Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
65
Cevap
1162
Tıklama
1
Öne Çıkarma
Evrim Diye Birşey Yok!
U
10 yıl (13606 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Merhabalar sevgili forum üyeleri. Youtube'da izlediğim bir programda evrimin sadece bir hipotez olduğu ve gerçek olmadığı iddia edildi. Siz bu konu hakkında ne diyorsunuz ve bilim ne diyor?
Videoyu izlemek için tıklayınız



A
10 yıl (13516 mesaj)
Yarbay

K
10 yıl (3875 mesaj)
Yüzbaşı

Cnn turke cikip da evrim var din kitap yalan diyecek hali yoktu.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

P
10 yıl (11214 mesaj)
Yarbay

vay anasını evrim teorisini destekleyen ilahiyatçı gördüm. Gözlerim yaşardı.


Bu mesaja 1 cevap geldi.
G
10 yıl (1652 mesaj)
Yüzbaşı

2:01:35 ergi reyiz



M
10 yıl (5771 mesaj)
Yarbay

Yercekimi diye bir sey yok. Gök itimi var.



< Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 2 cevap geldi.
.
10 yıl (634 mesaj)
Yüzbaşı

150 yıldır çürütülememiş bir teori . hala daha evrim yalan diye dolanıyorlar etrafta. tabi birileri ekmek kazanıyor bu yalanlardan.

Ayrıca bilimde teoriler doğrulanıp kanun olur diye bir anlayış yok.


Bu mesaja 2 cevap geldi.
K
10 yıl (51083 mesaj)
Yarbay

U
10 yıl (13606 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Evrim karşıtı bir doktorun argümanını yazacağım. Bu argüman evrim teorisini çürütür mü ve ne cevap verilebilir?

''Şimdi evrim teorisi biliyosunuz yaratıcının varlığını inkar etmek üzere öne sürülmüş bir iddia, bir hipotez paçavrası Darwin'in kendi değimiyle ve kendi itirafıyla. Ve hiçbir bilimsel temeli olmadan insanları dinden uzaklaştırıp Allah inancından uzaklaştırıp ateist felsefelere insanlara dikte ettiren bi anlayış arzetmiş oluyor. Bi hücrede mesela baktığımızda bize neyi gösteriyor bir proteinin bile tesadüfen oluşamayacağını gösteriyor. Çünkü bir proteinin olması için yüz farklı protein aynı anda varlığı şart o proteinin sentezlenebilmesi için. Neden? DNA olması gerekiyor. DNA'nın DNA polimeraza ihtiyacı var çözülebilmesi için, okunabilmesi için. Yine bi evrimdir bi proteindir artı yine onlarca yüzlerce protein sırasıyla çalışmak zorunda ki tek bir protein üretilebilsin. Ve bunun içinde dediğim gibi çekirdek olmalı, DNA olmalı, ribozom olmalı, ATP'nin üretildiği mitokondri organeli olmalı, stoplazm gibi ph'ı kontrollü özel bir ortam olmalı ve hücrenin sınırlarını belirleyen hücre zarının beraberinde olması gerekiyor ki tam anlamıyla eksiksiz bir hücreye ihtiyaç var. Demekki bu ne demek bu her şeyiyle bir anda yaratılış anlamına gelmiş oluyor. Yani bir hücre eksik parçalarının birbirini beklemesiyle zamanla meydana gelebilecek bir yapı arzetmez. Tıpkı bir şehir çok kompleks çok ileri boyutta bi mesela Londra, Newyork gibi bir şehrin altyapısına sahiptir bir hücre. Ve çalışan elemanlarıyla proteinleriyle biliyor musunuz saniyede 2 bin farklı protein üretiliyor tek bir hücrenin içinde. Böylesine düzenli olarak çalışan kontrollü kalite kontol mekanizmalarının da devrede olduğu bir ortamdan bahsetmiş oluyoruz. Hücre bu şekildeyken protein demişken hemen şunu da hatırlatalım evrimciler çok sever. Bir yağ damlatırlar suyun içine bak işte mikel oluştu bunu işte ilkel hücre zarı buydu diyerek, ama yağın kaynağı ne diye sorduğunuzda kimse düşünmemiştir bunun sebebini. Ya yağın kaynağı nedir yağ her zaman için bitki hücresidir, canlı hücresidir, canlı hücreye ihtiyaç duyar. İnorganik bir yağ söz konusu değildir. İnorganik dediğimiz şeyler petrol kaynaklı fosil yakıtlardan ıııı fosil kaynaklardan gelir ve onlarda tabiki canlılardan üretilen şeylerdir. Yağ molekülleri lipoproteinlere baktığımızda endoplazmik retikulumun stormzol adlı organelinin içinde onlarca farklı protein tarafından özellikle sentezlenerek biliyoruz ki, bakın yağ molekülü tek bir lipoprotein molekülü bile yine proteinlere tam eksiksiz kusursuz bir hücrenin varlığına ihtiyaç duyduğunu görmüş oluyoruz. Şimdi hal böyleyken tesadüfe asla yer olmadığını görüyoruz. Tek bir hücre her şeyiyle bile içindeki DNA ile bin ciltlik ansiklopedi ittiba eden 3.2 milyar harften oluşan eşsiz bilgi hazinesiyle bize neyi göstermiş oluyor, her şeyi bilen bir aklın varlığına delalet etmiş oluyor. Siz herhangi bir kitabı yolda görseniz onun tabiki yazarını merak edersiniz. Kim bunu yazmış dersiniz. Ya da herhangi bir harfe ilişkin iz görseniz dersiniz ki kim buraya bu işareti koydu dersiniz. Hücrenin içinde bin ciltlik bir ansiklopedi var. Bunun yazarını araştırmak tabiki insanı her şeyi bilen, sonsuz bilgi sahibi olan, biyokimyanın çok daha detaylarını bilen, kuantum fiziğini bilen, atomlar arası ilişkilerin nasıl celale edeceğini mükemmel şekilde bilen, her şeyi bilen akla Allah'ın varlığına bizi götürüyor.''


Bu mesaja 4 cevap geldi.
S
10 yıl (1963 mesaj)
Binbaşı

2:01 deki olaydan sonra, bu şık takım elbiseli arkadaşların kalkıp gitmesi gerekirdi :)



L
10 yıl (12383 mesaj)
Yarbay

Bir tıp öğrencisi olarak yazıyorum.


Tıp eğitimi sakat bir eğitimdir. Bu sebeple ne kadar garip gurup adam var bizden çıkıyor.

Aldığımız eğitim canlılığın temeliyle ilgilenmez, tepeden inme öğreniriz. Hemoglobin sentezini öğretirler, ohaaaaa şuna bak nasıl kendiliğinden olacak bu dersin. Biyokimya hocan mükemmel bir tasarım gibi sözler kullanır.

İşin aslı ise, daha önce çok daha basit olan oksijen taşıma mekanizmalarının yararlı kısımları kalıp, yararsızları atılarak giderek karmaşıklaşmasıdır. Uzatmayacağım, isteyen basit bir google araması ile öğrenebilir hemoglobinin evrimini.



Meslektaşım biraz ilginç konuşuyor. "Tesadüfe yer yok" ne demek? Genetiği öğrenmemiş mi? "Yağ molekülleri lipoproteinler" ne demek? Bu çok değişik bir ifade, kendini açıklıyor.

Cahilliğini gizleyemiyor.

quote:

Bir yağ damlatırlar suyun içine bak işte mikel oluştu bunu işte ilkel hücre zarı buydu diyerek, ama yağın kaynağı ne diye sorduğunuzda kimse düşünmemiştir bunun sebebini. Ya yağın kaynağı nedir yağ her zaman için bitki hücresidir, canlı hücresidir, canlı hücreye ihtiyaç duyar.


