Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
3
Cevap
145
Tıklama
1
Öne Çıkarma
DOSTOYEVSKİ'NİN SANSÜRLENMESİ
D
4 yıl
Yüzbaşı
Konu Sahibi

< Resime gitmek için tıklayın >
Dünya edebiyatının en önemli “edebi mirası” Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin ölmeden üç ay önce tamamladığı, yaklaşık 400 bin kelimelik dev romanı Karamazov Kardeşler, Türkçe’ye çevrilirken sansüre uğradı. Romanda “Türkler kadın ve çocuklara tecavüz ediyor. Akıl almaz işkenceler yapıyor” gibi ifadeler yer alıyor. Oysa kitabın 10 ayrı Türkçe çevirisinde Türkler yerine ya “adamlar” ya da Çerkez denilmiş! Bu bölümün tamamen atıldığı çeviriler de var. 

Ünlü Rus yazar Dostoyevski’nin yazdığı, dünya edebiyatının başyapıtlarından Karamazov Kardeşler, Türkçe’de sansürlenmiş biçimde yayınlanıyor. Piyasada satılan kitabın 12 ayrı yayınevinden çıkmış 12 ayrı çevirisi mevcut ve bunlardan 10’unda Dostoyevski’nin kahramanlarından birine söylettiği, Türkler’le ilgili bazı “kritik cümleler” sansürlenmiş. Dostoyevski’nin eserinde, Kardeşler’den Ivan Karamazof’un Alyoşa’yla diyaloğunda geçen ve yazarın Rusça orijinalinde ve diğer dünya dillerindeki çevirilerinde yer alan fakat Türkçe baskılarda sansürlenen bölüm aynen şöyle:
“Bu arada, geçenlerde Moskova’da karşılaştığım bir Bulgar, genel bir Slav ayaklanmasından korkan Türkler’in ve Çerkezler’in tüm Bulgaristan boyunca yaptıkları zalimlikleri anlattı. Köyleri yakıyor, öldürüyor, kadın ve çocuklara tecavüz ediyor, esirlerini kulaklarından siper kazıklarına çiviliyor, sabaha kadar öylece bırakıp sonra da asıyorlar—akıl almaz her türlü zalimlik. İnsanlar bazen insan vahşetini ‘hayvani’ diye tarif eder, ama bu hayvanlara karşı büyük bir haksızlık ve hakaret; bir hayvan asla bir insan kadar vahşi olamaz, o kadar maharetle, o kadar sanatkarane bir şekilde vahşi olamaz. Kaplan sadece ısırıp parçalar, bütün yapabileceği budur. İnsanları kulaklarından çivilemek, yapabilseydi bile, asla aklına düşmezdi. Bu Türkler ise çocuklara zulmetmekten zevk alıyorlar—ana rahmindeki bebekleri hançerle kesip almaktan, kundaktaki bebekleri havaya atıp annelerinin gözü önünde süngü ucuyla yakalamaya kadar her şeyi yapıyorlar. Bunu annelerinin gözü önünde yapmak asıl zevk aldıkları şey. Ama Bulgar’ın bana anlattıkları arasında şu sahne özellikle ilgimi çekti. Kollarında bebeğiyle, Türkler arasında çembere alınmış, titreyen bir anneyi gözünün önüne getir. Türkler eğlenceli bir oyun icat ediyorlar; bebeği okşuyor, gülsün diye kendileri gülüyorlar. Sonunda istedikleri oluyor ve bebek gülüyor. Tam o anda Türkler’den biri silahını bebeğe doğrultup, yüzünden on santim mesafede tutuyor. Bebek sevinçle kıkırdayıp parlayan silahı minik elleriyle yakalamaya çalışıyor ve sanatkar aniden silahı dosdoğru bebeğin yüzüne sıkıp minik başını paramparça ediyor. Sanatkarane, değil mi? Bu arada, Türkler’in tatlı şeyleri çok sevdiklerini söylerler...”

