Bu konudaki kullanıcılar: 2 misafir, 2 mobil kullanıcı
27
Cevap
560
Tıklama
0
Öne Çıkarma
İş bulma sorunsalı/İşsizlik/İş görüşmesi süreci

S ScramJet Konu Sahibi
10 yıl (51 mesaj)
3 ay 7 gün oldu askerlik biteli. Büyük umutlarla varmıştım eve. Kendime o denli güveniyordum ki 2 haftaya kalmaz iş bulurum diyordum.
En azından üniversite hayatı boyunca neredeyse etrafımdaki bütün insanlar öyle diyordu. Hocalar, öğrenciler, tanıdıklar vs. Hatta bazıları "sen üniversiteyi okuyup napacan direk iş aramaya başlasan yine bulursun" diyordu. Eee, koskoca Alamanyayı görmüş adamım, ingilizceyi almancayı sular seller gibi konuşuyorum.

3 ay geçti, tonlarca ilana başvuru yaptım. Yalnızca 2 tane görüşmem oldu ve bu görüşmelerden 1 tanesi ciddi bir görüşmeydi, diğer görüşme godaman bir herifin kendini tatmin etmesi için tezgahlanmış bir oyundu.

İlanlara göz atmam moralimi alt üst etmeme yetiyordu.
"En az 5 yıl tecrübe."
"En az 8 yıl tecrübe."
"En az 10 yıl tecrübe ve 30 yaşını aşmamış olacak (yok artık)"
"Tsbilmem kaç bilmem kaç prosedürlerini bilmeli"
"En az 2 yıl satış deneyimi olmalı, gümrük mevzuatını bilmeli"

Bazı ilanlar var ki, gördükçe bu ilanlara başvurup işe alınan insanların şeklini şemalini hayal bile edemiyorum; Bu insanlar ya hayatın anlamını bilmiyorlar ya da bunlar insan değil android. 3-4 program + 2 dil + master + iş tecrübesi hepsini birden istiyorlar ve hesaplandığında adamın rahat 21-22 yaşında işe başlamış olması gerekiyor.
Bunun yanında herkes tecrübeli eleman istiyor, ne ayak? Hiç mi matematik, mantık, felsefe okumamış bu işveren adamlar? Yoksa herkes annesinin karnından tecrübeyle çıkıyor?

Hadi bütün bunları geçtim. Şansım yaver gittiği bir an, çok saygıdeğer, bilinen, büyük bir alman otomobil firması iş görüşmesine çağırmıştı beni.
Yani daha başlangıçtan büyük bir adım atmış olacaktım eğer işe alınabilseydim.
Gel gelelim ki bu klasik "iş görüşmesi" sorunsalıyla karşılaştım. Bir düzine soru soruldu, birkaçına rahat cevaplar verirken birkaçına da cevap bile vermedim, "Bilmiyorum" deyip geçtim.

Bilmiyorum?
Yalan söylemekten iyidir herhalde.
"Gelecekten ne bekliyorsun?" sorusuna karşı en azından, "bilmiyorum" cevabı, ülkenin geçmişinde başlamış ve hala varlığını sürdürmekte olan illet kanserin belirgin bir göstergesidir. Darmaduman olmuş bir eğitim sisteminden onlarca, tonlarca zorluklardan sıyrılıp gelmiş, açlıkla ve parasızlıkla mücadele etmiş, anadolunun tozlu topraklı yollarında otostopla ulaşımını sağlamaya çalışmış, kendini ilah sanan hocalarla bürokratik savaşlar yapmış, 40 mevcutlu sınıfta 25 kişiyi isyana teşvik edip ders programını bile değiştirmiş bir kişi olarak, gelecekten ne bekliyorum gerçekten?

Şimdi bu soruya "valla işimi bulayım, evleneyim, çoluk çocuğa karışayım, her akşam işten geldiğimde güzel güzel hobilerimle uğraşayım, param tıkır tıkır yatsın, haftasonlarıda mangalda cıssss cıssss cısssss" desem, olmaz. Beklenen cevabın da aşağı yukarı;
"Kariyer yapmak, önce bölümün şefi, sonra fabrikanın, sonra bölgenin sorumlusu, sonra ülkenin distribitörü, ondan sonra da CEO olmak istiyorum!" gibi hayal mahsulu bir yalan duymak istiyorlar, ya da en azından hırçın ancak hırslı bir haykırış.
Bunu yapamam arkadaş. Yalan söyleyemem. Peki ne yapmalı? "kısa vadede tecrübe edinmem gerekiyor" gibi alternatif bir cevap da ürettim ancak ne denli etkili olur bir dahaki görüşmemde (o da olursa) deneyeceğim.

Dertliyim beyler bayanlar çok dertliyim. Bu postu okumaya vakit ayırmış olan herkese teşekkür eder, nasihatlerini, tecrübelerini (bu laftan tiksinmeye de başladım), öğütlerini dinlemek bana çok yardımcı olacaktır. Smile koymak adetim değildir, yazıyı daha renkli hale getirmek için kullanabilirdim ancak şimdilik bu smileyle idare edin.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ScramJet -- 23 Ağustos 2011; 19:45:06 >


C Caipirinha
10 yıl (3311 mesaj)
Ne mezunusun?
Almanca ve Inglizceyi sular seller gibi biliyorum demişin, bunu kanıtlıcak sertifika var mı CV de, TOEFL puanları gibi?




S ScramJet Konu Sahibi
10 yıl (51 mesaj)
Otomotiv öğretmenliği mezunuyum. Evet, çoğu kimseye göre "hayatında yapılmaması gereken 100 hata" listesinde yer alır

TOEFL vs gibi sertifikalar için de çoğu kimse (buna dil kursları dahil) şirketlerin dil sınavına kendi tabii tuttuğu için hiç bir yerde belge sorulmaz dedi. Bugüne kadar soran da olmadı.




C Caipirinha
10 yıl (3311 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet

Otomotiv öğretmenliği mezunuyum. Evet, çoğu kimseye göre "hayatında yapılmaması gereken 100 hata" listesinde yer alır

TOEFL vs gibi sertifikalar için de çoğu kimse (buna dil kursları dahil) şirketlerin dil sınavına kendi tabii tuttuğu için hiç bir yerde belge sorulmaz dedi. Bugüne kadar soran da olmadı.


Valla kardeş, üzülerek söylüyorum, şu anda normal lise mezunundan farkın yok, yabancı dilin varsa iyi kolej mezunundan farkın yok işveren gözünde.

Sertifika çok önemlidir, iş veren kendi sınavına tabi tutar evet, ama mülakata çağrılma şansını artırır CV ni biraz kabartman sertifikalarla.

İngiilizceyi çok iyi bilmen önemli iyi bir iş için, almanca fazla önemli bir dil değil bu sektörde.




S ScramJet Konu Sahibi
10 yıl (51 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao


quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet

Otomotiv öğretmenliği mezunuyum. Evet, çoğu kimseye göre "hayatında yapılmaması gereken 100 hata" listesinde yer alır

TOEFL vs gibi sertifikalar için de çoğu kimse (buna dil kursları dahil) şirketlerin dil sınavına kendi tabii tuttuğu için hiç bir yerde belge sorulmaz dedi. Bugüne kadar soran da olmadı.


Valla kardeş, üzülerek söylüyorum, şu anda normal lise mezunundan farkın yok, yabancı dilin varsa iyi kolej mezunundan farkın yok işveren gözünde.

Sertifika çok önemlidir, iş veren kendi sınavına tabi tutar evet, ama mülakata çağrılma şansını artırır CV ni biraz kabartman sertifikalarla.

İngiilizceyi çok iyi bilmen önemli iyi bir iş için, almanca fazla önemli bir dil değil bu sektörde.


Otomotiv için almancanın çok büyük önemi var, malum alman firmalar çoğunlukta bu sektörde. 2. görüşmede almanca daha önemliydi hatta.




B BetterBosh
10 yıl (2830 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet

3 ay 7 gün oldu askerlik biteli. Büyük umutlarla varmıştım eve. Kendime o denli güveniyordum ki 2 haftaya kalmaz iş bulurum diyordum.
En azından üniversite hayatı boyunca neredeyse etrafımdaki bütün insanlar öyle diyordu. Hocalar, öğrenciler, tanıdıklar vs. Hatta bazıları "sen üniversiteyi okuyup napacan direk iş aramaya başlasan yine bulursun" diyordu. Eee, koskoca Alamanyayı görmüş adamım, ingilizceyi almancayı sular seller gibi konuşuyorum.

3 ay geçti, tonlarca ilana başvuru yaptım. Yalnızca 2 tane görüşmem oldu ve bu görüşmelerden 1 tanesi ciddi bir görüşmeydi, diğer görüşme godaman bir herifin kendini tatmin etmesi için tezgahlanmış bir oyundu.

