Kuran sadece infiği zamana değil tüm zamanlara atfen inmiştir ve asla indiği topluluğa ait değildir, tüm inananlara aittir. İşimize geldiğinde günümüzde veya tarihte yaşanan olaylarla bazı ayetlerle ne güzel bağlantılar kuruyoruz değil mi ? Dünya var olursa bundan 1 milyon yıl sonrasına da, o zaman yaşayan insanlara da hitap etmeyecek mi ? Yani indiği zamanki topluluğa ve zamana özel şeylerin yakıştırılması bana saçma geliyor. Okuma yazma çok azmış da vs.vs. Sizin mantığınızla şimdi inmiş olsa 50 sayfa yetecek miydi ?
Şu kişi yazmışsa o hadisler doğruymuş derken büyük günah içine düşüyorsunuz. Peygamberin tebliğden başka görevi yoktu. Buraya bu söylediğime ispat on taneden fazla ayeti yığabilirim. İslamda tek kaynak kuran'dır, direkt bana inmiştir ama ben indirenin bana verdiği akılla cevaplar bulamıyorum, derdim bu. Ha bu cevaplara ulaşmamda Allah'ın gönderdiği yetersizdir, peygamber tamamlayıcıdır derseniz o zaman ben de Allah'ın kudreti peygamberin söylediklerinin, yaptıklarının bize net ve eksiksiz ulaşmasına yetmemiş midir diye sorarım. Kitabımız tüm zamanlara hitaben inmedi mi ? Peygamber zamanında yaşayanlar çok şanslı olacak çünkü bire bir dinleyip, izleyebilecek ama ben acaba hangi hadis doğru, namazı şöyle kılmış diye anlatılanlardan hangisi doğru diye kıvranacağım. Doğrusuna inanıp tutturup yaşarsam ne ala !
Bu yazdığınız sorumu doğruluyor. Sizin mantığınıza göre kuran'da "ey müminler" değil değil "ey din alimleri, sıradan kullarımın benim verdiğim aklı yetmez, anlamazlar, sizler yardımcı oluverin yoksa yanlış yaparlar ben de onları cehennemde kızartırım" demek gibi bir şey oluyor.
Sorumla yazdıklarınızın hiç alakası yok.
Yakınlarım da düşünsün demişsiniz ama onların düşünüp cennet cehenneme gitmelerinde benim bir dahlim olamaz. Yazdığım gibi islamda herkes kendinden sorumludur, zorlama da olmaz. Yani sorum yine açık. Sevdiklerim cehennemde kızarırken ben cennette olmuşum ne yazar ? Ha sizin dediğiniz gibi aklımdaki kötüyü Allah cennette siliyorsa yani sevdiklerimin cehennemde kavrulduğunu bilmeyeceksem, yani farklı bir ben olacaksam şimdiki ben neden mücadele ediyorum ? Ve yine farklı bir soru olsun. "Allah kendisine şirk koşulmasını asla af etmez fakat bunun haricinde günahlar için dilediğini bağışlar" (Nisa:48) Diyelim ki benim ufak bir kızım var ve sapığın biri tecavüz etti ve öldürdü. Allah ise onun af dilemesi, kalan hayatı boyunca ibadet edip düzgün bir müslüman olması nedeniyle veya Allah'ı sorgulayacak değiliz, herhangi bir nedenle affetti ve cennete aldı. Alamaz mı ? Şirk dışında her şeyi affetmiyor mu ? Affediyor ve diyelim ki ben de cennete gittim ve tecavüzcüyü de orada gördüm. Ulan tecavüzcü de burada ben de buradayım, demeyecek miyim "bu nasıl adalet diye ?" |
|
"Kuran sadece infiği zamana değil tüm zamanlara atfen inmiştir ve asla indiği topluluğa ait değildir, tüm inananlara aittir. İşimize geldiğinde günümüzde veya tarihte yaşanan olaylarla bazı ayetlerle ne güzel bağlantılar kuruyoruz değil mi ? Dünya var olursa bundan 1 milyon yıl sonrasına da, o zaman yaşayan insanlara da hitap etmeyecek mi ? Yani indiği zamanki topluluğa ve zamana özel şeylerin yakıştırılması bana saçma geliyor. Okuma yazma çok azmış da vs.vs. Sizin mantığınızla şimdi