“TOPLU İMHA” YAPILMIŞ

Yukarıdaki bölümün tam 10 ayrı yayınevi ve çevirmen tarafından sansür edilmesinin tarihi epey eskilere gidiyor. Yani Türk okuru bu önemli romanı yıllardır sansürlenmiş halde okuyor. Çeviri hatası veya dikkatsizlikle açıklanamayacak kadar uzun ve hassas olan bu bölümü, yayınevleri çeşitli şekillerde ve kafalarına göre değiştirmişler. Kimi Türkler kelimesini tamamen çıkarmış. Kimi Türkler yerine “bu adamlar” demeyi uygun bulmuş. Kimi Türk ve “öldürme” noktasında bir problem görmemiş, ama “tecavüz” cümlelerini çıkarmış. Kimileri ise toptan çözümü tercih etmiş ve toplu imha yaparak yukarıdaki paragrafı tamamen sansürlemiş. İletişim, Can, Sosyal, Cem, Morpa, MEB, Oda, Timaş, Antik, İskele, Engin adlı yayınevlerinden çıkan Karamazov Kardeşler’de, ilgili bölüm tahrifata uğramış. Sadece Öteki ve Alfa Yayınları, bu bölüme sansür uygulamamış. İlgili yayınevleri ve editörler, genel olarak “bu işten haberdar değildik” veya “bilgim yok” halinde bir savunmaya geçseler de, tabii çevirmenler için de “ben çevirdim ama, yayınevi sansürlemiş” deme durumu var. Ama bu da, tüm bu sansürü ortaya çıkaran edebiyat araştırmacısı Acar Burak Bengi’nin dediği gibi, “Bilmemeyi masum bulacaksak, ehliyetsiz veya alkollü trafiğe çıkıp, havaya kurşun sıkıp, çürük ev yapıp ve bunları kontrol etmeyip can alanları da masum bulmamız gerekir.”

CİDDİ BİR YOZLAŞMA VAR

Bengi’nin konuyla ilgili bir yazısı yayınlandıktan sonra, bazı yayınevleri sansürlü bölümleri sadece kısmen düzeltmişler. Birçok gazete ve dergi, yayın-edebiyat dünyasıyla ilişkileri bozulmasın diye, Bengi’nin araştırmasını ya yayınlamamış ya da buna kısaltarak yer vermiş. Bir başka sansür gerekçesi ise yürürlükteki ve tartışmalı meşhur 301’inci Madde... Tabii bugün Dostoyevski’yi yargılama şansı olmadığı için, yayınevleri ve çevirmenler, bir anlamda “sansüre karşı sansür” mantığıyla hareket edip kendilerini korumaya çalışıyor ve olan Türk okuruna oluyor. Araştırmacı Acar Burak Bengi devam ediyor: “Dostoyevski’nin rivayet ettiği zulmü sansürleyen bilinç, ‘milli çıkarları’ veya ‘milli şuuru’ veya ‘milli değerleri’ veya ‘milli kimliği’ korumaz, bunları zedeler ve o rivayetleri haklı çıkarmaya hizmet edebilir ancak. Eğer bu değerler Dostoyevski’yi sansürlemeyi gerektiriyorsa, o değerlerde, o kimlikte, o şuurda, o çıkarlarda ciddi bir yozlaşma var demektir.”
Bengi şüphesiz haklı ama, burada gayet ilginç bir başka nokta daha var. Bu sansürü uygulayanlar -yani yayınevleri, çevirmen ve editörler- toplumumuzda aydın, entelektüel olarak bilinen ve başta sansür mekanizması olmak üzere, demokratik hakların kısıtlanması karşısında seslerini en fazla yükselten çevreler. Özellikle son yıllarda “Türklük” veya “Türk olmak” konuları çeşitli vesilelerle gündeme geldiğinde; “resmi ideoloji” olarak nitelendirilen yaklaşımlara karşı tutum alan ve her fırsatta AB standartlarından, düşünce özgürlüğünden dem vuranların Dostoyevski’yi sansürlemesi de, birbirine zıt düşünenlerin benzer bir zihniyet içinde olduğunu göstermiyor mu?
Galiba esas mesele, ideolojik yaklaşımların ve entelektüel olmanın ötesinde, dürüst ve samimi olmak. İnsan ruhunun sarrafı sayabileceğimiz Dostoyevski, bugün yaşasa ve kitabının başına gelenleri öğrenseydi, sizce ne derdi?

Kaynak : https://m.haber7.com/kultur/haber/207040-dostoyevski-boyle-sansurlendi



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

G
4 yıl
Er

Yaw gardasim abulhamit İngilizlere posta koymus sen onun romanini oku bosver karamazovun kardeslerini


Bu mesaja 1 cevap geldi.
D
4 yıl
Yüzbaşı
Konu Sahibi

quote:

Orijinalden alıntı: Guest-D9BACD951

Yaw gardasim abulhamit İngilizlere posta koymus sen onun romanini oku bosver karamazovun kardeslerini
Tamam



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

D
4 yıl
Yüzbaşı
Konu Sahibi

Up



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.