacak ya da bu kadar övülecek ne görüldü bu karakterde anlayamıyorum. Dizide başrol gibi gösterip ilk bölümde öldürmeleri şok etkisi yaratsa da OZ zaten böyle bir dizi olacağının sinyallerini vermiş oldu.
Keller'a çok değinmemişsin, kadın-erkek her türlü tavlayabilen muazzam bir karizmaydı. Adam gerçekten çekici, aslında oyuncuya direkt baktığında normal bir tip gibi ama dizideki karakteri gerçekten karizma konusunda aşmıştı.
İtalyanlarda Pancamo'nun diziyi ölmeden bitirmesi iyi oldu ama diğer liderlere göre biraz olaylardan elini ayağını çekmiş bir liderdi. Benim dizide sevdiğim karakterlerden biriydi, kapı gibi adamdı ama Adebisi karşısında duramadı o da.
Dizi ve filmlerde Latin ihtiyacını karşılayan Luis Guzman da bir dönem ekibin liderliğini yapmıştı ama benim de en beğendiğim Latin lideri Enrique Morales'ti.
Kareem Said ise gerçekten efsane karakterdi. Twitter'da "Gerçek İslam Kareem Said" diye bir şey okumuştum, güldürmüştü. Supreme Allah da siyasal islam oluyor bu durumda
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @SerkanHur
hocam dizi iyice saçmalamaya başladı.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi SerkanHur -- 26 Ekim 2017; 9:20:21 >
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı > Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesajda bahsedilenler: @SerkanHur
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @Darkdexterness
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesajda bahsedilenler: @juba09
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesajda bahsedilenler: @juba09
Bu mesaja 2 cevap geldi. Cevapları Gizle
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesajda bahsedilenler: @Giansello
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesajda bahsedilenler: @Giansello
1:54
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Psychedelic Reflection -- 10 Şubat 2018; 4:46:1 >
Böyle bir diziydi OZ. Ölmeden önce mutlaka izlenmesi gereken 10 dizi arasındadır ve benim için ilk 3'tedir. Oswald baby!
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle
Bu mesajda bahsedilenler: @Real Madrid
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >