|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Geceleyin öyle bir zaman vardır ki, müslüman bir kimse o zamana rastlayıp Allah’tan dünya ve âhirete dair hayırlı bir şey dilerse, Allah ona dilediğini verir. Bu her gece böyledir” (Müslim, Müsâfirîn 166, 167) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki Allah, melekleri, gök ve yer ehli, hatta yuvasındaki karınca ve balıklar bile insanlara hayrı öğretenlere duâ ederler.” (Tirmizi, ilim, 19) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “İnsanlar fenalıkları görüp de onu değiştirmeye çalışmazlarsa, çok geçmeden Allah Teâlâ onların başına umumî bir belâ verir.” (İbni Mâce, Fiten 20) |
|
Rasulullah Efendimiz (s.a.v) bir din kardeşini üç gün görmediğinde onu sorar, -bir yere gitmişse kendisi için duâ eder, -evde ise ziyaret eder, -hasta ise halini hatırını sorardı. (Camiussağir - 6760) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ Vedâ hutbesi’nde şöyle buyurdu: “Allah’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde doğruca) Rabbinizin cennetine girersiniz.” (Tirmizî, Cum’a 80) |
|
Peygamberimiz (s.a.v), Hz. Aişe'ye (r.anha) şöyle dedi: "Ey Aişe! Nazik ol, Allah, bir hane halkına hayır murat ettiğinde, onlara nazik olma yollarını gösterir." (Ahmed b. Hanbel, Müsned) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Sizden biriniz beni annesinden-babasından, çoluk-çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe (kâmil mânâda) iman etmiş olamaz. ” (Buhari, İmân 8) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Bazı kimseler Cuma namazlarını terketmekten ya vazgeçerler veya Allah Teâlâ onların kalplerini mühürler de gafillerden olurlar.” (Müslim, Cum’a 40.) |
|
Resûlullah Efendimiz ﷺ buyurdular: "Vefâtımda sizin için hayrdır. (Vefâtımdan sonra) amelleriniz bana arzolunur. Hayrdan ne görürsem ondan dolayı Allahu Teala’ya hamdederim. Şerden ne görürsem sizin için Allahu Teala'dan mağfiret taleb ederim." (Deylemi,Musnedul Firdevs:1/183) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: Allah Teâlâ bir kimseye hayır irade buyurursa, din yolunda ona hayırlı bir dost ihsan eder. Allah Teâlâ’yı unutursa, dostu, ona hatırlatır, hatırlarsa, dostu ona yardım eder. (Ebu Davud, Harac, 4) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, Allah Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir.” (Ebû Dâvûd, Vitir 26.) |
|
Ebû Hureyre’den (r.a) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Her sabah iki melek iner. Biri: -Ya Rabb! İyilik edene malının karşılığını (halef) ver, der. Diğeri de: -Ya Rabb! Cimrilik edenin malını telef et, diye dua eder. (Buhârî,Zekât 27;Müslim,Zekât 57) |
|
İbn Abbâs'ın (r.a) naklettiğine göre, Hz. Ebû Bekir (r.a), “Ey Allah'ın Resûlü, saçların ağarmış!” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Beni, Hûd, Vâkıa, Mürselât, Nebe' ve Tekvîr sûreleri ihtiyarlattı.” (Tirmizî, Tefsîru'l-Kur'ân,56) |
|
Resûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdular: “Rûhlar sıralanmış asker toplulukları gibidirler. Rûhlar âleminde tanışıp anlaşanlar(bu dûnyâda da) anlaşırlar. Buna karşılık rûhlar aleminde anlaşamayanlar bu dûnyâda da anlaşamazlar.” (Müslîm, Birr ve’s-Sıla, 49) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Akıllı kişi kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kişi ise arzularına uyup bir de Allah’tan (bağışlanma) umandır.” (Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 25) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Kendi nefsi için arzu ettiği bir şeyi, din kardeşi için de arzu etmeyen kimse gerçek mü’min olamaz.” (Buhârî, Îmân, 7) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: "Kıyamet günü Allah katında insanların en fenası, şerrinden korkarak halkın kendisinden yüz çevirdiği kimsedir." (Buhari, Edeb, 38) |
|
Rasûlullah Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: “Yatağına uzandığın zaman Âyete’l-Kürsî’yi oku. (Bunu okursan) Allah’ın koyacağı bir muhafız üzerinden eksik olmaz. Tâ sabaha kadar şeytan sana yaklaşmaz.” (Buhârî, “Fedâilü’l-Kur’ân”, 10, r. 5010) |
|
Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: “Büyük zorluklara dûçar olduğunuz zaman, Hasbünallah ve ni’mel vekil (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir) zikr-i cemiline devam ediniz.” (Ebû Dâvud, Vitr, 25; Tirmizî, Kıyâme, 8; İbn Hanbel, Müsned, I, 336) |
“Kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle o felâketten kurtarır da seni derde uğratır.”
(Tirmizî, Kıyâmet 54)
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >