| https://youtu.be/nJ8IXSNTcTs |
Bunu eklemeye gelmiştim... Subaru Türkiye reklam bütçesini arttırdı galiba. Reklam fena değil aslında ama birde kar,kış manzarası olmalıydı. |
| Yeni reklam iyi de Gülse Birsel'in fazla abartılı hallerini pek itici buldum. Umarım genelde aynı etkiyi yapmaz çünkü mavi rengiyle XV çok güzel görüntü vermiş. |
| Bence en güzel reklamı kendimiz yapıyoruz. Park ettiğimiz yerde bakan bakana. Bugün 2 tane yaşlı amca camiye geç kalacaktı, dönüp dönüp bakmaktan. Durdular, iyice incelediler. Zor gittiler. Onlar bile bakıyorsa gençleri düşünemiyorum bile. Daha güzelini göremiyorum ben. |
|
Orijinalden alıntı: SaMKoC Test videosu 1: https://www.youtube.com/watch?v=2cgtmmtsqFA Test video 1 in orjinali / kısaltılmamış olanın bağlantısı aşağıdadır. https://www.youtube.com/watch?v=zNuqGUgbcIk&sns=em |
| Araçta cam rüzgarlığı kullanan varmı? Nereden aldınız? |
|
Öncelikle herkese merhabalar, ben 2013 yılından beri forumun gölge takipçisiyim. Hevesle ve elimden geldiğince her gün forumu ziyaret etmeye çalışırım. XV sahibi bir aile babası olarak diğer kullanıcıların aracın kendisi hakkında görüşlerini, bakım, onarım, sorunlarını ve deneyimlerini merakla okurum. Yıllardır forumu takip ettiğim ve hep yorumlarımı kendime sakladığım için sizlere bugün düşüncelerimi uzun bir yazı ile paylaşacağım umarım fazla sıkılmazsınız. Bölüm 1 – XV’ yi Nasıl Aldık 2013 yılında eşimin 1.4 otomatik Polo’ su artık 80.000 Km’ ye yaklaşmıştı ve kısmet olursa bebek sahibi olmak istiyorduk. Bu nedenle daha büyük ve güvenli bir araca geçmek istedik. Eşim yıllardan beri VW kullandığından kuzeni de Tiguan sahibi olduğundan ilk istenen araç doğal olarak Tiguan oldu. Tiguan’ la(1.4 TSI 4 MOTION Sports Sunroof) beraber tatile çıktığımızdan aracı ikimizde beğenmiştik. Amacımız Polo’ yu 26 -27 Bin TL’ ye satıp üstüne para ekleyip Tiguan almaktı. Eşim otomatik vites araç kullandığından ve 4X4 olsun dediği için bir tek dizel Tiguan bu kritere uyuyordu. Fiyatını görünce ve MTV sine bakınca yok biz başka bir araç bakalım dedim. Böylece sonraki hedefimiz Golf 1.4 DSG Midline oldu. O zamanlar fiyatı 52.000 civarındaydı. Eşimle beraber gittik Doğuş oto’ ya bulduk satış temsilcisine verelim bizim Polo’ yu alalım sizden Golf’ u dedik, satış temsilcisi kalan tutarı hesapladı parayı peşin verin sıraya girin 7 ay sonra aracınız gelebilir dedi. O anda benim elimde nakit para var nasıl sıra beklerim diye adama ve eşime söylenip oradan ayrıldık. Meğerse adamların tuzu kuru olduğundan bu olağan bir durummuş . Başladım ben diğer illerdeki yetkili satıcıları aramaya, bulduklarımızın ya rengi, ya donanımı isteğimize uymadı. Bu arada bari Comfort paket alalım derken zam geldi. Bizim aklımızdaki araç oldu 57-58.000 TL. İş yerinden bir arkadaşım 60-61.000 TL’ ye temiz ikinci el BMW 1 alın motor ve gövde yenilendi dedi(eski kasalar çok yakıyordu). Allah için Polo’ dan sonra yeni kasa BMW 1 aklımıza yattı. Eşim ile gittik yetkili satıcıya bindik sıfır, gıcır gıcır, ışıl ışıl BMW’ ye beğendik tabi. Bagajı küçüktü ama Polo’ nun ki de küçük dedik. Polo’yla da tatile gittik dedik. Tamam dedik madem paramızla golf alamayacağız bari temiz ikinci el BMW alalım dedik. İşte tam bu noktada benim gizli çalışmalarım gün yüzüne çıktı. Eşim ilk başta otomatik bir 4X4 istediğinden ve Tiguan pahalı geldiğinden acaba diğer seçeneklerimiz neler diye merak etmiştim. Doğal olarak her eşin yapacağı gibi öncelikle bir piyasa araştırması yaparak elimizdeki bütçe ile en iyi ne alınabilir(kendimce) diye başlamıştım araştırmaya. Akraba, dost, Google, “car review” kendi yaptığım araştırmalar sırasında SUBARU XV yeni çıkmıştı piyasaya ve görür görmez offff bu araç güzel olmuş demiştim içimden. Pek çoğunun garibine giden jantlar benim için bilim kurgu tasarımlarına yakın olduğundan ayrıca sevmiştim. Daha sonra internette bu forumda yazılanlar ile XV almak için eşimi ikna etmeye çalıştım . Subaru' nun kendisine özgü boxer motor, AWD ve güvenlik anlayışını araştırdım ama sizlere bunu anlatmama gerek yok zaten. Subaru alıcısı bu araçları rakiplerinin arasından özellikle almakta genelde. İlk hatamı burada yapmıştım, çünkü BMW showrom’ unu gezdikten sonra kalan zamanda eşime gel bir de Subaru’ ya bakalım aracı bir görelim, bakması bedava nasıl olsa diye ısrar ettim. Saolsun kırmadı beni gittik Subaru’ ya bindi XV ‘ ye ve oturur oturmaz “cık” olmaz dedi . Ben bile o kadar araştırma yapmama rağmen, elma ile armudu karıştırmayayım derken eşime tamam ikinci el BMW 1 alalım dedim ama her fırsat bulduğumda eşime XV’ yi empoze etmeye çalıştım. Temiz ikinci el 1-2 adet BMW’ yi elden kaçırınca İzmir’ de 6000 km’ de 65.000 TL’ ye XV var dedim eşime. O sırada eşim Nissan Qashqai’ ye bir bakalım mı deyince çıktık Nissan’ a oturduk içine, eşim gene “cık” dedi. O zaman otomatik 4X4 zaten ya yoktu ya da bütçemizin üzerindeydi tam hatırlayamadım şimdi. Oradan Opel Mokka’ ya baktık fiyat olarak olmaz dedik. Ford Kuga’ da güzel bir bakalım dedim ona “cık” dedi. Suzuki SX Cross vardı o da “cık” oldu. Sonra eşimi ikna edip tekrar Subaru’ ya gittik, XV’ ye binince e bu fena değilmiş dedi . O zamanlar Vitara ve ASX otomatik vites, 4X4, dört kapı kriterini karşılamıyordu o yüzden görmeye de gitmedik. Böylece eşimin XV’ ye aklı yattı, bu seferde ikinci el almayalım 3-5 bin fazla verelim 0 km alalım dedi. O zamanda 0 km elegance indirimler ile 68.500’ e geliyordu. Böylece ilk Subaru’muzu almış olduk. Eşimi ikna etmemdeki ve beni Subaru’ ya ikna eden en büyük özellik ise çocuk güvenliğinde en yüksek puanları almasıydı. BÖLÜM 2- XV Deneyimlerimiz ve Seyahatlerimiz Aracı 2014 ocak ayında aldığımız için ilk olarak; koltuk ısıtma, cam ısıtma ve buğu önleme sistemlerini kullandık. Açıkcası yıllar sonra koltuk ısıtma Ankara ayazında çok iyi geldi . Ayrıca buğulanan camları çok hızlı gideriyordu. Klima bize kuvvetli gelmişti. Hala da bir sıkıntı yaşamadan kışı rahat geçirmekteyiz. Geri görüş kamerası gerçekten ufak bir detay ama çok konforlu bir sistem, daha önce kullandığım sesli sensörlerin dıt… dıt… dıt… dıt dıt dıttttttt sesi beni bunaltıyordu ve arada yanıltıyordu açıkçası. Geri görüş kamerası ile ilgili olarak yaşadığımız sorun yurtdışı forumlarda da gördüğüm arada siyah ekran gelmesi. Vitesi değiştirip tekrar geriye aldığımda görüntü gelmekte böyle durumlarda. Belki de vites mandalını erken veya geç kullandığım için olabilir dedim kendi kendime. VW’ dan sonra kapı ve bagaj hissiyatları farklı geliyor. Bagajı kapatmak için abanmamak gerekiyor yavaşça bırakıp eğer kapanmazsa elle bir baskı uygulayıp “klik” sesi ile veya bagaj ışığı ile kapandığını anlayabiliyorsunuz. Biz Polo’ dan alışkanlıkla sert davrandık araca, ama üretim ve yaklaşım olarak firmalar arasında farka alıştık. Kapılar VW’ de gibi tokluk hissi vermediğinden acaba güvenli değil mi diye düşündürüyor ama güvenlik detaylarına baktığımda koruyucu barlar olduğunu tekrar hatırladım. Subaru’ nun güvenlik kafesi yaklaşımı zaten üst sınıf araçlarda görülen cinsten bence. Sürüş çok konforlu, yumuşak bir şekilde yolda süzülüyoruz. İlk bankette amortisörlerin ne kadar sert olduğunu sarsıcı şekilde yaşadık(aslında yüksek araç bir şey olmaz bir görelim dedim güm diye girdim Allahtan kendimize ve araca zarar vermedik). Bagajda stepne kısmında bulunan aletler hoplayıp zıplayınca ses olarak etkisini fazla hissettirmekte. Arkadaşım aracın en kötü özelliğini söyle dediğinde amortisörleri söylemiştim. Başka bir arkadaşımla bu konuda konuşurken boş ver böyle daha iyi yol tutuşuna katkısı olur demişti. Bu konuda züğürt tesellisi mi diyelim yoksa gerçekten böyle mi test etmedim zira aracı sakin kullanmaya gayret ediyorum. Geçen yaz tatilinde jeep CRD kullandım XV ‘ den sonra hem direksiyon hem de pedallar ağır geldi. 1-2 gün sonra CRD’ ye alışıp tatil dönüşü XV’ ye binince elim ayarım alışana kadar XV’ yi hor kullandım. Meğer araç basınca gidiyormuş . Ben genelde yavaş yavaş hızlanıp mümkünse frene basmamaya çalışıyorum. Yakıt konusunda kendi adıma memnunum LPG taktırmayı düşünmüyorum. Uzun yolda (İzmir, Eskişehir, İstanbul) giderken 100-105 km sabit hız ile 5.0-5.2 lt değerlerini düz yolda tutturuyorum. Gözüm zaten anlık yakıt tüketim değerlerini takip etmekte. Bu bilgilendirme ekranı da baya faydalı olmakta. Yokuş aşağı giderken ne gaza ne frene basıyorum. Araç zaten motor frenini otomatik olarak yapıyor. Yol bilgisayarında tüketim kısmı yeşile dönüyor en sevdiğim anlardan birisi açıkçası. Şehir içinde trafik akıcı ise 5,6-6,8 lt değerlerini görmekteyim. Durağan trafikte ise 8-10 lt gördüm (İstanbul’ daki arkadaşlar kızmasınlar lütfen bu mu sıkışık trafik diye). Kışın ayrıca takılan kış lastiğine göre tüketim artmakta. Dik yokuş inişlerinde L Modu’ na alıp mümkünse gene frene basmıyorum. Başlangıç hızı düşükse baya etkili oluyor. Yokuş çıkışlarda da bir ara L Modu kullandım. Ama L Modu’ nu güce ihtiyaç duyulan yerlerde ve inişlerde dikkatli kullanmaya gayret ediyorum artık. Araç ilk çalıştığında tüketim çok fazla oluyor 2-3 km’ den sonra motor ısınınca normal değerlere iniyor. Aracı kısa mesafe kullananlar anlık yakıt değerini görünce ürkmesinler Subaru bu konuda dürüst davranıyor sürücüye. Hızlanma konusunda benim zaten bir gayretim olmadığından, benzinin fiyatı ortada olduğundan ve biraz pinti olduğumdan beklentim yüksek değil. Aracın pedallarına nazik davranıyorum. Araçta buna göre tepkisini veriyor usul usul gidiyoruz. Bir kere dik yokuşta hızlanmam gerekti, gazı dibine kadar ısrarla bastırınca araç ivmelenerek beni şaşırttı. Açıkcası ben yığılır kalır diye bekliyordum. Bunu görünce arada sol şeritten kaptırıp çıktığım oluyor. 50-60 km’ lerden yokuş başlangıcında(kelebek dönüşlerden çıkış) benzine acımazsam 90-110 km ye ulaşabiliyorum. Akşam şehir trafiğinde zaten daha hızlanmıyorum önüm sağım solum dolu oluyor. Bu performans başkasına az gelebilir onu bilemem ama bana yetiyor. 100-110 ile giderken arkamdan gelen olursa yol veriyorum beni geçen zaten önümde başkası olduğundan ya yavaşlamak zorunda kalıyor veya makas atmaya başlıyor. Hayatımda makas atmadım. Bu yaştan sonra da atmaya niyetim yok eve, eşime, bebeğime sağ salim güvenli varayım başka bir şey istemiyorum açıkçası. Start Stop sisteminin neye göre çalıştığını tam anlayabilmiş değilim ama çalışıyor. Genelde klima açıkken devreye girmiyor bende pintiliğim tutarsa araç durmadan önce klimayı kapatıyorum. Bazen klima açıkken de start stop yapıyor nasip diyorum o zaman. Belli bir rutini yok bizim araçta bu zayıf akü alameti midir bilemedim. Kliması bize göre gayet iyi kuvvetli ve soğuk üfleyebiliyor gerektiğinde, hatta üşüyüp kapattığımız da oluyor. Sistemi arka koltuklara kadar uzatsalarmış iyi olurmuş diye düşünmedim değil. Telefonu bluetooth ile bağlamak gerçekten güvenli ve konforlu. Burada bahsedildiği gibi rehber siliniyor şimdilik gelen çağrılara yanıt verebildiğim için bana yetiyor kafama çok takmadım. Bilişim sektöründe çalıştığım için ne kadar elektronik entegrasyon varsa o kadar sorun yaşanır birebir yaşamaktayım. Belki de biraz gamsızım . Hız sabitleme uzun yolda gayet iyi çalışıyor. Kitapçığında belirttiği gibi yokuşlarda kontrolü geri alıyorum ve daha çok düz yollarda kullanıyorum o da ayağım uyuşmaya başlayınca. Hız sabitleme devri hep belli bir seviyede tutuyor ben yolun durumuna göre pedalı daha hafif kullanarak yakıt sarfiyatını biraz daha düşürebiliyorum. Kendimi bu kadar yormaya gerek var mı aslında yok maksat deneyince ne yapabildiğim. Sinyal ve far sistemleri ile ilgili olarak araca alıştık. Polo’ da sinyal kolunu bir kez hafif indirince 3-4 kere kısa sinyal veriyordu aynısını XV’ den de bekledik doğal olarak yapmayınca servisi aradım sıkıntı var mı diye sıkıntı yok böyle dediler. Bende küçücük baz model Polo’ muzda vardı bunda nasıl olmaz diye sitem ettim. Bu konuyu da elimi tam indirmeden hafif basılı tutunca sinyal veriyor çekince sinyal duruyor şeklinde yapıyorum arada. Eşim ilk başlarda akşamları aracın farı yanıyor mu diye çekinceye düştü, farların aydınlatmasına alışmak zaman aldı. Araçtan beklentimiz nedeniyle farları garipsedik. Koltukların mesafesi bize gani gani yetti ben 1.72 boyundayım. Uzun boylu arkadaşlarım araca bindiğinde hem önde hem arkada rahat ettiler. Arka koltukta dik durunca kafam tavana değmiyor(Mazda CX 3 ve Audi A3 sedan da arka alan basık geldi bana). Bagaj konusunda daha büyük olsa kimse hayır demez tabi ki ama işimizi de gördü. Örnek vermek gerekirse İzmir tatiline giderken 1 büyük boy valiz, 1 orta boy valiz (Tchibo da satılan plastik olanlar), Mama Papas Urbo 2 bebek arabası(tekerleri gövdeden çıkardım), 2 sırt çantası puzzle gibi 5 denemeden sonra sığdı. Bir keresinde İKEA fırsat köşesinden 2.36 mt’ lik Pax Gardrop aldım. Bunlar teşhir ürünü oluyor genelde, kışlık yazlık hurçları kaldırmayalım ucuz yollu bir dolap alıp indir kaldır yıka ütüle derdinden kurtulmak için. Kuzen ile beraber gittik, dolabı orada alınca size söktürüyorlar. Söktük bir güzel nakliyeye verirsek gelmesi 3-5 günü bulur hazır kuzen de yanımdayken araba yükleyebilirsek götürelim montajı yapalım iş bitsin dedik. 1 saatlik gayret sonucunda 2,36 mt lik dolabı tüm parçaları ile sığdırdık. Ben arkada dolap raflarının üstünde sırtım tavanda çıktık yola güvenli ve konforlu olmayan bir şekilde eve vardık. Arabaya sığdırdığımız 2,36 dolap iskeleti asansöre sığmadı(eski küçük asansörlerden) 8 kat yukarı elle taşıdık. O gün bir daha dolapları kendim taşımam dedim. Ver nakliyeye getirsinler evine üstüne bir de bahşiş ver adamların sonuna kadar alın teri var. Zira bizim asansörler sıklıkla arıza da yapabilmekte. Dolabı o gün bitirdik üstüne bir de parça arttırdık! Acaip bir gün olduğu için ve canımız çıktığı için görmezden geldik. Büyük resimde dolap taşınmış ve bitmişti. Bagaj Jeep CRD, Honda CRV kadar geniş olsun isterim tabi ama ne kadar ekmek o kadar köfte(köfte den beklentim öncelikle otomatik vites, 4X4, güvenlik, MTV, yakıt). XV’ nin bagaj hacmi kendi sınıfındaki rakiplerine göre ortalama veya ortalamanın biraz altında olduğu aşikar ama bu işimi görmeme engel olmadı. Lastikler konusuna gelince ilk yıl sadece üstünde gelen Geolander’ ı kullandık. Lastik bolca ses çıkartıyor özellikle AVM’ lerde ses artıyor. Geolander kışın bizi hiç üzmedi Kartalkaya ve Ilgaz’ a gittik geldik bana mısın demedi. Baharda yol ve çukurlu hafif arazide, yazın kumluk alanda sıkıntı yaşamadık. Bebek gelmeden önce güvenliği arttırmak için sürtünme direnci en yüksek(doğal olarak fren mesafesi kısa) olan Michelin Alpine 5 aldık. Arada bariz fark oluyor bu durum benzine ve sürüşe de yansıyor. Alpine 5 ile sanki bot giyip koşmaya çalışıyor araç, Geolander ise kuru yolda giderken yağmur başlarsa duruma uyum sağlayıp kimlik değiştiriyor gibi geldi bana bir anda yapışmaya başlıyor sanki. Lastikler ebatlarından dolayı pahalı yapacak fazla bir şey olmadı. Bir ara Starmaxx alsam mı diye düşündüm sonra gittim Alpine 5 aldım. Lastik değişimlerinde lastikçiler, 34 ps basıyorlar genelde ben de her seferinde kapı kirişinde ne yazıyorsa onu basın diyorum (32 ve 31 ps). Lastik değişiminde buna dikkat etmek isteyen olursa diye yazdım. Lastiklerden biri Kızılcıhamam gezisi sonrasında giren parmak boyunda bir vida yüzünden patladı. Hemen bagajda bulunan tamir kitini çıkardım ve kılavuzu okumaya başladım . Yarım saat sonra nasıl yapılacağı konusunda emin olduktan sonra ekipmanları bağlayıp lastiği şişirmeye başladım ki bir süre sonra lastiğin yanak kısmında beyaz dolgu sıvısı fiskiye şeklinde dışarı akmaya başladı. Tam o sırada arka tarafa koyduğum reflektörü 80 yaşına bir amca aracı ile ezerek kırdı böylece tamir kitinin yanakta meydana gelen patlamalarda işe yaramadığını farklı duygular eşliğinde anlamış oldum. Yeni araç alacak arkadaşlara tavsiyem şiddetle stepne isteyin. Boya koruma, motor koruma, koltuk koruma, camlara film veya farklı hediyeler değil stepne isteyin. Olay şehir merkezinde yaşandığı için çekici çağırdım ama uzun yolda, dağ başında sıkıntılı bir durum bu. Çekici ile ilgili olarak ta aracı teslim alırken burundan çektirmeyin aracı vinç gibi kaldırıp yerleştirin demişlerdi. Bu konuda dikkatli olmanızı da tavsiye ederim. Maalesef orijinal stepne çok pahalı onun yerine muadil bazı ince stepneler var. XV ile atlattığım badirelerden bazıları da sürüş ile ilgili, aracın verdiği aşırı güven duygusu ile araç kontrolleri 3 kez kritik yerlerde devreye girdi. İlkinde Kartalkaya’ ya ara köy yolundan giderken yol kenarları mıcırlıydı ben dahil kimse ne olduğunu anlamadan araç devreye girdi ve bizi daha riske girmeden, araç savrulmadan, kaymadan yolumuza devam ettirdi. Araç kontrollerinin çıkardığı ses gelene kadar ne olduğunu anlamadık. Bir diğeri kışın yoğun geçtiği bir günde önümdeki araç doğal olarak yavaş gitmekteydi, bende geçmek istedim. En sola yanaştığımda aracın sol tarafı ile sağ tarafı arasında kar kalınlığı farklı idi(aslında kar küreme aracı sol tarafa karları küremiş ve bazı kesimler buz tutmuştu) doğal olarak araç dengesini yitirmek üzereydi saolsun araç toparladı ve ne yapacaksın önündekini geçip usul usul git evine dedi resmen. Sonuncusunda da kuru yolda iki araç paralel 60-70 km hızlarda giderken sert bir dönüşe girdik(direksiyonu ani kırdım ve gaza bastım). Araç 1 sn kadar kayar gibi olurken araç dinamikleri devreye girdi ve yoluma devam ettim. Özetle benden kaynaklanan hatalı sürüşlerde XV en iyi ihtimalle maddi hasarlı kazalardan korudu. Polo varken veya eski araçlarımı kullanırken bu tür durumlarda asla aynı şekilde kullanmazdım o kısmı ayrı. Bu kritik durumları 60-80 km hızlarda yaşadığım düşünülürse Subaru’ nun AWD ve Araç Dinamiklerinin sıradan bir donanım olmadığını düşünüyorum. Neticede kendime çıkardığım ders şudur; hangi güvenlik sistemi ve teknoloji olursa olsun(önden çekişli, arkadan çekişli, 4 çeker) bunu devreye alacak kullanımlardan uzak durmak en iyisi. Araba da ABS var diye hızlı gidip ani fren yaparak ABS’ nin devreye girmesinin nasıl gereği yoksa, benimde Subaru XV’ nin araç dinamiklerini tetiklettirmemin bir anlamı yok. Evet sistem var ve güzel çalışıyor. Allah korusun kötü durumlarda araç elinden geleni en hızlı şekilde yapacak ama bu duruma bilerek veya aşırı güven ile girmemek riski bertaraf etmenin en etkin yolu. Yazımın başında belirttiğim gibi forumun gölge takipçisiyim, 23 Aralık 2015; 14:09:11 tarihinde skaratas1971 ‘ ın yazdıklarını okuyunca olay kendi başıma gelmiş gibi sinirlendim ve üzüldüm. Okuduklarıma inanamayıp 4-5 kere daha okuyup her seferinde daha da içime dert oldu. Subaru resmi sayfasında iletişim kısmından forumda yazılanları paylaşıp” ya göründüğünüz gibi olun ya da olduğunuz gibi görünün” diyerek düşüncelerimi paylaştım. Aynı gün Subaru’ dan Yargı Bey beni arayarak beyefendi ile görüşeceklerini ellerinden gelen yardım ve bilgilendirmeleri yapacaklarını bana da Subaru markasına olan güvenim nedeniyle güzel bir konuşma yaptık. Forumu güncel takip ettiğimde aynı gün 23 Aralık 2015; 20:40:23 tarihinde skaratas1971 yazdıklarını okuyarak içim rahatladı ve sevindim.http://forum.donanimhaber.com/m_67821168/mpage_89//tm.htm#113353921 ile yeni arabasını aldığında yazdıklarını da okuyarak içim iyice rahatladı. Gölge takipçi olarak, XV sahibi birisine ve Subaru Markasına bence büyük zarar verecek bir sıkıntının çözülmesinde katkım olmasından dolayı kendimi iyi hissettiğimi söylemeyelim. Bu olay kurumsal olarak çözülmeseydi bir daha Subaru almayacaktım. Almaya çalışana da mani olacaktım açıkçası. Örnek vermek gerekirse mahalle bakkalına sinirlendiğimden bir ekmeği almak için bile yan üşenmeyip yan mahalleye gittim. Yıllar sonra o bakkal kapandı, su sattılar sonra onu da satamayıp dükkanı kapattılar. Yıllık bakımlarda 2 yıldır Ankara Bayraktar’ a bırakıyorum. Serviste bulunan beyefendi ilgili ve bilgili fakat fiyatlama konusunda yüksek teklif veriyorlar. Burada forumda yıllık bakım ücretlerine baktığımda İstanbul’ dan telefonla alınan teklifleri karşılaştırdığımda bariz yüksek. İlk yıl indirim yapın bu rakamlar yüksek dediğimde sizlerin paylaştığı ortalama rakamlara yaklaşmıştım. Fakat bu yıl gene yüksek rakam verdiklerinde indirim yapmalarını istedim, VW tarafından transfer bir hanımefendi ile görüştürdüler ve gözümün içine baka baka yüksek fiyattan inmediler. Bildiğiniz üzere aracın periyodik bakımda değişenleri belli, bunların rakamları da belli. Bakım sırasında 5 Lt’ lik yapı 1lt’ den 5 parça ayrı ayrı fiyatlıyorlar(en azından faturada) bir de buradan fark biniyor. En son 760 TL civarında bir rakam ödedim 550 TL civarı İstanbul’ dan aldığım yetkili servis teklifi vardı. Servisten çıkarken teknik arkadaşa ellerinize sağlık dedim(kendisini ayrı tutarak) ama bu koşulda bir daha size aracı getirmem deyip ayrıldım. Tesadüfe bakın ki Anket için aranmadım. Bir daha ki sefere harcadığım paraya değsin diye aracı İstanbul’ a bakıma götürüp hem bakım hem eş dost gezmesini birleştireceğim. Bu arada hayatımda camdam dolayı hiçbir şey yaşamamıştım nasip bu XV’ ninmiş. Ön cama gelen taş yüzünden çatladı ve ilerlemeye başladı(erken fark edemedik). Kasko camı karşıladığı için ilk önce kaskonun anlaşmalı camsına yönlendirildim. Araca uygun cam ne yan sanayi de ne de orijinal de yoktu. Bu sefer yetkili servisi aradım, ellerinde cam vardı fakat anlaşmalı cam servisi olmadığı için 1000-1500 TL arası bir fark ödemem gerektiğini söylediler. Biraz kasko firması, biraz anlaşmalı camcı ile görüşerek işi tatlıya bağladık ve anlaşmalı camcıdan orijinal cam getirttirerek değişimi yapıldı. XV’ nin orijinal cam konusunda sıkıntısı şöyle yan sanayisi yok o yüzden kaskonuzu yaptırırken orijinal cam konusunda dikkatli olmalı ve bunu kapsayan bir kasko yaptırılmasında fayda var. Aracın hoşuma gitmeyen bence küçük detayları; anahtarı, ön koltuk yan plastikleri gevşek sanki bazen ara ara boşlukları var, ön kol dayama olmaması, arka koltukta bardaklık. Aracın hoşuma giden bence küçük detayları; Geniş aynaları, yüksek oturma pozisyonu, aracın genel, olarak düşük profili( yıkamacılar bazen çok bazen az para istiyorlar), Arka görüş kamerası, yağmur ve far sensörü(aslında bu özellikler bazı rakiplerinde binlerce liralık ek donanım olarak geçmekte acaba küçük detay dememek mi lazım bilemedim). Biz XV’ yi aldıktan sonra amortisör, iç dizayn konusunda etkileyici değişikler oldu. İnsan hay allah diyor ama fiyatlarda inanılmaz artışlar olduğundan iyi ki 2014 başında almışım diyorum. BÖLÜM 3 – Bugün SUV/Crossover Almak İstesem Durum Nedir? XV’ yi 2014 yılında almadan önce altta bulunan gibi bir excel hazırlamış kendime göre Subaru XV’ yi tercih etmiştim. Geçen zaman içinde bugün SUV/Crossover almak istesem altta bulunan excel’ e bakıyor olacaktım.2014 ve 2016 listesinde bariz fark Suzuki’ de bulunmakta. SX Cross artık satılmamakta, Yeni Vitara ise dikkat çekmekte. Fakat Suzuki’ nin Türkiye genelinde son yıllarda distribütörlük anlamında sıkıntısı bulunmakta. Şu an en hesaplı ve donanımlı araç Yeni Vitara ama yetkili servis bayi kanalı sıkıntılı XV ‘ ye göre (aracı canlı görmedim). Mazda CX 3’ ü açıkçası beğeniyorum ama bagajı XV’ den de küçük, arka tavan alçak ve yetkili servis/ bayi kanalı sıkıntılı XV ‘ ye göre. Fiat 500’ e ise çocukluğumdan kalma bir gözlemle baktığım için aynı paraya Subaru teknolojisini tercih ederim. Yoksa arabanın şurası kötü diyemem. Yanlış bilmiyorsam Jeep Renegade’ lerde Fiat 500 motoru kullanılıyor. Aynı motor, farklı marka biri 90 binlerde diğeri 120 binlerde. Subaru XV’ yi almadan önce yetkili servis sıkıntı olur mu sorusu vardı. Bu sorunu Ankara’ da oturduğum için pek dert etmedim. Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve bazı illerde yetkili servis olduğundan ayrıca Ankara’da kaliteli özel servislerde olduğundan sıkıntı olursa gidecek yerim var diye düşündüm. Peugeot ve Citröen modellerine (Cactus’ un bilim kurgu tasarımı sevdim orası ayrı) sıcak bakmadığım için hiç eklemedim. < Resime gitmek için tıklayın > Netice olarak XV’ imden son derece memnunum, iyi ki almışımız dediğimiz bir araç oldu. Yolda ve park halindeyken bence mütevazi bir çekiciliği var. Kendisini fark ettiriyor ama bunu sırıtarak, insanların gözüne far sokarak yapmıyor. Ankara’ da sıkça XV görmekteyim ve bazen yan yana veya konvoy gittiğimiz oluyor. Genelde yüzlerde hafif bir tebessüm oluyor. Bunun nedeni de Subaru markası, ve bizlerde yarattığı algı. Neredeyse Reklam yapmayan bir markanın genelde böyle bir imajı olması da farklı hissettiriyor. Eğer aracımızı bul yıl almak isteseydik bebek olduğu için CX3 elenecekti, 4X4 konusunda daha başarılı olduğunu düşündüğümüz Subaru ve Suzuki nedeniyle Fiat 500 düşünmeyecektim(benim şahsi düşüncem). Karar vermek için Subaru XV ve Suzuki Yeni Vitara arasında enine boyuna bir karşılaştırma yapmam gerekecekti. Subaru’ yu 90 yıllarda rallilerden takip edip bilgisayarda oyununu bile oynadığımız için ve yıllardır Forester’ ın klasik model olmasından dolayı beğeniye sahibim. Suzuki Vitara ise gene Swift ile beraber markanın demir baş araçları. Subaru XV’ yi satıp yeni Vitara alır mıyız? Zannetmiyorum(Suzuki sahipsiz kaldı, Subaru ise yaygınlaşmaya başladı) aracımızı seviyoruz ve iyi ki almışız... Sürç-i lisan ettiysek affola… Herkese selamlar sevgiler. |
