1. sayfa
| Eminim şimdi herkes bu başlıktan sonra malum siteden c6 lara bakmıştır. |
| Uzun uzun anlatmıştır sonuna da bir iki foto atmıştır keyifle okurum diye girdim çıkıyorum |
Uzun uzun anlatmıştır sonuna da bir iki foto atmıştır keyifle okurum diye girdim çıkıyorum
|
| Ön tekerleklerin içeride olmasının sebebi, yolda gördüğünüz A-B-C-D-E-F sınıfı araçlardan çok farklı bir süspansiona sahip olması. Pek çok üretic... |
|
Ön tekerleklerin içeride olmasının sebebi, yolda gördüğünüz A-B-C-D-E-F sınıfı araçlardan çok farklı bir süspansiona sahip olması. Pek çok üretici arka süspansiyonu bağımsız yaptığında bunun bagaj alanından veya arka koltuk hizasında istenmeyen bir yer kaybına uğratır aracı.. Citröen C6'daki ön süspansiyon diğer pek çok araçtakinden çok daha fazla parçaya, hareket alanına, hidrolik sistemlere sahip olduğu için lastiğin serbest hareket edebileceği geniş bir alana ihtiyaç duyar.. < Resime gitmek için tıklayın > Yukarıda vediğim video'yu izleseydin birşeyler öğrenebilirdin.. Bir diğer husus. O beğenmediğiniz ön kaput yayalara en az zarar verilmesi için de o şekilde dizayn ediliyor.. Hatta ön kaputta otomatik bir yükseltme özelliği mevcut.. Kaza anında yaya ile motorun sert yğzeyi arasında boşluk oluşturmak için otomatik olarak alan açmakta.. Viraja girdiği anda araçtaki uçaklardaki gibi kara/hava eğim sensörü sayesinde isterseniz yarım saniyeden daha az sürede sertlik otomatik ayarlanarak yanal hiçbir yatma olmadan, ağırlık transferini minimuma indirip araç sınıfında max viraj alma kabiliyeti sağlıyor.. 100km sonrası aracın arkadaki spolier kendisi devreye giriyor ve iç bükey camdan toplarnana havayı aracın arkasını bastırmak için kullanıyor.. Araç belli bir hız sonrası ön şaseyi otomatik olarak indirerek yol tutuşunu artırıyor.. Aracın yere olan mesafesi ön ve arkada farklı oranlarda değiştirilerek rüzgar direnci düşürülüyor.. Aracın içindeki işlemciler 0.1 ms aralıkla ön arka lastik arasındaki titreşim farkını gözlemleyip her bir tekerleğe 16 farklı türde sertlik kazandıabiliyor.. Ön tekerleğin aldığı tepki arka tekere gönderiliyor ve darbe veya çukur gelmeden otomatik olarak tekeler kendini ayarlıyor.. C6 sınıfında en kısa mesafede durabilen araçlardan biri çünkü aktif süspansiyon ile body roll denen kontrolsüz kütle yığılmasını sönümlendirme ile baş ediyor.. Yeter mi? |
Araç 120.000 civarlarındaydı. En ufak çıtırtı, patırtı yok içeride. Elinizi attığınız her yer yumuşacık plastiklerle çevrili değil fakat kalite algısı çok yüksek. Kullanılan hiç bir malzeme ucuza kaçılmış basit malzemeler değil. Kapılarda, vites çevresinde kullanılan malzemelere, hoparlörlerin çerçevelerine vs bakınca kafada oluşan ilk izlenim Fransız aracından çok bir İngiliz Jaguar gibi.. Yürüyen Mobilya derler ya aynı öyle. Bej iç renk bu durumu zaten en üst seviyeye taşıyor. Burada yine gözüme takılan aslında kusur sayılmayacak şey çok oturulan koltuklarda derinin hafif dalgalanma yapmasıydı.. Bilmiyorum 120.000 için erken olabilir fakat kesinlikle göze batacak seviyede değil. Kapılarda sürgülü çekmeceler var. :) Açıp kapatası geliyor insanın sürekli. Arka koltukların sırt açıları çok iyi ayarlanmış. Citroen resmen "Al uyu." diyor. Bunu şöyle özetleyebilirim; bindiğim pek çok arabanın arka koltuğunda yolculuk yaparken kestirmeye çalışırken bin tane pozisyon denerim. Buna biniyorsunuz kıçınız iki sağ sol yapıyorsunuz her şey yerine oturuyor. :) Aracın boyutlarına göre performansı çok iyi. Sonuçta 2,7 makine var üstünde. Bu motor Jaguar, Range Rover, Peugeot, Citroen ve Ford tarafından kullanılmış. Detayları burada.https://en.wikipedia.org/wiki/Ford_AJD-V6/PSA_DT17 Yeni nesil yüksek hacimli dizeller gibi değil. Resmen içiyor yakıtı. Aynı hacimde ki benzinliler kadar yakıyor neredeyse. Konfor ise aşmış seviyede. Kesinlikle diğer E segment araçlara göre ilk 20 saniyede anlarsınız farkı. Hele hele benim gibi 1 senedir B segment araç üzerindeyseniz neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Tam olarak şunları diyorum içimden. " Ya burda açıklığı epey fazla köprü bağlantısı vardı, burada çukur yok muydu ? NİYE TİTREMİYOR, NİYE SALLAMIYOR BU ARABA! " Yol, rüzgar yalıtımı üst seviyede. Biraz dizel sesli çalışıyor. Oda yılına göre normal. Bu arabanın üstünde şimdikiler gibi dizel olsa eyvah diyorum. :) Az yakıp çok kaçan, ses çıkarmayan. Arabaya binince "İkici eli yok, motoru büyük." gibi şeyleri unutuyorsunuz. Şuan param olsa koşa koşa gider alırım. :) Edit : Şunu da ibret olsun diye koyalım kenarı. :) Videoyu izlemek için tıklayınız |