inmiş olsa 50 sayfa yetecek miydi ? " Galiba yazdıklarımı yanlış anladınız :) Kur'an da yazılanlar,uygulamalar her dönemde geçerli ben bu konuda görüş bildirmedim.Ben Kur'an'ın indirildiği dönemde toplumun o kadar sayfayı ezberleme konusunda sıkıntılar yaşayabileceğini söyledim.Yani sizin direk bu konuda SALDIRIYA geçmeniz bir hayli komik.Bu şekilde devam edecekseniz yazmaya devam etmem.Yazdıklarımı pusu da yatmış bir şekilde okursanız olmaz.. "Şu kişi yazmışsa o hadisler doğruymuş derken büyük günah içine düşüyorsunuz. Peygamberin tebliğden başka görevi yoktu. Buraya bu söylediğime ispat on taneden fazla ayeti yığabilirim. İslamda tek kaynak kuran'dır, direkt bana inmiştir ama ben indirenin bana verdiği akılla cevaplar bulamıyorum, derdim bu. Ha bu cevaplara ulaşmamda Allah'ın gönderdiği yetersizdir, peygamber tamamlayıcıdır derseniz o zaman ben de Allah'ın kudreti peygamberin söylediklerinin, yaptıklarının bize net ve eksiksiz ulaşmasına yetmemiş midir diye sorarım. Kitabımız tüm zamanlara hitaben inmedi mi ? Peygamber zamanında yaşayanlar çok şanslı olacak çünkü bire bir dinleyip, izleyebilecek ama ben acaba hangi hadis doğru, namazı şöyle kılmış diye anlatılanlardan hangisi doğru diye kıvranacağım. Doğrusuna inanıp tutturup yaşarsam ne ala ! " Neden büyük günah işliyorum onu da açıklayın bi zahmet.Peygamberin tebliğden başka görevi yokmuydu :) Peygamberimizin hayatını tekrardan gözden geçirin.Ha Kur'an da olmayan şeyleri anlatma gibi bir görevi tabiki yoktu ama siz yazdıklarınızla bunu mu kastediyorsunuz onu pek anlamadım.Allah'ın gönderdikleri yetersizdir diye bir şey söylersem KÜFRE girmiş olurum.Kur'an ı okuduysanız biz onu eksik mi bıraktık diye ayet görürsünüz yani Kur'an tamdır.Açıklamak ayrıdır onun eksikliğini tamamlamak ayrıdır.Sapla samanı karıştırmayalım.Peygamberimiz zamanında ki insanlar şanslı da biz şansızmıyız :) Sen kendini şansız görüyorsan o ayrı ben çokta şanslıyım.Eskiden insanlara sizin sevaplarınız günahlarınız işte gösterilecek felan dediklerinde mi daha kolaydı yoksa ben günümüz teknolojisiyle tek tuşla bütün dünyadan haberdar oluyken mi? Kameralar sizi çekiyor felan bunları kavramak çok zor olmasa gerek.. "Bu yazdığınız sorumu doğruluyor. Sizin mantığınıza göre kuran'da "ey müminler" değil değil "ey din alimleri, sıradan kullarımın benim verdiğim aklı yetmez, anlamazlar, sizler yardımcı oluverin yoksa yanlış yaparlar ben de onları cehennemde kızartırım" demek gibi bir şey oluyor. " Siz yazdığımı iyice okumamışsınız.Kur'an okunurken yardımcı olunması gereken yerler vardır direk anlaşılacak yerler vardır.Ankebut 43 bu konuda yeterince açıklayıcı.Bakın Kur'an herkese indirilmiştir bu konuda hem fikiriz.Ben diyorum ki Kur'an'ı tam anlamıyla kavrayabilmek için araştırın,okuyun,cahil kalmayın her kaynakta faydalanın.Siz diyorsunuz ki hayır ben kendi kendime bu kitabı okur anlarım.. "Ve şu misalleri ki, onları nâs için irâd ediyoruz. Maamafih onlara bilginlerden başkası akıl erdiremez." "Yakınlarım da düşünsün demişsiniz ama onların düşünüp cennet cehenneme gitmelerinde benim bir dahlim olamaz. Yazdığım gibi islamda herkes kendinden sorumludur, zorlama da olmaz. Yani sorum yine açık. Sevdiklerim cehennemde kızarırken ben cennette olmuşum ne yazar ? Ha sizin dediğiniz gibi aklımdaki kötüyü Allah cennette siliyorsa yani sevdiklerimin cehennemde kavrulduğunu bilmeyeceksem, yani farklı bir ben olacaksam şimdiki ben neden mücadele ediyorum ? " İyi güzel de siz ne sormak istiyorsunuz onu bir açıkça anlatın.Siz diyorsunuz ki ben cennetteyken yakınlarım cehennemde benim içim nasıl el verir.Ben diyorum ki yakınlarınıza anlatın farkına varsınlar birlikte olursunuz.Ee her cennete giren hak etmediği şekilde yakınlarını cennete sokacaksa ben ne anladım bu işten nerde kaldı adalet :) Hayırdır dünya da ki hatır gönül ilişkileriniz bir hayli fazla her halde.Arka kapıdan içeri alırım felan diye mi düşünüyorsunuz :) Cennet diyoruz güzellikler olacak kötülükler olmayacak diyoruz sen farklı bir ben diyorsun.Ne yani hırsızlık yapan adam cennete girdikten sonra ordada mı milleti soysun veya insanlar arasına nifak sokmayan isteyenler orayı da mı karıştırsın bu mudur yani? "Allah kendisine şirk koşulmasını asla af etmez fakat bunun haricinde günahlar için dilediğini bağışlar" (Nisa:48) Diyelim ki benim ufak bir kızım var ve sapığın biri tecavüz etti ve öldürdü. Allah ise onun af dilemesi, kalan hayatı boyunca ibadet edip düzgün bir müslüman olması nedeniyle veya Allah'ı sorgulayacak değiliz, herhangi bir nedenle affetti ve cennete aldı. Alamaz mı ? Şirk dışında her şeyi affetmiyor mu ? Affediyor ve diyelim ki ben de cennete gittim ve tecavüzcüyü de orada gördüm. Ulan tecavüzcü de burada ben de buradayım, demeyecek miyim "bu nasıl adalet diye ?" Ben Allah affeder affetmez konularında konuşmuyorum.Karar mercii ben değilim.Sadece bana verileni anlatırım sen cennete girecen sen cehenneme gireceksin gibi yazmam.Zira ŞİRK'e girmekten korkarım.. |
Bende diyorumki sen benden sana karşı şucu bucu lafı duydunmu seninle insan gibi defalarca konuşmak için uğraştım buna rağmen bazı duvarların var gerisi önemsiz gibi davranıyorsun. Sana değil başka bir forum yazarına dahi ne hakaret nede yobaz hatta ve hatta temsil doğruysa siz kemalistler gibi.bir tabir bile kullanmamışken hala tavırların aynı o zaman seni yanlış anlamadığımı düşünüyorum. Forumu ciddiye alıyorsam karşımdakilerşnde benim gibi insan olduğundandır. Madden ciddi değil ne bu hararetli yazıların. Ayrıca ben sıkılmadan yazarım hiç merak etme. Mesele biribirimize laf sokmak değil amacı bu olmayan insanları ayırt ermeni dilerim |
Hayır, işin garibi gerçekten söylediklerin yalan. Çünkü Kuran sadece insanların yaratıldığı söylemiyor. Hatta sadece insanların imtahana tabi olduğunu da yazmıyor. Nereden okuyorsunuz veya nerenizle okuyorsunuz bu Kuran'ı anlamıyorum ? |
Öncelikle şunu belirteyim. İslam'da din görevlisi yoktur. İslamda bugün toplumun bize öğretmeye çalıştığı hayatımıza soktuğu hacı hoca imam müezzin kavramı da aslen yoktur. 5- 10 Müslüman bir araya gelirse içlerinden hangisi layık ise o cemaate önderlik eder ve namaz kıldırır. Eğer başka bir konuda yine Müslümanlar toplanmışsa yine o konuda ehil olan öne geçer. Sana bir tüyo vereyim. İslam hakim olsa iyimser bir tahminle Meclisteki Milletvekillerinden muhtemelen 500 tanesi vekil olamaz. Bu tahminim çok iyimser. O yüzden hemen hiç kimse İslam'ın tam olarak anlaşılmasını istemiyor. Kafa karışıklığında zaten bu yüzden geliyor. Zaten Amcalarının Peygambere karşı çıkmasının nedeni de bu. İçlerinden Allah'a inanmakta bir sorun olmadığını onun peygamberliğini kabul edeceklerini, ona para mevki makam vereceklerini söylemelerine rağmen ticaretlerine ve sistemlerine mani olmamaları yönünde isteklerde bulunmuşlardır. Yine Kuran'da verilen onca yetkiye rağmen Peygamber A.S.V. vefat ettiğinde hırka ve battaniye haricinde bir mirası yoktu. Ama onu karalamak için Kuran Ayetlerini getirip ganimetlerin Peygambere ait olduğunu söylerler. İşte bunların bir çoğu çeviri ile ilgili sorunlardır. Kuran, zamanında Allah tarafından yaratıldığını bahseder. Zamanı çıkarttığında bir şeyin öncesi ve sonrasının olmayacağı için her şey "sonsuz" olur. Sonsuzluk kavramını kafamıza bu yüzden oturtamıyor olabiliriz. Bugün Elmalı tefsirleri evlerde en çok bulunan tefsirdir. Bir kez de sadeleştirilmiştir. Çevirilerden sonra günümüz ilahiyatçaılarının anlaşamadığı bir çok konu var. Şöyle mi böyle mi diye. Ama bu tartışmalar işin esasını örtüyor. İşin esası bir Yaratıcı var, bir Peygamber var ve iyilik, dürüstlük, paylaşmak esasına üzerine kurulmuş bir din var. Bunun üzerine anlamadığın ne var ? Namaz kılarken parmak kalkar mı, kalkmaz mı, 4 kadın olur mu olmaz mı, Oruç ne zaman başlar ne zaman biter gibi konular mı sıkıntı ? Sıkıntı olan konu sonsuzluk mu ? Bir matematikçi Gaus metodu böyledir deyince küçük sayılarda doğrulamasını yapıyorsun da neden çok büyük hanelerde yapmıyorsun ? O zaman kısa vadelerin muhakemesini yaparken hatta yapmazken neden çok uzun zamanların muhakemesini yapıyorsun ? |
|
Hac nedir? Bir ibadet, daha da ötesinde tarihsel bir gelenek... Hac'ın amacı nedir? Eğer tek "saf" bir amaca hizmet etmiş olsa idi, "gayesi" daha etik olacaktı. Peygamber, "ticaretçi". Eşi, büyük bir "ticaretçi". Amcası, daha da büyük bir "ticaretçi." O zamanki ticaret erbabları sanıyorum ki araba satmak yerine, büyük-küçük baş hayvan ticareti yapıyorlardır herhalde değil mi? İncik boncuk satmıyordur bu insanlar... Hac ne ile biter? Kurban ile. Farklı şehir ve coğrafyalardan gelen insanlar, Allah uğruna kesilecek kurbanları nereden alırlar? "Ticaretçilerden". Eğer şu Hac ibadetini "güçlendirmek" adına, böyle bir "kelime oyunu" olmasa idi, daha samimi olurdu: "Sana, hilalleri sorarlar. De ki: "O, insanlar ve hacc için belirlenmiş vakitlerdir..." Hayır, Hac hilallere göre oluşturulmuştur halbuki. İnsanların doğaya göre oluşturduğu zaman dilimleri, doğanın insan için olduğunun kanıtı değildir. Tanrısallıktan uzak nasit bir mantık manipülasyonu maalesef. Bir nüans var, çok önemli bir nüans. Bilinçaltından bir nüans, koyu kelime: "İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler." Hemen sonra: "Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kâbe'yi) tavaf etsinler." Allah yarattığı hayvanların sadece bazılarını "helal" kıldığı vakit, bu konuda "çıkar" sağlamak daha kolaylaşmamış mıdır? "Bu böyle. Kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse bu Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında bütün hayvanlar size helal kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının." Esas bomba bölüm: "Kurbanlık "büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık." Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik." Sadece bizim için mi" hayır" var tanrım? Yoksa ticaretçiler için de mi bir "hayır" söz konusu? Özel olarak "büyük baş" vurgusu çok "insani" görünmüyor mu? Tanrı, niyetten çok "büyüklüğe" önem veriyor gibi... Evet Kuran'da kesinlikle güzel şeyler de var. Fakire yedirmek gibi, ama güzel sözlerden "öncesi" veya "sonrası" genelde daha mühim duruyor. Bütün bunlardan sonra, hele şu ayetten sonra nasıl da Allah'tan şüphe edilir? "Allah'ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz, Allah çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır" Yine "Hac" suresinden "insani" bir nüans: "Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir." Buradaki "göğün", dünyanın atmosferi olduğunu kesinlikle varsaymayacağım. Çok basit olur ve tanrı zor duruma düşerdi çünkü. Buradaki gök, yıldızlar ve "sema" dır dersek; koskoca "sema" nın dünyanın üzerine düşmesi, dünyayı 13 milyar ışık yıllık evrende biraz fazla "merkeze" almış olmak olmaz mıydı? Sanki uzay hakkında yoğun bilgi eksikliğine sahip birisinin, dünyayı haddinden "önemli" sanması gibi... Yani örnek şuna benziyor... Allah, "mikrobun üzerine filin düşmesini" engelliyor. Çünkü o esirgeyici ve bağışlayıcıdır. Ufak ama önemli "insani" nüanslar var |
Her zamanki tipik yanıt X Files... Söylenenlerin "yalan" olduğunu iddia etmek için, söylenenlerin "eksik" olduğunu iddia etmek Evrenin sonsuzluğu ve insanın evren karşısındaki acizliği penceresinden bakıldığında Kuran'ın insana seslenişindeki "ironik" durum ortadadır. İsterse 17 milyon tane "alem" olsun, isterse peygamber o "17 milyon alemin peygamberi" olsun, evren-insan gerçekliği ve Kuran-insan ilişkisi ortada. Benim dikkat çekmek istediğim de buydu. |
Her zamanki tipik kıvırmaların. Şu lafı neden net konuşamıyorsun ki ? Bak Hac ile ilgili yazdıkların süper ötesi olmuş. Ama sana bir tavsiyem var. İlk okul seviyesinde toplama çıkarma yapabiliyorsan senden istediğim hesaplamaları yapman için yeterli olacak. Bilmiyorsan bir arkadaşından yardım al. Peygamber Efendimiz ile H.z. Hatice'nin evlendiği tarihi. H.z. Haticenin öldüğü tarihi, Hicretin tarihi ve ilk Hac tarihlerini bir kenara yaz. H.z. Haticenin ölürken ne kadar malları vardı, mallar ne üzere harcandı gibi konulara girmiyorum bile. Yani bir insan iftira atar da bu kadar desteksiz atarsa senin gibi kendini çoluk çocuğa rezil etmekten başka bir şey yapmaz. :)) |
Şu cümlelere bak ya Söylediklerimin 2 katı kadar kanıt ile Kur'andan yanıt vereyim Daha geçen gün dilsiz ile ilgili ayeti Kur'an sakatlarla dalga geçiyor diye veren sen değil miydin? Bugün aynı şeyleri tekrarlamışsın "Çünkü aklınızın, mantığınızın esasında İslam'ın ve dinlerin özünü kabullenemediğini görmüş oluyorum. Sevindirici..." Fakir avuntusu diyoruz biz buna |
|
Sakın ola bir daha "MADDE" yi küçümsemeyin. Çünkü cennet-cehennem de "maddesel" dir. Hatta tanrı maddeden bağımsız değildir, yararlanmıştır. Neredeyse tanrı bile "maddenin" gerçek tanrı olduğunu kabul etmiştir. Şaka gibi geldi değil mi, değil Yine "hac" suresini ele alalım, "tanrı" versus "madde": "İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür." Hafiften bir giriş yaptık. Kuran'ın bir çok bölümünde "insani" bir hayal gücü ile cennet-cehennem tasvirleri yapılır. Çok net, çok açık, çok simgesel olarak hem de. Hani, "orada öyle söylenirken "soyut anlamda" bahsediliyor" diyemeyeceğimiz kadar açık. Ateşten giysiler, kaynar sular... Maddesel olmadığını düşündüğümüz cennette apaçık "madde" belirtileri. Ne de olsa "bana göre" 1500 yıl öncesinin hayal gücü ile oluşturuldu. Hadi "kaynar sular" a "soyut" dedik. Peki "kaynar sular" ın "somut etkisi" ne olacak? "Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir." Hadi buraya kadar bütün pozisyonlara ofsayt dedik ve gol saymadık. İşte şimdi net olarak madde 1, tanrı 0: "Onlar için bir de demirden topuzlar vardır." Bakın "Sert" topuzlar değil, "Azap verici" topuzlar değil, "hayal edemeyeceğiniz" topuzlar değil. Bildiğin, bildiğimiz, "dünyasal" DEMİR topuzlar var cehennemde İşte şimdi "en sevdiğim" tarzda betimlemelere geldik. Hakikatten bir tanrı cenneti anlatırken, ancak bu kadar tanrısal! olabilir: "Şüphesiz, Allah iman edip salih ameller işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada ALTINDAN BİLEZİKLERLE, İNCİLERLE süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise İPEKTİR" madde 3, tanrı 0 Tasvirlerde bilmediğimiz bir madde var mı? Bilezik "insan ürünü" değil miydi, ne işi var cennette? Hani biz orada "başka bir bilinç" boyutunda olacaktık? Neden cennet dünyanın "yansıması" olur ki? Ben orada "ipek" yerine "uranyum" giysem veya maddesellikten uzak "nurdan" elbiseler giysem; cenneti mi yadırgayacağım? Yoksa bunlar bir "hayal dünyasının" tezahürüdür ve insanı "en değer verdiği" şeyler ile "etkilemek" amacında mıdır demeliyiz? "Madde" tanrıyla eşdeğer olamayacağına göre, geriye bu olasılık kalıyor gibi... İşin şakasını geçtim, hakikatten müthiş bir buhran içerisindeyim şimdi. NÖTR "mantık" için, şöyle açıklayayım... Cennet, insandan önce yaratıldı. İnsan, bileziği ve ipeği sonra yarattı. Tanrı, insandan üstün. Ama tanrının evinde, "insan icatları" mevcut. Açıklayabilene "saygı" duyacağım... |
Ya sen şu hac meselesini anlatsana bize. Ben söz bunu açıklayacağım :)) Açıklamada zorlanıyorsan kankalarına söyle konuyu kilitlesinler !!! Böylesini daha iyi beceriyorsunuz ! |
Fakir avuntusu nedir biliyor musun Mehmet Bey, cevap veremediği iddialara karşı " " göndererek "alay etmeye" çalışmaktırEvet sürekli "aynı" iddialarımı yineliyorum. Çünkü cevap gelmiyor ve ben bütün Kuran'ı buraya serip "şurda şu var, burda bu var, hadi bunu açıkla, bak bu da var" diyecek kadar uğraş veremem, "32 yılım" yok benim. Bir de utanmadan, "daha geçen gün dilsiz ile ilgili ayeti veren sen değil miydin, bak yine tekrarlamışsın" diyorsunuz |
Ben açıklayacağımı YİNE açıkladım X Files, ve göreceğimi YİNE gördüm. Forumda hiç bir yöneticiyi tanımam, hatta sürekli konuştuğum ve yazıştığım tek bir insan bile yok Sinirinize hakim olun zira gerek yok. İddialar ortada, uzuuunca vaktiniz var. Sadece "fikir" beyan ettiğim için konunun kilitlenmesine ve yöneticiye de gerek yok. Hatta "etmediğim" hakaretler için bile her birinizden özür dilerim. Cevap verip vermemek size kalmış. İyi günler, iyi bayramlar dilerim herkese... |
|
ARAFTAYIM RESMEN |
Cevap veremediği iddialara mı Okumada sıkıntı var galiba bir kaç sayfa geriye giderseniz cevabı görürdünüz.Neyse siz uğraşamayın ben geçen yazdığım yazıyı aynen kopyalıyorum..
Ben utanmadan onu diyorum da siz gerçekleri yazdığımız halde utanmadan halen bazı şeyleri tekrar ediyorsunuz.. |
Lafı evirip çevirme. Google ı açıp bakman 5 dakikanı almaz. Yediğin haltın arkasında dur biraz... |
Bu kadar basit mi ? İslam bu yazdığından mı ibaret ? iyi ve dürüst olsam, paylaşsam cennete gitmeme yetecek mi ? |
Ben hiç kimsenin bireysel anlamda cennete gideceğini garanti edemem. Edecek olsam önce kendimi garanti ederdim. Cennette girmek Allah Rızası ile olur. Allah Rızasını kazanmak önce ona iman etmekle sonrasında gönderdiği kurallara uymaya çalışmakla olur. Kılavuz arıyorsan Kuran'a baş vurmalısın. Zira Kuran okuyan bir insan benim sana bu söylediklerimi zaten biliyor olacaktır. |
|
Yalan söylüyorsun, hayır söylemiyorum tartışması! tomurcuklanmış göğüs mü yoksa tomurcuk kelimesi yerine başka bir kelime mi.. ne olursa olsun ortada bir göğüs olduğu kesin, hemfikir miyiz, hemfikiriz. gerisi teferruat! Konu ayetten açılmışken aklıma diğer konudaki mesajım ve vakıa 22 23 geldi ve neden kadınların çarşafa ve peçeye büründüklerini çözdüm sanırım.. ""Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır."" diyanet çevirisi. İri gözler.. demekki göz çok önemli. Kitlenen konudaki mesajımı alıntıladım; ve bu mesajı yazarken aklıma vakıa süresi gelmemişti.. Kadının islami kurallara göre en doğru örtünmesi gözleri dahil tamamen kapanmasıdır.. Saçın örtülmesi gerekiyor mu ,gerekiyor.. başka bir yerin örtülmesinden bahsediyor mu , bahsetmiyor(bahsetsede farketmez ya), çünkü bütün kavga saç ve baş üzerine.. şimdi bu durumda akıllı ve mantıklı bir müslüman aklını kullanmalı ve demeli ki; saçı örtmek müslümanlığın gereği ise diğer uzuvları göstermekte neyin nesi...! "saçını örtecek ama o cazibeli dudaklar, gözler , hele hele o narin eller açıkta kalacak" cayır cayır yanarsın.. hem müslüman hem ağzı burnu gözleri elleri açıkta olmaaaaz, ikisi birarada olmaaaaz.. ters mıknatıslanma yapar. Hani eleştiririz ya """biz bilinçli ve çağdaş müslümanlar""", deriz ki bu çarşaflı peçeli hanımlara; "müslümanlık bumu, siz yanlış anlıyorsunuz" gelin hep beraber bu çarşaflı ve peçeli kadınlardan özür dileyelim.. ********************************************************** |
Hayırdır kelime oyunu mu oynuyoruz :)