Yani şu bölüme kötü diyenleri de anlayabilmiş değilim. Gayet güzel ve soluk kesici bir bölümdü. İnsanlar bir TV dizisinden ne bekliyor bilemiyorum. Diğer dizilerin prodüksiyonlarına bakıp değerlendirmek gerekir. Arya'nın oraya gelişi saçma falan deniyor. Arya'nın her yaptığı ok ama oraya gelişi mi saçma? Nerelerde ne şekillerde bulundu daha önce hepimiz gördük ama night kingi öldürünce woooowww. Arya ile ilgili asıl saçmalık 1 sahne önce rambo gibi white walker keserken bir anda korkak tavuğa dönüşmesi. Ne oldu yani kafasını çarpınca cesaret damarları mı köreldi. Bran'ın orada bir bok yapmadan duruyor olması gerçekten sinir bozucu. Umarım bir şeyler yapmıştır ve bize bir sonraki bölümde açıklanır. Savaşın başında dotharakilerin yaldır yaldır koşmasına ne gerek vardı mesela onu hiç anlayamadım. Yani dünyanın en boktan stratejisi olabilir kanımca. Bir sonraki bölüm hakkındaki yorumum ise bu ordu baya yara aldı. Ne dotharaki kaldı ne lekesiz kaldı kimle gidip alıcaklar acaba. Cersei bunları dümdüz eder valla. :D :D |
Tek güzel sahne theon un bran i ölümüne koruduğu sahneydi . Adam ölüleri patates çuvalı gibi indirip night king e kafa tuttu ama işte bir çekirge gibi sıçrayamadığı için arya gibi NK reis i öldüremedi . Kalbimizdesin theon reiz Bölüm özeti : < Resime gitmek için tıklayın > |
Madem öyle gönder arya'yı öldürsün cercei'yi ejderhalı kadın tahtta geçsin millet de savaşla uğraşmaz mis gibi :) |
Cadı niye durduk yere kendini saldı? Cevaplayan olmamış hiç. Görevin bittiyse bitti ne ölüyon bacım? Sana görevi kim verdi patronun gelsin. |
Işık tanrısı kazanınca onun peygamberlerindem olan Melisandre'nin görevi kalmadı.Zaten ölmücem deseydi Davos onu öldürecekti.Seçeneği kalmamıştı. |
Angry Joe Show isimli youtube kanalındaki "rage" öfke videosu. ingilizcesi olanlar izlesin tavsiye ederim.. VİDEO LINKI İÇİN TIKLATIN. |
Bigboned nickli ekşi sözlük yazarı yine bölüm Hakkında güzel bir yazı yazmış. Adam haklı valla martin'in de dediği gibi, buz ve ateşin şarkısı, buzun kötüleri, ateşin iyileri temsil ettiği, iyi vs kötü savaşından ibaret değil. dolayısıyla, dizinin işlediği "dark lord night king kontrolündeki beyinsiz zombiler" konsepti daha baştan ölü doğmuş oluyor. bunun da çok basit bir sebebi var, o da dizinin şu soruya cevap veremiyor oluşu: "night king'in amacı ne?" dizi bu çok temel soruya "insanlığı hafızalardan silmek istiyor" gibi bomboş bir cevap vermekle yetindi. insanlığı yok etmek bir amaç olabilir ancak bunun arkasında daha temel bir motivasyon olmalıdır. tolkien'in dünyasında bu sorunun tek cevabı vardır ve orta dünyadaki bütün kötülüğün kaynağı melkor'un iradesidir. melkor, daha yaradılış aşamasında, diğer tanrılar ile ters düşmüş ve arda üzerindeki siyah/beyaz, iyi/kötü ayrımı o noktada başlayarak bir daha hiç kapanmamıştır. melkor'un iradesinin bir uzantısı olan sauron, kendi yaradılışında kötülük olduğu için orta dünyayı yok etmeye çalışmaktadır. bu konseptte, "sauron neden dünyayı yok etmeye çalışıyor" diye sorduğunuzda verebileceğiniz cevap "çünkü o kötü" 'den öteye gidemez. bunu bir eleştiri olarak söylemiyorum. tolkien'in roman yazma amacı, karakter incelemesi yapmak değil, dünya, mitoloji ve dil yaratmaktır. bu tür bir iyi/kötü konsepti onun amaçlarına uyar çünkü tolkien'in esinlendiği yunan, kuzey, hint mitelojileri de, benzer iyi/kötü tanrı temellerine oturmuştur. yukarıdaki alıntıda bahsedildiği üzere, martin'in amacı iyi/kötü savaşı işlemek değildir. westeros'ta iyi ve kötü olarak nitelendirilebilecek karakterler vardır ancak bu dünyadaki hiç bir karakter bir aragorn kadar sütten çıkmış ak kaşık ve bir sauron kadar "pure evil" değildir. bu noktada "night king kötü değil mi?" diye sorabilirsiniz, ancak night king, dizinin icat ettiği ve kitapta yer almayacak bir karakter. sadece kötü olduğu için kötü olan, kişiğinden kaynaklanan bir motivasyonu olmayan ve dünyayı yok ettikten sonra misyonunu tamamlamış olacak bir karakterin, "dark lord konsepti artık bir karikatür haline geldi" diyen bir adamın dünyasında ne işi olabilir ki? ilginç olan, night king kitapta olmayacak ancak onun yaptığı bir çok şeyin (duvarın yıkılması, ejderha çalmak) kitapta da gerçekleşecek olması. aradaki en önemli fark, kitapta bu icraatlere imza atacak karakterlerin kim olduklarını, geçmişlerini, kişisel amaçlarını biliyor olacak olmamız. yani martin'in dünyasında kötülüğü kaynağı, melkor gibi tanrısal olmayacak ve direk karakterlerin iradelerinden gelecek. westeros'ta tanrısal olan şey güç/büyü olacak ancak bu gücün hangi yolda kullanılacağını bizim tanıdığımız karakterler belirleyecek. bunun en bariz örneği, burada uzun uzun incelediğim daenerys karakteri. dany'nin gücü tanrısal bir büyüden geliyor ancak dany'nin westeros'a kurtarıcı mı, yoksa işgalci mi olarak geleceğini henüz bilmiyoruz. buna dany karakterinin kendi iç çatışması karar verecek. eğer, bu çatışmanın galibi dany'nin içindeki intikam hırsı olursa, dany çok rahat bir şekilde babası aerys ve ya abisi viserys gibi bir karaktere dönüşebilir. buradaki temel nokta, dany'nin gücünü aldığı ateş tanrısının ona iyi ya da kötü bir irade vermiyor oluşu. aynı şekilde, kitaptaki halleriyle white walkerlar'ın henüz iyi/kotü düzleminde bir yere oturmuş değiller. hatta, bir çok popüler "end-game" teorisinde white walkerların dunyayi ateş büyüsünden kurtarmaya geliyor olabilecekleri spekülasyonu var. dizinin, night king'in iradesini tamamen ortadan kaldırmış olması, bu karakterin westeros üzerindeki inandırıcılığını da tamamen ortadan kaldırıyor. ben dizinin başladığından beri, night king'in bir karakter olarak işlenmesini bekledim ancak maalesef yapımcılar bunu yapmayacak kadar tembel çıktılar. hiç olmazsa, night king'in esinlenilerek yaratıldığı night's king hikayesini temel alan kısa bir arka plan işlenseydi, bu karaktere biraz derinlik katılabilirdi. hepsini geçtim, bu dizinin ilk 5 sezonu white walkerlar ile ilgili bildiğimiz tek bir şey vardı, o da bebekleri white walker'a çevirdikleri sahneden ibaretti. yapımcılar o sahneyi bile açıklama zahmetine girmediler. karakter bir türlü derinleşmedi ve tarihin en kompleks fantezi hikayelerinden birisinin içine, tarihin en sığ kötü adamlarından birisi yerleştirilmiş oldu. bu karakter o kadar temelsiz ki, öldürüldügü sahnede bulunuş sebebini bile bilmiyoruz. super kahraman arya'nın, night king'i öldüreceği, arya, faceless man'e katıldığından beri konuşulan bir teoriydi. ben, her ne kadar bu sondan hoşlanmasam da, night king'i kimin nasıl öldürdüğünün büyük resmin içerisinde bir tefarruattan ibaret olduğunu biliyorum. eğer sen senaryoda, night king'in amacını, onun