BMW'nin 50 50 uygulamasını biliyorum da öyle bir anlatmışsınız ki bu denge olmayan araç yol tutmuyor.. Yarış araçları ve pek çok super spor modeli bu dağılıma sahip değil.. Hatta arkadan itişli araçlarda ağırlığın arkada biraz fazla olması %55-65 arası viraj kabiliyetinde artışa sebep oluyor. Örneğin 911 yıllarca fren kabiliyeti ile meşhurdu.. Bunun en büyük sebeplerinden biri ağırlığın arka aksta biraz fazla olması ile açıkladı pek çok.. İnternette zibille tuning forumu var.. BMW'nin düşüncesine katılmayan pek çok sürücü de mevcut.. The big confusion about a 50-50 weight distribution is that it does not necessarily mean the car is going to have a well balanced feel. There are old muscle cars set up for road racing that have much more weight over the front axle, but if you drove one, you would swear that it handles better than a 50/50 Miata. The difference is, is how the suspension is tuned. Having a good weight distribution to begin with is the foundation for a fast car. But, how that car actually feels in your hands, and how it behaves around corner, is the result of tuning the suspension. With few exceptions, street cars are generally tuned to have understeer regardless of their weight distribution – they are just safer that way. When people tell you a car handles well, they may actually be referring to the tune of the suspension. It doesn’t really have that much to do with the weight distribution or how fast (lap times) the car is. Şu 350z sahibi kardeş burada çok güzel anlatmış.. Yazının devamını da koyuyorum.. İlgilenirseniz okuyun.. http://automotivethinker.com/chassis/stop-and-weight-a-5050-weight-distribution-is-not-optimal/ Kısacası Citröen'in bazı araçları vardır. Özeldir. Ds serisi gibi.. C6 gibi.. çalışılmış araçlardır.. Başka modellerdeki malzemeyi işçiliği ve teknolojiyi kullanmaz.. Daha da önemlisi pazardak diğer araçların bile canı cehenneme der ve kendi standardını belirler.. Bu BMW'yi MErcedes'i daha köt veya başarısız kılmaz.. Tam tersine herkes kendine bir yol çizse her marka belli alanlarda yenilik yapsa daha iyi olur.. Ama siz BMW'den başkası yol tutmaz. HB araçların arkası kolay atar gibi çok sığ yorumlar atarsanız size katılmam mümkün değildir. Yeniden ittida ediyorum.. Kimi motoru öyle yere koyar ki ağırlık yere yaklaşır, yol tutuş artar.. kimi daha ilerisini düşünür.. Motoru yolda giderken yola yaklaştırır.. Hesap kitabı baştan sona değiştirir.. Kimileri de ikisini de yapmaz.. şasimiz 50 50 eşit der.. halbuki arkadan itişli bir araçta arkadaki ağırlık her zaman bir miktar avantaj olsa da.. |
Bose nın teknolojisi 2004 yılında tanıtılmış bu arada.. 1980 den berı uzerınde çalışıyorlarmış http://www.popularmechanics.com/cars/a14665/why-car-suspensions-are-better-than-ever/ |
Fiyat için bose India ya msj atılabılır sanırım. Sitesinde urun grupları arasında gozukuyor http://www.boseindia.com/the-bose-suspension-system/ |
hah bıseyler yakaladım su an. 10 bın dolara 4 tekerı cozuyor. 10 bın dolar ek maliyet tahmın edilmektedir yazıyor yazıda http://www.extremetech.com/extreme/97177-bose-active-suspension-moves-toward-market/2 |
|
https://youtu.be/VWiRxHJHNWc https://youtu.be/ujxPaV-R0eI https://youtu.be/tZNG8y9SlV0 ... |
1. sayfa
Açık ve net bir şekilde hangi kasa olduğu önemsiz E-5-A6 uzantılarını yok eder bu araç. Böyle konfor ancak F segmenti araçlar ile mümkün olabilir. Ağzım açık bir şekilde 460 km'nin yarısını sürücü koltuğunda geçirdim.
C6'dan inip i20'ye binince kendimi bir takozun üstünde uçurumdan aşağı yuvarlanıyormuş gibi hissettim. Daha öncede binme fırsatım oldu fakat bu kadar yol yapmamıştık. Tipi resimlerde çirkin dursa da canlı görüldüğünde heybetinden dolayı çok ilgi çekiyor. Sakarya'dan Başakşehir tarafların gittik. Sanki arabanın asfaltla bağlantısı yok gibiydi. Şu araçların göremediği değerlere lanet olsun. :)