Yağın canlı hücreye ihtiyaç duyması. Hiçbir evrimci bunu düşünememişti, tebrikler. Ayrıca bir doktor adayı olarak üzülerek yanlışını düzeltiyorum, yağların kaynağı "her zaman için" bitki hücresi değildir. Hayvanlar da sentezler.

Yağ doğada da oluşur. Gayzerlerin sıcak ağızlarında, bazı minerallerin varlığında yağ asitlerinin karbonmonoksitten oluşup çevredeki suya yayıldığı gözleniyor.


Doktor olmasına rağmen, "bir toplu iğne başının bile sahibi var" argümanından öteye gidememiş.



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Save The Day
K
10 yıl (4213 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: Lews Therin Telamon

Bir tıp öğrencisi olarak yazıyorum.


Tıp eğitimi sakat bir eğitimdir. Bu sebeple ne kadar garip gurup adam var bizden çıkıyor.

Aldığımız eğitim canlılığın temeliyle ilgilenmez, tepeden inme öğreniriz. Hemoglobin sentezini öğretirler, ohaaaaa şuna bak nasıl kendiliğinden olacak bu dersin. Biyokimya hocan mükemmel bir tasarım gibi sözler kullanır.

İşin aslı ise, daha önce çok daha basit olan oksijen taşıma mekanizmalarının yararlı kısımları kalıp, yararsızları atılarak giderek karmaşıklaşmasıdır. Uzatmayacağım, isteyen basit bir google araması ile öğrenebilir hemoglobinin evrimini.



Meslektaşım biraz ilginç konuşuyor. "Tesadüfe yer yok" ne demek? Genetiği öğrenmemiş mi? "Yağ molekülleri lipoproteinler" ne demek? Bu çok değişik bir ifade, kendini açıklıyor.

Cahilliğini gizleyemiyor.

quote:

Bir yağ damlatırlar suyun içine bak işte mikel oluştu bunu işte ilkel hücre zarı buydu diyerek, ama yağın kaynağı ne diye sorduğunuzda kimse düşünmemiştir bunun sebebini. Ya yağın kaynağı nedir yağ her zaman için bitki hücresidir, canlı hücresidir, canlı hücreye ihtiyaç duyar.


Yağın canlı hücreye ihtiyaç duyması. Hiçbir evrimci bunu düşünememişti, tebrikler. Ayrıca bir doktor adayı olarak üzülerek yanlışını düzeltiyorum, yağların kaynağı "her zaman için" bitki hücresi değildir. Hayvanlar da sentezler.

Yağ doğada da oluşur. Gayzerlerin sıcak ağızlarında, bazı minerallerin varlığında yağ asitlerinin karbonmonoksitten oluşup çevredeki suya yayıldığı gözleniyor.


Doktor olmasına rağmen, "bir toplu iğne başının bile sahibi var" argümanından öteye gidememiş.

Dünyada bulunan en eski fosil olan bakteri şu an hala hayatta ve fotosentez yapıyor.Hiç evrim geçirmemiş.Ayrica atası da yok.Nasıl oluyor da bu bakteri dünyaya aniden kompleks bir yapıyla geliyor?Şu an bilimin yapamadığı şeyi yapıyor:Fotosentez.

Darwin zamanında hücrenin içi su dolu bir yapı olduğu sanılıyordu.Ama şimdi her bir hücrenin bir fabrika kompleksliliginde olduğunu biliyoruz.İçinde resmen milyonlarca isci olan bir fabrika gibi çalışıyor.Her an binlerce reaksiyon yaşanıyor.Hem de insan gibi bir canlıda bu hücrelerden trilyonlarca var.

Dünyada kambriyen patlamasıyla 100 milyon çeşit canlı aniden beliriyor.Ama sonrasında canlı çeşidi artmak yerine azalıyor.Şu an dünyada 8 milyon çeşit canlı var.Evrimin iddiasının tersi gerçekleşiyor.Türleşme olacağına ,türlerin sayısı artacağına tam tersi oluyor.Türlerin sayısı azalıyor.Fosil bilimi de evrimi yalanlıyor.

