Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir, 1 mobil kullanıcı
15
Cevap
23919
Tıklama
0
Öne Çıkarma
Edebiyat dersinde okunabilecek şiirler
H
17 yıl (328 mesaj)
Çavuş
Konu Sahibi

arkadaşlar edebiyat dersinde hocamız derste okumak için şiir getirmemiz gerektiğini söyledi.üst üste okumak değilde öğrencileri ders baydığında biri çıkarıp okuyacak sonrasında derse devam işte.
bakındım biraz ama pek güzel bir şey bulamadım varsa tavsiyeleriniz çok makbule geçer.çok uzun veya çok çok kısa olmasın mümkünse.çok da abartılı duygusal olmazsa süper olur.
teşekkürler iyi forumlar

DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil



H
17 yıl (328 mesaj)
Çavuş
Konu Sahibi

L
17 yıl (2648 mesaj)
Teğmen

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

" O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.

Yaşarsın çünkü.

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.

Çok sevmeyeceksin mesela.

O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiğinden.

Çok sevmezsen, çok acımazsın.

Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.

Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...

Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın.

Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.

Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde.

Paldır küldür yürüyebileceksin.

İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.

Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.

"O benim." diyeceksin.

Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak.

İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.

Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın.

Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.

Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.

İlişik yaşayacaksın.

Ucundan tutarak...


Can YÜCEL


Bu şiir çok hoşuma gidiyor ara ara açıp okurum


Bu mesaja 1 cevap geldi.
H
17 yıl (328 mesaj)
Çavuş
Konu Sahibi

@aRFa
Teşekkürler güzel şiir ama anadolu teknik lisede okuyanlar bilirler erkek yoğunluğunu :) o yüzden dalga geçilecek duruma düşmeden daha odunca şiirler olursa daha güzel olur


Bu mesaja 2 cevap geldi.
C
17 yıl (12794 mesaj)
Yarbay

attila ilhan-can yücel-nazım hikmet şiirlerine bakabilirsin.güzel oluyolar genelde.



A
17 yıl (43692 mesaj)
Yarbay

Otuz Beş Yaş veya Gün Eksilmesin Penceremden'i dene. Özellikle ikinci şiir cok kısa, ezberlemek de kolay olur.

Ezberin iyiyise Çanakkale Şehitleri'ne..


Bu mesaja 1 cevap geldi.
K
17 yıl (2177 mesaj)
Yüzbaşı

Tezatlar Destanı
Yeni bir destan eyledim icad
Dinleyen ahbaba yadigarım var
Mahzun gönülleri etmek için şad
Ağlarım sızlarım ah u zarım var

Yüz bin deve gelir gider katarım
Nerde akşam olur orda yatarım
Her ne ister isem alır satarım
Kimse karışamaz ihtiyarım var

Ben icadeyledim havayı yolu
Yazda ferahlarım sağ ile solu
Kırk mağazam vardır rüzgarla dolu
Kafdağı ardında Bit-Pazarım var

Görmediğim şeyi asla sezemem
Korku bilmem hiç yalınız gezemem
İcabetse kendi adım yazamam
Katiplikte gayet iştiharım var

Gözüm ışıklıdır güne dayanmaz
Aklım çoktur amma kimse beğenmez
Asılmağa gitsem sicim inanmaz
Böyle yüz bin ahbap yüz bin yarim var

İbadet eylerim namazı kılmam
Temizlik severim lekemi silmem
Ömrümde zararsız günümü bilmem
Her senede yüz milyonluk karım var

Düştüğüm yok hiçbir düşman kasdine
Kaçsam kimse geçiremez destine
Kuvvetliyim keçe kilim üstüne
Yaya yürümeğe iktidarım var

Sözüm lezzetlidir hatırlar yıkmaz
Yalan da söylesem dinleyen bıkmaz
Uykuda kötü söz ağzımdan çıkmaz
Büyük küçük tanır namus arım var

Parasız kalanlar bana el verir
Çok köprülü sular geçsem yol verir
Evvel param alır sonra mal verir
Her tüccar yanında itibarım var

Cömertlikte yoktur misl ü menendim
Herkes kesesinden yesin efendim
Yalınız yatmaktan bezdim usandım
Odamda yüz güzel gülizarım var

Her kim saz çalarsa aşık bilirim
Dilsiz adamları sadık bilirim
Herkesten kendimi faik bilirim
Kibrim yoktur amma az vekarım var

Sarhoş olup meyhanede susmalı
Bir iyilik gördüğünde küsmeli
Adam öldürenin tüyün kesmeli
Böyle akla yakın çok kararım var

Göze ilaç verdim yaşı akmadı
Az açıldı amma doğru bakmadı
Yüz hastaya baktım biri kalkmadı
Doktorlukta büyük iftiharım var

Sorman arkadaşlar benim kederim
Ta ezelden tersinedir kaderim
Hanemiz fevkinde durur pederim
Biraz hasretliyim intizarım var

Lazım olan şeye zihnim yormadım
Kendi hanem yolum ile sormadım
Adın işitmedim kendin görmedim
Gönlüm eğler birkaç kafadarım var

Haklı haksız bir söz altında kalmam
Hırsızlık da etsem açıktan çalmam
Aldığımı vermem verdiğim almam
Yeni alışveriş intişarım var

Huzuri sözlerin halli muhaldir
Manasın anlıyan ehl-i kemaldir
Ben de bilmem ne devlettir ne maldır
Bitmez hesap olmaz bunca varım var

Yusufelili Huzuri


Bu mesaja 1 cevap geldi.
H
17 yıl (328 mesaj)
Çavuş
Konu Sahibi

Teşekkürler arkadaşlar hepsine tek tek bakıcam.
@keremg
çok uzun hocam
@alp eren
yaş 35 i bir arkadaşım yaptı ama diğerine bakıyorum hemen

bu arada ezbere gerek yok


Bu mesaja 2 cevap geldi.
H
17 yıl (328 mesaj)
Çavuş
Konu Sahibi

Gün eksilmesin penceremden tam istediğim gibi.
teşekkürler hepinize.
başka öneriler gelirse onlara da bakacağım arkadaşlar.



K
17 yıl (2177 mesaj)
Yüzbaşı

Uzundur ama farklı olduğu için paylaştım. Ben de lisedeyken bunu okumuştum


Bu mesaja 3 cevap geldi.
C
17 yıl (6302 mesaj)
Binbaşı


Gün çekildi pencerelerden;
Aynalar baştan başa tenha.
Ses gelmez oldu bahçelerden;
Gök kubbesi döndü siyaha.

Sular kesildi çeşmelerden;
Nerden dolacak bu taş nerden,
Nergislerin açtığı yerden
Ey kuş uçurtmıyan ejderha?

Ne yardan geçilir, ne serden;
Korkuyorum bu gecelerden.
Bel bağladığım tepelerden
Gün doğmıyabilir bir daha.


Korktuğum şey / Cahit S. TARANCI





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi cefucsa -- 12 Ocak 2010; 22:30:21 >

C
17 yıl (7479 mesaj)
Yarbay

Daha kısa kolay ezberlenecek bir şey var mı arkadaşlar???



O
17 yıl (1122 mesaj)
Yüzbaşı

HERKEZ GİBİSİN

gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
çünkü bence şimdi herkes gibisin

yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da işte iyice
anladım ki sen de herkes gibisin

büsbütün unuttum seni eminim
maziye karıştı şimdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim
bence sen de şimdi herkes gibisin

gönlümle baş başa düşündüm demin;
artık bir sihirsiz nefes gibisin.
şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
akisleri sönen bir ses gibisin.

mâziye karışıp sevda yeminim,
bir anda unuttum seni, eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sen de herkes gibisin

Nazım HİKMET

http://www.youtube.com/watch?v=xswIviU_nB8&feature=player_embedded

Not:Video işini beceremedim galiba Linkten izleyiverin





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Odesca -- 12 Ocak 2010; 22:30:43 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
C
17 yıl (7479 mesaj)
Yarbay

Ya aşk felan değilde doğayı anlatan pastoral bir şiir var mı arkadaşlar şöyle kısaca???
Teşekkürler...


Bu mesaja 1 cevap geldi.
V
17 yıl (545 mesaj)
Teğmen

monna rosa,siyah güller,ak güller;
geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
kanadı kırık kuş merhamet ister;
ah,senin yüzünden kana batacak,
monna rosa,siyah güller,ak güller!

ulur aya karşı kirli çakallar,
bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
monna rosa,bugün bende bir hal var,
yağmur iğri iğri düşer toprağa,
ulur aya karşı kirli çakallar.

açma pencereni,perdeleri çek:
monna rosa,seni görmemeliyim.
bir bakışın ölmem için yetecek;
anla monna rosa,ben öteliyim...
açma pencereni,perdeleri çek.

zaman çabuk çabuk geçiyor monna;
saat on ikidir,söndü lambalar.
uyu da turnalar gelsin rüyana,
bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
zaman çabuk çabuk geçiyor monna.

zeytin ağacının karanlığıdır
elindeki elma ile başlayan...
bir yakut yüzükte aydınlanan sır,
sıcak ve minnacik yüzündeki kan,
zeytin ağacının karanlığıdır.

ellerin,ellerin ve parmaklarin
bir nar çiçegini eziyor gibi...
ellerinden belli olur bir kadın.
denizin dibinde geziyor gibi
ellerin.ellerin ve parmakların.

zambaklar en ıssız yerlerde açar,
ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
işıksız ruhumu sallar da durur,
zambaklar en ıssız yerlerde açar.

akşamları gelir incir kuşları,
konarlar bahçemin incirlerine;
kiminin rengi ak,kiminin sarı.
ah,beni vursalar bir kuş yerine!
akşamları gelir incir kuşları...

ki ben,monna rosa,bulurum seni
incir kuşlarının bakışlarında.
hayatla doldurur bu boş yelkeni
o masum bakışlar...su kenarında
ki ben,monna rosa,bulurum seni.

kırgın kırgın bakma yüzüme rosa:
henüz dinlemedin benden türküler.
benim aşkım uymaz öyle her saza,
en güzel şarkıyı bir kurşun söyler...
kırgın kırgın bakma yüzüme rosa.

artık inan bana muhacir kızı,
dinle ve kabul et itirafımı.
bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
alev alev sardı her tarafımı,
artık inan bana muhacir kızı.

yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
bir gün gözlerimin ta içine bak:
anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

altın bilezikler, o korkulu ten,
cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
bir tüy ki, can verir bir gülümsesen,
bir tüy ki, kapalı geceye, güne;
altın bilezikler o korkulu ten!

sezai karakoç


Bu mesaja 1 cevap geldi.
S
17 yıl (116 mesaj)
Onbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: Vicdani Yurdakuler

monna rosa,siyah güller,ak güller;
geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
kanadı kırık kuş merhamet ister;
ah,senin yüzünden kana batacak,
monna rosa,siyah güller,ak güller!

ulur aya karşı kirli çakallar,
bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
monna rosa,bugün bende bir hal var,
yağmur iğri iğri düşer toprağa,
ulur aya karşı kirli çakallar.

açma pencereni,perdeleri çek:
monna rosa,seni görmemeliyim.
bir bakışın ölmem için yetecek;
anla monna rosa,ben öteliyim...
açma pencereni,perdeleri çek.

zaman çabuk çabuk geçiyor monna;
saat on ikidir,söndü lambalar.
uyu da turnalar gelsin rüyana,
bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
zaman çabuk çabuk geçiyor monna.

zeytin ağacının karanlığıdır
elindeki elma ile başlayan...
bir yakut yüzükte aydınlanan sır,
sıcak ve minnacik yüzündeki kan,
zeytin ağacının karanlığıdır.

ellerin,ellerin ve parmaklarin
bir nar çiçegini eziyor gibi...
ellerinden belli olur bir kadın.
denizin dibinde geziyor gibi
ellerin.ellerin ve parmakların.

zambaklar en ıssız yerlerde açar,
ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
işıksız ruhumu sallar da durur,
zambaklar en ıssız yerlerde açar.

akşamları gelir incir kuşları,
konarlar bahçemin incirlerine;
kiminin rengi ak,kiminin sarı.
ah,beni vursalar bir kuş yerine!
akşamları gelir incir kuşları...

ki ben,monna rosa,bulurum seni
incir kuşlarının bakışlarında.
hayatla doldurur bu boş yelkeni
o masum bakışlar...su kenarında
ki ben,monna rosa,bulurum seni.

kırgın kırgın bakma yüzüme rosa:
henüz dinlemedin benden türküler.
benim aşkım uymaz öyle her saza,
en güzel şarkıyı bir kurşun söyler...
kırgın kırgın bakma yüzüme rosa.

artık inan bana muhacir kızı,
dinle ve kabul et itirafımı.
bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
alev alev sardı her tarafımı,
artık inan bana muhacir kızı.

yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
bir gün gözlerimin ta içine bak:
anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
yağmurlardan sonra büyürmüş başak.

altın bilezikler, o korkulu ten,
cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
bir tüy ki, can verir bir gülümsesen,
bir tüy ki, kapalı geceye, güne;
altın bilezikler o korkulu ten!

sezai karakoç

+1
burda bu şiire rastlayacağımı düşünmezdim ...
tek geçerim... helal olsun

not: şiir akrostiştir... hikayesini google dan aratıp okuyun derim



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.