neden bran'in peşinde olduğunu ve bran'ın kurduğu tuzağa neden mal gibi yürüdüğünü açıklayabilirsen, son vuruşu arya yapmış, jon yapmış pek bir önemi olmaz. yüzüklerin efendisi'nin sonunda, sauron'a son darbeyi frodo vurmuyor mesela. frodo, yüzügü atamıyor ve sauron'un sonunu getiren gollum oluyor. bu noktada, sam, frodo ya da gollum'dan hangisinin yüzügü yok ettiğinin hiç bir önemi yok. önemli olan, sauron'un, mordor kapısında yaptığı ölüm kalım savaşında yüzüğü kullanmak zorunda kalacagina ınandığı aragorn'a odaklandığı için asıl tehlikeyi göremiyor olması. night king'in olduğu sahnede de en önemli nokta, night king'in neden bran'ı bu kadar çok istediği meselesi. bu soruya cevap verebileniniz var mı? night king neden bran'ı istiyor; bran bütün bölüm ve hatta 8 sezon boyunca ne yaptı; onun kuzeye yaptığı yolculuğun, three eyed raven buluşmasının önemi neydi ve kısaca bran'in bütün hikayedeki işlevi neydi? bu soruların cevapları olmadan, night king karakterine tatminkar bir son yazmak mümkün değil ve dizinin cok fena cuvalladigi nokta da, night king'in uçan ninja arya tarafından öldürülmüş olması değil, night king'in orada ne bok yemeye çalıştığının cevabını verememiş olmasıdır. son sahnenin ve bütün bölümün işlenişiyle ilgili çok uzun uzun eleştiri yazmak mümkün. biliyorum, bir çoğunuz burada dizinin saçını başını yolmamı bekliyorsunuz ama inanın ki artık neresinden tutacağımı şaşırıyorum. dizi, benim tahminlerimin çok ötesinde öngorülebilir ve klişelerle dolu bir hikaye işledi ve yukarıda sorduğum sorulara cevap verebilse ben bu klişelerin hepsini görmezden gelmeye hazırdım. sonuçta, izlediğimizin bir hollywood eseri olduğunun ve dramatik olanın her zaman gerçekçi olanın önüne geçeceğinin farkındayım. zaten dizi, berbat hollywood klişelerini kullanmaya bu bölüm başlamadı, son 3 sezondur, her bölümde ucuz aksiyon filmi klişeleri, deus ex machinalar, süper kahramanlar, bond villain'lar havada uçuşuyor. o yuzden yüzbinmilyon zombinin girdiği kalede kim nasıl hayatta kaldı ve önemli karakterlerin hiçbiri nasıl ölmedi sorusuna isterseniz girmeyelim. sonucu kabullenip, önümüzdeki maçlara bakalım. night king'in nasıl öldüğü kadar, ne zaman öldüğünün de hikayenin temellerine aykırı bir yanı var. buz ve ateşin şarkısı'nın temelindeki temalardan birisi, feodal düzen eleştirisi ve “taht oyunları” konsepti, bu düzenin yarattığı yıkımı gözler önüne sermek için kullanılıyor. lordların, kralların, prenslerin oynadığı oyunun yarattığı yıkımın faturasını hep en alt tabakalardaki halk ödüyor ve bu george martin’in savaş karşıtı felsefesiyle de birleştiğinde westeros, hayatta kalmanın çok zor olduğu bir yere dönüşüyor. feodal düzen, savaş ve din eleştirileri hikayenin başındaki ağır temalar iken, kuzeyden gelen tehlikenin baş göstermesiyle beraber bütün westeros’a şu soru soruluyor: “çok önemli sandığınız için uğrunda savaştığınız, topraklar, ünvanlar, dinler için yarattığınız suni çekişmeleri, bütün dünyayı yok etme ihtimali olan bir tehlike karşısında bir kenara koyabilecek misiniz?” bu soru, günümüzde dünya üzerindeki politik kısır döngülerin, gezegendeki bütün yaşamı tehdit eden küresel ısınma gibi bir tehdit karşısında ne kadar gereksiz kaldığının da bir eleştirisi aslında. dolayısıyla, tematik olarak night king ve onun yarattığı tehlikenin, westeros üzerindeki bütün siyasi çekişmeleri gölgede bırakacak bir tehdit olması gerekiyor. ancak, dizinin işlediği şekliyle bu tehlike, bırakın insanlığı tehdit etmeyi, twins’in güneyinde yaşayan ahaliyi rahatsız bile edemmedi; king’s landing’te yaşayan sıradan bir vatandaş, white walkerların yarattığı tehditi hiç bir şekilde hissetmedi. cersei’nin, “yemeyin beni white walkerlarla, sizin amacınız beni zikmek” paranoyası haklı çıktı; night king uçan bir ninja tarafından yok edildi ve şimdi taht oyunlarına kaldığımız yerden devam edebiliriz. george r.r. martin’in kitabın sonuyla ilgili planı nedir bilmiyorum ancak kuzeyden gelen tehdit ortadan kalktığında, westeros’tan geriye harabeden başka hiç bir şey kalmayacağına eminim. feodal düzen ve savaş eleştirisi temalı bir hikayeyi, monarşinin şanlı bir zafer yoluyla eski sahibine geri döndüğü bir sonla bitiremezsiniz, çünkü bu hem savaşın hem de eleştirdiğiniz düzenin bir övgüsü olur. dizinin night king'i ana yemek yerine tek bölümde çözülecek bir konu olarak işlemesinin dizinin kurgusu açısından da problem yaratacağı kesin. son 3 sezondur, jon/dany vs night king mücadelesine hazırlık haricindeki bütün yan hikayeler, bütün yan karakterler, taht oyunları konsepti ile birlikte gelen entrikalar ve taht mücadeleleri de çöpe atıldı. ne kadar fazla yan hikayenin harcandığından şurada bahsettim. dizide öyle bir noktadayız ki, şu an iron throne'da oturan cersei lannister'ın, oturduğu tahtta hak edebiliyor olması bile deli saçması. kraliyet en son bıraktığımızda baratheon hanedanı'ndaydı ve cersei bir baratheon değil. eğer lannister'ların, tahtı baratheon'lardan gaspettiğini düşünsek bile kral olması gereken kişi, artık bir kingsguard olmayan jaime lannister. westeros yasalarında taht hiç bir zaman kız çocuğa geçmediği için bir şekilde jaime bu görevi kabul etmezse, tahtın tyrion'a geçmesi gerek. cersei, o tahtta hangi sıfatla oturuyor, bunu bile bilmiyoruz. hadi bütün yasaları değiştirdik ve rhoynish stili kadınların erkeklerle eşit olduğu bir halefiyet düzeni getirdik diyelim, peki cersei'nin herkes tarafından bilinen ensest ilişki ve great sept of baelor'u havaya uçurması gibi suçları görmezden mi geleceğiz? bütün bunlar size ayrıntı gibi geliyorsa, ilk 5 sezonu izlememişssiniz demektir. robert'ın halefinin kim olacağı meselesinden dolayı westeros tarihinin en büyük iç savaşlarından birisi yaşandı hatırlayanınız var mı? "hocam zaten cersei tahtı jon/dany'e devredecek artık bunun pek önemi yok" diyenler çıkacaktır haklı olarak. ancak, hikayenin sonunun bu kadar öngörülebilir bir hal alması da bir başka problem. şu anda, son savaşı cersei'nin kazanacağını düşünen var mı? yok. jon ya da dany'nin tahta çıkacağından şüphesi olan var mı? zannetmiyorum. her ne kadar dizi jon ve dany arasında tahtın varisi kim gerilimi varmış gibi göstermeye çalışsa da, bu iki karakter birbirine aşık olduğu sürece bu tartışmanın bir önemi var mı? hangisinin tahta önce çıkması gerektiği gibi bir gerilim çok saçma olur çünkü zaten kral/kraliçe her halükarda bu ikisi olacak. ha bu saatten sonra hala/yeğen olduklarını öğrendikleri için ilişkilerinin bozulduğu ve gerçekten ters düştükleri bir hikaye görür müyüz, buna zamanımız kaldı mı bilmiyorum ama dany ve jon, aragorn ve arwen'e dönüşmez ve 2. bir dance of dragon patlak verirse böyle bir son, hikayenin tamamen uzaklaşılan felsefesine biraz daha uyumlu olur. |
Beklentimi pek karsilamayan bir bolum.Cok daha iyi olabilirdi diye dusunuyorum. Jon vs Night King kapismasi olsa tadindan yenmezdi.Night King'in hikayesi bir cok anlamda yarim kaldi ama spinn-off olursa oraya sakladiklarini dusunyorum.Bircok savas sahnesinin karanlik olmasi beni cok rahatsiz etti neden boyle bir sey yapmislar anlamis degilim. |
Her şey kabul de. Atlıların daha önce görmedikleri bilinmeyen düşmana karşı hurra diye saldırıp mundar olmaları. Saçmalık yahu. |
John snow tahta oturmasın abi, bi kere kendine p*c dedirten adamdan kral mı olur??? |
-Spoiler- Artık orduları kalmadı. Cersei nin savaşa katılmayarak ne kadar zeki olduğu kanıtlandı. Bu tahtı cersei hakkediyor. Malesef ergen senaristler onu da harcayacak. |
Aslında spoiler değil sadece kişisel görüşümdür ama yine de spo içine alayım: Dizinin geldiği bu noktada demir tahta en uygun kişinin cersei olduğunu bir kez daha anladım. "iyi" ya da "kötü" olmak tahtta oturmak için gerekli özelliklerden biri değil. Cersei'nin de iyi ya da kötü olmak için hiçbir çabası olmadı. Bence hikayenin en zeki iki kişisinden biriydi (diğeri tyrion) ve zekasını doğru kullandı hep. Şişko bir krala yıllarca karılık yaptı sırf çocukları kral olsun diye. Üstelik çocukları robertin değil tümüyle kendi kanından olsun istedi ve jamie'yi seçti. üç çocuğu da öldü ama yine bırakmadı tahtı. Babası öldü yılmadı, tyrion ihanet etti yılmadı, jamie bile ihanet etti yılmadı. Dinciler darbe yaptı, hapis yattı işkence gördü gene yılmadı. Ölüler geliyor dediler, birlik olalım dediler, ikna etmek için sandıkla zombi taşıdılar huzuruna, üzerinde ejderha gezdirdiler ama kendi emelinden milim sapmadı. Herkesi ve herşeyi kullandı. Kral roberti kullandı, babasını kullandı, kardeşlerini kullandı, çocuklarını kullandı, kadınlığını kullandı ve hep amacına ulaştı... Muhtemelen diziseverler mutlu olsun diye kıçıkırık jon ya da danny tahta oturacaktır finalde. Ama bence doğru seçim cersei olurdu. "Cersei Lannister nerede biz oradayız" diye de bitireyim tam olsun :) |
Bölüme bok attırmayan arkadaşlar standartlarınız o kadar mı düşük ki herşeyi beğenip hiç birşeye laf ettirmiyorsunuz. Madem böyle bir bölüm yapacaklardı 2 senedir bu kadar beklentiye sokmasalardi bizi. Adam gibi deselerdi iyi bir savaş sahnesi olacak diye, neyine güvenip tüm evrenin en iyisi diye gaza getiriyorsun milleti. Neyse gönlümüzü alırlar inşallah kalan bölümlerde. |
Dünya düzeni eleştirisi de yanlış...kitkelerin çoğu zaman tehlikelerden haberi olmaz...ve bir çok özgürlük mücadelesi o mücadelesi verennerin amacına uygun sonuçlanmaz |
|
|
25 yıllık film olan Braveheart ı açıp izleyiversinler bir zahmet savaş sahneleri için. Sonra Gladiator ve Truva var teke tek eski çağ kapışmaları için. Lotro lardaki savaşlara da baksınlar. O kadar savaş kazanan tipin olduğu yerdeki bariz hatalar diziden soğuttu beni. -karanlığın ortasında ilk önce atlıları göndermek, her hangi bir destek olmadan... -mancınıkları en öne koymalar... -düzgün, genişçe çukurlar ve siperler kazmamalar, tuzak hazırlamamalar... -kale duvarlarına kızgın yağ ve düşmanını yakmak için gereçler koymamak... |
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Elyssium -- 30 Nisan 2019; 10:57:47 >