P

Yarbay
27 Kasım 2009
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
16 üye
Görüntülenme (?)
1241 (Bu ay: 6)
Gönderiler Hakkında
P
6 gün
Maltepe Belediye yönetimi işçileri birbirine kırdırmaya çalışıyor. Maltepe halkı bunları görsün."
https://mobile.twitter.com/evrenselgzt/status/1365619944289947648
İBB'nin çöpleri toplamak için ekip yollamasina icerlemisler...

CHP yarın eğer seçim kazanmak istiyorsa. İçindeki bu hainleri temizlemeli. Disk olsun , bu işçi denen tipler olsun Akp belediyelerinden çok daha yüksek maaş almalarına rağmen, taserondan kadroya geçmelerine rağmen , bu kriz ve pandemi sürecine rağmen bu şekilde insanları sırtından bicakliyorlarsa bedelini odemeliler.

Çünkü yarın yine aynısını yapacaklar en kritik anda. Bugün İkramiye ve sosyal yardımlar hariç 5300 lira yani ek ücretlerle 6000 7000 lirayı beğenmeyen adamlara yarın nasıl söz gecireceksiniz ?2800 lira ile geçim savaşı veren insanlara bunu nasıl aciklayacaksiniz ?
P
2 hafta
FRANSA'DA OKUL YEMEKLERİNDEN KIRMIZI ET CİKARİLİYOR. SJW BİR MEVZİ DAHA KAZANDİ
Eşcinsel ve her türlü sapkın ilişkiyi normallestiren ve bu sayede Avrupa halklarının soyunun kurumasına yol açan Sjw akımı okul yemeklerinden eti çıkartarak çocukların gelişim dönemlerinde en çok ihtiyaç duydukları temel bir besine erişimi böylece ortadan kaldırmış oldu.

Avrupalılar kendi elleriyle kendi cocuklarinin beyin ve fiziki gelişimine darbe vuracak böyle bir akildisi adım attıkları için artık uyanmalilar. Soyları kuruduğu gibi yeni gelen nesillerini de hem hasta hemde gerizekali olma riskini arttıran bu adım gerçekten çocukların sağlığı ile oynayacak seviyede akildisi bir hareket.

Eğer şimdi uyanmazsaniz bir yarininiz olmayacak.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56150178
P
2 hafta
Celal Şengör : Türkiye'deki tüm akademisyenleri toplasan 3 tane düzgün üniversite etmez...
P
2 hafta
Üniversite Kanseri Raporu ! Çürüme Yayılıyor !
Türkiye'de yapılan yeni araştırmalar üniversite adı altında toplanan yetişkin kreşlerinin hem kendilerine hem ekonomiye verdikleri çarpıcı hasar hakkında veriler sunuyor.

Özellikle Akp döneminde başlayan ve sosyalist kafa sonucu dağa taşa üniversite açma politikası sonucu yükseköğretim sürecinde kalitenin düşmesi, yozlaşma ve hırsızlık inanılmaz boyutlarda arttı. İşşizlik görülmemiş seviyelere ulaşırken ekonominin istediği işgücü ile eğitimin verdiği iş gücü arasındaki farklılık nedeniyle verim düştü. Asalak üniversiteleri beslemek için harcanan devasa vergiler belimizi büktü. (Sadece üniversiteler değil devlet kurumlarının halkın sırtından canımızı çıkartarak aldıkları vertgiler ile bazı belediyeler çöpçülere 6 7 bin lira maaş vererek övünmeye başladılar. Çünkü kendileri kazanmıyor nasıl olsa sizin, üreten insanların sırtına bir yumruk daha indirip işsizliği yüzde 5 daha arttırmak pahasına asalak düzenini devam ettirebilirler ! ) Neyse verilere geçelim.

Avrupa'da (ki orası da bürokrasi açısından parlak olmamasına karşın ! ) yükseköğretimde okuyanların oranı yüzde 4.5 seviyesindeyken Türkiye gibi ortadoğyulu bir muz cumhuriyetinde bu oran yüzde 10 !. Kısacası herkese bedava üniversite eğitimi politikası ile kapısıcından tutun yetişmiş insanların çocuklarına kadar herkes üniversite okuyor Türkiye'de !

Türkiye'de kurulan üniversitelerin yüzde 50si 2006 sonrası dönemde açıldı ! (Sizin vergilerinizi hortumlayarak ! )

Özellikle 2006 dönemi sonrası olmak üzere çok ciddi oranda akademisyenin bilimsel dergilerde yayınlanan makale sayısı 0'a yakın !. 0 ! 0 !

Daha acı olan yan ise şu. Akademislerin yayınladığı makalelerin ciddi bir bölümü ise sırf para karşılığı makale yayınlayan uyduruk dergilerde gerçekleşi
yor. 300 dolar ver makaleni yayınlayalım sende git profesör ol. Mantık bu. Yaklaşık her yıl 20 milyon dolarlık bir bedel makale rüşvetine ayrılıyor. Tabi dolaylı olarak bu rüşvetin bedelini sizler ödüyorsunuz. Türkiye rüşvet alarak makale yayınlatma konusunda dünya 3. haline gelmiştir. Bu gurur hepimizin !

Türkiye'de tezlerin yüzde 30 ila 40 kadarında intihal mevcut ! Evet yanlış duymadınız normalde yüzde 0 olması gereken intihal yani hırsızlık oranı yüzde 30 40 seviyesinde. Vakıf ünilerinde ise yüzde 50ye ulaşmış durumda.

Yazılan makalelerde atıf yapılan ülkelere baktığımızda özellikle 2006dan sonra bilimde öncü olan Avrupa, Japonya ve Amerika kaynaklı atıflar yerine bizim gibi genelde çürümüş Mısır Endonezya, İran ve Mısır gibi ülkelerden atıf alındığı gibi acı bir gerçek gözümüze çarpıyor !

Son olarak tamamen çürümüş ve hırsızlık dolandırıcılık üzerine dönen bu sistem son dönemde elimizde olan birkaç eli yüzü düzgün üniversitenin'de bozulmasına neden olacak gibi görünüyor. Boğaziçi rektörlüğüne atanan ve ataması protesto edilen Metin Bulu'nun tezlerinde de intihal yani çalıntı metin olduğu yönünde ciddi şüpheler var.

Sizin vergilerinizle bir sürü dolandırıcı, hırsız ve bu kokuşmuşluk finanse ediliyor. Sözde dergilerde, sözde makaleler sizin paranızla yayınlatılıyor bazıları makale yazxmaya dahi tenezzül etmeden Davutoğlu döneminde sağlanan devasa artış ile krallar gibi yaşıyor. Milyonlarca kişi üniversitelere dolduruluyor hayatlarının baharı kapalı betonarme binalarda ailelerine asalak olarak geçiyor. İşin kötü yanı ekonominin sizden istemediği insanları zorla halktan zorla alınan paralarla yetiştirip ardından bu insanları ortalığa atıyorsunuz. 25 30 yaşında hasyattan kopuk hiçbirşey yapamayacak bir kitle oluşuyor.

Çözüm önerileri:

Üniversitelerin en az yarısı kapaltılmalıdır.
Üniversite yasaları çok daha ağır hale getirilip başarısız ve dolandırıcılık eğitilimi gösteren akademisyen ve öğrencilerin işlerine ve ilişkilerine son verilmelidir.
Eğitim uzatılıp lakayt hale getirilmek yerine kısaltılarak yoğunlaştırılmalıdır.
İnsanlar teorik eğitim içerisinde hayattan kopuk fanuslarda çürümek yerine erkenden teworik bilgilerine pratiğe dökecek şekilde iş dünyasına katılmalı çürümeden önce enerjileri tükenmeden önce hayata karışmalıdırlar.
Eğitimin yüksek lisansa doğru sünmesi yerine meslek liseleri güçlendirilmeli. Öğretmen liseleri gibi doğrudan mesleğe yönelik pekçok yeni lise kurulup pekçok üniversite kolu kapatılmalıdır. Üniversiteler meslek öğretim yeri olmak yerine bilim öğrenim yeri vasfı kazanmalı. Ayaktakımına açılmak yerine sadece zorlu sınavları geçebilmen rekabette üstün gelen ve bulunduğu konumu korumak için çalışabilecek gerçek bilim insanı adaylarına açılmalıdır.

Bedava eğitim sistemi lağvedilmelidir. Yerine çok sıkı şartlarda 6 ayda bir yeniden değerlendirilen bir burs sistemi getirilmelidir. İsteyenler üniverswite eğitim masrafını karşılamak yolulya yine şimdiki gibi aylaklık edebilir fakat halktan hortumlanan ve ekonomimizi göçerten bergileri yiyerek okuyacak insanlar için eğitim çok daha yoğun verimli ve sert hale getirilmelidir. Bu insanlar aylak aylak dolaşıp askerden kaçmak için okuyacak, karı kız peşinde lakayt insanlar haline dönüşmek yerine gerçek akademisyenler haline getirilmelidir.


Bedavacılığa Hayır ! Ayaktakımının herşeyi bozmasına hayır !
Eşitliğe Hayır !

Sosyalistlerin dogmatik anlayışı bunu farkedemez fakat eşitlik hepimizi zehirler.

Bizim savunmamız gereken şey eşitlik değil Fırsat eşitliğidir !

Herkes üniversite okumamalıdır. Herkes üniversite okursa bugünkü dram ortaya çıkar gençler intihar eder verim inanılmaz oranda düşer.

Sert sınavlarda yoprun rekabet sonucu zengin olsun veya fakir olsun hiç önemli değil sadece kazananlar başarılı olanlar, emek vermeye hazır olan bir azınlık halktan hortumlanan ve hırsızlık ile vergi arasındaki ince çizgide gezinen bu paralardan yararlansın.

Eşitlik değil fırsat eşitliğini savunun. Herkesi yozlaştıran halkın parasıyla yatanları değil rekabet ederek üreten kişileri savunun . Sizden toplanan ve sizi fakirleştiren hepinizi fakirlikte eşitleyen vergilerden bir parça dilenerek insanlık onurunuzu yere atmak yerine sizden vergi alınmamasını savunun. Kısacası sizden hortumlanan paraların hesabını sorun. Yoksa asla Birey olamazsınız...

Parayla tez yazdırmadan intihale.... Türkiye'de üniversiteler ne durumda? - YouTube
P
geçen ay
Feat. Besim Tibuk
P
2 ay
7/24 Açık Kalacak Bilgisayar Tavsiyesi...
Arkadaşlar içinde yazmış olduğum birkaç botun çalışacağı ve 7/24 sürekli açık kalması gereken bir bilgisayara ihtiyaç duyuyorum.

Böyle bir kullanım için dizüstü hiç mantıklı olmayacağı için masaüstü bilgisayar düşünüyorum.

Üzerinde dediğim gibi pekçok bot programı çalışacak ve hiç kapanmayacak bir bilgisayar için düşük seviye bir işlemci yeterli midir ?

Sistem önerileri konusunda tavsiyelere açığım. Sessiz ve küçük bir kasa düşünüyorum. Monitör yerine de tv veya dizüstü bilgisayarına bağlarım büyük olasılıkla çünkü ekranına dahi çok sık bakmayacağım büyük olasılık. Fakat bu makineyi 7 24 açık tutmak evde yangın riskine neden olur mu diye endişelenmiyor da değilim.

Yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.
P
4 ay
DEPREM VERGİLERİNE NE OLDU ?
Deprem için konulan bir ton vergi önce sadece 1 yıllığına geçiciydi. Ardından 2003 yılına kadar her yıl bir kez daha uzatıldı ve ardından hepsi kalıcı hale geldi.

Bu vergiler memurlara, sosyal yardım adı altında iktidar yardakçılarına, mültecilere, 10 çocuk yapanlara dağıtıldı.Dağlara hepsi işsiz kalacak kişileri 8 yıl dört duvar arasında tutan, çalışıp para biriktirmek yerine piyasadan ve iş yapmaktan bi haber asalak gençlere ve bu okulların yedi sülalesinin torpille üniversitede çalıştıran rektörlere dağıtıldı. Bu paralar devletin yolsuzluklarında ve ekonomiye müdahalede kullanıldı. Bugün devlet ihalesi alan zengin olurken devletten nemalanamayan fakirdir. Devletin beslediği yığınlar sizin vergilerinizden kesilen paralarla beslenenler iktidarın oy deposu olarak demokrasiyi mahvettiler.

Bugün alınan o geçiçi vergilerin hortumu da yetmediği için yeni vergiler konuyor ve onları da ödemeniz bekleniyor.

Orta sınıftan olan arkadaşlarım maaşlarınızdan doğrudan ve dolaylı yoldan kesilen vergiler alım gücünüzün yüzde 80ine ulaştı. Siz fakir değilsiniz, siz devlete ve başındaki muhtaçda değilsiniz. Çalıştığınız ve hak ettiğiniz para ile insanca yaşayacak kadar varlıklısınız. Ama devletin alım gücünüzün yüzde 80inin dolaylı ve doğrudan vergi adı altında hortumlayıp dağıtması yüzünden bugün bir fakir gibi temel ihtiyaç maddesi dışında bir halt alamaz ghale getirildiniz. Devletin hortumu o kadar büyük ki özelde iş yapan şirketler arasında başarılı ve verimli olduğu için değil iktidara yakın olduğu için ihale alanlar dışında kimse zenginleşemiyor.

Sizin vergilerinizin ve haklarınızın gaspı ile elde edilen güç. Ülkede birikmesi gereken sermayeyi emip hiçbir halt üretmeyen, gösteriş ve kime gittiği belli olmayan bedavacılara dağıtılıyor. Mültecilere ve köktenci tiplere kuruluşlara, ganaya cami
yapmak için harcanıyor.

Tek söyleyeceğim söz ne zaman uyanacaksınız ! Bedavacılık istemiyoruz maaşlarımızdan kesilen devasa vergi illetinden ve bunun DAĞITILMASININ kesilmesini istiyoruz.

KISACASI LÜTUF DEĞİL KENDİ PARAMI İSTİYORUM ! Asalak veya yardım için yalvarmak ve minnet duymak değil, çalıştığım parayla kimseye eyvallah demeden aklı hür vicdanı hür bir birey olmak istiyorum !


Kemal Unakıtan: Deprem nedeniyle getirilse depremzedeye verilirdi
Özel işlem vergisi ve özel iletişim vergisi, 2003 yılına kadar sürekli uzatıldı; 2003'te ise kalıcı hale getirildi.
Konuyla ilgili "Deprem Vergisi yapıştı kaldı" başlığıyla 17 Ekim 2003 tarihinde bir haber yapan Hürriyet gazetesi, dönemin maliye bakanı Kemal Unakıtan'ın "Bu vergiler zaten deprem nedeniyle getirilmemişti. Öyle olsaydı depremzedeye verilirdi" sözlerine yer vermişti.
Aynı haberde Hürriyet muhabirinin, ''Deprem için konulan bu vergilerin beş yıldır birer yıl uzatılması, toplumda bir inandırıcılık sorununa yol açmıyor mu? Bunları kalıcı hale getirmeyi düşünüyor musunuz?'' sorusuna Unakıtan şu yanıtı vermişti:
''Evet biz de aynısını düşünüyoruz. Gerekli düzenlemeleri yaparak milletin karşısına da, (evet bunlar budur) diye net çıkmak istiyoruz. Kimse kimseyi kandırmasın."

7 Ağustos 1999 ve 12 Kasım 1999'da meydana gelen depremlerin ardından ek vergilerin yanı sıra özel iletişim vergisi ve özel işlem vergisi adında yeni vergiler alınmaya başladı.
Kamuoyunun "deprem dayanışma vergileri" olarak adlandırdığı vergiler, 26 Kasım 1999 tarihinde, "17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde Marmara Bölgesi ve civarında meydana gelen depremin yol açtığı ekonomik kayıpları gidermek amacıyla bazı mükellefiyetler ihdası ve bazı vergi kanunlarında değişiklik yapılması hakkında kanun" ismiyle Resmi Gazete'de yayımlanan kararla uygulamaya kondu.
Bu kararda vergilerin sadece bir yıllığına alınacağı belirtildi.
Özel iletişim vergisinin cep telefonu işletmecileri tarafından verilen her hizmetin yüzde 25'inden alınacağı açıklandı.
Özel işlem vergisi ise 8 yıllık zorunlu temel eğitime katkı payı kesilen bazı işlem ve kâğıtlardan katkı payı kadar alınacaktı.
Aynı zamanda ek emlak vergisi, ek motorlu taşıtlar vergisi, ek gelir ve ek kurumlar vergisi de aynı kanunla uygulamaya kondu.
Devreye sokulan başka birtakım düzenlemelerle devlet iç borçlanma senetlerinden alınan vergi oranının ve çeklerden alınan kağıt bedellerinin artırılması gibi farklı uygulamalara da gidildi.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-51325021
P
4 ay
Sünnet ve Zararlari
Videoyu izlemek için tıklayınız
İlkel toplumlarda, kölelerin ve köle çocuklarının özgür insanlardan ayrılması için oluşan sünnet geleneği. Yahudilerin bu aşağılık durumunu kabul edemeyip onu tevrata sanki üstün insanın bir semboluymus gibi yazmaları ile günümüzde kendi çocuklarımızı din için keser hale geldik.

Afrika'daki kadınların dudaklarının altıni delip bir tabaka koyup orayı sundurmesi.
Kulağını delip tabaka koyup sundurmesi.
Ayağını küçük demir ayakkabiya koyup büyümesini engelleyerek şekilsiz bir hale sokmadı.
Kuzey Irak ve Afrika gibi yerlerde kadınları da benzer şekilde kesiyorlar ve daha dinci olsaydık bizde kızlarımızı kesip bununla gurur duyacaktik.

Sünnet bunun gibi bir gelenektir ve 21. Yyda insanlığa yakismamatadir.

Bir prrzarvatif ile engelleyeceginiz hastalık için çocuğunuzu kesmeyin.
P
5 ay
Abd'li İlaç Şirketinin Sağlık Bakanlığı Rüşvet Ağı !
Arkadaşlar bu rüşveti, bu hırsızlığı bizim mahkemelerimiz veya polisimiz değil Amerikan mahkemeleri yakalayıp şirkete ceza kesiyor ! Bizim mahkemelerimiz ise yolsuzluk hırsızlığa göz yuman ve siyasetçilerin pis emellerini gerçekleştirmek dışında bir halta yaramıyor. Vergilerimizin hortumlanmasını engelleyecek en ufak bir engel dahi yok !



Tavsiye üzerine ‘Alexion Türkiye’ hasta onay sürecinde yardımcı olması için Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle bağlantısı olan bir (Danışman) kiraladı.
Alexion Türkiye 2010-2015 yılları arasında danışmana 1.3 milyon dolar( bir milyon üçyüz bin ) ödedi.
Danışman paranın bir bölümünü nakit verdi, bir kısmını hediye ve yemek şeklinde harcadı.
Danışman 2012-2015 yılları arasında Soliris için hasta reçetelerini onaylama ya da reddetmekten sorumlu Sağlık Bakanlığı’ndaki Komisyon üyelerine 100’er bin dolar ödedi.
Amerikan ilaç şirketi böylece Türkiye’de ‘Soliris’ ilacından 6.6 milyon dolar (altı milyon altıyüz bin) haksız kazanç sağladı.
Menkul ve Kıymetler Borsa Komisyonu – SEC, ilaç firmasının bu uygunsuz ödemelerle ilgili olarak iç denetimin tespit edemeyeceği sahte muhasebe defter ve kayıtları tuttuğunu tespit etti.
İlaç şirketi iddiaları reddetme veya kabul etmek yerine SEC ile anlaşma yolunu tercih etti.
Şirket 21 milyon dolar ceza ödemeyi kabul etti.
Kaynak Yeniçağ: ABD’li ilaç firmasının Türkiye’de verdiği rüşvetin belgeleri ortaya çıktı

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/abdli-ilac-firmasinin-turkiyede-verdigi-rusvetin-belgeleri-ortaya-cikti-288127h.htm
P
5 ay
Vergi Reformu
  • Herkese maaşından doğrudan vergi kesilmeden önceki bütün maaşı verilsin. Ardından insanlar tıpış tıpış aslında 2 kata yakın olan maaşlarının yarısını kendileri devlete yatırsın.
  • Marketlerde ürünler vergisiz hali ile etiketlensin ardından kasaya giden vatandaş vergili fiyatı ödeyip dumur olsun.
  • Her yıl devlet bu yılki maaşınızın yüzde 80ini vergi olarak aldık ve şu şu kalemlere harcadık diye yazsın. Örneğin
  • Maaşınızın yüzde 25i memur maaşlarına
  • Maaşınızın yüzde 20si Sosyal yardım olarak halka
  • Maaşınızın yüzde 18i devlet ihalesi alan firmalara
  • Maaşınızın yüzde 0.8i başkanın sarayının masrafına
  • Naaşınızın yüzde 23 eğitim, dağa taşa açılan bomboş ünilerde rektörün 7 sülalesinin istihdam eidldiği yerlerde havaya harcandı gibi.


Bunlar yapılırsa halk nasıl bir soygunun içinde debelendiğini ve bedava dağıtıyoruz adı altında aslında ne kadar fakirleştirildiğini, aslında herkesin bu sistemde nasıl fakirlikte eşitlendiğini bir nebze olsun görecektir.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.