Hadi gözü geçtim , ışığa duyarlı hücreler falan diye bahaneler uyduruyosunuz.Peki kulak nasıl olmuş?Kafanın iki yanında hadi diyelim iki çukur oluştu.Peki o çukurun dibinde zar nasıl oluşmuş?Hadi zar da tesadüfen oluştu diyelim , peki ors ve üzengi kemikcikleri nasıl oluşmuş da içerdeki organeli döverek ses titresimlerini sinirsel uyarılara dönüştürmüş?Ve bu kulak denilen sey in atası yok.Birden ortaya çıkıyor.Tesadüfen olacağını aklınız aliyo mu?Bi de iddialariniza bilimseldir diyerek , çarpık inanclarinizi bilimle kamufle etmeye çalışıyorsunuz.Tesadüfün bilimde yeri var mı?





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi kingman29 -- 30 Mart 2016; 2:29:48 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 3 cevap geldi.
E
10 yıl (4051 mesaj)
Binbaşı

Teori kısmına takılanlar bile daha mantıklı geldi. Hipotezmiş. Veri hatta.



G
10 yıl (295 mesaj)
Teğmen

Harika ötesi güzel bir özet hocam aslında



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @Mephalay
L
10 yıl (12383 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: kingman29

quote:

Orijinalden alıntı: Lews Therin Telamon

Bir tıp öğrencisi olarak yazıyorum.


Tıp eğitimi sakat bir eğitimdir. Bu sebeple ne kadar garip gurup adam var bizden çıkıyor.

Aldığımız eğitim canlılığın temeliyle ilgilenmez, tepeden inme öğreniriz. Hemoglobin sentezini öğretirler, ohaaaaa şuna bak nasıl kendiliğinden olacak bu dersin. Biyokimya hocan mükemmel bir tasarım gibi sözler kullanır.

İşin aslı ise, daha önce çok daha basit olan oksijen taşıma mekanizmalarının yararlı kısımları kalıp, yararsızları atılarak giderek karmaşıklaşmasıdır. Uzatmayacağım, isteyen basit bir google araması ile öğrenebilir hemoglobinin evrimini.



Meslektaşım biraz ilginç konuşuyor. "Tesadüfe yer yok" ne demek? Genetiği öğrenmemiş mi? "Yağ molekülleri lipoproteinler" ne demek? Bu çok değişik bir ifade, kendini açıklıyor.

Cahilliğini gizleyemiyor.

quote:

Bir yağ damlatırlar suyun içine bak işte mikel oluştu bunu işte ilkel hücre zarı buydu diyerek, ama yağın kaynağı ne diye sorduğunuzda kimse düşünmemiştir bunun sebebini. Ya yağın kaynağı nedir yağ her zaman için bitki hücresidir, canlı hücresidir, canlı hücreye ihtiyaç duyar.


Yağın canlı hücreye ihtiyaç duyması. Hiçbir evrimci bunu düşünememişti, tebrikler. Ayrıca bir doktor adayı olarak üzülerek yanlışını düzeltiyorum, yağların kaynağı "her zaman için" bitki hücresi değildir. Hayvanlar da sentezler.

Yağ doğada da oluşur. Gayzerlerin sıcak ağızlarında, bazı minerallerin varlığında yağ asitlerinin karbonmonoksitten oluşup çevredeki suya yayıldığı gözleniyor.


Doktor olmasına rağmen, "bir toplu iğne başının bile sahibi var" argümanından öteye gidememiş.

Dünyada bulunan en eski fosil olan bakteri şu an hala hayatta ve fotosentez yapıyor.Hiç evrim geçirmemiş.Ayrica atası da yok.Nasıl oluyor da bu bakteri dünyaya aniden kompleks bir yapıyla geliyor?Şu an bilimin yapamadığı şeyi yapıyor:Fotosentez.

