
|
sadece bir öneri size kalmış insan nasıl seviyosa öle kullanmalı benimki sadece bir yorum kendi önerim 2008 de aldığımda ps3 ü 4 ay gibi bir süre zarfında lens okumama yaptı yatay kullanmıştım hiç dik kullanmadım Fan deli gibi dönüyodu hissettim bişey olucak diyodumki lens göçtü sonra garantiden 0 cihaz geldi hala kullanıyorum ne fanda ses var ne bişey nazar deymesin 2 sene boyunca ps3 ü halen dik kullanıyorum bi ara wifii iyi çekmiyodu yatay kullanıyım dedim 1 saat kullandım sonra tekrar dik çevirdim bir de baktım ps3ü koyduğum yerin altına yumurta atsan kızarcak derecede ısınmıştı tahta yer ısınıyo fan çalışsa bile yer sıcak oradaki sıcaklık duruyo ama dik koyduğunuzda daha iyi randıman alırsınız yer ısınmıcak hiç bir şekilde bir tavsiye < Resime gitmek için tıklayın > |
|
Videoyu izlemek için tıklayınız < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > filmler ilgili bütün bilgiler var ama gelin görünki bulamıyorum http://www.dvdasian.com/_e/Korea/product/26135/Red_Eye_aka_Ghost_Train_Region_All_DVD_.htm bulduklarım başka çıkıyo red eye adlı amerikan filmi çıkıyo sürekli |
|
http://www.moviexclusive.com/review/ghost/ghosttrain.htm film bazı yerlerde red eye olarak geçmekte < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > Genre: Horror/Thriller Director: KIM Dong-bin Starring: JANG Shin-young, SONG Il-kuk, KWAK Ji-min RunTime: 1 hr 38 mins Released By: UIP & Encore Films Rating: TBA Release Date: 9 June 2005 Synopsis : 2004. 07.16 11:50 pm. The last train… Unforgettable tragedy will begin. On July 16, 1988, a train accident which drives 100 people to death occurs. Without finding the cause or the accident, the case becomes a mystery and soon gets forgotten. After 16 years of the accident, the last train of the day is ready to take off at its platform as the rain is pouring. A train attendant Mi-sun is on board first time at work and the train leaves its platform as scheduled and rapidly gains the full speed. All of sudden, it stops for 10 minutes without any reason, and restarts. However, when it begins to run, everything is totally different from 10 minutes ago. All she can see is from the 80’s and old newspaper with the date written July 16, 1988. Does she see an illusion, or reality? If this unbelievable scene is reality, where is she indeed? What happened during the 10 minutes when the train stopped and where are they headed to? Movie Review: Though the story’s focus was on an accident that happened sixteen years ago, there were too many subplots and characters in the movie, and the audience were often distracted from the main schema. Many questions were left unanswered at the end of the movie, causing mild frustration. The movie was well paced in the beginning with the audience swapping their focus between the two trains. Interesting characters were presented and the excitement built with their motives unknown. However, halfway through the show, the rhythm slowed. The eeriness dissipated with too many “living” humans around. The horror scenes were insufficient and inconsistent to maintain the anticipation and excitement. The ending was somewhat anti climax as the drama factor stood out stronger. The individual death scenes in the train’s toilet, the child’s midnight wails and the hand from the blood pool could be considered as the trepidation highlights. Like the numerous characters, there seemed to be plenty of ghosts with different intentions on the train; for revenge, seeking lost love and family ties. The ghosts took on the usual form; long and tangled hairs that were in desperate need for a good conditioner and the ceiling’s spider-crawl. Though common, they served their purpose well, together with the two strengths of the movie; the sound and lighting effects. While the characters did not help to bloom the horror factor, the sound and lighting effects did some great jobs. There was a lack of character development despite the wonderful opportunities to manipulate several characters to create stronger subplots or their possible assistance in the story development. They were, however, left to end low key. The story was overflowing with characters and subplots and the supposed attention for the main character, Mi-sun, was affected. Like most Korean horrors, this movie had a story to narrate and the ghosts did make the scary appearances. After all, the lady next to me was squirming in her seat and tried to use laughter to cover up her fear |
|
facebook'ta kullanıcıların büyük bir bölümü, profil sayfasına hangi arkadaşının tıkladığını fazlasıyla merak ediyor. bu nedenle "profilime kim bakmış" türü uygulamalara yoğun ilgi gösteren kullanıcılar, böylece hangi arkadaşlarının profil sayfalarına tıkladığını öğrendiğini zannediyor. zannediyor diyoruz; zira güvenlik yazılımı şirketi trend micro tarafından yapılan son açıklama, bu tür uygulamaların tamamen yalan olduğunu ve kimsenin bu bilgileri öğrenmesinin mümkün olmadığını ortaya koyuyor. facebook kullanıcılarının azımsanmayacak bir bölümü, profillerine kimin tıkladığını ve fotoğraflarına hangi arkadaşlarının baktığını öğrenmek için bu bilgileri gösterdiğini iddia eden uygulamaları profiline yüklüyor. isimleri genellikle "profilime kim bakmış" veya "profiline bakanı gör" şeklinde olan bu uygulamalarla ilgili geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapan güvenlik yazılımı şirketi trend micro yetkilileri, bu tür uygulamaların kesinlikle yüklenmemesi gerektiğini açıklarken, bu uygulamaların yüklenmesiyle kişilerin profil bilgilerinin bu uygulamayı geliştirenlerin eline geçtiğine dikkat çekti. hiçbir şekilde kullanıcılara veya uygulama geliştiricilere bu tip bir yetki verilmediğinin altını çizen uzmanlar, bu uygulamaların yüklenmesiyle kullanıcıların profil sayfalarına hangi kullanıcıların tıkladığını öğrenmelerinin mümkün olmadığını ifade etti. "profiline kim bakmış" türü uygulamalar nasıl çalışıyor aslında bu tip uygulamaların çalışma mantığı oldukça basit: önce kullanıcılar bu uygulamayı profillerine yüklüyor; ardından belirli bir süre geçtikten sonra kullanıcıların karşısına arkadaşlarının isminin yer aldığı bir liste çıkıyor. uygulamanın iddiasına göre bu listede yer alan isimlerin hepsi söz konusu kişinin profiline sık sık girenlerden oluşuyor. oysa uzmanların bu konudaki görüşü de dikkate alındığında böyle bir durumun söz konusu olmadığı ortaya çıkıyor. bu tür uygulamalar bu listeleri ya gelişigüzel oluşturuyor ya da facebook'ta "ileti" durumunu ya da "fotoğraflarını" en son güncelleyen isimleri baz alarak bu listeyi oluşturuyor. |
|
