V

Yüzbaşı
30 Mayıs 2010
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
10 üye
Görüntülenme (?)
69 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
V
7 yıl
Bilgisayarda Anadolu mu, Ege mi? Anketli
http://strawpoll.me/2051950

Merhaba arkadaşlar. Öncelikle sıralamam 32 bin. İki üniversiteye de girebiliyorum. Fakat bir türlü ikisi arasında karar veremedim.

Eskişehirli olduğum için Anadolu'da okumam maddi anlamda çok rahat olacak. İstediğimi yapabileceğim. Yokluk çekmeyeceğim. Fakat aşağıda da görebileceğiniz gibi puanı çok daha düşük bir üniversite. Üniversite olarak tek artısı %100 İngilizce olması.

Ege'de okursam ise maddi anlamda çok büyük sıkıntılar çekeceğim. Yurt parası, yemek parası vs. derken ailemin karşılayamayacağı kadar masrafım olacak. Beş kuruş para kalmayacak ekstradan harcamalar için. Yani sosyal hayatım olmayacak. Çok kötü olacak kısacası. Tanınmış, güzel bir üniversite olması çok önemli. Fakat %30 İngilizce var ama çok büyük bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum.

< Resime gitmek için tıklayın >

Marmara olmaz ama yine de ekleyeceğim tercih listeme. Onun için sarı ile işaretledim. Osmangazi'yi ise Eskişehir'de olduğu için işaretledim.

Sizce ne yapmalıyım? Bütün zorluklara göğüs gerip daha iyi bir üniversiteye mi gitmeliyim yoksa rahat bir üniversite hayatını mı seçmeliyim?

Şimdiden çok teşekkür ediyorum.
V
7 yıl
Bilgisayar Mühendisliği Üniversite Tavsiyesi - Yardım - 32 bin
Merhaba arkadaşlar. Derslerde zamanında çok başarılı olan ben lise boyunca yattım ve 32 bin olabildim anca. Sevmediğim şeyleri yapamıyorum. Sebebini buna bağlıyorum ve bir türlü bu sorunu çözemedim. Bu yüzden seneye de kalsam çok sıkı çalışamayacağım için en fazla 10 bin olurum diye düşünüyorum. O zaman da ODTÜ veya İTÜ gelmeyeceği için boşuna bir senemi heba etmek istemiyorum.

Şimdi benim hedefim hayallerimi süsleyen bilgisayar mühendisliğini okumak. Sevdiğim bir şey olduğu için derece yapmak istiyorum okuduğum üniversitede. Bir sene daha sınava çalışacağıma üniversitede ek bir çaba ile daha iyi bir mühendis olabileceğimi düşünüyorum. Yanılıyor olabilirim. Yazılım ve donanıma küçük yaşlardan beri ilgim var. 12 yaşındayken oyun yapmışlığım var. Fakat o zamandan beri kendimi geliştirdiğim söylenemez.

Kafamda üç tane üniversite var.

1) Eskişehir Anadolu Üniversitesi 42 bin
Eskişehirli olduğum için burda okumam aileme yük olmamamı sağlayacaktır. Fakat burası aldığım puanın altında kalıyor.
2) Eskişehir Osmangazi Üniversitesi 47 bin
Yine aynı sebepten ötürü burayı düşünüyorum. Ve puanı daha düşük Anadolu'ya göre. Fakat hangisi daha iyi çözemedim. Bile bir arkadaş yardımcı olursa sevinirim.
3) Ege Üniversitesi 34 bin
Burası tam da puanıma uygun bir yer ve duyumlarıma göre oldukça başarılı bir üniversite. Fakat ailem beni İzmir'e göndermeye pek sıcak bakmıyor. Sebebi ise maddi yetersizlikler. Eğer burs bulabileceksem kesinlikle burayı düşünüyorum. Ailevi problemler önümü kapatıyor.


Sizin görüşlerinizi de almak istiyorum. Bu sene mutlaka bir üniversiteye yerleşmeyi düşünüyorum. Farklı şehirlerden farklı üniversiteleri önerirseniz de olur.

Son olarak Ege'ye gidersem ne kadar burs bulabilirim?

Teşekkürler...
V
8 yıl
Yeteneksiz Futbolcular ve Mancini
İlk defa Galatasaray bölümünde konu açıyorum. Taraftarın bazı şeyleri görememesi beni çok üzdü ve bazı şeyleri anlatmam gerektiğini hissettim.

Öncelikle, yönetimi, Mancini'yi suçlamayı bırakın da sorunun asıl kaynağının futbolcular olduğunu görün.
Galatasaray'daki sorun yönetimde değil, teknik heyette değil. Sorun futbolcuların ta kendisi. Ama hepsi değil.

Takımın üç sezondur orta sahasını emanet ettiğimiz Selçuk, kötü sonuçların en büyük sorumlulurından biridir. Ben iki senedir Selçuk hayranıydım. Ama bu sene işler çok değişti. Sneijder ve Drogba'yı sevmiyor Selçuk. Bariz bir şekilde görüyoruz ki önüne kadar gelen, topu bana at diye yalvaran Sneijder'e maç içerisinde sadece birkaç kez pas atıyor. Bunun yerine ya geriye pas atıyor ya da topu başkasına atayım derken karşı takıma teslim ediyor. Bu durumdan artık Sneijder de sıkıldı, bariz bir şekilde ortada.

Diyeceksiniz ki istatistikler var, Selçuk en yüksek pas ortalamasıyla vızvızvııııııız.....

Maçı açıp top Selçuk'a geldiğinde ne yaptığına bakar mısınız? Takımın ortasahasındaki, oyunu kurmasını beklediğimiz adama ne zaman top gelse bir sağa bir sola çekip defansa atıyor topu. Ya da Burak'a atayım derken kaptırıyor. Kanattan gidemediğimiz zaman diğer kanada ya da orta sahaya yönelmek istiyoruz. Ortada kim var? Selçuk. İşte bu yüzden takımdaki en çok pas alan ve atan futbolcu o. Ona atıp hızlı bir şekilde atağa başlayacağız. Ama o yanındaki Sneijder'e atmıyor. İleriye gitmeye korkuyor. Hemen gerideki arkadaşı Ceyhun'a dönüyor. O da zaten yeteneksiz, düz bir futbolcu. O da geriye dönüyor. Ve atak başlamadan bitiyor.

Gelelim Burak'a. Bu adama ne oldu anlamadım. Daha geçen sene Şampiyonlar Liginde fırtna gibi eserken ne oldu da bu kadar kötü bir futbolcuya dönüştü? Bu haliyle bizim halı sahada bile gol atamaz bu. Her maç en az bir %100'lük gol poziyonuna giriyor ama atamıyor. O golü atsa maç bitecek. Kilit açılacak. Puan kayıpları olmayacak. Ama atamıyor! Adam ölmüş, ağlayanı yok.

Burak meselesine daha fazla girmeyeceğim. Herkes biliyor zaten bu sene berbat olduğunu.

Şimdi, gelelim suçu Mancini'ye atanlara.

Adam geldiğinde takımın kadrosu şimdiki kadronun neredeyse aynısıydı. Telles ve az da olsa Hajrovic eklendi kadroya. Veysel'i de bunların arasına dahil edebiliriz aslında. Devre arasında yapılan transferler geleceğe yatırım için yapılmış transferlerdi. Bunların arasından en sağlamı Telles. Şu an Marcelo'dan farkı yok. Hajrovic ise yetenekli ama geliştirmesi lazım kendisini. Ve daha birçok geleceğin 11 adayları...

Takımın orta sahasında bitik, hain Selçuk; forvetinde kazma Burak ve pili bitik Drogba varsa bu takım gol atamaz. He tamam atar ama nasıl atar? Sneijder'in, Melo'nun, Telles'in ekstra çabalarıyla. Mancini şimdi kafasını taşlara vuruyordur. Ben niye devre arasında bir forvet almadım diye. Bu kadroya eklenecek ikinci bir Melo (Selçuk yerine) ve iyi bir forvet ile çok rahat şampiyon olunur. Bu iki futbolcu yüzünden bütün takım bozuldu. Burak'ın alternatifi yok resmen. Selçuk'un var ama onlar da pek yeterli sayılmaz. Yine de Selçuk'tan iyidir. Peki Mancini neden Selçuk'u yedek bırakmıyor?

Mancini geldiğinde Selçuk taraftarların gözünde bir nevi efsaneydi. O zaman görmüş olsa bile Selçuk'u yeek bırakmak büyük bir topluluğun tepkisini çekerdi. Orada cesaretini gösterseydi keşke. Şimdi ise taraftar da farkında Selçuk'un iyice battığının. Mancini artık dayanamıyor. Geçen Kauseri maçında Selçuk'a çok kızdı Mancini. İlk kez oyuncu değişikliğinde Selçuk'u çıkarıp yerine başkasını koydu. Ve bunu taktik değişikliği için yapmadı. Oyuncu yetersiz olduğu için yaptı. O zaman anladım Mancini'nin doğru yolda olduğunu ve sevindim. Bir dahaki maça yedek başlayacak tahmininde bulundum. Ama yedek başlamadı. Hayal kırıklığına uğradım. Fakat ikinci yarıda oyundan çıkardı ve yerine gelen Hajrovic ile birlikte takım şaha kalktı. Beceriksizliğimiz yüzünden gol atamadık. Ardından golller yedik ama bu göze alınabilecek bir fedakarlıktır. Bir sonraki maç Selçuk büyük bir ihtimalle yedek başlayacaktır. Ama bilemem tabi ki.

Şimdi herkesin atladığı Muslera'nın hataları konusuna giriyorum. Arkadaşlar, bildiğiniz gibi Muslera bu takımın en önemli birkaç oyuncusundan biri. Fakat bazı maçlarda hata yapıp neredeyse gol yememize sebep olabiliyor. Ama buradaki suç Muslera'da değildir. Bu suç da Selçuk'tadır. Şimdi açıklıyorum.

Muslera'nın hatası ne? Topu ileriye gönderirken ıskalaması, yanlış vurması ve topun karşı oyuncuda kalması. Peki Muslera bunu sürekli mi yapıyor? Hayır. Bazı maçlarda ve sadece bir kez. Peki neden yapıyor? Çünkü ona o kadar çok geri pas atılıyor ki adam yoruluyor artık. Ligin en aktif kalecisi bizde herhalde. Bıkıyor sürekli ona top atılmasından. Ona topu atan kim? Defans oyuncuları. Peki defans oyuncuları niye durduk yere geri top atsın? Çünkü ileriye çıkmaya imkan yok. İleride topu attıkları kişi kim? Selçuk ve Melo. Melo'ya top geldiğinde ileriye çok güzel taşıyor ama Selçuk bunu yapamıyor. Üstte anlattım. Sürekli geri döne döne adamlar sahamızda baskı kuruyor ve top taa kalecimize kadar geliyor. İşte hatanın sebebi budur. Selçuk...

Sanırım saha içindeki meseleleri kapatmışızdır burada. Şimdi yönetime gelelim.

Ünal Aysal o koltuğa geldiğinden beri birçok konuda Galatasaray'ı çok üstlere taşıdı. Her alanda başarılarımızla Galatasaray'ın adından övgüyle söz ettirdi. Bu sene ne değişti? Teknik direktör ve yönetimden bazı adamlar. Her ne sebeple olduysa oldu, Galatasaray'a zarar verecek hiçbir şey yapmadı Ünal Aysal. İşin ekonomik boyutunu bilmiyorum ama sportif anlamda hiçbir kötü iş yapmadı. Geleceğe yatırım yapan ilk başkan oldu. Bu müthiş bir şeydir. Mancini'yi geleceğin kadrosu konusunda ikna etti ve getirdi. Ama daha adamın 5. ayında yerlere vurdunuz. Halbu ki hiçbir suçu yok adamın. Seneye takımda bir yapılanmaya gidilecek ve 4. yıldızı takacağız. Her türlü iddiasına varım. Mancini seneye bize 4. yıldızı getirecek ve Şampiyonlar Liginde çeyrek final başarısına ulaşacak. Ama taraftar sabırlı olmalı. İleriyi düşünen, vizyon sahibi başkanına sahip çıkmalı. İlk başarısızlığında öfkeyle saldırmamalı.

Arkadaşlar yazarken çok yoruldum. Umarım yardımcı olmuşumdur.

Ek olarak, Mancini gelmeseydi Fatih Terim ile grptan falan çıkamazdık. O varken de kötüydük, şimdi de. O zaman da puan kayıpları vardı, şimdi de. Ama Mancini kesinlikle daha iyi bir taktisyendir.
V
8 yıl
Tipim Nasıl SS'li Konusu (The Matrix)
Merhabalar. Dersanede webcam ile çekilen dersane fotoğrafıma çok güldüm. Küçücük bir ayar çekerek buraya koyayım dedim. Buyrun.

