1. sayfa
|
Diploma o işi yapmaya beceriniz olduğunu kanıtlamıyor, o kısmı doğru. Fakat herhangi bir üniversiteden mezun olabilmiş olmanız, minimum seviyede akademik eğitime ve disipline sahip olduğunuz, planlı çalışmayı bildiğiniz, başladığınız işi bitirebildiğiniz anlamına geliyor. Yani diploma sizin dolaylı yoldan bir yetkinliğiniz olduğunu gösteriyor. Ayrıca, üniversite mezunu ile lise mezunu iki birey arasında sosyal tecrübe ve iletişim becerileri bakımından da çok büyük bir farklar var. Not: Bu yazdıklarım çok büyük bir genelleme, tabii ki iki tarafda da istisnalar var. |
|
Minimum seviyede akademik eğitim demek lise demek. Herkes lise mezunu olmak zorunda ve liseyi bitirene kadar kimsenin o kişiden bir beklentisi olmaz. Ama üniversite okumak çok başka bir şey. Üniversite hayallerle ve hedeflerle okunur tabii hepsi suya düşer çünkü ya iş bulunamaz (diploması olduğu için basit işleri layık görmez ve tecrübe edinemez) ya da alakasız pozisyonlarda bulur dediğim gibi. Üni sürecinde planlı çalışmak, başladığın işi bitirmek vs becerileri geliştirildiği doğru ama bunları sadece üniversite diplomasına bağlamak inanılmaz dar görüşlü olur. Bireyde, karakter boyutunda incelenmesi gereken şeyler. Diplomanın bir yetkinlik verdiği doğru ama benim demek istediğim bu yetkinliğin sağlam bir temele oturtulamamış olması. Bunun da kanıtı test çözmeye programlı yarış atlarıdır, apaçık ortada. Üni mezunu ve lise mezunu arasında sosyal tecrübe ve iletişim becerisi açısından pek fark yok maalesef üniler lise 5dir, bu inkar edilemez... Hatta üni okuyanların lise 5 okuduklari için yetişkinliğe geçişleri geciktiği de bariz ortada. Birbirleriyle yatıp hepatit yaymanın ya da son kez çocukça davranmanın tadını çıkarıyorlar. Lise mezunu birinin erkenden iş hayatına atılması sosyal beceri, iletişim, tecrübe vs her türlü kişisel gelişim yönünden üni mezunlarından önde olduğu su götürmez bir gerçek. |
|
Bir üniversite mezunu demek, 4 yıl boyunca kendisine verilen görevleri tamamlamış, ve kendisine verilen görevlerden kabul sınırları üzerinde yeterlilik göstermiş demek. En azından bu 4 yıllık universiteye girebilmek için de sorumluluklarını yerine getirmiş çalışkan ve başarı sınırı üzerinde not almış demek oluyor. Üniversite bitirmeden bunları kanıtlayacak elinde baska basarılar varsa dinlerim. Üniversite diplomasının nasıl bir fark yarattıgını, askere gittiğinde görürsün net. Oldugun yerden bakınca göremezsin. |
| Tam olarak bunu yaşadım. Askere gittiğimde uni mezunu olmadığım için yemekhane işlerine verildim fakat zamanla kendimi kanıtlayıp önce yemekhanenin çavuşu, sonra yazıcı oldum, bordo bereli paramedik komando olan sağlık ast. Revir sorumlusu yapıldım ve bölük çavuşuyla askerliğimi bitirdim. Askerden geldiğimde uni diploması gerektiren bir cok iste ustun basari gosterdim ama sehir degisikligi cok yaptigim için devamlilik saglayamadim. |
| Üniversiteyi bitiren başarılı bitiremeyen başarısız gibi düşünmemek lazım. Yanı universite bitirmeyenlerin de çok iyi demirci marangoz, oduncu çiftçi olur. O ayrı konu. Veya meslek lisesi bitirmiştir okudugu bölüme ilgisi vardır çok başarılı olur. Çok iyi yemek yapar. Başarılı olur. Ama, nasıl ki bir marangoz alacaksan işe, yaptıgı işi görmek istersin ya daha onceli işlerinden, diploma da bu adamın önceki yaptıgı iştir. Onun için sorarsın. Sektorde 3-5 yıl tecrübeden sonra kimse diploma sormaz. Ben son 5 yıldan beri calıstıgım sirkete diplomamı bile vermedim. Geçen yıl istediler edevletten oğrenım belgesi aldım gonderdim. Bir tecrübeden sonra diploma soran da yok. |
|
Diploma konusunda kalbini kırmışlar, anlıyorum. Fakat konu burada üniversite diplomasının faydaları değil, insanların üniversitede kimle nasıl seviştiği hiç değil. İşverenler tarafından diplomanın neden zorunlu tutulduğunu sormuştun konuda, onu bir önceki mesajımda yazdım zaten. Ülkenin, dünyanın şartları böyle. Herkesin üniversite mezunu olduğu bir dönemde, üniversite diplomasına sahip olmamak büyük bir eksiklik. |
| Meslek lisesi mezunuyum hali hazırda 8 yıldır bir büroda vasıflı bir işte çalışıyorum buradan ayrılsam uzun süreli tecrübem olduğu için yeni bir yere de geçebilirim. iş disiplini gibi konular kişide biter bir kağıt parçasına bunları bağdaştırmak çok saçma her üniversite aynı değil zaten. Ha kurumsal büyük firmalar üni yok diye belki almaz çokta umurumda değil şirketlerde çalışmak istemem zaten. |
|
para kazanma ile diplomanın herhangi bir korelasyonu yok. eğer olsaydı ekonomi profesörleri en zengin olurdu, ortaokul mezunu galericiler müteahhitler beş parasız olurdu. zanaat dersen anlaşılır, lisede mesleki eğitim gördükten sonra bir kişi usta, marangoz vs. olabilir. sonuçta bu işler el emeğine bakıyor, akademik bir gelişimin pek katkısı olmaz. fakat masa başı işte çalışayım, bir yerde işe gireyim dersen istesen de istemesen de üniversite diplomasını şart koşuyorlar. lise diploması ile çalışan tanıdıklarım en fazla çalışan olarak asgarinin az üstünü aldılar hep. en fazla 30-35 alıyorlar normal çalışan olarak. ancak dediklerin bölümle de alakalı. ben mühendisim, hem de ülkenin üst seviye okullarından. oldukça iyi bir anadolu lisesinde okudum, arkadaşlarımın büyük çoğunluğu mühendis, doktor, avukat. üniversite sadece gidip geldiğin okul değil, sosyalleştiğin, erişkinliğe adım attığın yer. "Diplomanın bir yetkinlik verdiği doğru ama benim demek istediğim bu yetkinliğin sağlam bir temele oturtulamamış olması. Bunun da kanıtı test çözmeye programlı yarış atlarıdır, apaçık ortada." iyi eğitim almış bir mühendis teknik konulara, sorunlara ve çözüme çok daha farklı yönlerden yaklaşabilir. senin 5 senede edindiğin tecrübeyi en fazla 2 senede kapar. 5 senede de seni ikiye katlar. yabancı dili çok büyük ihtimalle iyidir, yabancı kaynakları takip ederek sektördeki yenilikleri en yakından takip edebilir. evet üniversite sınavında test çözmek zorundasın. bu senin zekanı değil, zekan ile birlikte çalışma disiplinin mevcut mu onu da gösterir. ındın bındın üniversitesinde oku ya da liseyi bitir istediğin kadar ben çok zekiyim diye bık bık konuşabilirsin, kim dikkate alırsa artık. iyi okullarda dersleri geçmen için bir hayli iyi çalışman lazım, test yok maalesef. hatta en iyi okullarda kitap defter açık sınavlar mevcut ki en zor sınav türüdür. önemli olan bilgileri kullanıp çözüme ulaşabilmen, konuyu ezberlemen değil. "Hatta üni okuyanların lise 5 okuduklari için yetişkinliğe geçişleri geciktiği de bariz ortada. Birbirleriyle yatıp hepatit yaymanın ya da son kez çocukça davranmanın tadını çıkarıyorlar." buradan bile kıskançlığından kaynaklı nefretini açığa çıkarmışsın. beğensen de beğenmesen de insanlar erişkinliğe girdiğinde sevişebiliyor. bu yaşlarda öğrenirsin zaten, ben ve çoğu arkadaşım ilk ilişkilerini üni ilk sınıflarda yaptı. erasmusa giden çok oldu, ben dahil. farklı ortam, farklı kültürler görmek, hayata bakış açını da değiştirir. sosyal becerileri de nispeten yüksek ve daha önceden alışmış oldukları için yine bu konularda senden bir adım önde olacaktır. liseyi robert college, galatasaray, iel'de okuduysan ayrı, tabela üniversitelerinden iyidir. ama benim mesajım ytü itü odtü boğaziçi üniversitelerinde eğitim görmüş kişiler baz alınarak yazıldı. |
|
Anlatamazsın. Yani bir çalışana da. Ceo olmak nasıldır diye sorsan ona buna emir veriyosun işleri yaptırtıyorsun o kadar der. Anlayamaz. Algısının algı kriterlerinin dışında bir olay bu. askerlik yapmayana askerliği, üniversite okumayana üniversiteyi , evlenmeyene evliliği vs anlatamazsın. Yok anlayamaz karşı taraf |
| iyi bir eğitimin kıyısından geçmeyen kişiler gerçekten edinilmiş iyi eğitime dil uzatmaktan hiç çekinmiyorlar. üniversitede bile iyi bir liseden gelmiş bir kişinin davranışlarını, hayata bakış farklılığını anlıyorsun. boğaziçi ünide bile atıyorum lisede robert, galatasaray ya da iel'den mezun olup da gelmiş öğrenciler kendini belli ediyor. normal konu da olsa farklı yönden bakabiliyorlar, ders çalışırken çok metodik ve odaklı çalışıyorlar. ezberden ziyade gidiş yöntemi ve olası kolay yöntemleri düşünüyorlar. buna ek olarak büyük çoğunluğu bir değil ingilizce zaten iyi, iki yabancı dil biliyorlar. spora sanata ilgili olanları, hobisini geliştirenler de azımsanamayacak kadar fazla. roberttekileri hariç tutuyorum o da aile maddi geliri anlamında, saydığım diğer iki lise devlet okulu. yani lgs'ye giren her vatandaş yeterli puanı yaparsa girer. şimdi gelip iyi bir lise ve üniversite eğitimini küçümseyip "aslında diploma çok önemsiz yeaaaa" diyenler genelde ya hiç üniversiteye gitmemiş, ya da laf olsun diye dandik bir apartman ya da anadolu üniversitesinde okumuş olması şaşırtıcı gelmiyor. öyle bir öğrenci seviyesine gelip görmemiş ki, nereden bilsin. |
|
Tamamıyla elini yormuşsun, mühendisim diyorsun bir kere seni ilgilendiren bir durum yok zaten. Kimseye nefretim yok, neyse onu söyledim. Muhtemelen hepiniz beni yanlış anladınız ben üni okuyanları hedef göstermiyorum. O kadar yazmışsın sonuna kadar okuyim dedim pişman oldum. Zaten mühendislik, hukuk, tıp vs okuyanlardan bahsetmiyorum, git bi daha oku yazdığımı gibi kaba bir ifade kullanmak istemiyorum ama ya bir mühendis olarak gözüne takıldı ve üstünkörü göz gezdirip saçmalamaya karar vermişsin ya da gözünden kaçmış çünkü bu meslekler bariz meslekler bunlara her türlü spesifik olarak ihtiyaç var zaten. Yoksa sen mühendis olduğunun farkında değil misin? Yani ne maksatla yazdın o kadar şeyi onu da anlamadım... Hala kimse neden diploma gerektiğine dair elle tutulur bir gerekçe sunmadı. Üni okumanın sizi daha entelektüel, sosyal başarısı yüksek, daha prezentabl yapmadığı gayet de ortada. Hatta dediğim gibi okumak için başka şehire giden bu insanlar özgürce pislik içinde yaşıyor, hepatit kaynatıyor ve kişisel gelişimini geciktiriyorlar. Bizzat tecrübe ettim bunu birçok kez. Berbat yaşamalarına rağmen çok rahatlar, ailelerinden gelen pasif gelirle bir tane evde lvbel c5 gibi yaşayıp haftada 3 kere 2 saat derse gitmek kimseye hayatta donanım sağlamaz. Ayrıca kimseye de sevişmeyin demiyorum bununla ilgili bir şikayetim de yok ama erkenden çok fazla partner değiştirmenin gelecekteki sorunlarına dair bir sürü akademik çalışma gösterebilirim, basit bir araştırmayla siz de ulaşabilirsiniz. |
| Ve hala robert diyorsunuz inanılmaz gerçekten... |
1. sayfa
Çok özel bir pozisyon olmadıkça (tıp, hukuk, mühendislik vs) bölüm fark etmeksizin 4 yıllık herhangi bir üniversite diploması neden şart koşuluyor? Saygın bir şirkette iş sahibi olan üniversite mezunu insanların hiçbiri okunduğu bölümle ilgili bir iş yapmıyor. Yıllarca bir şekilde yazısız kural haline gelmiş "herhangi bir beyaz yaka işi = herhangi bir 4 yıllık lisans" olgusu, kafası sadece 5 şıktan birini karalamaya ancak çalışan milyon tane ineğin istihdam edilmesine sebep oldu.
Kısaca
Işe girerken hangi üni mezunu olduğumuz önemli değil sadece herhangi bir üni mezunu olmamız yeterliyse bu demektir ki o işi herhangi biri yapabilir... Sanırım ilkokul mezunu patronlar üniversite okumuş inekleri bir şey sanıyorlar...
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı >