S

Yüzbaşı
31 Mayıs 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme (?)
46 (Bu ay: 1)
Gönderiler Hakkında
S
7 yıl
6518 sayılı kanun ile ÖTV indirimli alınan engelli araçları alımında yapılan değişiklikler
Kabul Tarihi: 06/02/2014 Kanun No. 6518

MADDE 56 – 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine aşağıdaki (b) alt bendi eklenmiş, mevcut (b) ve (c) alt bentleri (c) ve (d) alt bentleri olarak teselsül ettirilmiş, bu şekilde (d) alt bendi olan alt bent aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“b) 87.03 G.T.I.P. numarasında yer alan (motor silindir hacmi 2.800 cm3’ü aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç), yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin % 50’sinin altında olanlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olanların engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,”
“d) Bu bendin (a), (b) ve (c) alt bentleri kapsamındaki araçların aynı alt bentlerde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu alt bentler kapsamındaki araçları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından,”

şeklinde değiştirilmiştir.

Kısaca "engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından" binek ve ticari araç alımında (arazi araçları hariç) 1600 cc ve 2500 cc barajları kaldırılmıştır. Uygun tertibat yapılması halinde yukarda belirtildiği şekilde alınabilinecektir.

İhtiyacı olan engelli kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum.
S
7 yıl
Yargıtay kararını verdi Cama siyah film çekene kötü haber
Haber olarak verilmiş.
Gerekçeli kararın tamamını vermeden yine de emin olmamak gerek.

http://www.zaman.com.tr/gundem_cama-siyah-film-cekene-kotu-haber_2172311.html
S
8 yıl
Şöförlere yolu cam gösterecek (Navigasyonda yeni tasarım)
Şöförlere yolu cam gösterecek
10 Temmuz 2013

Uydu navigasyonu firması Garmin otomobil sürücüsüne ön camdan adım adım yol gösteren bir cihaz ve uygulama geliştirdi.

Bu taşınabilir ekran, Garmin uygulaması kullanan akıllı bir telefon ile yön talimatlarını ve diğer bir çok bilgiyi ön cama yansıtabiliyor.

Ön camda isteğe göre; yön belirten oklar, mesafe, aracın hızı ve hız limitleri görülebiliyor.

Bilgiler ön cama, ya Garmin cihazının yansıtıcı merceği yoluyla ya da cama yapıştırılan şeffaf bir plastik ekran üzerinden aktarılıyor.

Bu sistem aynı zamanda sesli talimatları da, ya akıllı telefonun hoparlörleri ya da arabanın Bluetooth kısa dalga radyo teknolojisi ile çalışan ses sistemi üzerinden verebiliyor.

Uydu navigasyonu sistemini içeren uygulamanın iPhone, Android ve Windows Phone 8'lerde kullanılması mümkün olacak.

Yaz sonunda satışa çıkıyor

Garmin cihazı yansıtılan bilginin parlaklığını otomatik olarak gündüz ve gece rahatça okunabilecek şekilde ayarlıyor.

Mira adlı otomotiv sanayi araştırma kuruluşunun, "geleceğin ulaştırma teknolojisi bölümü" şef mühendislerinden Tim Edwards, Garmin cihazı için "İlginç görünüyor" dedi.

Edwards, "Otomobil üreticileri kendileri de bu tür şeyler yapmaya başlıyorlar, ama önlerine hep teknolojinin yaşam döngüsü problemi çıkıyor" diyor ve şöyle sürdürüyor: "Akıllı telefonunuz neredeyse her gün değişiyor ama bir otomobili ne kadar hızlı güncelleyebilirsiniz ki?"

Edwards bu nedenle yol gösterici olarak kullanılan taşınabilir ekranlı cihazların, artık sadece en gelişkin ve pahalı modellerle sınırlı kalmadığını, piyasaya sürülen ortalama otomobilin standart aksesuarları arasına girdiğini söylüyor.

Edwards uydu navigasyon bilgilerinin ön cama yansıtılmasıyla sürücünün hem gözünü yoldan ayırmamış olacağına, hem de bilgiyi almak için daha az zaman harcayacağına dikkat çekiyor.

Garmin yeni çıkardığı cihazın yaz sonunda satışa çıkarılacağını ve yaklaşık 130 dolara mal olacağını söylüyor.

Cihazda kullanılabilecek haritaların her birinin fiyatının da 30 dolar civarında olması bekleniyor.

http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/23693419.asp
S
10 yıl
PIC ile renk ayrımı
Arkadaşlar, kırmızı, mavi ve yeşil renkleri tanıyıp, ayırt edebilen ve ekrana rengi yazan bir devreye ve PIC programına ihtiyacımız var.
Bitirme ödevidir. Ocak ayına kadar teslim edilecektir.
Yardım edebilecek arkadaşlardan desteklerini bekliyorum.
Şimdiden çok teşekkürler.
S
10 yıl
Trafikte kim haklı
Trafikte kim haklı - Ege CANSEN


HEMEN her sabah İstanbul’da, özellikle çevre yollarında çok da önemli olmayan kazalar yüzünden, yollar uzun süre tıkanıyor. Çünkü hem kurtarıcıların kaza yerine gelmesi, hem de kaza yapan araçlar kaldırılsa bile sıkışan trafiğin açılması uzun zaman alıyor.

Yağışlı olmayan günlerde bile yüz binlerce kişinin, milyonlarca saati sırf bu kazalar yüzünden heba oluyor. Yağışların başlamasıyla birlikte daha çok trafik kazası olacak ve israf daha da artacaktır. Trafik kazalarının yüzde 90 sebebi sürücü hatalarıdır. Aslında otomobil sürmek, kolay öğrenilen basit bir beceridir. Trafik kurallarına uyulduğu sürece kaza yapma ihtimali son derce düşüktür. Buna rağmen sürücüler kurallara uymaz ve kaza ihtimalini arttırır. Bunun esas sebebi kural çiğneyenin menzile daha çabuk varmasıdır. Yani her kural ihlalinde, bir kâr vardır. Bunu taksiciler ve sarı minibüsçüler çok iyi bilir.
* * *
Birçok kazadan sonra “sen kusurluydun, ben kusursuzdum” münakaşası çıkar. Bunun iki sebebi vardır. Birincisi karşı tarafa para ödememek veya karşı taraftan para almaktır. İkincisi ise sürücünün samimi olarak kendini haklı görmesidir. Acaba halkı mıdır?
1. Her sürücünün uyması gereken en temel kural, kazadan kaçınmaktır. Kaçınabileceği bir kazaya karışan sürücü, bilirkişi raporunda kendisi hakkında “kusursuz” yazılsa bile, özünde kusurludur.
2. Sürücüler araç sürerken, dikkatlerini geçiş üstünlüğü haklarını savunmaya veya mütecaviz sürücülere ders vermeye değil muhtemel kazalardan kaçınmaya yoğunlaştırmalıdır.
3. Hiçbir trafik kuralı, sürücüye mutlak olarak geçiş üstünlüğü hakkı vermez. Sinyal vermek niyet bildirmektir. Sinyal vermek veya siren çalmak otomatik olarak yolun açılacağı anlamına gelmez. Bu ilke ambulans şoförleri için de geçerlidir. Ambulans şoförlerinin can kurtaracağım diye can alma hakları yoktur.
4. Sıkışık trafikte “hızlı şerit” yoktur. Çevre yolları yükünü almışsa, sol şerit de dâhil, hiçbir şeritte önündeki aracın tamponuna yapışıp, selektörle yol istenemez. Sol şeridi esir almak ne kadar yanlışsa, sol şeridi babasının malı sanmak da o kadar yanlıştır.
5. Ana yoldan giden bir araç, tali yoldan çıkan bir aracı görürse, gaz kesmeli, gerekirse hafifçe frene basmalıdır. Yol hakkı benim diye anayoldan gelen araç sürücüsünün gaza basması ciddi kusurdur.
6. Tali yoldan, ana yola giren veya kavşakta karşıya geçen her araç, yola girme sırası kendine gelince duraklamalıdır. Önündeki aracın kuyruğuna takılıp, zincir halinde ana yola girilmez, karşıya geçilmez.
7. Dönemeçlerde ve kavşaklarda şerit değiştirilmez. Sola dönerken sol, sağa dönerken sağ şeride yatay geçiş yapılmaz. Şerit değiştirmek yolu daraltır, trafiği yavaşlatır.
8. Sakin, sakin araç kullanan 100 sürücünün arasına dalan bir kural tanımaz şoför, bir anda 100 sürücünün 50’sini trafik canavarına dönüştürür. Ne demişler: sürücü, sürücüye; baka, baka azgınlaşır.
Son Söz: Kızgın şoför, aracına zarar verir.

Kaynak :http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16170828.asp?yazarid=260&gid=61 - 30.10.2010
S
11 yıl
Sigorta şirketi ile anlaşamazsanız artık mahkemeye gitmenize gerek yok
Sigorta şirketi ile anlaşamazsanız artık mahkemeye gitmenize gerek yok


YILLARDIR en sık karşılaştığım soru, ‘sigorta şirketini nereye şikayet edebilirim?’ olmuştur. İşin aslını isterseniz, daha düne kadar bu sorunun net bir cevabı da yoktu. Sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki uyuşmazlıkların tek bir çözüm yolu vardı; o da, hukuk sistemi.

Maalesef ki, gerek küçük bir otomobil sigortası hasarı, gerekse de büyük bir sanayi tesisinin yüz milyarlarca liralık hasarı için de müracaat edilecek tek yer mahkemelerdi. Yine maalesef ki, mahkemelerin yoğunluğu nedeniyle de sigorta davaları bir yıldan, üç yıla kadar uzuyordu. Daha açık bir anlatımla, ben bugüne kadar bir sigorta uyuşmazlığı davasının iki yıldan daha az sürdüğünü görmedim. Bu yüzden de çoğu zaman sigortalılar mahkeme, avukat parası gibi masraflarla uğraşmak istemediklerinden hukuk yoluna başvurmuyor ama sigorta sisteminden de uzaklaşıyorlardı.
Neden böyle diyecek olursanız. Cevabı basit... Türkiye’de sigortacılık alanında ihtisas mahkemeleri olmadığı için, sigorta uyuşmazlıkları genel mahkemelere gidiyordu. Haliyle de davanın sonuçlanması yıllar alıyordu.
Yazımın başında da belirttiğim gibi bu durum, düne kadar böyleydi. Peki, ne değişti. Özellikle sigortalılar lehine çok şey değişti.
Sigorta Tahkim Komisyonu
Sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlıkları artık mahkeme yoluna gitmeden çözecek Sigorta Tahkim Komisyonu kuruldu. Ve ağustos ayında da faaliyete geçti. Yani, şikayetleri almaya başladı. Adı sizi yanıltmasın... Sanki, yabancı ve karmaşık bir sistem havası veriyor. Ama değil. Aslında Tahkim, konusunda uzman ve bilirkişi Sigorta Hakemleri’nden oluşan bir komisyon.
Tahkim Komisyonu’nun nasıl çalışacağını daha doğrusu, sigortalıların bu sisteme nasıl başvuracaklarını, bir örnekle anlatayım ki daha net anlaşılsın.
Diyelim ki, sigorta şirketinizle bir hasardan dolayı anlaşmazlığa düştünüz. Şirket size istediğiniz ya da hakkınız olduğuna inandığınız hasar tutarını ödemiyor. Veya da hiç ödemiyor.
Öncelikle şirketinize yazılı müracaatta bulunarak, şikayetinize açıklama isteyeceksiniz. 15 gün içinde müracaatınıza yanıt alamazsanız, alsanız bile bu sizi tatmin etmiyorsa, işte o zaman Sigorta Tahkim Komisyonu’nun kapısını çalacaksınız.
Nasıl müracaat edeceksiniz
Kapı çalmaktan kastın ne diyecek olursanız, onu da anlatayım. Ama önce şunu belirteyim... Uyuşmazlık hakkında daha önce mahkemelere başvurmamış olmanız gerekiyor. Yani, bu uyuşmazlık hakkında hiçbir hukuki işlem yapılmamış olması şart.
Gelelim, nasıl müracaat edeceğinize... Komisyonun internettekiwww.sigortatahkim.org.tr adresinden başvuru formunu doldurabilir ya da merkezinden temin edebilirsiniz. Gerekli evrakları ise postayla bile gönderseniz oluyor.
Sadece Tahkim Komisyonu’na başvururken bir ücret ödemeniz gerekiyor. Sandığınız gibi yüksek bir ücret de değil. Daha açık şöyle söyleyeyim... Mahkemeye başvurma yoluna göre çok daha ucuz. Mesela, uyuşmazlığa konu olan miktar 5 ile 15 bin TL arasında ise başvuru ücreti sadece 90 TL.
Başvuru formunu doldurup, ücreti de ödedikten sonra bekliyorsunuz. Bundan sonrası artık Komisyonun işi. Tahkim Komisyonu’ndaki raportörler sizin müracaatınızı 15 gün süre içinde inceliyor ve Sigorta Hakemleri’ne iletiyor. Hakemler de gerek sizinle, gerekse de sigorta şirketi ile irtibata geçip, gerekli araştırmaları ve incelemeleri yaptıktan sonra, kararını veriyor.
40 bin TL’ye kadar olan hasarlarda hakemin verdiği karara hiçbir şekilde itiraz edemiyorsunuz. Yani, ‘Ben bu kararı beğenmedim, mahkemeye müracaat edeceğim’ deme şansınız yok. 40 bin TL’nin üzerinde hasarlar için yargı yolu açık. Hakemin kararına itiraz edip, hukuka gidebilirsiniz.
Dört ayda çözüme kavuşuyor
İşte olay bu kadar basit. İşin en güzel tarafı da ne biliyor musunuz? Komisyonun kendine gelen tüm şikayetleri en geç 4 ay içinde sonuçlandırma zorunluluğunun bulunması. Öyle mahkemelerdeki gibi uyuşmazlıklar yıllarca sürmüyor. Dört ay içinde olumlu ya da olumsuz Komisyon tarafından neticelendiriliyor.
Eminim aklınıza şöyle bir soru takılıyordur: “Komisyon istediği kadar karar versin, sigorta şirketi ödemedikten sonra kaç yazar.” Kazın ayağı öyle değil. İşin bir başka güzel tarafı da burada. Sigorta Tahkim Komisyonu’nun kararı hukuki karar sayılıyor, ticari mahkemeye iletiliyor ve mahkeme aracılığı ile sigorta şirketine tebliğ ediliyor. Anlayacağınız, şirketin ödemiyorum deme şansı yok.
Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Bundan sonra sigorta şirketi ile uyuşmazlığa düşerseniz şikayetinizi de talebinizi de Sigorta Tahkim Komisyonu’na ileteceksiniz.
Nitekim, iki ay süre içinde Komisyona 20 başvuru yapılmış. Bunlardan 9’u kasko, 8’i trafik, 2’si konut, biri ise işyeri sigortası ile ilgili şikayetlerden kaynaklanıyor.

Noyan Doğan

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12776676.asp?yazarid=257&gid=61
S
13 yıl
LG LAC4700R
LG LA4700R CD/MP3 çaların kullanıcı el kitabı gerekli. Elinde olan veya elektronik ortamda yardım edebilecek arkadaşların yardımlarını bekliyorum.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.