< Resime gitmek için tıklayın >

Pek iyi gözükmüyor ama yine de koyuyorum buraya. Böyle bir konu da biz açalım dedik.
V
8 yıl
Konuştuğum Kızı Başkasıyla Gördüm. Yıkıldım.
Merhaba arkadaşlar. Bir süredir konuştuğum, kendime yakın gördüğüm kızı bugün dershaneye gelirken başka bir tanıdığım oğlanla gördüm. Bana bahaneler yaratıyordu sürekli. Mantıklı bahanelerdi... Ona güvenmiştim. Fakat onu öyle görünce... Yolda karşılaşmışlardır diye kendimi avutmaya çalışsam da biliyorum ki değil
V
8 yıl
Kız Konusunda Çok Şanssızım
Merhaba arkadaşlar. Başlıkta da belirttiğim gibi şu günlerde çok şanssızım. Bu kanıya daha önce de varmıştım ama artık bardağı taşıran son damla şimdi gerçekleşti.
Öncekileri boşverin de şimdikini anlatayım size ben.

Bu sene 12. sınıfa geçtim ve sanırım birçok değişiklik yaptım hayatımda. Asosyal ve aşırı utangaç olan ben gittim ve daha özgüvenli birisi olarak geri geldim. Bu değişimi yapmamda yazın insanları düşünmem etkili oldu. Felsefi açıdan ele aldım insanları. Empati yaptım. Aslında onların da benim gibi olduklarını anladım. Birçok kızla etkileşim haline geçtim. Onları konuşmalarımla etkiledim fakat hiçbiriyle buluşmak nasip olmadı. İstemedim açıkçası. Ben daha iyisini arıyordum çünkü. Onları denek olarak kullandım ne yazık ki. Sonra okul açıldı falan derken eski hayatıma geri döndüm ama yeni kazandığım kimliğimi korumayı da bildim.

Öyle böyle derken üç hafta önce eski bir kız arkadaşımla karşılaştım. Bir zamanlar ona karşı hislerim vardı, sanırım onun da vardı ama hiç cesaretimi toplayamamıştım. Onu aniden karşımda görünce duygularım depreşti aniden ama içimden "boşver" dedim. Sonra o da beni gördü. Mavi gözleriyle bana baktı ve gülümsedi. Şaşırdım açıkçası. Bana koşar adımlarla geldi, elini uzattı direkt ve tokalaştık. Biraz sohbet ettikten sonra bana buluşma teklif etti hevesle. Ben de kabul ettim ve Facebook'tan yazacağımı söyledim. Bekleyeceğini söyledi ve ayrılıp oradan eve gittim. Eve kadar heyecanlı ve mutlu bir şekilde koşar adımlarla gittim.

Akşam nihayet geldi ve konuşmaya başladık. İnternette cidden iyi muhabbet ederim. Saatlerce konuştuk, eski günleri yad ettik. Çarşamba gününe buluşmayı ayarladık. Erken olmasını istedi kendisi.

Salı günü geldiğinde bayram sebebiyle kuzeni gillerinin erken geldiğini söyledi. Bu yüzden ikinci plana atılmak zorunda kaldım. Çünkü kuzenine bakıp şehri gezdirmesi gerekiyordu. Ama internetten konuşmaya devam ettik. Saatlerce konuştuk gene. Onu ilgi alanlarımla iyice etkiledim. Bundan eminim.

Sonra bayram geldi zaten. Bayramda işimiz çıktı. Bir hafta da öyle gitti. Bu haftaya geldiğimizde ise onu hiç online göremedim internette. Arada mesaj bırakıyordum ve o da açtığı zaman cevap veriyordu. Bu şekilde konuşabiliyorduk.

Şimdi de bir konuşma daha gerçekleştirdik. Az önce de konserden çıkıp bir cafeye gitmiş ve orada bir fotoğraf çekinmiş arkadaşlarıyla. Tam bilgisayarı kapatmak üzereyken denk geldi. Fotoğrafı beğendim hemen. Bir dakika sonra bir teşekkür mesajı yazdı. Eve gelmişti ve konuşmak için vakti vardı sonunda. Yarım saat kadar konuştuk. Sonra pazar günü buluşmak istediğini söyledi bana. Derin bir oh çektim. Sonunda buluşabilecektik. Sonra bir şey aklıma geldi. Normalde sabah olan dersanem öğleden sonraya alınmıştı. Sınav vardı çünkü. "Ulan gene tam vaktini buldu!" dedim içimden. Kız da üzüldü, hafta içi de sınavlar var, bir hafta da oradan gidecek dedi.

