1. sayfa
|
valla visu isterse pendikli olsun ne yararı var böyle haberler polemik yaratmaktan başka işe yaramaz türkiyede de böyle şeyler tartışılır zaten |
bana ilginç geldi..yararı ne zararı ne dersek zaten burda olup bitenin%? kime ne yararı olduki futbol bölümünden bahsediyorum .. |
önce atatürk galatasaraylıydı, şimdi de şükrü saraçoğlu, iyi araştırmak lazım aziz yıldırım da gs lidir belki |
|
seni mi kıracagım. dursun bakalım
|
Atatürk Galatasaraylımıydı?Galatasaraylılar hiç bi zaman böyle bişey ifade etmemiştir. Atatürk;''Ben takım tutmam çünkü hepsi benimdir...'' |
Çok boş bir konu arkadaşlar ya. Şükrü Saracoğlu bir fenerbahçeli ve de İzmir Atatürk Lisesi mezunudur. (Nerden cıktı demeyın benım eski lisem oluyor kendisi |
|
cemo burdaki arkadşları geçtim. hadi diyelim topic aşagılarda kaldı görmedın. Peki Özhan Canaydın "Atatürk GS'lidir. Elimizde onun GS'li olduguna dair bir mektup var, onu yakında ortaya cıkaracagız" dedıgını de mi duymadın? Ben hala o mektubu merak ediyorum. Hep sordum acaba ne zaman ortaya cıkaracak diye ama cıkmadı nedense Dur ben forum arşivini biraz karıştırayım. Sen de birazdan foruma bak hortlayan bi topic görursen bil ki ben hortlattım
|
topic dediğin böyle olur işte.kavgaya varmadan bilgilendirme var burada helal olsun |
Abi Özhan Canaydın neler dedi ona bakarsan FB li medya dahil olmak üzere hemen hemen herkes atatürk fb liydi diyor. Bu Atatürkün GS li olması hakkında ''Ben takım tutmam çünkü hepsi benimdir...'' diye bi lafı vardı yukarda yazdığım gibi. GS kulübünü 3 kere ziyaret etmiştir vs vs bırak canaydını ![]() |
Canaydın hangi takımlı bu arada
|
|
Şevket Soley kitaplarından alıntılar... Şevket Soley, “50. Yıl Spor Yıllığı” adlı kitabında, niçin Fenerbahçeli olduğunu anlatırken de ilginç bir ayrıntıya dikkat çeker: “O kara günlerde işgal kuvvetleri askerlerinden her gün dayak yiyor, tecavüze uğruyorduk. Bunlardan bizim hıncımızı Fenerbahçe takımı alıyor, sahada her hafta onları yeniyor, bu galibiyetler bütün milleti kendine bağlıyordu. Anamın, babamın sporun ‘s’sinden dahi haberleri olmadığı halde, onlar bile hasta Fenerbahçeli kesilmişlerdi. Her galibiyetten sonra babam ‘Arslan Fener! Gene İngilizleri tepeledi!’ der ve mendiliyle gözlerini silerdi. İşte Fenerbahçe’ye böyle gönül vermiş, gündeliklerimden biriktirdiğim para ile bir sarı-lacivert forma almıştım. Babam beni Fenerbahçe formasıyla görünce pek hoşlandı, dizinin kenarına çekerek ‘Bir Alaattin, bir Zeki, bir İsmet olmanı görmek isterim!’ dedi. Birkaç sene sonra bu isimlerin yanında oynadım; ama maalesef babacığım bunu görmedi, çünkü ölmüştü...” Babası, oğlu Şevket Soley’in gazetede yayımlanan genç takımdaki fotoğrafını görebilmiştir yalnızca. “Babamın en büyük arzusu, işgal kuvvetlerine karşı oynayıp gol atmamdı. ‘Acaba o günleri görebilecek miyim?’ derdi.” Bence Şevket Soley’in görmeyi arzuladığı tek gol, işgal kuvvetlerine karşı oğlunun attığı gol değil, 9 Eylül 1922’de İzmir’de ulusça attığımız goldü!.. Ki bu gol, sömürgeci devletlerin üzerimize serptikleri ve koparabildikleri kadar toprağı çalmaya çalıştıkları ağları deldi!.. Şevket Soley’in, kitabında “Niçin Bu Durumdayız?” başlıklı bölüme yazdıklarından ilk iki cümleyi okumamız yeterli: “Sporumuzun başına politik düşüncelerle sporun cahili politikacıları, hatır gönül için akraba ve yakın arkadaşları kayırmaktan vazgeçerek bu işin ehil olanlarını vazifeye getirmeliyiz. Yoksa diğer milletler sporda jet hızı ile ilerlerken biz ancak kaplumbağa süratiyle yol almakta devam ederiz.” Bu satırların yazıldığı tarih 1973... Bugünkü bütün spor federasyonlarının başkanlık seçimlerini ve yönetimlerini düşünün... Değişen ne oldu? allah rahmet eylesin... |
Güzel bir alıntı. Teşekkürler Visu kardeşim
|
|
FENERBAHÇE'Yİ KİMSEYE KAPATTIRMAM! Galatasaray'la Fenerbahçe arasındaki rekabeti dizginlemek mümkün değildi. 1934'ün Şubat'ında gerçekleşen derbideki gibi. Son derece sert geçen maçın 60'ıncı dakikasına gelindiğinde asıl kavganın işaret fişeği atıldı. Galatasaray'ın sağ açığı Kadri'nin (Dağ) Fenerbahçe'nin sol açığı Mehmet Reşat'a (Nayır) attığı tekmeyle saha bir anda karıştı. Taraftarla ve iki takımın idarecilerinin de dahil olduğu meydan muharebesini polis güçlükle bastırdı. Bu olaylı maçın ertesinde İstanbul Bölgesi Futbol Komitesi Fenerbahçe'den 9 Galatasaray'dan ise 8 futbolcuya 2 ayla ebedi boykot arasında değişen ağır cezalar verdi. Fenerbahçe cezaya itiraz etse de Futbol Heyeti cezaların aynen uygulanacağını söyleyerek itirazları reddetti. Bunun üzerine Fenerbahçe idarecileri bir üst kurum olan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'na başvurarak kararın kaldırılmasını istediler ve gerekirse haklarını mahkemede arayacaklarını da eklediler. Fenerbahçe'nin bu son hamlesi Futbol Heyeti yöneticilerini kızdırmaya yetti. Aynı zamanda Doğu Beyazıt Mebusu olan Futbol Heyeti Genel Merkez 2. Başkanı Halit Bey (Bayrak) Fenerbahçeli idareciler Hayri Celal (Atamer) ve Cafer (Çağatay) hakkında ömür boyu boykot cezası verildiğini açıkladı ve asıl tehdidini savurdu: "Fenerbahçe kulübünü kapatır, stadı da elinden alırız." Tüm bunları basından takip eden Saraçoğlu, FB Kulüp başkanlarını ve Halit Bey'i çağırdı. Cafer ve Hayri Celal Bey kendilerine ömür boyu boykot uygulayan ve kulübün kapatılmasını isteyen Halit Bey'i de orada görünce birden şaşkına döndüler. Şükrü hafif gergin bir ifadeyle konuşmaya başladı. - Hemen İstanbul'daki evime uğrayınız. Size imzalı büyük boy bir resmimi verecekler. Derhal bir olağanüstü kongre düzenleyiniz ve beni başkanlığa getiriniz. Fenerbahçe'yi kimse kapatamaz. Doğu Beyazıt mebusu Halit Bey'in bütün söyledikleri havada kalmıştı. Cafer Bey ve Hayri Celal Bey'de şaşkınlık içindeydi. Sadece "tamam efendim" diyebildiler. Fenerbahçe Müessesan (Kurucular) Heyeti 16 Mart 1934 günü olağanüstü toplandı. Açılışı Başkan Sabri Bey (Toprak) yaptı. Şükrü'nün evinden alınan imzalı büyük boy fotoğrafı alkışlar arasında salona asıldı. Vatan gazetesinden alıntıdır.Buda linki http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=pazarvatan_detay&hkat=51&hid=8578 Yalnız benim Canaydınında Fenerli olduğu konusunda ciddi şüphelerim var du bakalım |
|
keşke herkez boyle gs'li olsa hatta ben canaydında supheliyim |
1. sayfa
Cumhuriyet'in Spor Eki'nde yazdığınız bir yazıda Şükrü Saracoğlu'nun G.Saraylı olduğunu belirtmiştiniz. Ve bu haber de spor camiasında büyük yankı uyandırmıştı. Bu habere nasıl ulaşmıştınız?
F.Bahçe'de o dönemlerde forma giyen Şevket Soley bunu kendi anılarını anlattığı bir kitabında yazmıştı. Kendisi ayrıca başarılı bir gazeteciydi. Ben de bu kitaptan esinlenerek bu haberi yazmıştım.
"Şükrü Saracoğlu G.Saraylıydı" bu haber 51 yıldan beri Cumhuriyet Spor Servisi’nde müdürlük yapan Abdülkadir Yücelman,nın
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.