İlanlara göz atmam moralimi alt üst etmeme yetiyordu.
"En az 5 yıl tecrübe."
"En az 8 yıl tecrübe."
"En az 10 yıl tecrübe ve 30 yaşını aşmamış olacak (yok artık)"
"Tsbilmem kaç bilmem kaç prosedürlerini bilmeli"
"En az 2 yıl satış deneyimi olmalı, gümrük mevzuatını bilmeli"

Bazı ilanlar var ki, gördükçe bu ilanlara başvurup işe alınan insanların şeklini şemalini hayal bile edemiyorum; Bu insanlar ya hayatın anlamını bilmiyorlar ya da bunlar insan değil android. 3-4 program + 2 dil + master + iş tecrübesi hepsini birden istiyorlar ve hesaplandığında adamın rahat 21-22 yaşında işe başlamış olması gerekiyor.
Bunun yanında herkes tecrübeli eleman istiyor, ne ayak? Hiç mi matematik, mantık, felsefe okumamış bu işveren adamlar? Yoksa herkes annesinin karnından tecrübeyle çıkıyor?

Hadi bütün bunları geçtim. Şansım yaver gittiği bir an, çok saygıdeğer, bilinen, büyük bir alman otomobil firması iş görüşmesine çağırmıştı beni.
Yani daha başlangıçtan büyük bir adım atmış olacaktım eğer işe alınabilseydim.
Gel gelelim ki bu klasik "iş görüşmesi" sorunsalıyla karşılaştım. Bir düzine soru soruldu, birkaçına rahat cevaplar verirken birkaçına da cevap bile vermedim, "Bilmiyorum" deyip geçtim.

Bilmiyorum?
Yalan söylemekten iyidir herhalde.
"Gelecekten ne bekliyorsun?" sorusuna karşı en azından, "bilmiyorum" cevabı, ülkenin geçmişinde başlamış ve hala varlığını sürdürmekte olan illet kanserin belirgin bir göstergesidir. Darmaduman olmuş bir eğitim sisteminden onlarca, tonlarca zorluklardan sıyrılıp gelmiş, açlıkla ve parasızlıkla mücadele etmiş, anadolunun tozlu topraklı yollarında otostopla ulaşımını sağlamaya çalışmış, kendini ilah sanan hocalarla bürokratik savaşlar yapmış, 40 mevcutlu sınıfta 25 kişiyi isyana teşvik edip ders programını bile değiştirmiş bir kişi olarak, gelecekten ne bekliyorum gerçekten?

Şimdi bu soruya "valla işimi bulayım, evleneyim, çoluk çocuğa karışayım, her akşam işten geldiğimde güzel güzel hobilerimle uğraşayım, param tıkır tıkır yatsın, haftasonlarıda mangalda cıssss cıssss cısssss" desem, olmaz. Beklenen cevabın da aşağı yukarı;
"Kariyer yapmak, önce bölümün şefi, sonra fabrikanın, sonra bölgenin sorumlusu, sonra ülkenin distribitörü, ondan sonra da CEO olmak istiyorum!" gibi hayal mahsulu bir yalan duymak istiyorlar, ya da en azından hırçın ancak hırslı bir haykırış.
Bunu yapamam arkadaş. Yalan söyleyemem. Peki ne yapmalı? "kısa vadede tecrübe edinmem gerekiyor" gibi alternatif bir cevap da ürettim ancak ne denli etkili olur bir dahaki görüşmemde (o da olursa) deneyeceğim.

Dertliyim beyler bayanlar çok dertliyim. Bu postu okumaya vakit ayırmış olan herkese teşekkür eder, nasihatlerini, tecrübelerini (bu laftan tiksinmeye de başladım), öğütlerini dinlemek bana çok yardımcı olacaktır. Smile koymak adetim değildir, yazıyı daha renkli hale getirmek için kullanabilirdim ancak şimdilik bu smileyle idare edin.


Umarım hedeflerine ulaşırsın ama bu üslubun hoş değil bence. Üstteki arkadaşın dediği gibi cv ne bu dilleri ne kadar bildiğine dair herhangi bir belgen varsa koyman gerekir.




C Caipirinha
10 yıl (3311 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet


quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao


quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet

Otomotiv öğretmenliği mezunuyum. Evet, çoğu kimseye göre "hayatında yapılmaması gereken 100 hata" listesinde yer alır

TOEFL vs gibi sertifikalar için de çoğu kimse (buna dil kursları dahil) şirketlerin dil sınavına kendi tabii tuttuğu için hiç bir yerde belge sorulmaz dedi. Bugüne kadar soran da olmadı.


Valla kardeş, üzülerek söylüyorum, şu anda normal lise mezunundan farkın yok, yabancı dilin varsa iyi kolej mezunundan farkın yok işveren gözünde.

Sertifika çok önemlidir, iş veren kendi sınavına tabi tutar evet, ama mülakata çağrılma şansını artırır CV ni biraz kabartman sertifikalarla.

İngiilizceyi çok iyi bilmen önemli iyi bir iş için, almanca fazla önemli bir dil değil bu sektörde.


Otomotiv için almancanın çok büyük önemi var, malum alman firmalar çoğunlukta bu sektörde. 2. görüşmede almanca daha önemliydi hatta.


Kariyer.net de mercedes in ilanlarına bak, ingilizce istiyor sadece.
İngilizce çok çok daha önemli,




S ScramJet Konu Sahibi
10 yıl (51 mesaj)
@Rotflmao;
mercedesle ile yapmıştım görüşmemi. Almanca istiyorlardı ingilizceden ziyade Hatta bütün çalışanlar almanca konuşuyordu.

@fernsehn,
üslup hoş değil derken? fazla mı isyankar davranmışım? doğrudur, olabilir, düzenin kendisini hiç sevemedim, alışmak zor geliyor. Sertifika işi için de TOEFL dışında alternatifler var mıdır?




C Caipirinha
10 yıl (3311 mesaj)
İsyankar olman normal, bu düzen gerçekten rezalet. Üniversitelerde bir sürü gereksiz bölüm var, ve mezun olunca insanlar alan kıtlığından alakasız işlerde çalışmak zorunda kalıyor.

Umarım kendi alanınla alakalı bir iş bulabilirsin, ama keşke Üniversiteye, hangi bölüme kapağı atsam kardır mantığıyla gitmeseydin, lise mezunu olarak iş hayatına atılsan 2 tane dil ile, şu an çok daha iyi yerlerdeydin bence, açıkdanda AÖF okuyabilirdin.

Neyse, zararın neresinden dönersen kardır, inşallah alakalı bir işte çalışırsın, yoksa işsiz kalmazsın merak etme, ilkokul mezununada iş var bu ülkede, senin işsiz kalman imkansız.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Caipirinha -- 23 Ağustos 2011; 20:31:28 >


S ScramJet Konu Sahibi
10 yıl (51 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao

İsyankar olman normal, bu düzen gerçekten rezalet. Üniversitelerde bir sürü gereksiz bölüm var, ve mezun olunca insanlar alan kıtlığından alakasız işlerde çalışmak zorunda kalıyor.

Umarım kendi alanınla alakalı bir iş bulabilirsin, ama keşke Üniversiteye, hangi bölüme kapağı atsam kardır mantığıyla gitmeseydin, lise mezunu olarak iş hayatına atılsan 2 tane dil ile, şu an çok daha iyi yerlerdeydin bence, açıkdanda AÖF okuyabilirdin.

Neyse, zararın neresinden dönersen kardır, inşallah alakalı bir işte çalışırsın, yoksa işsiz kalmazsın merak etme, ilkokul mezununada iş var bu ülkede, senin işsiz kalman imkansız.


Üniversite - Özel sektör arasında en az 3 tane grand kanyon fark var... Özel sektör de bu farkı nasıl gözetmeden eleman arıyor anlamıyorum.
Üniversiteden çıkan adam zaten %60-75 istemediği bölümü bitirmiştir. Ben yine biraz şanslı sayıyorum kendimi, mekanik biraz ilgilendiğim bişeydi lisede.
Ancak özel sektör sanki bu adamların doğuştan bir amaçla dolandığını zannediyor. Üstelik özel sektör adam gibi kalkınmaya başlayalı en fazla 10 yıl olmuştur, ondan önce herkes devlete kapak atmaya çalışıyordu cayır cayır.
Herşey mantıksız geliyor. Bu adamlar nitelikli elemanını nerden buluyor? Nitelikli eleman niteliğini nerden buluyor? Üniversiteler hiç mi bu şirketlerle temas halinde değil?





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ScramJet -- 23 Ağustos 2011; 20:39:51 >


C Caipirinha
10 yıl (3311 mesaj)
Valla- Mercedes in kurduğu bölüm var türkiyede. Hacettepe-Otomotiv Mühendisliği, 1 yıl ingilizce 1 yıl almanca hazırlık var, elemanları ordan buluyodur heralde, çünkü ordakiler Mercedesde staj yapıyor direk.




S ScramJet Konu Sahibi
10 yıl (51 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao

Valla- Mercedes in kurduğu bölüm var türkiyede. Hacettepe-Otomotiv Mühendisliği, 1 yıl ingilizce 1 yıl almanca hazırlık var, elemanları ordan buluyodur heralde, çünkü ordakiler Mercedesde staj yapıyor direk.


İşte olaydaki mantıksızlık orada başlıyor, gerçi şu an o mantıksızlık biraz kaldırıldı.
Benim ÖSS ye girdiğim zamanlar bölüm ayırımı yoktu. Kimya ve Biyoloji gibi nefret ettiğim derslerden de başarılı olmam gerekiyordu. Tarih-Türkçe-Felsefeden de birşeyler yapmam lazımdı, bunun yanında zaman da kısıtlı bildiğin gibi.
Olmuyordu arkadaş, bu kadar kısa zamanda bu kadar çok soruyu cevaplayamıyordum. Ancak bana getir matematikten olimpiyat sorusu sana çözeyim, ya da gökten indirilmiş fizik sorusunu getir çözeyim. ÖSS o zamanlar üniversiteye insan değil robot yetiştirmeye çalışıyordu. O kadar test-deneme çözen adamlarla da karşılaştıkça soru çözmekten soğuyordum; adamların sosyal hayatı yoktu, okul-dersane-ev üçlüsü arasında geçiyordu bütün hayatları, gülmekten, konuşmaktan, iki kelimeyi yanyana getirmekten aciz insanlardı. Ya da diğer tabiriyle... neyse.
Şimdi bu adamlar mercedes'te iş bulacak? Asıl yetenekli olan (kendimi es geçtim) insanlar ne olacak peki, 180 dakikada 180 soru çözemediği için ömrünün geri kalan zamanında avucunu mu yalayacak?

Vay ben böle çarka arkadaş...




B BetterBosh
10 yıl (2830 mesaj)
İsyankar değil, kendini üstün gören bir tavrın var gibi geldi bana.




C Caipirinha
10 yıl (3311 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet


quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao

Valla- Mercedes in kurduğu bölüm var türkiyede. Hacettepe-Otomotiv Mühendisliği, 1 yıl ingilizce 1 yıl almanca hazırlık var, elemanları ordan buluyodur heralde, çünkü ordakiler Mercedesde staj yapıyor direk.


İşte olaydaki mantıksızlık orada başlıyor, gerçi şu an o mantıksızlık biraz kaldırıldı.
Benim ÖSS ye girdiğim zamanlar bölüm ayırımı yoktu. Kimya ve Biyoloji gibi nefret ettiğim derslerden de başarılı olmam gerekiyordu. Tarih-Türkçe-Felsefeden de birşeyler yapmam lazımdı, bunun yanında zaman da kısıtlı bildiğin gibi.
Olmuyordu arkadaş, bu kadar kısa zamanda bu kadar çok soruyu cevaplayamıyordum. Ancak bana getir matematikten olimpiyat sorusu sana çözeyim, ya da gökten indirilmiş fizik sorusunu getir çözeyim. ÖSS o zamanlar üniversiteye insan değil robot yetiştirmeye çalışıyordu. O kadar test-deneme çözen adamlarla da karşılaştıkça soru çözmekten soğuyordum; adamların sosyal hayatı yoktu, okul-dersane-ev üçlüsü arasında geçiyordu bütün hayatları, gülmekten, konuşmaktan, iki kelimeyi yanyana getirmekten aciz insanlardı. Ya da diğer tabiriyle... neyse.
Şimdi bu adamlar mercedes'te iş bulacak? Asıl yetenekli olan (kendimi es geçtim) insanlar ne olacak peki, 180 dakikada 180 soru çözemediği için ömrünün geri kalan zamanında avucunu mu yalayacak?

Vay ben böle çarka arkadaş...


Kardeş madem olimpiyat sorusu çözebiliyosun, uluslararası derece yapıp, elini kolunu sallaya sallaya girerdin istediğin bölüme tubitak puanın sayesinde.

Herkes eşit şartlarda girdi bu nalet sınava, bundan daha objektif bir eleme sistemi olamaz bence, atıyorum lise notlarına göre elersen işe şaibe karışabilir.

Şimdiki sistemde saçma bence, ama eski sistemden farkı yok, yine 2 bölüm var, tek sınava girmek yerine, 2 sınavın stresini yaşıyor millet.




S ScramJet Konu Sahibi
10 yıl (51 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: fernsehn

İsyankar değil, kendini üstün gören bir tavrın var gibi geldi bana.


Farkında olmayabilirim, olabilir
Ama şu an kendime "üniversiteyi bitirmiş sıradan, her 5 kişiden işsiz olan her kimse" gözüyle bakıyorum.
Kendime fazla güvendiğimi yeni yeni anlamaya başladım.




C Caipirinha
10 yıl (3311 mesaj)
Ayrıca, ders çalışanları aşağlayan bir uslübün var, bana çekememezlik gibi geldi. Elektrik-Elektronik de bir sürü arkadaşım var , hiç biri bahsettiğin gibi asosyal değil, boğaziçi EE dek arkadaşım, gece mekanlardan çıkmıyor. Bu biraz kapasite ile alakalı bence, kendini otomotiv mühendisinden filan üstün görmek komik.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Caipirinha -- 23 Ağustos 2011; 21:04:36 >


S ScramJet Konu Sahibi
10 yıl (51 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao


quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet


quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao

Valla- Mercedes in kurduğu bölüm var türkiyede. Hacettepe-Otomotiv Mühendisliği, 1 yıl ingilizce 1 yıl almanca hazırlık var, elemanları ordan buluyodur heralde, çünkü ordakiler Mercedesde staj yapıyor direk.


İşte olaydaki mantıksızlık orada başlıyor, gerçi şu an o mantıksızlık biraz kaldırıldı.
Benim ÖSS ye girdiğim zamanlar bölüm ayırımı yoktu. Kimya ve Biyoloji gibi nefret ettiğim derslerden de başarılı olmam gerekiyordu. Tarih-Türkçe-Felsefeden de birşeyler yapmam lazımdı, bunun yanında zaman da kısıtlı bildiğin gibi.
Olmuyordu arkadaş, bu kadar kısa zamanda bu kadar çok soruyu cevaplayamıyordum. Ancak bana getir matematikten olimpiyat sorusu sana çözeyim, ya da gökten indirilmiş fizik sorusunu getir çözeyim. ÖSS o zamanlar üniversiteye insan değil robot yetiştirmeye çalışıyordu. O kadar test-deneme çözen adamlarla da karşılaştıkça soru çözmekten soğuyordum; adamların sosyal hayatı yoktu, okul-dersane-ev üçlüsü arasında geçiyordu bütün hayatları, gülmekten, konuşmaktan, iki kelimeyi yanyana getirmekten aciz insanlardı. Ya da diğer tabiriyle... neyse.
Şimdi bu adamlar mercedes'te iş bulacak? Asıl yetenekli olan (kendimi es geçtim) insanlar ne olacak peki, 180 dakikada 180 soru çözemediği için ömrünün geri kalan zamanında avucunu mu yalayacak?

Vay ben böle çarka arkadaş...


Kardeş madem olimpiyat sorusu çözebiliyosun, uluslararası derece yapıp, elini kolunu sallaya sallaya girerdin istediğin bölüme tubitak puanın sayesinde.

Herkes eşit şartlarda girdi bu nalet sınava, bundan daha objektif bir eleme sistemi olamaz bence, atıyorum lise notlarına göre elersen işe şaibe karışabilir.

Şimdiki sistemde saçma bence, ama eski sistemden farkı yok, yine 2 bölüm var, tek sınava girmek yerine, 2 sınavın stresini yaşıyor millet.


Onun da önünü kapattılar arkadaş.
Lisede yabancı dil bölümüne girecektim mesela, 4.04 olan ilkokul diploma notuma "yetmiyor" dediler, 3.5lik kızları aldılar cayır cayır.
Üniversite için de aynı şey geçerli, yırtındım, kendimi harcadım ilk iki sene erasmusa gidebilmek için. Dekan yardımcısına kadar başvurdum. Yok.
Üniversitenin son yılında lisansüstü eğitim için de aynı şeyler oldu. Yine önümü kapattılar. Almanyada bile bu kadar düşmanlık edilmemişti. Her Allah'ın günü suratıma "pis türk" dense, bunun yapılmasından iyidir.

Kendimi üstün gördüğüm falan da yok, benim de öyle arkadaşlarım oldu. Otomotiv mühendisliğine girmeyi başaranları da aşağıladığım falan yok. Ancak sistem otomotiv mühendisliğine gerçekten buna uygun adamlar seçmiyor, ben bundan şikayetçiyim. Eminim, otomotiv mühendisliğinin 1. sınıfındaki adam daha temel motor teknolojisini bilmiyor. Meslek lisesi mezunu olan adamın oraya gitmesi gerekir, Fen lisesi mezunu değil.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ScramJet -- 23 Ağustos 2011; 21:07:07 >


C Caipirinha
10 yıl (3311 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet


quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao


quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet


quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao

Valla- Mercedes in kurduğu bölüm var türkiyede. Hacettepe-Otomotiv Mühendisliği, 1 yıl ingilizce 1 yıl almanca hazırlık var, elemanları ordan buluyodur heralde, çünkü ordakiler Mercedesde staj yapıyor direk.


İşte olaydaki mantıksızlık orada başlıyor, gerçi şu an o mantıksızlık biraz kaldırıldı.
Benim ÖSS ye girdiğim zamanlar bölüm ayırımı yoktu. Kimya ve Biyoloji gibi nefret ettiğim derslerden de başarılı olmam gerekiyordu. Tarih-Türkçe-Felsefeden de birşeyler yapmam lazımdı, bunun yanında zaman da kısıtlı bildiğin gibi.
Olmuyordu arkadaş, bu kadar kısa zamanda bu kadar çok soruyu cevaplayamıyordum. Ancak bana getir matematikten olimpiyat sorusu sana çözeyim, ya da gökten indirilmiş fizik sorusunu getir çözeyim. ÖSS o zamanlar üniversiteye insan değil robot yetiştirmeye çalışıyordu. O kadar test-deneme çözen adamlarla da karşılaştıkça soru çözmekten soğuyordum; adamların sosyal hayatı yoktu, okul-dersane-ev üçlüsü arasında geçiyordu bütün hayatları, gülmekten, konuşmaktan, iki kelimeyi yanyana getirmekten aciz insanlardı. Ya da diğer tabiriyle... neyse.
Şimdi bu adamlar mercedes'te iş bulacak? Asıl yetenekli olan (kendimi es geçtim) insanlar ne olacak peki, 180 dakikada 180 soru çözemediği için ömrünün geri kalan zamanında avucunu mu yalayacak?

Vay ben böle çarka arkadaş...


Kardeş madem olimpiyat sorusu çözebiliyosun, uluslararası derece yapıp, elini kolunu sallaya sallaya girerdin istediğin bölüme tubitak puanın sayesinde.

Herkes eşit şartlarda girdi bu nalet sınava, bundan daha objektif bir eleme sistemi olamaz bence, atıyorum lise notlarına göre elersen işe şaibe karışabilir.

Şimdiki sistemde saçma bence, ama eski sistemden farkı yok, yine 2 bölüm var, tek sınava girmek yerine, 2 sınavın stresini yaşıyor millet.


Onun da önünü kapattılar arkadaş.
Lisede yabancı dil bölümüne girecektim mesela, 4.04 olan ilkokul diploma notuma "yetmiyor" dediler, 3.5lik kızları aldılar cayır cayır.
Üniversite için de aynı şey geçerli, yırtındım, kendimi harcadım ilk iki sene erasmusa gidebilmek için. Dekan yardımcısına kadar başvurdum. Yok.
Üniversitenin son yılında lisansüstü eğitim için de aynı şeyler oldu. Yine önümü kapattılar. Almanyada bile bu kadar düşmanlık edilmemişti. Her Allah'ın günü suratıma "pis türk" dense, bunun yapılmasından iyidir.

Kendimi üstün gördüğüm falan da yok, benim de öyle arkadaşlarım oldu. Otomotiv mühendisliğine girmeyi başaranları da aşağıladığım falan yok. Ancak sistem otomotiv mühendisliğine gerçekten buna uygun adamlar seçmiyor, ben bundan şikayetçiyim. Eminim, otomotiv mühendisliğinin 1. sınıfındaki adam daha temel motor teknolojisini bilmiyor. Meslek lisesi mezunu olan adamın oraya gitmesi gerekir, Fen lisesi mezunu değil.


Erasmus ile anlaşması varmıydı üniversitenizin? Başvursaydın, not ortalamaya göre sıralalarlardı, her türlü giderdin yani. Anlaşma yoksa, oda üniversitenin suçu.