| Evet yazınız uzun olmuş ama gayet akıcı, hemen hemen aynı düşünceleri paylaşarak tamamını okudum. Yazınızda küçük olumsuzluklar olarak bahsettiğiniz konular, benimde sahibi olduğum 2015 makyajlı XV lerde giderildi. Artık tek dokunuşlu sinyal, arka koltukta kolçak ve bardaklık var. Anahtar biraz daha düzgün. Yeni müzik sistemi büyük dokunmatik ekranı ile aracın içini değiştirdi. Ayrıca geri vites kamerası yol bilgisayarı ekranından değilde büyük ekrandan takip edildiği için kullanışlılığı daha da arttı. Umarım aracınızla kazasız belasız yolculuklar geçirirsiniz. |
|
"06_XV_75" super bir yazı olmus. ben, tek solukta okudum.. elinize saglık. aslinda gecmekte oldugumuz yollardan siz 2014 de gecmişssiniz :) . size ve diger forum arkadaslarıma kazasız belasız dertsiz surusler dilerim. selamlar.. |
Beklememize değmiş doğrusu. Çok teşekkürler paylaşımınız için. Ben de bir nefeste okudum. |
| Araç sahibi olan arkadaşlar kendiliğinden kararan dikiz aynası için bir çözüm bulabildiler mi? Sonradan takılma olasılığı varmıdır. Tşk.ler |
| Bence bu kadar uzun yıllar bu formu takip edip sizin tabirinzle gölge takipçisi olmanız ve yazmaya karar verdiğinde böyle bir yazı yazmanız sizin çook farklı bir özeliğe sahip biri olduğunuza kanaat getirdim. Eğer sizin tarzda birisini Türkiye şartların da bu kadar servis ve müşteri hizmetleri eksikliğine (araba hariç) rağmen subaru xv den memnun kalmanız bu arabanın çok sağlam olduğunun göstergesidir. Herkese sağlıklı ve kazasız sürüşler dileğiyle... |
|
Amerikadan şu parçayı alabilirsiniz http://www.subarupartsandaccessories.com/p/Subaru__Crosstrek/Auto--Dimming-MirrorCompass/60246423/H501SCA001.html |
Bu ürünü aldığımızda herhangi bir tamirat,kesme biçme yapılıyor mu? Siz alıp denediniz mi? Tşk.ler |
| Yaz lastiği benim de gündemimde. 50.000 km deki yokohamaları değiştirme vakti geldi. Kış lastiği için siz değerli xv kullanıcılarının tavsiye ettiği Nokian wr d4 almıştım çok memnun kaldım yine tavsiyelerinize ihtiyacım var :) arazi kullanımım asfalt kullanımıma göre çok yüksek söyleyin bakalım dostlar hangi lastikleri kullanıyorsunuz? |
|
Merhaba, Jaspa Subaru'da aracın bakımını yaptıran, servisle ilgili olumlu-olumsuz yorumu olan var mıdırki acaba aramızda? Ben 30bin bakımını yaptırdım, Subaru XV. 350TL tuttu. Sadece filtreler ve yağ değişti. Motul yağların sahtesi de dolanıyormuş piyasada. Daha önce bakım yaptıran varsa, serviste koyulanlar orjinaldir herhalde değil mi? |
| Merhaba, Jaspa'da değil ama yarın İstinye Bayraktar'da yaptıracağım 30000 bakımını. 650 ile 720 lira arasında değişen fiyatlar aldım diğer servislerden. Yarın tam ücreti yazarım. Jaspa da yarı yarıya daha ucuz demek ki. Selamlar. |
|
Merhaba, Ben ürünü alıp denemedim ama OEM Subaru ürün ve subarunun parçaları nasıl montaj edileceğiyle ilgili detaylı kılavuzlarla geldiğinden problem çıkmayacaktır. Takamazsanız bildiğiniz bir Subaru bayiinde yada aksesuarcıda montajını yaparlar. XV mi kasımda satmıştım , şimdi Levorg var ayna orjinalinde kararan model. |
| Bugün bir nokian bayisini arayıp zline için fiyat ve bilgi istediğimde lastiğin sadece asfalt kullanıma müsait olduğu , subaru xv için uygun olmayacağını ve başka bir tercih yapmam gerektiği söylendi. aracınızı araziye sokup ( hafif çamur , toprak yol gibi ) lastiklerinizi deneme fırsatınız oldu mu ?? Lastik değiştireceğim çok kararsız kaldım. |
Bu mesajda bahsedilenler: @SaMKoC