Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
59
Cevap
10044
Tıklama
1
Öne Çıkarma
Kargodan Sahte Kimlik ile Kargo Teslim Alma Dolandırıcılığı
*
10 yıl (1466 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

Arkadaşlar merhaba

4-5 senedir m43 sistem ekipman kullanıyorum, alıyorum satıyorum deniyorum vs...

Panasonic Leica Nocticron 42,5mm f/1,2 lensimi ilana verdim sahibinden.com üzerinden, Pazartesi günü bir vatandaş aradı, İstanbul'da olduğunu ve lensi almak istediğini söyledi, İstanbulda tanıdığınız varsa siz ona yollayın ben de görüp deneyip elden teslim alayım dedi. Makul görünen bu teklifi kabul ettim çünkü lensin ilan fiyatım 3999 TL idi. Ben arkadaşa lensi dün Yurtiçi Kargo ile yolladım, İstanbul Haznedar şube teslim olarak. Lensi almak isteyen kişiye de arkadaşın isim soyisim ve telefon bilgisini paylaştım. Başka herhangi bir bilgi vermedim. Sabah da bana yurtiçi kargodan mesaj geldi, bilmem ne takip nolu kargonuz teslim edilmiştir diye, akşam üzeri arkadaş beni aradığında acı gerçek ile karşılaştım, lensi sabahın erken saatinde birisi teslim almış... Ve tabi ki lensi almak isteyen kişinin telefonu sabahtan beri kapalı....

Bu kişiye ben sadece arkadaşın iletişim bilgisini verdim, lensin Haznedar şubeye geleceğini nerden bildi? Muhtemelen yurtiçi kargo müşteri hizmetlerini arayıp kendini arkadaşımın isminde tanıtıp kargonun geleceği şubeyi öğrenebilir, yahut herhangi bir şubede çalışan herhangi bir arkadaşı varsa bu bilgiyi kolaylıkla elde edebilir. Ben arkadaşımın ismini soyismini vermeseydim de yine bulabilir miydi? Evet bulabilirdi, çünkü benim ismim belli, yine müşteri hizmetlerini arayıp kendini ben olarak tanıtıp kargo gönderi numaramı kaybettim vs diyip kolaylıkla takip ve varacağı şube bilgisini öğrenebilir. Minareyi çalan kılıfını hazırlar demişler

Burada asıl suçlu kim? Tabi ki Yurtiçi kargo... Nasıl olur da alıcı ismi soyismi ve telefonu belli olan bir gönderiyi başkasına verirsiniz? Kargoyu alan kişi rastgele bir imza telefon ve TC numarası yazmış teslim kağıdına... Yurtiçi kargoyu arayıp şikatte bulundum müşteri hizmetlerine, sonuç alabilecek miyim pek umutlu değilim açıkçası

Beni arayıp lense talip olan kişinin numarası 0539 375 7927 ve adına Ömer demişti, muhtemelen sahte bir isim dedi o anda

Leica 42,5mm f/1,2 lensime ait seri numarası : 14031500402

Tüm arkadaşlara rica ediyorum, özellikle Hayyam ve Doğubank esnafından okuyanlar varsa onlara. Bu seri numarada lensi size satmak isteyen varsa polise bildirmenizi istirham ediyorum.

Bu arada benim durumuma düşmemek için, ola ki il dışı bir tanıdığınız vasıtasıyla satış yapma durumu olacak ise, ürün tanıdığınıza ulaşmadan evvel kesinlikle iletişim bilgilerini vermeyin, ve tedbirli olup kargoyu kendi adınızdan göndermeyin, mesela bir başka tanıdığınız akrabanız adından gönderin, çünkü sizin isminiz soyisminiz belli olduğu için rahatlıkla gideceği kişi ve şube bilgisine müşteri hizmetlerini arayıp siz gibi konuşarak ulaşabilirler.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi *Ubeyd* -- 15 Aralık 2016; 16:33:24 >

55 milyon vatandaşın kimlik bilgileri ulu orta dolandırıcılara teslim edilince kimliğe baksa ne çare olacak ki ! Vardır muhakkak elinde o kişi olduğunu ispat edecek sahte bir kimlik. Benim GSM ha...
Yoruma Git
Yorumun Devamı jiddi - 10 yıl +11
Sorun yok relax. Kargo şirketinin hatalı olduğu gün gibi ortada. Belki biraz ayak diretip, az birazda hukuki süreç ile sizi oyalamaya çalışırlar, muhtemel göz korkutma numaraları bunlar. Acaba müşteri dişli mi yoksa sümsük mü diye yokluyorlardır, hep yaparlar bu numarayı. Karayolu taşıma kanununa, karayolu taşıma yönetmeliği ve posta hizmetleri kanuna göre kargo alıcıya teslim edilinceye kadar taşıyıcı sorumluluğundadır. Ayrıca doğru alıcıya teslim etme sorumluluğu da yine taşıyıcıya aittir. Yanlış avukat tutmaz iseniz hem maddi hem de manevi olarak tazminat talebinde bulunup, tüketici mahkemesine gitmeden bir kaç haftada işi bitirebilirsiniz. Yinede kimlik bilgilerinizi paylaşmanız da hoş olmamış, bir musibet bin nasihatten iyidir derler, inşallah sizin içinde öyle olur. Geçmiş olsun.

NOT: Kargo firması karşısında ezik durmayın sakın, yoksa size diş geçirebileceklerini sanıp ya işi savsaklarlar yada sizi ezmeye çalışırlar. Hem maddi zararınızı hem de manevi zararınızı talep edin. (maddi zarara malınızı satamadığınız için kıymet/değer yitirmesi ile, satış gecikmesinden doğan günler için kayıp tazmini ve gecikme faizlerini de hesaplatın ki kiminle uğraştıklarını bilsinler). Gerçekte de planlarınız arasında varsa otomobil, ev, ev için zaruri bir malın alımı vs gibi bir durumunuz bunu da ileri sürüp, gecikmeden doğan zararların tazmini de isteyebilirsiniz. İyi bir avukat her şeydir
Yoruma Git
Yorumun Devamı dopac34 - 10 yıl +6
D
8 yıl (3472 mesaj)
Yarbay

Favorilerime eklemiş olmama rağmen sanırım bir teknik aksaklık nedeni ile bu güne kadar hiç haberim olmadı.

Başınıza gelenler için çok üzüldüm, umarım ne kısa zamanda hak yerini bulur. İnancı olan için bu dünya veya ahiret hak için fark etmeyecektir. Yalnız değindiğiniz ve çoğu kişinin yanlış bildiği bir noktayı müsadeniz ile açıklığa kavuşturmak istedim. İnsanlar malum nedenlerden ötürü*➊ bir yılgınlık ve bıkkınlık içerisine düşmüşler bir de yanlış bilgilendirmenin kurbanı olmuşlar.

PARASAL SINIR İÇİN LİNK

Umarım çok karışık yazmadan işleri dilimin döndüğü ve bilebildiğim kadarı ile anlatmaya çalaşacağım. Yukarıda verdiğim link 2017 yılı tüketici hakem heyeti parasal sınırlarına ait tebliğe aittir (resmi makamlarca belirtilen tutardır). Buradaki limitlere bakıp nereye gitmeniz gerektiği hususunda size yol gösterici olacaktır. Bahsettiğiniz meblâ öyle 40-80 TL gibi bir rakam olmadığı için biraz vakit ayırmanızı ve konu üzerine eğilmenizi önereceğim. Limit konusunda iki seçeneğiniz var; ya limiti resmi oranlara göre düşüreceksiniz ya da yaklaşık bedeliniz ile yola devam edeceksiniz. Bunu ne için söylüyorum biraz açıklamaya çalışayım. Umarım iyice karmaşıklaştırıp berbat etmem.

SENARYO A

Silsile Tüketici hakem heyeti < Tüketici mahkemesi şeklinde gitmekte. Ancak kanun koyucu tüketici hakem heyeti için bir maddi üst limit sınırı getirmiş. Normal şartlar altında Tüketici hakem heyetlerinin aldığı kararlar kanun gücünde değildir ancak bağlayıcıdır. Ayrıca mahkemeler içinde kesin hüküm içermezler ancak yüksek oranda kıymet içeririler ve %1 -2 gibi çok düşük bir oranda aksi bir karar çıkar. Tüketici hakem heyeti kararları %87 oranında (sanırım 2015 yılı rakamları idi) tüketici lehine sonuçlanmıştır. Yani işin içine bir hin oğlu girmemiş ise, yaptığınız işleri yazılı bir şekilde ortaya dökebiliyor iseniz tüketici hakem heyitinden lehinize bir karar çıkma olasılığı çok yüksektir. Ayrıca bu işlemler için günlerce, haftalarca vakit ayırıp, 3999 TL lik zararınız için 3.000, 5.000 TL gibi bir zahmette dökmenizi istemez. Yapacağınız tek şey İl Hakem Heyetine gidip oradaki görevliye durumunuzu kısa ve öz bir şekilde izah etmek ki muhtemelen size vereceği hazır matbuat bir formu doldurmak, elinizdeki kargo fişi, yazışma vs gibi delil niteliğinde olabilecek dökûmanında bir fotokopisini bu doldurduğunuz matbuata iliştirmek olacaktır. En geç 3 ay içerisinde size olumlu veya olumsuz bir cevap vermek durumunlar. Buradan gelecek cevap olumlu olur ise noter vasıtası ile ilgili firmaya size gelen cevaptaki miktarın ödenmesi için ihtar çekmeniz veya bizatihi, ilgili müdürlüklerine gidip Tüketici Hakem Heyetinin belirttiği miktarı ödemelerini size gönderilen resmi evrakı gösterip isteyeceksiniz (benim naçizane önerim kimse ile muhatap olmayın noterden ihtarname çekip tarafınıza ödenmesi emrolunan bedeli belirttiğiniz hesaba ödemelerini isteyin. Olaki müdürlüğe gidip yüz yüze görüşmek istediniz bu durumda ödemeyi elden almayın, mutlaka bir banka şubesine, hesabınıza ya da adınıza havale veya eft yapılmasını isteyin). Az önce belirttiğim üzere buradaki tek sıkıntı kanun ile sınırlanan üst limit olacaktır. Yani siz 3.999 TL olarak belirttiğiniz lens için yanlış anımsamıyor isem 3610 TL bir bedel isteyebilirsiniz. Burada yanlış anlaşılma olmasın. Bu limit üzerinde bir değer isterseniz silsilede tüketici hakem heyeti otomatik olarak iptal olacaktır. Ya 389 Tl lik zararı sineye çekeceksiniz yada bu konuda ısrarcı olup tüketici hakem heyetini atlayıp doğrudan Tüketici Mahkemesine geçeceksiniz. Tüketici hakem heyeti masrafısız ve tekrar tekrar gidip gelmeniz gerekmediği için benim size önerim 389 Tl lik kısmı sineye çekmeniz yönünde olacaktır. Masrafsız derken arada sanıyorum ki fiyatlandırma için bir bilirkişi tutulması gerekecektir (Bu kısım teyide muhtaçtır ve benimkisi yalnızca bir fikir belirtmek içindir ve herhangi bir hukuki mesuliyet kabul etmiyorum). Tahminimce 160 ila 380 TL gibi bir rakam bu heyet için tarafınızdan istenebilir ancak tüketici hakem heyetinin vereceği karar lehinize olursa bu ücret size iade edilir➋. Ancak lensinizin 0 mağaza satışı hâlâ mevcut ise bilirkişi gerekmeyebilir. Herhangi bir mağazanın web sayfasından alacağınız cihazınıza ait 0 mağaza ürünün satış rakamını, tarihi belirtir/görünür bir çıktı fiyatlandırma için sizin açınızdan yeterli olur.

389 TL yi sineye çekerseniz şimdilik yapmanız gereken bu olacaktır. Takribi 1 ay içerisinde ak koyun, kara koyun belli olur. Sizde bu gelecek cevaba göre yeni bir değerlendirme yapar, yol haritanızı çizersiniz.

ARA BİLGİ

Velev ki 3610 TL lik bir zarar beyan ettiniz (gecikme faizi, maddi, manevi zarar vs içindedir aman dikkat ! Örneğin cihazım 3610 TL der üzerinede %11 [misaldir, gerçek gecikme faizi oranları için T.C Merkez B. bakabilirsiniz] gecikme faizi eklerseniz Tüketici Hakem Heyeti sınırını aşarsınız o zamanda boşuna vakit kaybedersiniz orada) ve başvurudunuz. Sonuçta olumlu oldu ilgili firmaya tazmin için başvurdunuz ama firma sizi iplemeyip parayı vermedi. Bu durumda Tüketici Mahkemesine gidip dava açarsınız, %98 ihtimal ile dava lehinize sonuçlanır, dava süresi oldukça kısalır. Ola ki firma bu mahkemeyi de iplemedi ve parayı vermedi. Bu durumda ya haciz müdürlüğüne gidersiniz ve haciz kararı aldırırsınız ya da bir avukata verip eti benim kemiği senin bölüşür payınıza düşecek haciz gelirine razı olursunuz. Ama işler buraya kadar gelmez, en azından akıllı adam Tüketici Hakem Heyetinden çıkan kararı görünce mahkemeye gitme sersemliğini yapmaz, ola ki yaptı TC mahkemsinin kararını görmezden gelmez. Ha, bu ülkede böyle sersemler yok mu derseniz bende olduğunu ve sizinde karşınıza çıkabileceğini varsayıp en kötüsünü yazdım. Ancak tüketici hakem heyetinden çıkan kararın %70'i tıpış tıpış yerine getirilmekte diye belirteyim.

SENARYO B
Ola ki cihazın fiyatı 3.610 TL sınırı geçsin. Bu durumda doğrudan Tüketici Mahkemesine gidip dava açacaksınız. Burada yine düşülen bir yanılgıyı belirtmek isterim. Hiç kimse avukat tutmak zorunda değildir. Avukat, vekilin adına gerekli prosedürü takip edip, gerekli belge, dökûman vs zamanında istenilen yere vermek ile mükellef sıradan bir insanoğludur. Diğer mahkemeler gerçekten çok zorludur, kabul etmek gerekir ancak Tüketici Mahkemeleri son derece basit bir işleyişe ve oldukça kısa bir süre içerisinde alınan dava kararlarına sahiptirler. Biraz kendinize güveniniz var ise iş yüküne bağlı olarak 3-4 ay gibi kısa sayılabilecek bir sürede mahkemeyi sonuçlandırıp zararınızı tazmin edebilirsiniz. Kaldı ki bir vekil tutacak olsanız da size maliyetini konuşup, pazarlık ederek 1.500 TL yi geçemeyecek bir şekilde sonuçlandırabileceğinizide düşünüyorum. 3.999 TL lik zararınızı, gecikme faizi, maddi, manevi zararınızı da hesapladığınızda kabaca elinize en az 5.000 TL lik bir meblâğ geçeceği düşünülür ise 1/5'ni verip kalan zararınızı kurtarmak hiçte yabana atılır bir durum olmayacaktır➌.


Bunun dışında birde dolandırıcılık durumu söz konusu. Bu işlerin konusu tüketici mahkemelerine girmez. Bu dava için sizin avukat tutmanız gerekmez, bu tür davalar kamu davası niteliği taşır. İşemi gerçekleştiren/ler bu suç teşkil etmiş ise belirtilen oranda ceza alırlar. Yapmanız gereken tek şey savcılığa suç duyurunda bulunmak olacaktır. Savcılık sizden ifade ve gerekli belge, dökûman, kanıtları isteyip durumu tetkik edip suç unsuru olup olmadığını inceleyip sizi bilgilendirir. Muhtemelen 2-3 defa gidip ifade vermeniz icab edebilir. Ortalama dava süresi 1-1,5 yıl kadar olacaktır. Bu dava neticesinde sanık/lar suçlu bulunur ise sadece ceza alırlar, sizin zararınız tazmin edilmez. Zararınızın tazmini için tüketici hakem heyeti yada mahkemsine başvurmanız gerekir. Ayrıca suçu sabit görülen firma dışı kişiden tazminat alabilirsiniz ancak bu durum epey karmaşıktır, bir vekil tutmadan kotarmanız zor olacaktır ki, suçluluğu sabit bile olsa böyle mahlûkatlardan zarar tazmin etmek son derece zor olduğu için size önermem. Aldığı ceza ve kalanıda ahirete bırakmanız bence en iyi seçim olacaktır.

Tekrar geçmiş olsun ve kolay gelsin.


➊ Siyasi içeriğe girmeyeceğim için bu kısmı es geçiyorum. Merak edeni ilgili personelin nasıl ve ne şekilde alındığını Google'ye sorup öğrenebilir.

➋ Bilgilerim oldukça eski, o nedenle resmi prosedürlerde, fiyatlandırmalarda bazı değişiklikler olmuş olabilir, dikkatinize. Ayrıca 0 mağaza satışı mevcut ise bu durumda 3610 TL lik limite girebileceğinizi sanmıyorum. Bu durumuda göz önüne alıp bilirkişi tutmak isteyebilirsiniz. Ayrıca cihazın durumu 0 mağaza satış ürünlerinini içeriğine uygun değil ise bilirkişi tutma mecburiyetiniz olacaktır.

➌ Belirtilen durum, kesinliği/doğruluğu tartışılır ancak yazınızdan elde edilen kaba safi durumu belirtir. Kesin, nihai sonuç ilgili kişilere/makama başvurulduğunda netlik kazanabilir. Verilen tutarlar bir kesinlik içermediği gibi herhangi bir hukuki sorumlulukta kabul edilmez. Ayrıca bu bir iş aktidir. Örneğin, görüştüğünüz kişiye sabit bir ücret, misal 1.000 TL nakit ve alacağınız maddi, manevi tazminatın %30'nu önerebilirsiniz. Mesela ilgili vekil durumu inceler ve %100 ben bu parayı alırım der, sizede peşin 2.500 TL verip dava sonucunda alınacak tüm tazminden feragât etmenizi isteyebilir. Vekil bu işten 10.000 TL alıp sizde 2.500 TL verip işten kazançlı çıkabilir. Bu örneklere benzer durumları, rakamları kendi lehinize olacak şekilde değiştirip/ekleyip/çıkartıp teklif etmekte serbestsiniz. Karşınızdaki kişi beğenir kabul eder yada beğenmez, sizde başka beğenecek birini bulabilirsiniz. .

NOT. Yazım ve imlâ hataları için umarım kusura bakmazsınız.
NOT 2: Aklınıza takılan bir nokta olursa varsa bildiğim bir nokta elimden geldiğince yardımcı olurum.
NOT 3: Son yazınızda savcılık ve polisden bir sonuç çıkmadığını belirtmişsiniz. Bir sonuç çıkmaması mümkün değildir. Muhtemelen bir yerlerde bir noksanlık yapılmıştır. Öncelik ile sizin polis ile hiç bir işiniz yok. Polis kısmını unutun işin. Doğrudan savcılığa bir suç duyurusunda bulunacaksınız. Elinizdeki belge, dökûman vs de beraberinde iliştirip durumu güzelce izah edeceksiniz. Az yukarıda anlattığım gibi savcılık durumu inceler ve kamu davası açılıp açılamayacağını size bildirir. Ya dava açılır bu durumda sizide tanık oalrak dinlemek isterler yada dava açılması mümkün değildir ama muhakkak size bu durumu bildirirler. Ya bu sonuca ilgili sulh ceza mahkemesinde (muhtemelen size gelen yazıda itiraz mercii de belirtilir benimkisi genel bilgi mahiyetindedir) itiraz edersiniz bu durumda itiraz için kabaca 80-100 tl bir dava dosyası parası ödersiniz yada sineye çekip bir bardak su içip işi Allah'a havale edersiniz. Ancak bu durumun tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi ile bir ilgisi bulunmaz. Buradan olumsuz cevap geldi diye diğer başvurunuz etkilenmez ancak olumlu bir cevap gelir ve neticede bu kişiler ceza alır ise tüketici hakem heyetinde yada mahkemesinde lehinize bir karar olarak kullanabilirsiniz. Olumsuz karar aleyhinize sonuç teşkil etmez. Ceza mahkemesi ile tüketici hakları farklı olgulardır.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi dopac34 -- 26 Aralık 2017; 23:26:35 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @*Ubeyd*
D
8 yıl (3472 mesaj)
Yarbay

Her dava için hukuki bir zaman aşımı süresi vardır ama anlayabildiğim kadarı ile sizin sorduğunuz manâ da olduğunu zannetmiyorum. Sizin bir kaç farklı durumunuz olduğu için bilebildiğim kadarını (bu bilgiler teoriktir, pratikte farklılık olacağı kesindir diye düşünüyorum) yazmaya çalışayım. Suç duyurusu için sıkıntı çıkartmazlar, onun için zaman aşımı sorun olmaz. Tüketici hakem heyetine gitmeyi düşünüyorsanız burada işler karışıbilir, çünkü buralarda görevli kişiler kamuda görevli üst düzey ama sıradan memurlardan seçiliyor, yani geçmişlerinden bir hukuk bilgisi olma olasılığı yok denecek kişiler diyebiliriz. Dolayısı ile hukuki mevzuata hakim olamadıkları için tüketiciyi üzen kararlara imza atabiliyorlar. Her halûkarda tüketici hakem heyeti içinde süre sınırı sizin açınızdan sorun olmaz ama burada görevli kişi sizin ki gibi çetrefilli durumun içinden çıkamayacağını hissederse işi başından atmak için bu ve benzeri bir duruma sarılabilir. Maalesef bu durumda tüketici mahkemesine gitmenin dışında yapılası bir durum olmaz. Tüketici mahkemesi için sıkıntı çıkacağını zannetmiyorum. Kabaca, sizin durum için söylemek gerekir ise zaman aşımı 2 yıldır diyebiliriz.

Size vaktiniz olunca okumanız için bir kaç link gönderiyorum, sanıyorum ki gideceğiniz yolsa size yardımcı olacaklardır.

KArgo firması kargomu kaybetti zaman aşımı olur mu ne kadar sorusuna cevap

Konu ile ilgili bir link

Bir kargo firmasının durum ile ilgili prosedürüne örnek. Siz bu prosedüre takılı kalmayın, yalnızca kargo firmaları açısından işlerin işleyişi için bir nevi bilgilendirici yazı olarak kabul edin.



Şimdi konuya ilaveten bir kaç satır daha yazma gereği olduğunu hissettim. Bizdeki mahkemeler maalesef ıspat üzerine kurulu mahkemelerdir. Yani "falanca bana şunu yaptı" dediğinizde ıspat yükümlülüğü iddia makamına ait olmaktadır. Bu durumda araya bazı çakallıklar, kurnazlıklar vs gibi durumlar giriyor diye belirtmek isterim ki, sizin de içeriside bırakıldığınız durum gibi artık çakallığın nirvanasına ulaşmış malum işletmeler ile uğraşmak ayrı bir uzmanlık alanı olacak gibi. Örnek, taşıma anlaşmasına ürünü kaydettirmediniz ve standart kargo olarak geçtiler ki çoğunlukla böyle yapmaktalar. Bu durumda kargo tazminini 40-50 TL gibi komik rakamlara getirmeye çalışmaktalar.

Adidas marka spor ayakkabı, 1 adet cep telefonu vs eşya için ödenen traji komik bedel

O nedenle başvuru yapmadan evvel elinizde ıspatını yapabileceğiniz materyali toparlayın. Sanıyorum 15 Temmuz olaylarından sonra kargolar, kargo firmasında gösterilip sonra kargo kutusuna koyulması zorunluluğu getirildi. Ancak tarihi hatırlamıyorum. Bu durum yukarıdaki arkadaşın lehinize olacaktır. Tabii nasıl kulllanacağını bilmesi gerekir (muhterem avukatımız yine burada devreye giriyor, işini bilen bir avukat bu durumu lehine çevirir o 40 TL yi alıp taşıyıcı firmanın münasip bir yerine iade eder)

Ayrıca kargo firmaları bu işin ticari bir iş olduğu düşüncesi üzerinden işi yokuşa sürmek için ticaret mahkemesine yönlendirmeye çalışabilirler bu kurnazlığa düşmeyiniz. Sizin gideceğiniz yer tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemeleridir.

Mahkeme ya da hakem heyetine gitmeden önce ilgili kargo firmasının web sayfasını ziyaret edin. Orada kayıp-çalıntı-hasarlı kargo tazmin prosedürü ile ilgili bilgi vardır. Bu prosedüre göre gerekenleri yaptığınızdan emin olun. Güzel bir söz vardır; "söz uçar, yazı kalır" diye. ÖYle telefonla ya da şubeye gidip yapılan görüşmelerin video kaydı, telefon kaydı yok ise size bir yararı olmaz. Kargo firması ile yapacağınız her işlemi yazılı yapın. Normalde noterden gönderim yapmak çok daha sağlıklı olur ama onun masraflarını ödemek akla yatkın olmaz (birde her şey noterden gönderilmez, onun ayırımı yapmak biraz zor olacaktır, bu nedenle notere bulaşmamak en iyisi olur). O yüzden iadeli taahhütlü gönderim yapın, gönderdiğiniz belgenin, dilekçenin vsnin bir adet fotokopisinide kendinize saklayı ihmal etmeyin. Unutmayın, söz uçar yazı kalır. Geçmiş olsun, kolay gelsin.


NOT: Yazıyı yazarken bir kaç farklı linkte iletinin kayıp sayılabilmesi için bazı kaynaklarda 20, bazılarında 30 gün içerisinde ilgili taşıyıcı şubesine yazılı başvuru yapılamsı gerektiği yazılmış. Ne kadar doğru bilemiyorum (avukatın işlevi mesela burada devreye giriyor, bir avukat bunun ne denli doğru olduğunu bilir ama burada sizin bulmanız ve takip etmeniz gerekecek) böyle bir durumu ileri sürme ihtimallerine karşı polise, savıcılığa yaptığınız başvuruları ilgili taşıyıcı firmaya yapmış gibi kabul ettirmeniz bu eksikliği giderecektir diye tahmin ediyorum. Zaman aşımı sorunuza bir küçük ekleme, karşı tarafın varsa böyle bir hakkı buna yapacağı itiraza bir karşılık olarak eklemenin yerinde olacağını düşündüm.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi dopac34 -- 8 Ocak 2018; 4:40:17 >

M
7 yıl (3 mesaj)
Er

Arkadaşlar benzer durumu daha değişik şekilde 17.05.2019 ' da ben yaşadım.
15.05.2019' da hepsiburada.com sitesinden satıcısı Troy (Artı Bilgisayar)' dan akıllı saat sipariş ettim. Paket, satın almadan önce 20.05.2019 ' da teslim edilir olarak bilgi görünüyordü. 16.05.2019' da ürünün kargoya verildiğini gördüm ve 17.05.2019 sabahı paketimi yurtiçi kargo sisteminden sorguladım. 09:23' de paket Göktürk şubeye indirilmiş olarak görünüyordu. Herşey sorunsuz ve olağan gibi görünürken öğle saatlerinde kargoyu tekrar sorgulamak istedim. Gördüm ki halen paket Göktürk şubesindeydi.. Şubeyi aradım ve bana sabah ürünü elden teslim ettik dediler.. Böyle bir şeyin mümkün olamayacağını ilettim. O an her ne yapıyorsam bırakıp, hızlıca şubeye gittim. Kamera görüntülerinde hayal gücünüzle kuracağınız küfürlerin sahibi, tipi bozuk dolandırıcının saat 09:00 sularından veya öncesinden beri şube önünde kamyonu beklediğini ve kamyondan ürünü bu çete üyesine teslim ettiklerini gördüm. İşin daha garip kısmı teslim kağıdında benim TC numaram yer alıyordu.
Kargo firmasının bu çete üyesinden herhangi bir kimlik sormadığınıda kamera kayıtlarında gördüm. Yani bu şahış paketi teslim alırken sadece telefondan bakarak benim TC mi, ad soyad yazıyor ve sahte imza atıyor. Paşa paşa şubeden ayrılıyor. Başvurulabilecek her yere başvurdum ve şikayetimi aynı gün yaptım.

Arkadaşlar allah aşkına;
Kişisel bilgilerim, TC numaram dahil, pakette ne olduğunu, hangi şubeye, o şubeye kamyonun ilk geliş saatini buna benzer diğer benim bile bilemeyeceğim detayları nasıl bilebiliyor ?
Şuana kadar herkes salağa yatıyor, Nasıl / ne zaman sonuçlanacak bilmiyorum fakat konunun sonuna kadar arkasında duracağım.

Demem o ki değerli bir ürün satın alıyorsanız(nereden aldığınız önemli değil), paket sahibinin kim olduğu önemli değil, sokaktan geçen alakasız bir kişi gidip sizin paketinizi sizden daha kolaylıkla alabiliyor ve kimse sorumluluk almıyor. Kargo firması adrese teslim etmesi gereken ürünü benden teyit almadan nasıl teslim ediyor ? Kendi sistemlerimde cep numaram var, bir arayıp teyit nasıl alınamıyor. ?

Hepsiburada, Troy, Yurtiçi Kargo bu 3 lünün hangisinin içerisinde dolandırıcı çete üyesi/üyeleri yer alıyor göreceğiz. Söylenecek çok şey var ama işte boşa laf anlatıyorsunuz, herkes ilk defa duyduk böyle bir şey diyor.

Şahsın görüntülerini ekliyorum burada da bulunsun belki faydalı olur.

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.