Darwin zamanında hücrenin içi su dolu bir yapı olduğu sanılıyordu.Ama şimdi her bir hücrenin bir fabrika kompleksliliginde olduğunu biliyoruz.İçinde resmen milyonlarca isci olan bir fabrika gibi çalışıyor.Her an binlerce reaksiyon yaşanıyor.Hem de insan gibi bir canlıda bu hücrelerden trilyonlarca var.

Dünyada kambriyen patlamasıyla 100 milyon çeşit canlı aniden beliriyor.Ama sonrasında canlı çeşidi artmak yerine azalıyor.Şu an dünyada 8 milyon çeşit canlı var.Evrimin iddiasının tersi gerçekleşiyor.Türleşme olacağına ,türlerin sayısı artacağına tam tersi oluyor.Türlerin sayısı azalıyor.Fosil bilimi de evrimi yalanlıyor.

Hadi gözü geçtim , ışığa duyarlı hücreler falan diye bahaneler uyduruyosunuz.Peki kulak nasıl olmuş?Kafanın iki yanında hadi diyelim iki çukur oluştu.Peki o çukurun dibinde zar nasıl oluşmuş?Hadi zar da tesadüfen oluştu diyelim , peki ors ve üzengi kemikcikleri nasıl oluşmuş da içerdeki organeli döverek ses titresimlerini sinirsel uyarılara dönüştürmüş?Ve bu kulak denilen sey in atası yok.Birden ortaya çıkıyor.Tesadüfen olacağını aklınız aliyo mu?Bi de iddialariniza bilimseldir diyerek , çarpık inanclarinizi bilimle kamufle etmeye çalışıyorsunuz.Tesadüfün bilimde yeri var mı?

Kambriyen patlaması ile ilgili yaratılışçıların en büyük hatası.

"100 milyon çeşit canlı bir anda belirdi"

Hayır. Hiçbir şey bir anda belirmedi. Özellikle de "100 milyon" çeşit canlı. Ortaya çıkanların öncülleri zaten vardı. Artan oksijen seviyeleri ve sıcaklık evrimin hızını arttırdı.

Çok hücreli canlıların 2 milyar yıllık geçmişi var, dünyada sadece tek hücreliler yoktu.

Türlerin sayısı bazen artar, bazen azalır. Ayrıca türlerin sayısının arttığı bir dönemdeyiz.

< Resime gitmek için tıklayın >

Sarı oklar büyük felaketler, mavi oklar küçük çaplı olanlar. Yeşiller varlığına emin olup çözdüklerimiz, griler tüm türler. Kırmızı çizgi de trend. Y ekseni milyonları temsil ediyor.

Küresel ısınma da biyoçeşitliliği arttıracak. Senin bilgiler yanlış galiba



Kulağa gelince. Sorularına yanıt bulabilirsin sanırım.

http://evolution.berkeley.edu/evolibrary/article/evograms_05



Evrim tesadüf demiyor. Hücrede genetik yanlışlıklar oluyor (ki bunlar genelde rastgele) , bazı yanlışlıklar canlının işine yarıyor. Çoğu hastalık oluyor. İnsanda 9000 çeşit belirlenmiş genetik hastalık var. Hangi fabrika 9000 çeşit hata yapar? Bebeklerin %6'sı genetik hatalı doğuyor. %6 hatalı üretim yapan fabrikayı kapatırlar.


Bir de senin fikirlerini alalım. Canlılar neden ve nasıl değişiyorlar? Bilimsel olarak açıkla.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Lews Therin Telamon -- 30 Mart 2016; 23:43:46 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

B
10 yıl (194 mesaj)
Teğmen

İkilem içindeki inananlar bir de su sekilde düşünsünler. Eğer allah varsa ve dünyadaki işleri düzenliyorsa, onun bunu yapma tarzı anlık mucizeler değil, kurallarını ve kaidelerini oluşturduğu sistemlerin işlemesi sayesindedir. Mesela her yagmur yagdiginda allah sisteme mudahale ederek yağ dediği için mi oluyor yoksa atmosfer, yer çekimi, kimya yasaları vs. böyle gerektirdiği için mi? Eğer her seferinde yağ diyorsa neden bu atmosferik olaylar mevcut? Allah kendisini insanlara herhangi bir şekilde kanıtlamak zorunda olmayacağına göre neden doğa olayları şeklinde kılıf uydurmustur? Bunları düşündüğünüzde zaten eğer allahın var olduğuna inanıyorsanız onun işleri yürütme tarzının da hadi bakalım ol şeklinde olmadığını, olaylara sebebiyet veren evren yasalarını yarattığını da kavramak gerekir. Eğer bu sekildeyse de sık sık bu forumlarda da dile getirilen ilk insan nasıl ortaya çıktı sorusunu, hatta tüm canlılar için aynı soruyu düşündüğümüzde bunların da evren yasaları sonucunda vuku bulan olaylar olması gerektigi bellidir. Aksi taktirde allahın yarattığı evren yasalarının canlıların ve en nihayet insanların ortaya çıkmasını sağlayamayacak kadar basit kaldığını, bu sebeple de canlılar veya insanların yaratılması için allahın evrene müdahale etmesi gerektiği gibi bir durum ortaya çıkar ki bu da zaten kendisiyle çelişen ve allahın kudretini indirgeyen bir sav olacaktır. Yani nereden bakarsanız bakın evrim olmak zorundadır. Çünkü evrendeki her şeyin bir açıklaması vardir, olmak zorundadir. Açıklaması olmayan şeyler ise bu evrende değildir, artık öteki dünya mı dersiniz ne derseniz oraya aittir. Sorusu olan?



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 2 cevap geldi.
R
10 yıl (13181 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: bionic1

İkilem içindeki inananlar bir de su sekilde düşünsünler. Eğer allah varsa ve dünyadaki işleri düzenliyorsa, onun bunu yapma tarzı anlık mucizeler değil, kurallarını ve kaidelerini oluşturduğu sistemlerin işlemesi sayesindedir. Mesela her yagmur yagdiginda allah sisteme mudahale ederek yağ dediği için mi oluyor yoksa atmosfer, yer çekimi, kimya yasaları vs. böyle gerektirdiği için mi? Eğer her seferinde yağ diyorsa neden bu atmosferik olaylar mevcut? Allah kendisini insanlara herhangi bir şekilde kanıtlamak zorunda olmayacağına göre neden doğa olayları şeklinde kılıf uydurmustur? Bunları düşündüğünüzde zaten eğer allahın var olduğuna inanıyorsanız onun işleri yürütme tarzının da hadi bakalım ol şeklinde olmadığını, olaylara sebebiyet veren evren yasalarını yarattığını da kavramak gerekir. Eğer bu sekildeyse de sık sık bu forumlarda da dile getirilen ilk insan nasıl ortaya çıktı sorusunu, hatta tüm canlılar için aynı soruyu düşündüğümüzde bunların da evren yasaları sonucunda vuku bulan olaylar olması gerektigi bellidir. Aksi taktirde allahın yarattığı evren yasalarının canlıların ve en nihayet insanların ortaya çıkmasını sağlayamayacak kadar basit kaldığını, bu sebeple de canlılar veya insanların yaratılması için allahın evrene müdahale etmesi gerektiği gibi bir durum ortaya çıkar ki bu da zaten kendisiyle çelişen ve allahın kudretini indirgeyen bir sav olacaktır. Yani nereden bakarsanız bakın evrim olmak zorundadır. Çünkü evrendeki her şeyin bir açıklaması vardir, olmak zorundadir. Açıklaması olmayan şeyler ise bu evrende değildir, artık öteki dünya mı dersiniz ne derseniz oraya aittir. Sorusu olan?

Aynen katılıyorum.
Her şey yasalara, nedenlere göre işlerken canlılığın da bir doğa olayı olması düşüncesi bazılarına neden bu kadar garip geliyor anlamıyorum.
Canlılık da suyun buharlaşması gibi, yağmur gibi uygun şartlar biraraya geldiğinde ortaya çıkan bir doğa olayı olabilir.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ratch -- 30 Mart 2016; 23:23:04 >

< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >

D
10 yıl (1821 mesaj)
Binbaşı

------------------------------





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi dumprep -- 7 Mayıs 2020; 22:7:22 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @kingman29
C
10 yıl (3614 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: bionic1

İkilem içindeki inananlar bir de su sekilde düşünsünler. Eğer allah varsa ve dünyadaki işleri düzenliyorsa, onun bunu yapma tarzı anlık mucizeler değil, kurallarını ve kaidelerini oluşturduğu sistemlerin işlemesi sayesindedir. Mesela her yagmur yagdiginda allah sisteme mudahale ederek yağ dediği için mi oluyor yoksa atmosfer, yer çekimi, kimya yasaları vs. böyle gerektirdiği için mi? Eğer her seferinde yağ diyorsa neden bu atmosferik olaylar mevcut? Allah kendisini insanlara herhangi bir şekilde kanıtlamak zorunda olmayacağına göre neden doğa olayları şeklinde kılıf uydurmustur? Bunları düşündüğünüzde zaten eğer allahın var olduğuna inanıyorsanız onun işleri yürütme tarzının da hadi bakalım ol şeklinde olmadığını, olaylara sebebiyet veren evren yasalarını yarattığını da kavramak gerekir. Eğer bu sekildeyse de sık sık bu forumlarda da dile getirilen ilk insan nasıl ortaya çıktı sorusunu, hatta tüm canlılar için aynı soruyu düşündüğümüzde bunların da evren yasaları sonucunda vuku bulan olaylar olması gerektigi bellidir. Aksi taktirde allahın yarattığı evren yasalarının canlıların ve en nihayet insanların ortaya çıkmasını sağlayamayacak kadar basit kaldığını, bu sebeple de canlılar veya insanların yaratılması için allahın evrene müdahale etmesi gerektiği gibi bir durum ortaya çıkar ki bu da zaten kendisiyle çelişen ve allahın kudretini indirgeyen bir sav olacaktır. Yani nereden bakarsanız bakın evrim olmak zorundadır. Çünkü evrendeki her şeyin bir açıklaması vardir, olmak zorundadir. Açıklaması olmayan şeyler ise bu evrende değildir, artık öteki dünya mı dersiniz ne derseniz oraya aittir. Sorusu olan?

+1

Ayrıca 'Evrim Allah'ı reddetmektir.' görüşü cahil bir insana mantıklı gelir ancak. Yukarıda bir arkadaş doktorun birinin argümanını paylaşmış ve bunu içeriyor. İnançlı fakat bilinçsiz insanlar evrimi kabul eden Müslüman bilim adamlarının ve İslam alimlerinin, sözde Allah'ın varlığını reddeden bu fikri neye göre kabul ettiklerini araştırmalı ki evrim teorisinin hangi temellere dayandığını ve bunun inançlarıyla çelişen/çelişmeyen/çelişiyor sanılan ama çelişmeyen kısımlarını görebilsin.

Müslümanlar ilk insanın Adem olduğuna inanır ama bundan önce de biyoçeşitliliğin ve canlı türlerinin olduğunu biliyoruz. Lakin Adem'in dünyaya geldiğindeki fiziksel özelliklerini detayları ile bilmiyoruz. İlk insanlar olarak bildiğimiz türlerden biri de olabilir. Adem'den önce de insana benzeyen türler olması fakat Adem'in bundan ayrı olarak 'şuurlu' ilk insan olması da mümkün. Yani bu evrim gerçeğini reddetmek için yeterli bir argüman değildir hatta desteklemesi de mümkündür. Evrim teorisini demiyorum kabul edilen bir evrim gerçeği diyorum



K
10 yıl (3995 mesaj)
Binbaşı

Yaratıcının varlığını inkar... dan sonrasını okumadım.
Bunu birde doktor yazıyor.
Evrime kabul eden deistler ölsün o zaman.



< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Save The Day