Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir, 1 mobil kullanıcı
9
Cevap
15565
Tıklama
2
Öne Çıkarma
Atatürk Kaç Dil Biliyordu ?
I
8 yıl (6963 mesaj)
Yarbay
Konu Sahibi

Atatürk'ün iyi veya orta seviyede bildiği diller şunlardır ;

Fransızca
İngilizce
Almanca
Rusça
Farsça
Arapça
Bulgarca
Japonca

Atatürk’ün Harbiye yıllarında “Bir erkanı harp subayının muhakkak dil bilmesi gerektiğini ve bunun aksini düşünmenin büyük bir hata olacağını ” sık sık ifade etmesi, O’nun yabancı dil öğrenme konusundaki düşüncelerini açıkça ortaya koymaktadır.

Atatürk’ün yabancı dil ile ilk temaslarının sonuçlarını O’nun 1895 yılında Selanik Askeri Rüşdiyesi’nden mezuniyet karnesinde buluruz. Yabancı dil olarak Fransızca öğrenen Atatürk’ün geçme notu o yıllardaki bazı derslerin değerlendirme sistemine göre en yüksek not olan 45’tir.

Ancak Atatürk’ün 1896 yılında Manastır Askeri İdadisi’nde Fransızca dersinde bazı problemler yaşadığını, bu konu hakkında “Fransızca’da geri idim. Muallim benle çok meşgul olmuyor, acı ihtarlarda bulunuyordu” dediğini öğrenmekteyiz..
1897 yılında Manastır Askeri İdadisi’nin 2. sınıfı’na geçen Atatürk, bu yılın ilk günlerinde Selanik’e döner. Bu aradan yararlanarak Fransızca’sını geliştirmeyi düşünür ve Tophane semtindeki Frerler okulunun (papaz okulu) özel sınıfına kaydını yaptırarak derslere düzenli olarak girer. Fransızca öğretmeninin acı ihtarlarına muhatap olmak istemez. Böylelikle zayıf olduğunu düşündüğü Fransızca’sını geliştirir ve 1898 yılında Manastır Askeri İdadisi’nden yine en yüksek not olan 45 ile mezun olur. Manastır İdadisi’nde kendisinden bir sınıf yukarı olmasına rağmen, iyi anlaşabildiği Ali Fethi’den Fransızca’sını ilerletmede yardımlar aldığını öğreniyoruz. Bütün bunların sayesinde Selanik’te edindiği batı gazetelerini okuma zevkine varıyor, dünyadaki devlet şekillerini, milletlerin sosyal hayatı hakkında kafasında oluşan bilgileri arkadaşlarıyla tartışıyordu.

Atatürk Harbiye’deki derslerine başlamadan önce, Selanik Koleji’nin kurslarına devam etmiş ve Fransızca öğretmeninden İstanbul’da kendisine ders verebilecek bir madamın adresini de almıştır.

1899 yılında Harbiye’de Ali Fuat (Cebesoy) ile tanışan Atatürk, öteden beri bir yabancı dile sahip olmayı büyük bir hasretle beklediğinden, onun Moda’daki Fransız St. Joseph Lisesi’nden geldiğini öğrenince çok sevinmişti. Okumak istediği eserleri sözlükle takip etmek kendisini yoruyordu. Manastır İdadi’sinde Ali Fethi’den yardım aldığı gibi, burada da Fransızca’sını geliştirme konusunda Ali Fuat (Cebesoy)’dan yardım alır. Edindiği Fransızca sayesinde de Harbiye’de bir sınıf dönemi içinde 750 kişilik sınıfta Fransızca’dan mükafat alarak çavuş işaretinin üstüne bir de sarı şerit eklendiğini öğreniyoruz. Bu çabalarının bir sonucu olarak Fransızca gazeteleri daha rahat okur hâle gelir, dahası Fethi’nin kendisine ta Manastır’da alıştırdığı Fransız yazarların eserlerini daha iyi anlayarak gizlice de olsa okur. Harbiye’de yabancı dil olarak Almanca, Fransızca ve Rusça derslerini alan Atatürk’ün mezun olurken Fransızca’dan 38, Almanca ve Rusça’dan 42 notlarını alarak mezun olduğunu öğreniyoruz.

Yukarıdaki bilgilerden anlaşılacağı gibi pek çok konuda sergilediği o üstün öngörüsünü yabancı dil öğrenme konusunda da göstermiş, yabancı dil öğrenmenin önemini daha okul yıllarında kavramış ve özellikle kendisini yetersiz hissettiği dönemlerde özel dersler almak da dahil olmak üzere her olanağı denemiştir.
Atatürk’ün dönemin eğitim sisteminin gerektirdiği Farsça ve Arapça, bunlara ilaveten öğrenimi sırasında Fransızca, Almanca ve Rusça öğrendiğini ilk etapta kolayca anlamaktayız. Bulgaristan’da askeri ataşe olarak görev yapan Atatürk, kuvvetle muhtemel Bulgarcada bilmekteydi. Türkiye’ye gelen Bulgar heyetleri ile birebir görüşmeler gerçekleştiren Atatürk, askeri ataşelik görevinde bulunduğu zamanlarda Bulgaristan’ın bazı yüksek aileleri ile de yakın ilişkiler kurmuş ve bu aileler ile Bulgaristan’dan ayrıldıktan sonra da mektuplaşmalarda bulunduğunu belirtmiştir. Atatürk’ün İngilizce ile olan ilişkisini ise satır aralarında geçen şu anekdottan elde edebiliriz: Atatürk’ün sekreteri Hasan Rıza’ya bir gün Atatürk’ün iki gecedir yatağa gitmediği, yaklaşık kırk saattir durmaksızın okumakta, sadece sade kahve içmekte ve aralarda sıcak duş aldığı iletilir. Hasan Rıza, Atatürk’ü kütüphanede pijamalarının üstüne bir röpdöşambır giymiş olarak bir kitaba kapanmış durumda bulur. Uyanık olduğuna ısrar etmesine rağmen, gözleri yorgun görünmektedir ve onları aralarda ıslak bir pamukla silmektedir. Okuduğu kitap, H.G. Wells’in “Dünya Tarihin Anahatları” adlı İngilizce eseridir. Bu eser Atatürk için bir tür ilham elçisidir. Kitabı bitirir bitirmez Türkçe’ye çevirisinin yapılmasını emreder. Eserin Türkçe’ye çevirisini bir yıl sonra, aynıçizgiler içeren “Türk Tarihinin Anahatları” adlı eserin basımı izler. Bu anekdottan Atatürk’ün İngilizce’ye de hakim olduğu sonucu rahatlıkla çıkarılabilir.

Atatürk’ün bu dillere ne kadar hakim olduğu konusunda ise önemli sayılabilecek bazı bilgiler mevcuttur. Bunlardan birini örnek vermek gerekirse; subayların meslek bilgilerini arttırmak için meslek yayınlarının yapılmasını gerekli gören Atatürk, o yıllarda değişmiş olan piyade talimatnamesinin uygulanmasını kolaylaştırmak için Berlin Askeri Üniversitesi’nin eski müdürlerinden Gn Litzmann’ın “Seferler Mevcudunda Takım, Bölük ve Tabur’un Muharebe Talimleri” adlı kitabından “Takımın Muharebe Talimi” ile “Bölüğün Muharebe Talimi” başlıklarını taşıyan 64 sayfadan oluşan bölümlerini Türkçe’ye çevirdiğini öğreniyoruz. Ayrıca çeşitli kaynaklardan Atatürk’ün yabancı komutanlarla veya büyükelçilerle hararetli tartışmalara katıldığını öğreniyoruz.

Atatürk’ün yabancı dile karşı olan ilgisinin bir belirtisi olarak 2.12.1930 tarihinde Harp Akademi’sini ziyaretinde Levazım sınıfında Fransızca, İngilizce ve Almanca derslerini dinlediği aktarılır.

Yabancı dil konusunda, Afet İnan Atatürk’ün yabancı dillerin öğretilmesi üzerinde önemle durduğunu aktarır. Hatta sadece o dili değil, o dilin üniversite çapında edebiyatından, dilbilim özelliklerine kadar öğrenilmesinin gerekliliğine inandığını belirtir.


Buna ekstra olarak Atatürk'ün Torajiro Yamada'nın Japonca dersi verdiği 7 subaydan birisi olduğu da bilinmektedir .

Sonuç olarak Atatürk’ün, ana dili olan Türkçe dışında, Almanca, Arapça, Bulgarca, Farsça, Fransızca, İngilizce , Rusça ve Japonca bildiğini düşünebiliriz .

DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Irishman -- 9 Temmuz 2018; 18:34:12 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >

H
8 yıl (21794 mesaj)
Yarbay

http://www.turk.org.au/ataturk-kac-dil-biliyordu/

Buradan kaynakları ile beraber okuyabilirsiniz.

Atatürk gördüğüm kadarı ile muhteşem bir Türkçeside vardı. Özellikle kelimeleri öyle yerlere koymuş ki, tam 90 derler ya, öyle:D

Videoyu izlemek için tıklayınız

https://www.youtube.com/watch?v=wQPtkbAiRrU



G
8 yıl (6573 mesaj)
Binbaşı

Japonca falan biraz abartı tabii. En iyi yabancı dili hiç şüphesiz Fransızca. Okuma, yazma ve konuşma konularında pek bir problemi yok. Zaten yabancılarla iletişim kurduğu dil de bu dil. Yine Almanca'yı da kitap çevirebilecek ve konuşulanları anlayabilecek kadar bildiği kesin. İngilizce metinleri başka insanlar çevirip kendisine takdim edermiş. Bu dilde o kadar iyi olduğu söylenemez. Ülkeye gelen Rus yetkililerle Rusça yerine Fransızca iletişim kurması üzerinden o diline de pek güvenmediği çıkarımı yapılabilir.



K
8 yıl (14755 mesaj)
Yarbay

O dönemin her iyi eğitimlisi gibi Fransızca'yı çok iyi biliyordu. Pozisyonu gereği Almanca'yı ve yaptığı görevlerden dolayı Bulgarca'yı da iyi bildiğini biliyoruz. Bulgarca bilen birinin Rusça'yı en azından iyi kötü okuduğunu anlayacak düzeyde bildiğini de düşünebiliriz. Arapçası daha iyi olmakla birlikte Farça'yı öyle aman aman bildiğini falan hiç zennetmiyorum. Eğitimini görmüş olması ile o dili bilmek aynı şey değil. Çünkü bizim özellikle son devrin eğitimlilerinde Arapça ve Farça'ya karşı garip bir duruş vardı. Duruş da değil aslında. Önemsenmiyordu denebilir belki. Cevdet Paşa'nın yazdıkları malumdur. Senelerce Arapça görürüz, en ince ayrıntısına kadar öğreniriz, ama karşımıza bir Arap geldiğinde tek cümle kuramayız der. Ha Atatürk'ün bu vaziyette olduğunu düşünmüyorum. Arap vilayetlerinde birçok defa halkı örgütleme eyleminde bulunduğunu biliyoruz. Ama Farsça'yı ne kadar bildiğinden en azından ben şüpheliyim. Japonca ise artık işin abartısı. Ayrıca o devirde bir kısım diplomat dışında İngilizce'yi öyle aman aman bilen falan da yoktur. Çünkü lingua franca Fransızca'ydı, İngilizce özellikle de burada geride plandaydı.



E
8 yıl (2379 mesaj)
Yarbay

Siz İngilizceyi bilmiyordu demişsiniz ama İngilizce kitaplarının üzerine notlar aldığını biliyoruz, kendi el yazısıyla.

Belki konuşamıyordu ama en azından anlayabiliyordur okuyunca?

İsmet İnönü'nün 30'larda evinde çalışıp İngilizce öğrendiğini göz önünde bulundurursak, Atatürk de Cumhurbaşkanlığı döneminde öğrenmiş olabilir?

@Mualla Lahuti Efendi @Kraven


Bu mesaja 2 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Kraven , @Mualla Lahuti Efendi
K
8 yıl (14755 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: E-Nazmi

Siz İngilizceyi bilmiyordu demişsiniz ama İngilizce kitaplarının üzerine notlar aldığını biliyoruz, kendi el yazısıyla.

Belki konuşamıyordu ama en azından anlayabiliyordur okuyunca?

İsmet İnönü'nün 30'larda evinde çalışıp İngilizce öğrendiğini göz önünde bulundurursak, Atatürk de Cumhurbaşkanlığı döneminde öğrenmiş olabilir?

@Mualla Lahuti Efendi @Kraven
Yok yahu, İngilizce kitaplar okuduğunu falan biliyorum. Eksik yazmışım, tam düzeltecektim ben de. Oradaki kastım okuduğunu anlayacak kadar bildiğidir. Yani muhtemelen Edward ile birebir konuşacak derecede bilmiyordu, ama yazılanı okuyabiliyordu. Müzede İngilizce kitaplar da var çünkü. Yani bir Fransızcası seviyesinde değildi. Gerçi hep söylenen şiir ona ait olmasa da Fransızca şiir yazabilecek derecede olduğundan bahsedilir.



G
8 yıl (6573 mesaj)
Binbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: E-Nazmi

Siz İngilizceyi bilmiyordu demişsiniz ama İngilizce kitaplarının üzerine notlar aldığını biliyoruz, kendi el yazısıyla.

Belki konuşamıyordu ama en azından anlayabiliyordur okuyunca?

İsmet İnönü'nün 30'larda evinde çalışıp İngilizce öğrendiğini göz önünde bulundurursak, Atatürk de Cumhurbaşkanlığı döneminde öğrenmiş olabilir?

@Mualla Lahuti Efendi @Kraven
İngilizcesi'nin seviyesi konusunda pek bir bilgi yok esasen. Yalnızca çoğunlukla çeviri yaptırarak incelediği kaydediliyor tarihi anılarda. Büyük vizyoner Wells'in kitabını okuyor mesela ama çevirisini yaptırıp okuyor. Yine bir İngiliz gazeteci bir toplantıda Atatürk'ün kendisinin şerefine Wells'in kitabından bazı pasajları hiç takılmadan, tamamen aklından okuduğunu beyan ediyor. Dil konusunda bilgi vermemiş fakat İngilizce olarak alıntıladığını pek zannetmiyorum. Kraven'in de dediği gibi İngilizce o dönem için pek ön planda olan bir dil değildi.



O
8 yıl (37928 mesaj)
Yarbay

Aynı dili konuşan insanlar değil aynı duyguları paylaşan insanlar anlaşır.

Keşke en azından ingilizce bilseydim diyorum yinede


Bu mesaja 1 cevap geldi.
E
8 yıl (6733 mesaj)
Binbaşı

İlber Ortaylı'nın Atatürk kitabında bildiği diller hakkında Fransızca ve Almanca biraz bulgarca, arapça, farsça yazıyor.



< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >

H
8 yıl (21794 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: olağan_şüpheli

Aynı dili konuşan insanlar değil aynı duyguları paylaşan insanlar anlaşır.

Keşke en azından ingilizce bilseydim diyorum yinede
"Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak. Servet ve onun tabii neticesi olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır."



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.