< Resime gitmek için tıklayın > Burada vaktim olduğunca sizlerle okumuş olduğum Yetenekli yazarların kitapları hakkında bilgi vereceğim tabiki tavsiye de ederim Maxime Chatham, herkez ikinci bir Jean-Christophe Grange olarak görüyor kendisini. Okuduğum 4 adet kitabı var. Yeni olarak 2 adet daha çıkmış. Öncelikle en beğendiğim kitabından önce yazarın ilk okuduğum kitabı, Karanlığın Soluğu oldu. Kitabın arka kapağını okuduğumda oldukça dikkatimi çekti. ‘Caddeye koşarak Çırıl cıplak bir kız çıkıyor nereye gideceğini bilemiyor ve elinde başka bir kadının kafası’ kitapta oldukça güzel bir yerden kesit vermişler. Karanlığın soluğu bittikten sonra Kötü Ruh adlı kitabını okudum. Kitapta belli bir Rituel e göre kesilmiş insan uzuvları karşımıza çıkıyor ve amansız bir araştırma başlıyor. Burada dikkatleri çeken şey, Yazarın kriminal eğitim almış olması ve kitapta bunları oldukça güzel anlatması. Kara Büyü, beni ençok sürükleyen kitap diyebilirim. Bu kitabı elimden bırakmadan bir solukta okuduğumu hatırlıyorum… Yine burada da Örümcekler hakkında güzel bilgiler veriliyor ve örümceklerle işlenen cinayetler ortaya çıkıyor. Ustaca Kurgulanmış bir kitap diyebilirim. Okumanızı Tavsiye Ettiğim kitaplar bunlar Kitaplardan alıntıları aşağıda bulabilirsiniz… Zamanın Kanı Mart 1928, Kahire… Gece sokağa çıkan çocuklar kaybolur ve bir süre sonra cesetleri çevredeki yer altı mezarlarında bulunmaya başlar. Şehirde bir söylenti yayılır: Binbir gece masalları” nın korkunç Gûl”ü geri dönmüştür. Tamamen ilgisiz gibi görünen bu iki olay, aslında karmaşık bir şekilde birbirleriyle bağlantılı bir şekildedir. Karanlığın Soluğu New York… Kentlerin belki de en karmaşığı… Olağanüstü gölgelerin egemenliğinde, birçok gizi barındıran o kalabalık kent. Kalabalığın içinde neler yaşanıyor? Sapkınlıklar, kaçırılmalar, cinayetler… Bu kentin en büyük tutkusu cehennem belki de. Ve o cehennem bir kitapta soluk alıp vermeye başlıyor, cehennemin karanlığı gözlerimizi yakıyor. Kötü Ruh”la Türk okurlarını sımsıkı yakalayan Maxime Chattam”ın yeni romanı Karanlığın Soluğu bizi soluksuz bırakıyor. İlk kitapta FBİ”den ayrılan Joshua Brolin, bu kez polis teşkilatından da uzakta bir özel detektif olarak çıkıyor karşımıza. Teşkilatın içinden Annabel ile birlikte korkunç bir ya da birkaç katilin peşinde olarak… Her şey, çırılçıplak ve kafa derisi kazınmış olarak bulunan bir kurbanla başlıyor. Ve kurbanlar gün geçtikçe artıyor. Kadın, erkek, çocuk… Öldüler mi, yoksa hâlâ yaşıyorlar mı? Yaşıyorlarsa, nasıl bir işkencedir çektikleri? Caliban, her şeyin ve herkesin efendisi bu tüyler ürpertici macerada. Ama Caliban kim? Ve aslında kim kimin efendisi? Bu dünyaya egemen olan iblisler uzağımızda mı yoksa bir nefes kadar yakın mı bize? New York bir ses oluyor kulağımıza dolan, kentin gölgeleri de kâbuslarımız… Karanlığın Soluğu, bizi esir alıyor. Kötü Ruh Okuyucusuna ilk sayfadan başlayarak yoğun bir gerilim sunan “Kötü Ruh” bir ilk roman. Üstelik çok çarpıcı bir ilk roman. Yazarı Maxime Chattam suçluların profilini çıkarmada usta bir kahraman yaratmış. Ve onu şiddet dolu bir dünyaya salıvermiş. Joshua Brolin FBI’da aradığını bulamamış, doğduğu kentin polis teşkilatında çalışan bir müfettiştir. Kolu, bacakları kesilmiş, alınlarında yara izi olan kadın cesetleri onu acımasız bir seri katille tanıştıracaktır. Olayların çözüldüğünü düşündüğümüz an geldiğinde ise aslında her şey daha da karışır. Chattam, okuyucusuna kolay çözümler sunmaktan yana bir yazar değil. Romanın gizemini son ana kadar başarıyla saklamayı beceriyor. Ve soluksuz okunan bir polisiye örneği sunuyor bu türün meraklılarına. Eleştirmenlerin Jean-Chirstophe Grangé’nin hızına, Patricia Cornwell’in ayrıntı yeteğine, Thomas Harris’in gerilim becerisine sahip olduğunu söylediği Maxime Chattam’ın kitabında törensel cinayetler, ürpertici adli tıp sahneleri, Dante’nin “İlahî Komedya”sından bölümler, “Kara İncil”den izler var. Ama hepsinden önemlisi son ana kadar kendini ele vermeyen korkunç bir sır kaplıyor romanın her satırını. Yazar, romanını çok gerçekçi buluyor. “Romanı böylesine korkutucu kılan, gerçeğe bu denli yakın olması” diyor. Daha fazla söze ne gerek! Okunması gereken bir kitap Kötü Ruh. Ama dikkatli olun: Tehlikeli sulara yelken açıyorsunuz! Kara Büyü Daha önce KÖTÜ RUH ve KARANLIĞIN SOLUĞU adlı kitaplarıyla uzun süre en çok satanlar listesinde kalan MAXIME CHATTAM ”dan yine kan dondurucu bir roman. Örümceğe dönüşen seri katil dehşet saçıyor!…Önce bir işçi, yüzü dehşet içinde ölü bulunur. Katilden hiçbir iz yoktur. Aynı günlerde, geceyarısı kadınlar uyuyan kocalarının yanındayken kaybolmaya başlar. Hem de evlerinde hiçbir zorlanma izine rastlanmamışken. Oregon ormanlarında endişe verici bir gölge dolaşıp durmaktadır. Sonra garip bir salgın hastalık baş gösterir. Portland”da evler ölümcül örümcekler tarafından işgal edilir. Ailelerden birbiri ardına ölenler ve yaralananlar olurken, ormanın içinde dev örümcek ağları içinde mumyalaşmış kadınlar bulunur. Ardı ardına gelen felaketler kent ve çevresini dehşete düşürür. Bütün bu önüne geçilmez olayların arkasında acaba kim ya da kimler vardır? Yoksa bir “yaratık” mıdır söz konusu olan? Eski FBI ajanı, yeni özel dedektif Joshua Brolin ve New York Polis Teşkilatı”ndan Annabel O”Donnel, her şeyi göze alarak dalarlar dev boyutlu örümcek ağlarının içine ve “yeni nesil” bir katille karşılaşırlar!..Aynı zamanda bir kriminoloji uzmanı olan Maxime Chattam, her satırı tüyler ürperten bir gerilime daha imza atıyor Kara Büyü”yle. Ve tüm eleştirmenlerin birleştiği bir uyarıyı tekrarlamakta yarar var:Örümcek korkunuz varsa bu romanı okumayın!.. Kaosun Sırları Gerçeği yeraltında keşfetmekle işe başlayın, cehennem oradan gökyüzüne yükseliyor. Her şey aldatıcı bir görünümden ibarettir. Diğer tarafa bakmak gerekir. Kitaplardaki tarih yanıltıcıdır. Ve kentler sanaldır… Ezoterizm, gizli kodlar, binlerce yıllık tarikatlar, komplolar…Aynı konuyu işleyen Kötü Ruh, Zamanın Kanı adlı eserlerinden sonra Fransız gerilim romanları ustası Maxime Chattam bizi saate karşı, aynanın diğer tarafındaki ölüme karşı korkunç bir yarışın içine sokuyor Aynalarını gölgelerin işgaline uğradığında Yael’in hayatı kâbusa dönüşüyor ve şiddetle, karmaşayla iç içe bir yaşam başlıyor onun için. Dünyaya verilmek istenen bu mesajların sebebi ne? Dünyayı yok etmek isteyen insanlar kim ve bunu neden yapıyorlar? Paris’in dehlizlerinden Manhattan’ın kulelerine kadar, saate karşı, ölüme karşı bir yarış… Gaiga Teorisi Avrupa Komisyonu yetkilileri çok önemli, son derece gizli bir meselenin çözümü için sizin yardımınızı istedi. Karınız hiç tanımadığınız bir adamla birlikte dünyanın öbür ucundaki bir adaya gönderildi ve onlardan hiçbir haber alamıyorsunuz. Korkunç bir fırtına yüzünden bir dağın zirvesinde, gizemli bilimsel olayların ortasında mahsur kaldınız. Bu arada son elli yılda seri katillerin sayısı on kat arttı. Ve şiddet kapıda… Hâlâ korkmuyor musunuz? Korksanız iyi olur… |
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >