1. sayfa
|
zaten meclisten tff ye yargıdan taraftara medyaya heryere baskı yapılıyor. daha nekadar yapılacak. özgür irade ile hareket etmesi gereken kurumlara öyle büyük baskılar uygulandı ki özgürlüğün ö sü kalmadı. bir de aşırı fanatik ne dediğini bilmeyen herkezi herşeyi suçlayan fanatik söylemler de işin içine girince mantıklı olan %99 fenerbahçe taraftarını 20-30 bin ultrafanatik kendini bilmez ve burada yazamayacağım bikaç şey daha olan kadıkoy taraftarı ile zengin sözü geçen kongre uyeleri yıldırım yalakaları bir oldular. zaten insanların kızdığı fener taraftarı değil bu bahse konu olan 30-40 bin kişidir. bunların yanında diğer kluplerin yöneticileri de var elbet ancak aynı şekilde gerek gs li olsun gerek trabzonlu olsun bazı aşırı fanatik kesimler de fener düşmanlığı yapmışlar ancak sayıları çok cüzi (en fazla 1000 kişidir bikaç da ünlü) olduğundan önemsenmemiştir. şimdi adalet isteyen kişilerin gerçek taraftar diyebileceğimiz sağduyulu insanların düşüncesi herşey kuralına uygun olsundur. hernekadar gönlümüz fenerbahçe trabzon beşiktaş ve diğer takımların ceza almasından yana olmasa da düzenin sağlanması için bunun yapılması mecburdur. geçmişte fener de gs de çok zor durumlarda kalmışlar ancak herzaman bu zorlukların üstesinden gelmiş kluplerimiz olarak bugün yaşananlarında üstesinden gelinecektir. yanlız bu şekilde aşırı fanatik söylemlerle sağa sola iftira atmakla bu işler olmaz. bırakalım yargı ve tff kendi içinde bunları yargılasın. zaten sonuçtan memnun olunmazsa itiraz kurumları var gerekli i itirazlar ozaman yapılır. |
| yazıyı başdan sona kadar okudum bu yazı bir ders niteliğindedir demogoji nasıl yapılırın cevabını bu yazı fazlasıyla verir neymiş efendim mahkemeymiş bırakın allahını severseniz elin italyanı, yunanı mahkeme kararlarıylanmı takımlarına ceza verdi. ortada savcılık ve emniyet tarafından alınmış savunmalar var bunları nedense hiçkimse görmüyo zaten tapeleri zaten demiyorum bile ajitasyon yapmayı bırakın bunlar fenerbahçeye zarar vermekden başka bir işe yaramıyo. |
| FB TV de çalışan bir kadının bundan başka ne yazmasını bekliyordunuz ki. |
şu kadar tape görüntü delil vs milan aleyhine olsaydı italyada serie b hatta serie c ye düşmesini berlusconi bile engelleyemezdi,hala yapılan ajitasyona bak... |
İsterse flash tvde çalışsın.Doğrulardan gerceklerden niye bu kadar korkuyorsunuz tır tır titriyorsunuz boğazınız dugumleniyor kabuslar görüyorsunuz |
sen şimdi bu yazılanları doğrumu zannediyosun herkezin bu masallara inandığınımı farzediyosun |
fenerliler federasyonun özerk olduğunu hala anlayamamışlar. uefa yüzde 1 şüphe varsa ceza verin diyor. kararın mahkeme ile alakası yok. fenerlilerin amacı belli. mahkeme filan deyip milleti oyalayacaklar bu sırada şuan yaptıkları lobilere devam edip paçayı kurtarmaya çalışacaklar. |
| herseyin farkindayiz sonuna kadar yanindayiz Aziz baskanim... |
1. sayfa
Tablo hep aynı: Aileler‚ yaşlılar‚ kendi halinde vatandaş Zerre olay çıkarmadan‚ birbirine destek olmak için orada toplanan halk.
Partilerin‚ seçim dönemlerinde bile otobüs kaldırarak para ile oluşturduğu kalabalığı Fenerbahçe anında sokağa taşıyor. Galiba bu gerçekle 3. kez yüzleşmiş olmak birilerine fazlasıyla ağır geldi. Üstelik bekledikleri gibi siyasi slogan atılmadı. Hay Allah! Oysa yandaş manşetler çoktan hazırdı.
Midelerinin ağrıması boşa değil. Günler ilerledikçe operasyon‚ Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım etrafında daraldı. 3 Temmuzda söylediğimiz ama örtülen gerçekler‚ direnişle kendini açığa vurmaya başladı.
İddaname ve tapeler de açıklanınca ellerinde belaltı saldırılar‚ magazin yaygaraları ve TFFden başka bir şey kalmadı.
Amaç süreci uzatmaktı. Şu an bir çok siyasi davada olduğu gibi. Dosyayı genişletmerek‚ at izini it izine karıştırarak‚ teknik detayları kullanıp adaleti geciktirerek.
Sözde ayıklanmış ama özel hayatı ihlal eden şeylerin bırakıldığı tapeler gibi: Şişir babam şişir ki insanlar başını sonunu kaçırsın‚ tarihler olaylar kişiler arasında bağlantı kurmak güçleşsin‚ sadece boldlanan subjektif yorumlarla kesip birleştirilen noktalar göze sokulup kamuoyunda infazlar kolaylaşsın. Güdümlü medyanın önüne konan özetlerle insanlar infaz edilsin. Özel yetiştirilen iliştirilmiş muhabirlerle iftiralar atılsın.
Ama unuttukları bir şey var: Bu dava diğer siyasi davalara benzemez. Kitap okumayan Fenerbahçeli bile oturup 7000 sayfalık ekleri okur. Sadece tapeleri de değil. Tutanakları‚ dilekçeleri‚ el yazılarıyla kotarılmış şikayet metkuplarını! Üşenmez‚ zaman çizelgesi çıkarır. Delil diye gösterilen konuşmaların maçlardan sonra ya da 1-2 ay once yapıldığını‚ savcının kayda değer bulmadığı diyalogların aslında en önemli deliller olduğunu‚ suç isnat edilen konuşmaların öncesi veya arkasındaki diyalogların o delili çürüttüğünü bulup çıkarır.
Evet‚ okuduk. Okuyoruz. Bir kere hazırlayanlar şikenin nasıl yapılacağını bilmiyorlar. Hala bekliyoruz somut delil için. Yani paranın gerçekten bir taraftan çıktığını ve direk şikeyi yapacak kişilere ulaştığını‚ yazılı olarak belgeleyebildiklerini görmek istiyoruz. Oysa tapelerde gördüğümüz şey: Aziz Yıldırımın savaş açtığı menajerlerin insanları kandırıp dolaplar çevirdiği; üçüncü şahısların başka kişilerin ağzından dedikodular ürettiği; medyadaki bazı isimlerin futbolculara ifitiralar atıp hayatlarını kararttığı (mesela Korcan); Aziz Yıldırıma muhalif Fenerbahçeli diye bilinenlerin‚ Fenerbahçenin rakiplerinin teknik direktörlerini‚ başkanlarını maçlardan önce ve sonra arayarak şike itirafı almak için yırtındıkları‚ ama ellerinin hep boş kaldığı
Görüyoruz ki herkes birbirinin arkasından konuşup dedikodu yaparken Aziz Yıldırım herşeyi hepsinin suratlarına söylemiş.
Görüyoruz ki Aziz Yıldırımla şike-teşvik bağlantısı kurulacak tape yok. Bu yüzden‚ resmi olarak kendisine bağlı kulüp yöneticileri kullanılarak örgüt suçu yüklrnmiş. Hala tutuklu olmalarının gerekçesi bu.
Görüyoruz ki sanıklar lehine olan onlarca‚ yüzlerce tape iddianame dışında bırakılmış. suçlu algısı yaratacak şekilde.
Görüyoruz ki Fenerbahçe aleyhine cımbızla kelimeler seçilerek suçlama kurgulanırken‚ bir çok şahsın açık seçik konuşmaları pas geçilmiş. Dolandırıcılıklar‚ devlete karşı kışkırtma girişimleri gibi. Oysa savcının bakış açısına gore başkaları da tutuklanmalıydı veya bu dosyalardan ayrı dava dosyası çıkarılmalıydı.
Görüyoruz ki en net konuşmalardan birine Trabzonspor tarafından imza atılmış. Para miktarı belirtilerek‚ hatta yetmezse AKP il teşkilatından destek alırız denilerek. Tabi basına düşen iddianamede bu siyasi içerik değiştirilmiş. Yani tape sansürlenmiş. Bu suçtur değil mi? Bu teklifi yapan ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı biliyorsunuz değil mi?
Soruşturmanın ele yüze bulaştırıldığının herkes farkında. O yüzden başa sardılar. TFF üzerine baskılara başladılar. Zira CAS davası var. UEFA cevap bekliyor. Belli ki TFF ile organize olup işi Cornuya yıkarak sıyrılma derdindeler. Ama imkansız. İlhan Helvacı ve Lütfi Arıboğanın 1 temmuz itibariyle UEFA komitelerinde göreve atanmasını da izah etmek zorunda kalacaklar.
Siyaset toparlamak derdinde. Aziz YıldırımI sahneden indirip Fenerbahçeyi control altına alma hedefinden vazgeçmediler. Ama Fenerbahçe üzerinden beslenen asalak futbol sermayesini kurtarmak zorundalar. Beri yanda seçim vaatlerini tutup şampiyonluk kupasını da gasp etmek!
Ne yazık ki Fenerbahçe hala tüm kozların kendi elinde olduğunun farkında değil. Hangi kozlar mı?:
Yukarıda iddianame ve tapelerin durumunu özetledim ki dahası çıkacaktır. Aziz Yıldırım savunmayı bekleyin diyor. Hala tertemiziz diyor. O konuştuğunda sanat eseri soruşturmanın karanlık tarafı tamamen netleşecek.
TFF köşeye sıkıştı. Özerkliğin bittiği‚ geçtiğimiz gün Mehmet Ali Aydınların başbakana yaptığı ziyaret ve akabinde aldığı genel kurul kararı ile resmileşti. 24 Ağustosta Fenerbahçeyi hukuksuz olarak Şampiyonlar Liginden men etmeden saatler önce de Cumhurbaşkanına çıkmıştı! UEFA ve FIFAya bu durumu açıklamak zorunda kalmalılar. Herhalde birileri (!) FIFAya TFFnin bağımsız olmadığını anlatır değil mi?
TFF‚ Fenerbahçe ile CAS davası yüzünden çıkar çatışması içine girmiştir. Yani kendisini kurtarmak için Fenerbahçeyi suçlu göstermek zorundadır. Bu da hukuksal anlamda Fenerbahçe hakkında karar vermelerine engeldir. Tahkim de bağımsız olmadığı için tüm kurumlar için engel geçerlidir.
Etik Kurulu üzerine de oyunlar oynanıyor. Raporlar değişiyor‚ değiştiği iddia ediliyor. Birileri sızdırıyor. Medya 5-6 takım düşecek yazıyor diyor‚ avukatlar savcı‚ etik kurulu raporunu beğenmeyip geri yolladı. Çünkü şike tespit edilmedi yazıyordu diyor. Galiba haklılar. Ek dosyalarda‚ savcının gelen raporu aynı gün iade ettiğinin belgesi var. Ama rapor yok. Bulan haber versin.
Peki bu ne demek? Disiplin soruşturması dibine kadar ceza hukuku sürecinin yörüngesinde demek. TFF hamlelerini 3 temmuzdan beri ceza hukukuna parallel olarak götürüyor. Bu aşamadan sonra yolu değiştiremezler. Mahkeme sonucunu beklemek zorundalar.
Yetmedi: Kozmik oda palavrası ile anayasayı çiğnenerek dosyaların seçilmiş hali TFFye yollandı. Ama gördük ki federasyonun bünyesindeki isimlerin bir kısmı şüpheli olarak iddianamede yer alıyor. Tapelerde ise normalde ifadeye çağrılması gereken ama dokunulmayanlar var. Adlarının geçmesi bile ilerleyen zamanlarda mahkemede beklenmedik durumlar doğurabilir. O zaman ne yapacaklar?
Bu pozisyondaki TFFnin Fenerbahçe hakkında karar verme yetkisi olabilir mi? Adil olabilir mi? Hayır.
Gelelim 58. maddeye. Olur da şike tespit edilirse Fenerbahçe düşmesin ve diğerleri de denemişler diyerek kurtarılsın diye siyasi baskıyla değiştirilmek isteniyor. Evet‚ teknik olarak disiplin yönetmeliği değişmeli ama komple! Sadece bu maddesi değil. Fenerbahçeyi kurtardılar imajı yaratarak rencide edecekler. Aziz Yıldırımı men etmenin önünü açacaklar.
Ayrıca Fenerbahçelilerin de düştüğü bir hata var: 58. madde konuşmaları Fenerbahçenin suçlu olduğu savı üzerinden yürüyor! Oysa 2010-2011 şampiyonluğu tertemiz. Sahaya yansıyan hiçbir şey yok. Şike yok. Yani Fenerbahçenin kurtarılacak durumu yok. Ülkenin adalet sistemi güven telkin etmese de mahkemede Aziz Yıldırım ve diğerleri konuştuğunda hepsi susacak.
Aksine tüm kulüpler ve futbol düzeni Fenerbahçeye muhtaç. Fenerbahçe ligden gittiği an hepsi çöker. Örtülü-örtüsüz ödenekler bile sistemi ancak bir‚ hadi iki yıl dönderir. Fenerbahçe zaten taraftarıyla varolduğu için 1 sene sonra eskisinden güçlü çıkar. Naklen yayın gelirine ihtiyacı olmadan‚ o açığı halkıyla kapatarak. Ama ya diğerleri? Arap‚ Rus veya Çin sermayesinin olurlar.
Toz duman biraz aşağı çöktüğünde‚ kulüplere mali operasyona sıra gelecek. Financial Fair Play bahane edilerek‚ yavaş yavaş mevcut isimlerin hepsine el çektirilecek. Yerlerine sanat eseri sahiplerinin istedikleri getirilecek. Fenerbahçeye Mayıs kongresinde yapmayı planladıkları gibi! Aziz Yıldırıma dokunarak gözdağı verildi. Artık herhangi bir iş adamı spor kulübünde görev almaz. Tabi onların adamı olmadığı sürece.
O yüzden tekrarlıyorum: Şu an tüm kozlar Fenerbahçenin elinde. Siyasi kulislerde yaratılmaya çalışılan toparlamaya çalışıyoruz lafları oyun. Fenerbahçeyi pazarlığa oturtmak için durumu kötü gösterme taktikleri. Temmuz ve ağustosta da denediler bunu. Ama altı boş. Ellerinde pokerdeki en kötü kağıt var ve hayatlarının blöfünü yapıyorlar.
TFFnin men kararının altından kalkabilmesi için bu ülke sisteminin Trabzonspor ve BeşiktaşI %100 aklaması lazım. Mevcut tapelerle mümkün değil. Teşebbüs teşviği o yüzden lügattan çıkartmak istiyorlar. Ama Fenerbahçeye atılan suçlamaların da sahaya yansımadığı ortada! Eee hadi bakalım ayıklayın pirincin taşını.
Arka kapıdan devlet takımları‚ yeni şampiyonlar çıkartma projesinin bittiğini de sanmayın. Maksat futbolu tekrar yapılandırmak‚ fazlasıyla TOKIye bağlı kılmak‚ milli takımdan medyaya tüm organlarını şekillendirmek. Biat eden kulüpler aracılığıyla.
Mehmet Ali Aydınlar diyor ki İbrahim Akına dava bitmeden lisans veremeyiz. Yani daha savunması alınmamış birini cezalandırıyor. Peki kulüpler söz konusu iken niye mahkeme beklenmiyor? Recep Öztürk hakkındaki mahkeme sonucunu bekleme kararını alan sizin tahkiminiz değil mi? Örnek teşkil ettiğinin farkında mısınız?
Madem TFF ve siyaset köşeye sıkıştı. Madem her karar tartışılacak ve ağır sonuçları olacak. O zaman TFF siyasi otoriteye telkinde bulunup mahkeme kararını bekleyelim demeli. Mahkeme sürecinin hızlanması için siyasi otoriteye baskı yapmalı. Olmaz mı?! O zaman Aziz Yıldırım erkenden serbest mi kalır?! Mayıs kongresinde tekrar başkan mı olur?! Tüh!
Şu an dönen tüm tartışmalar mahkeme sürecini de manipüle ediyor. TFFnin bu aşamada vereceği herhangi bir ceza veya men‚ davayı uzatmak için koz olacak. 2-3 yıl sonra mahkemeden beraat bile çıksa farketmez. Kayıplar‚ manevi yıkımlar geri getirilemeyecek. Etiketler yapışıp kalacak. Fenerbahçeye operasyon amacına ulaşacak.
Fenerbahçeliler şunu iyi bilsin: Bugün başkanınızı-yöneticinizi bu oyuna bırakırsanız bir bakmışsınız kupanız da gitmiş. Sonra bir bakmışsınız‚ operasyon mimarlarının 2005ten beri rüyalarını süsleyen Salı Pazarı projesi için stadınıza el konmuş. Hani dişinizden tırnağınızdan artırdıklarınızla yaptığınız stadınız. Ve bir sabah kalktığınızda bir bakmışsınız ki Fenerbahçeniz tamamen onların olmuş.
Evlatlarınıza kendi çocukluğunuzdaki‚ gençliğinizdeki ve/veya yaşlılığınızdaki bağımsız Fenerbahçeyi mi bırakmak istersiniz yoksa siyasetin ve rantın kuklası olmuş Fenerbahçeyi mi?
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.