1. sayfa
| Alıntı gibi geldi Alıntıysa belirtir misin kardeş |
Yok dostum alıntı değil. Cidden bugün iş yerinde yaşadığım bir olay. Çok içime oturdu, yazim rahatlim dedim. Yazarkende ağladım cidden... |
Tm kardeş geçmiş olsun |
|
sadece baba değil annelerin de değeri bilinmelidir fakat şuan ki durumda birşeyi kaybetmeden değerini anlayamıyoruz |
| Yapabileceğin bir şey olmadığı zaman üzülmek tamamen mantıksızdır. Bu durumda da üzülmeye hiç gerek yok. |
Esas yapabileceğin bir şey olmadığında üzülürsün. Yapabilecek bir şeyin olsa üzülmezsin. |
Niye ki üzülmek geri getirmiyor ki öleni. Üzülmemek daha mantıklı. |
Sen çok mantıklısın. Annen, baban bir gün trafik kazasında ölünce görürüm bu laflarını. Benim bilim adamı gibi düşünmeye çalışan arkadaşım. |
Annem 13 yıl önce öldü zaten ama trafik kazasından değil pankreas kanserinden. Zerre üzülmüyorum ama. Üzülmemek çok daha mantıklı dediğim gibi. |
+1 O dediğim abide anlatıyor. Üzülsen nolcak kardeş ölen geri gelmez filan diyordu ama adamın o anda içi ağlıyordu belli be. Zaten lafının sonuda dedi. İnsan çok arıyor bek ardeş filan. Öyle arkadaşın dediği gibi kolay değil yani üzülmemek filan. |
Aferin, "anan baban ölse dlkgjdfj" saçmalığına girdin adamın annesi zaten vefat etmiş çıktı, mutlu musun bari? |
Sen ne diyon la liseli? Kafasına silah mı dayadım söylesin diye? Hayır. Üzülmediğine göre sorun yok. Böyle bir şey diyeceğini zaten biliyordum. Ne zaman anne-baba davasına girilse "benim annem-babam zaten öldü" deniliyor. Bunu göz önüne alarak söyledim ben. Oradan hemen atlama. Diğer arkadaşa gelince Allah rahmet eğlesin diyeceğimde diğer konulardan ateist olduğunu biliyorum. Ne kadar inançlarımız ve düşüncelerimiz uymasada üzüldüm. Ayrıca bende kararımı savunuyorum. İnsan yakınını kaybettiğinde üzülmeden duramaz. Arkasından belli bir süre yas tutar. En çok korktuğum şeyde aile fertlerimden birinin benden önce ölmesi zaten. |
1. sayfa
Bir abi vardır orda. Çok severim sessiz, sakindir. Herşeye atlamaz, herkesle anlaşır, haksızın yanındadır hep. Makineyi temizliyordu, yanına gidim dedim. Bir yandan temizliyor, bir yandanda konuşuyorduk. Bir ara babam vefat ettiğinde filan dedi, konu orda açıldı. Konuştuk, 8 Yaşındaymış babası vefat ettiğinde, babasının kulakları pek iyi duymazmış. Cihazlardan kullanırmış. Sokakta telefonla konuşurken, iş görüşmesi yapıyormuş telefonla, karşıdakini, üsküdardaki mezarlıkta bekle anlamış. Aslında başka bi yer demiş fakat kulakları iyi duymadığı için orası anlamış. Kulakları iyi duymadığı için şöförü varmış. Şöförüyle gitmişler mezarlığın önüne bekliyolarmış. Şöförü arabada, babası arabanın önünde. Bi anlık dalgınlık, adamın biri bunlara yan taraftan çarpıyor, arabanın yanını tamamen götürüyor, babasını altına alıyor, mezarlığın duvarına çarparak araba anca duruyor. Babası oracıkta can veriyor. Şöför sağlam. Daha 8 yaşında, babası vefat ediyor, küçücük, çocuk daha belki, ama… Aynen böyle diyor.
” 8 Yaşında vefat etti babam. Sadece mahkemelere gittim. Ozamanlar küçüktüm tabiyki belki pek birşey hissetmedim. Kaderin önüne geçemessin. Olacağı varmış olmuş, trafik kazası, kimse isteyerek yapmıyor. Adam içkili felanda değildi, birşeyde diyemiyorsun. Evet altımda arabam, evim filan var diye zengin sanma beni. “
Bende dedimki, ” Abi yine 8 yaşındaymışsın belki 16-17 yaşında olsa çok daha koyardı dedim ” Aynen böyle dedi ;
” Kardeş yedisi, sekizi farketmiyor , çok koyuyor insana be, çok arayıyorsun bazen… “
Sevin babanızı, bırakmayın. Sizin üstünüze düşüyorsa, sizi sevdiğindendir. Ders alın. Üzmeyin asla onu…
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.