Derslerim iyi olduğundan ona ders çalıştırabileceğimi söyledim. O da kabul edip Mat1 çalıştırmamı istedi (birkaç hafta sonra falan). Ben de ondan resim çizme konusunda yardım istedim. Yeteneklidir bu konuda. O da seve seve yardım edeceğini söyledi. İyi geceler dileklerimizle bitirdik konuşmayı.

Şimdi diyeceksiniz ki, bir hafta sonra buluşursunuz. Yok kardeşim, olmuyor bir türlü. Mutlaka bir şeyler ters gidiyor. Hesapta olmayan planlar çıkıyor. Param olmuyor o gün. Oluyor da oluyor. Benim kaderimde yalnız olmak mı var, hiç anlamadım. Şu kızı kaçırmamalıyım. Çok iyi ve olgun bir kız gerçekten. Rahatlayayım diye yazdım bunları buraya.


ÖZET: Forever alone takılıyordum hep. Eski bir kız arkadaşımla karşılaştım. Buluşma teklifi etti ama şartlar her seferinde buluşmamızı engelledi. Ve bu başıma gelen ilk şanssızlık da değil. Dertliyim.

İyi geceler DH.
V
8 yıl
Gizli Numaradan Aranıyorum, Hayranım Varmış.
Merhaba arkadaşlar. Direkt konuya giriyorum.

Her ay düzenli olarak aranıyorum iki kız tarafından. En son dün aradılar. Konuşmayı aklımda kaldığı kadarıyla anlatacağım.

En başta "merhaba Harun" diyerek başladılar. Daha sonra, "kimsiniz" diye sorduğumda "gizli hayranınım senin" dedi. Ben de inanmadım tabi. "Tamam da kimsin" falan dedim. Ben Buse, dedi. Sesimin ne kadar tatlı olduğundan bahsetti. Yanında da arkadaşı vardı. Arkadaşı "kanka, bir de ben duyayım sesini" dedi. "Ben Damla" diye kendini tanıttı. "Ben sizi bilmiyorum" dediğimde de "Sen bizi tanımıyorsun. Seni bir yerde gördüm." dedi. Benim artık kapamam lazım dedi ve 4 dakikalık konuşma sona erdi.

Öylesine paylaşayım dedim sizlerle.
V
8 yıl
Semih Kaya Sakatlandı
Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Galatasaray'da Semih Kaya şoku yaşanıyor.

Galatasaray, pazartesi günü başlayacak İngiltere kampına eksik gidecek. Sarı-kırmızılı takımın genç savunma oyuncusu Semih Kaya tedavi için İstanbul'da kalacak.

Yabancı cisim çarpması sonucu gözünden yaralanan Semih Kaya'nın tedavisine devam edildiği belirtildi. Tedbir amacıyla dinlendirilen Semih'in, 8-16 Temmuz'da İngiltere'de yapılacak kampta yer alamayacağı, sağlık ekibi denetiminde İstanbul'da tedavi ve çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.

Kaynak: NTV Spor
V
8 yıl
Banka İşlem Özeti Hakkında Acil
Merhaba arkadaşlar. Babam galiba Ziraat Bankası hesabından para çekmiş ama emin olamıyorum. Pek anlamadım açıkçası. Bilen biri şu fotoğrafı yorumlarsa sevinirim. Çok acil bir mesele lütfen...

< Resime gitmek için tıklayın >

Görüntü kalitesi için kusura bakmayın. Paint'ten rakamları belirttim. O artı ve eksilerin ne anlama geldiğini çözemedim. Az önce 280 lira para çekip yatırdım. Para çektiğimi + ile göstermiş, yatırdığımı da - ile göstermiş. Fakat aşağıda da + işaretli sayılar var. Burayı anlamadım işte. O 612 lira hesaba mı yatmış, hesaptan mı çekilmiş? Şimdiden teşekkürler arkadaşlar.
V
8 yıl
Ayakkabım Delindi Garanti Kapsamına Girer mi?
Nike'dan ayakkabı almıştım sonbaharda. Bir arkadaş üstüne basmıştı yanlışlıkla. Küçük bir delik belirtisi olmuştu, tam delinmemişti. Sorun değildi, fark edilmiyordu. Ardından arabadan inerken sivri bir kısmına ayakkabıyı taktım. Öyle çok fena değil tabi de 0,5 cm çapında bir delik var. Şimdi ben bunu garantiye götürsem kullanıcı hatası diye geçiştirirler mi? Az sonra çıkacağım da evden bir yorum alayım dedim.

Bu arada delik ayakkabının üstündeki kumaş kısımda.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.