M

Yarbay
01 Ekim 2014
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
6 üye
Görüntülenme (?)
301 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
M
2 hafta
Gürcistan Başbakanı Gakharia istifa etti
Gürcistan Başbakanı Giorgi Gakharia istifa ettiğini açıkladı.
< Resime gitmek için tıklayın >

Gakharia, başkent Tiflis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, ülkedeki ana muhalefet partisi Birleşik Ulusal Hareketi Başkanı Nika Melia'ya yönelik tutuklama kararı konusunda ekibiyle yaşadığı görüş ayrılıkları nedeniyle görevinden istifa ettiğini belirtti.

Melia'nın tutuklanması kararını eleştiren Gakharia, ülkede halihazırda siyasi gerginliklerin yaşandığını ve söz konusu kararın gerginliği daha da artıracağını söyledi.

İçişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, Gakharia'nın istifa etmesinin ardından Melia'nın tutuklanmasına yönelik kararın geçici olarak ertelendiğini duyurdu.

Tiflis Şehir Mahkemesinin dün Melia'ya yönelik aldığı tutuklama kararına diğer muhalefet partileri de tepki göstermişti.

Gürcistan anayasasına göre, iktidardaki Gürcü Hayali Partisinin bir hafta içinde yeni başbakan adayı ve yeni kabine listesini Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili'ye sunması gerekiyor.

Melia'ya yönelik suçlamalar

Gürcistan'da 20 Haziran 2019'da 26. Ortodoks Parlamentolararası Genel Asamblesi'nin oturumuna, Rusya heyetinde yer alan Rus Komünist Partisi üyesi ve Rusya Devlet Duması milletvekili Sergei Gavrilov'un parlamento başkanının koltuğuna oturması binlerce kişi tarafından protesto edilmişti.

Protestocuları kışkırttığı gerekçesiyle gözaltına alınan, sonrasında kefalet şartıyla serbest bırakılan Melia hakkında kefaleti ödemeyince yeniden gözaltı kararı alınmıştı.

Gürcistan Başsavcılığının talebi üzerine, dün yapılan olağanüstü parlamento oturumunda çoğunluğa sahip iktidardaki Gürcü Hayali partisi, Melia'nın vekilliğinin düşmesi yönünde oy kullanmıştı. Tiflis Şehir Mahkemesi de Melia hakkında gözaltı kararı almış ancak Birleşik Ulusal Hareketi Başkanı polise teslim olmamıştı.

Melia, kendisini desteklemek üzere partisinin merkez ofisine gelen çeşitli muhalefet partileri liderleri ile düzenlediği ortak basın toplantısında, mahkeme kararını kabul etmediğini ve polise teslim olmayacağını ifade etmişti.

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/gurcistan-basbakani-gakharia-istifa-etti/2148882
M
3 hafta
Kendin Karar Al Hareketi, Kosova'daki erken genel seçimde sandıktan güçlenerek çıktı
Kosova'da 14 Şubat Pazar günü yapılan erken genel seçimde oyların tamamına yakını sayılırken, Albin Kurti liderliğindeki Kendin Karar Al Hareketi (VV) sandıktan oyunu ciddi oranda artırarak çıktı.
< Resime gitmek için tıklayın >

Kosova Merkez Seçim Komisyonunun (KQZ) internet sitesinde yer alan verilere göre, oyların yüzde 98,25'inin sayımı tamamlandı. Resmi olmayan sonuçlara göre, kayıtlı 1 milyon 794 bin 862 seçmenden 844 bin 257'sinin oy kullandığı ve seçime katılım oranının yüzde 47,08'de olduğu bildirildi.

Sayılan oyların yüzde 48,17'sini alan VV, seçimin kazanan partisi olurken, Kosova Demokratik Partisi (PDK) yüzde 17,35, Kosova Demokratik Birliği (LDK) yüzde 13,18, Kosova'nın Geleceği İçin İttifak (AAK) yüzde 7,42 ve Sırp Listesi yüzde 5,24 oy aldı.


< Resime gitmek için tıklayın >

Azınlık partileri olmaları nedeniyle yüzde 5 seçim barajına tabi olmayan Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) oyların yüzde 0,78'ini, Yenilikçi Türk Hareket Partisi (YTHP) ise yüzde 0,14'ünü aldı.

Kesin olmayan sonuçlara göre, 120 üyeli Mecliste VV'nin 56, PDK'nin 20, LDK'nin 15 ve AAK'nin de 9 milletvekili ile temsil edilmesi bekleniyor. Meclisteki kalan sandalyelerin 10'u Sırp toplumunun, 10'u da ülkedeki diğer azınlık topluluklarının temsilcilerine ait olacak.

Türklerin 2 milletvekili ile temsil edildiği Mecliste, Boşnakların 3, Goralıların 1, Romanların 1, Aşkalilerin 1, Mısırlıların 1, Roman, Aşkali ve Mısırlı azınlıkların artı 1 milletvekili bulunuyor.

VV'nin oy oranı neredeyse ikiye katladı

Resmi olmayan sonuçlara göre, 2019'daki son genel seçimde oyların yüzde 25,49'unu alarak birinci parti seçilen VV'nin, 2021 erken genel seçiminde oyunu yüzde 48,17'ye çıkarması dikkat çekerken, bir önceki seçimde yüzde 24,83 oy alan LDK'nin oy oranı yüzde 13,18'e düştü.

2019'da oyların yüzde 21,16'sını alan PDK ise bu seçimde yüzde 17,35'te kaldı.

AAK ise bir önceki seçimde Kosova Sosyal Demokrat Partisi ile girdiği ittifak ile oyların yüzde 11,47'sini alırken, tek başına katıldığı son seçimde oyların yüzde 7,42'sini aldı.

VV ve Albin Kurti

Ülkede 2005'te kurulan VV, her vatandaş için eşitlik, demokrasi, siyasal özgürlük ve sosyal adalet ilkelerine dayalı toplumsal ve siyasal değişim kampanyaları yürütüyor.

Sosyal demokrat ve aynı zamanda Arnavut milliyetçisi bir parti olan VV, ilk defa 2011'de genel seçime katılmış ve Meclise girmeye hak kazanmıştı.

Seçimlerdeki ilk başarısını 2013'teki yerel seçimde birkaç belediyeyi kazanarak elde eden VV, daha sonra 2017 seçiminde en büyük parti olmasına rağmen muhalefette kalmıştı.

VV 2019'da da en çok oyu alan parti olurken, LDK ile kurdukları koalisyon yaklaşık 2 ay ayakta kalabilmişti. VV Genel Başkanı Albin Kurti, ülkenin 2008'deki bağımsızlığından sonraki 4. başbakanı olmuştu.

Başkent Priştine'de 24 Mart 1975'te doğan Kurti, Ağustos 1997'de Priştine Üniversitesi Bağımsız Öğrenciler Birliğinin yönetimine dahil olarak Sırp rejimi tarafından işgal edilen üniversitenin bina ve tesislerini boşaltma talebiyle barışçıl protestolar düzenlemişti.

Kosova'daki 1998-1999 savaşı sırasında Kosova Kurtuluş Ordusunun (UÇK) Siyasi Temsilcisi Adem Demaçi'nin sekreteri olarak görev yapan Kurti, 27 Nisan 1999'da Sırp polisi tarafından gözaltına alınmıştı.

Sırp güçlerinin 10 Haziran'da Kosova'dan çekilmesiyle Kurti ve beraberindeki 2 binin üzerindeki Arnavut Sırp hapishanelerine transfer edilmişti. Uluslararası baskıların sonucunda Kurti, 7 Aralık 2001'de serbest bırakılmıştı.

Priştine Üniversitesi Telekomünikasyon ve Bilgisayar Mühendisliği mezunu olan Kurti, evli ve bir çocuk babası.

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kendin-karar-al-hareketi-kosovadaki-erken-genel-secimde-sandiktan-guclenerek-cikti/2145280
M
3 hafta
İtalya'da Mario Draghi liderliğindeki yeni hükümet göreve başladı
< Resime gitmek için tıklayın >

Başbakanlık görevini devreden Giuseppe Conte, Roma'daki devir teslim töreninde kabine bakanının zilini yeni Başbakan Mario Draghi'ye teslim etti

İtalya'da eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi tarafından kurulan yeni hükümet bugün yemin ederek göreve başladı.

2019'da kurulan koalisyon hükümetinin yıkılmasının ardından Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'nın yeni bir hükümet formülü bulmakla görevlendirdiği Draghi, kabinesini dün akşam açıkladı. Draghi'nin kısmen teknokratlardan kısmen de siyasetçilerden oluşan kabinesi bugünkü yemin töreninin ardından gelecek hafta içinde parlamentoda güvenoyuna sunulacak.

Parlamentodaki partilerin büyük kısmının Draghi'ye destek vermesi nedeniyle hükümetin güven oylamasını sorunsuz şekilde geçmesi bekleniyor.

Draghi hükümetinde 5 Yıldız Hareketi, Demokratik Parti, Lig, Haydi İtalya, Özgürler ve Eşitler ile Yaşayan İtalya partilerinden bakanlar bulunuyor.

23 bakanlık pozisyonundan 8'i teknokrat isimlere verildi. Bakanlar kurulunun yalnızca üçte birinin kadınlardan oluşması ise eleştirilere neden oldu.