S ScramJet Konu Sahibi
10 yıl (51 mesaj)
quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao


quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet


quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao


quote:

Orijinalden alıntı: ScramJet


quote:

Orijinalden alıntı: Rotflmao

Valla- Mercedes in kurduğu bölüm var türkiyede. Hacettepe-Otomotiv Mühendisliği, 1 yıl ingilizce 1 yıl almanca hazırlık var, elemanları ordan buluyodur heralde, çünkü ordakiler Mercedesde staj yapıyor direk.


İşte olaydaki mantıksızlık orada başlıyor, gerçi şu an o mantıksızlık biraz kaldırıldı.
Benim ÖSS ye girdiğim zamanlar bölüm ayırımı yoktu. Kimya ve Biyoloji gibi nefret ettiğim derslerden de başarılı olmam gerekiyordu. Tarih-Türkçe-Felsefeden de birşeyler yapmam lazımdı, bunun yanında zaman da kısıtlı bildiğin gibi.
Olmuyordu arkadaş, bu kadar kısa zamanda bu kadar çok soruyu cevaplayamıyordum. Ancak bana getir matematikten olimpiyat sorusu sana çözeyim, ya da gökten indirilmiş fizik sorusunu getir çözeyim. ÖSS o zamanlar üniversiteye insan değil robot yetiştirmeye çalışıyordu. O kadar test-deneme çözen adamlarla da karşılaştıkça soru çözmekten soğuyordum; adamların sosyal hayatı yoktu, okul-dersane-ev üçlüsü arasında geçiyordu bütün hayatları, gülmekten, konuşmaktan, iki kelimeyi yanyana getirmekten aciz insanlardı. Ya da diğer tabiriyle... neyse.
Şimdi bu adamlar mercedes'te iş bulacak? Asıl yetenekli olan (kendimi es geçtim) insanlar ne olacak peki, 180 dakikada 180 soru çözemediği için ömrünün geri kalan zamanında avucunu mu yalayacak?

Vay ben böle çarka arkadaş...


Kardeş madem olimpiyat sorusu çözebiliyosun, uluslararası derece yapıp, elini kolunu sallaya sallaya girerdin istediğin bölüme tubitak puanın sayesinde.

Herkes eşit şartlarda girdi bu nalet sınava, bundan daha objektif bir eleme sistemi olamaz bence, atıyorum lise notlarına göre elersen işe şaibe karışabilir.

Şimdiki sistemde saçma bence, ama eski sistemden farkı yok, yine 2 bölüm var, tek sınava girmek yerine, 2 sınavın stresini yaşıyor millet.


Onun da önünü kapattılar arkadaş.
Lisede yabancı dil bölümüne girecektim mesela, 4.04 olan ilkokul diploma notuma "yetmiyor" dediler, 3.5lik kızları aldılar cayır cayır.
Üniversite için de aynı şey geçerli, yırtındım, kendimi harcadım ilk iki sene erasmusa gidebilmek için. Dekan yardımcısına kadar başvurdum. Yok.
Üniversitenin son yılında lisansüstü eğitim için de aynı şeyler oldu. Yine önümü kapattılar. Almanyada bile bu kadar düşmanlık edilmemişti. Her Allah'ın günü suratıma "pis türk" dense, bunun yapılmasından iyidir.

Kendimi üstün gördüğüm falan da yok, benim de öyle arkadaşlarım oldu. Otomotiv mühendisliğine girmeyi başaranları da aşağıladığım falan yok. Ancak sistem otomotiv mühendisliğine gerçekten buna uygun adamlar seçmiyor, ben bundan şikayetçiyim. Eminim, otomotiv mühendisliğinin 1. sınıfındaki adam daha temel motor teknolojisini bilmiyor. Meslek lisesi mezunu olan adamın oraya gitmesi gerekir, Fen lisesi mezunu değil.


Erasmus ile anlaşması varmıydı üniversitenizin? Başvursaydın, not ortalamaya göre sıralalarlardı, her türlü giderdin yani. Anlaşma yoksa, oda üniversitenin suçu.


Anlaşma her türlü var. Almanya bile ülkelerin arasındaydı.
Ancak akademisyenler hep bir kenara itiyordu beni. Gözümün içine baka baka engelliyorlardı besbelli. Nedenini de hala çözebilmiş değilim. Aynı şey yüksek lisans için de geçerli, kabızlığına notumu düşüren adamlar bile çıktı karşıma. Sınav kağıdımın tıpatıp aynısı veren adam benden 5 puan fazla almıştı hala hatırlarım