Mario Draghi hükümeti, İtalya'da cumhuriyetin ilanından bu yana geçen 75 yılda kurulan 67. hükümet oldu.

Öncelik AB kurtarma fonu

Draghi hükümetinin önceliği, Avrupa Birliği'nin pandeminin yol açtığı hasarların onarımı için sağladığı 200 milyar euro'nun üzerindeki kurtarma fonunun planlanması olacak.

Draghi ay başında hükümeti kurmakla görevlendirildiğinde yaptığı açıklamada amaçlarını "pandemiyi yenmek, aşı kampanyasını tamamlamak, vatandaşların günlük sorunlarına çözüm sunmak ve ülkeyi yeniden canlandırmak" olarak sıralamıştı.

İtalya'da 93 binden fazla can kaybına yol açan koronavirüs pandemisi ülkeyi, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en ağır ekonomik durgunluğa da sürükledi.

Avrupa Merkez Bankası Başkanlığı yaptığı dönemdeki hamleleriyle "euro'yu kurtaran kişi" olarak anılan ve "Süper Mario" lakabını kazanan Draghi için İtalyan ve uluslararası basında "şimdi de İtalya'yı kurtarmaya çalışacak" yorumları yapılıyor.

Eylül 2019'da iktidara gelen Giuseppe Conte hükümeti de, AB'nin pandeminin etkilerine karşı sağladığı kurtarma fonunun kullanımı üzerindeki anlaşmazlıklar nedeniyle düşmüştü. 5 Yıldız Hareketi, Demokratik Parti, Yaşayan İtalya, Özgürler ve Eşitler partilerinden oluşan koalisyon hükümeti, Ocak ayı ortasında Yaşayan İtalya'nın ayrılmasıyla sona ermişti.

Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, hem pandemi sürerken seçim düzenlenmesinin yaratacağı zorluklar hem de AB kurtarma fonu için hızla plan hazırlanması gerektiği gerekçesiyle erken seçimlere gidilmemesini tercih etmiş ve yeni hükümeti kurma görevini Mario Draghi'ye vermişti.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56052967
M
geçen ay
İtalya'da Başbakan Giuseppe Conte ve hükümeti istifa etti
Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, hükümet krizini aşmak için yarından itibaren parlamentoda temsil edilen partilerle siyasi istişarelere başlayacak.

< Resime gitmek için tıklayın >

İtalya'da dörtlü koalisyonun bozulmasıyla başlayan hükümet krizinde, Başbakan Giuseppe Conte ve hükümeti istifasını sundu.

Ülkede 13 Ocak'ta koalisyonun küçük ortağı Italia Viva (Iv) partisinin hükümetten ayrılmasıyla parlamentodaki çoğunluğunu kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan 2. Conte Hükümeti, istifa etmek durumunda kaldı.

Conte, bu sabah Başbakanlıkta kabinesini topladı ve istifa edeceğini açıklayıp bakanlarına çalışmalarından ötürü teşekkür etti. Bakanlar Kurulunun ardından cumhurbaşkanlığı sarayı Quirinale'ye giden Conte, Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'ya hükümetinin istifasını verdi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Mattarella'nın, Conte'nin istifasını aldığı ve yarından itibaren parlamentoda temsil edilen siyasi partilerle istişarelere başlayacağı bildirildi.

Muhtemel senaryolar

Cumhurbaşkanı Mattarella, yürüteceği istişarelerde, teamüller gereği erken seçim seçeneğinden önce mevcut parlamento aritmetiğinde hükümet kuracak çoğunluk olup olmadığını değerlendirecek.

İtalyan basınında yer alan haberlerde, Conte'nin kendi liderliğinde parlamentoda daha sağlam çoğunluğa sahip geniş katılımlı bir koalisyon kurulması ve bu konuda istişareleri Cumhurbaşkanı'nın yapabilmesi için istifa ettiği belirtildi.

Conte'nin 3. kez hükümet kurma görevini üstlenmeyi beklediği, koalisyon ortakları 5 Yıldız Hareketi (M5S), Demokratik Parti (PD) ile Özgürler ve Eşitler'in (LeU), bu sabahki kabine toplantısında Conte'nin liderliğinde yeni hükümet kurulması görüşüne destek verdikleri belirtildi.

Parlamentodaki sandalye sayısı bakımından özellikle üst kanat Senatoda salt çoğunluk sayısına yetişemeyen M5S, PD ve LeU'nun bu durumda yeni bir grubun desteğine ihtiyacı var. Bu üç parti, koalisyonu bozan Iv ile yeniden bir araya gelme fikrine ise olumlu yaklaşmıyor.

Buna karşın basında yer alan senaryolarda, Conte'nin hükümeti kuramaması halinde, M5S, PD ve Iv'nin başka bir teknokrat isimle yeni bir hükümet kurabileceği ya da birkaç partinin destek vermesiyle teknokrat bir hükümetin kurulmasının gündeme gelebileceği de yer aldı.

Basında, eski Avrupa Merkez Bankası Başkan Mario Draghi ve eski IMF Türkiye Masası Şefi ekonomist Carlo Cottarelli'nin isimleri de başbakan adayları arasında geçiyor.
Bütün bu ihtimallerin olmaması halinde ise normalde 2023'te sona ermesi gereken yasama döneminin Cumhurbaşkanı tarafından sonlandırılıp, erken seçime gidilmesi ihtimali de bulunuyor.

Ülkedeki kamuoyu yoklamalarında ilk üç sırada gözüken muhalefetteki aşırı sağcı partiler Lig ile İtalya’nın Kardeşleri (FdI) ise erken seçim çağrısı yapıyor.

2. Conte Hükümeti

M5S, PD, LeU'nun üçlü koalisyon olarak başladığı, PD'nin bölünüp içinden Iv'nin çıkmasıyla dörtlü koalisyona dönüşen "2. Conte Hükümeti", yine Giuseppe Conte liderliğindeki M5S ile aşırı sağcı Lig Partisinin oluşturduğu koalisyon hükümetinin yerine 5 Eylül 2019'da kurulmuştu.

Koalisyonun küçük ortaklarından Iv, 13 Ocak'ta Avrupa Birliği'nden gelecek kurtarma fonuna ilişkin başbakanlığın hazırladığı planı ve Conte'yi sert şekilde eleştirerek hükümetten çekilmişti. Bu çekilmeyle başlayan hükümet krizinde, 2. Conte Hükümeti 18 Ocak'ta parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisinden salt çoğunlukla, 19 Ocak'ta üst kanat Senatodan ise salt çoğunluk olmadan güvenoyu almıştı.

Senato'da salt çoğunluğun olmaması hükümeti, kırılgan hale getirmiş, bazı komisyonlarda azınlığa düşmesine yol açmıştı.

Conte ve diğer koalisyon ortakları, 20 Ocak'tan bu yana hükümeti, parlamentoda güçlendirecek ortak arayışına girmiş ancak temaslarından bir sonuç alamamıştı.

2. Dünya Savaşı'nın ardından 1946'dan bu yana cumhuriyetle yönetilen İtalya'da 2. Conte Hükümeti, ülkedeki 66. hükümet idi.

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/italyada-basbakan-giuseppe-conte-ve-hukumeti-istifa-etti-/2123351
M
geçen ay
Kaja Kallas, Estonya'nın ilk kadın başbakanı oldu
Estonya'da Kaja Kallas, adaylığının onaylanmasıyla beraber ülkenin ilk kadın başbakanı olarak tarihe geçti. ​Merkez sağdaki Reform Partisi'nin lideri olan Kallas, "Öncelikli ilgileneceğimiz şey sağlık krizi" dedi.

< Resime gitmek için tıklayın >

Estonya'da eski başbakan Juri Ratas'ın yolsuzluk iddiaları nedeniyle istifa etmesinin ardından Kaja Kallas, adaylığının onaylanmasıyla beraber Estonya'nın ilk kadın başbakanı oldu. Kallas'ın merkez sağdaki Reform Partisi, Ratas'ın liderliğindeki Merkez Parti'nin koalisyon ortağı haline geldi. Ülkede 2016'da da Kersti Kaljulaid ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı olarak tarihe geçmişti. ​

Merkez sağdaki Reform Partisi'nin lideri olan Kallas'ın adaylığı dün parlamentoda kabul edildi. Kallas'ın selefi Ratas, başkanı olduğu Merkez Parti'nin bir gayrimenkul geliştirme firmasıyla bağlantılı yolsuzluk iddialarına karışması nedeniyle 13 Ocak'ta görevi bırakmıştı. Ratas'ın istifasıyla aşırı sağcı EKRE'yi de içeren merkez sağ koalisyon hükümeti devrilmişti. Kallas'ın başbakan olmasıyla birlikte EKRE'nin koalisyon hükümetindeki vadesi de dolmuş oldu.

EKRE'nin dahil olduğu bir koalisyon hükümetini devralmayacağını açıkça belirten Kallas, aşırı sağın kilit politikalarından biri olan 'evliliği kadın ve erkek arasındaki bir birlik olarak tanımlamama' sözünü yineledi. Kallas, fosil yakın sektörüne daha fazla yatırım yapılmasını da engelleyeceğini söyledi.

2019'DA KOALİSYON KURULAMADI

Kallas'ın Reform Parisi, Mart 2019'daki son genel seçimden zaferle çıkmış, Kallas da 'ilk kadın başbakan' diye manşetlere taşınmıştı. Ancak Kallas çoğunluğu sağlayamamış, koalisyon çabaları da çökmüştü. Merkez Parti, Reform Partisi ile koalisyon kurmak istememiş, bu da göçmen ve Avrupa Birliği karşıtlığıyla öne çıkan diğer aşısı sağcı parti EKRE'nin koalisyona girmesini sağlamıştı. EKRE evlilik eşitliğinin yasallaştırılmasına da karşıydı.

'HEDEFİMİZ ÜLKEYİ KAPATMAMAK'

Korona virüsü salgınıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Kallas, "Öncelikli ilgileneceğimiz şey sağlık krizi. Amacımız Estonya'yı mümkün mertebe açık tutmak. İnsanlar işe, çocuklar okula gidebilmeli, ekonomik faaliyetler devam etmeli" dedi.

https://www.gazeteduvar.com.tr/kaja-kallas-estonyanin-ilk-kadin-basbakani-oldu-haber-1511439
M
geçen ay
İskoçya lideri bağımsızlık referandumu için 'yol haritasını' açıkladı
İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı ve SNP lideri Nicola Sturgeon, İskoçya'nın pandemi sonrası bağımsızlık referandumu için yol haritasını açıkladı. Sturgeon, Birleşik Krallık hükümeti onay vermezse, yasal adımlar atılacağını söyledi.

< Resime gitmek için tıklayın >

İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı ve İskoç Ulusal Partisi (SNP) lideri Nicola Sturgeon, Mayıs ayındaki İskoç Parlamentosu seçimlerinde partisinin çoğunluğu elde etmesi durumunda, Birleşik Krallık hükümetinin rızası olup olmamasına bakmaksızın bağımsızlık referandumu düzenleyeceğini söyledi.

SNP, İskoçya'nın bağımsızlık planları için atılacak adımların belirlendiği 11 maddelik 'yok haritasını' açıkladı.

Bu yol haritasına göre, Sturgeon, parlamento seçimlerinde çoğunluk sağlaması durumunda pandemi sonrası İskoçya'nın bağımsızlığı için referanduma gidecek ve Birleşik Krallık hükümetinin her türlü yasal engeline "güçlü bir şekilde karşı çıkacak."

Birleşik Krallık hükümeti Başbakanı Boris Johnson, İskoçya'nın yeniden bir bağımsızlık referandumu düzenlemesine karşı çıktığını söylemişti.

Muhalefet partileri de SNP'yi 'bağımsızlık planlarını, Covid salgınından daha önemli görmekle' suçladı.

Pazar günü BBC One kanalında Andrew Marr'ın programına katılan Nicola Sturgeon, "Yasal bir referandum düzenlemek istiyorum. Bu nedenle Mayıs ayında İskoç halkının yetkini almaya çalışacağım. Bana bu yetkiyi verirlerse niyetim, halka seçim hakkı tanıyacak yasal bir referandum düzenlemek. Demokrasi budur. Benim ne istediğim veya Boris Johnson'ın ne istediği değildir" dedi.

REFERANDUM İÇİN BİRLEŞİK KRALLIK HÜKÜMETİNİN İZNİ GEREKİYOR

İskoçya'nın yeni bir referandum düzenleyebilmesi için 1998 tarihli İskoçya Yasası'nın 30. maddesi uyarınca Boris Johnson'ın Başbakan olduğu Birleşik Krallık hükümetinden izin alma zorunluluğu var.

SNP'nin açıkladığı yol haritasına göre, İskoç hükümeti referandum için talepte bulunacak. Metinde, "Bu talebi reddetmenin hiçbir ahlaki veya demokratik gerekçesi olamaz" deniyor ve İngiliz hükümetinin böyle bir tavır almasının ise 'ülke içinde ve dışında savunulamayacağı' belirtiliyor.

SNP ayrıca, Birleşik Krallık hükümetinin üç seçeneği bulunacağını belirtiyor ve bunları da şöyle sıralıyor: İskoç hükümetinin referandum düzenlenmesi için yasal yetkisi bulunduğunu kabul etmek, 2014'teki referandumda olduğu gibi 30. madde uyarınca yapılan talebi kabul etmek, referandumun yasal olup olmadığını yargıya taşımak.

Parti, referanduma karşı atılacak yasal atımlara SNP liderliğindeki İskoç hükümetinin 'kesinlikle karşı çıkacağını' ifade ediyor.

BBC'nin İskoçya siyaseti editörü Glenn Campbell, Boris Johnson'ın yeni bir bağımsızlık referandumuna kesinlikle karşı çıktığını hatırlatıp Sturgeon'ın 'B planına' ilişkin şu yorumu yapıyor:
"B planı, Birleşik Krallık rıza göstermeyi reddetse de referandumu yasallaştırmak ve bunu mahkemede savunmaya hazır olmak. Referandum yalnızca yasal görüldüğünde ve yalnızca pandemiden sonra gerçekleşebilir.

"Ne olacağına ilişkin belirsiz olan, (bu bir öngörü değil), mahkemelerin 'evet' demesi, Birleşik Krallık hükümetinin de 'hayır' demeye devam etmesi ve Birleşik Krallık'ın bütünlüğünden yana olan partilerin referandumu boykot etmesi durumunda ne yaşanacağı.

"Herhangi bir referandumun meşruiyet kazanması her iki tarafın da rızasını gerektirir."

MUHALEFET PARTİLERİ: BAĞIMSIZLIK YERİNE PANDEMİYE ODAKLANILMALI

Muhalif partilerin liderleri ise SNP'nin bağımsızlık oylaması yerine pandemiye odaklanması gerektiğini söylüyor.

İskoçya İşçi Partisi geçici lideri Jackie Baillie, "Bu ağır kriz zamanında SNP'nin bağımsızlık planlarını her şeyin üstünde görmesi hoş görülemez. İskoçya halkı, beceriksiz Birleşik Krallık hükümeti tarafından ve mevcut krizi kendi çıkarlarına yontmaya çalışan bir İskoç hükümeti tarafından yüz üstü bırakıldı" dedi.

İskoçya Muhafazakâr Parti lideri Douglas Ross da SNP'nin yol haritası açıklamasını 'sorumsuzca atılan bir adım' olarak tanımladı. Ross, "Çoğu İskoç, ülke olarak hepimiz şimdi anayasadan çok daha büyük zorluklarla karşı karşıyayken neden yasadışı bir referanduma zaman, enerji ve kaynak harcandığını merak ediyor" diye konuştu.

İskoçya Liberal Demokratlar lideri Willie Rennie de SNP'nin önceliklerini 'yanlış belirlediğini' ifade etti ve partiyi şu sözlerle eleştirdi:

"Binlerce kişi yaşamını yitirdi, daha da fazlası virüsün uzun vadeli etkileriyle yaşıyor, hastaneler tıklım tıklım, ameliyatlar iptal edildi, işletmeler yerlerde, okullar kapatıldı. Yine de SNP, Birleşik Krallık'tan ayrılma kampanyalarına yeniden başlamak için doğru bir zaman olduğunu düşünüyor. Bu kabalık, duygusuzluktur ve ülkemiz için yanlış bir önceliktir."

İskoçya'da 2014 yılında yapılan bağımsızlık referandumunda İskoçların yüzde 55'i Birleşik Krallık'tan ayrılmayı reddetmişti.

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/iskocya-lideri-bagimsizlik-referandumu-icin-yol-haritasini-acikladi-1808587
M
geçen ay
Portekiz'de cumhurbaşkanı seçimini Marcelo Rebelo De Sousa kazandı
Portekiz'de onuncusu yapılan cumhurbaşkanı seçimini, resmi sonuçlara göre, 2016'dan bu yana görevde olan Cumhurbaşkanı Marcelo Rebelo de Sousa kazandı.

< Resime gitmek için tıklayın >

Portekiz İçişleri Bakanlığı Seçim Kurulu'nun açıkladığı sonuçlara göre, 7 adayın yarıştığı cumhurbaşkanı seçiminde oyların yüzde 60,7'sini alan 72 yaşındaki De Sousa, ikinci tura gitmeye gerek kalmadan 5 yıl daha görevde kaldı.

Ülkede mevcut durumda ana muhalefette olan Sosyal Demokrat Parti'nin (PSD) bir dönem (1996-1999) başkanlığını da yürüten De Sousa, 2016'da yapılan seçimlerde PSD'nin adayı olarak yüzde 52 oyla cumhurbaşkanı seçilmişti.

Azınlık hükümetiyle iktidarda olan Sosyalist Parti'nin (PS) adayı Ana Gomes ise yüzde 12,97'lik oy oranıyla en fazla oyu alan ikinci aday oldu.

Portekiz'de sadece iki yıllık bir geçmişi olan aşırı sağ görüşlü Chega partisinin lideri ve cumhurbaşkanı adayı Andre Ventura da yüzde 11,9 oy oranıyla en çok oy toplayan üçüncü aday olarak dikkati çekti.

De Sousa'da seçim zaferi konuşması

De Sousa, yaptığı zafer konuşmasında, gelecek dönemde "Kovid-19 salgınına ve aşırıcılığa karşı mücadele" sözü verdi.

De Sousa, "Portekizliler, çoğulculuğa ve farklılığa saygı duyan, sosyal adaletten asla vazgeçmeyen bir cumhurbaşkanı istedi. Tüm Portekizlilerin yabancı düşmanlığını, dışlanmayı ve korkuları unutmaları gerekiyor." dedi.

Portekizlilerin yüzde 60'ı seçimlere katılmadı

Ayrıca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında son iki haftadır en yüksek vaka ve ölü sayılarının çıktığı Portekiz'de, tarihindeki en düşük katılımlı seçim gerçekleşti.
10 milyon 865 bin 10 seçmenin kayıtlı olduğu seçimlerde katılım oranı yüzde 39,49 olarak açıklandı. Seçmenlerden 6 milyon 530 bin 281'i (yüzde 60,7) oy kullanmadı.

Ülkede 2016 yılındaki cumhurbaşkanı seçimlerine katılım yüzde 48,84 idi.

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/portekizde-cumhurbaskani-secimini-marcelo-rebelo-de-sousa-kazandi/2121696
M
geçen ay
Navalni çağrı yaptı, Rusya sokakları karıştı... Eşini de tutukladılar!
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yönelik sert eleştiriler getiren ve zehirlenerek ölümden dönen muhalif lider Aleksey Navalni Rus vatandaşlarını protesto için sokağa çağırmıştı. Bu çağrıya uyan halk sokaklara döküldü. göstericilerle polis arasında sert arbedeler yaşanırken protesto eylemine katılanlar gözaltına alınmaya başladı. Ajansların geçtiği son dakika bilgisine göre gözaltı sayısı 350'yi geçti. Navalni'nin eşi Yulia Navalnaya da gözaltına alınanlar arasında!

Rusya’da gözaltında bulunan muhalif figür Aleksey Navalni’nin serbest bırakılması isteyen Navalni destekçileri, protestolara başladı. Polisin, eylemcilere sert müdahale ettiği görüntülendi.
Çıkan olaylarda polisin 350'den fazla göstericiyi gözaltına aldığı bilgisi veriliyor. 

AFP'nin son dakika koduyla paylaştığı habere göre Navalni'nin eşi Yulia Navalnaya da gözaltına alınanlar arasında. Yulia Navalnaya, protestolara katıldığını sosyal medyadan duyurmuş, Instagram hesabı üzerinden fotoğrafını da paylaşmıştı.

Navalni'nin eşi Yulia Navalnaya, Moskova’daki Pushkin Meydanı’nda düzenlenen gösteriye katılmıştı.

Rusya’nın Krasnoyarsk, St Petersburg, Tomsk, Vladivostok ve Omsk kentlerinde, Navalni destekçilerinin çağrısı üzerine gözaltında bulunan Aleksey Navalni’nin serbest bırakılmasını isteyen eylemciler, protestoya başladı. Polisin bazı yerlerde protestoculara müdahale ettiği görüntülendi. 

Sosyal medyada protesto gösterilerine katılanların 'Hırsız Putin' sloganları attığı yolunda paylaşımlar yapılıyor.  

Polisin ana caddeleri kapattığı ve metro seferlerinin durdurulduğu da Rusya'dan gelen diğer haberler arasında.

Protesto gösterilerine eksi 20'lerde olan hava sıcaklığının bile engel olmaması da dikkat çekti.

Geçtiğimiz günlerde Navalni Rusya Devlet Başkanı Putin'le ilgili akılalmaz iddiaların yer aldığı bir belgeseli youTube kanalında yayınlamış, Navalni'nin belgeseli saatler içinde milyonlarca kez izlenerek dünya gündemine damga vurmuştu. 

Navalni, geçen yıl Ağustos ayında Rusya'da ölümcül bir sinir gazıyla zehirlenmiş ve Almanya’nın Berlin kentinde tedavi görerek geçen Pazar günü geri döndüğü Moskova’da havalimanında gözaltına alınmıştı. Rus yetkililer, Navalvi’nin şartlı tahliye koşullarını ihlal etmekten suçlu olduğunu açıklamıştı.

Rusya’nın doğu kentlerindeki Vladivostok, Habarovsk, Krasnoyarsk, Altay, Çita, Bernaul gibi kentlerin meydanlarında bir araya gelen göstericilere polis tarafından anında müdahale edildi. Özellikle Habarovsk ve Vladivostok gibi kentlerde bine yakın gösterici bir araya gelerek kitlesel yürüyüşler başlattı. "Putin istifa" sloganlarının atıldığı yürüyüşlerde polis birçok kişiyi gözaltına alındı.

KREMLİN TEYAKKUZDA

Rusya’nın başkenti Moskova dahil batı kentlerde de Navalny destekçileri yürüyüş için toplanmaya çalışırken, Kremlin Sarayı çevresi başta olmak üzere özellikle Moskova’da polis güvenlik önlemlerini arttırmaya devam ediyor. Kremlin Sarayı çevresine bariyerler kurulurken, çok sayıda polis ve zırhlı araç da bölgeye gönderiliyor.

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/navalni-cagri-yapti-rusya-sokaklari-karisti-41722461
M
2 ay
Filistin’de 14 yıl aradan sonra seçimlerin yapılmasına karar verildi
Filistin Devlet Başkanı Abbas, 22 Mayıs 2021'de milletvekili ve 31 Temmuz 2021'de de başkanlık seçimlerinin yapılmasını öngören kararnameyi imzaladı.

< Resime gitmek için tıklayın >

Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinde bulunan Devlet Başkanlık Sarayında Filistin Merkez Seçim Komitesi'nin başkanı Hanna Nasır’ı kabul etti.

Görüşmede Abbas, milletvekili seçimleri 22 Mayıs 2021 ve başkanlık seçimleri 31 Temmuz 2021'de düzenlenecek şekilde kendi el yazısıyla yazdığı kararnameyi Nasır’a teslim etti.

Kararnamede, “İşgal ve abluka altındaki Filistin topraklarında (Doğu Kudüs, Batı Şeria, Gazze Şeridi) seçim süreci, 3 aşamalı (seçimleri yönetmesi için Filistin Ulusal Konseyi’nin kurulması, milletvekili seçimleri ve başkanlık seçimleri) olacak şekilde Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) kuruluş ilkeleri gereği ve ulusal sözleşmelere uygun yapılacaktır.” ifadeleri yer aldı.

Geçen yılın sonlarında Filistin'de siyasi grupların uzlaşı arayışı kapsamında Hamas ile Fetih Hareketi arasında yakınlaşma sağlanmıştı. Filistinli grupların genel sekterleri ve temsilcileri 3 Eylül'de eş zamanlı olarak işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Ramallah ve Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta ve 22 Eylül'de İstanbul'da toplantılar gerçekleştirmişti.

Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi Fetih’in Merkez Komite Üyesi Hüseyin eş-Şeyh, 24 Eylül'de yaptığı açıklamada, Fetih ile Hamas arasında İstanbul'da yapılan görüşmelerin olumlu ve verimli geçtiğini belirtmişti.

Toplantılarda İsrail'e karşı direniş ve gruplar arasındaki siyasi bölünmenin sonlandırılması yönünde atılan adımların sonucunda yaklaşık 14 yıldır yapılamayan seçimlerin icra edilmesi yönünde karşılıklı olumlu adımlar atılmaya başlanmıştı.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, 31 Aralık 2020'de Abbas'a bir mektup göndererek, "seçimlerin daha önce şart koşulduğu gibi eş zamanlı olarak değil, sırasıyla yapılmasını kabul ettiklerini" bildirmişti. Mektubun ardından Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye de gelecek dönemde hükümetin seçim süreci için tüm çabaları ortaya koyma hazır olduğunu duyurmuştu.

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/filistin-de-14-yil-aradan-sonra-secimlerin-yapilmasina-karar-verildi/2111682
M
2 ay
Güney Kore eski lideri Park Geun-Hye’nin 20 yıllık hapis cezası onandı
< Resime gitmek için tıklayın >

Güney Kore'nin yüksek mahkemesi, eski Cumhurbaşkanı Park Geun-hye, yolsuzluk suçlamaları nedeniyle yargılandığı davada 20 yıl hapis cezasının onandığı bildirildi.

Güney Kore’nin 11. Cumhurbaşkanı Park Geun-hye’nin 2018 yılında hakkındaki yolsuzluk suçlamaları nedeniyle yargılandığı davada verilen 20 yıl hapis cezasının onandığı bildirildi.

Park Geun-hye, 20 yıl hapis ve 15 milyon dolar (yaklaşık 102 milyon TL) para cezasına çarptırılmıştı. 

Güney Kore Yüksek Mahkemesi, Park'ın 20 yıllık hapis cezasını onadığını açıkladı. 68 yaşındaki Geun-hye 9 Aralık 2016’da Ulusal Meclis oylaması sonucu azledilmişti.

Eski Cumhurbaşkanı halihazırda başkent Seul’de tutuklu bulunuyordu.

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/guney-kore-eski-lideri-park-geun-hyenin-20-yillik-hapis-cezasi-onandi-41714503
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.